KENT: Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürü Erkin Adalar…

Erkin Adalar: “Suç azaldı”
(Performans Odaklı Personel Yönetimi Sistemi )
Proje ile ilgili detayları Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürü Erkin Adalar şöyle aktarıyor: “Müşteri muhatap olan kişi anlamında. Bir vatandaşımızın evine hırsız girmiş 155’i arıyor. Öncelikle, kaç dakikada polis geldi… Akabinde inceleme görevlileri ne kadar zamanda geldi… Polis merkezindeki işleri ne kadar zamanda halledildi…
Nasıl kendisine davranıldı… Bu işler bittikten sonra farklı bir birim sondajlama usulü ile ilgili kişiyi ararlar. Bu sorular vatandaşa da sorulur. Polis merkezine gidince görevlerle ilgili sorular sorulur. Soruyoruz ki, kendi içimizde eksiklik varsa bunun bir daha olmaması için çalışıyoruz. 1 Ocak’tan itibaren bu projeye başladık. 659 kişi ile irtibata geçtik. Pasaport, sürücü belgesi, tescil belgesi, yabancı ikametin uzatımları burada yapılıyor ve ciddi müracaat var.”
Beşiktaş Emniyet Müdürü Erkin Adalar, emniyeti ilgilendiren bir çok işlemde Beşiktaş’ın tercih ediliyor olduğunun altını çiziyor ve şöyle açıklıyor: “Randevu sistemi 1 Mayıs itibarı ile başladı. Beşiktaş’ta yaygınlaştı. Çok iyi talep var. Çok acil bir konu varsa acil müracaatları da il dışından gelen olursa alabiliyoruz. 90’ı memnun. Yüzde 10’u eksik bilgilendirmeden kaynaklanan sıkıntılar. Vatandaşlarımız belgelerin eksik olarak ayarlıyorlar. 659 kişide ise memnuniyet daha fazla. Yüzde 95’ler civarında memnuniyetler. Vatandaşlar görevlilerimizi takdir ediyor.” Erkin Adalar, emniyetin resmi sitesinde de teşekkür yorumları aldıklarını da dile getiriyor.

PERFORMANS ODAKLI YÖNETİM
Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürü Erkin Adalar, insan faktörünün önemine dikkat çekiyor ve ekiplerinin ekipte yer alanların çalışma anlayışlarındaki hassasiyetlere de vurgu yapıyor. MOBESSE kayıtlarının önemli olduğunu söyleyen Adalar, verilerle de suç oranının azaldığını belirtiyor. Ancak dikkat çektiği diğer nokta da yakalanan suçluların suç oranların düşmesine rağmen artması. Adalar, konuyla ilgili şu açıklamaları yapıyor: “62 noktada 223 MOBESE kameramız var Beşiktaş’ta. Çok yoğun bir şekilde insan sirkülasyonunun olduğu bir ilçede bunlar yeterli değil. Spontane gelişen konular meydana geliyor. Olayı tespit için oraya gidiyoruz, görgü tanıkları plaka almamış, rengini veriyor aracın.. Ya da yolda iki insan gidiyor, suç işlemiş. Kamera varsa bu mu diye soruyoruz görüntüleri göstererek. Kamera konusu önemli. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün uyguladığı Performans Odaklı Personel Yönetimi Sistemi var. Mesela vatandaş en çok evden hırsızlık suçundan şikayetçi. 2008 senesinde 890 2009’da 749 hırsızlık var. 2010’da ise 558. Bu da hemen hemen yüzde 25 suçların düştüğü anlamına gelir. 2011’de ise 442 tane var. İş yerinde 2008’de 181, 2009’da 163, 2010’da 134 tane var. Otodan hırsızlık 2008’de 707, 2009’da 627, 2010’da 361. Ciddi bir düşüş bu. Alana hakim olunduğu anlamına gelir. 2011’de ise 266. Oto hırsızlığı 2008’de 170, 2009’da 128, 2010’da 85. Bu istatistik turnusol kağıdı görevini görür.”

“VATANDAŞLA İŞBİRLİĞİ İÇİNDEYİZ”
Adalar, oto hırsızlığı ile ilgili vatandaşın duyarlı olduğunu söylüyor ekonomik değeri olması nedeniyle birlikte bir suça karışma ihtimali nedeniyle de vatandaşların polise durumu bildirdiklerini söylüyor. “Vatandaş kül tablası çalsa değeri yoksa polise gitmeyebilir, aracınızın camı açıktır içinden boş çantanız veya çakmağınız çalınmıştır gitmeyebilirsiniz. Polisin haberi olmayabilir ancak oto hırsızlığından polisin haberdar olmama şansı yok bir kere araç ekonomik anlamda çok değerlidir, bu aracın başka bir suça karışması vesilesiyle vatandaşa ileride polisler soru sorabilir. Bunun önüne geçmek açısından vatandaş bunu duyar duymaz hemen koşarak karakola gelir. Aracı çalınan vatandaşın polise bunu bildirmeme gibi bir durumu söz konusu değildir. Aracı işte kaskoluysa müracaat edecek ki tabi kesinlikle. Biz kaskolu olmadığını farz ediyoruz, en kötü senaryoya bakıyoruz. Yine geliyor. Çünkü bu araçla bir suç işlenebilir. Bir sürü suç, farklı araçlarla işlenebiliyor. Bu konu, vatandaşın aklında yer etmiştir. Bundaki sayıda bu senede 44 tane araba çalınmış. Bizim için oto hırsızlığı da bu alanın net fotoğrafıdır. Tam röntgendir bu bizim Beşiktaş için. Orada tabi düşüş var. 2008 – 170, 2009 – 128, 2010 – 85, bu da neredeyse yüzde 25’lik bir aşağıya inişi gösterir, 2009 ile 2010 arası. Bu sene de 44. Bu, 9 buçuk ayda 44 rakamı, Beşiktaş’ta hafta 1 araç çalınmış. Beşiktaş sirkülasyonun çok olduğu ekonominin belli seviyelerde olduğu bir ilçedir. Gerçekten ciddi bir rakamdır. Yine bir dönem kamuoyunu korkunç şekilde meşgul eden kapkaç sorunu vardı. Ana haber bültenlerine konu olan, vatandaşlarımızı ciddi şekilde mağdur olduğu, kapkaç konusu ile alakalı kanuni değişiklikler ve yapılan planlı operasyonlar ile bu sayı da 2008’de 12, 2009’da 15, 2010’da 9 ve bu sene iki tane kapkaç vakamız var. Genel itibariyle mala karşı işlenen suçlar dediğimiz bizim bu hırsızlık ve türevi suçlarda 2008 yılında toplam 3740 vaka meydana gelmiş. Bu suçların 367 tanesinin faili yakalanmış. 2009 senesinde 3033 suç meydana gelmiş. Mala karşı. Bunun faillerinden 333 tanesi yakalanmış. 2010 yılında 2600 rakamına düşmüş. Yakalanan fail sayısı 416’ya çıkmış. Suçlular azalmış ama yakalanan fail sayısı artmış. Bu sene de işlenen suç sayısı 1940 yakalanan fail sayısı 492. Mala karşı işlene suç; eve hırsızlık, iş yerine hırsızlık, otodan hırsızlık, oto hırsızlığı, kapkaç, yan kesicilik, dolandırıcılık, mala zarar vermek… içinde ekonomik değeri olan suçlardan bahsediyoruz. Bu rakamlara nasıl geldik? Akşamdan yatıp sabah kalkıp bu rakamları biz görmedik. Şimdi bir 2009 senesinde tüm İstanbul genelinde 250 civarında önleyici hizmetler ekipleri yani eski tabirle asayiş ekipleri, dışarıda gezen ekiplerimiz; şu anda 900 civarında. Bugünkü tarih itibariyle 1000’e çıkacak. Bir ay içerisinde 1000 olacak, tüm İstanbul genelinde. Beşiktaş özelinde ise bu sayı 9’du 2009 yılında. Önleyici hizmetler büro amirliğinin tüm Beşiktaş’a bakan ekip sayısı 9’du. Şu anki sayımız 35. Sadece motorize ekiplerimiz… Bunun yanında motorize ekip harici Yunus unsurumuz var. Sadece Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı. Bunun yanında Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Güven Timleri. Zaman zaman basına konu olan kestaneci, mısır satan, falan falan… Bunlardan da özellikle bizim Levent, Gayrettepe ve Beşiktaş Çarşı bölgesinde bu arkadaşlarımız ve sivil olarak görev yapıyorlar. Buralar, geçirgen bölge. Beşiktaş’ın özelinde suçun en çok işlendiği bölge merkez bölgesidir. Şöyle anlatayım ben size, 4 tane polis merkezimiz vardır, Arnavutköy, Etiler, Levent ve Beşiktaş Polis Merkezi vardır. Bu 3 polis merkezinin toplam suçu ancak Beşiktaş Polis Merkezi’nin toplam suçunu ihtiva eder. Bu söylediğim bölgeler daha geçirgendir. Mesela sokağın bir tarafı Beyoğlu’dur mesela bir tarafı Şişli’dir. Bir tarafı Kağıthane’dir… Bu söylediğim yerler geçişin olduğu bölgelerdir. Asayiş şubenin görevleri, komple o bölgelerde görev yapabilirler, oradan oraya geçebilirler. Geçirgen bölgelerde, suçun çok yoğun olduğu bölgelerde görev yapar bu arkadaşlarımız. Alandaki ekip sayımız arttı. Vatandaş daha fazla polis görür oldu.”

ÇALIŞMA ANLAYIŞI VE İNSAN FAKTÖRÜ
Adalar, performans odaklı personel sisteminin çalışma şekline ve çalışma anlayışına canlılık getirdiğini düşünüyor. Bunu da şöyle aktarıyor: “Mobil olarak tüm sokaklardayız artık… 9 ekipten 35’e çıktık, araçlar yenilendi. Bu görsel yanı bir de bunun içerisinde olayın ruhu var. O da ne, bu ekibin içinde görev yapan memur ne düşünüyor? Görevli ne düşünüyor. Tamam siz, Mercedes de verebilirsiniz ekiplere, 35’i 150’ye çıkarabilirsiniz mesela. Ama bu insan unsuruyla faaliyete geçecek, insan unsuru bunu hizmete sunacak. Tek başına o araç bir şey ifade etmiyor. Onu kullanacak, doğru yönde sevk edecek bizim görevli polis arkadaşlarımız. Bu da bir az önce bahsettiğim Performans Odaklı Personel Yönetim Sistemi ile ilgili. Burada görev yapan arkadaşlarımızın performans kriterleri getirildi. İyi çalışan, düzgün performans gösteren arkadaşlarımız 4 ayda bir puanlamaya tabi tutuluyor. Dereceye giren arkadaşlar, çağrılıyor deniyor ki “Nerede görev yapmak istiyorsun? Nerede çalışmak istiyorsun”… Diyor ki, “Ben Narkotik Şube, Terörle Mücadele Şubesi’nde görev yapmak istiyorum, Güvenlik Şube’de görev yapmak istiyorum. Asayiş Şube’de görev yapmak istiyorum.” Bu arkadaşlarımız bu performans sistemi dolayısıyla o şubelere gidiyor. Bizde bu tip birimler talep gören birimlerdir. Orada çalışmak istiyor arkadaşlarımız. Bu sistem ne yapıyor, insanları motive ediliyor. İyi çalışan ile kötü çalışan ayrılıyor. Performansı az olan arkadaşlar koruma hizmetlerinde istihdam ediliyor. Bu sistemin meyvelerini halkımızla beraber aynı şey bizim için de geçerli, bunları toplamaya başladık. Bu şunu getirdi, vatandaş yansıması boyutuyla, suç azalmasına rağmen yakalanan şahıslar arttı. Şimdi düşünün 3740 suç.. Mala karşı işlenen suçlar da bir azalış var. Yakalanan sayısı 362’den 492’ye yükselmiş. Tüm veriler suçta gözle görülen bir azalmayı, suçluların da yakalanmasında bir artış gösteriyor.” (15/10/2011)

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*