22 Haziran 2021, Salı

BEŞİKTAŞ MEDYA GRUP... Gazete Radyo Tv - Dünyanın her yerinde...

BÜYÜYÜNCE NE OLACAKSIN? MUTLU OLACAĞIM (Erhan Ziya SANCAR)

Bugün LGS Liselere Giriş Sınavı var.

 

Test ile tost arasında sıkışmış, pandemi döneminde obezleşmiş bir nesil bugün sınava girecek.

Evlatlarımıza başarılar diliyoruz.

 

 Etiler'de butik bir ilkokulun müdürlüğünü yaparken okulun giriş tabelasına "Mutluluğa Açılan Kapı" yazdırmıştım.

 

 Meraklı gözlerle bakıp sorgulayanlara "Bir ilkokulun hedefi ne olmalıdır?" diye sorduğumda cevapların arasında mutluluk, yoktu.

 

Şair diyor ya hani;

 

"Oysa defalarca sormuşlardı, büyüyünce ne olacaksın diye; “mutlu” diyemedik; çünkü çocuktuk; akıl edemedik…"

 

Başarı vardı yanıtların arasında, vatan,bayrak,para vardı..

 

Meslek,statü,üniversite bile vardı ancak mutluluk yoktu..

 

 İste x y z ayırt etmeksizin tüm kuşakların trajedisi bu aramayışta gizli..

 

 Mutluluğu tanımıyor, mutluluğu aramıyoruz.

Mutluluğun bir varış değil bir yolculuk olduğunu  unutuyoruz.

 

Gelelim bizim Z Kuşağına;

 

Zaman teknoloji zamanı.

Devir sanal yalnızlık devri.

 

Yılllar sonra arkeologlar kazı yaptığında ve antropologlar ölü bedenlerimizi incelediğinde başparmaklarımızın daha büyük olduğunu görecekler.. Akılsız zamanlarımızda akıllı telefonlarımızın ekranlarında gezinen, kas yapan başparmaklar…

 

Akranlarıyla değil ekranlarıyla büyüyen çocuklar..

 

Hayatı sürekli bir ekranın etrafında anlamlandıran talihsiz yetişkinler…*(İ.Kalın)

 

Kaçınılmaz ‘dijital bir kıyamete’ gidiyoruz.

 

Sosyal medya asosyalleştiriyor bizi ve cenin pozisyonunda kabuğumuza çekiliyoruz.

 

 

 

Sanal alemde tanışıp sanal alemde “trip atıp” sanal alemde ayrılıyoruz.

Dijital bir yalnızlık yaşıyoruz.

 

Sanal alemde beğenilmez isek- ‘like’ almaz isek- , ‘fav’ almaz isek, paylaşımlarımız tıklanmazsa bunalımlara giriyoruz.

 

Pencere tıklanırdı komşularca şimdi paylaşımlar için ‘TIK’ istiyoruz.

Tıkanıyoruz..

 

Ah garip insanoğlu bir like ile adam oldun bir twitle gidersin, neyin derdindesin?

 

Evet Mirim, boyunlar bükük, gözler mobil telefonların ekranlarında..

 

Besmele çekilmiyor artık yemeğe başlanırken foto çektiriyoruz. Özbakım becerisi olmayanların öz çekim dilemnası..

 

Komşuya kokar diye paylaştığımız yemeğimizi şimdi sosyal medyada paylaşıyoruz.

 

Misafirliklerde hal hatır sormuyoruz ‘wifi’ kablosuz ağ bağlantısı şifresini soruyoruz.

Pirizin yerini soruyoruz..

 

Telefonun değil sanki bizim şarjımız bitiyor, yavaş yavaş ölüyoruz..

 

Büyük evlerimiz var ancak çekirdek ailemiz var.

 

Daha şatafatlı makamlar, daha az sağduyu var.

Gelişmiş ilaçlar, bozulan sağlığımız var.

Aya gittik de karşı komşuyu tanımıyoruz.

Yüksek gelirimiz, daha az huzurumuz var.

Yüksek zeka, daha az duygu var.

İyi bilgi var daha az erdemli insan var.

Sayısız ilişkimiz var ,gerçek sevgi sıfır.

 

Sosyal medyada sürüyle arkadaş var ,gerçekte dost yok.

 

Daha çok insan var, daha az insanlık…

Daha büyük televizyon, daha az kitap var.

Pahalı saatlerimiz var hiç vaktimiz yok(!)

 

Mutsuzuz.

 

Yokluk çeken ebeveynlerin varlık içindeki çocuklarına reçete nedir peki?

 

Yaz ödevi olsun o zaman..

 

İlk olarak çocuklara 1 ay göz teması eğitimi,

 

1 ay ‘Teşekkür ederim, özür dilerim, lütfen’ deme eğitimi,

 

Sonsuz merhamet eğitimi...

 

Babalar daha çok dinleyecek

Anneler daha az konuşacak..

 

Babalar annelerle ilgilenirken öğretmenler çocuklara yön verecek..

 

Mutlaka akşam yemeğinde tüm aile fertleri aynı masa etrafında buluşacak..

 

Ve ZORUNLU DÜN DERSİ verilecek..

Tarihini bilmeyenin coğrafyası değişir çünkü..

 

Bu konuya devam edeceğiz ancak veliler ebeveynin John Wayne’nin (Con Veyn) ebesi olmadığını bilecek..

 

Ve miş gibi yapmayacak.

Biyolojik anne ve baba olmayacak..

Öğretmenler de çocukların kalbine dokunacak..

 

**Esse quam videri.

 

**Öyle görünmek değil, öyle olmak gerek..

 

Vesselam..

 

Erhan Ziya SANCAR

Eğitimci Yazar

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık