YORUM: Belediye başkanı nasıl olmalı?..

YORUM: Belediye başkanı nasıl olmalı?..

Beşiktaş’ta belediye başkanı kim olacak?
Daha doğrusu Belediye Başkanlığına kim vekalet edecek.
Bu soru ve haberler üzerine yoğunlaştık.
Merak edilen de bu…
Ama bence belediye başkanı kim olacak yerine nasıl bir belediye başkanı olacak, nasıl olmalı buna kafa yormalıyız.
Sonuçta kim olursa olsun,
bir CHP’li başkan olacak…
Ve bu kişiyi halkın seçtiği meclis üyeleri belirleyecek.
Peki o kişi nasıl olacak,
nasıl olmalı?..
Bu daha önemli değil mi?
***
Son zamanlarda Beşiktaş yine gündemde…
Ama bu sefer spor kulübü değil,
belediye ile…
Sonuçta Beşiktaş!..
Bizim alanımıza giriyor.
Haberleri en yoğun izleyen biziz, en çok da bilgi veren…
Gerek gazeteye gerekse bana özel olarak mesajlar geliyor.
Haber anlamında tabii bunlar…
Telefonlar susmuyor.
Aday olduklarını söyleyenler, görüşmeler, kulisler…
Son anda ortaya çıkanlar.
Demokratik bir ortam tamam da,
hiç ihtimal olmadığı halde isim beyan edenler,
toplu hareket içinde olanlar, bireysel duranlar…
***
Kurumsal kimliğin başındakileri anlarım da anlamadığım bir dizi olay ve gelişme beni bile yordu!..
Allah kolaylık versin
Artık bir karar aldık isimlerden ve gelişmelerden bahsetmeyeceğiz.
Son dakika şok haberlere yetişmek mümkün değil!..
İnanmakta…
İşin tadı kaçıyor!..
Ve seçime bir gün kaldı!..
Artık 4 aday mı çıkar, yoksa iki aday mı
veya tek adayla mı seçime gidilir yarın göreceğiz
Tek aday üzerinde fikir birliğine çalışılıyor.
İki aday olacağı konusunda da ağırlık var.
CHP’nin kurumsal kimliği, parti disiplini de var tabii…
Yarın saat 15:00 itibariyle dananın kuyruğu kopacak!..
Şaka bir yana Beşiktaş’ı vekaleten yönetecek başkan belli olacak.
Ve bu kişi CHP’li olacak
Meclis, seçim öncesi yaşananları geride bırakıp anında işe koyulmak, Beşiktaş adına başkana sahip çıkmalıdır.
Seçimden önce yazayım düşüncelerimi de kayda geçsin!..
Her şey olup bittikten sonra yazan çok olur.
Zira;
Nabza göre şerbet bizim işimiz değil!..
Güçlüyü öven, düşene vuran çok olur biliyorsunuz,
biz onlardan olmadık hiç,
Allah korusun; o duruma düşmeyelim.
***
Konumuz Beşiktaş!..
Gündem; Seçimler.
Bu konuda iki gün tüm gelişmeleri içeren haberler paylaştık
Bu üçüncüsü,
haber değil yorum birazda…
Çünkü;
bize gelen yorumlara bakıyorum, en sık yazılan şu
“Sizin düşünceniz nedir, kim başkan olacak?”
Nereden bilelim, siyasetin içinde olanlar bile bilmiyor,
demokratik bir ortam mı dersiniz, bıçak sırtı kritik bir durum mu?..
Didinip duruyorlar!..
Haklılar kendilerince
Bilmiyoruz, bilmek de istemiyoruz.
Bildiklerimiz var, düşüncelerimiz de ama;
İsim versek onun adamı oluyoruz, vermesek bunun adımı oluyoruz.
En iyisi
Haberlerimizi takip edin.
Bizden başka Beşiktaş Gazetesi yok!..
Bir kez daha anlamışsınızdır!..
Sosyal medya değil, dedikodu değil, etkin, güçlü
resmi bir yayın organı…
Gazetecilerin hazırladığı…
Milyonların takip ettiği haber sitesi…
Haberlerin analitik raporlarına baktım binlerce kişi izlemiş sadece iki haberi…
Gelişmeleri…
Bugün bu son yazı…
Benim ağzımdan…
Hem baş yazı da hemde Beşiktaş kategorisinde…
Yarın artık tek kelime yok, çünkü seçim var.
Bu konuda yazmayacağız
Neden böyle diyorum?
Onlarca seçim geçirdik.
ve bu hep böyle olmuştur da ondan,
her seçim öncesi son gün, susarız.
doğrusu da budur!..
***
İyi ki de böyle…
Yoksa fatura bize kalır mazallah!..
Her zaman;
Gazetecinin, gazetelerin kaderidir bu!..
Çok yaşadı meslektaşlarımız.
Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabiliyoruz çoğu zaman…
Havuz medyası var, merkez medya var,
her devrin medyası var
Var oğlu var…
Lafa gelince;
Herkes sütten çıkmış ak kaşık
İcraat öyle değil ama…
Elimiz değil, belimize kadar taşın altındayız
düşsek, yanımızda değildir kimse,
herkes bir maval okur!..
35 yılı bitirdim, bu deli saçması işler bitmedi,
daha neler var neler,
Ne mücadeleler veriliyor!..
Sizin ki bir şey mi?
Soran yok!..
Her şeyin farkındayız biz!..
Ben de diyorum ki doğru olan var doğru olmayan var
Çıkar at gözlüğünü öyle bak!..
İşine geldiği gibi davranma…
Ah alırsın!..
Cefa çekersin!..
***
Kendi adımıza konuşayım
Bizim fikrimiz belli, yayınlarımız ortada.
Misyonumuz da vizyonumuz da Beşiktaş
Beşiktaş adı neredeyse biz oradayız.
Her zaman söylüyor, yazıyorum.
Bizim işimiz kişilerle değil, kurumlarla…
Beşiktaş’a katkı veririz, o kadar…
Kim olursa olsun,
siyasetçi değiliz biz.
Bu her zaman da böyle olacaktır.
Beğenen beğenir, beğenmeyenin yolu açık olsun!..
***
Nasıl bir belediye başkanı istiyoruz veya istiyorum bu sorunun yanıtını vereceğim merak etmeyin,
bu toplara girmem ama madem bu kadar çok soru ve yorum var yazacağım.
Yazacak o kadar çok şey var ki, yıllardır biriktirdiğim
Onun da sırası gelecek!..
Ama şimdi konu başka!..
Biz bizeyiz şurada
önce biraz sohbet edelim.
Ben yazayım
siz okuyun!..
Malum bugün 10 Ocak/ Dünya Gazeteciler günü…
***
Tam 4 kuşaktır Beşiktaşlıyım.
Dededen babama, oradan bana, benden çocuklarıma… Çocuklarım burada doğdu, büyüdü. Benim karnım Beşiktaş’ta doydu. Beşiktaş’ta nefes aldım, belki Beşiktaş’ta öleceğim.
Mesleğe Hürriyet Gazetesi’nde polis muhabiri olarak başladım, istihbarat ve haber merkezinde yıllarca çalıştım. 20’ye yakın haber ödülü aldım. 35 yıllık meslek hayatım boyunca hep önceliğim Beşiktaş olmuştur, bunu herkes bilir. Ulusal gazetelerde, Günaydın’a geçince spor yazarken, Beşiktaş’ı izlerdim. Siyah-Beyaz benden sorulurdu. Çırağan Sarayı’nın eski yıkık dökük yanında bir stad vardı. Toz toprak içinde Beşiktaş antrenmanı izler haber yapardık. Derme çatma kiralık kulübe bozması kulüp binasında Süleyman Seba ile az oturup dertleşmedik.
Hem kulüp hem semt bizim içimize işlemiş.
Yaklaşık 20 yıl önce Beşiktaş Gazetesi fikri doğunca hiç düşünmeden girdim. Süleyman Seba gazeteyle poz verince keyiflenirdim. Büyük adamdı, tüm Beşiktaşlılara böyleydi, onare ederdi hepimizi… Beşiktaş adı nerede geçerse oradaydı… Beşiktaş yazan dağıtım arabalarımızı yolda görse durdurur, kolay gelsin çocuklar derdi. Unutmam o günleri bu saygıyı, sevgiyi ve desteği…
Oralardan nelere geldik.
Sevgiden, ikiyüzlülüğe
kucaklamadan, engellemelere,
hakaret ve küfüre
emeğe saygıdan, kerhen desteğe,
sahiplenmekten, yok sayılmaya…
Kırıldık, sıkıldık,
Güldük geçtik!..
Hani bir şarkı var ya aklıma geldi
“Yıkılmadık ayaktayız”
Beşiktaş Gazetesi de o misal…
***
Dönelim yazının devamına;
Baktım, Beşiktaş Gazetesi sevilir ve aranır oldu, basın ve medya danışmanlığı işlerini tamamen bıraktım Beşiktaş Gazetesi’ne ağırlık verdim. Elimizde broşür dağıttık hepimiz…
Ne günlerdi…
Ulusal gazeteden arkadaşlar çok yardım etti. Ünlü yazarlar yazdı, halen yazıyor. Hep bize inandılar, güvendiler. Sağ olsunlar zaman içinde kulüp ve yerel yönetim de kurumsal olarak benimsedi ilk ve tek olunca…
Ve de saygın…
Ve de sürekli…
Ve de doğru…
Sonra halk çok destek verdi. Yay-Satta- bayilerde Beşiktaş’ta en çok satan gazete olduk bir zamanlar… Haftalığa döndük!..
Gazeteci arkadaşlarımız 24 saat çalışıyordu. Çok emek verdik. Kültür hizmetidir, gazetedir, basın herkese lazım olur diye yola çıktık. Beşiktaş’ın ilk ve tek gazetesi olduk.
Beşiktaş maçlarını izledik, başarıları da başarısızlıkları da yazdık, yazarken bazen sevindik bazen üzüldük…
Stat da tribünlerde bulunduk.
Dahası yıllardır yerel yönetimlerin kültür sanat hizmetlerini duyuru ve etkinliklerini halkla biz buluşturduk.
Fikir işçiliği yaptık, emeğimizi 24 saat heyecanımızı, mesleğimizi ortaya koyduk.
Semt bizim aşk bizim dedik. Elimizden geldiğince Beşiktaş’a destek vermeye, sahip çıkmaya çalıştık,
Beşiktaş’taki kurumlarla her zaman ortak hareket ettik.
Hiç kişisel düşünmedik hep kurumsal baktık işlerimize… Ortak çalışmalarımızda da , ilişkilerimizde de…
Beşiktaş Gazetesi yayınlanırken, 4 kulüp başkanı, 3 belediye başkanı, en az 4 kaymakam, 7-8 emniyet müdürü vb birim müdürleri değişti, gitti…
Biz hiç değişmedik, hep buradayız.
Durduğumuz yerdeyiz!..
***
Herşeyi takip edince;
haklı olarak soruyorlar…
Sağ olsunlar fikrimize inanıyor değer veriyorlar demek ki…
Kulüp seçimlerinde de sorarlardı, kim başkan olur düşünceniz nedir diye?..
Şimdi de yerel yönetimi soruyorlar…
Belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı,
nasıl bir belediye başkanı olmalı, diyorlar…
Yazın istiyorlar.
İstedikleri, kamuoyunu bilgilendirmek…
Yüzbinler bizi takip ediyor.
Yayınlarımız dünyanın her yerinden milyonlara ulaşıyor.
Paylaşıma zorluyorlar.
doğrudur, isteyecekler…
***
Öncelikle belediye başkanı tamamen görevden alınmadı, uzaklaştırıldı.
Soruşturmalar sonucu dönebilir, temennimiz de aklanması ve seçimle geldiği makamdan seçimle gitmesi veya kalması…
Başkan tekrar döner dönmez bilemem, bu bizim işimiz değil!..
Yerine bir vekil seçilecek. 1 yıllığına başkanlık yapacak.
Başkan’da yine CHP’li olacak.
Önce bu tespiti tekrar yapalım, sonra yeniden en önemli durumu vurgulayalım;
Seçim öncesi, seçim sonrası ne yaşanacaksa orada kalmalı, seçimi kazanacak kişiye kim olursa olsun Beşiktaş’ı yönetmede destek verilmelidir.
***
Oldum olası, yazılarıma özen gösteririm.
Yıllardır genel yorumlarım ve düşüncelerimi sizinle paylaşıyorum ama okuyanlar bilir,
hiç bir zaman siyaseten kimseye kişisel yazı yazmadım, yazmam…
Bunu yerel yönetimlerde seçimler öncesinde ne Ayfer Atay, ne Yusuf Namoğlu, ne İsmail Ünal ne de Murat Hazinedar için haber dışında köşe yazısı yazmadım.
Spor alanında ise Süleyman Seba’nın zaten başkanlığının sonlarıydı ve de zaten yeri Beşiktaş’ta herşeyin üstündedir. Hiç karıştırmayalım!..
Ne Serdar Bilgili için, ne Yıldırım Demirören için ne de Fikret Orman için seçim öncesi yazı yazdım.
Yayınlarımız ise; bağımsızdır…
Çeşitli, yüzlerce kurumla iletişimde, basın yayın doğrultusunda ortak faaliyet içinde çalışıyorlar.
Ama ben bir gazeteci-yazar olarak hayatım boyunca sadece inandığım doğruları yazdım, inanmadığım olaylara ise hiç girmedim.

***
Bugün 1O Ocak çalışan gazeteciler günü…
Ben 10 yıl önce emekli oldum ama hala çalışıyorum. O zaman benimde günüm…
Meslek hayatımın 35 yılını geçtiğimiz günler içinde bitirdim.
100’ü aşkın kişi ve kuruma baş danışmanlık yaptım. Bunun içinde siyasetçi var, iş adamı var, spor adamı var…
Bir o kadar da gazete, köşe yazarlığı ve tabii çok önemli bir kitap…
Radyo programları ve yazdığım yazıları da saymayayım isterseniz…
Mesleğim dışında da hiç başka iş yapmadım.
Öyle internet sitesi açıp veya sosyal medyadan yazıp muhbirlikle muhabirliği karıştıran, dedikodu üzerinden beslenen ve kendini gazeteci olarak tanıtanlardan da değiliz anlayacağız.
Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı, Valilik basın bürosu tarafından izinlerimizle, sarı basın kartımızla bu işi yapıyoruz. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Spor Yazarları Derneği, Dünya Spor Yazarları Derneği üyesiyim. Ayrıca Ekonomi Gazetecileri Derneğinin de içindeyiz. Yüzlerce genç gazeteci yetiştirdim.
***
Niye yazdım bu özet öz geçmişi…
Fikirlerimi okurken,
beni de, bizi de tanıyın istedim.
Şimdi gelelim meseleye;
Yerel yönetici demokrasinin temel taşıdır.
O İlin, ilçenin, beldenin kardeşi, anası, babası, konu komşusudur.
Eğer başkan olmak istiyorsan ve başkan olacaksan;
Önce ne oldum delisi olmayacaksın!..
Afra tafra yapmayacaksın.
Ulaşılmaz olmayacaksın.
Makam arabasını bırakacaksın,
gerekirse otobüse bineceksin,
yürüyeceksin.
Sokaklarda ve tabii Çarşı’da…
Güler yüzlü olacaksın, kucaklayacaksın herkesi…
Tavır yapmayacak, dost ve arkadaş olacaksın.
İdareci değil, yönetici olacaksın.
iletişime açık olacak,
dert dinleyecek, sorun çözeceksin.
Seçilirken ayrı; seçildikten sonra ayrı olmaz.
Mazeret üretmeyecek,
işleri yokuşa sürmeyecek,
çözüm odaklı olacaksın.
Geçmişin temiz olacak,
önüne dosyalar konulmayacak.
Sahtekarları ayıklayacaksın,
emeğiyle çalışanlara kuçak açacaksın.
Herkese inanmayacak, akıllı olacaksın!..
İftira atmayacaksın,
Hırsızlık yapmayacaksın.
Yerine göre uysal,
yerine göre hırçın,
bazen de kabadayı da olmayacaksın.
Neysen o,
oynamayacaksın.
Kibiri bırakıp, tevazu göstereceksin.
Sonuç olarak;
Samimi olacaksın, samimi!!!
İnsan olacaksın
En önemlisi de;
Beşiktaş’ı, Beşiktaşlıyı kucaklayacaksın
İşte;
Bu kadar basit!..
İnan;
Sevilirsin, sayılırsın, el üstünde tutulursun
Sıkılmazsın, üzülmezsin
destek görürsün…
Daha ne istiyorsun hayattan
yetmez mi?!..
İşte ben böyle bir belediye başkanı istiyorum,
sizin de fikriniz budur eminim.
***
Madem laf açıldı, bir şey daha paylaşayım sizle…
…Ve bunu ilk defa açıklıyorum.
Beşiktaş Medya Grup’a çok sayıda siyasetçi uğrar.
Her kesimden…
Hepsi de çok üst düzey insanlar,
yıllardır da bana teklifler yapmışlardır.
Siyasette görmek isteriz sizi diye…
Hep önceliğim Beşiktaş oldu.
Sonra konuşuruz dedim hep!..
bugüne kadar…
Ama ısrarlar sürüyor.
Siyaseti düşünmediğimi söyledim ve yazdım.
Ben, mesleğimi çok seviyorum, işimi yaparım o kadar!..
Herkes de işini yapsa ne güzel olur.
Neden bu konuyu açtım?
Bunu da çok soruyorlar bana da ondan…
Peki, bundan sonra düşünmez miyim?..
Onu da merak edin biraz…

***
Sırası değil çünkü bu konunun…
Birlikteyiz nasıl olsa…
Paylaşırız,
dertleşiriz,
yazarız,
çizeriz,
her şeyin zamanı var.
Biz bizeyiz!..
Beşiktaş’ız…
Beşiktaşlıyız…

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*