BEŞİKTAŞ

18 Haziran 2019, Salı

Beşiktaş Medya Grup / Beşiktaş Gazetesi / Beşiktaş Radyosu

Türkiye İttifakı gerçekleşebilir mi?

Küresel uzlaşmazlıklar günden güne artıyor. Ticaret savaşları konusundaki görüşmeler başarısızlıkla
sonuçlandı.
ABD, Çin menşeli ürünlere gümrük vergisini artırma kararı alırken, Çin’de ABD’ye karşı
gereken önlemlerin alınacağını açıkladı.ABD’nin İran yaptırımlarını artırması, Hürmüz Boğazı’na ilave asker yollama kararı, BAE ve S. Arabistan’ın kontrolden çıkmaya başlayan İran düşmanlığı küresel endişeleri derinleştiriyor. Doğu Akdeniz’de ise, petrol ve doğalgaz arama konusunda Türkiye dışlanmak isteniyor. ABD ve İsrail denizde, İngiltere ile Fransa GKRY üslerinde Türkiye’ye gözdağı vermek için askeri yığınak yapıyor. Ege’de de durum farklı değil.
Atlantik saldırganlığının tavan yaptığı bu gergin ortamda YSK’nın İstanbul’da seçimin yenilenmesi kararı yaşadığımız ekonomik belirsizliklerin ve toplumsal kutuplaşmanın üzerine tuz biber ekti.
Ekonomide yaşanan belirsizlikleri ve güven bunalımını artırdı. Enflasyon beklentileri ile birlikte döviz ve faiz yükseldi. Merkez Bankası’nın döviz rezervlerindeki erime hızlandı. Sorunlu kredilere ilişkin endişeler büyürken, işsizlik ve büyüme beklentileri olumsuz etkilendi. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’leri kritik seviye olan 500’ü yeniden gördü.
Su uyur düşman uyumaz derler. Bu olumsuzluklar serisinin güçlenmesi, ülkemizi emperyalist müdahalelere daha açık hale getirebilir. Ekonomi ve dış politikada yeteri kadar gerçekçi ve kararlı olmazsak bazılarının iştahı yeniden kabarabilir. En büyük tehdit çıkarlarımızın tamamen çeliştiği ABD ve ortaklarından kaynaklanıyor. Niyeti belli, bize karşı yaptığı ittifaklar ortada. Yakın zamanda bir şekilde karşı karşıya gelme riski yok değil. Yunanistan’ın S-300’lerine ses çıkarmayanların S- 400’lerimizi neden bu kadar sorun yaptığı anlaşılıyor.
Ancak muhalefet cephesi ABD’ye bel bağladığı için böyle hayati bir meselede sessiz kaldı, iptal edilir diye bekledi. Gelmesi kesinleşince CHP dünyanın en gelişmiş hava savunma sistemini istemediklerini resmen açıklamak zorunda kalarak kendisinden bekleneni yaptı. Ülkemizin ulusal güvenliğini ve bağımsızlığını önemsemediğini belli etti. Yakında başkaları da benzer şekilde konuşur.
Seçmenlerini de kendilerine benzettiler... STÖ’lerden vakıflara, medya ve sanat camiasından üniversitelere, topluma yön veren her yere özenle yerleştirilen yıkım ekibi büyük bir kitleyi manipüle ederek, sonunda onları emperyalizmin ve feodalizmin askerlerine ‘’özgürlük savaşçısı’’ diyecek kıvama zaten getirdi. Artık kendi cellatlarına adalet, bu çelişkiler yumağından bir ’’kurtarıcı’’ çıkmasını bekliyorlar!
Onlar bekleyedursun, Türkiye iç ve dış tehditlerle 1914 öncesine benzeyen kaotik denebilecek bir döneme girdi. Dünyada yaşanan çıkar çatışmalarının neredeyse hepsi bir ucundan bize dokunmaktadır. Bu ortamda ‘’her şey daha güzel olacak’’ diyerek halka boş umutlar vermenin yararı yoktur. Tersine birçok zorluk bizi beklemektedir. Türkiye İttifakı, ulusal birlik ve beraberliği yeniden sağlamanın yanında, planlı karma ekonomiye geçiş ve kambiyo rejimi değişikliği gibi gerçek reformları da hayata geçirmeyi kolaylaştırır, ekonomiye güveni artırır. Ancak etnikçi ve ayrılıkçılarla kader birliği yapanlar ve yaptıranlar Türkiye İttifakı’na evet diyebilir mi? Asıl soru ve sorunumuz budur!

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık