düğün

AKTÜEL: Sosyal medya etkisi

Sosyal medya hayatın her alanında olduğu gibi düğün planlarını da etkiliyor. Düğün planları da artık sosyal medya paylaşımları gözetilerek yapılıyor. Evlenen çiftlere özel etiketler ve sosyal medya yardımı sağlayan şirketlerin sayısı giderek artıyor.

New York’ta yaşayan 33 yaşındaki İngiliz Jessica Lehmann, Jesse Ash ile nişanını Instagram’dan bir fotoğrafla duyururken hangi etiketi kullanacağını bile tespit etmişti: #JessTheTwoOfUs. Daha sonra düğününe davet ettiği arkadaşlarından da sosyal medyada fotoğraf paylaşırken aynı etiketi kullanmalarını istemişti.
Marka stratejisi alanında çalışan Lehmann, bu iş üzerinde epeyce kafa yorduğunu söylüyor. “İyi bir düğün etiketi çiftle ilgili çok şey anlatır. Hatırlanabilir ve komik olması önemli. Bir de kelime oyunu yapabilmişseniz çok daha iyi.”
Dünyada 700 milyon aktif Instagram kullanıcısı olduğunu, günde bir milyardan fazla insanın Facebook’a girdiğini düşündüğünüzde, gençlerin düğün planları yaparken sosyal medyayı neden göz önünde bulundurduklarını anlayabilirsiniz. Günümüzde bu eğilimi değerlendiren ve giderek gelişen bir sektör ortaya çıkıyor.

Marka yaratmak
Los Angeles Magazine dergisinin editörü Marielle Wakim, geçen yıl Happily Ever Hastagged adlı bir şirket kurmuştu. Düğünlerine uygun bir etiket bulması için arkadaşları sürekli ona başvuruyordu.
Etiketler Twitter, Instagram, Facebook ve diğer sosyal medya platformlarında belli bir konudaki paylaşımları bulmayı sağlıyor.
Wakim kurduğu şirkette, oluşturduğu etiket başına 40 dolar alıyor. Siparişler öyle çok ki her an sırada bekleyen 150 müşterisi var.
28 yaşındaki grafik tasarımcısı Allie Bertelson da geçen yıl SnapchatGeofilters’ı kurdu. Filtreler, yürüyüş, festival gibi belli bir etkinlikle ilgili fotoğraflara eklenen özel bilgiyi içeriyor. Herkes bunları yapabilir, ancak Bertelson bunu yapma vakti ya da becerisi olmayanlar için tanesi 10 dolara filtre hazırlıyor. Böylece gelin ve damat, düğün davetlilerine bu filtreleri ileterek fotoğraf ve videoları onlarla paylaşmasını sağlıyor.
İnsanlar Instagram ve Facebook’ta bunları paylaşırken dijital bir pano oluşturmak bu işi kolaylaştırabilir.

Merkezi Amsterdam’da olan ve 2014’te kurulan WeddingHastagWall adlı şirket, müşterilere 79 dolara sattıkları sanal bir ‘pano’ ile düğün davetlilerinin özel etiketli paylaşımlarını burada sergiliyor. Böylece düğünde olanlar ve olmayanlar paylaşım akışını anında takip edebiliyor.
Bazı şirketler ise bu tür özel etkinliklere sosyal medya asistanı sağlıyor. Düğün dergisi The Knot’un iki eski editörü, 2015’te New York’ta kurdukları Maid of Social adlı şirketin işlevini, “düğün gününüz için halkla ilişkiler ekibi sunmak” şeklinde tarif ediyor. Bu iş için müşterilerden 500 dolar alınıyor.
Sosyal medya ile içli dışlı olmayanlar için bütün bunlar fazla gelebilir. Ama dijital kuşak, sanal ortamdaki varlıklarını kimliklerinin bir parçası ve mesleki olarak da kendini gösterme fırsatı olarak görüyor.
Generation Me kitabının yazarı Jean Twenge bu durumu “Sıradan insanların kırmızı halı anları” olarak niteliyor. “1980-2000 yılları arasında doğmuş kuşak oldukça bireyci ve dikkat çekmeyi seviyor.” Düğünler de bunun başlıca vesilesi oluyor.

Bu kesim eski kuşakların düğün geleneklerini sürdürmek istemese de düğün masraflarının sürekli artmasının nedeni işte sosyal medyanın bu sürekli fotoğraf açlığı ile açıklanabilir.
2016’da yapılan araştırmalara göre, İngiltere’de düğün masrafları 30 bin doları aşarken ABD’de bu rakam 35 bin doları buluyor.
Lehmann, düğün fikri için Pinterest sitesine bakanların beklentilerini yüksek tutup fazla masraf açabileceklerini kabul ediyor.

Mükemmellik baskısı
Bu durum ayrıca çiftlerin sosyal medya paylaşımlarını düşünürken asıl düğün anını yaşamalarını zorlaştırıyor. Alone Together adlı kitabın yazarı ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde sosyal bilimler profesörü Sherry Turkle, telefonların dikkat dağıtıcı etkisinin sosyal ilişkilerde yakınlaşmayı engellediğini, ilişkilerin daha yüzeysel olmasına ve yalnızlığa yol açtığını söylüyor.

“Bugün birçok şeyin özel olması gerektiği fikri, paylaşımlar ve bunların yargılanması öyle yaygın ki bu durum mükemmellik baskısını arttırıyor.”
Turkle bunun karşısında “cihazsız düğün” gibi yeni eğilimlerin güç kazanacağına inanıyor.
Lehmann ise kendi düğününde çekilecek fotoğraflar ve videolar sayesinde düğün telaşıyla tanık olamayacağı birçok şeyi sonrasında görmeyi umut ediyor. Herkesin kendi baktığı yerden bir şeyler yakalaması ve bunların içinde saklı güzel görüntüleri daha sonra kendisinin de paylaşması mümkün olacak.
Lehmann düğüne kendi telefonunu götürmeyeceğini söylüyor. “Bir sınır koymanız lazım. O anı yaşamak istiyorum. Telefonla bu zor” diyor.

BBC Türkçe

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*