29 Ocak 2020, Çarşamba

Beşiktaş Medya Grup / Beşiktaş Gazetesi / Beşiktaş Radyosu

Yürüyüş....

NATO komünizme karşı Batı hegemonyasını korumak ve Avrupa’nın güvenliğini sağlamak için kuruldu. Sovyetler Birliği dağılıp soğuk savaş bitince, bu örgütün işlevinin bittiğini sananlar yanıldılar. Örgüt bundan sonra ABD merkezli ve tek kutuplu dünyanın yedek ordusu olarak hazır tutulacaktı. Bugün de bölgemizde yeni harita çizimleri, ekonomik kaynaklara müdahale ve istihbarat amacıyla kullanılıyor. 

Bu yüzden başımıza ve coğrafyamıza bela olan bütün terör örgütlerinin arkasında NATO müttefikleri var. ASALA’dan sonra PKK’yı Türkiye’ye saldırtanlar, Başkan Trump’ın itiraf ettiği gibi DEAŞ’ı, YPG’yi kurup silahlandıranlar ve lojistiğini verenler onlardır. Suriye’nin kuzeyinde ve Doğu Akdeniz’de ülkemize karşı bütün tehditler yine onlardan gelmektedir.

Geçmişteki darbeler, darbe teşebbüsleri, faili meçhul cinayetler ve toplumsal kutuplaştırmalar FETÖ gibi NATO piyonları tarafından gerçekleştirilmiştir. Bunun en son ve en vahim örneğini 15 Temmuz darbe girişimiyle yaşadık. Kaçmayı başaranlar da yine NATO ülkelerinde saklanmakta ve korunmaktadır.

ABD sözcüleri, ‘’YPG ile işbirliğimiz ve ortaklığımız sürecektir’’ diyerek terör örgütüne destek vermeyi sürdürmekte, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, YPG yöneticilerini fırsat buldukça Elysee Sarayı’nda ağırlamaktadır.

Arkalarına ABD’yi alan Yunanistan, İsrail ve Rum Kesimi üçlüsü, EastMed boru hattı ile Türkiye’yi zengin hidrokarbon yataklarının bulunduğu Doğu Akdeniz’den izole etmek istiyor. Almanya’nın ARD devlet televizyonu, 1938 Dersim Harekatı’nı katliam olarak tanımlamış ve Ata’mızı insanları kimyasal silah kullanarak katletmekten çekinmeyen bir kişi olarak tanıtarak Hitler ile bir tutmuştur.

Amerikan Kongresi’nde sözde Ermeni soykırımını tanıyan tasarı kabul edilmiş, Halkbank Davası yeniden açılmış, ABD’nin sadece hasımlarına uyguladığı CAATSA Yasası kapsamındaki yaptırımların önü açılmıştır. İngiltere’nin Birinci Dünya Harbinin başlamasına bir gün kala bedeli son kuruşuna kadar ödenen 2 adet dretnotu (günümüzün destroyeri) vermemesi gibi, yapımına ortak olup para döktüğümüz F-35 savaş uçakları bu kapsamda verilmeyecek ve arkası da gelecektir.

ABD’nin başını çektiği Atlantik cephesi Türkiye’ye bölünmekten başka bir seçenek bırakmamaktadır. Yetkililerin, NATO’nun merkeziyiz veya bütün yükümlülüklerimizi eksiksiz yerine getiriyoruz şeklindeki sözleri diplomatiktir. Eğer bugün devletin tepesi, ‘’İncirlik ve Kürecik kapatılabilir’’ deme ihtiyacını duyuyorsa, ‘’NATO/Batı dost mu düşman mı?’’ sorusunu sormanın zamanı da gelmiş demektir.

O nedenle, Atlantik çağından Asya çağına geçtiğimiz bugünkü küresel süreçte, Türkiye’miz, başlattığı bağımlılıktan kurtulma yürüyüşünü, izlediği ‘’kutuplar arasında denge politikası’’ yüzünden iki ileri bir geri bile olsa sürdürmek zorundadır. Buna karşın ABD’nin husumeti, AB’nin haksız ve hukuksuz dayatmaları giderek artacak, ilave gerginlikler ortaya çıkacaktır. Nitekim içerde pusuda bekleyen kurtlar yeniden hareketlenmiştir.

Hükümet ise, bu kritik dönemde dış politikada olduğu kadar ekonomide de ihtiyatlı ve rasyonel davranmalı; önceliği olmayan, ama riskleri çoğaltarak kırılganlığın artmasına sebep olabilecek büyük harcama kararlarını tekrar tekrar gözden geçirmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Site en alt 970/250 gazetebesiktaş web site
yukarı çık