SON DAKİKA GÜNDEM: Kandil söndü… Baba ocaklarına ateş düştü… İşsizlik maaşı 1500 TL olacak mı?.. CHP’de ‘A Takımı’ değişikliği… Kral Barcelona… Ölümden sonra tutuklama… Gözyaşlarıyla uğurluyoruz… Kamp için 1,5 ay yürüdüler



Kandil bombalandı
Dün terör karşısında yitirdiğimiz canların ardından gerçekleşen sınır ötesi operasyonda TSK’ye ait savaş uçakları Kandil’i bombaladı. Terör örgütü PKK’ya indirilen hava darbesinde 60 hedef vuruldu. TSK’dan yapılan yazılı açıklamada şu cümlelere yer verildi:

1. 17 Ağustos 2011 günü akşam saatlerinden itibaren bölücü terör örgütüne ait Kandil Dağı, Hakurk, Avaşin-Basyan, Zap ve Metina Bölgesindeki 60 hedefe, Türk Hava Kuvvetleri uçakları tarafından başarılı bir taarruz harekatı icra edilmiştir.

2. Görevlerini başarıyla tamamlayan uçaklarımız emniyetle üslerine dönmüşlerdir.

3. Ayrıca, hava harekatı öncesinde; Zap, Avaşin-Basyan ve Hakurk Bölgelerinde tespit edilen 168 hedef, topçu silahları ile yoğun olarak ateş altına alınmıştır.

4. İcra edilen harekatta, her zaman olduğu gibi sadece bölücü terör örgütü hedef alınmış, sivil halkın olumsuz etkilenmemesi için gerekli hassasiyet gösterilmiştir.

5. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt içi ve yurt dışındaki benzer faaliyetleri, Irak’ın kuzeyini güvenli bir yaşam alanı ve Türkiye’ye saldırı üssü olarak kullanan bölücü terör örgütü etkisiz hale getirilinceye kadar kararlılıkla sürdürülecektir.
***

Baba ocaklarına ateş düştü
Hakkari-Çukurca karayolunun 12’nci kilometresindeki Vali Erdoğan Gürbüz Çeşmesi yakınlarında dün sabah 09.00’da askeri konvoyun geçişi sırasında teröristlerin anti tank mayınlarını patlatmaları ve sonrasında meydana gelen çatışmada, 1 binbaşı, 8 asker ve 1 korucu şehit düştü, 11 asker de yaralandı. Şehitlerin isimleri şöyle: Jandarma Özel Harekât Taburu Komutanı Binbaşı Yavuz Başayar (Ankara), Jan. Kom. Uzm. Çvş. Turan Kurt (Manisa), Jan. Kom. Uzm. Çvş Hakan Çil (K.Maraş), Jan. Kom. Uzm. Çvş Erhan Ar (Kırşehir), Jan. Kom. Uzm. Çvş Nazir Elitok (Kırıkkale), Piyade Uzm. Çvş. Samet Kılıç (Ordu), Jan. Kom. Er Sadettin Arslan (Kayseri) Jan. Kom. Er Vedat Gülder (Ardahan) Jan. Kom. Çvş. Serkan Altay (Burdur) ve Korucu Cabbar Gültekin.
***

İşsizlik maaşı 1500 TL olacak mı?
Son noktayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik koydu… Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, işsizlik maaşının asgari ücreti geçemeyeceğini söyledi. Bakan Çelik, kıdem tazminatı fonuyla, 11 ay çalıştırıldıktan sonra işten çıkarılmış gibi gösterilen işçilerin haklarını koruyacaklarını ifade etti. Memura toplu sözleşme kanununda mutabakat sağlandığını belirten Çelik, “Hakem tayininde anlaşmazlık olabilir.” dedi. Zaman Gazetesi’ndeki habere göre, kamu çalışanlarıyla toplu sözleşme yetkisinin Çalışma Bakanlığı’na devredildiğini hatırlatan Bakan Çelik, işçi, memur gibi tüm kesimlerin sözleşmelerinin kendi bakanlığı bünyesinde yürütüleceğini ifade etti. 12 Eylül referandumu ile memurlara verilen toplu sözleşme hakkı sebebiyle her yıl 15 Ağustos’ta başlayan zam görüşmelerinin bu sene ekim ayına ertelendiğini kaydeden Bakan Çelik, şu bilgileri verdi: “Konfederasyon başkanlarıyla bir araya geldik. Hızlı bir şekilde bu ay içinde yasaya son şeklinin verilerek Meclis’e gönderilmesinde mutabakat sağladık. Önümüzdeki hafta içinde bir araya gelip yasaya son şeklini vereceğiz. Yasada evrensel normlar esas alınacak. Yalnızca anlaşma sağlanamaması durumunda zamma karar verecek hakem heyetinin belirlenmesinde sıkıntı yaşanacağını tahmin ediyorum. Biz şeffaf olacağız, aynı masa etrafında oturarak çözeceğiz.”

Kamuoyunda tartışılan işsizlik ödeneğinin 1500 liraya kadar yükseleceğine dair haberlere ilişkin olarak ise Bakan Çelik, bu rakamın 2023 yılı hedefi olduğuna vurgu yaptı. Ödeneğin işsiz kalanları korumaya dönük bir önlem olduğuna işaret eden Çelik, “Bu ödeme işsizliği teşvik önlemleri değil. 650 TL asgari ücret veriyor, işsizlik maaşı olarak da bin liranın üzerinde bir rakamı telaffuz ediyorsanız, o zaman siz insanların işsiz kalması için bir altyapı oluşturuyorsunuz demektir. Böyle bir şey söz konusu olamaz. Gönül arzu eder ki işsizimize bin liranın üzerinde para verelim, asgari ücretleri bin liraya çıkaralım. İşsizlik fonunda 50 milyar liralık varlık var. Bugüne kadar bu parayı dikkatli kullandık. Çünkü bu, işsizlerin parası.” dedi.

İşsizlik ödeneğini 6 aydan 8 aya çıkarma noktasında çalışma yaptıklarını aktaran Çelik, “İşsizlik ödeneği şu anda 332-670 TL arasında. Bunların süreç içerisinde artışı sağlanmıştır, sağlanmalıdır ama bunun ölçüleri önemlidir. Hangi yüzdeler olacak bu önemlidir. Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerini 2011’de konuşmak doğru değil.” dedi.

KIDEM TAZMİNATI FONU İŞÇİYİ KORUYACAK
1970 yılında çıkarılan 1475 sayılı İş Kanunu’yla kıdem tazminatı fonunun kurulmasına karar verildiğini hatırlatan Bakan Faruk Çelik, 4857 sayılı İş Kanunu’nda ise bunun korunduğunu ifade etti. Aradan geçen yıllara rağmen fonun bir türlü hayata geçirilememesinden yakınan Çelik, hükümet olarak kazanılmış hakları koruyarak yasayı uygulayacaklarını bildirdi. Çelik şöyle konuştu: “Kıdem tazminatı fonunu hayata geçireceğiz. Burada hükümet kazanılmış hakları koruyacak, bundan asla taviz verilmeyecek. İkinci ilkemiz ise sosyal taraflarla konu enine boyuna konuşulacak, bir uzlaşı sağlanacak. Bu iki şartın oluşumuyla kıdem tazminatının fona geçişi gerçekleştirilmiş olacak. Bu konuya mutlaka neşter atılmalı. Çünkü hem işveren hem de işçi yönünden sıkıntılar var.”

Halihazırda kamuda alt işveren denilen yöntemle 426 bin taşeron işçinin çalıştırıldığını dile getiren Bakan Çelik, SGK kayıtlarına göre 350 bin kişinin de özel sektörde çalıştığını bildirdi. Çelik şöyle devam etti: “750 bine yakın kayıtlı işçi söz konusu. Bu veriler gerçeği tam yansıtmıyor. Bunun ötesinde kayıt dışı dediğimiz emeğin sömürüldüğü de vaka. Amacımız her işçinin çalıştığı her ay her günle ilgili hak ettiği kıdem tazminatı gerçeğinden yararlanmasını sağlamak. 12 ay çalışamadığı için 11 ay çalıştığı halde kıdem tazminatı alamayan işçinin bu haksızlığını izlemeye devam mı edelim? Yoksa bir ay çalışınca fon hesabına hak ettiği pay yatsın mı? Uzun uzadıya konuşmaya, kulağı tersten göstermeye de gerek yok. 12 ay çalışan işçiyi 11 ay çalışmış gibi gösterip, işçinin kıdem tazminatından mahrum edildiğini görüyoruz. Bu sistem kayıt dışına teşvik eden bir sistem haline gelmiştir. Kıdem tazminatını ödememek için kayıt dışında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. İşverenin de işçinin de kamunun da bu işten zararı var. İşveren ‘bu yükün altında eziliyorum’ diyor, işçi ‘hakkımı alamıyorum’ diyor, kamu da kayıt dışıyla mücadele edemiyor. Kıdem tazminatını alamayan işçinin de moral motivasyonu bozuluyor. İşveren ve işçi açısından paniğe gerek yok. Oturup aynı masa etrafında bunu çözeceğiz.”
***

Muhaliflerin hedefi Tekin gitti, yerine Matkap geldi
Kılıçdaroğlu yeni MYK’yı yaparken parti içi dengeleri gözetti. “Gitmez” denilen Gürsel Tekin, MYK’da kaldı ama ikinci adamlığı sona erdi. İkinci isim Matkap oldu. Hurşit Güneş, Süheyl Batum, Umut Oran gibi isimler de yeni MYK’da yok. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 4. kez partisinin MYK’sını yeniledi. 3 Kasım’dan bu yana “partinin ikinci adamı” olan, ancak örgütle bir türlü yıldızı barışmayan Gürsel Tekin, yeni dönemde Kılıçdaroğlu tarafından “Basın, Tanıtım ve Propaganda İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı”na kaydırıldı. Tekin’in yerine Nihat Matkap getirildi. Tekin’in görev değişikliği “sürpriz” olarak yorumlandı. Tekin, daha önce, “CHP’de küskünlük olmaz. Her görevde çalışırım. 27 yıldır CHP için çalıştım. Bu partide ne görev verilirse yaparım. Çaycı da olurum, yönetici de. Önemli olan partidir” demişti. Bu düzenleme yapılırken Kılıçdaroğlu’nun, Tekin’le görüşmediği öğrenildi. Yeni görevini yazılı açıklamadan öğrenen Tekin, “Haberim yoktu. Bize düşen partimiz için çalışmaya devam etmek” dedi.

“Denge” MYK’sı
CHP lideri Kılıçdaroğlu, yeni MYK’sında,delege yapısını halen elinde bulunduran Önder Sav etkisini görmezden gelemedi. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’na, bir dönem Sav’a yakınlığı ile bilinen CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın getirildi. Örgütün başına ise yine bir dönem Önder Sav’a yakınlığı ile bilinen Nihat Matkap’ın gelmesi, CHP’nin kurmayları arasında, “Kurultay dengesi, Sav’a yakın isimlerle örgütten gelecek tepki aşılmaya çalışılıyor” yorumlarına neden oldu. Partinin ikinci adamı konumuna gelen Nihat Matkap, Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde Çalışma Bakanı idi. Şimdi Kılıçdaroğlu’nun “2. adamı” olan Matkap, genel seçimlerde CHP lideri tarafından Hatay’dan 5. sıraya yerleştirilmiş, ancak milletvekili seçilememişti. Matkap’ın ismi, daha önceki ekip değişikliği sürecinde de Genel Sekreterlik için geçmişti. “3 Kasım Devrimi” olarak adlandırılan ve Önder Sav’ın liste dışı kaldığı dönemde Gökhan Günaydın ve Nihat Matkap, Kılıçdaroğlu tarafından MYK’ya alınmış, ancak bu iki isim, “kendilerine sorulmadan listeye konuldukları için” görevleri kabul etmemişlerdi. Matkap ve Günaydın, Hakkı Süha Okay’ın düzenlediği basın toplantısında yer alarak, Sav ’ın değerlendirmelerini paylaşmış ve destek vermişlerdi.

Yeni MYK’da 11 vekil
Kılıçdaroğlu’nun belirlediği yeni MYK’da, kendisiyle birlikte 11 milletvekiline karşılık, 6 vekil olmayan PM üyesi yer aldı. MYK ’ya 9 yeni isim katıldı. Antalya eski Milletvekili Atilla Emek’in MYK’da yer alması dikkat çekti. Diğer 8 ismin yönetime katılacağı kulislere sızmış, ancak Emek’in ismi hiç güneme gelmemişti. Emek, Antalya milletvekili olmasına karşın, Deniz Baykal’ın yanında yer almamış, yönetim değişikliği boyunca Kılıçdaroğlu’nu desteklemişti. Gökhan Günaydın, Sav’ın yerinden olmasına neden olan 3 Kasım’da Parti Meclisi toplantısına katılan isimlerdendi. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, dün CHP lideri Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Bahçeli’yi ziyaret etti. Çiçek her iki ziyaretten sonra yaptığı açıklamada yeni anayasanın bir uzlaşma komisyonu aracılığıyla yapılması noktasında bir genel yaklaşım olduğunu memnuniyetle gördüğünü söyledi. Uzlaşma Komisyonu’na destek isteyen Çiçek’ in, hem Kılıçdaroğlu ile hem de Bahçeli ile yaptığı görüşmede, “Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na, lütfen uzlaşmaya açık isimler bildirin” ricasında bulunduğu da öğrenildi. Bahçeli, anayasa konusunda, iktidar partisi tarafından önceden hazırlanmış bir “Metin dayatmasını kabul etmeyecekleri” mesajını iletti. Bahçeli, Uzlaşma Komisyonu’na ise üye vereceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu Çiçek’in görüşmesinde tutuklu milletvekillerinin durumu da ele alındı. CHP tarafı bu konuyu Çiçek’in gündeme getirmesini istediği öğrenildi. CHP’lilerin, Çiçek’e, “8 vekil Meclis’te yok. Yarın bir gün kritik bir oylama olur, 1 Mart tezkeresi gibi sıkıntı yaşanabilir” dedikleri öğrenildi.

İşte yeni A takımı
Toplu bir veda yaşanmasın diye eski üyeleriyle MYK’yı toplamayan Kılıçdaroğlu’nun, yenilediği MYK’sını birkaç gün içinde toplantıya çağırması bekleniyor.

CHP’nin yeni MYK’sı şöyle:
-Nihat Matkap (Örgütlenme ve Örgüt yönetimlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

-Erdoğan Toprak (İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Atilla Emek (Seçim ve Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

-Gürsel Tekin (Tanıtım, Basın ve Propagandadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Gökhan Günaydın (Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan
Yardımcısı)

– Yakup Akkaya (İşçi, Memur Sendikaları, Emekliler ve Emek Bürolarıyla Sendikaları, Meslek İşveren Kuruluşları ve Diğer Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel BaşkanYardımcısı)

– Faruk Loğoğlu (Dış İlişkiler vYurdışı Örgütlenmelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Birgül Ayman Güler (Kadın Örgütlenmesi ve Kadın Kollarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Zeki Gündüz (Gençlik Örgütlenmesive Gençlik Kollarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Faik Öztrak (Ekonomik ve Mali Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Ayten Kayalıoğlu (Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Sencer Ayata (Ar-Ge, BYKP ’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Perihan Sarı (Partiiçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Mehmet Emrehan Halıcı (Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Sezgin Tanrıkulu (İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

– Bihlun Tamaylıgil (Genel Sekreter)
***

Kral Barcelona
Futbolda İspanya Süper Kupası’nda Real Madrid’i 3-2 yenen FC Barcelona, üst üste 3. kez kupanın sahibi oldu. Nefesleri kesen maçta her şey vardı. Gol, yüksek tansiyon, kırmızı kart, kavga… Mücadeleye damgasını vuran olay ise karşılaşmanın son anlarında yaşanan kavga oldu… İki maç üzerinden oynanan ve Santiago Bernabeu’daki 2-2’lik skordan sonra bu gece Nou Camp’a çıkan Real Madrid ve Barcelona, futbolseverlere yine zevkli bir maç izlettirdi. Maçın yıldızı Barcelona’nın Arjantinli futbolcusu Messi, kaydettiği iki golle kupayı takımının müzesine götüren isim oldu.
***

Zulüm önce ölüm sonra tutuklama getirdi
Konya’da üvey annesi tarafından vücudu yakıldığı, kemikleri kırıldığı, başında meydana gelen kesiğin iğne ve iplikle dikildiği öne sürülen 9 yaşındaki Fatih, yoğun bakımda 43 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Fatih Koçaker, 5 Temmuz’da yoğun bakıma alındığı hastanede 1.5 ay boyunca hayata tutunmaya çalıştı ama olumlu haber gelmedi. Fatih, hastanede “Annem gazeteyi yağa batırarak cinsel organım dahil vücudumun her yerini yaktı. Başıma vurdu. Çok kanayınca iğne ve iplikle kendisi dikti” demişti. Konya’da üvey annesi Leyla Koçaker’in (35) işkencesi sonucu ağır yaralandığı öne sürülen 9 yaşındaki Fatih Koçaker, 43 gündür tedavi altında bulunduğu hastanede önceki gün yaşamını yitirdi. Bunun üzerine anne Leyla Koçaker ile babası Seyit Ali Koçaker gözaltına alındı. Selçuklu ilçesinde ilköğretim 3. sınıf öğrencisi olan Fatih Kocaker, yaklaşık 3 ay önce merdivenlerden düşerek sol ayağını kırdı. Hastaneye kaldırılan Fatih, ayağına platin takılıp alçıya alındıktan sonra taburcu edildi. Fatih’e, 3 yıl önce kanser olan annesi Döne Koçaker’in ölümü üzerine ekmek fabrikasında işçi olarak çalışan babası Seyit Ali Koçaker’in (42) evlendiği üvey annesi Leyla Koçaker bakmaya başladı.
Üvey anne, iddiaya göre geçen haziran ayında altını ıslattığı gerekçesiyle banyoya soktuğu Fatih Koçaker’in cinsel organını, vücudunun bir bölümünü ve yüzünü, tutuşturduğu gazete kâğıtlarıyla vurarak yaktı. Korkan Fatih Koçaker, babasına da banyoda kendisini yanlışlıkla yaktığını söyledi.

Amcasına anlattı
Fatih Koçaker, 3 Temmuz’da babasına kendisini Karapınar’da bulunan amcası Mehmet Koçaker’in (48) yanına götürmesini istedi. Küçük çocuk, amcası yanık izlerini sorunca yaraların üvey annesi yüzünden olduğunu anlattı. Hastaneye götürülen Fatih’in vücudunun çeşitli bölgelerinde darp ve cebir izleriyle 3. derecede yanık ile yumuşak doku yanık izleri tespit edildi. Yakınlarının şikâyeti üzerine hastaneye gelen polis ekipleri, Fatih’in ve ailenin ifadesini aldı. Fatih Koçaker’in, “Leyla anne çişimi kaçırdım diye banyoda önce dövdü, sonra da gazete kâğıtlarını tutuşturarak cinsel organıma ve vücuduma tuttu” şeklinde ifade verdiği öğrenildi. Fatih, basın mensuplarının “Bunu sana kim yaptı?” sorusuna “Annem yaptı” yanıtını verdi.

Bu kadarı da fazla…
Tetkiklerde bağırsağının delindiği anlaşılan Fatih, “Üvey annem beni oklavayla dövdü, ardından makatımdan oklavayı soktu” dedi. Ameliyata alınan Fatih Koçaker, 43 gün süren yaşam mücadelesini önceki gün kaybetti.
Meram Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adnan Abasıyanık, Fatih Koçaker’in makatına sokulan cisimden dolayı öldüğünü belirtti. Fatih Koçaker ilk hastaneye yatırıldığında gözaltına alınan ve suçlamaları kabul etmeyen, 5 aylık hamile ve 1.5 yaşındaki bir çocuğu olan anne Leyla Koçaker, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
***

Gözyaşlarıyla uğurluyoruz
Hakkari-Çukurca Karayolunda teröristlerin hain saldırısında şehit olan askerler için ilk tören Hakkari’de düzenlendi. Törenin ardından şehitlerin cenazeleri helikopterlerle Van’a götürüldü. Van’da düzenlenen törenin ardından memleketlerine gönderildi. Hakkari-Çukurca karayolunun 12. kilometresinde dün askeri konvoyun geçişi sırasında, terör örgütü PKK üyelerince yola döşenen 4 ayrı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Jandarma Binbaşı Yavuz Başayar, jandarma uzman çavuşlar Turan Kurt, Hakan Çil, Nazır Elitok, Erhan Ar ile piyade uzman çavuş Samet Kılıç, Jandarma onbaşı Vedat Gülder ile jandarma er Serkan Altay’ın cenazesi, Hakkari’de düzenlenen törenin ardından helikopterle Van’a götürüldü. Jandarma Pilot Yarbay Yusuf Turgut Kışlası Helikopter Filo Komutanlığı’na indirilen cenazeler için burada tören düzenledi.
***

Somali’deki mülteci kamplarında birçok kişi acıklı hikayesini anlatıyor. Başkent Mogadişu’daki Kursan kampının sakinlerinden Havva Aden Muhammed, 420 kilometre uzaklıktaki Bakaul bölgesinden dördü erkek, ikisi kız 6 çocuğuyla birlikte tam 1,5 ay yürüyerek gelmiş. Havva annenin en büyük çocuğu olan 13 yaşındaki Abdullah Ali Haşi, çoçuk felcine bağlı olarak kıpırdayamıyor. Felç haricinde ateşli hastalıklarla da boğuşan Abdullah, 10 kilonun altında ve ağır hasta. Anne Havva, acıklı hikayesini anlatırken, Abdullah’ı yolculuğu sırasında kucağında taşıdığını ve kampta da başından ayrılmadığını belirtiyor. Somali’nin dünyayla tek bağlantısı olan Adan Abdulle Uluslararası Havaalanı’nın hemen dibinde yer alan kamp, kıtlığın baş gösterdiği 8 ay önce kurulmuş ve 3 bin 200 kişiyi barındırıyor.
***

Kursan kampındaki insanlar, Mogadişu’dan kilometrelerce uzakta bulunan Baydoi ve Bakul bölgelerinden gelen, çoğu iç savaşta kocasını kaybetmiş kadınlar ile çocuklardan oluşuyor.

Başkent Mogadişu’daki sığınma kamplarının sayısı konusunda resmi yetkililerin bile verebildiği bir bilgi yok. Gayri resmi bilgiler, 40’a yakın kamptan söz ediyor.

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*