SAYI 115

SAYI 115

BJK115Trafik arap saçına döndü

Beşiktaşlılar’a adeta yeni yıl sürprizi yaptılar. Vatandaş şaşkına döndü. Baştan sona trafik akışı değiştirilince Etiler, Akatlar ve Levent kilitlenme noktasına geldi

Levent-Etiler yolunda trafik sıkıntısını en aza indirmek için çalışmalar devam ediyor. Koç Köprüsü çift yönlü trafik akışına göre düzenlenirken dönüşlerin yerleri de değişti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 116 proje arasında yer alan çalışmanın ay sonunda tamamlanması bekleniyor. Levent-Etiler yolunda Koç Köprüsü düzenleme çalışmaları kimi zaman vatandaşlara sıkıntılı anlar yaşatıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesince “Trafiğe 116 Çözüm” kapsamında günler önce başlatılan çalışmalarla daha önce tek yönlü olan Koç Köprüsü’nün çift yönlü trafiğe açılarak Ulus-Etiler trafiğinin rahatlatılması planlanıyor. Sinyalizasyon ve kavşak düzenleme çalışmaları ise tam olarak tamamlanmadığında trafiğe çıkan sürücüler ay sonuna kadar sıkıntı yaşayabilirler. Yetkililer; proje ile trafiğin rahat nefes alacağını belirtiyor.

Bu uygulama ile; Ulus yönünden gelen araçların Turizm Okulu arkasında Levent Caddesi ile Nispetiye Caddesi’ne giriş ve dönüşü mümkün olamayacak. Koç Köprüsü gidiş-geliş olarak ayrıldı. Öte yandan Turizm Otelcilik Lisesi’nin arkasından Levent’e dönüş veriliyor. Ancak Levent’e geçiş yok. Ebulula Caddesi’nden, Mayadrom yönünden gelen araçların yeni yapılan yola yönlendiriliyor.

Yetkililer tarafından yapılan açıklamaya göre, Levent’e giriş sonrası Karanfilköy’e, İSKİ’nin bulunduğu yere ve dönüşlerde Zincirlikuyu – Akmerkez yolu ile Büyükdere Caddesine çıkılabilecek. Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Dairesi tarafından gerçekleştirilen bu proje trafiği rahatlamayı amaçlarken öte yandan tek yönlü gidişin sakıncaları da dikkat çekiyor.

Beşiktaş Belediyesi yetkilileri ise, tek yönlü trafikte aracın arıza yapması veya beklemesi halinde trafiğin duracağını, dolayısıyla akışı olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. Beşiktaş Belediyesi yetkilileri, uygulamanın tam olarak başlamasını beklediklerini, sıkıntıların artması halinde buna göre gerekli temaslarda bulunacaklarını belirtiyor.

Bu arada kimsenin haberi olmadan İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından adeta yeni yıl sürprizi gibi yapılan düzenleme vatandaşı çileden çıkardı. Şimdi her kafadan bir ses çıkıyor ve bu işin bir an önce düzeltilmesi isteniyor.

VATANDAŞ GÖRÜŞLERİ

“Etiler trafiğinden şikayetçiyiz. Özellikle akşam saat beşten sonra trafik kilitleniyor. Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışma iyi olmadı.” Musa Öz (43)

“Etilere giriş değişti. Trafik de yoğun olduğu zaman inanılmaz bir yığılma oluyor. Müşterilerimiz sıkıntı içinde. Bu bizi olumsuz etkiliyor.” Celal Gür (35)

“Trafik açılacak mantığıyla yapıldı ama tam aksine daha fazla bir yoğunluk oluştu. Koç Köprüsü eski hali daha iyiydi. Akatlar’a dönüş verilirse rahat edeceğimize inanıyoruz.” Murat Aka (24) -H. Aka (48)

“İlk yapıldığı zaman aynı böyle geliş gidişliydi sonra değişti. Düşünsenize orada bir kaza olduğunu? Ambulans giremez araçlar hareket edemez… Durum felç oldu. Levent’in içinde Levent’e giremiyoruz, gelemiyoruz.” Ercan Cipni (35)

“Trafik çok yoğun. Özellikle akşam 6 ve 7 arasında dayanılmaz oluyor. Trafik sıkıntısı bu kadar değildi. Buradan dönen ulustan gelen yerde yoğunluk oluyor. Taksi bulamıyoruz artık.” Ceyda Sınır (28)

“Dört şeritli yol Akmerkez Koç Köprüsü’nün orada bir şeride iniyor? Bu nasıl bir çözümdür anlayamadık. Trafik işlerimizi, gelip gidişimizi olumsuz etkiliyor.” Serdar Akpınar (30)

“Akatlar’a en kısa dönüş Koç Köprüsü’ydü. Ancak şimdi bypass yolları kullanalım diyoruz orada da yığılıyor uzak yerlerden dönüyoruz. Bu durumun çözümlenmesini istiyoruz.” Ahmet Şimşek (23)

“Akatlar’ı Etiler’i bilmeden yapılan bir çalışma. Büyükşehir’in oluşturduğu bu proje bizce isabetli olmadı. Sorun, köprü eski haline dönerse çözülür diye düşünüyoruz.” Mustafa Görür (33)

“Trafik sıkışıklığına neden oluyor ama ben beklemekten yanayım. Biraz daha bekleyip uygulama gerçekten iyi mi kötü gözüksün istiyorum.” İdil Manço (35)

“Bizim için eski hali daha iyiydi. Zaten yetkililer gelirlerse trafiğin nasıl sıkışık olduğunu da görecekler.” Özkan Ayhan (35)

“Akmerkez’in bulunduğu yer, Ulus’tan dönen araçların yığılmasıyla işlemez bir hale alıyor. Akatlar’a dönebiliyorduk artık Koç Köprüsü’nün fonksiyonu değişince bu da olmuyor. Sıkıntı büyük.” İklim Hoş (24)

TAKSİCİLERİN GÖRÜŞLERİ

“Etiler trafiğinde ve ana caddelerde inanılmaz bir sıkıntı duyuyoruz. Bir an önce acilen çözüm bulunsun istiyoruz.” Dursun Güleryüz (44) Çırağan Taksi-Beşiktaş

“Etiler’de yaşanan trafik sıkıntısı bizi olumsuz etkiliyor. Vatandaşlar da bu konuda oldukça şikayetçi.” Gökhan Ulama (27) Doğan Taksi-Etiler

“Yeni düzenleme iyi olmadı. Mutlaka eskiye dönüş olacaktır. Eziyeti de biz çekeceğiz. Keşke bizlere sorsalardı.” Yılmaz Duman (28) Doğan Taksi-Etiler

“Tek bir şeridin yarattığı sıkıntıları çekiyoruz.” Hacı Kıran (50) Doğan Taksi-Etiler

“Levent’ten tek yönlü giriş iyi oldu ama Ulus dönüşü trafiği felç etti.” İdris Satır (34) Emniyet Evleri Taksi-4. Levent

“Etiler trafiğinden dolayı müşterilerimizden şikayet alıyoruz.” Metin Altunbaş (35) Emniyet Evleri Taksi-4. Levent

“Trafiğin yoğunluğundan sıkıntı duyuyoruz. Çözüm getirilsin.” Ercan Boyacı (35) Emniyet Evleri Taksi-4. Levent

“Ulus trafiği özellikle trafiğin yoğun olduğu saatlerde de işin içinden çıkılmaz bir hale bürünüyor.” Uğur Saka (40) Emniyet Evleri Taksi-4. Levent

“Çok sıkıntı duyuyoruz. Vatandaşlardan şikayet alıyoruz.” Şinasi Tayfur (53)-Metin Korkmaz Köşk Taksi-4. Levent

“Bu böyle olmaz. Bir an önce çözüm bulunsun. Şaşkına döndük.” Maksut Aksöz – Fahir Aksöz Köşk Taksi-4. Levent

MUHTAR GÖRÜŞLERİ

“Bütün mahalle sakinlerimiz gibi hepimiz Etiler’in şimdilerde yaşadığı trafikten şikayetçiyiz. Bu durumu Beşiktaş Belediyesi yetkililerine aktardık. Öğrendiğimize göre Büyükşehir’e durum bildirilmiş. Büyükşehir yetkilileri, ön yargılı davranılmasın bekleyip görelim, durum bir otursun diye yanıtlamışlar. Ama trafik içinden çıkılamaz bir hale geldi. Tam bir eziyet. Bekleyeceğiz ama kendimiz için değil onların ikna olması için. Bize göre bu çalışma, etüd ederek gezerek karar verilmiş olamaz.” Akatlar Mahallesi Muhtarı Tayfun Kirmanlı

“Bütün mahalle sakinleri olarak rahatsızlık duyuyoruz. Özellikle, Ulus tarafından dönüş yapan herkes sıkıntı duyuyor. İki şeritte akan yol tek şeride düştü. Ulus parkının olduğu alandan trafik tıkanmaya başladı. Trafik hiç böyle olmamıştı. İlk kez böyle oluyor. Leventte oturuyorum iki durak ötesine Beşiktaş’a inip dönerek gidiyorum. Koç Köprüsü’nün üzerinden geçemiyorum artık. Dönüşte, Akmerkez-Zincirlikuyu yolu da tıkanıyor. Herkes mağdur. Saat beşten sonra leventte hayat felç oluyor. Akmerkez’in civarına gelip görsünler lütfen. Benim isim nispetiye caddesi üzerinde diyelim ki, Koç Köprüsü’nden sola dönüş artık kalmadığı için dolanarak varıyoruz. Tek bir şeride düşürülmesi de hadikap. Araç bozulsa ve kaza olsa o zaman ne yapacağız? İşe başlanmadan önce bunlar düşünülmeliydi.” Nispetiye Mahallesi Muhtarı Ayşe Şirinler

LEVENTLİLER’İN DİKKATİNE

Durağınız değişti

Levent otobüs durağının yeri değiştirildi. Leventte trafik sıkışıklığına çözüm olması için bir başka çalışma da Beşiktaş Belediyesi’nin girişimleri ile gerçekleşti. İETT ile yapılan görüşmeler neticesinde, Nispetiye Caddesi’nde trafik tıkanıklığına sebep olan Levent otobüs durağı yüz metre ileriye Melodi Pasajı karşısına alındı. Öte yandan Tepecik Yolu’na Otobüs Durağı Konuldu Beşiktaş Belediyesi yetkilileri tarafından verilen bilgiye göre, vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine İETT ile yapılan görüşmeler sonucunda Tepecik Yolu Deniz Sitesi önüne otobüs durağı konuldu.

Esnaf anlattı, başkan dinledi

Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Levent esnafıyla bir araya geldi. Levent Kültür Merkezi’nde geçtiğimiz hafta içinde gerçekleşen toplantıda, esnaf sıkıntılarını dile getirdi. Ortaköy’de 45 binada gerçekleşen cephe görünümü- boyama çalışmaları ile ilgili bilgi veren Başkan Ünal, Levent’te gerçekleştirilmek istenen proje ile ilgili detaylı bilgi verdi. Levent’te binaların dış görünümünün canlı ve uyumlu renklendirilmesini içeren proje, aynı hatta bulunması koşulu ile tabelaların yerinin değiştirilmesi, klimaların kalkması bir çok değişimi de beraberinde getiriyor. Esnaf, dükkan önlerinin parklaşmasından, açık otoparklarından pahalılığından yakınırken Levent’in markalaşma yolunda oluşturulan projeye ise tam destek verdiklerini ifade etti. Otoparklaşma sorunu için herkesin önce kendisine bakmalı diyen Ünal, işverenlerin de kendi dükkanlarının önünü araçlarıyla kapamamalarını, leventte bulunan parkları kullanmalarını tavsiye etti. Tinerciler ile ilgili kimi sıkıntıların da yaşandığı söyleyen Levent esnafı, emniyet yetkililerinin harekete geçmesini istedi.

Picasso Sergisi için Urfa’dan geldiler

PICASSO İstanbul’da sergisini görmek istediklerini Sakıp Sabancı Müzesi’ne bir mektup göndererek ileten Urfa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü Öğrencileri’nin bu arzusuna Beşiktaş Belediyesi duyarsız kalmadı. Belediyenin tüm gezi ve konaklama masraflarını üstlendiği 84 öğrenci ve 7 öğretmen, sergiyi gezmek üzere İstanbul’a geldi. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal gezi sırasında öğrencilere eşlik etti. Bir gece İstanbul’da konaklayan grup Picasso İstanbul’da sergisine hayran kaldıklarını söyledi. Çok heyecanlı olan öğrenciler, hiç göremeyeceklerini düşündükleri sergiyi gezme olanağı tanıyan Beşiktaş Belediyesine de teşekkürlerini iletti.

SEHİR KISALAR

Önder Turacı kazayı ucuz atlattı

(ETİLER) Geçtiğimiz günlerde bir lokantada yemek yiyen Fenerbahçeli Önder Turacı, Nispetiye’ye gitmek için cipiyle yola çıktı. Bu sırada aynı yöne giden Hediye Devebakan’ın kullandığı 34 AN 4050 plakalı otomobil, Turacı’nın cipine çarptı. İddiaya göre de, Devebakan ile yanındakiler Turacı’ya saldırmak istedi. Ancak futbolcu aracından inmedi. Turacı ve Devebakan ifade vermek için Levent Karakolu’na götürülürken Hediye Devebakan’ın 1.34 promil alkollü olduğu belirlendi.

Karşıdan karşıya geçmek istedi!..

(BEŞİKTAŞ) Barbaros Bulvarı üzerinde yaşandı. Eşiyle karşıdan karşıya geçmek isteyen 68 yaşındaki Makbule Dağtekin’e plakası belirlenemeyen bir otomobil çarptı. Arkadan gelen bir başka araç da Dağtekin’i altına alarak, yaklaşık 45 metre sürükledi. Yaşlı kadın olay yerinde can verirken çağrılan ambulans ancak 3 saat sonra gelebildi. Bu arada Barbaros Bulvarı’nda trafik kilitlendi. Yetkililer, konuyla ilgili olarak geniş çaplı soruşturmaya başladıklarını bildirdiler.

TSYD havuzunda istenmeyen kaza

(LEVENT) Türkiye Spor Yazarları Derneği’nde çalışma yapan Tarık Batu Karakaş, geçtiğimiz haftalarda yaşamını yitirdi. Kurşun ağırlıkları beline bağlayarak dalış yapan sporcu, su yüzüne çıkamadı. Tam olarak dört buçuk dakika dalış yapan sporcu, su yüzüne çıkamayınca müdahale yapıldı. Ancak havuzdan çıkarıldığında Karakaş için geç kalınmıştı. Kustuğu gözlenen sporcunun tok karnına havuza girdiği iddia edildi. Ölüm sebebi hakkında soruşturma açıldı.

Yaşları 12 ve 14, suçları ise 343 adet

(AKATLAR) Kasım ayı başında Prof. Dr. Erol Uçer ve eşi Aysel Uçer’i yardım etmek bahanesiyle soyan çocukların sicili akıllara durgunluk verdi. Yaşları 12 ile 14 arasında değişen çocukların suç sayılarının 343 olduğu tespit edildi. Yakalanan çocuk suçlular, Moskova’dan dönen evlerine geldiklerinde üç çocuk valizlerini taşımak istedi. Sonrasında çocuklar ilk fırsatta para ve mücevher dolu çantayı alarak kaçmışlardı. Yetkililer, çocuk hırsızlara karşı çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.

Ölüm tehtidi bilmeceye döndü

(ETİLER) Kaya Çilingiroğlu’nu ölümle tehdit ettiği iddiasıyla geçtiğimiz günlerde göz altına alınan şahıs yakalanmıştı. Ancak şahsın kendisi 35 bin YTL karşılığında azmettirdiğini iddia ettiği Ali Sağlam adlı kişinin hayali olduğu ortaya çıktı. Çilingiroğlu’nun başvurusu üzerine yakalanan şahsın sorgulanması sonrasında İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Suç unsurları oluşmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldı. Şimdi bu konunun nereye varacağı merakla bekleniyor.

Sait Çiftçi pırıl pırıl oldu. Hastalara şifa veriyorlar

Başhekim Dr. Mustafa Tanyer: “Geçtiğimiz aylar içinde Mamografi bölümünü açtık. Çocuk ve diş bölümünü ise yeniledik” dedi

Sait Çiftçi Kamu Sağlığı Merkezi’ndeki değişiklikler hastaları memnun ediyor. Yeni açılan alanlarıyla da hizmet alanını genişleten kamu sağlığı merkezi, binanın iç yapısını da hastaların rahat edebilmesi için yeniden düzenledi.

Beşiktaş’ın hayırsever işadamlarından Sait Çiftçi’nin bağışıyla kurulan Sait Çiftçi Kamu Sağlığı Merkezi, 1973 yılından bu yana sağlık sektöründe hizmet veriyor. Yataksız hastane niteliğindeki sağlık merkezinde günde ortalama bini aşkın hasta ayakta teşhis ve tedavi ediliyor. Ek binanın yapımı için son aşamaların da gerçekleştiğini müjdeleyen Sait Çiftçi Kamu Sağlığı Merkezi Başhekimi Mustafa Tanyer, son bir sene içinde merkezde farklı kliniklerin de kazandırıldığını belirtiyor. Fiziksel şartlar iyileştirilerek hem alan en iyi şekilde kullanılıyor hem hastalar klasikleşmiş hastane görüntüsünden sıyrılarak gergin bir ortamdan çıkmış oluyorlar. Merkezde hormon, kanser tetkik, biyokimya, hemotoloji, mikrobiyoloji hizmetlerini alabildiğiniz gibi artık kadınlar meme kanseri şüphesi içindeyse de mamografi çektirme olanakları da var. Öte yandan kalitesi tescillenmiş laboratuvarlarda istenilen sonuçları en kısa sürede almak mümkün. Çocuk bölümüne baktığınız zaman ihtiyacı karşılayacak şekilde yenilendiğini öğreniyoruz. Miniklerin ebeveynleriyle birlikte rahat edebilecekleri bekleme salonu ve çocuklara uygun hazırlanmış muayene odaları ile hizmet vermeye devam ediyor. Yenilikler içerisinde binanın fiziksel yapısının yenilenmesi de yer alıyor. Kullanılan renklerden duvarda asılı olan resimlere kadar bir çok detaya dikkat edilmiş. Rahatlatıcı renkler tercih edilmiş ve klinikler şeffaf yarı şeffaf şeklinde düzenlenmiş. Tanyer, bu çalışma ile hastaların daha fazla memnun olduklarını ve yersiz panik içinde olmadan sakin ve rahat bir ortam yakalayabildiklerini kaydettiğini söyledi.

Teknolojide güvenlik altyapısı

Onur BASTUG

Işık Üniversitesi Şile Kampusü Fen Edebiyat Fakültesi’nde “Sensör Ağlarında Güvenliği Sağlamak Üzere Karantina Bölgesi Tasarımı” hakkında bir seminer gerçekleşti. Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen toplantıda Dr. Vedat Coşkun sensörler ve güvenlik konularıyla ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Teknoloji her geçen gün daha da ilerlediği günümüzde spam saldırılarından korunmanın yolları da ele alındı. Coşkun öncelikle sensörün ne olduğu konusuna açıklık getirdi. Coşkun; sensör cihazlarının temel olarak şunlardan oluştuklarını söyledi: “Gereksinim duyulan bilgileri tespit etmeye yarayan algılayıcı, tespit edilen bilgilerin sensör cihazları arasında gönderilip alınmasını sağlayan haberleşme ünitesi, tespit ve haberleşme işlemlerini yönlendirmek için gerekli olan işlemci diğer elemanların ihtiyaç duyduğu enerji kaynağı olarak pil.”

Öte yandan sensör cihazlarında ihtiyaca bağlı olarak konum belirleme sistemi, güç üretim birimi, sensörü hareket ettirici birim gibi ek birimler de kullanılabileceğini öğreniyoruz. Sensör ağları, günlük hayatımızın bir çok alanında farkında olmasak da karşımıza çıkabiliyor. Sensör ağlar genellikle su üstü projelerinde kullanılıyor. Sualtına atılacak olan sensör cihazları ise bir boğazdan gizlice geçmek isteyecek olan düşman unsurlarını, örneğin denizaltı, cep denizaltısı ya da dalgıcı tespit hatta teşhis etmekte kullanılabiliyor.

Bilgilendirici bir özelliğe sahip bu sistemde güvenlik konusu da ön plana çıkıyor. Dr. Coşkun, “Bilgisayarlar ile bilgisayar altyapısına sahip cep telefonu benzeri cihazlarda güvenlik altyapısının kurulmuş olması çok önemlidir” diyor.

Geliştirilen karantina bölgesi ile tasarımı ile ilgili Coşkun, şunları söylüyor: “Karantina bölgesi tasarımı güvenlik gereksinimlerinin yerine getiriyor ve mümkün olan en düşük seviyede enerji tüketilmesini sağlıyor. Buna göre şifreleme için sensör cihazlarının düşük kapasitedeki hesaplama ve pil kapasitelerine uygun olarak HMAC tekniği seçilmiştir. Önerilen teknikle, sensör cihazlarında kullanıldığı taktirde sensör ağların gerekli güvenlik altyapısı ile donanmış olacak, karşı kişi, grup ya da ülkelerin karşı sensör cihazları kullanmaları durumunda oluşturulmaya çalışılan zarar mümkün olan en alt düzeye inecektir”

ALIŞVERİŞ

Think&Thank’te baş manken nihayet belli oldu

Ünlü star Ruslana mı?.. yoksa Afrodit Banu Alkan mı?.. Tartışmalarına son verildi. Think & Thank’te baş manken Lal oldu

Haftalardır gündemi meşgul eden Think & Thank’in defilesinde baş manken kim olacak ? Dünyaca ünlü star Ruslana mı? yoksa Türkiye’nin Afrodit’i Banu Alkan mı?.. Tartışmalarına son verildi. Bu büyük gecenin galibi Tuğba Özay’ın kullandığı Shopper tarzı motosikletin arkasın da podyuma çıkan ve gecenin en büyük alkışını toplayan 2006 Eurovision adayı Lal oldu. Think & Thank’in Muhteşem gecesin de sahne alan 2004 Eurovision birincisi Ruslana’nın Türkiye adına 2006 Eurovision’una hazırladığı Lal, gecede 2006 Eurovision’unda İngilizce olarak seslendireceği Goddess Of The Sun “Güneşin Tanrıçası’’ adlı şarkıyı ilk kez okuduğunda salondaki davetliler ve geceye katılan basın mensupları Lal’i ayakta alkışladı…

Bayrama hazırlar

Türk insanının yüz yapısına en uygun modelleri üreten “Ellepo” bayramda da tüketicisinin beğenisine yepyeni ürünler sunuyor. Şu an da 400 modelle bayrama hazır olan “Ellopo” Türkiye de 250 satış noktasında ürünlerini tüketiciyle buluşturuyor. Konu hakkında yetkililer şu bilgileri verdi: “Dünya’nın tek türk patentli gözlük markası olan “Ellepo” 3 yıl önce Ömer Erdil tarafından kurularak 2 yıl önce marka tescil belgesi almıştır. “Ellepo” yunan ca bir kelime olup “görüyorum” anlamına gelmektedir. İmalatı Hong Kong ve Malezya’da yapılan ve en son kalite cam kullanılan gözlüklerin tasarımı, modelleri ve kalitesi “Ellepo” tarafından belirleniyor. Türkiye de ilk defa 2005 yılında gözlükte kasko sistemini uygulayan firma kırılmaya ve kaybolmaya karşı tüketicilerini güvence altına alıyor”

Avantaj ve taksit

TRENDY giyimin adresi Collezione’da alışveriş kolaylığına bir yenisi daha eklendi. Türkiye çapında 215 satış noktası ile hizmet veren Collezione mağazalarında 4,000 çeşit ürünü bir arada bulabilir ve yeni yıl alışverişlerinizde alternatifler yaratabilirsiniz. 3 ürün alıp 2 ürün fiyatı ödenen kampanyada taksit sayısı da 12’ye çıktı.

Metrocity’de nostaljik defile vardı

METROCITY Alışveriş Merkezi yine bir ilke imza attı. Koreografisini Banu Noyan’ın üstlendiği Beyoğlu Olgunlaşma Enstitüsü Defilesi, Türk Kalp Vakfı yararına 07 Aralık 2005 tarihinde gerçekleştirdi. Defilede Didem Uzel, Aylin Arasıl, Esin Moralıoğlu, Deniz Pulaş, Murat Parasayar, İsmet Özhan gibi eski mankenler görev aldı. Türk Kalp Vakfı yararına düzenlenen bu özel ve anlamlı geceye ilgi büyük oldu.

Kış oyunları tuttu

SEVENHILL’in enerjik, yerinde duramayan ve trend tasarımlarından oluşan ve “Kış Oyunları” isimli koleksiyonu, yılbaşında alışveriş keyfinizi tırmandırıyor. İster sevgilinize, eşinize, arkadaşınıza hediye edin, isterseniz kendiniz için alın. 2006’ya bir Sevenhill’le girmek, herkese hareket ve pozitif enerji katacak.bağdaştırıyor. Bizden söylemesi, tercih sizin!..

EKONOMI HABERLERI

Karagöz koleksiyonu İletişim’de

İSTANBUL Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin duvarları Karagöz Koleksiyonu’yla renklendi. Fakülte’nin dekanlık katında bulunan Karagöz Koleksiyonu, Yapı Kredi Kültür A.Ş.’den sergilenmek üzere alındı. Ünlü Karagöz ustası Ragıp Tuğtekin’in 1950′li yıllarda deve derisinden yaptığı 187 tasvirlik Karagöz Koleksiyonu’ndan bazı eserler, İletişim Fakültesi’nde sergileniyor. Karagöz Koleksiyonu, kısa bir süre sonra Yapı Kredi Kültür AŞ.’ye geri verilecek. Karagöz Koleksiyonuna ilginin büyük olması bekleniyor.

Yangın merdivenine dikkat edin

BİNALARDAKİ yangın merdivenlerinin yanlış kullanılması, yapılardaki denetimsizliği gözler önüne seriyor. Laleli, Aksaray ve Fatih gibi semtlerde birçok binanın yangın merdiveni yerden 5-10 metre yüksekte biterken, bazılarının çıkış kapıları kilitlenmiş durumda. İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ömer Faruk Kültür, yangın merdivenlerinin yanlış kullanılmasının yangın anında yaralanmalara, ezilmelere ya da yanmalara neden olabileceğini söyledi.

Sivil kuruluşlar AB’yi tartıştı

AVRUPA Komisyonu Türkiye Delegasyonu tarafından düzenlenen (AB) Katılım Semineri, sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla Maslak Princess Otel’de yapıldı. Seminerde, müzakere sürecinin işleyişi gibi konular ele alındı. Seminerde konuşma yapan Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü Aday Ülkeler Direktörü Pierre Mirel, “hazmetme kapasitesi” konusunda AB’nin Türkiye’yi “hazmetmeme” gerekçesiyle üyeliğe kabul etmemesinin söz konusu olamayacağını ifade etti.

Promosyon bütçesi bu yılda okullara

ŞİRKETLERİN promosyon bütçelerinin topluma katma değer getirecek nitelikte projelere aktarılması gerektiğine inanan Arıkanlı Holding, bu yıl da promosyon bütçesini devlet okullarının iyileştirilmesine harcıyor. 2006 yılı promosyon bütçesiyle; Seyrantepe İlköğretim Okulu’nun ihtiyaçlarını karşılıyor. Arıkanlı Holding, “İnci Değerindeki Gençlerimize Hepimizden Bir Hediye” adıyla geçen yıl başlatılan kampanyanın ilk adımını; Maltepe Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nun yenilenmesi projesi oluşturmuştu.

La Viesta Fulya Total Benzin İstasyonu’nda

La Viesta’da yol yorgunluğunuz uçup gidiyor. Fulya Total Benzin İstasyonu’nda yolunuz düştüğünüzde, sizi sıcacık bir kafe bekliyor. Günde bini aşkın ziyaretçisi olan istasyonda, dinlenmek isterseniz sıcak-soğuk bir çok çeşidi bulunan La Viesta kafede, sıcak kahvenizi yudumlarken televizyonunuzu seyredebilir, gazete okuyabilirsiniz. Pratik yemekleriyle de damak tadınıza uygun çeşitleriyle açlığınızı giderebilirsiniz. Adres: Hakkı Yeten Caddesi Total Benzin İstasyonu Fulya-Beşiktaş-İstanbul.Telefon: (0 212) 259 22 24-25 Faks: (0 212) 259 22 42

SAĞLIK

Akraba evliliğine dikkat!..

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Nöro – Psikiyatri Dalı’ndan Uzman Doktor Adil Üçok, akraba evlilikleri sonucu doğan kişilerde depresyon görülme riskinin çok yüksek olduğunu söyledi.

Türkiye’de özellikle kırsal kesimdeki insanlarda görülen akraba evlilikleri, bu evliliklerden doğan çocukların depresyona girme riskini arttırıyor. Üçok, depresyonun genetik bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, depresyona giren hastaların yüzde 75-80′inin genetik nedenlerle depresyon geçirdiğini vurguladı. Depresyonun tedavisinde ilaç ve elektro şok yönteminin uygulandığını belirten Üçok, “En önemli tedavi şekli, hasta yakınlarının hastanın sorunlarını anlamaya çalışmasıdır. Hasta, yakınları tarafından dışlanmamalı” diye konuştu.

Medialand’a üç ödül birden verildi

2006 yılına başarılı bir tablo ile giren Medialand, yılı 3 mutlu olay ile kapadı. Medialand’in hizmet verdiği kuruluşlardan Profilo Alışveriş Merkezi (PAM), Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA)’nden, sosyal sorumluluk projesi olan Liselerarası Tiyatro Yarışması ile mansiyon ödülünü alırken, Aile Sağlığı Araştırma Derneği (ASAD) de Avrupa Seksüel Bozukluklar Birliği (ESDA) adına hazırladığı proje ile “Avrupa Cinsel Fonksiyon Konseyi Kadın Cinselliği” birincilik ödülüne layık görüldü. Ödüller, Medialand Genel Müdürü Atacan Tırnova’nın da katıldığı Londra (IPRA) ve Copenhag (ESDA)’daki törenlerde, hizmet verdiği kuruluş temsilcilerine verildi. Medialand Yönetim Kurulu Başkanı Ergüder Tırnova, İstanbul Üniversitesi’ne 28 yıldır verdiği hizmet nedeniyle, üniversitenin kuruluşunun 55. yılı kutlamaları sonunda düzenlenen törende Onur Plaketi ile ödüllendirildi.

Trafik erkekleri vuruyor

Trafik gürültüsüne sürekli maruz kalan erkeklerin kalp krizi geçirme riskinin yüksek olduğu belirlendi. Uzmanlar, yaklaşık 5 bin kişi üzerinde araştırma yaptı. Şeker hastalığı, sigara alışkanlığı, ailedeki kalp hastalıkları ve sosyal durum gibi başka kalp krizi faktörlerinin de göz önünde bulundurarak araştırma yaptılar. Trafiğin yoğun olduğu ana caddelerde oturan erkeklerin kalp krizi geçirme riskinin sakin bölgelerde olanlara göre %30 yüksek olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar kadınlarda ise riskin neden yükselmediğinin bilinmediğinin altını çizdi.

Saç dökülmesine son

Saçlarınız için farklı bir ürün piyasada yerini aldı. Eczanelerde satılan ürünün fiyatı 30 YTL. Prozinc Losyon’un içindeki Biotin (Vitamin H) saç dökülmesini ve cansızlığını önlüyor. Caffeine, uyarıcı etkisiyle saçlı deriyi canlandırıyor. D-Panthenol (Pro vitamin B5) uzun süreli nemlendirici özelliğinin yanı sıra saç uçlarının kırılmasını azaltıyor. Ethyl Alcohol, saçlı deriyi besleyen kılcal damarları harekete geçirip, kan sirkülasyonunu artırıyor. Menthol, kan sirkülasyonunun hızlandırıp, ayrıca cilde ferahlık veriyor.

KÜLTÜR SANAT

ORTAKÖY SANAT GALERİSİ MARKA OLMA YOLUNDA

Ortaköy Sanat Galerisi, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen 4. Sanat Fuarı’nda Beşiktaş Belediyesi’nin sanat alanındaki faaliyetlerini temsil etti. Fuar 7-11 Aralık 2005 tarihleri arasında yapıldı. Sanatçı Zafer Gençaydın’ın 10 eseri ile sanatseverlerle buluşan Ortaköy Sanat Galerisi, çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı. Ortaköy Kültür Merkezi bünyesinde 1998 yılında açılan galeri, 2004 yılı Kasım ayında yenilenmiş çehresiyle profesyonel bir sanat galerisi olarak sanatseverlerin beğenisine sunulmuştu. 2004-2005 sezonunda Süleyman Saim Tekcan, Hayati Misman, Enis Aktaş, Faruk Cimok gibi usta sanatçıları ağırlayan Ortaköy Sanat Galerisi’nin bir şubesi de, 3 Ekim’de MKM’de Beşiktaş Çağdaş Sanat Merkezi bünyesinde açılmıştı. Ortaköy Sanat Galerisi’nde en son 30 Kasım – 22 Aralık tarihleri arasında Erol Evgin kişisel resim sergisi gerçekleşti. MKM’deki Ortaköy Sanat Galerisi’nde ise 31 Aralık’a kadar Adem Genç, Devrim Erbil, Halil Akdeniz, Zafer Gençaydın ve Zahit Büyükişleyen’in eserlerini izlemek mümkün.

Ünlü ressamların tabloları

ORTAKÖY SANAT GALERİSİ’NDE

Küçük boyutlarda üretilen 150 tablo görücüye çıktı. 33 sanatçının yapıtı, sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Ortaköy Sanat Galerisi’nde; Devrim Erbil, Enis Aktaş, Faruk Cimok, Özdemir Yemenicioğlu, Uğur Çalışkan gibi ressamların eserlerinden oluşan sergi, 31 Ocak’a kadar izlenebilir. Siz de bu birbirinden farklı küçük tablolardaki yaşamı keşfetmek istiyorsanız, yolunuzu Ortaköy Sanat Galerisi’ne çevirin. Ortaköy Sanat Galerisi Pazar hariç her gün 12:00 – 19:30 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Adresi; Beşiktaş Belediyesi Ortaköy Kültür Merkezi, Dereboyu Cad. No: 12-A Ortaköy / İstanbul.

Sergiye katılan sanatçılar şöyle sıralanıyor: Enis Aktaş, İsmail Ateş, Yusuf Ziya Aygen, Faruk Cimok, Rabia Çalışkan, Uğur Çalışkan, Hikmet Çetinkaya, İbrahim Çiftçioğlu, Saim Dursun, Devrim Erbil, Saadet Gözde, Funda İyce, Ekrem Kahraman, Emin Koç, Ali Kotan, Vedat Örs, Kadir Öztoprak, Şükran Pekmezci, Hasan Pekmezci, Gül Pınar, Barış Sarıbaş, Gültekin Serbest, Adem Tabur, Sema Ilgaz Temel, Reyhan Uludağ, Gafur Uzuner, Özdemir Yemenicioğlu, Burhan Yıldırım, Hüseyin Yıldırım, Müjgan Özkaya Yılmaz, Hüseyin Yüce, Melisa Yücel, Gülay Yüksel. Behçet Necatigil ve Halit Ziya Uşaklıgil için biraraya geldiler

Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu tarafından “Ustalara Saygı” gecesinin beşincisi, Behçet Necatigil için gerçekleştirildi. Akatlar Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlik gecesini Faruk Şüyun yönetti. Etkinlik, Necatigil’in görüntüleri ve kendi sesinden şiirlerin yer aldığı film ile başladı. Ozan Erol Ayhan’ın sunduğu gecede; Eray Canberk, Haydar Ergülen, Hilmi Yavuz, Selim İleri, Tahsin Yücel, Turgay Fişekçi, Ülkü Ayvaz ve Vural Bahadır Bayrıl, Behçet Necatigil’in sanatçı kişiliği üzerine konuştu. Cüneyt Türel ve Zeliha Berksoy’un Necatigil’den şiirler okuduğu etkinlikte Ömer Özgeç, ustanın ‘Sevgilerde’ şiirinden yaptığı besteyi seslendirdi. Fotoğraf sanatçısı İsa Çelik’in dia gösterisinin ardından gece sona erdi. Bir sonraki gece ise edebiyat dünyasına damgasını vuran Halit Ziya Uşaklıgil için gerçekleştirildi. Gece, Halit Refiğ’in romanından uyarladığı Aşk-ı Memnu’dan kısa bir bölümle başladı. Ozan Ayhan Erol’un sunduğu gecede; Ayfer Tunç, Erol Ulu, Halit Refiğ, Hami Çağdaş, Rahmi Tarım, Salih Güney ve Tarık Günersel sahneye gelerek usta üzerine konuştu. Ece Okay ve İlham Erdoğan, Uşaklıgil’in yapıtlarından bölümler okudu.

Beşiktaş Çağdaş’a büyük ilgi

ŞANLIURFA Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nden 84 öğrenci, Beşiktaş Belediyesi’nin konuğuydu. Şanlıurfa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü’nden 67’si kız toplam 84 öğrenci ve 8 öğretmen, Beşiktaş Belediyesi tarafından tahsis edilen iki otobüsle Beşiktaş’a geldiler. Öğretmen ve öğrencilere ilk önce Boğaz turu yaptırıldı. Boğaz turunun ardından davetliler Beşiktaş Çağdaş Sanat Merkezi’ni gezdi. Öğrenciler daha sonra Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Picasso Sergisi’ni Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ile birlikte dolaştı. Öğrenciler, “Bütçemiz yeterli olmadığı için kendi imkanlarımızla sergiye gelmemiz mümkün değildi. İlk kez geldiğimiz İstanbul’da, Beşiktaş Çağdaş Sanat Merkezi’ndeki Türk ressamlarımızın resimlerinin yanı sıra 20. yüzyılın en büyük ressamlarından Pablo Picasso’nun eserlerini de Beşiktaş Belediyesi’nin bizlere sağladığı imkanla gördük. Gezi sayesinde sanata bakış açımız değişti” diyerek teşekkür etti.

Ocak’ta Nazım Hikmet, Şubat’ta Mustafa Kemal Atatürk
Esin Afşar konseri

Dişi Ruhi Su diye anılan sanatçı Esin Afşar, yeni yılın ilk ayında müzik ziyafeti verecek. Bir diplomat kızı olan Esin Afşar’ın konseri Akatlar Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Nazım Hikmet’i ele alacak konserin hazırlıklarını tamamlamaya çalışan Afşar ile evinde sıcacık bir sohbet ettik. 12 yıl boyunca tiyatro oyunculuğu da yapmış olan Afşar, Ruhi Su ile çalışarak hafif müzikten folk müziğine yönelmişti. Çağdaş Folk Müziği’nin sevilen ismi Afşar, Akatlar Kültür Merkezi’ni yakından takip ettiğini ve son dönemde gerçekleşen etkinliklerden çok etkilendiğini dile getiriyor. Tiyatro ile ilgili etkinliklerin dışında farklı aktivitelerin gerçekleştiğini söyleyen Afşar, merkezin güzel bir ivme kazandığını belirtiyor. Afşar, konser verme düşüncesinin eskilere dayandığını söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Akatlar Kültür Merkezi’nde konser verme düşüncesi yeni değildi. Yıllar öncesinde böyle bir çalışmanın gerçekleşmesini istemiştik ancak olamamıştı. Şu an böyle bir çalışmayı beraber yapabiliyor olmaktan inanılmaz memnuniyet duyuyorum. Akatlar Kültür Merkezi, güzel bir salona sahip. Bünyesindeki çalışmalar gayet iyi ve umarım böyle devam eder. Merkezin halka kazandırılması hoş bir olay.” Esin Afşar, Akatlar Kültür Merkezi’nde Şubat ayı içinde de Atatürk’le ilgili bir konser projesinin olduğunu müjdeliyor.

SPOR HABERLERİ

“Suçlu biz değiliz!..”

İlk yarının bitimiyle birlikte Beşiktaş Gazetesi muhabirleri taraftara sordu

Siyah-Beyazlı takımın bu duruma gelmesinde en büyük sorumlu kim?

İlk yarı bitti. Beşiktaş geçen yıllarda olduğu gibi yine hüsran yarattı. Taraftarını hayal kırıklığına uğrattı. Liderden 20 puan geride ve 5. sırada kapatan Siyah-Beyazlı ekipte taraftar başta olmak üzere, teknik heyet, yönetim ve futbolcuları sıkıntı bastı. Beşiktaş Gazetesi muhabirleri, gazeteye gelen sayısız elektronik posta ve fakstan yola çıkarak taraftarın nabzını tuttu. Beşiktaş’ın neden bu duruma geldiğini araştırdı.

Perihan Işık-Dişi Kartallar:

Kötü gidişatın sorumluları futbolcular ve yönetimdir. Öte yandan biliyorsunuz ki taraftarın üzerine çok gidiliyor. Olumsuz bir tezahüratta çok etkilendiklerini söyleyip bizi sorumlu tutuyorlar. Taraftar desteğini gösterdiği gibi elbette ki, tepkilerini de dile getirecektir. Son maça gittim ve inanılmaz soğuk havada 90 dakika boyunca takımımı destekledim. Değdi mi derseniz değmedi. Beklentilerimizin karşılığını bulamadık. Ayrıca, Veysel, Youla, Ailton gereksiz oyuncular listesinde yer alıyor. Koray Avcı, İbrahim Toraman, İbrahim Akın’ın gitmesini istemiyorum. Sergen’in gitmesini söyleyecek olanlar olabilir. Aynı fikirde değilim. Tam aksine onun yeri ayrı. Yönetim bunları görüyor mu görüyor ama henüz hiçbir şey yapamıyor. Tigana’nın ise bir suçu yok elindekiler belli. Çok iyi transfer yapmaları lazım. Forvet, sol kanata isim gerek. İlhan Mansız’ı görmek isteriz.

Kezban Kaya-Dişi Kartallar:

Takım mutsuz. Boşvermişlik var. Kimse kimseyi takmıyoru. Yönetim de dahil kimse kimse ile ilgilenmiyor. Bu kötü gidişatın en büyük sorumlusu Yönetim’dir. Futbolcuları suzlamının çok doğru olmadığına inanıyorum. Bir yönetim futbolcularını dizginleyemiyorsa onları suçlu bulmak ne kadar doğru, bu konu tartışılır. İbrahim Toraman,İbrahim Akın,Koray Avcı ve Sergen Yalçın’ın kalmasını istiyorum. Bu isimler dışındaki diğer oyuncuların gönderilmesini istiyoruz. Alt yapıya gereken önem verilsin. Gerçekten iyi oyuncular var. Mustafa, Adem Rıza gibi oyuncuların kazandırılmasını istiyoruz. Takviye olabilir.

Ayhan Güner-Çarşı Grubu:

Herşeyden önce inandığım şey, takım oyuncularının gerçek performanslarını gösteremedikleridir. Umduğumuz olmadı. Biz ilk başta takım için transferler yapıldığında inanılmaz bir heyecan duyduk, şampiyon olur bu takım, dedik. Ama futbolcuların keza kendini gösterememesi, bir takım talihsizlikler, hakem olayları gibi bir çok sebepten böyle bir durum ortaya çıktı. Futbolcuların artık kendine çeki düzen vermesi gerekiyor. Aldıkları parayı hak etsinler.

Youla’ya gitsin diyorlar, gittiği bir takımda yıldızlaşabilecek bir oyuncu. Bunların da düşünülerek gidecekler kalacaklar listesinin belirlenmesi gerekiyor. Açıkçası, öğrendiğimize göre aralarında bir gruplaşma söz konusu. Böyle olmamalı. Yönetim de devre arasında bir çözüm üretmeli. Alt yapıdan gerekirse takviyeler yapılmalı.

Güney Gökhan-UNİ BJK:

Bana göre suçlu, yönetim, futbolcular ve Rıza Çalımbay’dır. Yıldız diye nerede teneke adam varsa, hepsini aldık. Yönetim de buna izin verdi. Büyük umutlar içindeydik. Ama umduğumuzu bulamadık. Taraftar suçlu değil ki. Youla, Adem Dursun, İbrahim Üzülmez, Tayfur’un gönderilmesini istiyoruz. Kapasiteleri olmayan oyuncular gitsin. Bizim ille de şampiyon olma gibi bir takıntımız yok. Sahaya çıktığı zaman formasının hakkını verecek oyuncuların sahada olmasını istiyoruz. Bu bize yeter. Alt yapıya bakılsın bir çok oyuncu kazandırılabilir. Gerçekten aldığı paraya hak edecek oyuncular istiyoruz. Maça gelenlerin beklentisine cevap verebilsinler. Örneğin İlhan Mansız’ı yine siyah – beyazlı formada görmek istiyoruz. Eski aşı tutar mı tutmaz mı bilinmez ama o ruhu yakalamalıyız.

Çağıl Onat-UNI BJK:

Kötü gidişatta en büyük sorumlu Yönetim’dir. Artık karıştırdılar işi. Taraftar da takım da huzursuzluk içerisinde. Hiç keyif yok. Yönetimin bilindik bir hatası yok gibi görünüyor ama Beşiktaş, acemice yönetilen bir kulüp oldu. Mali Kongrede de bu durum, yaşanan olaylar ile ortaya çıktı. Kleberson hariç tüm yabancılar gönderilsin istiyorum. Buna Cordoba da dahil. Ancak Cordoba’nın gönderilmesi halinde iyi bir kaleci bulmak lazım. Bu yüzden sezon sonuna kadar kalması uygun görülür diye düşünüyorum. Beşiktaş farklı bir kulüptür. Kendi evlatlarına ihtiyacı vardır. Bu yüzden alt yapısı çok önemlidir. Gençlere önem verilmeli. Yabancılar da Beşiktaş felsefesi anlayamadıkları zaman yabancılık çekiyorlar. Beşiktaş geleneğine dönerek alt yapıya gereken önemi ve özeni göstermeli. Gençlere ihtiyacımız var.

Hakan Aksoy-Siyah-Beyaz Der.:

Bence yönetim, futbolcu da teknik direktörler üç alana baktığınız zaman hepsi sorumlu, hepsi suçlu. Önemli derecede bir isteksizlik var. Oynamamak için bahaneler yaratılıyor. Yönetim gider hoca gider futbolcular gitmez mantığı var adeta. As denilen oyuncular oynamıyor. Kim eksik kim fazla artık bizler de şaşırdık. Okan yok, Hassan yok. Gökhan Zan ismi konuşuluyordu bir aralar artık onun da durumunun ne olduğunu bilmiyoruz. Bu ne geçmez sakatlık. Şunu da gözlemledik; yabancılar oynadığı zaman Beşiktaş yeniliyor. Alınan galibiyetlere baktığımız zamanda Cordoba ve Ahmet Hassan hariç diğer oyuncuların olmadığını görürsünüz ve sonuç bizim lehimizedir. Youla’nın son açıklamaları bizi çok üzdü. Taraftarı suçluyordu. Yani yenildiğiniz bir maçta çok bastın bir tezahürat olmamasına rağmen taraftarı suçlayan açıklamalarına anlam veremiyorum. Yani şunu düşünmek lazım arada 20 puan fark var? Bunun kimse görmüyor kimse düşünmüyor mu? İbrahim Akın ve Toraman’dan memmunum ama kişisellikleri ön planda olacaksa Sergen de Tümer de gitsin. Yeni bir transfer olmalı mı, bence hayır. Yeterince borç var. Bunu yükseltmenin anlamı yok. Alt yapı bu konuda önemlilik teşkil ediyor. Sağlam bir düzen oturtulsun.

Hakan Daltaban-Siyah-Beyaz Der.:

Kötü gidişatın sorumlusu tek değildir. Ancak bu durumun en büyük suçlusu ve sorumlusu yönetimdir. Çünkü bu işin planlayıcısı, takımın iskeletini oluşturan, hocasını belirleyen Yönetimdir. Rıza Çalımbay döneminde çok ciddi olarak hayal kırıklığına uğradık. Çalımbay’dan beklentilerimiz vardı. Ancak etkili olmadı, medya ile ilişkilerini ayarlayamadı, çok göz önünde oldu. Takımı toparlayamadı. Yabancıların takıma fayda vermediğini düşünüyorum. Benim önerim takımda bulunan tüm yabancı oyuncuların gönderilmesidir. Bunun için takviye olarak bakılacak yer de elbette alt yapıdır.

Divan Kurulu toplandı

Muzaffer TOPAL

BJK Divan Kurulu’nun 2005 yılı 4. Olağan Toplantısı, Ceylan İntercontinental Oteli’nde yapıldı. Hararetli geçen toplantıda Beşiktaş Divan Kurulu Başkanı Şeref Nasır, açılış konuşmasını yaptı. Beşiktaş’ın 103 yıllık bir tarihi olduğunu belirten Nasır, Beşiktaş’ın eğitime verdiği destekten gurur duyduğunu belirterek Ardahan’da ve Şırnak’ta okullar açıldığını söyledi. Divan Başkanlık Kurulu ve Denetleme Kurulu faaliyetlerinin arzının ardından Yönetim Kurulu çalışmalarını açıklamak için Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Kenan Öner kürsüye çıktı. Öner, konuşmasında şunları söyledi: “Bilindiği gibi Futbol Takımımız, ligin 16. haftasında 4. sırada bulunmaktadır. Kasım ayında Teknik Direktörümüz Jean Tigana ile anlaştık. Futbol oynadığı dönemlerde yıldız bir isim olan Tigana, bundan böyle Beşiktaşımızın hizmetindedir. Tigana geldikten sonra Takımımızda gözle görülür bir değişiklik oldu. Şu anda en büyük hedefimiz olan Türkiye Kupası’nı kazanmak için büyük bir hazırlık var. PAF Takımımız, ligde 2. sırada bulunmaktadır. B Takımımız, ligin bitimine haftalar kala Şampiyonluğunu ilan etti. Erkek Basketbol Takımımız, ligde 2. sırada yoluna devam etmektedir ve Avrupa Kupaları’nda bir üst tura çıkmak için mücadele etmektedir.” Bayan Basketbol Takımı, Erkek Voleybol ve Genç Bayan Voleybol Hentbol Takımının başarılı grafiğinden söz eden Öner, Akatlar’da fitness salonunun 8 ay sonra kullanıma hazır hale geleceğini de söyledi.

ELEŞTİRİLER DE VARDI

Bu arada, Divan toplantısı hareretli konuşmalara sahne oldu. Toplantıda söz alan Fikret Orman, Fulya Projesi ile ilgili çalışmalara dikkat çekerken, kulübün projeden elde edeceği gelirin altını çizdi. Gündemden düşmeyen borç konusu Orman’ın da konuşmalarında yer aldı. Orman, “Muhasebe teknikleri birdir. Rakamlar çeşitli şekillerde ortada dolaşıyor. Borçla ilgili net bir rakam henüz ortaya konulamadı” dedi. Üyeler ise denetleme kurulu raporlarını tatmin edici bulduklarını vurguladı. Öte yandan, üyelerden Bayram Yağcı yönetime ve BJK Divan Kurulu Başkanlığı’na eleştirilerde bulundu. Eleştirilere BJK Divan Kurulu Başkanı Şeref Nasır ve BJK Genel Sekreteri Kenan Öner yanıt verdi. Son olarak söz alan Kemal Ulusu, tezahüratlar da bile olsa ‘Bela’ okunmamasını istedi ve federasyonda aktif olunması gerektiğinin de altını çizdi.

SPOR YAZARLARI OYLADI

Beşiktaş-Trabzonspor maçında göze batan oyuncu çıkmadı

17. HAFTA DA: 6 KİŞİ İSİM BELİRTMEDİ. 3 KİŞİ ‘SERGEN’ BİR KİŞİ ‘İ.TORAMAN’ DEDİ

17 hafta oylamaları şöyle:

KORKUT GÖZE: GÖZE BATAN YOK

Sergen ilk yarıda akıllıca oynaması rağmen oyunda kalmadığı için ne yazık ki, Sergen diyemiyorum. Ayrıca bu maçta kimseyi beğenmedim. Maç boyunca katkı yapan oyuncu olmadığından maçın kahramanı diyebileceğim isim de göremiyorum.

ZAFER ARAPKİRLİ: SERGEN

Beşiktaş-Trabzonspor maçında 90 dakika oynamasada öne çıkan isim, Sergen Yalçın’dı. Sergen tam bir Beşiktaşlı gibi oynadı. Ancak, 45 dakika boyunca oyunda kaldı. Ama Sergen çıkınca da “Beşiktaş’ta bir şey kalmadı” diyebilirim.

GÜLENGÜL ALTINSAY: SERGEN

Burada skor ne olursa olsun Sergen’e yine özel bir parantez açmak gerek. Oyunda kaldığı süre içinde arkadaşlarını güzel toplarla buluşturdu. Sergen oyundan çıktıktan sonra, ikinci yarıda oyun hareketli gözükse de ataklar etkisizdi.

ATIF KEÇECİ: İSİM YOK

Beşiktaş-Trabzonspor maçında Siyah-Beyazlı ekibin oyun anlayışını hiç beğenmedim. Böyle bir futbol anlayışı içinde göze batan Beşiktaşlı bir futbolcu da göremedim. Onun için bu maçta göze batan futbolcu adı veremeyeceğim.

ADNAN AYBABA: SERGEN

Sergen’le bu maça başlamak doğru bir seçimdi. Az oynamasına rağmen maçın kahramanı diyebileceğim isim, bir tek Sergen’di. Ama Sergen’e arkadaşları Trabzonspor maçında ayak uyduramadı. Sergen oyundan çıkınca maçın tadı kaçtı.

VEDAT OKYAR: İSİM YOK

Beşiktaş’a gelen toplar hep Sergen’in ayağında olsun istedim ama Beşiktaş’ın genel itibariyle futboluna bakarsanız gerçekten yıldızlaşan bir isim yoktu. Beşiktaş-Trabzonspor maçında hem skor, hem de oyun açısından tat alamadık.

BASRİ BAYKOÇ: GÖZE BATAN YOK

Futbolun vasata dahi yakalaşamadığı koşullar altında her şeye karşın Trabzonspor Beşiktaş’a oranla daha organize ve daha bilinçli seyretti. Beşiktaş maça ağırlığını koyamadı. Trabzon maçında göze batan bir oyuncu da maalesef yoktu.

TURGAY DEMİR: İBRAHİM TORAMAN

Maçın kahramanı İbrahim Toraman’dı. Çünkü hem savunmada gayet iyi bir şekilde görevini yaptı hem de hücumda gol arayışına girdi. Sergen de ilk yarıda ne yaptığını bir oyuncuydu. Bu nedenle İbrahim Toraman diyorum.

İLKER ATEŞ: İSİM VEREMİYORUM

Futbol topuna Beşiktaşlı futbolcular adeta zulüm çektirdiler. Futbol ancak bu kadar kötü oynanabilir. Bu futbolla Beşiktaş, üst üste 10 maç yapsın hepsini kaybeder. Beşiktaş-Trabzonspor maçında şu futbolcu çok iyi oynadı kim diyebilir?

FAİK GÜRSES: İSİM YOK

Doğal olarak maçta kahramanlaşmış bir isim göremiyorum. Maç futbol kalitesi ve Beşiktaş’ın elde ettiği sonucu da düşünürseniz bu karşılaşmada öne çıkan bir isim yok. Trabzonspor maçı ilk yarı kapanışı için Beşiktaş adına kötü oldu.

Yorum Yazabilirsiniz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>