21 Kasım 2018, Çarşamba

Çemberi adım adım daraltıyorlar

Barbaros sismik araştırma gemimiz Akdeniz’de hidrokarbon araştırması yaparken daha ilk gününde bir Yunan destroyeri tarafından taciz edildi. Yunanistan’ın Ege karasularını 12 mile çıkarma hazırlığından sonra Akdeniz’deki yaşam alanlarımıza da saldıran hukuk tanımaz tutumunun arkasında yine ABD var.

ABD, İsrail, GKRY ve Yunanistan’ın oluşturduğu şer ittifakı Türkiye’ye gözdağı vermek için savaş provaları yapıyor. Kasım ayında Ege’de yapılacak büyük NATO tatbikatına da bütün Avrupa ülkeleri katılacak ama Türkiye orada yok, çünkü tatbikatın hedefi Türkiye.

Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının hakkaniyet çerçevesinde paylaşılması konusunda çözümün masada sağlanması ihtimali sıfırdır. Bu nedenle Türkiye artık hiç beklemeden Doğu Akdeniz’de MEB ilan etmeli, uluslararası hukukun bize verdiği hak ve yetkileri kullanma konusunda kararlı olduğumuz gösterilmelidir. Ana kara devleti olarak en geniş MEB alanına sahip olmak bizim hakkımızdır.

Kıbrıs konusunda da Rum tarafı ile eşitlik ve hakkaniyete dayanan bir çözüm mümkün değildir. Rumlar, arkalarındaki Batı desteğiyle bütün adayı sahiplenmekte ve Türkleri azınlık statüsünde görmek istemektedirler. Bu şoven zihniyetle müzakere masasına oturanların zararla kalkması elbette kaçınılmaz olacaktır.

Fırat’ın doğusundan Doğu Akdeniz’e, Kıbrıs’tan Ege’ye ve hatta Balkanlar’a kadar aleyhimizdeki bütün gelişmeler aynı kaynaklı olup hepsi birden Türkiye’nin beka sorunudur. Hiçbiri ayrı ayrı tehlikeler olarak değerlendirilemez. Bir taraftaki kırılma domino etkisi yaratabilir.

ABD ile kaçınılmaz olarak gerilen ilişkilerde onun bazen yumuşaması zaman kazanmayı ve içerdeki işbirlikçilerine malzeme sunmayı amaçlıyor. Ancak bu tür taktik geri çekilmeler onun stratejik amacını değiştirmiyor.

Bu çok yönlü ve çok düşmanlı kurt kapanının kırılabilmesi başta Suriye olmak üzere Astana ortaklarımızla Doğu Akdeniz’de de güçlü bir dayanışmayı gerektirirken, ABD’nin 4 Kasımda başlayacak İran yaptırımları yüzünden işler ‘’sarı öküz hikayesi’’ne dönmemeli.

ANDIMIZ

Geçen ay Danıştay 8. Dairesi, ilkokullarda uygulanan Andımız’ı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etti. Evlatlarımızın milli hasletlere sahip bireyler olarak yetişmesinin son derece gerekli olduğu bir dönemde alınan bu karar çok isabetli olmuştur. Çünkü Andımız’ın her satırı kutsal vatan ve millet sevgisinin açık göstergesidir. Yerlilik ve millilik iddiası ile Andımız’dan rahatsız olmak aynı cümlede yan yana çok sakil duruyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Site en altı FİRMA REHBERİ 975-90
yukarı çık