Anayasa Mutabakat Komisyonu ilk kez toplandı

GÜNDEM: Anayasa Mutabakat Komisyonu ilk kez toplandı

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, “Gayemiz Türkiyemizin geleceğine çağdaş, çoğulcu demokrasi esaslarına uygun, insan hak ve hürriyetlerine saygılı ve öznesi insan olan, insana hizmet için teşkilatlanmış kudretli, üniter yapıda bir hukuk devleti yapılanmasını ortaya koyacak bir sistemi inşa etmek olmalıdır. Milletimiz bizleri meseleleri çözümlememiz için görevlendirdi. Çözüm üretmek ve zorlukların üstesinden gelmek durumundayız” dedi.
Anayasa Mutabakat Komisyonu, Kahraman başkanlığında toplandı. İsmail Kahraman, komisyonun ilk toplantısının açılışında bir konuşma yaparak, çalışmaların başarıyla sonuçlanması temennisinde bulundu.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, seçimler sonrasında yeni bir Anayasa için yaptığı girişimleri anımsatan Kahraman, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, komisyonda görev alan milletvekillerine, katkı veren, süreçte yardımcı olacak herkese şükranlarını ifade etti.
Komisyon üyelerinin isimlerini sayan Kahraman, milletin yeni anayasa beklentisine en iyi şekilde cevap vereceğine inandığı bu milletvekillerine başarılar diledi.
TBMM Başkanı Kahraman, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gayemiz Türkiyemizin geleceğine çağdaş, çoğulcu demokrasi esaslarına uygun, insan hak ve hürriyetlerine saygılı ve öznesi insan olan, insana hizmet için teşkilatlanmış kudretli, üniter yapıda bir hukuk devleti yapılanmasını ortaya koyacak sistemi inşa etmek olmalıdır.
Milletimiz, bizleri meseleleri çözümlememiz için görevlendirdi. Çözüm üretmek ve zorlukların üstesinden gelmek durumundayız. Zayıfların silahlı, şikayet ve şiddettir. Zorluklar da mecburiyetler gibidir, var diye kabul ederseniz, var olurlar. Zorluklar başarının değerini artıran süslerdir. Çözümde görev almayanlar, sorunun bir parçası olurlar. Engelleri aşamayanlar, onları aşılmaz görenlerdir. Bir düşünürün dediği gibi, ‘Ya başlamamalı ya da bitirmelidir’. Gerçeği, çareleri birlikte arayacağız ve sonuca gitme ümidini hiç ama hiç kaybetmeyeceğiz. Sonuçları değiştirecek olan başlangıçlardır. bugün başlangıcını yaptığımız yolculuk, inanıyorum ki başarı ile sonuçlanacaktır. Aksi takdirde milletimizin beklentilerini boşa çıkarmış olacağız.”
Türk milletinin niteliklerine ve Türkiye’nin geleceğinin parlak olduğuna işaret eden Kahraman, “Türkiye, tarihi misyonunun yüklediği yükü taşıyacaktır. Büyük mesafeler katetmiştir ve edecektir” dedi.
Kahraman, anayasaların, vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini koruyan, vatandaş ile devlet arasındaki ilişkiyi düzenleyen, kaynaşmayı sağlayan, devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini tanımlayan temel metinler olduğunu belirtti.
Bazı anayasaların, devletin ve toplumun değişen şartlara göre kendisini yenilemesini engelleyen ya da zorlaştıran metinleri de ihtiva ettiğine dikkati çeken Kahraman, mevcut anayasa imkan vermediği için birçok yasal düzenlemenin yapılamadığını kaydetti.
TBMM Başkanı Kahraman, “Demokratik bir anayasanın yapılması diğer kanunlarda gerekli değişikliklerin yapılmasının önünü açacaktır. Türkiye’nin ithal ve taklit olmayan, günün şartlarına cevap veren, geleceğin büyük Türkiye’sini inşa edecek, yalın, sürekli değişiklik yapılmasını gerektirmeyen, kalıcı nitelikte yeni bir anayasaya ihtiyacı bulunmaktadır” diye konuştu.
Anayasanın kısa ve özlü bir temel kanun olması gerektiğini vurgulayan Kahraman, teferruatlı anayasaların diğer hukuki düzenlemelerin günün şartlarına uygun hale getirilmesine engel olduğunu, devletin hareket kabiliyetini sınırladığını anlattı.
24. dönem Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun yeni bir anayasa için oldukça uzun bir zaman ve emek sarf ettiğini belirten Kahraman, çalışmaların 25 ay sürdüğünü anımsattı.
Geçmiş anayasaların madde sayısı, yapım süreçleri, geçirdikleri değişiklikler ve yürürlükte kalma süreleri hakkında bilgi veren Kahraman, şunları söyledi: “Meclisimiz bir bütün olarak tüm Türkiye’nin Meclis’idir. Milli iradeyi ve milletin egemenliğini temsil etmektedir. Komisyonumuzun sayın üyelerinin mensubu olduğu siyasi parti ile olan bağlılıklarının komisyon çalışmalarında uzlaşma ortamını zedelemeyeceğine olan inancım tamdır. Ortak aklı harekete geçirerek, fikir teatisinde bulunarak anayasa yapım sürecini başarıyla neticelendireceğimize inanıyorum. Hareket noktamız ve hedefimiz, millet, devlet dayanışması olmalıdır. Türkiye’nin toplumsal kutuplaşmayı önleyecek milletçe birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasaya ihtiyacı bulunduğu kesindir. Günümüzün ihtiyaçlarına cevap verecek bir anayasa düzeni, köklü bir değişiklikle ve yeni bir anayasanın kabulü ile mümkün olabilecektir.”
24. Dönem’de yapılan çalışmaların yarım kalmış olsa da yeni komisyona ciddi bir birikim aktarılmasına vesile olduğuna vurgu yapan Kahraman, dönemin TBMM Başkanı Cemil çiçek’in başkanlık ettiği 24. Dönem’deki Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmaları hakkında da bilgi verdi.
Çalışmaların 2013 yılı sonlarında taslak metin üzerinde mutabakat sağlanamadan sonlandığını, 172 maddeden oluşması planlanan taslağın 60 maddesinde uzlaşma sağlandığını, sonrasında görüşmelerin tıkandığını anlatan Kahraman, 24. Yasama Dönemi’nde, Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışması kapsamında, üç alt komisyon kurulduğunu ve çok sayıda kurum vu kuruluşun dinlendiğini de hatırlattı.
Komisyonun görüşme yaptığı, bilgi ve görüş aldığı kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, sendikalar ile basın yayın organları hakkında da bilgi veren Kahraman, komisyonun resmi internet sitesi üzerinden de çok sayıda görüş alındığını bildirdi.
Kahraman, komisyonun çok sayıda toplantı yaptığını, birçok toplantıya destek verdiğini de ifade ederek, “Yeni kurulan komisyonumuz geniş kapsamlı ve takdire değer bu birikimden faydalanacak, böylece çalışmalar en kısa sürede tamamlanacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni kurulan komisyonun, önceki çalışmalardan yararlanarak yeni bir başlangıç yapacağının altını çizen Kahraman, bu çalışmaların bir mutabakat ile sonuçlanacağını ümit ettiğini vurguladı.
“Böylece, 26. Yasama Dönemi siyasi tarihimizde müstesna bir yere sahip olacaktır” diyen Kahraman, “24. Yasama Dönemi’nde kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun yaptığı çalışmalar ile mevcut komisyonun çalışmalarının rahatça takip edilmesi ve sağlayacağı kolaylıklar açısından, kurulan komisyonumuzun Anayasa Mutabakat Komisyonu olarak adlandırılmasının daha doğru olacağı düşüncesindeyim” değerlendirmesinde bulundu.
Komisyon çalışmaları hakkında, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve çalışmaların desteklenmesi yönünden basın mensuplarının da katkı sağlayacağını belirten Kahraman, “Tabiatıyla, yeni bir Anayasa yapımı süreci kolay bir süreç değildir. Sabır, dikkat, emek ve ihtimam isteyen zorlu bir süreçtir” dedi.
Kanunların yapılmasında iki yol bulunduğunu hatırlatan Kahraman, şöyle devam etti: Hükümetin hazırladığına kanun tasarısı, milletvekillerinin hazırladığına Kanun teklifi denmektedir. Anayasada yapılacak değişiklikler milletvekillerinin vereceği kanun teklifi ile olur. Buna ait hükümler, Anayasanın 175. maddesinde düzenlenmiştir. Özetlemek gerekirse; Anayasa hususundaki kanun teklifleri milletvekili tam sayısının en az üçte birinin yani 184 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulur. Teklifler, Anayasa Komisyonunda görüşülür. Teklif daha sonra Genel Kurulda 2 defa görüşülmekte, birinci görüşmede önce teklifin tümü üzerinde konuşmalar yapılmaktadır. Konuşmaların ardından teklifin maddelerine geçilmesine ait gizli oylama yapılır.
İkinci görüşmede, yalnızca maddeler üzerinde verilmiş değişiklik önergeleri görüşülür. İkinci görüşmede üye tamsayısının beşte üçünden yani 330’dan az oy alan maddeler reddedilmiş sayılır. İkinci görüşmeden sonra ise teklifin tümüne ilişkin gizli oylama yapılır. Üye tamsayısının beşte üçünden, 330’dan az oy alan teklifler reddedilmiş sayılır. Kanun teklifi; üye tamsayısının beşte üçü olan 330 ila 367 arasında bir oyla kabul edilirse doğrudan referanduma gidilir. Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu olan 367 ve daha fazla bir oyla kabul edilen anayasa değişikliğine ilişkin kanunun tümü veya gerekli görülen maddeleri, Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya ilgili maddeler Resmi Gazete’de yayımlanır. Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu şeklinde olması gerekir. TBMM, anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu kanunun halkoylamasına sunulması halinde, anayasanın değiştirilen hükümlerinden hangilerinin birlikte, hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar. Komisyonumuzun yapacağı çalışmalar sonunda hazırlayacağı taslak metin, ümit ederim ki tüm siyasi partilerimizden milletvekillerinin ortak imzasıyla TBMM’ye sunulur.”
Kahraman, 1961 Anayasası’nı hazırlayan heyette Anayasa Hukuku Profesörü Hüseyin Nail Kubalı ile yaptığı bir sohbeti de aktararak, “Kendisine, ‘Hocam hazırladığınız anayasanın tatbikatını ve ortaya çıkan sıkıntı ve tıkanıklıkları yaşadınız. Ne dersiniz?’ diye sordum. Cevabı dikkate değerdir; ‘Biz odadaki 23 kişiye anayasa hazırlamışız. Dışarıda bir Türkiye olduğunun farkında değildik’ dedi. Hazırlayacağımız anayasa, millet ve devlet kaynaşmasını sağlayan bir temele oturtulmalı ve 78 milyonu kucaklamalıdır” ifadelerini kullandı.
12 Eylül yönetiminin, 1982 Anayasası ile Türkiye’ye bıraktığı otoriter mirasın, kısmi değişikliklerle devam ettiğini anımsatan Kahraman, geçmişte yapılan değişikliklerin, bu Anayasanın restore edilerek demokrasinin evrensel standartlarına ulaşılamayacağını gösterdiğini kaydetti.
Bütün toplumsal ve siyasal kesimlerin bu konuda genel bir mutabakat içinde olduklarına dikkati çeken Kahraman, şunları söyledi: “1982 Anayasası yamalı bohçaya dönmüştür. 34 yılda 17 kere değişmiştir. 113 maddesi, yani yüzde 63’ü değiştirilmiş durumdadır. Günümüze cevap vermekten, Türkiye’yi geleceğe taşıma yeterliliğinden uzak olduğu ortadadır. Milletimizin temsilinde, yüzde 97’nin üzerinde bir orana sahip bulunan Meclisimizin yeni bir Anayasa yapmaya; darbe yönetimlerinden daha fazla hak sahibi olduğu elbette şüphesizdir.
1 Kasım 2015 tarihinde yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimi ile ilgili Yüksek Seçim Kurulunun açıkladığı tutanaklar, mevcut Meclisin milli iradeyi güçlü bir şekilde yansıttığını ve temsil ettiğini ortaya koymaktadır. Buna göre, 26. Yasama Dönemi’nde TBMM’de grubu bulunan siyasal partilerin aldığı toplam oy sayısı, 46 milyon 635 bin 959’dur. Meclis’in temsil oranı; kayıtlı seçmen sayısı esas alınırsa yüzde 81, oy kullanan seçmen sayısı esas alınırsa yüzde 96, geçerli oy sayısı esas alınırsa yüzde 97 gibi çok yüksek bir düzeyde gerçekleşmiştir. TBMM, ülkemizdeki seçkin insanların toplandığı, fikri yönden, temsil ve örnekleme bakımından fevkalade üst seviyededir. Meclisimizde her ilimizden seçilerek gelmiş kabiliyetli, meziyetli bir kadro mevcuttur. Ülkemiz, siyasi katılımın ve siyasi temsilin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda hala darbe yönetiminin dayattığı, üstelik pek çok soruna yol açtığı ve yetersizliklerle malul olduğu bilinen bir Anayasa ile yönetilmeye müstahak değildir. Meclisimiz yeni bir Anayasayı hayata geçirerek, milletten aldığı yetkiye layık olduğunu göstermelidir.”
Bugün, 1982 Anayasası’nın hazırlanış şartları, hedeflediği düzen ve yol açtığı sonuçlar itibariyle Türkiye’ye yakışmadığı yönünde toplumda genel bir fikir birliği bulunduğunu dile getiren Kahraman, Mecliste bulunan siyasi partilerin seçim beyannamelerinde mevcut anayasayı değiştirmeyi vaat ettiklerini da hatırlattı.
“Bu vaatlerin gereği yerine getirilmelidir” diyen Kahraman, “Gayemiz, toplumun hiçbir kesiminin dışlanmadığı, her kesimi kapsayan ve zihinlerde meşruluğu şüpheli olmayan bir temel kanun yapmaktır. Önceki çalışmada olduğu gibi, yeni ve sivil bir anayasanın toplumun ortak beklentisi olduğunu dikkate alacağız ve çalışmalar boyunca bu beklentinin boşa çıkarılmaması gayreti içinde olacağız” şeklinde konuştu.
Çalışmalarda gözetilmesi gereken hedefin, bütünüyle kendi siyasi düşüncesine yakın bir anayasanın kabul edilmesini sağlama refleksini sergileme olmaması gerektiğine vurgu yapan Kahraman, farklı fikirleri, evrensel ilke ve değerlerle uyum içinde olacak şekilde yorumlayıp, ortak bir noktada birleştirmek gerektiğini söyledi.
Kahraman, “Komisyon çalışmalarındaki mutabakat, toplumsal uzlaşma zeminini besleyecektir. Milletimizin bizden beklentisi görüş ve fikir teatisinde bulunmamız, ülkemizin barış, mutluluğu ve güvenliği için el ele vermemizdir” diye konuştu.
Meclis Başkanlığının, çalışmaların yakından takip edilebilmesi için yeni anayasa internet sayfasını aktif hale getirdiğini de bildiren Kahraman, bu sayfada, komisyonun çalışmalarının yanı sıra anayasa konusunda bütün bilgi ve belgelerin toplu olarak kullanıma sunulacağını söyledi
Kahraman, sözlerini “Sorumluluğu yüksek bir görevin üstesinden geleceğinize, sizlerin ve bütün katkı sunanların büyük bir işi başarmanın mutluluğunu yaşayacaklarına gönülden inanıyorum. Geleceğin Türkiye’sini şekillendirmenin yol haritası olacak yeni sivil anayasayı yapacağınıza olan inancımı yenileyerek, hepinize çok teşekkür ediyor, başarılar diliyorum” diyerek bitirdi.

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*