Doktorun cinsel saldırısı Yargıtay'dan döndü

SAĞLIK: Doktorun cinsel saldırısı Yargıtay’dan döndü

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, muayene bahanesiyle hastasına cinsel saldırıda bulunduğu öne sürülen doktor hakkında açılan tazminat davasını “hizmet kusuru” sayarak reddeden yerel mahkeme kararını bozdu. Yargıtay, kararında eylemin kamu göreviyle ilgisi olmadığı kişisel kusur olduğu vurgulandı. Ameliyat olmak için hastaneye yatan bir kadın, doktorunun, kendisini muayene etme bahanesiyle odasına götürerek cinsel saldırıda bulunduğunu ileri sürdü. Doktordan şikayetçi olan kadın, bu eylem nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesi istemiyle de tazminat davası açtı.
2. Asliye Hukuk Mahkemesi, kamu görevlisi doktorun eyleminin “hizmet kusuru” niteliğinde olduğunu kabul ederek, Anayasa’nın ilgili maddesine göre, memur ve diğer kamu görevlilerinin, yetkilerini kullanırken işledikleri kusurdan doğan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.
Bozma kararında, Anayasa ve Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince “memur ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davalarının kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabileceği” belirtildi.
Kararda, şu ifadelere yer verildi: “Ne var ki bu kural mutlak olmayıp idari yetkilerin kullanılma alanı ile idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlarla sınırlıdır. Özellikle haksız eylemlerde kamu görevlisinin Anayasa’nın bu güvencesinden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Somut olayda, davalının cinsel saldırıda bulunduğu şeklinde iddia edilen eylem açıkça kişisel kusur oluşturur ve kamu göreviyle ilişkilendirilemez. Bu iddiaya dayanan davaların, Anayasa’nın 129/5 kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın husumet nedeniyle reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.”

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*