beşiktaş medya grup yayınlarımız

23 Kasım 2019, Cumartesi

Beşiktaş Medya Grup / Beşiktaş Gazetesi / Beşiktaş Radyosu

Yeniden doğmak

Tarihi önemdeki günlerden geçiyoruz. Türkiye, daha düne kadar güneyinden ve batısından çevrelenmeye çalışılan bir hedef ülkeydi ve terör tehdidi altındaydı. Ancak PKK/YPG’nin gerçekleştirdiği o saldırılar aslında Batı ülkelerinin kolektif saldırısıydı. Hep birlikte terör koalisyonu kurup yüz yıl önce yarım kalan projelerini tamamlamak üzere sınırlarımızın hemen ötesinde 3 yıl süren büyük bir hazırlık yapmışlar, ordulara yetecek kadar silah ve mühimmat yığarak siperler kazmışlar, tüneller inşa etmişlerdi.

Türkiye Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Pençe operasyonları ile önünü kestiği o projeyi Barış Pınarı Harekatı ile 3 günde çöpe attı. Soçi mutabakatı ile de Irak sınırından Akdeniz’e kadar uzanan bölgeyi tehdit olmaktan çıkardı. İki yıldır bizi oyalayanlar, Türkiye artık bir şey yapamaz zannedenler büyük bir çöküntü ve hayal kırıklığı yaşadılar.

Rusya ve Türkiye Suriye’nin toprak bütünlüğü ve tüm terör örgütlerinin temizlenmesi konusunda anlaştılar. Suriye’nin kuzeyinde ABD, PKK/YPG ve DEAŞ’e yer kalmadı. Sözde müttefiklerimiz de terör kartı üzerinden vekalet savaşlarını yaygınlaştırarak bölgedeki egemenlik arayışlarını gerçekleştiremeyeceklerini anladılar. Eteklerinin tutuşmasının, karalama, tehdit, yalan ve iftira kampanyaları açarak kudurmalarının bir sebebi budur.

Neo-liberal dayatmalar sadece gelişen ülke halklarını değil, Avrupa’nın emekçi kitlelerini de yoksullaştırdı. Bunun sonucu olarak ırkçı kıtada faşizm yeniden başını kaldırdı ama bu seferki düşman Türkler oldu. Bu da diğer sebebidir.

Amerika’da Cumhuriyetçilerle Demokratların, Avrupa’da aşırı sağdan aşırı sola kadar tüm siyasetçilerin Türk düşmanlığında çabucak birleşmesinin ve haklı davamıza kulaklarını büsbütün tıkamalarının nedenlerini başka yerlerde arayarak kendimizi kandırmayalım. Bu gerçekleri görmek ve Batı’dan bize artık pek fayda gelmeyeceğini, gelecek olanın da maliyetinin yüksek olacağını ve ilişkilerimizi buna göre güncellememiz gerektiğini kabul etmek zorundayız.

Ancak dünya çok kutuplu hale geldi. Düşüşe geçen Batı artık ne derse desin fazla önemi yok. Barış Pınarı Harekatı bunu açık ve net gösteriyor. Soçi Mutabakatı ise, tarihi bir kırılmadır. Bundan sonra Rusya- Türkiye jeopolitik hattı her alanda güçlenerek stratejik bir boyut kazanacak ve Suriye Arap Cumhuriyeti Rusya tarafından temsil edilecektir.

Sonuç olarak, ABD’nin dayattığı Güvenli Bölge’nin yerini, bu üç ülkenin ortaklaşa kuracağı ve kontrol edeceği ‘Güvenli Bölge’ alacaktır. Verilen sözler yerine getirilmez ise, TSK başladığı işi kendi bitirecektir.

Bugün kesintisiz enerji tedarikinden milli güvenlik politikamıza, finansal yatırımlardan turizme kadar birçok alanda Rusya ile yaptığımız işbirliği iki ülke arasındaki bağları güçlendirirken, yüzümüzün de Asya’da kurulan Yeni Dünya’ya dönmesini sağlıyor. Ortak bir tarih ve ortak bir kültür mirasından beslendiğimiz kardeşlerimizin de yer aldığı bu coğrafyayı yıllarca görmezden gelip Batı’nın şamar oğlanı olmuştuk.

O devir kapandı. Artık kendi yolumuzda ilerliyoruz ama eski dünyanın yarattığı çelişkilerden, başımıza ördüğü karanlık ağlardan, içimizi çürüten kurtlarından ve hepsinden önemlisi yılların kemikleştirdiği önyargılardan birdenbire arınmak ve bir anlamda yeniden doğmak kolay değil. Ancak 21. yüzyıl bu Yeni Dünya’nın yüzyılı olacak ve önümüzdeki süreçte Türkiye’mizin de orada yer almasının zorunlu olduğu anlaşılacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık