SAĞLIK: Kadınlar ağrı kesicileri daha bilinçsiz kullanıyor

SAĞLIK: Kadınlar ağrı kesicileri daha bilinçsiz kullanıyor

Vücudumuzun herhangi bir yerinde yaşadığımız ağrıların en büyük dermanı ağrı kesici ilaçlar. Ancak ağrılarımızı azaltmak için “At bir ağrı kesici!” tavsiyelerine uyarak içtiğimiz ilaçların önemli yan etkilerinin olabileceğinin unutulmaması gerekiyor. Ağrı kesicilerin bilinçsiz kullanımı da en çok kadınlarda görülüyor.

Dünyada en yaygın kullanılan ilaç grubu olan ağrı kesiciler, şüphesiz ki tıp dünyasının en faydalı buluşları arasında. Tedavi etmesinin yanı sıra ağrıları azaltarak hastanın yaşam konforunu sağlayan ağrı kesici ilaçların tüketimi yaygınlaştıkça gelişigüzel kullanımları da bir o kadar artıyor. Özellikle reçetesiz olarak, “tavsiye” ile ağrı kesici ilaç kullanmak bu tür kullanım hatalarının başında geliyor.

SİNDİRİM SİSTEMİNDE HASARA YOL AÇIYOR
Tıp dünyasının hemen her branşında yaygın biçimde kullanılan ağrı kesicilerin sadece ağrıları dindirici özelliğe sahip olmadığını, inflamasyonu ve iltihabı da kesen ağrı kesicilerin dolayısıyla ödemi ve iltihabı gidermek, şişlikleri azaltmak, eklem hareketlerini rahatlatmak gibi nedenler için de çok yaygın olarak kullanıldığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Melih Özel “Ağrı kesicilerin en çok bilinen yan etkileri sindirim sistemi üzerine olanlardır. Bunlar, sindirim sisteminin mukozasında çeşitli mekanizmalarla birtakım hasarlar yaratabiliyor. Bu da hastalarda kanama, ülser gelişimi, altta yatan başka sindirim sistemi hastalıkları varsa onların alevlenmesi gibi yan etkilere sebep olabiliyor. Ancak mutlaka sindirim sisteminde ülser veya yara yapacak diye bir şey söz konusu değil. Bulantı, kusma, ishal, kabızlık, iştahsızlık, baş dönmesi, baş ağrısı, cilt döküntüleri gibi basit yan etkileri de olabiliyor. Ağrı kesici ilaçlar, birtakım kan pıhtılaşmalarına da engel olabilmekte. Dolayısıyla kanama, pıhtılaşma faktörlerini bozarak da yan etki gösterebilirler“ dedi.

DOKTOR TAVSİYESİ OLMADAN KULLANMAYIN
En önemli yan etkilerin hastanın kendi koşullarında ilaç kullanmasıyla ortaya çıktığını, bu sebeple de ağrı kesicilerin doktor tavsiyesi olmadan kullanılmaması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Melih Özel, “Ağrı kesici ilaçların kullanımında kimi hasta çok hassas olduğundan çok hızlı reaksiyon gösterirken kimisinde ise yan etkiler uzun süre kullanımda ortaya çıkabilir. Genellikle yüksek dozda ve kronik kullanımda yan etkiler daha çok görülüyor. Bu sebeple mümkün olan en düşük dozu kullanmakta fayda var. Hasta, ilacı doktor tavsiyesi ile alsa da doktora, ilaçla ilgili yan etkileri, kendisinde gözlediklerini, sindirim sistemi veya vücudundaki değişiklikleri, varsa diğer hastalıklarını mutlaka anlatmalıdır” açıklamasında bulundu.
KADINLAR DAHA BİLİNÇSİZ KULLANIYOR
Ağrı kesicilerin bilinçsiz kullanımının en çok kadınlarda görüldüğünü belirten Prof. Dr. Melih Özel “Ağrı kesicilerin bilinçsiz kullanımı en çok adet döneminde yaşadıkları ağrılar nedeniyle kadınlarda görülüyor. Adet sancıları nedeniyle günde bir tane alınması gereken ağrı kesici, doktora danışmadan birden fazla alınabiliyor. Bu durum ise birdenbire yan etkilerin artmasına neden olabiliyor” dedi.

‘HER İLACIN MUTLAKA YAN ETKİSİ VAR’
Ağrı kesici ilaçları doğru bir şekilde kullanmanın gereksiz yan etkileri engellediğini, ancak yine de bazı yan etkilerinin olabileceğini belirten Prof. Dr. Melih Özel sözlerine şöyle devam etti: “Her ilacın mutlaka yan etkileri vardır. Burada amaç hastalığı tedavi ederken mümkün olduğunca yan etkileri ortadan kaldırmak veya azaltmaktır. Ağrı kesici yan etki yapıyor diye ilacı kesmek de doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü ağrı kesiciler, hastalığın tedavisinde oldukça faydalı ilaçlardır. Bunun yerine doktor kontrolünde doz azaltılabilir, alternatif ilaçlara başvurulabilir. Kısacası doktor; eğer beklenilen fayda, beklenilen yan etkilerden daha fazlaysa, o yan etkileri görmezden gelerek, hastanın durumuna göre azaltmaya ya da yok etmeye yönelik çözümler bulabilir.”

Ağrı kesici kullanımında kimler daha dikkatli olmalı?
• İleri yaş grubundaki hastalar
• İleri yaş grubunda böbrek fonksiyonu bozulmuş hastalar
• Çocuklar
• Siroz hastalığı olanlar
• Siroza bağlı portal hipertansiyon hastalığı olanlar
• Böbrek hastaları
• Kalp hastaları
• Kronik karaciğer hastaları
• Mide ve on iki parmak bağırsağı ülseri olanlar
• İltihabi bağırsak hastalığı olanlar
• Kanda pıhtılaşma bozukluğu olanlar
• Sindirim sistemiyle ilgili hastalığı olanlar

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*