Spor yazarlarının gözünden Beşiktaş'ın durumu!..

Usta spor yazarları, Beşiktaş'ın Ajax'sa yenildiği maçın ardından, değerlendirmelerde bulundular...

Beşiktaş Medya Grup

Spor yazarları ve yorumculurı, köşelerinde Beşiktaş'ın değerlendirmesini yaptı.

GÜNTEKİN ONAY: Yine iyi başladı ama yine iyi bitiremedi (HÜRRİYET)

"...Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi kâbusu ve üst üste mağlubiyet serisi ne yazık ki dün de devam etti. Her Devler Ligi maçında olduğu gibi aslında karşılaşmaya iyi başlayan, kazanma arzusunu gösteren bir Beşiktaş gördük... Bizde genellikle futbol hep sonuçlar ve isimler üzerinden değerlen diriliyor. Açıkçası ben Süper Lig’deki hiçbir takımın Oyuncularının saha dışında tesislerde Ajax’lı futbolcuların yarısı kadar bile zaman harcadığına inanmıyorum. Fark burada. Dünya kadar para verdiğin maaşlı oyuncuyu çalıştıramıyorsun. Toplantı yapıyorsun, oyuncu sıkılıyor. Ağır antrenman yüklüyorsun, şikayet ediyor. Uzun lafın kısası profesyonellik düzeyimiz her şeyden önce çok alt seviyede ve ülkemize gelen yabancı oyuncular da bu durumdan etkilenip geriye gidiyorlar... Dikkat edin, Beşiktaş son periyotta kalesinde golü görene kadar iyi futbol oynuyor. Ancak yediği gollerin ardından oyun anlayışı ve saha içi disiplini eksiliyor ve bu durum sonuçlara da olumsuz yansıyor. Skor ne olursa olsun aynı kararlılıkta ve ciddiyetle oynamak kesinlikle şart."

BİLAL MEŞE: Kartal kontak kapattı! (MİLLİYET)

"Şampiyonlar Ligi, her takımın, her futbolcunun adeta rüyasıdır. Çünkü birçok açıdan önemli bir vitrindir. Hem şöhret, hem de para kazanma adına önemli bir kulvardır. Başka ülkelere, başka takımlara kanat çırpma adına da büyük bir fırsattır. Sadece bunlar mı? Bu kulvarda alacağınız her puan takımınıza para olarak döndüğü gibi, ülkenize de puan anlamında katkı sağlıyor. Yönetim kesenin ağzını açtı, nokta atışı transferlere imzasını attı. Ne var ki, bu kulvarda Kartal’ın hesabı hiç çarşıya uymadı, rakiplerden çok sakatlıklarla boğuştu, ‘misafir’ olmaktan öteye gidemedi, iç hatlara dönüş yaptı! ... Sergen hoca, takımın on birinde değişimine gitmiş, Welinton ile Atiba’yı yedeğe, Larin’i de nihayet asıl yerine çekmiş. Futbol mu? Bir Alanya maçını anımsıyorum, bir de bu karşılaşmaya bakıyorum.  İlk yarıda iştahlı, baskılı üreten, atan ve kaçıran Kartal vardı sahada! Yani biraz olsun top oynayan bir ekipten söz ediyoruz, önemli olan da bu değil miydi zaten? Sanırım Sergen Hoca’nın ‘zılgıtı’ ve de ‘revizyonu’ işe yaramış!  Sadece uyarı değil, taşları da yerinde kullandı Sergen Hoca. Nitekim o baskı penaltıyı da birlikte getirdi. 22’de atışı Ghezzal, kullandı, şık bir vuruşla Kartal’ı öne geçirdi. Dakika 42... Ahhh Larin Ahhh... Ne güzel forvete döndün, o fırsat kaçar mı kardeş? Karşı karşıyasın, niye fanteziye kaçarsın! Kaçırdığın gibi, net pozisyon üretecek pasları da kullanamadın, özellikle ikinci yarıda!

HHH Beşiktaş’ın gerek iç hatlarda, gerekse bu kulvarda yediği gollere bakar mısınız? Olacak iş değil... Haller’in skoru eşitleyen 54. dakikadaki golü buna en sıcak örnektir. Rakip, öyle rahat gole gitti ki, ne karışanı ne de engel olanı var! Kuşkusuz bu gol, lideri de motive etti, baskısını artırdı. Nitekim 69’da duran toptan yine Haller’le öne geçti. Valla, Kartal prestij maçında puan anlamında ‘siftah’ yapamadı, ama lider karşısında da fena oynamadı, en azından iyi mücadele etti. İşini özeti, bu kulvarda fişi çeken Kartal’ın tutunacağı tek dal kaldı, o da Süper Lig..."

FATİH DOĞAN: Taraftar haklı! (SABAH)

"Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde Ajax'la maçı var ama tribünlerin yarıdan çoğu boş. Bu alışılagelmiş bir görüntü değil. Bunda Ajax'ın lider gelmesinden ziyade SergenYalçın ve futbolcularının formsuzluğu ve törpülenen umutların etkisi var. İyi okumak lazım. Bu fotoğraf camianın sessiz tepkisi… Beşiktaş'ın geçen seneki formatına dönmesi, üzerindeki ölü toprağı görüntüsünden sıyrılması için ciddi bir reaksiyona ihtiyacı vardı. Ajax maçı iyi bir fırsattı. Beşiktaş, Josef'in yokluğunda Pjanic- Mehmet Topal ikilisiyle ve 4-2-3-1 sistem değişikliğiyle başladı. N'Koudou solda, Larin önde. hastalıktan dönen Batshuayi kulübedeydi. Sakat Antony, cezalı stoper Alvares'in yanı sıra Ajax'ın golcüsü Haller, sağ bek Timber gibi idealden 4-5 oyuncu değişikliği, Beşiktaş'ın ilk yarı hırsıyla birleşince skor ve oyun üstünlüğü geldi. Özellikle N'Koudou ve Ghezzal çok etkiliydi. Aradığı golü de penaltıyla buldu. Psikolojik olarak rahatlayanBeşiktaş 4-5 net gol pozisyonu da üretti... Emekler, umutlar, 2.8 milyon Euro galibiyet parası ve ülke puanına katkı heba oldu. Hakikaten yazık oldu. Verimli oynamayan Alex Teixiera 59'da çıktı, yerine giren Can ve Batshuayi daha erken girse sonuç değişir miydi bilinmez ama sonuç ağır oldu. Maçın özetini Sergen Yalçın ve takımı tribünlere çağıran taraftar yaptı: "Ayağa kaldır, ayağa kaldır Sergen takımı ayağa kaldır…"

CEM DİZDAR: Pas oyunuyla çözüldüler (FANATİK)

"Depresyon sınırına dayanmış Beşiktaş’ın 'Ayağa kalkma maçı' olarak görülen karşılaşmanın ilk yarısı esasen beklenenden iyi geçti. İlk 15’te Rosier/Ghezzal, devamında Umut/N’Koudou hatları iyi işledi. Tabii ki tüm bunlar, Mehmet Topal’ın kapattığı alanlarda kapılan topların Pjanic’in tarafından yönlendirilmesiyle mümkün oldu. Özellikle 30. dakikada topuk pasıyla başlattığı atak; 'Hücum ederken alan kullanımı nasıl olmalı?’ sorusunun yanıtı gibiydi. İlk kornerin penaltı olmasının ötesinde Larin’in bitiricilik yüzdesi biraz yüksek olabilse ikinci devreye daha güvenli bir skorla çıkabilirlerdi ama olmadı. Karşı tarafta Ajax, neredeyse tüm hücumları gerek örgütleyip gerekse sonuçlandırmaya çalışırken, pas bağlarından asla vazgeçmez tutumuyla hayli öğreticiydi. Devre boyunca sakin bir kurgusallığın ön planda olduğu tarzda oynayıp durdular. Bir iki isabetli dışında bizim ülkede o çok sevilen ortaları yapmadılar. Beşiktaş ise tersine orta yapmaya uğraştığı anların çoğunda topu savunma oyuncularına nişanlayıp durdu. İkinci devre Ajax’ın ilk devre işlettiği yıpratıcı pas oyununa dayanamadı Beşiktaş, çözüldü. ... Görüldü ki, futbol satın alınan ya da kiralanan yeteneklerle oynanabildiği gibi 'Yetiştirme’, 'Üretim’, ‘Gelişim’ ile de oynanıyor. Vermemiz gereken karar çoktan belli ama onu yönetecek ne irade ne bilgi ne de donanım var. Aynı ırmağa girip duruyoruz ama yıkanmak yerine sadece ıslandığımızı fark etmiyoruz maalesef!"

TURGAY DEMİR: Yine bir Haller oldu! (FOTOMAÇ)

"En son söyleyeceğimizi en başta diyelim; grupta iddiası olan bir Beşiktaş dün gece Ajax'ı yenerdi… Kartal'ın ilk yarıdaki motivasyon, performansı bana bunu söyletiyor. Demek ki, haftalardır yaşanan kötü gidişattan bazı dersler alınmış. Şampiyonlar Ligi için artık çok geç olsa da yakaladığımız sinyallerin ligde işe yarayacağına inanıyorum. Evet ilk yarıda iyi motive olan, mücadele eden ve Ghezzal'ın penaltı golüyle öne geçen bir Beşiktaş izledik. İkinci yarıda yine bize bir HALLER oldu ve aynı oyuncudan yediğimiz gollerle bir mağlubiyet daha aldık. ... Beşiktaş bu sezon Avrupa'da yok diyebiliriz, var ama yok gibi bir şey aslında. Çok başarısız performanslar ardından dün gece en azından bir silkinme gecesiydi diyebiliriz. Alex Teixeira başta bazı oyuncuların performanslarının biraz daha yukarı çekilmesi şart. Beşiktaş en başta bu oyuncuyu sisteminin içinde en doğru yerde kullanmalı. Rusya'da gol kralı olmuş Teixeira'nın henüz beklenen düzeyde olmadığı da kesin. Umarım Sergen hoca başta Alex olmak üzere, tüm yıldızları daha iyi bir seviyeye taşır ve biten Avrupa ümitlerinden sonra en azından ligde bir hedefi kovalayabilirler."

ALİ GÜLTİKEN: Karşılıklı bir mutsuzluk var! (SABAH)

"Sezon başında büyük heyecanla beklenen Şampiyonlar Ligi serüveni Beşiktaş adına büyük hayal kırıklıklarıyla devam ediyor. Evinde son maçı olması dolayısıyla karşılaşmaya motivasyonla ve golle başlanmasına rağmen sonuç yine mağlubiyetten öte geçemedi. "Bu seviye başka bir seviye" cümlesi klasik bir cümle ama gerçeği de yansıtıyor. Marka oyuncuları almak, onların sahada olması sonuca düşünüldüğü gibiyansımıyor. Batshuayi, Alex ve Pjanic gibi oyuncular Şampiyonlar Ligi için transfer edildiler, onlar da Şampiyonlar Ligi var diye Beşiktaş'a geldiler ama karşılıklı olarak bir mutsuzluk olduğu ortada. Beşiktaş bu oyuncuların performansından hiç memnun değil. Bunun yanında oyuna katkıları da çok fazla olmadı. Bu etki yapamama durumu hem Şampiyonlar Ligi hem de Süper Lig için geçerli. Bu seviyelerde iyi oyuncularınızkadar güçlü bir oyun düzeninizin olması şart... Şampiyonlar Ligi seviyesi için pek bir şey ifade etmiyor. Sezon başından bu yana devam eden Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısızlık süreci, takımı Türkiye'de de bozdu ve bunun negatif etkilerini Süper Lig'de de gördük. Ama artık buna bir "dur" denmesi gerekiyor. Şampiyonlar Ligi'nin sonuna geldik ama Süper Lig'de hâlâ uzun bir yol var. Bu kadro Şampiyonlar Ligi'nde de başarı için takviye edilse de asıl hedef olan Süper Lig şampiyonluğu için hâlâ başarılı olabilecek potansiyele sahip. O yüzden bu atmosferden bir an önce çıkmak gerekiyor."

ORHAN YILDIRIM: Puana hasret kaldı (FANATİK)

"Devler Ligi’nde grup lideri Ajax’ı ağırlayan Beşiktaş iyi mücadale etti. Özellikle ilk yarı net pozisyonlar kaçırdı. Öne geçmesine rağmen, Hollanda takımının hamle oyuncusu Haller’i durduramayınca yine puan alamadı. Avrupa defterini dramatik şekilde kaptan Kartal, Almanya’da Dortmund ile prestij maçı yapacak. Zirvenin gerisinde kalan Sergen hocanın ekibi, yüzünü lige çevirdi.

...Larin iki net fırsattan yararlanamadı. İlk yarıda; Pjanic, N’Koudou ve Ghezzal takımı sürükleyen isimlerdi.

Futbolun yazılmamış kuralı(!) ‘atamayana, atarlar’ devreye girdi. Kaçan pozisyonlar rakibi motive etti. Cesaret bulup, gol denemeleri yaptılar. 54’te Haller skora denge getirdi: 1-1. Yenilen ikram golde, yine savunma hatası vardı. Sergen hoca, takımı bir eksik oynatan Alex’e yaklaşık bir saat sabretti. İkinci yarı oyuna giren Haller, 69’da takımının ve kendisinin ikinci golüne imza atarak, maçın adamı oldu: 1-2."

SERDAR SARIDAĞ: Ne Haller'e düştü (MİLLİYET)

"Şampiyonlar Ligi’nde hedefsiz kalınsa da, bu maçın önemi çok farklıydı. Alanyaspor maçının devre arasında Sergen Yalçın’ın yaptığı konuşmaya, siyah-beyazlı oyuncular tepkisiz kalmıştı ama bu maçtaki oyun karakteri, Beşiktaş’ın geleceği açısından çok önemliydi.

Ajax maçı öncesi herkesin eteğindeki taşlarını döktüğü son toplantının ardından, acaba takım nasıl bir refleks gösterecekti? İşte Sergen Yalçın için önemli olan buydu. İlk yarıya tıpkı diğer Şampiyonlar Ligi maçlarında olduğu gibi etkili başlayan Beşiktaş, bu konuda sadece Yalçın’a değil tüm camiaya umut aşıladı.

22. dakikada Ghezzal’ın penaltı atışından gelen golün ardından ortaya çıkan sevinç geçmişe sünger çeker gibiydi. Bir de Larin’in 42. dakikadaki o net pozisyonu golle sonuçlansa çok daha güzel olurdu. Maçın kaderi de değişebilirdi.

Mert’in 26. dakikadaki kurtarışı da Beşiktaş’ın gol atması kadar önemli bir pozisyonda. İkinci yarıya Ajax tek değişiklikle başladı.  Daramy çıktı Haller girdi ve o Haller, 54. dakikada beraberlik golünü atınca maçın seyri de değişmiş oldu. Haller 69’da da atınca Beşiktaş adına bu maçı çevirmek çok zor bir hale gelmişti. Haller’in oyuna girmesiyle şaka değil gerçekten Beşiktaş’a bir haller olmuştu. Bu skorla Kartal, Devler Ligi’ndeki 5. maçında da puan alamamış oldu."

ALİ ECE: Atamayana atarlar (FANATİK)

"Beşiktaş daha önceki maçlarına oranla daha derli toplu başladı. Bu kez rakip analizi de bariz daha iyi yapılmış: Her maç ultra ofansif oynayan Ajax’ın beklerinin arkalarındaki boşluklara atılan diyagonal toplar özellikle N’Koudou ile buluşturulunca Beşiktaş gerçekten planlı şekilde etkili olmayı başardı. Ghezzal'ın penaltısıyla öne geçildikten sonra ilk 45’te 2 net gol pozisyon da geliştirildi. Birinde N’Koudou Larin’e adeta al da at pası verdi, santrfor Larin ile sol forvet Larin performansı arasındaki fark bir kez daha ortaya çıktı. Diğer pozisyonda ise aslında Larin, Ajax’ın ofsayt tuzağını akıllıca bozdu ama son vuruşu yine yapamadı.

... Aslında özellikle ilk yarıda daha iyi bir Beşiktaş vardı, Sergen Yalçın da ikinci yarıdaki oyunu düzeltmek için eldeki malzemeye göre yerinde değişiklikler yaptı. Taraftar gerçekten Sergen Yalçın'ı çok seviyor, dilerim maç sonundaki sevgi seli hocanın ilk imza attığı gündeki duygularını hatırlatır ve o duygu ile teknik direktörlük zekasını birleştirerek takımı toparlar. Son tahlilde Şampiyonlar Ligi için yetersiz kalan bu oyuncu grubu en azından Süper Lig’de toparlanabilmek için yeterli. Yeter ki Sergen hoca devre arasına kadar alternatif stoper tandemi oluştursun ve devre arasında nokta atışı bir stoper takviyesi yapılsın."

SİNAN VARDAR: Yenileceksen böyle yenil! (FOTOMAÇ)

"Ajax karşısında Beşiktaş harika bir 45 dakika oynadı. İlk devreyi izlerken hemkeyiflendim, hem de gurur duydum. Ruh, mücadele, futbolun güzellikleri Beşiktaş'ın yansıttıklarıydı. Rosier-Ghezzal ikilisi geçen sezonki gibiydi. Pjanic maestro ustalığıyla harika ara paslar attı. Mert kalesinde güven verdi. Ayağa hızlı paslarla Ajax'ı deli etti. Ah Larin ah, son vuruşlarda biraz dikkatli olsa ilk yarı en az 3 farkla biterdi ama ona da kızamıyorum. Beşiktaş'a geldiğinden bu yana en iyi futboluna ortaya koyan Kevin N'Koudou'ya ayrı bir parantez açalım. Fransız yıldız süper ötesiydi.

Ajax dünyanın en iyi takımlarından biri olarak kabul ediliyorsa dün Beşiktaş da ilk yarıda son yıllardaki en güzel gösterisini ortaya koydu. İkinci yarı Kartal sezon başından bu yana süren hastalığına büründü. Savunmada öyle boşluklar verildi ki golleri de ikram ettik. Sergen Hoca buna ne zaman çare bulacak...

Ben dün geceki Beşiktaş'tan keyif aldım. Yenilaceksen böyle yenilsinler canımı yesinler. Bir konuda üzüldüm. Dün çok güzel bir Şampiyonlar ligi maçı izledik ama tribünlerde 8 bin taraftar vardı. Taraftarın hakkını verelim takımı çok iyi desteklediler. Düşen ülke futbolumuzun puanı yüzünden Şampiyonlar Ligi'nde belki uzun yıllar bir Türk takımı olmayacak. Beşiktaş camiası olarak dün tribünleri doldurmalıydık."

SİNAN VARDAR: Cesaret (FOTOMAÇ)

"Beşiktaş için Şampiyonlar Ligi macerası sona erdi. Elde edilen sonuçlara bakılacak olursa ortada başarısızlık var. Ama bu başarısızlık sadece Beşiktaş'a yazmaz. Gerçek şu ki; takımlarımızın hiçbiri Şampiyonlar Ligi düzeyinde değil. Devler Ligi bu sezon; Beşiktaş adına değil ülke futbolu olarak derslerle dolu bir macera oldu. Her zaman söylüyorum; iyi hücum maç, iyi savunma şampiyon kazandırır. Sezon başından bu yana iyi savunma yapılamaması Beşiktaş adına pahalıya patladı. Beşiktaş kendi evinde oynadığı Dortmund ve Ajax maçlarında yenilgileri hak etmedi. Bu maçlarda savunma yapılabilseydi Beşiktaş puan sıralamasını en azından 3. sırada bitirebilirdi. Dortmund karşılaşmasında Batshuayi'nin, Ajax maçında ise Larin'in kaçırdığı gol pozisyonlarda saç baş yolduk. Hatta son maçta Larin'e belki de haddinden fazlasıyla öfkelendik ama futbol böyle bir oyun; atamayana atarlar! Ajax maçı, Beşiktaş adına sezonun en iyi futboluydu. Türkiye'de bu futbolu sergileyebilecek başka bir takım yok ama özellikle son 20 dakikada Beşiktaş'ın fizik-kondisyon olarak oyundan düşmesinin bir açıklaması olması gerek. Beşiktaş camiası Sergen Yalçın'ı çok seviyor ve tam destek veriyor. Olması gereken de bu... Beşiktaş'ta böyle bir desteği arkasına alan bir teknik adam hatırlamıyorum. Beşiktaş taraftarları her fırsatta bu sevgiyi Sergen Hoca'ya hissettiriyor. Sevgili Sergen'in de artık takımın eksik yönlerini giderici hamleleri cesaretle yapması gerek... Sevgili hocam seni çok seviyor ve sana çok güveniyoruz. Cesaretle alacağın kararlar Beşiktaş'ı yıllarca büyük zaferlere taşıyabilir. Sayın Başkan Ahmet Nur Çebi'nin de dediği gibi eski başkan hiç değişmemiş. 26 Aralık'ta yapılacak mali kongrede ak ve kara ortaya çıkacak. Hakkında stat yapımı olmak üzere inanılmaz iddialar var. Umarım bu kongrede aklanır. Çünkü aklanmazsa kötü anılmaya devam edecek. Beşiktaş tarihinde kara bir leke olarak anılacak."