Cep telefonunun akıllı telefona evrimi

Hayatımızın en önemli teknolojik ürünü olan cep telefonlarının akıllı telefonlara doğru gelişimini derledik...

Beşiktaş Medya Grup

İlk cep telefonu 1973 yılında geliştirilmiş olsa da, Türkiye'de 90'ların başlarında yaygınlaşmaya başlamıştı. Herkeste cep telefonu olmasa da, muhakkak cep telefonu olan bir tanıdık olur ve telefonun çantada dolaştırılması şaşkınlıkla karşılanırdı... O zamanlar cep telefonunda film bile izleyeceksiniz deseler, herhalde kimse inanmazdı...

Medyadan edinilen bilgilere göre; cep telefonunun mucidi o dönemde Motorola’da mühendis olarak çalışan Martin Cooper’dır. 1973 yılında ilk cep telefonunu geliştirmiştir. İlk cep telefonu 1 kgdan fazla ağırlıktaydı ve tam dolu batarya ile 20 dakikalık bir görüşme yapılabiliyordu. Martin Cooper yıllar sonra bu telefon için “Telefonun uzun süre elde tutulmaması açısından iyiydi.” demiştir.

Motorola bu gelişmeden sonra 10 yıl boyunca yaklaşık 100 milyon dolardan fazla harcama yaparak 1983 yılında Dynatac 8000x modelini piyasaya sundu. 3.995 dolardan satışa sunulan cep telefonu 800 gram ağırlığında 300 mm x 44 mm x 89 mm boyutlarındaydı. Sadece LED göstergesi bulunan telefonun ekranı yoktu. Telefonun boyutlarının dışında en kötü özelliği 15 cm’ye varan anteni bulunmasıydı.

Telefonların artık ekranı vardı

1989 yılına gelene kadar Motorola, bu cep telefonu geliştirmek için yoğun çaba harcadı. Sonuç olarak anteni küçülmese de boyutları ve ağırlığı neredeyse yarı yarıya düşen MicroTAC 9800X modeli satışa sunuldu. Bu modelin en büyük özelliği tuş takımının üzerinde kapak yer almasıydı. Kapaklı ilk telefon da böylece 1989 yılında üretilmiş oldu. MicroTAC 9800X’in 8 karakter gösterebilen LED ekranı vardı. Sadece iki telefon olduğundan bu telefon dünyanın en hafif ve en küçük telefonu olarak tanıtılıyordu.

Bataryalar çok ağır ve güçsüzdü

O dönemde telefonlar için Nikel Kadmiyum batarya kullanılıyordu. Bu batarya telefonun ağırlığını artırıyor, çok fazla ısınma yapıyor ve zehirli bir maddeden üretildiği için kullanıcılar tarafından tehlike oluşturuyordu. Ayrıca pil tamamen boşalmadan şarj edilemiyordu. İkinci bir batarya satın alamayacağınız için kullanıcılar bu tür konulara azami şekilde dikkat etmek durumundaydı.

Nokia 1011 ile piyasaya giriş yaptı

1992 yılına gelindiğinde artık normal olarak tanımlayabileceğimiz telefonlar üretilmeye başlandı. Artık bu alanda sadece Motorola yoktu. 1992 yılının 10 Kasım günü Nokia 1011 isimli ilk cep telefonu modelini piyasaya sundu. 195 mm x 60 mm x 45 mm boyutlara ve 475 gram ağırlığa sahip olan telefon Motorola’nın mevcut iki modelinden de daha küçük ve hafifti. 2 satırlı renksiz bir ekranı vardı ve 99 kişiyi rehberine kayıt edebiliyordu. Nokia 1011’in en büyük özelliği anteninin küçük olması idi. Telefon görüşmesi yapılacağı zaman anten uzatılabiliyordu.

Batarya sıkıntısına çantalı çözüm

Aynı yıl Motorola’da Bag Phone isimli bir telefon çıkardı. Batarya konusunda kullanıcılarını mağdur etmemek için uğraşan Motorola, boyut konusunda Nokia’nın çok gerisinde kalmıştı. Çanta içerisindeki pil ile uzun süre telefon görüşmesi yapılabiliyordu fakat telefon çantadan ayrı kullanılamıyordu. Telefonun anteni ise çanta üzerinde olmasına karşılık Nokia 1011, Motorola Bag Phone’dan oldukça küçüktü.

IBM’den ilk dokunmatik ekranlı akıllı telefon

Ve, akıllı telefonların ilk adımı atıldı. Bu iki telefonun çıkmasının ardından tam 1 yıl sonra IBM dünyanın ilk smartphone’u sayılan Simon isimli cihazı tanıttı. Cihazın tasarımı Motorola’nın ilk cep telefonuna benziyordu. Fakat o devre göre çok şaşırtıcı özelliklere sahipti. Telefon özelliğinin yanında cep bilgisayarı olarak adlandırılan Simon, faks ve çağrı cihazı özelliklerine sahipti. Cihaz tanıtıldıktan 2 yıl sonra 899 dolara satılmaya başlandı. Dokunmatik ekranı ve özel kalemi ile bugünkü akıllı telefonların temeli atılmıştı. Simon, ilk defa takvim, elektronik posta, ajanda, dünya saatleri, not defteri, oyunlar gibi uygulamaları barındıran bir telefon oluyordu. Metin tahmin edebilen yazılımı onu devrin en şaşırtıcı telefonu yapmıştı.

Değiştirilebilir Zil sesleri özelliği eklendi

1996 yılında tanıtılan ve NEC tarafından üretilen Mova N103 Hyper, özelleştirilebilir zil seçeneği olan ilk telefon oldu. Bu mevcut telefonlar içerisinde bulunmayan bir özellikti. Bu tarihten sonra üretlen tüm cihazlarda bu özellik standart hale geldi.

İlk renkli ekranlı telefon

1997 yılında üstün Alman teknolojisine sahip Siemens dünyanın ilk renkli ekranlı telefonunu tanıttı: Siemens S10. Ekran kalitesi çok iyi olmasa da diğer telefonlara göre değişik renklerde menüye sahip olması telefonun farkını ortaya koyuyordu. Fakat tasarım konusunda hâlâ beklenen seviyede değildi telefonlar. Ayrıca pil konusunda da ciddi derecede sıkıntılar mevcuttu.

Nokia 8810 ile damgasını vurdu

1999 yılına gelindiğinde Nokia kendisini uzun süre dünya lideri yapacak olan 8810 isimli cep telefonunu tanıttı. Bu telefon daha önceki modellerle karşılaştırılamayacak kadar küçük ve hafifti. Sürgülü bir kapağa sahip telefonun en büyük özelliği antensiz olmasıydı. Sadece bu özellik ile Nokia dünya çapında dikkat çekti. 8810 kullanıcılarını şimdi bile görmek mümkün. Telefonun tasarımı hâlâ etkileyici.

Nikel bataryalar telefonlarda kullanılmaya başlandı

“Dünyada ilk” özelliğine sahip telefonlar çıkarken batarya konusunda da büyük bir gelişme yaşandı. Nikel bataryaların piyasaya çıkması ile önceki seride kullanılan zehirli maddeler geride kaldı. Nikel bataryalar aynı zamanda daha ince ve hafifti. Böylece telefonlarında daha küçük yapılmasına imkan sağladı. Bataryanın küçülmesi her zaman telefonların gelişimini olumlu yönde etkiledi. Şimdi bile bir telefonun en çok yer kaplayan donanımı bataryası. Yapılan çalışmalar ile bataryaların önümüzdeki sene daha ince olması bekleniyor.

Nokia 3210 tüm dünyada 160 milyon sattı

1999 yılında cep telefonuna akla gelen her özellik eklenmeye başlandı. Bu yıl “ilk”lerin yılı olarak mobil teknoloji tarihine damgasını vurdu. Nokia’nın bir başka tasarım harikası telefonu 3210 tüm dünyada 160 milyon adet satış rakamına ulaştı. Benefon Esc modeli GPS özelliğine sahip ilk telefon olarak karşımıza çıktı. Aynı yıl Samsung SPH-M100 Uproar ile cep telefonunda müzik çalar özelliği ekledi ve MP3 telefonlara giriş yaptı. Yine 1999 yılında ve efsane telefonlardan biri olan Nokia 7110, internete bağlanabilen ilk telefon oldu. WAP sitelerine giren telefon ile e-posta alıp gönderebiliyordunuz. 7110 tasarımı ve özellikleri ile bir çok kişiyi hastalık derecesinde kendisine bağlamıştır. Telefonun kontrolüni sağlayan yüzük kullanımı kolaylaştırmıştır.

İlk kameralı telefon 0.1 MP’di

2000 yılına gelindiğinde sektöre giren firmalar artık gövde gösterisi yapıyorlardı. Bu dönemde telefonlara kamera özelliği eklendi. Sharp J-SH04 modeli ile cep telefonunda kamera dönemini açtı. Telefon 0.1 MP çözünürlüğünde fotoğraflar çekebiliyordu. O dönemdeki ekranlarda fazla gelişmemiş olduğu için çektiğiniz fotoğrafları telefon ekranından seçmek çok da kolay değildi.

İlk Bluetooth özelliği Ericsson T39

2001 yılında Ericsson Bluetooth özelliğine sahip ilk telefon T39 ile dikkatleri üzerine çekti. Bluetooth içerik paylaşımı konusunda kullanıcıları kablo derdinden kurtarıyordu. İnsanlar en sevdikleri zil seslerini ve duvar kağıtlarını artık Bluetooth ile paylaşabileceklerdi. Bluetooth özelliği çıktıktan sonra telefonlarda bir standart haline geldi.

Motorola RAZR moda telefonu olarak karşımızda

2004 yılında Motorola tasarım konusunda telefonları bir adım daha öne taşıyan ince ve kapaklı modeli RAZR’yi tanıttı. Bu telefon tüm dünyada 50 milyon adet sattı. Aynı yıl Motorola A845 modeli ile görüntülü görüşme ve hızlı internet telefonlara girmiş oldu. A845’in ön yüzünde bulunan kamera artık insanların birbirlerini görerek konuşmalarını sağlıyordu. İlk zamanlar çok büyük heyecan uyandırsa da bu özellik hiçbir zaman telefonlarda çok fazla kullanılmadı.

Li-ion bataryalar telefonların daha hızlı gelişmesine imkan sağladı

2004 yılında batarya konusunda yine büyük bir ilerleme kaydedildi. Lityum-ion bataryalar telefonlar için artık çok uzun bekleme ve görüşme süreleri sunar hale geldi. Önceki telefonlarda yapılan 8-9 saat şarj karşılığı 1 saat konuşma süresi, 1-2 saat şarj karşılığı 7-8 saatn konuşma süresine dönüştü. Tabi 2004 yılında telefonlar genelde küçük ekranlı, mobil internet ve GPS gibi çok fazla enerji harcayan özelliklere sahip olmadığından bekleme ve konuşma süreleri şimdiki akıllı telefonlara göre çok iyiydi.

Palm akıllı telefonları ile gündemde

2005 yılında Palm Treo 700w modilini piyasaya sundu. Bu telefon Palm’ın kendi işletim sistemine sahipti. Telefonun ofis belgelerini açabilmesi o zaman için çok büyük bir olaydı. Sonrasında Palm arka arkaya benzer modeller üretti ve iş telefonu kategorisinde bir çok cihaz sundu piyasaya. Telefonun QWERTY klavyeye sahip olması o zamanlar için “sadece iş adamları kullanabilir” algısı oluştursa da şimdilerde herkesin QWERTY klavye tercih ettiğini görüyoruz.

Şimdiye kadar gördüklerinizin çok ötesinde! iPhone ile tüm dünyada deprem etkisi

2007 yılına gelindiğinde piyasadaki mevcut telefon üreticileri Apple’ı fazla ciddiye almadılar. Artık hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağının göstergesi olarak Apple ilk modeli olan iPhone’u piyasaya sundu. Bu telefon tüm dünyada öyle etkili olduki diğer firmaların Apple’a yetişebilmesi en az 2-3 yıllarını aldı. İlk model iPhone bir çok özellikten yoksun olsa da, tamamen dokunmatik ekran oluşu, oyun, e-posta, internet gibi ihtiyaçları barındırması, diğer telefonlarla karşılaştırılamayacak kadar hızlı çalışması ve o zamanlar sadece Apple’ın kullanabildiği multi-touch özelliğine sahip olması onu bir numara yapmaya yetti. 2007 yılı mobil teknoloji için, telefonun icadı kadar önemli bir yıl oldu. Apple, iPhone için uygulama mağazası açarak telefon dışında daha kazançlı bir gelir kapısı elde etti. Apple bunları yapana kadar hiç kimsenin aklında böyle şeyler yoktu. Telefon gelişimi Nokia’ya bırakılsaydı şuan hâlâ kendi kendine açılıp kapanan, kaba ve yavaş çalışan telefonları kullanıyor olacaktık.

Akıllı uydu telefonu

2010 yılında ilk akıllı uydu telefonu TerreStar Genus piyasaya sunuldu. 2010 yılına kadar bir çok uydu telefonu yapılmıştı fakat telefonların antenleri ilk cep telefonun boyu kadar vardı. Bu model ise antensiz ve bir çok iş fonksiyonlarını barındırıyordu. 2007 yılında Apple’ın mobil teknoloji dünyasında yaşattığı deprem diğer firmaların tüm planlarını altüst etmiş ve herkes tüm gücü ile Apple ile savaşır olmuştu. İşte o savaşın sonuçlarından bir telefon: LG Optimus 2X. Dünyanın en hızlı çift çekirdekli cep telefonu.

Mobil uygulama kavramı

Kullanıcıların kendi amaçlarına uygun hizmetlere erişmesi için farklı bir dünya sunmak gerekiyordu. Bu nedenle Apple, ilk iPhone modelinin üzerinden 1 yıl geçtikten sonra App Store’u duyurdu. Bu akıllı telefon üreticileri için bir devrimdi, çünkü para kazanmak için tek yol olan cihaz üretip satmak dışında bir alternatif ortaya çıkmıştı. Apple ilk etapta bağımsız geliştiricilerin uygulama çıkarmalarına izin vermedi.  

Yine farklı bir anlayışa, daha hızlı bir dönüşüme ihtiyaç vardı.  

10 yılda en çok kullanılan işletim sistemi olan Android’in doğuşu

Google’ın mobil işletim sistemi Andorid, 2008’in Kasım ayında sessiz sedasız HTC Dream olarak bilinen, ABD’de T-Mobile G1 olarak anılan bir cihazda yerini aldı. HTC Dream, kızaklı dokunmatik ekranı, fiziksel klavyesi, maksimum işlevselliği ile dönemin en iyi cihazlarından birisi oldu.  

Bugün, ilk Android telefonun üreticisi olan HTC, pazarda tutunma savaşı veriyor. Google, her ne kadar firmanın elinden tutsa da HTC’nin Nokia’ya benzer bir kadere sahip olmasına az kaldı. Umarız böyle bir durum gerçekleşmez. 

Gözlüksüz 3D telefonlar

2011 yılı ise başından sonuna kadar heyecanlı geçen bir yıl oldu. Apple iPhone 4S ile yine şov yaptı. Telefonun çift çekirdekli A5 işlemcisi, bir önceki modele göre 2 kat daha hız kazandırdı. Çift antene sahip olması yine ilkler arasında. HTC EVO 4G ile dünyanın ilk 4G telefonunu tanıttı. Android işletim sistemine sahip cihaz oldukça da hızlı. 3D’nin önce sinemalara, ardından televizyonlara girmesi ile birlikte çok geçmeden dünyanın ilk 3D cep telefonu LG Optimus 3D piyasaya sunuldu. Telefon çift kameraya sahip ve 3 boyutlu görüntü kaydedebiliyor. Ayrıca bu görüntüleri telefonun ekranından herhangi bir gözlüğe gerek kalmadan izleyebiliyorsunuz.

Siri aramıza hoş geldi

iPhone'ların en büyük parçalarından birisi olan Siri, ilk kez 2011 yılında ortaya çıktı. Onun yeni diller öğrenmesi ve hızlı şekilde kullanılması zaman aldı. Google sadece bir yıl sonra şimdilerde Google Asistan olarak bildiğimiz Google Now’u hizmete soktu.  

Windows Phone

Android ve iOS’in akıllara zarar yükselişini uzaktan seyreden Microsoft, cihazların artık mobilleşeceği gerçeğini görmezden gelmeyi bırakıp, çok da ilgilenmediği Windows Mobile projesinin fişini çekti. Ortaya Windows Phone adında yeni bir anlayış çıktı. Artık PC’nin vazgeçilmez işletim sistemi mobil versiyonuyla rekabete hazırdı. 

Israrcı gelenekçilik

BlackBerry, hala üretime devam ediyor, hala ısrarla fiziksel klavyeye sahip cihazlar üretiyor. Pazarda bir dev olmak isteyen şirketler, tüketicilerin eğilimlerine göre hareket ediyorlar. Halihazırda dev olanlar ise bu eğilimlerin gidişatını belirliyorlar. BlackBerry ise ısrarla kendi söylediğinden başkasını doğru görmeyen bir anlayışla hareket ediyor. 2012’nin başında firma, tarihindeki en kötü yılını geride bıraktığını açıklamıştı. Hala o eski günleri mumla arayan, defalarca batışın eşiğinden dönen bir şirket kimliğini koruyor.  

Yeni dev rekabet Samsung

Samsung, 2012 yılında akıllı telefon sektörünün en çok satan cihazı oldu. Firma hemen hemen her cebe uygun olan her türlü akıllı telefonla piyasanın altını üstüne getirdi. Aynı zamanda Apple, oldukça seçme teknolojilere sahip az sayıda cihazla farklı bir strateji uygulayarak en çok telefon satan üreticiler arasında 2. sıraya yerleşti. Samsung, günümüzde hala akıllı telefon sektörünün lideri. Apple ise Huawei ile ikincilik için savaş veriyor. 

Dünyanın her yerinde akıllı telefon

2013 yılında dünya çapında satışı gerçekleşen akıllı telefon sayısı 1 milyarı geçti. Evet, tam 1 milyar insanın cebinde akıllı telefon vardı artık, uzmanlar bu pazarın hala doymadığından söz ediyorlardı. 3G gibi teknolojiler sayesinde herkesin, her yerde ve her zaman internete bağlı kalması sağlanmak isteniyordu. Bugün hala dünyanın her yerinde internet erişimi yok, ancak akıllı telefon var. 

İlk yapay zeka işlemcisine sahip akıllı telefon 

apay zekalar yazılımlardan ibarettir, ancak bu yazılımlar yüksek işlem gücü gerektirir. Milyonlarca transistörden oluşan mobil cihazlardaki işlemcile ise iki klasik bölümden oluşurlar. Bunlardan ilki merkezi işlem birimi olan CPU’lardır. İkincisi ise görüntü işlemlerini organize eden GPU’lardır. Huawei ise akıllı telefon tarihinde ilk kez, kendi işlemci markası Kirin ile bir başarıya imza attı. 

Firma, NPU adı verilen, yapay zeka yazılımlarının çalışmasıyla özel olarak görevlendirilen bir işlemci birimiyle, 3 bölümlü mobil işlemci yongasını tanıttı. Bu yongalar, tarihin ilk fiziksel yapay zeka işlemcisine sahip olan Mate 10 serisinde karşımıza çıktılar. Eş zamanlı olarak Apple, iPhone X ile A11 Bionic işlemcisini gün yüzüne çıkardı. Ardından Qualcomm Snapdragon 845 ve Samsung Exynos 9810 gibi güçlü işlemciler gördük.  

Samsung, Huawei ve Apple’ın sırasıyla başını çektikleri akıllı telefon dünyasında, artık yüzlerce cihaz ve onlarca üretici var. Çin, pazarın büyük bölümünü markalarıyla ele geçirmiş görünüyor. Artık sesli asistanlar ve yapay zeka teknolojileriyle telefonlarımız bizi daha iyi tanıyorlar.