Cumhurbaşkanı Erdoğan

SİYASET: Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu!

Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Savunma Sanayi Müsteşarlığında yapılan toplantıda alınan kararı açıkladı. Erdoğan, “Ülkemizde üretilebilecek hiçbir ürünü, yazılımı, sistemi acil durumlar haricinde kesinlikle dışarıdan hazır olarak almayacağız. Gerekirse daha çok zaman harcayacak, gerekirse daha çok para harcayacak ama mutlaka kendi ürünlerimizi, sistemlerimizi geliştireceğiz” dedi. Erdoğan ayrıca, Türk Tabipler Birliği ve Barolar Birliği’nden ‘Türk’ ifadesinin çıkarılması gerektiğini savundu. Erdoğan “Türk Tabipler Birliği’nin başındaki ‘Türk’ ifadesi zaten Bakanlar Kurulu kararıdır. Bir defa onun oradan hemen, süratle çıkarılması lazım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulunuyor. Afrin’e düzenlenen Zeytin Dalı Harekatıyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Operasyon başarıyla sürüyor” dedi. Erdoğan, savunma sanayi ile ilgili olarak “Ülkemizde üretilebilecek hiçbir ürünü, yazılımı, sistemi acil durumlar haricinde kesinlikle dışarıdan hazır olarak almayacağız” diye konuştu. Erdoğan, Afrin operasyonunun Münbiç’e kadar süreceğini dile getirerek, “Münbiç’e topraklarını asıl sahiplerine teslim etmek için geleceğiz” dedi.

Erdoğan’ın ‘değişsin’ dediği birliklerin isim ve amblemleri şimdilik şu şekilde.
Erdoğan’ın ‘değişsin’ dediği birliklerin isim ve amblemleri şimdilik şu şekilde.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, TTB ve Barolar Birliği’nden ‘Türk’ ifadesinin çıkarılması gerektiğini söyledi. Erdoğan “Türk Tabipler Birliği’nin başındaki ‘Türk’ ifadesi zaten Bakanlar Kurulu kararıdır. Bir defa onun oradan hemen, süratle çıkarılması lazım. Sadece Tabipler Birliği değil, Tükiye Barolar Birliği ile ilgili de aynı şey…” diye konuştu.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları…

Değerli milletvekili arkadaşlarım, kıymetli misafirler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Sizlere Meclis çalışmalarında başarılı ve verimli bir hafta geçirmenizi Allah’tan niyaz ediyorum. Geçtiğimiz çarşamba günü Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısını ilk defa kendi başkanlığımda gerçekleştirdik. Toplantıları periyodik olarak yapacak, çalışmaları adım adım takip edeceğiz. Projele bedeli 9.4 milyar dolar olan çalışmaları karara bağladık.

‘GEREKİRSE DAHA ÇOK PARA HARCAYACAĞIZ AMA…’

Şu dönemde projelerimiz çok daha kritik hale gelmiştir. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmediğimiz takdirde bize verilen 1 vidanın dahi yeri geldiğinde şantaj malzemesi haline dönüştürüldüğünü gördük. Cumhurbaşkanlığı korumalarına alınacak tabancalar konusunda acı tecrübe yaşadık. Diğer silahlar konusunda nasıl bir tavır içinde olduğunu ve olabileceğini az çok tahmin edersiniz. Son toplantımızda şöyle bir karara vardık. Ülkemizde üretilebilecek hiçbir ürünü, yazılımı, sistemi acil durumlar haricinde kesinlikle dışarıdan hazır olarak almayacağız. Gerekirse daha çok zaman harcayacak, gerekirse daha çok para harcayacak ama mutlaka kendi ürünlerimizi, sistemlerimizi geliştireceğiz. Şartlarımızı kabul ederek bizimle birlikte çalışmak isteyen uluslararası savunma sanayi kuruluşları ile işbirliğine hazırız. Ancak bu asla hazır şekilde olmayacak.

Ülkemizde giderek daha güçlü hale gelen bir savunma sanayii sektörü var. Dünya devleri ile yarışabilecek hale gelmiş milli kuruluşlarının yanında yüzlerce, binlerce özel sektör firmamız geceli gündüzlü çalışıyor. Mühendislerimiz her gün yeni başarılara imza atıyor. Düne kadar yapılamaz denen nice proje ya tamamlandı ya da tamamlanma aşamasına geldi.

Perşembe günü TÜGVA’dan gençlerimizle bir aradaydık. Gençler konusunda yapmamız gereken hala çok iş olduğunu da biliyorum. AK Parti Gençlik Kolları’nın 1.5 milyon civarında olan üye sayısı ana muhalefet partisinin toplam üye sayısından bile fazladır. Bütün bunlar elbette önemlidir, ancak Türkiye’de 30 yaşın altında 38 milyonun üzerinde kardeşimizin bulunduğunu göz önüne aldığımızda çalışmalarımızın yeterli olmadığını düşünüyorum. Kamu kuruluşları kendi alanlarında, sivil toplum kuruluşlarımız kendi alanlarında, parti gençlik teşkilatlarımız da kendi alanlarında, hepsi de birbirini tamamlayacak şekilde ‘Asım’ın Nesli’ni yetiştirmenin gayreti içinde olmalıyız.

Cumartesi günü Bitlis ve Batman il kongrelerimizde hem teşkilatımızla hem de vatandaşlarımızla hasret giderme fırsatı bulduk. Biz adeta birer miting yaptık. Batman zaten muhteşemdi, Bitlis kara rağmen muhteşemdi. Milletimizin, şehirlere ayak bastığımız andan itibaren gösterdiği sevgi, teveccüh bize sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu gösteriyor. Milletimizin bizden beklentileri asla azalmış değildir. Düne kadar sadece yol, su, konut, okul, havalimanı isteyen şehirlerimiz, bugün dünya çapında projelerin hayata geçirileceği konuları dile getiriyor. Her biri gerçekten çok önemli projelerin şehirlerimiz tarafından sahiplenilmesi geleceğimize daha büyük umutlarla bakmamızı sağlıyor. Önümüzdeki hafta sonundan itibaren büyükşehirlerin kongrelerine de başlıyoruz. Mart ayı sonuna kadar il kongrelerini tamamlamayı ve ardından büyük kongremize hazırlanmayı sağlıyoruz.

VATİKAN ZİYARETİ

Önceki akşam başlayan ve dün gece geç saatlerde Türkiye’ye dönüşümüzle neticelenen başarılı bir Vatikan ve İtalya ziyareti oldu. Bu, Celal Bayar’dan bu yana 59 yıldır gerçekleştirilen ilk temas olması bakımından da ayrıca önemlidir. Ruhani lider, 1 milyar 200 milyonluk bir Katolik dünyası, buranın ruhani lideri Papa Fransuva ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Kudüs başta olmak üzere bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunduğumuz sayın Papa’nın ülkemizle yakın işbirliğine önem verdiğini gördüm. 1 milyar 200 milyon Katolik dünyası, 1 milyar 700 milyon İslam dünyası olmak üzere bunların birlikte değerlendirilmesini ve İslamafobi noktasında kendilerinin takınacağı tavırın önemli olduğunu ortaya koyduk. Kudüs meselesinde, 128 oyla Amerika adeta BM Genel Kurulu’nda reddedilmiştir. Asılsız Ermeni iddiaları konusunda hassasiyeti kendisine bir kez daha en üst düzeyde ifade etme imkanı bulduk.

Vatikan’daki programımızın bundan sonraki programında Cumhurbaşkanı ve İtalya Başbakanı ile görüşmemizi yaptık. İtalya bizim Avrupa’da ilk 3 içerisinde yer alan, askeri, siyasi, ekonomik, kültürel ve ticari alanlarda bir komşumuz. 20 milyar dolarlık bir ticaret hacmine sahibiz. Yeter mi? Yetmez…

Savunma sanayiinde biz en kararlı adımı da İtalya ile attık. ATAK helikopterini biz İtalya ile birlikte yürütüyoruz. Zeytin Dalı Harekatı da elbette gündemimizde önemli bir yer tuttu. Terörle mücadelede İtalya’dan da daha güçlü destek beklediğimizi ifade ettik. İtalya’nın önde gelen firmaları ile toplantı gerçekleştirdik. Önce kendi görüşlerimizi ifade ettik. Yeni yeni yatırımlar yapmak istediklerini kendilerinden dinledik.

“AFRİN HAREKATI BARŞARIYLA SÜRÜYOR”
Afrin’deki bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik 20 Ocak’ta başlattığımız Zeytin Dalı Operasyonu başarı ile sürüyor. Şehitlerimiz yüreğimizi yakıyor. Sivil vatandaşlarımızın acısını da asla unutmuyoruz. Rakam olarak ifade edilen her bir kaybımızın annesi ile, babası ile, kardeşi ile, evli ise eşi ile, varsa çocuğu ile, arkadaşları ile başlı başına birer dünya olduğunu çok iyi biliyoruz. İnancımıza göre şehitler ölmez. Onlar diridirler ancak biz kendilerini göremeyiz. Şehit olan kardeşlerimizin ailelerinin yanındayız, yanında olmayı da sürdüreceğiz. Gazilerimize de her türlü desteği veriyoruz. Türkiye bugün de şehitlerinin, gazilerinin omuzlarının üzerinde istiklaline bakmayı sürdürüyor.

‘UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR’

Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak” dedik. Kim bunlara yan bakarsa icap ederse 80 milyon tek vücut olarak bunların tepesine binmek bizim boynumuzun borcudur. Türkiye’yi güya DEAŞ’la mücadele için diyerek topaldıkları çapulcularla aynı kefeye koyanlar, kimin eşkiya sürüsü olduğunu yavaş yavaş görmeye başladılar. Biz sabırlı bir devlet, sabırlı bir milletiz. Elimizden geleni yapmaktan çekinmeyiz. Son 2 asrı hep fedakarlıkla geçirdik. Yalanla, dalavere ile ayak oyunları ile, diplomatik sahtekarlıklarla 5 milyon metrekarelik vatanımız talan edildi. Birileri bunu da bize çok görüyor. Bizi öyle çok zorladılar ki sonunda uyuyan devi uyandırdılar. Bunu böyle bilsinler. Türk milleti yepyeni bir döneme ilerliyor. Türkiye’nin her başarısı milyonlarca yürekte dalga dalga büyüyor.

Bugün askerlerimiz kahramanca bir mücadele veriyorlarsa bunun gerisinde Türkiye’nin hedeflerine ulaşacaklarına olan inançları yatıyor. Bize bir mesaj veriyorlar. Bu mesaj tüm milletimiz için daha büyük bir Türkiye’yi inşa etmekle sorumlu olduğumuzdur. Yapacak çok işimiz, gerçekleştirecek çok projemiz vardır.

Karikatörü devletlerden biri durumuna düşeriz öyle olmazsa. Ekonomide, diplomaside, terörle mücadelede, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarında bunu ispat ettik. Artık hiçbir ülke ve hiçbir kurum Türkiye’nin gücünü sorgulayamayacak hale gelmiştir. Hatırlayın, geçmişteki koalisyon hükümetleri dönemini hatırlayın. Bir tank harekete geçemezdi. Bir top harekete geçemezdi. Kim sana SİHA, İHA verirdi ya? Verdiler de yürüdü mü? Yürümedi. Bu devir geride kaldı.

‘AFRİN’DE ETKİSİZ HALE GETİRİLEN TERÖRİSTLERİN SAYISI BİNE YAKLAŞTI’
Şu anda Afrin Harekatı’nda hamdolsun etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı 1000’e doğru yaklaşıyor. Şehitlerimiz de var. Ama bizim şehitlerimizin bir de inancı var. Onlar sevgili Peygamberimizin o müjdesine doğru yürüyorlar. İhtiyacımız olduğu anda beraber gideceğiz. İşi sıkı tutuyoruz. Afrin’deki bu operasyonlar kararlı bir şekilde devam edecek. İdlib’le devam edecek. ‘Ne zaman bitireceksiniz?’ sorusunu soranlara ben diyorum ki, siz Afganistan’daki operasyonlarınızı ne zaman bitirdiniz? Irak’taki operasyonlarınızı ne zaman bitirdiniz? 18 sene olduç Hala oradasınız. Bizim 911 kilometre sınırımız var. Bugüne kadar 700’ü aşkın, terör örgütlerinin taciz atışları ile karşı karşıya, 100’ü aşkın bizim şehidimiz var. Bunu duyuyor mu Amerika? Görüyor mu? Bize pek çok şeyi söylediler ama doğru konuşmadılar. Sayın Obama da doğru konuşmadı, Trump da aynı yolda gidiyor. ‘Münbiç’ten çıkacağız’ dediler. Hadi çıkın. Kimleri getirdiniz oraya? PYD’yi, ,YPG’yi, PKK’yı. Yerleştiriyorsunuz, hala ‘Münbiç’e gelmeyin’ diyorsunuz. Biz Münbiç’e topraklarının asıl sahiplerine teslim etmek için geleceğiz. Bu bölgede bir şey yapılacaksa, gelin NATO’da beraber olduğunuz Türkiye ile beraber yapın. Bizim sorunumuz tamamıyla terör örgütleriyledir. Amerika diyor ki DEAŞ’ı temizledik. Niye hala buradasın? O zaman sizin Türkiye’ye, İran’a veya olmaz ya Rusya’ya yönelik hesabınız var. Biz yerimizde dimdik duruyoruz ve duracağız.

SÖZCÜ

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*