Turkcell Süper Lig’de 19. haftanın açılış maçında deplasmanda Antalyaspor ile karşılaşan Beşiktaş, klasikleşmiş bir şekilde Kırmızı-Beyazlı takıma karşı yine iki ön libero ve sakatlıktan yeni kurtulmuş Rüştü Reçber ile maça çıktı.
Özellikle ilk yarıya baktığımızda Siyah-Beyazlılar’ın oyunda üstün gibi görünmesine karşın pozisyon fakiri bir görüntü sergilediklerini söylersek yanılmış olmayız. Beşiktaş ilk yarı boyunca oyunda üstün gibi görünmesine karşın pozisyon fakiri bir görüntü çizdi. Sezon başında transfer edildiği günden bu yana adından en çok bahsedilen isimlerin başında gelen Tabata’yı dün gece özellikle izledim. Brezilyalı oyuncu, sanki çıkış yolu arıyormuş gibiydi. Pek çok klas hareket yaptı, ancak hala geçen sezondaki performansının bir hayli uzağında. Ferrari ve İbrahim Kaş’tan yoksun olarak sahaya çıkan defans hattı sırıtmadı. İbrahim Üzülmez, her zaman olduğu gibi yine takımın en gayretli isimlerinin başında geldi. Takımını ileriye taşılak için büyük çaba sarfetti.
Karşılaşmanın ilk yarısında istediği fırsatları bulamayan Antalyaspor ise ikinci yarı daha etkiliydi. Yakaladıklarını atsalar kazanmaları işten bile değildi. Ne var ki futbolun cilvesi yine kendini gösterdi. Antalya’nın etkili oynamaya başladığı dakikalarda Orhan Ak topu eliyle kesince kazanılan penaltıyı gole çeviren Bobo, ağları havalandırarak bu zorlu gecede Beşiktaş’a 3 puanı kazandırdı. Zor da olsa galibiyetle dönmek Siyah- Beyazlılar adına önemli.
Son olarak siz değerli okurlarımla kendi bireysel düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Son karar elbette Beşiktaş kongre üyelerinin. Ancak Sayın Yıldırım Demirören’le yarın gireceğimiz seçimde kazanarak çıkarsak bu yazı uzun bir süre sizlerle paylaşacağım son yazım olacak.
Görüşmek üzere…
Archive for Ocak, 2010
3 puanı almak çok önemliydi
Merak ediyorum
Hakem 55. dakikada elle oynama nedeniyle penaltı kararı vermeseydi ve Bobo bu penaltıyı gole çevirmeseydi… Acaba takımlar o dakikaya kadar süren derin uykularından uyanırlar mıydı? Düşünün… Kalesinde gol görünceye kadar tek bir pozisyonu olmayan, hatta doğru düzgün atağa bile çıkmayan Devamı için tıklayın… »
Tesadüf!
Geçenlerde Bülent Tulun anlatmıştı. Napolyon egemenliği altındaki adalardan birine gidişinde tek top bile atılmadan karşılanınca valiye bunun nedenini sorar. Vali, “Bunun 14 tane nedeni var” deyince Napolyon saymasını ister.. Vali başlar: Bir, barutumuz yok!” İmparator valinin sözünü kesip, “Tamam” der “Diğer nedenlere gerek yok”… Beşiktaş’ın durumu aynen böyle… Bugüne kadar alınan kötü sonuçlarla ilgili yüzlerce neden sayabiliriz. Devamı için tıklayın… »
Rüştü garantisi
Tabata’yı sahada görünce mutlu oluyorum. Ben Tabata’dan yana olanlardanım ama benim bildiğim Tabata bu değil. Nedendir? Niçindir? Bunu araştırmak gerekir. Sürekli parası konuşuluyor. Bir oyuncu bu kadar hırpalanmaz, parçalanmaz. Şu maçta bakıyorum, 90 dakka tahammül edilmiyor. Kaldı ki bana göre olumlu bir futbol sergiledi. Sırıtmadı, fakat niçin oyundan çıkarılıyor, bilmiyorum. Bu oyuncuya güven vermek lazım. Kendine olan güvenini kaybetmiş. Devamı için tıklayın… »
Hakem kararıyla gelen galibiyet
Tek şansı olarak Süper Lig’in kalması, Beşiktaş’ın oynayacağı maçlara stresli çıkmasını kaçınılmaz kılıyor. Son kupa maçında Fenerbahçe’ye karşı 4-3′lük bir skor yakalayan Antalyaspor ile deplasmanda mücadeleye çıkması da kolay değildi.
Nitekim Siyah-Beyazlı takımın sahaya yayılışı ve oyun anlayışı gene öncelikle kaybetmemek üzerine kurulmuştu. Dün gecenin göze çarpan özelliği, rakip ataklarda baskı uygulamadaki başarıydı. Ernst ve Fink bu anlamda öne çıkan isimlerdi. Ancak Ernst, kazanılan topları servis ederken arkadaşları boşa çıkmayınca topla oynamak zorunda kaldı. Bu da pozisyon kısırlığına yol açtı. İlk yarı boyunca taraftarı bir kez bile yerinden kaldıracak hareket yoktu. Devamı için tıklayın… »



