sağlık

SAĞLIK: Tiroit bezi-kalp ilişkisi

Tiroit bezi-kalp ilişkisi sağlık açısından çok önemli. Birbiri ile iyi geçinmesi gereken iki organımız olan tiroit bezi ve kalp arasındaki ilişkide, genellikle tiroit bezinin oyunbozanlığı başımıza iş açıyor. Tidoid bezinden kaynaklanan sorunlar vaktinde tedavi edilmediğinde kalpte büyüme ile seyreden ve geri dönüşü olmayan kalp yetersizliğine bile neden olabiliyor.

Tiroit bezi salgıladığı hormonlar ile metabolizmamızı ayarlar. T3 ve T4 adı verilen bu hormonlar az salgılanıyorsa hipotiroidi, çok salgılanıyorsa hipertiroidi’den söz ederiz.
Hipotiroidinin kalbe etkisi ile kalp hızında yavaşlama ve kalbin kasılma gücünde azalma gözlenebilir. Farklı derecelerde gözlenen bu yavaşlama kalbin çalışmasını önemli ölçüde etkileyecek kalp blokları ile beraber de seyredebilir.

KALP YETMEZLİĞİNE YOL AÇABİLİR!

Esas görevi kanı tüm vücuda pompalamak olan kalpte kasılma gücünün azalması ile de kalp yetersizliği başlayabilir. Ateroskleroz (damar sertliği) oluşumunda ise hipotiroidiye bağlı yükselen kolesterol, LDL, homosistein ve hCRP seviyelerinin rolü büyüktür. Ek olarak hipertansiyon gelişebilir. Kalbi çevreleyen zarlar arasında sıvı birikebilir ve kasılmasını olumsuz etkiler. Bu tablo eğer tedavi edilmezse zamanla kalpte büyüme ile seyreden geri dönüşü olmayan ciddi kalp yetersizliğini ortaya çıkabilir.

KALBİN ATIŞ HIZINDA ARTIŞ GÖRÜLÜR

Hipertiroidinin kalpte en önemli belirtisi çarpıntıdır. Devamlı olarak sanki çok koşmuş veya heyecanlanmışsınız gibi kalbiniz hızlı atmaya devam eder. Basit hareketlerde ve hafif sporda bile kalp hızında tahammülü zorlayacak seviyede artış gözlenir. Buna bağlı yorgunluk ve nefes darlığı ortaya çıkar. Kalbin bu şekilde uyarılışı ritm bozukluklarını tetikler tehlikeli aritmiler ortaya çıkabilir. Hipertiroidi tedavi edilmezse sonunda ileri derecede kalp yetersizliği ortaya çıkabilir.

Kalp ile ilgili bu derece önemli organ hakkında bir tetkik ve tedavi uygulanacaksa mutlaka bir endokrinolog tarafından takibi yapılmalıdır. Aynı şekilde verilecek ilaçlar hormon içerdiğinden ve kalbe olan etkisi yönünden önceden bilinen herhangi bir kalp hastalığı olmasa dahi mutlaka bir kardiyolog gözetiminde olmalıdır.

NTV

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*