Deprem bölgesinde yeni sorun! Enkazların doğal kaynaklara etkisi

Deprem bölgesinden çıkacak miktarının 100 milyon tonu bulması beklenirken, uzmanlar "Yer altı sularına karışması önlenmeli, tarım yapılan arazilere konmamalı" uyarısında bulunuyor.

Beşiktaş Medya Grup

Yıkım uzmanları, Kahramanmaraş merkezli 11 ilde gerçekleşen depremlerde son açıklanan rakamlara göre yıkılan ve yıkılacak binalardan çıkacak enkaz miktarının 100 milyon tonu bulmasını öngörüyor. Edinilen bilgilere göre; deprem bölgesinde bir yandan hasar tespit çalışmaları yapılırken bir yandan da enkaz kaldırma çalışmaları gerçekleştiriliyor.

Eski Yıkım Müteahhitleri Derneği Başkanı, MAB Destroy İnşaat ve Yıkım Hizmetleri Limited Şirketi (MAB Yıkım) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Bulut, Türkiye’de “yıkım müteahhitliği” belgesine sahip 480 firma olduğunu, henüz belgesi onaylanmamış, belge başvurusu yapmamış ya da benzeri işler yapan firmalarla birlikte sayının 2 bini bulduğunu söyledi.

Deprem bölgesindeki yıkılacak bina sayısının çok fazla olduğuna ve sektörün yetişmekte zorlanacağına işaret eden Bulut, “Şu anda Türkiye’deki yıkım müteahhitlerinin konvansiyonel metotlarla bu binaları hızla yıkması mümkün gözükmüyor. Bu binaların yıkımı 2 yılı bulabilir. Burada patlayıcılı yıkımla süreç çok daha hızlı olabilir ancak bu alanda da çok fazla patlayıcı mühendisimiz yok. Türkiye’de bu alanı fazla geliştiremedik. Patlayıcılı yıkım devreye alınmalı ve patlayıcı mühendisleri yetiştirmeliyiz.” diye konuştu.

‘ENKAZLAR YOLLARIN TAMİRİNDE KULLANILABİLİR’

Bulut, yıkım sürecine ilişkin de uyarılarda bulunurken, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yıkımlar sırasında mutlaka iş güvenliği uzmanları hazır bulunmalı. Yeni can kayıplarına neden olunmamalı. Eski binalarda tehlike sınıfında kanserojen asbest materyaller var. Asbest söküm uzmanlarının sahada denetim yapıp bunları işaretlemesi lazım. Bu alanların uzmanlarca sökülmesi gerekiyor. Söz konusu enkazın rahat taşınması için trafik düzeni iyi kurulmalı. Hafriyat kamyonları rahat çalışmalı. Bölgede çok fazla toz var. Acilen belediyelerin elindeki fazla su tankerleri bölgeye gönderilmeli ve sürekli sulama yapılmalı. İnsanlara toz maskesi dağıtılması lazım. Binayı yıktık ve enkaz oluştu. Bu enkazı da en kullanışlı şekilde nasıl geri değerlendireceğiniz çok önemli. Enkaz parçaları ‘konkasör’ dediğimiz taş kırma makinalarında kırılarak stabilize malzeme yapılıp hasar görmüş yolların tamirinde ve doldurulmasında kullanılabilir.”

Binalar yıkıldıktan sonra elde edilen malzeme içinde ekonomiye geri kazandırılacak hurda demirler olduğuna da işaret eden Bulut, “Bunların da geri dönüşmesi için elekten geçmesi lazım. 1 gram demir bile çöpe gitmemeli, ülkenin ekonomisine gelir olarak geri gelmeli. Son açıklanan yıkılacak 61 bin 722 binayı düşünürsek, 89 milyon ton enkaz oluşacak. Zaten yıkılmış binalarla birlikte 100 milyon ton enkaz çıkacak. Çökmüş ve ağır hasarlı olan tüm binalardan elde edilecek çelik demir hurdası 1 milyon 750 bin ton olacak. Enkazdan çıkacak demir hurdalarının geri dönüşüme katkısı 6 milyar 600 milyon lirayı bulur. Bu değer ekonomiye kazandırılacak. Bölgeden 660 stadyumun içini dolduracak kadar enkaz çıkacak.” dedi.

Bulut, binaların, konulacak cansız mankenlerle yıkılmasını ve böylece binalardaki güvenli noktaların tespit edilebileceğini belirterek, “Bunun için testler yapabiliriz. Cansız mankenlerin az hasar aldığı yerler, bize binalarda nerede hayatta kalınabileceği verisini verir. Yıkım ekipleri, AFAD koordinasyonu ile sürece dahil edilmeli.” diye konuştu.

‘HER İLDE AYRI ENKAZ DÖKÜM NOKTASI BELİRLENMELİ’

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Trabzon da sahadan çıkarılacak enkazın içindeki metallerin ayrıştırılması, diğer enkazın da parçalanması gerektiğini belirterek, “Enkazın içindeki malzemeler sınıflandırılmalı ve enkaz hacim olarak küçültülmeli. Enkazın taşınacağı yerde de gerekli tedbirler alınarak, yer altı sularına karışması önlemleri, tarım yapılan arazilere konmamalı, çevresel kirliliğe sebep olacak alanlarda depolanmamalı. Enkazı uzaklaştırırken ikincil bir afet oluşturacak sorun yaratılmamalı. Bunlara dikkat edilmeli. Enkazın içindeki demirler tekrar sanayiye kazandırılmalı, betonlar da dolgu malzemesi olmalı. Enkazın içindeki organik atıklar ayrıştırılmalı.” dedi.

Her il için ayrı enkaz noktaları belirlenmesi gerektiğine işaret eden Trabzon, “Enkaz, bu alanlarda da dökme şeklinde depolanmamalı. Enkazlar deniz kenarına dökülmemeli.” ifadesini kullandı.