BEŞİKTAŞ

25 Haziran 2019, Salı

Beşiktaş Medya Grup / Beşiktaş Gazetesi / Beşiktaş Radyosu

Realpolitik bizi hesaplaşmaya zorlayabilir

Avrupa Parlamentosu AB’nin Türkiye ile dostlar alışverişte görsün misali yaptığı üyelik müzakerelerinin askıya alınmasını talep eden raporu kabul etti. Raporda AB Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’deki çıkarlarını yine reddetmekte, KKTC’yi bütünüyle göz ardı etmekte ve PKK ile savaşmak yerine yeniden masaya oturmamızı istemektedir.  AB, Hıristiyan şovenist bir topluluktur ve Avrupalı kimliği Müslümanlık ve Türk karşıtlığı üzerine oturduğu için tam üyelik müzakereleri sonuçsuz kalmaya zaten mahkumdur. Türkiye ile masada olmaları, kendi çıkarlarını ve kafalarındaki projeleri hayata daha kolay geçirebilmek içindir. 
Aslına bakarsak; AB yapılanması, bir sanayi devi olan Almanya’dan başka hiçbir ortağa yarar sağlamamış, diğerleri zaman içinde net ithalatçı olup çıkmışlardır. Merkez bankalarının para basarak gelir yaratma hakkından vazgeçip AMB’nın (Avrupa Merkez Bankası) eline kalması, özellikle dış ticaret açığı veren ülkelerde devasa borç stokları yaratmış, işsizliği de artırmıştır. İngiltere ise, bedel ödeyeceğini bildiği halde ortaklığını bitirme kararı almıştır. 
AB ekonomisi Almanya dahil olmak üzere genel bir durgunluğa girdi ve yüzünü Asya’ya çevirerek Atlantik sisteminden yavaş yavaş kopmaya başladı. Çünkü üretim merkezleri ve ticaret yoğunluğu hızla Asya’ya kaymaktadır. Türkiye ise, üye olmadığı halde üyeymiş gibi kabul ettiği Gümrük Birliği Anlaşması’nın adaletsiz ve tek taraflı yükümlülüklerinden kurtulmaya çalışırken, Avrupa’da yaşanan durgunluğun yarattığı talep daralması da ihracatçılarımızı endişelendirmektedir. Özetle söylemek gerekirse, AB’den fayda beklemek artık rasyonel değildir.
ABD ile ilişkilerimiz de zaten eşi benzeri olmayan özellikler arz ediyor! Bu stratejik ortak (nerden belliyse) Yunanistan, GKRY ve İsrail’le birlikte Ege ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye gözdağı vermek için donanma tatbikatları yapıyor. Dünyanın en modern ve en etkili hava savunma sistemi olan S-400’leri almaktan vazgeçirmek için ekonomik tehditler savuruyor. Ama bize karşı da kullanabileceği Arap NATO’sunu organize etmekten geri durmuyor! Bu arada Kıbrıs’ta Rum Milli Muhafız Ordusu da boş durmamakta, modern ağır silahları hızlı bir şekilde envanterine geçirmektedir.
Riskler bu kadar değil… Küreselleşme denen finansal liberalizasyon dönemi bitti ve paraya ulaşmak zorlaştı. Serbest ticaretin yerini korumacılık alınca dünya ekonomisindeki yavaşlama artarak sürecektir. Ancak kapitalizm tıkanınca kan dökmekten çekinmez. Yeni Zelanda’da yaşanan faşist terör saldırısı da liberal sistemin yeni bir sistematik saldırı hazırlığı içinde olduğunu gösteriyor. Saldırgan, yayınladığı manifestoda tarihe atıfta bulunarak Müslümanları ama özellikle de Türkleri ve Türkiye’yi hedef almıştır. Emperyaller, coğrafyamızı işgal ederken kimse engel olsun, kimse ses çıkarsın istemiyor. Ama  bugün ‘’Golan tepeleri İsrail’in olmalı’’ diyenler, yarın fırsat bulurlarsa ‘’Fırat’ın doğusunda özerklik’’ diyeceklerdir. Bütün bunlar bekamızı ilgilendiren meseleler değil midir?
Türkiye bu siyasi, ekonomik ve güvenlik alanında karşı karşıya bulunduğu risklerden dolayı Astana’da sağlanan işbirliğini çok yönlü bir stratejik ortaklığa çevirmek yönünde hızlı ve kararlı adımlar atmalıdır. Çünkü realpolitik acımasız bir dünyada temellenerek tarihi şekillendirir. Belirli güç yoğunluklarına ulaşamamış, milli şuur, milli ekonomi ve kültürel derinlik bağlamında belli yüksekliklere çıkamamış toplumların ‘’bağımsız’’ yaşama şansı olamaz. Ve şartlar bizi yüz yıl sonra yeniden bir hesaplaşmaya doğru itiyorsa bundan kaçılamaz. 
Beka sorunu yokmuş!..

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık