SON DAKİKA GÜNDEM: Ya zafer ya ölüm… Faciadan döndüler… Komutandan itiraf… Karakola ses bombası atıldı… Havalar nasıl olacak?.. Sansür dönemi… İddia Yunan askerini korkuttu… Erdoğan: akan kan dursun… Hızlı tren 12 gün ücretsiz…



Ya zafer ya ölüm
Kaddafi son kozunu oynadı geri çekilmenin taktik icabı olduğunu söylediği radyo konuşmasında NATO’ya karşı ya zafer ya ölüm mesajı verdi. İktidarının 42’nci yılındaki Kaddafi’nin Trablus’taki son kalesi de düştü. Pazar gecesi başkent Trablus’a giren isyancılar, dün akşam Kaddafi’nin Bab-ı Aziziye’deki (Aziziye Kapısı) sarayını ele geçirdi. Ancak Kaddafi ve oğulları sarayda bulunamadı. Bu zafere rağmen isyancılar başkente hâlâ tam hâkim değil. Libya’da isyancılar, nihai zafere bir adım daha yaklaştı. Başkent Trablus’un Bab-ı Aziziye’deki beton duvarlarla çevrili olan ve yüzlerce asker ve zırhlı araçlar tarafından korunan Devlet Başkanlığı Konutu, dün şiddetli çatışmaların ardından isyancıların eline geçti. Yabancı TV kanalları, sokak çatışmalarını canlı bağlantılarla verirken “Karargâh düştü” haberi akşam geç saatlerde duyuruldu. Önceki gün Trablus’un ünlü Yeşil Meydanı’na girip meydanın adını “Şehitler Meydanı’ olarak değiştiren isyancı güçlerle Kaddafi askerlerinin çatışması sürerken karargâhtan gün boyu siyah dumanlar yükseldi. 42 yıllık Kaddafi rejiminin sembolü haline gelen sarayın duvarları üç cephesinden kısman yıkıldı. İçeri akın eden isyancılar, geriye kalan birkaç askeri etkisiz hale getirirken askerlerinden bazılarını üniformalarını bırakıp kaçtığı görüldü. Nerede olduğu bilinmeyen Muammer Kaddafi, gece geç saatlerde radyo aracılığı ile Libyalılara seslendi. Kaddafi, NATO’nun 64 hava saldırısıyla yerle bir olan karargahtan çekilmelerinin “taktiksel bir hamle” olduğunu söyledi. Kaddafi ayrıca, NATO’ya karşı savaşında “Ya zafer ya ölüm” açıklamasında bulundu.
***
Boğaz’da korku dolu dakikalar
Harem açıklarında yolcu taşıyan bir tekne kuru yük gemisine sürttü. Olay sırasında daha büyük bir çarpışmanın olmaması olası bir facianın önüne geçti. Eminönü’nden kalkan Turyol Turizm ve Yolcu Deniz Taşıyıcılar Kooperatifi’ne bağlı bir yolcu teknesi iddiaya göre saat 21.30 sıralarında boğazı geçerken, Harem açıklarında Türk bayraklı Bolaman isimli 56 metre uzunluğunda kuru yük gemisine yan tarafından sürttü. Sürttünme sırasında oluşan sarsıntı nedeniyle teknede bulunan yolcular büyük panik yaşadı. Yaklaşık 100 yolcunun bulunduğu teknede kaza sırasında, 6 yolcu çeşitli yerlerinden hafif şekilde yaralandı. Teknenin kaptanı Cengiz Aynacıoğlu ise tekneyi, Haydarpaşa İskelesine yanaştırdı. Yaralı 6 kişi, ihbar üzerine iskelede bekletilen ambulanslarla çevre hastanelere sevk edildi. Yaralılarının durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Teknede maddi hasar meydana gelirken, ‘Bolaman’ın Zeytinburnu Ahırkapı açıklarında demirlediği öğrenildi. Kaza ile ilgili araştırma başlatıldı. Bazı yolcular kuru yük gemisinin ışıklarının yanmadığını iddia ederek, kaptanın gemiyi göremeyip çarptığını söyledi. Bir yolcu büyük bir sarsıntı olduğunu, bazı yolcuların can yeleklerini giydiğini söyledi.
***

‘Kendi askerimizi alnından vurduk’
Yüksek Askeri Şûra öncesi emekliliğini isteyen eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’in, terörle mücadele konusunu görüştüğü bazı subaylarla yaptığı toplantının ses kaydı internete düştü. Ses kaydı, kamuoyunun yakından bildiği ve çok sayıda şehidin verildiği bazı baskınlarla ilgili değerlendirmeleri yansıtıyor. Koşaner’in söyledikleri özetle şöyle:

Kontrolsüz mayın döşedik
Huduttakinin bile işareti yoktur. Adam gidiyor basıyor bilmem ne yapıyor. Haberimiz yoktu ekip gönderdik. Ankara’dan da geldiler. Sırayla bitirdiler. Bilmiyorum bitti mi daha devam ediyor mu? Bunlar çok tehlikeli şeyler, bunları kim döşemiş, biz. Şimdi ben desem ki yetkililere ‘Yav bizimkiler mayın döşemişlerdi. 10 -20 sene evvel. Başıboş bırakıp gitmişler.’ Ne derler. Döşerken aklınız neredeydi derler. Maalesef döşeyen yine biziz değil mi?

Emir komuta birliği bazen yok
Bizi sıkıntaya sokan konulardan bir tanesi emir komuta birliğini bazen sağlayamıyoruz. Nerede bir operasyon, bir harekât, bir baskın vs ne varsa sorumlusu mutlaka bir komutanlık olacak. O bölgenin sorumlusu. İHA’dan (insansız hava aracı) görüntü almak gibi büyük bir nimet var. Olayın olduğu yere süratle bir İHA’yı getirip ekrandan adım adım görebiliyoruz öyle mi? Görebiliyoruz. İHA’dan görüntü gören komutan mutlaka operasyona müdahale edip, sevk idare etmeli. Neden bunu söylüyorum önümüzde örneği var. Bir daha o hataya düşmeyelim. İşte bu Hantepe mantepe olayında operasyon yapan komutan daha doğrusu sorumlu komutan Birinci Tugay Komanda Tugay Komutanı idi ve kendisi arazideydi. Ama ekrana bakan komutanlık civardaki komutanlığımız ona müdahale yetkisi yoktu. Böylece bir koordinesizlik oldu zamanında müdahale edemedik.

Tim komutanım mevziden kaçarsa
İkinci önemli konu arkadaşlar. Küçük birlik seviyesinde sevk ve idarede çok zayıfız. Jandarma, JÖH’ü filan ayrı tutuyorum. Onlar hakikaten çok tecrübeli profesyonel olmuşlar artık. Sözüm onlara pek değil, daha ziyade bizimkilere. Küçük bir birlik seviyesindeki tim komutanı, kol komutanı eğer o adamına sahip olup da sevk idare edemezse, iş buradan kopar. Hani derler ya bir nal bir at kurtarır. Bir at bir ordu kurtarır, süvari kurtarır süvari bilmem neyi kurtarır. Neticede memleket kurtulur. İşte biz o nal, o nal bizim komando kolumuz. Komando timimiz her neyse motorlu kolumuz orada eğer sağlam duramazsa tutamazsak birliğimizi görevinin başında gerisi çorap söküğü gibi gider. Niye bunu söylüyorum. Benim tim komutanım, unsur komutanı diye koyduğum arkadaşım önce mevzide silahını bırakıp da kaçarsa biz bu işi yürütemeyiz. Biz bu eğitimi yapmamışız yetiştirememişiz demektir. Rütbesi de var kolunda, o orada silahını bırakıp da mevzisini kaçarsa tabii ki mevzimiz çöker, tabii ki zayiat veririz. 2 tane adam geliyor karşıdan. 30 kişiyi kaçırıyor geri gidiyoruz yav rezalet. Olacak şey değil. Neden, sevk idare edemediğimiz için timimizi. Tim komutanı ve unsur komutanı her ikisi de kendi personelinin göreceği yerde bulunur. Sesle varsa telsiziyle timinin adamlarını tek tek sevk idare eder. Zamanı geldiği zaman da ateş açtırır yerinden kıpırdama der, kaçma der, ben burdayım der. Sevk idare eder. Öyle oluyor mu, nadiren böyle oluyor. Çoğu yerde çat pat dediğin zaman o oraya bu buraya, birkaç gözü kara arkadaş dayanıyor.

Kendi erimizi alnından vurduk
Lider pozisyonunda olanlar piyasada yoklar. En acısı da silahını da bırakıp gidenler. Roj TV silahın numarasını da beraber gösteriyor. Ben olsam o rütbelinin yerine insan içine çıkmam. Ama utanmıyor adam. Bunlarla iş yapamayız. Yoksa canı sıkılan çeker gider. Ondan sonra mevzimize de girilir, bir sürü de şehit veririz. Artık herşey milletin önünde açık arkadaşlar. Bakın yine örnek dilimin ucuna geliyor söylemek istemiyorum. Böyle timi mimi sahip olmazsa, orada bir tane karaltı görür tak diye ateş eder. Başlar sesi duyan herkes ateş eder basıldık diye. Arkadaşımızı, bir erimizi alnından vururuz. Vurduk mu, haberiniz var mı, var değil mi? Olayı takip ediyorsunuz. Herkesin cebinde artık telsiz var, eskisi gibi de değil. Bak ben ateş ediyorum. Herkes sussun diyeceksin. Herkes duyacak, kimse birşey yapmayacak. Bir kişi edecek bunu gayet kolay yapmak ama eğitimle bunu yaparsanız olur. Bırakırsanız keyfine adam ateş et der. Vay basıldık diye herkes silaha sarılır. Bir masum erimizi alnından pat diye vururuz. Kabahatli biziz.

Karakollar hatalı Hantepe de öyle
Arkadaşlar bir üssü, bir tepeyi, bir kritik araziyi korurken esas mevzi kazıp gömülmektir. Tabii kayalık sert yerlerdeyiz ve tabii kazıp gömülmek mümkün olmuyor çoğu zaman. Ne yapıyoruz o zaman? Kum torbası bol. Kum torbasını üst üste koya koya kulübemsi karakolların etrafında nöbet kulübesi gibi böyle kulübeler meydana getiriyoruz. Bir de delik açıyoruz önünde buradan gelecekler bakacağız diye. Böyle bir koca hedef oluyor. Arkadaşlar karanlıkta gece görüş aleti olmasa bile ben RPG-7 ile 200 metreden onu tak diye vururum. Bak bu yaşımda vururum. İsterseniz deneyelim. Böyle kulübe yapıyorsunuz ona mevzi diyor bazıları. Mevziye girdik deyince o kulübenin içine giriyorlar. Ondan sonra ilk rokette orası vuruluyor. Öyle oldu değil mi Hantepe’de. Üsteğmenimiz de orada gitti. Koşuştular hepsi peşinden mevziye giriyoruz diye. Ondan sonra roket de oraya geldi. Öyle mevzi mi olur? Nerede görülmüş şey.

Halimiz tam bir kepazelik
Çatışmaya gireceğimiz için ateş mevzii lazım. İşte Hantepe’de İHA’nın görüntüsünde bile belli. Koştular içine girdiler değil mi? Seyreden var mı? Vardır herhalde. Adam da geldi el bombasını üzerlerine atıyor, şey atar gibi. Tam bir kepazelik halimiz. Neden işte lider yok ortalıkta. Lider yok bu hale geldik. Bakın bunları söylememe gerek bile yok. Hepimiz askeriz bunun için komutanız ya. Çok zayıfız bu konuda.

Komutan harekâtı İHA’yı sevk edecek
Kuvvet komutanımızla beraber Hava Kuvvetleri Komutanımızla beraber bu İHA’ların gönderilişini, görüntü aktarmasını yerlerinde bir daha inceledik. Şunu gördük ki, eğer zamanında uygun şekilde İHA’ları kullanabilsek bize çok çok büyük imkan kazandırıyor. Ama bunu yerinde zamanında görüntüyü izleyen komutan hakikaten o görüntüde gördüğü operasyona müdahale edebilecek bilgide ve tecrübede olması gerekir. Oradaki nöbetçi subayın yapacağı bir iş değil o. Demek ki önce ilgili komutan fırlayıp bu işin başına gelmesi süratle durumu değerlendirmesi topçu mu attıracak, uçak mı isteyecek, helikopterleri mi gönderttirecek ne talep edecekse etmesi ve alttaki birlik komutanıyla direkt temasta olup helikopteri yönetmesi lazım. Topçuyu tanzim ettirmesi lazım. İHA’nın nereyi takip etmesi gerektiğini söylemesi lazım. Ekranın başında olup da harekâtı sevk edecek komutan İHA’yı da sevk edecek.

Herkes işine sahip olacak
Bundan sonra ben dediğimde İHA geç geldi, sağa git dedim, sola gittiydi falan filan yok arkadaşlar, yok. Herkes işine sahip olacak. Ona göre İHA’yı kullanacak. Ona göre de helikopter mi getirecek, işte gerekli işlemi yapacak. Buna dikkat edelim. Şimdi tabii terör örgütünün önümüzdeki dönemde ne yapacağı biraz siyasi. Artık tamamen örgüt siyasi alana angaje oldu. Biliyorsunuz seçime kadar eylemsizlik diye bir karar aldılar. Bu da hakikaten eylemlerini yani kırsal kesimdeki eylemlerini azalttılar. Bu karar tabii kesinlikle bizi bağlamaz.

Eylemsizlik falan söz konusu değil
Bu son dönemde o kadar herşey serbest dendi ki, halkımıza işte herkes istediğini söyleyebilir, istediğini talep ediyor, istediğini bilmem ne yapıyor. Saçmasapan şeyler. Tabii çoğunun bunu düşünmesi bile mümkün değil. Onun için size diyorum ki arkadaşlar. Lütfen bulunduğunuz yerde nabız tutun. Bakın halkın içinde olun. Kışladan lojmana lojmandan kışlaya dediğiniz zaman bunu anlayamıyoruz. Nabız tutmamız lazım. Polisle, itle mitle bilmem neyle yakın temasta olmamız lazım. Hakikaten bu söylenenler oluyor mu, halk buna ne diyor? Ne kadar destekliyor. Ne kadar desteklemiyor. Saçma mı buluyor, ne nasıl oluyor? Yani bunları kimlerden öğreneceğiz? Sizden öğreneceğiz. Öncelikle jandarmadan öğreneceğiz. Buna ihtiyacımız var. Biz hiçbir zaman eylemsizlik falan filan öyle birşeyi ağzımıza almadık. Bizim için eylemsizlik söz konusu değil arkadaşlar.

1 yıldır daha mantıklı operasyon
Bizim hiç kimsenin talimatına falan da ihtiyacımız yok. Tabii ki mücadelemiz devam edecektir. Kimse de bunu durdur diyemez. Dese bile bunu kabul etmeyiz. Bir kere bunu hiç unutmayınız. Kesinlikle yok hareketi azalt, operasyonu azalt, ne bizim ne diğer komutanlarımızın ağzından çıkar. Biz her zaman olduğu gibi teröre karşı mücadelede bir adım bile geri duramayız. Ancak geçen seneden beri biraz daha mantıklı olarak bu işi yapmaya karar verdik. Eskiden büyük bölgeleri aramak için taburlar, hadi araziye diziliyorduk. Hadi arıyorduk tarıyorduk bu arada. 10 kişi mayına basıyordu.

Ne oldu, bitti mi bu adamlar?
5 kişi bilmem ne oluyordu. Düşüyordu kalkıyordu yaralanıyordu. Neticede de hiçbir şey bulamıyorduk. Verdiğimiz zaiyatla kalıyorduk. Onun için dedik ki istihbarata dayalı gerçek duyuma dayalı birşey elde ettiğimiz zaman operasyon yapalım. Artık bunu jandarma mı yapar, beraber mi yaparız. Yani boşu boşuna birlikleri sevk etmektense bir bilgi alıp bir istihbarat alıp ona yönelmek, ha o da boş çıkabilir. Ama yeterli kuvvetle bunu yapmak zorundayız. Bütün herşey bana geliyor. Bazı yerlerde hareket yok. Ne oldu, bitti mi bu adamlar?

Sınır birlikleri için eğitim
Şimdi sınır birliklerimizin biraz daha profesyonel olması için yani profesyonel asker falan demiyorum. Bir sınır eğitim merkezi teşkil ettik, biliyorsunuz herhalde? Şey olan eğitim birliklerimizi erlerimizi oraya gönderiyoruz.

Artık herkesin gözü üzerimizde
Bunlara rahat vermememiz lazım. Öyle bir hava varsa eğer kafanızdan lütfen çıkartın. Öyle şey yok. Çok dikkat edin herkesin gözü üzerimizde. Bir ufacık hata yapılırsa basına taşınıyor. Manşetlere taşınıyor. Onun için herşeyi yasal bazda yapmak durumundayız. Bizim yasalarımız hani bazen kızıyoruz mızıyoruz ama bize gerekli yetkiyi veriyor. Dikkatli incelersek kullanırsak işte valiyle konuşmak suretiyle falan bize gerekli yetkiyi veriyor. Tabii önce jandarmamız yapıyor. Biz de onların peşinden ona destek olarak yapacağız. Biraz evvel söz ettim. EMASYA Protokolü kalktığı için iller arasındaki harekette biraz sıkıntımız olacak gibi geliyordu. Ama arkadaşlarımız söylediler. Valiler gene anlaştı falan diye. Biz bunu yeni bir protokolle yasal baza oturtmaya çalışıyoruz. Onu da hazırlar hazırlamaz size tekrar göndereceğiz. O konulara da sahip olacaksınız ve daha rahat edeceksiniz. Neyimiz varsa kullanın. İşte havada bilmem ne helikopteri hazır bulundururuz. Bilmem ne çağırırız geraekirse. Bulundurun çağırın şimdi rahatız.

‘Temas’ta kaçırmak yok
Yani sıkışık durumda değiliz. Her türlü imkanınızı kullanın. Bakın her türlü imkanımızı kullanın diyorum. Ama teması da kurduktan sonra. İşte ben bunu kaçırdım. Gittiler gece karanlığında kayboldular. Bizde herşey var. Gece de görüyoruz gündüz de görüyoruz. Her türlü imkanımız var. Bunu kaçırmayacağız ona göre tedbir alacağız. Marifet kaçırdım demek değil. Temas kurunca kaçırmak yok. İnatla cesaretle üzerine gidip sonucu almamız lazım. Elimizdeki aracımızı, gerecimizi, dürbünümüzü, teçhizatımızı işte ne varsa iyi bilin silahımızın kabiliyetlerini iyi bilmeliyiz ki, onu ona göre kullanmalıyız.

Hürriyet
***

Karakola ses bombası atıldı
Batman’da sınır ötesi operasyonunu protesto etmek için yürüyüş yapmak isteyen bir grup BDP’li ile yürüyüşe izin vermeyen polis arasında gerginlik yaşandı. Grubun içinden bir kişi polis karakoluna ses bombası attı.
Edinilen bilgiye göre, dün akşam saat 22.30 sıralarında Petrol Kent Mahallesi’nde bir grup BDP’li sınır ötesi operasyonunu protesto etmek için yürüyüş yapmak istedi. Polisin yürüyüşe izin vermemesi üzerine polis ve grup arasında gerginlik yaşandı. Polis, grubu dağıtmak için gaz bombası ve tazyikli su kullandı. Ara sokaklara kaçan göstericilerden biri 10 Nisan Polis Karakolu’na ses bombası attı. Karakola isabet etmeyen ses bombası büyük bir gürültüyle patladı. Ses bombasını attığı iddia edilen kişiyi gören bir polis, şahsı yakalamak için kovaladı. Bombayı atan kişi ara sokaklara kaçarak izini kaybettirdi. Olay yerine gelen olay yeri inceleme ekipleri atılan ses bombasının parçaları üzerinde çalışma başlattı.
***
Havalar nasıl olacak?
Yapılan son değerlendirmelere göre; Ülkemizin kuzeydoğu kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Giresun, Trabzon, Rize ve Hopa çevrelerinin sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

HAVA SICAKLIĞI: Ülkemiz genelinde önemli bir değişiklik beklenmiyor, mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

RÜZGAR: Genellikle kuzey ve kuzeydoğu, Akdeniz kıyıları ile Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda batı ve güneybatı yönlerden hafif arasıra orta kuvvette; Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında yer yer kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın; Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden yer yer kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara (ulaşımda aksamalar vb.) karşı ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olması gerekmektedir.

BÖLGELERİMİZDE HAVA

MARMARA: Az bulutlu ve açık geçecek. Rüzgarın; bölge genelinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden yer yer kuvvetli olarak (30-50 km/saat) esmesi bekleniyor.

EGE: Az bulutlu ve açık geçecek. Rüzgarın; Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden yer yer kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esmesi bekleniyor

AKDENİZ: Az bulutlu ve açık geçecek.

İÇ ANADOLU: Az bulutlu ve açık geçecek.

BATI KARADENİZ: Az bulutlu geçecek.

ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu; Giresun, Trabzon, Rize ve Hopa çevreleri aralıklı sağanak yağışlı geçecek.

DOĞU ANADOLU: Az bulutlu ve açık, bölgenin kuzey ve doğusu parçalı bulutlu geçecek.

GÜNEYDOĞU ANADOLU: Az bulutlu ve açık geçecek.
***
AA’da sansür zamanı
Toplam 52 kişinin görev yerlerinin değiştirildiği, 70’e yakın personele de emeklilik baskısı yapıldığı Anadolu Ajansı’nda (AA) “sansür” dönemi başladı. Yeni Genel Müdür Kemal Öztürk’ün altındaki yöneticilere “ekonomiyi kötü gösterecek nitelikte haber yapılmaması” talimatı verdiği öğrenildi. Görevine başlar başlamaz, muhabirler üzerinde baskı kuran eski Başbakanlık Sözcüsü Kemal Öztürk’ün tartışmalı uygulamalarına her gün bir yenisi ekleniyor. Cumhuriyet’in edindiği bilgilere göre, göreve geldikten sonra birim yöneticileriyle sabah toplantıları düzenleyen Öztürk, göreve başladıktan sonra eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’in istifa sürecinde yaşanan karmaşanın faturasını bir muhabire kesti. Haber toplantısında ajansın gelişmeyi önce “istifa” sonra “emekliliği isteme” olarak duyurduğunu anımsatan Öztürk, söz konusu haberi yapan muhabirin alanının değiştirilmesi talimatını verdi. Öztürk haberle ilgili tüm isimlerden de savunma istedi. Öztürk, bir diğer toplantıda da birim şeflerinden “ekonomiyi kötü olarak gösterecek nitelikte haber yapılmamasını” istedi. Hata yapan ya da haberine açıklama gelen muhabirin “bir süre dinlendirilmesi” ya da “alanının değiştirilmesi” önerisini getiren Öztürk, bir başka toplantıda da müdürlere “İzmir, ramazan haberi, iftar haberi yaptı mı?” diye sordu.
Cumhuriyet
***

Yunanistan’da asker teyakkuzda
Hükümet yanlısı Etnos gazetesi, haberinde “Yunan ordusu, Yunan ordusunun, Kıbrıs Rum Kesimi’nin Doğu Akdeniz’de doğalgaz arama çalışmalarına başlaması öncesi, Türkiye ile Yunanistan arasında “suların ısınacağı” düşüncesiyle “ileri derecede teyakkuz” durumuna geçtiği bildirildi. Ankara’nın herhangi bir Elen bölgesinde ‘sıcak bir olay’ tahrik etme teşebbüsüne karşı hazırlık yapıyor, tüm olasılıklar hesaplanıyor” ifadesini kullandı. Gazete, Yunan ordusunun hazırlıklarını “sessizce sürdürdüğünü” belirtti. Etnos, “Savunma Bakanlığı teyakkuz durumunda. Çünkü gerek ABD gerekse AB, Türkiye’nin, Kıbrıs Rum Kesimi’nin doğalgaz aramasına askeri düzeyde de tepki göstermesinin olası olduğunu düşünüyorlar” görüşüne yer verdi. Gazeteye göre, Yunan Savunma Bakanlığı’nın masaya yatırdığı senaryolar arasında “Türkiye, asimetrik tehdit çerçevesinde Yunan sınırında da askeri eyleme teşebbüs edebilir” senaryosu da var. Etnos, haberini “Kıbrıs için ileri derecede teyakkuz” manşetiyle duyurdu.
***
“Akan kan dursun istiyoruz”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Hızlı Tren’in açılış töreni sonrası yaptığı açıklamada “Suriye’de akan kanlar dursun istiyoruz. Zulümle abad olunmaz. Zulümle abad olmaya gayret edenler, akıttıkları kanda boğulurlar” dedi. Erdoğan ayrıca “Aynı şekilde Libya için dua ediyoruz. Libya’daki tüm kardeşlerimiz de o arzuladıkları güne an ve an yaklaşıyorlar. Temenni ederim ki, bu bayram Libya’daki kardeşlerimiz için de barışın, birlikteliğin, beraberliğin adeta taçlandığı bir bayram olsun” dedi.
***

Hızlı tren 12 gün ücretsiz…
Başbakan Erdoğan, Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattının dün yapılan açılış töreninde, 8 ay önce, 17 Aralık 2010 tarihinde, “vuslat gününde”, “Konya bir başka vuslatı daha yaşayacak ve Hazreti Mevlana’ya daha hızlı kavuşacağız” dediğini hatırlattı. O gün başlatılan test sürüşlerinin bu mübarek günde tamamlanmış olmasının ve bu eserin Ramazan Bayramı’na yetişmiş olmasının kendilerine büyük mutluluk verdiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: “Allah’a şükürler olsun, hayırlı olsun, mübarek olsun… Bu yolda, bu hızlı trenle Konya’dan Ankara’ya, oradan İstanbul’a selametle gidin, selametle gelin. Güle güle gidin, güle güle gelin. Allah, bu milletin yolunu daima açık eylesin. Birlik ve beraberliğimizi, kardeşliğimizi ve huzurumuzu daim eylesin. Evet, tıkanan yollar açılır, aşılmaz dağlar delinir ama bu yollardan, bu eserlerden daha önemlisi, en önemlisi istikamettir. İstikamet doğru yol üzere olmaktır. Biz inşallah bu yoldayız, son nefesimize kadar da bu yoldan istikametten ayrılmak istemiyoruz. Doğru yol üzere olanların işleri rast gidiyor, zorluklar kolaylaşıyor. Bugün, 4,5 yıl gibi kısa bir sürede hat, 8 ayda da test sürüşlerini tamamladığımız, Konya-Ankara hızlı tren hattını hizmete açıyoruz. Hatırlarsanız, birileri ne dedi? ’Konya-ile Ankara arasına hızlı tren yapacağız’ dedi. Ne zaman? 12 Haziran öncesinde. Halbuki Konya ile Ankara arasında hızlı trenin bittiğini, test sürüşlerinin başladığını bile bilmiyorlardı, haberleri yoktu. Şimdi müjde veriyoruz. Bakın artık bundan istifade edebilirsiniz, hayırlı olsun. Erdoğan, Ramazan Bayramı süresince bütün otoyol ve köprülerdeki geçişlerin ücretsiz olacağını da hatırlattı. Yarından itibaren bayramın sonu pazar akşamına kadar YHT’nin vatandaşlara ücretsiz hizmet vereceğini açıkladı.
***

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*