radyo beşiktaş

09 Temmuz 2020, Perşembe

Beşiktaş Medya Grup / Beşiktaş Gazetesi / Beşiktaş Radyosu

Yok artık farkları!.. Beşiktaş Köyiçi de, Etiler Alkent'te de her yer baca, her yer koku!..

Yaklaşık 15 yıl önce başladı!.. 
Kebapçılar, restoranlar... 
Benzeri iş yerleri... 
Evlerin hemen içinde...
Bununla birlikte koca koca bacalar!..
Türlü türlü kokular...
İsler, sisler, dumanlar ne ararsan...
... 
Gazete Beşiktaş ve Radyo Beşiktaş'ın yani Beşiktaş Medya Grup'un merkezi Köyiçi'nde... 
Biz Çarşı diyoruz. 
Akaretler Sıraevleri yanı başımızda, biraz yürüyün, deniz kenarı!.. 
Müzeler, saraylar... 
Her Çarşı'nın mazisi ve bir planı vardır.
Konutlar ayrı, iş yerleri ayrıdır.
Levent'te böyle kuruldu.
Sonra 4.Levent...
İlk yıllarında biz de oturduk!..
Oraları da karmakarışık şimdi. 
İşyerleri evler iç içe girmiş millet çıldırıyor!...
Zamanın Belediye Başkanı'na söylemiştim...
Ondan sonrakini de İçişleri Bakanlığı, yolsuzluk iddiaları ile görevden aldı!..
Durum daha da kötü!..
Köyiçine bir gir!.. 
Tanıyamazsınız eskiden eser yok!..
Şimdinin olayı değil bu!..
Yıllar öncesine dayanıyor...
İşgaliyeler, dükkan önünü kapatmalar, naylonlarla, cam paravanlarla çevirmeler!..
Kebap kokuları, dumanlar, isler!..
Her yer tutulmuş!..
Oturacak yürüyecek yer yok çoğu yerde...
Bağırışlar, çalışanların çığrışları, şakalaşmalar!.. 
Üç beş kuruş kazanacağım diye; evlerin, iş yerlerinin içine açılmış olmayacak yerler...
Koca bacalar yapılmış. 
Bazısı kömür yakar, bazısı odun. 
İs, pislik, koku, duman... 
Çatılarda kiremitten çok baca!.. Arka taraflar, ön taraflar yirmişer, otuzar metre uzunlukta demir, alimümyum aşağıdan çatıya kadar!..
Evlerin içleri, iş yerlerinin içleri kesif duman, davlumbazları açtıklarında kokunun binbir çeşidi!.. 
Nefes alamıyorsunuz, camı açamıyorsunuz. 
Nasıl oluyor, nasıl ruhsat çalışma izni veriliyor bunların hepsine?.. 
Sizin evlerinizin karşısında olsa verir misiniz?.. 
Eş, dost, iş takipçisi!..
Sonra kira veriyoruz, ruhsat parası veriyoruz istediğimizi yaparız!..
Git evinin yanında yap bakalım!..
Çoluk çocuğun, eşin, akraban ister mi?..
Bence bu durum...
Hepsi sil baştan ele alınmalı!..
Milat yaratılmalı!..
Uğraşmak zor, insanlara laf anlatmak zor...
Kuralla, yasayla yapılmalı!..
...
Pandemi filan bu durum hepimizi bıktırdı. Muhasebe, hukuk ve bir şirketi Beşiktaş Köyiçi Çarşı'da bıraktık...  
Kalktım geldim Etiler Akatlar Alkent'e!.. 
Neredeyse 40 yıldır Etiler Akatlar'da oturuyorum.
Çocuklar burada büyüdü!..
Alkent'te de küçük şirin bir yer var, kullanmaya başladık!..
Yeşillik içinde havası güzel, ortam güzel rahat çalışırız dedik. 
En azından bacalar olmaz, koku olmaz, is olmaz...
Nerede?..
Gelmez olaydım!..
Alkent yeşillikleri, yürüyüş yolları, sosyal tesisleri ile yine güzel ama bazı şeyler bozulmuş, yazık!..
Özellikle Çarşısı!..
Kurallar değişmiş, iş yerleri değişmiş, profil değişmiş!..
Alkent Çarşı'nın tam ortasına bir kebapçı açılmış, koca baca, dumandan etraf zor görülüyor... Yine Çarşı'nın hemen girişine bir pizzacı açmışlar... 
Onda da aynı türden bir baca... 
Eskiden böyle bacalar filan yoktu, antikacı, küçük dondurmacı, oyuncakçı, eczane filan bulunurdu...
Kim izin verdi bu mekanlara ve bacalara, nasıl oluyor? 
Öğrenmesi zor olmadı!..
Hiç hoş değil!..
"Kiramızı veriyoruz, istediğimiz yaparız" deniliyor.
Alarko'nun yeri... Yönetiyorlar... Kiracıları var... Garanti Bankası'nın da kiracıları bulunuyor Alkent Çarşı'da öğrendiğim kadarıyla...
Konutların olduğu yerin ise yöneticileri farklı...
Vermişler kebapçılara, pizzacılara, yemek okullarına...
Onlar da dikmiş bacaları, davlumbaz çıkışlarını!..
Duman sarmış, koku sarmış kime ne?..
Benden sonrası tufan!..
Peki ya, Alkent adı!.. Marka değeri!..
Eskiden seçiçi idiler...
Aynı türden iki dükkan bile olmazdı!.. Herkes kibar birbirine saygılı idi...
Hürmet edilirdi, selamlaşılırdı!..
Haklara riyakat edilirdi!..
En başta da konut dokunulmazlığı vardı!..
Örneğin;
"İş yerine kira veriyorum her yeri kullanırım" denilmezdi!..
Türkçe'yi yarım yamalak konuşan çalışanlar, ikaz ettiğiniz zaman, çalışanı düzeltmek yerine, seni yalancı yerine koyan patronlar olmamalı!..
Umarım düzelir!..
Halbuki, zamanında Alarko burayı en nezih projelerden biri olarak yaptı.
Uzun zaman oldu!..
Yanılmıyorsam Milliyet'te iken Üzeyir Garih ile görüşmüştük.  
Ardından 'Sevgili dostum İsmail Baştuğ'a...' diye imzaladığı 'Tecrübelerim' adlı kitabını gönderdiğinde de iş hayatında neler yapılmalı neler yapılmamalı anlatmıştı...
Anlamsız bir cinayete kurban gitti... Yaşasaydı ve bugünkü durumu görseydi ne yapardı? Ben de merak ediyorum!..
Halbuki, Garanti'nin Genel Merkezi Alkent'in hemen karşısı... Yöneticiler pencereden her gün görüyor keşmekeşi...
Olmaması gereken bacaları, dumanları, kokuları, çanak anten dolan işyerlerinin çatılarının içler acısı hallerini...
Üç kuruş kira için değer mi?..
Bu kentin ortasında, yeşillikler içindeki muhteşem, örnek gösterilen projeyi korumak görev değil mi?...
...
Yazıyoruz, çiziyoruz, söylüyoruz da ne oluyor?..
Elbirliği yapalım, eksik aksak tamamlayalım diye uğraşmayın ha!..
Kötü adam olur insan, valla!..
Ama vazgeçmemek de lazım...
Saygı olmayınca, bencillik ağır basınca her yerde, hep böyle şeylere rastlamak mümkün. Ne üzücü ki!..
Sonra;
Beşiktaş, Etiler falan filan neden kebap kokuyor?..
İstanbul neden böyle oldu?..
Bozuldu?..
Tatil yöreleri neden betona dönüştü?..
Tarih ve yeşil nasıl yok edildi?..
Utanmadan sorarlar, konuşurlar?..
Sizce neden?..
Öncelik insana saygı değil, çevreye saygı değil, para ve rant da ondan!..

...
Merkezi idare...
Yerel yönetim...
Tüm ilgililere ve yetkililere sesleniyorum!..
Daha da beter olmadan!..
Bence bu konuyu sahiplenin, acil olarak el atın!..
Başta biz olmak üzere...
Herkes de size destek verir!...

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık