Spor yazarlarından Beşiktaş yorumları

Beşiktaş Medya Grup

Güntekin Onay (Spor Arena)

Ismael keşke daha önce gelseydi

Beşiktaş yönetimi Önder Karaveli ile çok fazla zaman kaybetti.

Valerien İsmael ve ekibi belli ki Alanyaspor’u iyi analiz etmiş. Rakibin zaafları üzerine kurulmuş bir oyun planı siyah beyazlılar için tıkır tıkır işledi. Beşiktaş, dün büyük ölçüde topu rakibe bıraktığı maçta Alanyaspor’u farklı geçti.

Siyah beyazlılar sezonun en az topla oynadığı 90 dakikasını geride bırakırken, Fransız teknik adamın yine 3-4-2-1 düzeniyle direkt oyun anlayışından vazgeçmediğini gördük. Orta alanda sahayı enlemesine fazla kullanmayan ve en hızlı şekilde rakip kaleye gitmeyi hedefleyen Beşiktaş, bu mantalite ile sonuca zorlanmadan gitti.

iKiNCi YARIDA ABARTTILAR!

Ancak siyah beyazlı ekip maçın ikinci yarısında topu rakibe bırakma işini fazla abarttı. Yüzde 72’ye 28 oranla topa sahip olan konuk ekip pozisyon üretmekte ciddi anlamda bocaladı. Beşiktaş’ın ikinci yarıda oynadığı futbol göze kesinlikle hoş gelen bir oyun değil. Geliştirmesi gereken tek nokta ikinci devredeki futbol gibi görünüyor. Ancak şu bir gerçek ki bu kadar kısa sürede bir teknik adamın kendi felsefesini ve sistemini bir takıma dikte etmesi çok da fazla rastlanan bir şey değil.

FARKLI GALiBiYETi HATIRLADI

Beşiktaş ciddi bir değişim ve gelişim içinde ve zamanla olumlu anlamda daha da yol katedecek. Çok iyi çalıştıkları belirgin bir şekilde ortada. Beşiktaş yönetimi Önder karaveli ile çok fazla zaman kaybetti. Valerien İsmael hamlesi daha önce yapılmış olsa siyah beyazlılar şu an çok farklı bir noktada olabilirdi.

2022 yılında hiç 2 farklı maç dahi kazanmamış olan Beşiktaş, dün tribünleri dolduran taraftarına farklı galibiyetin ne olduğunu da hatırlatmış oldu.

 

Bilal Meşe (Skorer)

Valerien Ismael doğru yolda

Beşiktaş’ın ‘görev’ adamı Josef bir çağrı yaptı, tribünler ful çekti, taraftarların bu desteği kuşkusuz sahadaki futbola müthiş enerji kattı. İlk yarıda Kartal maçı kopardı, işini sağlama aldı. Bu yarıdaki en önemli olay Josef’in uzun bir aradan sonra golle buluşmasıdır. Tabi ki iki gole imza atan Batshuayi’yi yok sayamayız, krallık yarışında ilk üçe girmeyi de başardı. Valla Kartal’ın yeni teknik direktörü Valerien Ismael de durağan değil, o da kenarda boş durmuyor hani! Müthiş enerjik, takımla birlikte oynuyor adeta, tribünleri de ihmal etmiyor, ateşliyor. Yeter ki, bu enerjisi ilerde kart alışkanlıkları yapmasın! Artık Ismael’in oyun sistemini tartışmaya gerek yok, adam belli ki bu şablonu Kartal’a monte edecek, kararlı ve de inatçı. Elbette Ismael geçiş döneminde, asıl yeni sezona bakacağız, bu sistemle başarılı olursa, yani zirveyi yakalarsa ne ala, aksi malum! Yıllardır hep savunurum, kadroda devamlılık başarıda büyük faktördür. Öyle takımın sağıyla-soluyla oynamanın asla doğru bir yöntem olmadığını cümle alem biliyor, ama bazı teknik adamlara bunu anlatamadık! Bu anlamda Ismael doğru yolda, kutluyoruz, yani iyi oynayan kadroyu bozmuyor. 3-4-3 sistemi ofansif oyunda kazanma adına çok önemli bir faktördür. Yeter ki kanatlarınız uçabilsin! Rosier ve Rıdvan hiç de sırıtmıyor, kanatları çok iyi kullanıyorlar, nazar değmesin. Üçlü savunmanın bir handikapı var, asla tek hatta yakalanmayacaksınız. Efecan’ın golü de böyle bir tablodan geldi! Ersin’i beğeniyoruz, ne var ki tuhaf çıkışları iki maçta adeta huy haline getirdi! Bu oyunda istatistikler her zaman karşılık bulmaz, bulmuyor da... Alın size dünkü maçın ilk yarısı, yüzde 61 topla oynama Alanya lehine, eyvallah. Peki, ya skor tabelası kimi işaret ediyor, tabi ki Kartal’ı. Hadi buyrun eyy istatistikçiler! Yani tabela ne diyorsa o, bize ona bakarız, gerisi detaydır sadece, top çizgiyi geçecek. Ghezzal, Kartal’ın asist kralı yeter ki fırsat bulsun, çok özel bir oyuncu. Batshuayi’nin attığı ilk goldeki asistini her baba yiğit yapamaz, sırtı dönük üstelik. 25’te Kartal’ı her maçta sırtlayan, orta sahanın sigortası olan Josef, o anlamlı çağrısını dün golle taçlandırdı, yakışır ona! Rosier de boş durmuyor, hem atıyor, hem attırıyor. Josef ve Batshuayi’nin attıkları gollerde pay sahibiydi dün. İkinci yarıda da değişen pek bir şey olmadı, topla oynayan Alanya, golü bulan yine Kartal! Ismael’in hamlelerini de görüyoruz karşılık buluyor. Batshuayi’nin yerine giren Güven, Rıdvan’ın asistini golle taçlandırırken, olası bir iş kazasına da set çekti. Alanyaspor’u da kutluyoruz, hiç pes etmediler, ancak bu özelliklerini pozisyon üretimine bir türlü yansıtamadılar.

 

Fatih Doğan (Sabah)

Yeni umut Ismael

İnsan umudun peşinden koşar. Tutunacak bir dal bulursa da tutunur. Beşiktaş taraftarı sezon başı gönlünde dört dörtlük büyük hedefler büyütmüştü. Şampiyonlar Ligi, Süper Lig Şampiyonluğu, ZTK ve Süper Kupa... Sezon bitmeden hepsi bir bir eridi, tükendi. Geriye arma sevdası kaldı "Yenmek için sevmedik" ruhuyla dün tribünleri tıklım tıklım doldurdu. Trabzonspor deplasmanındaki üstün oyun ve karakterli duruşun da etkisiyle dün 12. adam tribünde değil sahadaydı. Bu sevgiye karşılık veren Valerien İsmael hem takıma hem verilen role çabuk adapte oldu. Vodafone Park'ta bu kadar erken üçlüye çağrılmak her hocaya nasip olmadı. Fransız çalıştırıcı, ilk iç saha maçında bunu fazlasıyla sağladı. Saha kenarı hırsı, performansı, kararları kadar gördüğü sarı kart bile kredisine kredi kattı. Batshuayi'nin iki gole imza atması yeni sistem ve hocayı onurlandırdı. Ancak daha önemlisi, Beşiktaş'ın sahadaki en iyi yıldız isminin Ghezzal olması. Adeta çilingir görevi yapıyor. Olması gerektiği yerde fazlasını yapıyor. İlk golün asistinde olduğu gibi. Defalarca söyledik Rıdvan ve Rosier gibi iki yönlü kanatların olursa her sistem başarılı olur. Dün ikisi de çok iyiydi. Beşiktaş'ta biraz standartların altında kalan Alex Teixeira ve Can'dı. İkisinden daha fazlasının beklemek taraftarın hakkı. Yoksa 11'de tutumamazlar. N'Koudou ve Güven 3-4-3'te zorlanıyor. Belki Larin, Emirhan 'Biz de buradayız' diyecekler. Alanya'yı 4-1 yenmek çok fiyakalı oldu. Tribünlerdeki mutluluk, sezon başından bu yana çekilen acıların yerini yeni umutların aldığının açık bir göstergesi.

 

Cem Dizdar (Fanatik)

Yenilenmiş ruh hali

Trabzon maçının damaklarında bıraktığı tadın hakkını vermek için İnönü’yü dolduran Beşiktaş taraftarları ilk devre oyun değilse de skor açısından muradına erdi. Onca insanı stadyuma çeken ise Valerien Ismael’le gelen yenilenmiş ruh haliydi! Önder Karaveli’nin yaklaştığı ama giremediği kapıdan o girecek gibi sanki. Beşiktaş ilk devrede golleri bulduysa bile buna oyunuyla değil, oyunu elinde tutan rakibi Alanya’nın yapmak istediklerini gerçekleştirerek ulaştı. Devrenin not edilmesi gereken anlarından birinde de pozisyon içinde Ersin Destanoğlu vardı. Tıpkı Trabzon maçındaki gole benzer pozisyonda bu kez Efecan’a yakalandı ancak bu kez ‘’dondu’’.

Maalesef durum böyle

İkinci devreye ilki gibi girdiyse de adına ve kariyerine göre Beşiktaş’ta ciddi bir etki koyamayan ‘’ünlü Texeira’’ çıkınca ev sahibi bir ara ön tarafta görünür gibi oldu. Ancak işler süratle ‘’maç normalleri’’ne döndü. Bu arada elbette Ismael’in ilk sarı kartını da unutmamak gerek. Neticede futbol insanları akışkan haldeki sıvı ve gazlar misali girdikleri kabın şeklini alırlar. Burası Türkiye ve burada maalesef durum böyle! Beşiktaş skor avantajı nedeniyle tempoyu yükseltme konusunda iştahlı olmayınca maç da top kazanma/top kaybetme oyununa döndü.

İleri derecede manasızdı

Oyun tam dinlenmeye geçiyordu ki, Beşiktaş’ın geleceği olması beklenenlerden Rıdvan derine gönderdi, az oynayabildiği için gerçek problemleri yerinde çözerek gelişme şansı düşen Güven Yalçın gol yaptı. İşler iyi giderken dördüncü golden sonra tribünlerin aniden Fenerbahçe’ye sarması ise ileri derecede manasızdı. Alanya ilk devrenin bazı bölümleri dışında varlık gösteremezken, ki bunda Beşiktaş’ın çok önemli payı var, Beşiktaş gelecek sezon için ‘‘ruhuna uygun’’ bir hoca bulmuş göründü.

 

Turgay Demir (Fotomaç)

Ah keşkem

Artık şuna kesin olarak inanıyorum, Batshuayi'nin gol atması için kaleye sol ya da sağ çaprazdan yaklaşması şart. Sağdan yaklaşıyorsa 7.32'lik kalenin tamamı solunda olacak ki ancak yan ağları buluyor. Tersi de aynen geçerli. Sanırım Valerien İsmael bunu keşfetti ve onu, öyle yönlendiriyor. İsmael demişken, Beşiktaş'ın onsuz geçen günlerine yazık. Çok zorlu bir sistemi, hem de bu sistem için çok uygun olmayan bir kadroyla muhteşem oynatıyor. Trabzon deplasmanında rakibe iki uzun top dışında pozisyon vermemişti, Alanya maçında da aynısını yaptı. İşin ilginç yanı geçen haftaki gibi dün de o uzun top sonucunda gol geldi. Dikkat! Sistemle birlikte hocanın kenardaki duruşu saha içine ayrı bir disiplin getirdi, herkes derlenip toparlandı. Önde bilinçli baskı yapılıyor, geriye dönüşlerde de aynı bilinç var. Beşiktaş 3-5-2 ile başladı, iki gol atan Batshuayi ve hala bekleneni veremeyen Teixeira çıkıp Güven ve N'kouduo girince Rıdvan geri geldi ve 4-3-3 oynadı Kartal. Pjanic girdiğinde ise 4-4- 2'ye dönüp, öndeki Güven ve N'Koudou'yu kanatlara çekerek santraforsuz oynadı.

Her oyuncusundan en iyi verimi almaya çalışan ve sahadaki görüntüyü de bazı oyunculardan beklentilerine göre değiştiren pragmatik bir teknik adam Valerien İsmael… En sevdiğim teknik adam türü dersem abartmış olmam. Farioli, Beşiktaş'ın çizgi halindeki savunmasını uzun toplarla geçmeye çalışırken, kendi kalesi önünde yaptığı paslaşmaların bedelini ağır ödedi. Beşiktaş yaptığı baskıyla iki kez top kaptı, ikisi de gol oldu. Uzatmayalım, şu Valerien İsmaiel, Sergen Yalçın'dan hemen sonra gelse, Beşiktaş şampiyonluk iddiasını bile koruyabilir, Kupa'dan da elenmezdi. İbrahim Tatlıses gibi, "Ah keşkem" diyesi geliyor insanın.

 

Ali Gültiken (Sabah)

Gol varsa sorun yok

Santrforlarla ilgili yorum yaparken her zaman dikkat etmek gerekir. Hele bu oyuncu geçmiş kariyeri bilinen marka bir oyuncuysa daha da temkinli olmak gerekir. Tıpkı Batshuayi gibi... "Çok gol kaçırıyor", "Bundan Beşiktaş'ın santrforu olmaz", "Bir an önce gönderilsin", "Hoca kadro dışı bıraktı" gibi birçok yorumdan sonra dün akşam yaptığı işler sonrasında yine omuzlarda... Tüm geçmiş yorumlar bir yana, galibiyet sevinci ile gelen coşku başka bir yana. Batshuayi önemli bir santrfor. Geçmişte yaptıkları da belli, buradaki beklentiler de. Bugüne kadar dönem dönem sıkıntılar yaşasa da temel problemler yalnızca ondan kaynaklanmadı. Beşiktaş'ın bu sezon baktığmızda ne kanatları gol attı, ne de orta sahası... Geçen sene ile arasındaki en büyük fark bu. Yalnızca santrfora bakarak yorum yapmak birçok kimseyi yanlışa düşürdü. Beşiktaş'ta kıpırdanmaya başlayan oyuncular var. Onların hareketlenmesiyle siyah-beyazlılar başka bir kimlik almaya başladı. Özellikle Ghezzal'ın biraz daha içeriye kat ederek oyunu yönetme durumu Beşiktaş'ı hareketlendirdi. Daha iyi bir Ghezzal görüyoruz. Josef de eski temposuna gelmeye başladı. Geçen senenin başka bir kahramanı Rosier de iki haftadır vites yükseltti. Bunlara Rıdvan, Can ve Vida'nın etkili performansları eklenince Beşiktaş hem savunmada hem hücumda daha iyi hale geldi. Hangi sistem oynarsanız oynayın, uygulayıcılar oyunculardır. Onlar bu işi içselleştirirse Beşiktaş gibi üst seviye takımlarda işler daha kolay hale gelir. Ama işin ana noktası da hangi sistem oynarsanız oynayın, golcüleriniz pozisyona girdiklerinde gol yapıyorsa başka yoruma gerek yoktur

 

Serdar Sarıdağ (Skorer)

Ismael'den ilk dokunuşlar

Her şey bir plan doğrultusunda oluyor. Tesadüfe şans verilmiyor. Aksine Batshuayi’nin şanssızlığı bile bu planın içerisine dahil ediliyor. İki hocanın ayrılmasına neden olan o ihtimal de göz önünde bulunduruldu. Taktik içerisinde oyun değil oyunlar var. Valerian İsmael, gelir gelmez ne değiştirdi diye soracak olursanız işte bunları yaptı. Dünün tek ekstrası ise Batshuayi’dan beklenmedik o müthiş performanstı. Aslında rakamlara baktığınızda Önder Karaveli döneminde de üretkelik anlamında Beşiktaş zirve yapmıştı. Lakin Batshuayi kısmetsizliği diye bir gerçeği de unutmamak gerek. Gelelim Alanyaspor maçına... Trabzonspor karşısındaki tempolu oyunun bir tesadüf olmadığını dün gördük. Daha ikinci dakikada Batshuayi o golü atmadan önce topu önüne aldığında, statta “vur vur” sesi duymadık. Belki de boşuna ümitlenmek istemedi tribünler. Fakat gol geldikten sonra tut tutabilirsen taraftarı. Efecan’ın 23. dakikadaki beraberlik golü bile ne tribünlerin ne de takımın temposunu düşürmedi. Josef 25’te takımını yeniden öne geçirdi. Hatta o tempo 43’te Batshuayi’ye ikinci golü getirdi. İkinci yarıya 3-1 önde başlayan Beşiktaş peşin alan pozisyonunda gibi rahat bir oyun oynadı. Skor avantajı nedeniyle tempoyu düşük tutan ve topun arkasına geçen Beşiktaş’ta Valerien İsmail, Nkoudou gibi bir savunma arkasına sarkma ustası ile Güven’i oyuna aldı. Fransız teknik adam, Alanyaspor’un savunma güvenliğini arka plana atma riskini Güven’in 78’de attığı golle cezalandırdı.

 

Ali Ece (Fanatik)

Dört dörtlük Beşiktaş

Net bir kolektif oyun planı olunca, Ghezzal’ı izlemek daha da zevk veriyor. Ghezzal’ın maçın ilk golündeki asisti tam futbol sanatçısı işi. Daha zorlu ve yüksek kalitede liglerde Zidane ve Scholes bu tip sırtı dönükken topla buluşup dönerken birleşik hareketle bu tip usta işi paslar atarlardı. Batshuayi artık o pası da heba etse hem topa hem de Ghezzal’a ayıp ederdi. Beşiktaş’ın üçüncü Batshuayi’nin ikinci golünde ise Belçikalı forvet gerçekten usta işi bir gol vuruşu yaptı.

Oyun karakterinin eseri

Skor 1-1 olur olmaz Josef’in golüyle gösterilen reaksiyon da tüm sezon dünyaları kaçıran Batshuayi’nin 45 dakikaya 2 gol sığdırması da Valerien Ismael hocanın oyuncularına kısa sürede benimsettiği yüksek tempolu oyun karakterinin de eseri. İlk yarıda yenilen gol ise biraz da üçlü savunma için ideal bir geri üçlünün olmamasından kaynaklanıyor. Sağ stoperde görevlendirilen ve önde baskıda faydalı oynayan Welinton’un soldan ortaya sızan Tayfur’u takip ederken ofsayt çizgisini bozması sorunu belki zamanla belli ölçüde çözülebilecek olsa da bek kökenli daha seri minimum iyi bir oyuncunun geri üçlüde olması sorunu kökünden çözebilir.

İki Rosier olsaydı...

Misal kadroda Rosier’den iki tane olsaydı biri de sağ stoperde savunma kalitesini yükseltebilirdi. Şimdilik bu formasyonda da bu maç toplamında üç asistli Ghezzal-Rosier sağ kanat uyumu Beşiktaş’ın en güçlü ofansif kozu. Valerien hoca haklı olarak bunu bozmak istemiyor, Ghezzal’ı maksimum verimde kullandıktan sonra yorulunca değiştirip Güven ve Nkoudou kontra güçleriyle üç savunma önü üç merkez orta sahalı başka bir formasyonla oynatması da çok iyi bir sinyal. Sonuçta Farioli ligimizin hem etkileyici hem de artık tecrübeli taktisyenlerinden birisi. Bu şartlarda dört dörtlük bir galibiyet oldu.

 

Sinan Vardar (Fotomaç)

Fena patladı

Dolmabahçe'de dün harika bir atmosfer vardı. muhteşem Beşiktaş taraftarı yine farkını gösterdi. Beşiktaş taraftarıyla bütünleşince tadına doyum olmuyor. Michy Batshuayi... Çok eleştirdik, bu sezon neler kaçırdı neler... Ama dün harika performansıyla 'ne golcü ama' dedirtti. Dün Batshuayi patlaması yaşadık, çok da güzel oldu. Böyle oynayacaksa bence gelecek sezonda da takımda kalabilir. Ama böyle oynayacaksa! H H H Ghezzal ve Rosier belli ki Ismael'in sistemini çok sevdiler. İki haftadır geçen sezonki harika performanslarını yakaladılar. Rosier'in iki harika asisti dikkat çekiciyken Ghezzal'in ilk goldeki pası şapka çıkarılacak cinstendi. Rıdvan her hafta üzerine koyuyor. Josef çok şık bir gole imza atarken Alanyaspor savunmasına zor anlar yaşatan baskıyı kuranların başında geldi. Beşiktaş'ın sezon başından bu yana çok eleştirdiğimiz fizik kondisyonunun, iki hafta da bu kadar olumlu değiştirdiği için yeni hocamız İsmael'e sevgilerimizi yollayalım. Alanyaspor dün futbolu çirkinleştirmeden oynadı ama savunmada çok açık verdiler. Beşiktaş'ın arkasına sarkmaya çalıştılar ama Vida, Welinton ve Montero sadece bir kere uyudular, o da gol oldu. Francesco Farioli'nin oyunu geriden kurma ısrarı Alanyaspor'a pahalıya patlıyor. H H H İsmael'in yeni sisteminde Beşiktaş takım olarak ışıl ışıl parlıyor. Futbolcular mutlu, tribünde ve ekran başındaki milyonlarca Beşiktaşlı artık çok daha fazla umutlu. Bu güzel tablo devam etmeli, Beşiktaş dünkü gibi taraftarının desteği ve inanmış oyuncu kadrosuyla başarıya koşmalı. Taraftarının muhteşem desteğiyle, bu istekli oyuncu kadrosuyla Beşiktaş'ı çok güzel günler bekliyor