Kördüğüm

Kördüğüm

Türkiye zor bir dönemden geçi-yor. Sadece Türkiye değil birçok ülke benzer sorunlarla karşı karşıya. Ama Türkiye için durum farklı ve oldukça zor bir hal aldı.
İç politika başka bir alem dış politika başka…
Hepsi birbirine karışmış durumda. 1, 2 yıla kalmaz yakın zamanda kapıda bir seçim var.
FETÖ belası bitmez.
Terör kronikleşti zaten.
OHAL daha uzun sürer.
Belediye Başkanlıkları el değiştirir.
Mahkemeler mahkemeler.
Sistem sil baştan.
AB ile sorun.
ABD ile sorun
Rusya ile sorun.
Komşuları hiç sormayın.
Ortadoğu zaten cadı kazanı.
Dostlukları sürdüremi-yoruz.
Yanı başımızda yeni bir devlet için referandum.
Savaş söylentileri.
İnen çıkan borsa ve yabancı para birimleri.
Ayakta kalmaya çalışan ekonomi.
Ve en önemlisi de ülkeyi bölmek parçalamak isteyenler.
Onların yardakçıları.
Zor bir dönemden geçi-yoruz.
Mustafa Kemal sınırları çizene ve ülkeyi kurana kadar hep zor bir dönemden geçtik.
Çok zor bir coğrafyadayız.
Ama Cumhuriyet tarihinde hiç bu kadar sıkışmamıştık!..
Deyim yerinde ise içten dıştan çalışıyorlar.
Bu nedenle dik durmalıyız.
Hele bu zamanda çok daha önemli!..
Parti ayrımı yapmadan, yanlışları söyleyerek ortak kararlar ve tavırlar alarak.
Belki “Kurtuluş Mücadelesi” değil bu durum ama inanın ona çok yakın.
Sade vatandaş hissetmeyebilir şimdilik dünyanın gidişatını.
…Ve tabii bizim de durumumuz yeni gelişmelere açık.
Yakın zamanda bunları göreceğiz.
Eğer doğru adımlar atarsak ne ala.
Yok saçma sapan söylemler ve ulusal olmayan kararlar ile hareket edersek zor olan durumu daha da içinden çıkılmaz hale getiririz.
Onun için örnek olarak “Kurtuluş Savaşı” ve sonrası durumu işaret ettim.
Belki o zamanki şartlar gibi değil ama çağımıza uyarlanan aynı oyunlar ülkemiz üzerinde yeniden sürekli oynanmaktadır diyorum.
Ve tekrar ediyorum.
Kişisel menfaatler ve çıkar çatışmaları bir kenara bırakılmalıdır. İktidar oyunlarının zamanı değildir. Birlik olma zamanıdır.

İyi günde kötü günde

Boşuna destan yazıyor demiyoruz 2 sene üst üste şampiyonluk… Avrupa’da başarı…
İyi ki Avrupa Ligi var da
Beşiktaş’ın gerçek yüzünü bir kez daha gördük…
Futbol oynamaya çalışan tekme atmayan rakibine saygı gösteren…
Sonuçlar iyi olur kötü olur…
Önemli olan ortaya konan futbol… Türkiye’de sahalar yapıldı… Taş toprak statlardan müteahhitlik şaheseri standlara evrildik…
Tamam futbol adına güzel kıpırdanmalar da var…
Göz zevki…
Sporcu sağlığı için mükemmel…
Ama kafalar değişti mi?..
Hayır…
Durum böyle olunca da kazan da nasıl kazanırsan kazan…
Son derbi ye bakın…
Kırmızı kartlar, sarı kartlar oyunun önüne geçen hakem ve hakemler…
Çoluk çocuk seviyesinde demeçler…
Nasıl bir yönetici profilidir yıllardır çözemediğim bir sürü tip…
Yalan üzerine kurulu düzen…
Günü kurtarmaya çalışanlar…
Ne diyeyim?..
Allah islah etsin…
Türkiye’de futbol bu ne yazık ki…
Dönelim Beşiktaşın Avrupa Ligi’ne…
Gerçekten iyi başladık…
Güven de geldi…
Aman havlara girmeyelim…
Aynı ciddiyet ile…
Bundan sonrası daha kolay gruplardan çıkmak için…
Yeter ki isteyelim…
Yolun açık olsun Kartal…
Biz iyi günde de kötü günde de yanındayız…

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*