SAYI 71

GAZETE BEŞİKTAŞ

SAYI:71, 12 MAYIS 2004

SAYFA 3

‘Sorunlar bitmez’

Bu hafta Yıldız mahallesine gittik. Mahalle sakinleriyle Beşiktaş belediye başkanından yeni başkandan neler beklediklerini sorduk. Ortak dert işsizlik. Ama buna da tek başına belediye başkanının çözüm bulamayacağını söylüyorlar. Önemli olanın sıkıntıların paylaşılması olduğunu dile getiriyorlar.
Yollarımız çok bozuk
Ara sokaklarda yürürken çok zorluk yaşıyoruz, biz yaşlı insanlarız. Yollar biraz daha intizamlı olmalı. Mesela geçenlerde komşumuz sırf yollar bozuk diye düştü ve şimdi evde yatıyor. Belediyenin buna bir çare bulmasını istiyoruz.
M. Ali Gündoğdu
71 yaşında
Trafik problemli
Yeni başkanımızın Beşiktaş’a hayırlı olmasını diliyoruz. Çocuklarımızın servis sorunu var. Gidiş gelişte problem yaşıyorlar. Bazı yerlerde gerekli trafik ışıkları yok mesela. Endişe ediyoruz. Bunlara dikkat edilsin özen gösterilsin.
Ayşen Çoban
39 yaşında
Hayırlısı olsun
Bizim belediye ile herhangi bir sorunumuz yok. Dolayısıyla beklentimiz de yok. Kendisine başarılar diliyoruz mutlaka aklında yapacağı işler vardır. Destekliyoruz. Seçim öncesi de görüşmüştük. Kendisini tanırız biliriz. Buranın evladıdır.
Musa Akbıyık
51 yaşında
Canlılık
istiyoruz
Beşiktaş gün geçtikçe güzelleşiyor. Çok merkezi bir yer çok kalabalık buranın daha eğlenceli örneğin Taksim gibi hareketli eğlenceli bir mekan olmasını isteriz. Beşiktaş akşam saatlerinde çok durgun mesela, hareket kazandırılabilir.
Bülent Güneş
27 yaşında
İlgilenmiyorum
Başkanı tanımıyorum. İlgilenmiyorum da, niye derseniz, çünkü evimde çoluğum çocuğum ne yer ne içer onu düşünüyorum onlar bizi düşünüyorlar mı? Hepsi aynı bunların, değişmez hiç bir şey istemiyorum, beklemiyorum.
Güler Yılmaz
44 yaşında
Hizmeti
düşünsün
Çöplerimiz alınsın etrafımız temizlesin başka bir şey beklemiyoruz. Bunları yapacağına da eminiz. Kendisi de mimar. Kendi cebini düşünmesin de halkı düşünsün hizmeti düşünsün. Daha yeni başladı şimdiden bir şey istemek yanlış olur.
Mehmet Terzi
55 yaşında
İnsanlarla ilgilensin
Valla belediye iş verebiliyorsa kapısında bekleriz. Hem bize yardım etsin biz de ona yardım edelim isteriz. Az insan yok sokakta yatıp kalkan bunları görsün. Mesela Ramazan geliyor ama bir aş evi bile açıldığını görmedim ben. Bu başkan yapsın bunları.
Hasan Demir
45 yaşında
İşimize bakalım
Ben burada bir esnafım. Kapımızın önü temiz olmalı kışın yağmur yağdığında mağdur olmak istemiyoruz. İşimiz aksamasın, millet marsa gidiyor, biz hala incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler için uğraştıkça uğraşıyoruz.
Mustafa Aydın
53 yaşında
İlçemiz için en iyisi olsun
Başkanı tanısak bir şeyler isteriz belki ama ne yalan söyleyeyim, henüz kendisini hiç görmedim. Eskiden böyle değildi, tanımadığımız insanlar aday bile olmazdı. Herkes birbirini tanırdı. Ama şimdi buralı olmayanlar bile aday olarak karşımıza çıkabiliyor.
Hakkı Yiğitoğlu
49 yaşında
Bekleyip
göreceğiz
Dertlerimiz sıkıntılarımız belli. İş yok. Kalabalık var ama kuru kalabalık. Burasını değiştireceğini güzelleştireceğini değerlendireceğini, yeni iş mekanları açacağını söylüyor. Bakalım iyi mi olacak kötü mü olacak hepimiz göreceğiz.
Ali İhsan Sapmaz
35 yaşında

4. Levent Bahar Sokak’ta neler oluyor?

Elbette eğitime katkıyı alkışlıyoruz. Ne kadar da vergiden düşseler de gene de kutluyorum. Adana’da bir lise yaptıran Fatih Terim hariç zaman zaman bir imza ile benim 1500 yıllık profesörlük maaşımı ceplerine indirip vergi bile vermeyen futbolcuların ülkeleri adına hayırlı bir iş yaptıkları pek görülmemiş. Ama sanatçılar arasında iyi örnekler de var. Hülya Avşar, Türkan Şoray, Orhan Gencebay gibi… İki senedir Perran Kutman ve Sibel Can’ın menajeri (Orhan Alkan) ile kendi isimlerini taşıyan okullarında birlikte bir çevre günü organize etmek için arıyorum. Basına yansır da iyi örnek olur, birileri daha niyetlenir diye! Nedense çok meşgul oldukları için iki senedir eğitimin devam ettiği okullarına bugüne kadar ayıracakları iki saati bulamadılar. İster inanın ister inanmayın her ikisi de okullarını görmemişler. Öğrenciler bu ünlü sanatçıları kendilerine teşekkür etmek için büyük bir heyecanla boşuna bekliyorlar. El insaf!
Metroda uzun vizon kürklü bir kadın ve üzerime yürüyen kocası
Tüm mağaza zincirleri arasında sadece “Metro” beş bin yıl doğadan kaybolmayan her yıl milyonlarca balığın ölümüne neden olan, görüntü kirliliğinin baş aktörü naylon torbaları ücretli olarak vermekte ve ayrıca TEMA Vakfı’na ait bez torbaları da kasalarda bulundurmakta. Oysaki diğer büyük marketler kağıt ve bezden üç defa ucuz olan “naylon” torbaları ikişer ikişer dağıtmakta hiçbir mahsur görmüyorlar. Göztepe’deki Metro’ya henüz girmiştim. Sıcak bir Cuma günü yerlere kadar vizon kürkü ile hava atan sarışın kadın önümden geçerken bir dönemin BB’si Bridgitte Bardot’u sevgi ile anıp kendisine “hanımefendi şu kürkü giymeseydiniz, birkaç hayvan yaşıyor olacaktı. Hiç vicdan azabı çekmiyor musunuz?” diye sordum. Genellikle bu soruyu sorduğumda yanıt biraz üzüntülü bir ses tonu ile “biz bu kürkü yıllar önce aldık” olurdu. Ama bu kez reaksiyon çok sert oldu. Yanındaki yaşlı bay “onların gözünden düştüğümü” söylerken (zaten onların beni sevmesine hiç gerek yok) kocası olduğunu sandığım daha genç bir bay “kabadayı” edası ile beni dövmek üzere üstüme geldi. Çevredekiler zor mani oldu. Benim kendilerine yanıtım basitti. “Ben kendimi korumayacağım, bana vurabilirsiniz ama lütfen avukatları, sendikaları ve oy potansiyelleri olmayan hayvanlara zarar vermeyin.”
Tarih ve medeniyetler buluşması konulu film festivali açılışı
Her sene TÜRSAK Vakfı çağımızın önemli ve etkili bir sanat dalı olan sinema alanında “çevre” konusu başta olmak üzere farklı temalarda festivaller düzenleyip ünlü sinema insanlarını ülkemize davet eder. Ben de daha önce Bodrum’da yapılan bir festivalde görev almıştım. Bu sene Lütfi Kırdar’da düzenlenen açılış töreninde festivale katkı veren kültür bakanlığı adına Kültür Bakanı genç ve yakışıklı Erkan Mumcu uzun bir konuşma yaptı. Latince kökenli çok sayıda sözcüğün etrafında uzun cümlelerle devam eden bu konuşmada doğru anlamışsam “Danimarka’da kullanılan azot ve fosforlu gübrenin Hindistan ölçeğinde dünyayı ancak 1.5 yıl yeterli olacağı” cümlesi iki defa tekrar edildi. Sinema, tarih ve medeniyetler buluşması ve barış kavramları ile doğaya zararlı “suni azotlu ve fosforlu” gübrenin ne ilgisi olduğun benim kültürüm ve bilgim doğrusu yetmedi. Herhalde anlayanlar olmuştur!
Gündem yaratmak, “Popstar Yarışması” ile halkımızı bir süre daha avutmak ve uyutmak!
Günlerce süren futbol tartışmaları, bol geyik sohbeti ve dedikodular, Türk gençliğini adım adım zehirleyen ve “röntgenciliğe” yönlendiren “Biri Bizi Gözetliyor” ve ardından Ürgüp’te anıtı bile dikilen “Asmalı Konak”tan sonra yeni bir harika buluş ortaya çıktı. “Popstar” yarışması. Bir satır kitap okumayan, mahallesindeki ilköğretim okullarının kapısını çalmamış, mezarlıkta akrabalarını ziyaret etmemiş, İstanbul’un bir çok semtine ayak basmamış, hiçbir sivil toplum kuruluşunda görev almamış, Darülaceze’de bir yaşlı vatandaşımız ile sohbet etmemiş ama popstar yarışmasının bir dakikasını kaçırmıyor. İşin ilginç ve acı yanı jüri üyeliğinden ayrılan Deniz Seki başbakanın kendisini arayıp tavrından dolayı tebrik ettiğini söylüyor. Yorumu size bırakıyorum.

SAYFA 4

Kan uyuşmazlığı

Milliyet Gazetesi’nde yaptığı farklı röportajları ve yorumlarıyla tanınan, gazetecilikte neredeyse yirmi yılı devirmiş bir gazeteci Ahmet Tulgar. Koyu bir Beşiktaşlı. Çocukluğunu Beşiktaş’ta geçirip, Şeref Stadındaki antrenmanları hiç kaçırmayanlardan… Tulgar ile güzel bir bahar günü Beşiktaş’ı dolaştık, Beşiktaş’ı konuştuk. Eski Beşiktaşlı futbolcularla iç içe geçen yaşamından söz eden Tulgar, Beşiktaşlılığın apayrı bir dünya, bir farklılık, bir yaşam biçimi olduğunu dile getiriyor. Tulgar, siyah beyaz renkler ile, koyu Fenerbahçeli bir ailenin içindeyken tanışmış ve sevmiş. Beşiktaşlılığının hem dünya görüşünden hem de çocukluğundan beslendiğini söyleyen gazeteci yazar, bu bağlılığın bu yüzden çok güçlü olduğunu vurguluyor.
Tulgar, kendi çocukluğunda Beşiktaşlı olmanın nasıl olduğunu diğer takımlarla karşılaştırarak anlatıyor:
Galatasaray hanım evladı,
Fenerbahçe züppe
“Benim çocukluğumda, Galatasaray için hanım evlatları takımı denilirdi. Galatasaray lisesi bağlantısı nedeniyle ve Beyoğlu merkezli olduğu için. Fenerbahçe ise Anadolu yakasının takımı ve zenginlerin züppelerin takımı olarak görülürdü. Beşiktaş için de halk takımı denilirdi ama bu iyi bir şey olarak anlaşılmazdı. Zira, 1960’lı yılların sonundan itibaren gelişen sol hareketin etkisiyle Türkiye’de halktan olmak prestijli bir hal aldı. Aslında benim çocukluğumun ilk dönemlerinde halktan olmak ayıp bir şeydi. Hakir görülürdü. O yüzden de Beşiktaş bizim çocukluğumuzda aşağılanırdı. Kazandığı başarılara rağmen bu böyleydi, yüceltenler de olurdu ama… Bir de bunun yanında Beşiktaş’ta oturup da Beşiktaşlı olmayanlar için bile, Beşiktaş çok yakın bulunan bir takımdı. O yüzden kayıtsız kalmazdı kimse. Çünkü Beşiktaşlı futbolculardan kimileri bizim sokaklarımızda oturuyordu içli dışlıydık, diğer taraftan antrenmanına gidiyoruz. Beşiktaş başarılı olduğu zaman sokağa çok yansıyor”
Beşiktaş’ın erdemi, paraya ve
başarıya endeksli olmamaktır
“Şimdi baktığımda Beşiktaş seyircisi Türkiye’deki en modern seyirci. Çünkü futbolun futbol dışında başka etkileri, başka bağlantıları olduğunu, futbolun sadece maç seyretmekten ibaret olmadığını, bir yaşam biçimine dönüşebileceğini, farklı görüşlere farklı bakış açılarına ulaştırabilecek bir şey olduğunu en iyi anlayan takım, Beşiktaş. Şimdiki şirketleşmiş halini kastetmiyorum. Hiç bir takımın tribününde “savaşa hayır” yazan bir pankart açılmaz, yani ne Fenerde ne Galatasaray’da açılır. Ama Fenerbahçe’nin tribününde Susurlukçulara övgüler düzen pankartlara rastlayabilirsiniz. Beşiktaş tribününde toplumcu ve sol sloganlar vardır. Futbolun sadece futbolla sınırlı değil, tüm ilişkilerin içinden geçen bir alan olduğu, Beşiktaş’ta kitlelere mal olmuş bir bakış açısıdır. Beşiktaşlı olmanın aynı zamanda politik bir tavır olduğunu, bir yaşam biçimi olduğunu, erdemli bir şey olduğu hissedilir. Nedir bu erdem, ille de başarıya, ille de paraya endeksli olamamak. Beşiktaş’ın bu özellikleri doğal olarak da çok sempati kazanıyor. Çünkü Türkiye eski Türkiye değil, artık her şey daha transparan daha ortalıkta tartışılıyor. Fener’de Galatasaray’da olanlar, bunca yıldır bu ülkenin halkına yapılanların sorumlularının oralarda başkan ya da yönetici olması, bunun yanında da Beşiktaş’ın asla tüm tarihi boyunca halka ihanet etmemiş olması herkesin hafızasında yer etti”
Serdar Bilgili iyi niyetliydi ama
istediklerini hayata geçiremedi
“Aslında Beşiktaş’ın dönemi şimdi başlıyor. Ben ilk başlarda yönetimin Serdar Bilgili’yi biçimlendireceğini etkileyeceğini düşünmüştüm. Serdar Bilgili buna açıktı ve kesinlikle iyi niyetliydi. Her zaman için Beşiktaş’ın vefa, dostluk, sevgi saygı gibi özelliklerinden hep söz etti. Ama bunları hayata geçiremedi. Bunun en temel nedeni de, her zaman ikinci adam kalmaya mahkum olan Hüsnü Gürelidir. Çünkü o Beşiktaş’ın bir yaşama biçimi, bir duygusu, ruhu olan organik bir yapı olduğunu unutup, onun bir şirket olduğu yanılgısına kapıldı. Çok büyük haksızlıklar, adaletsizlikler ve Beşiktaş’a çok büyük zarar verecek girişimler yaptı. En azından, parayı bu kadar öne çıkarması Beşiktaş’a yapılmış çok büyük bir kötülüktür. Çünkü Beşiktaş tam da en parasız olduğu zamanlarda bile onurlu kalmayı başarmış olması nedeniyle Beşiktaş’tır”
Paranın hakimiyeti,
Beşiktaş’ın ruhuna aykırıdır
“Beşiktaş’ı bir şirket gibi düşününce bu Beşiktaş’la hiç uyuşmayan bir şeydi. Ruhuna hiç uygun olamayan şeyler yapıldı: örneğin Ahmet Dursun’un anlaşmasının feshedilmesi ve parasının ödenmemesi… O Beşiktaş’ın sembol oyuncularındandı. Birisi bir kurumda, takımda, her hangi bir alanda eğer çok emek vermişse onu yok etmek kolay değildir. Çünkü, hayat şimdiki zamanlardan oluşmuyor. Geçmiş de var. Bu adam Beşiktaş’ı sembolize ediyordu. Beşiktaş’a neler kazandırdı. İlhan Mansız da öyle. İlhan’ın transferinde çok büyük bir ayıp yapıldı ve sakat oyuncu bile bile satıldı. Yani bir anlamda dolandırıcılık yapıldı. Hatta Sinan Engin, İlhan’ı Japonya’ya sakat olduğu için sattık diye televizyonda ağzından kaçırdı. Bu büyük bir skandala yol açabilir, 5 milyon dolar alacağım diye ve Japon toplumu Beşiktaş’a bu kadar yakınlık gösterirken, yapılan doğru bir şey mi? İlhan Mansız sakatsa bu Beşiktaş içinde çözüme kavuşturulmalıydı”
Güç odaklarına boyun eğdi
“Serdar Bilgili genç olması nedeniyle Futbol gibi sert bir alanda kendini çok güçsüz hissetti. Bu yüzden de güç odaklarının etkisinde çok fazla kaldı. Nouma olayı öyleydi. Onu bugün taraftar hala unutmadı. Beşiktaş için çok önemliydi. Bunu on tane başkan değiştiremez. Nouma’yı neden gönderdiler, devlet içindeki bir takım güç odakları bunu istedi ve Bilgili de buna boyun eğdi. “Beyaz Türklük” yaptı denebilir. Çıkıp birilerinden sürekli özür dilemesi de çok yanlıştı. Sen taraftarın anası mısın babası mısın, niye özür diliyorsun? Taraftarlar ehliyetsiz insanlar da o yüzden mi özür diliyor? Kendisine ve ailesine küfür edilmesi çok çirkin bir şey ama, Bilgili taraftarını küçük gördüğü için sonunu kendi hazırladı denebilir. Yani, sen öyle yaparsan taraftar da sana böyle yapar. Diğer takımlar Beşiktaş’tan özür diliyor mu? Niye Beşiktaş en iyi olmak zorunda, bu sene Beşiktaş’a yapılanlar adil miydi?”
Neden başkanlar
bu kadar ortalıkta?
“Beşiktaş yönetiminin bundan sonra daha katılımcı ve daha fazla kişinin yönetimde yer aldığı yeni bir başkanlık sistemi başlatmasını istiyorum. Çünkü bir tek Türkiye’de başkanlar bu kadar çok öne çıkıyor, tartışılıyor, gündemde oluyor. Bazı insanlar, başkan olmak için neden bu kadar çok istekliler ve neden bu kadar çok para harcıyorlar? Bunların hiç biri tartışılmıyor. Türkiye hala, parayla her şeyin satın alınabildiği bir ülke. Böyle bir ortamda ligler de başkanların güçlerini kanıtlama alanı oldu. Maçlarda da sanki futbolcular oynamıyor başkanların iktidarları savaşıyor”

Sıkça sorulan sorular
MEDLINE Sağlık Hizmetleri tarafından hazırlanmaktadır.

KADIN SAĞLIĞI
NELER YAPILMALIDIR?
1- Mantar infeksiyonunun geliştiği bölgeyi her gün düzenli olarak ılık su ile yıkamak ve iyice kurulamak gerekir. Özellikle parmak araları ve derinin kıvrım bölgeleri dikkatle kurulanmalıdır.
2- Ayaklarınızı ve ayak tırnaklarınızı düzenli olarak kontrol edin. Böylece hastalık belirtilerini herhangi bir sorun gelişmeden önce farketmek mümkündür. Ayaklarınızı sabunla ve suyla yıkayıp iyice kurulayın. Ayaklarınızda yara, kızarıklık, şişlik veya berelenme olup olmadığını kontrol edin, varsa hemen doktora haber verin.
3- Ayaklarınızı, ayak bileklerinizi sıkacak hiçbir şey giymeyin. Duyusu azalmış bölgeler varsa buraları özellikle koruyun.
4- Asla çıplak ayakla yürümeyin. Rahat ayakkabılar giyin.
5- Ayaklarınızı serin ve kuru tutun. Böylece mikropların burada yaşamasını önlemiş olursunuz. Ellerinizi ve ayaklarınızı yıkayın. Ellerinizi ve ayaklarınızı yıkadıktan sonra parmak aralarınızın iyice kurumasına dikkat edin. Bunun için daima kendi kişisel havlunuzu kullanın. Bu havluları düzenli aralıklarla değiştirmeli ve yüksek sıcaklıklarda yıkamalısınız. Böylece bütün mikroplar ölecektir.
6- Kolay hava alan ve terletmeyen ayakkabılar tercih edilmelidir.
7- Ayakkabı giyerken kalın, pamuklu çorapları tercih edin. Bunlar her gün değiştirilmeli ve yüksek sıcaklık derecelerinde yıkanmalıdır.
8- Dar giysiler giymekten kaçınılmalıdır.
9- Giysiler her gün değiştirilmeli ve uygun ısıda yıkanmalıdır.
10- Eşyalar ortak kullanılmamalıdır.
11- Parmaklarınız veya tırnaklarınızın baskı altında kalmasına, sıkışmasına izin vermeyin. Tırnaklarınızın hasar görme olasılığı varsa, ayak parmaklarınızı ve tırnaklarınızı koruyun. Tırnaklarınızın altını aşırı temizlemeye çalışarak bunlara zarar vermeyin.
12- Halka açık alanlarda (özellikle ortak kullanılan hamam, sauna, otel odaları vs) çıplak ayakla dolaşmayın.
13- El ve ayaklarınızı yıkadıktan sonra iyice kurulayın. Unutmayın ki mantar nemli ortamları sever.
14- Başkalarının terlik yada ayakkabılarını giymeyin.
15- Ortak törpü, tırnak makası kullanımı, tırnaklara mantar bulaşma riskini artırır.
16- Ayağın derisindeki mantarlar da tırnağa bulaşabilir, bu yüzden tedavisi ihmal edilmemelidir.
17- Tırnak mantarı sürekli mikrop odağı olarak mantarların hem kişiye hem de çevreye yayılmalarına neden olabilir.
18- Doktorun önerdiği tedavi tam olarak uygulanmalıdır.

SAYFA 5

Haydi sinemaya!

Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi Sinema Türsak, Görkemli Hayatım, Duvara Karşı, Mustafa Hakkında Herşey adlı gösterimleri sonrası festival için kolları sıvadı. Çocuk fimleri gösterimleri için geri sayım başladı…
Çocuksuz film mi olur diyorsanız, toplayın çocuğu çoluğu öyleyse, haydi sinemaya… Bir çok farklı, ilginç çocuk filmini bir arada bulabileceğiniz, güzel bir haftaya giriyorsunuz… Vakit kaybetmeden yerinizi ayırtın, miniklerin hikayesini sinema perdesinden keyifle seyredin. Türsak, ilk kez gerçekleştireceği Uluslararası Çocuk Filmleri Festivali, ile bahar döneminde sinemaseverleri buluşturuyor. Beşiktaş Belediyesi Levent Kültür Merkezi Sinema Türsak’ın ev sahipliğini yapacağı festival, 6 ayrı kültür merkezi ile birlikte 14 mayısta start veriyor.
Bu fırsat kaçmaz
13 yıldan bu yana beyaz perdenin geliştirilmesi ve zenginleştirilmesi için hizmet veren TÜRSAK, bir ilke daha imza atıyor. Bunlar arasında, festivaller de yer alıyor. Önümüzdeki hafta Levent Kültür Merkezi Sinema Türsak’ta Uluslar arası Çocuk Filmleri gösterimi başlıyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinden örnekler taşıyan filmler, bir haftalığına perdede. Bizce bu fırsat kaçmaz…
Türsak Başkanı Engin Yiğitgil, sinemasal faaliyetlerin gelişmesinin seyirci kitlelerine ulaşmasından geçtiğini ve festivaller ile bu düşüncenin bir bölümünün hayata geçebildiğini dile getirdi. Her festival ile binlerce sinemaseverin buluştuğunu ve sezon boyunca yer alan gösterimler ve kaçırılan filmleri bir kez daha izleme şansının yakalandığını vurguluyor. Levent Kültür Merkezi Sinema Türsak’ta TÜRSAK vakfının organizasyonuyla ilk kez uluslar arası çocuk filmleri festivali gösterimleri gerçekleşiyor. Sinema Türsak’ın ev sahipliğini üstlendiğini festival önümüzdeki hafta start alıyor ve tüm İstanbulluları ağırlamayı hedefliyor.
Eğer filmler hakkında bilgi de almak istiyorsanız, Türsak’ın düzenli olarak çıkardığı yayınlarla yıl içerisinde düzenlediği sinema gösterimleri, seminerleri ile ilgili kitapçılardan faydalanabilirsiniz. Çocuk Filmleri arasında zevkle izleyeceğiniz filmleri sizler için seçtik… İşte, bunlardan biri Lucia
Animasyon, Almanya, 2003, 9 dakika, Renkli
Yönetmen: Felix Gönnert
Senaryo: Felix Gönnert
2004 Berlin Film Festivali’nde ödül olan bu kısa animasyon filminde; bir gece hastaneye giden ve orada bulduğu bir kafatası röntgeni bulan Lucia’nın fantezileri anlatılır. Lucia için hayal ve gerçeklik birbirine karışır ve hastalığı onu bütün bu olup bitenlerin kaynağına götürür. Hastane dönüsünde Lucia’nin umutları yeşerir.
Diğer bir film de Hayflower And Quiltshoe – Şeker Kızlar… Film o kadar çok sevilmiştir ki Finlandiya’da bütün bir yıl boyunca vizyonda kaldı…
Drama, Finlandiya, 2002, 72’, Renkli
Yönetmen: Kaisa Rastimo
Senaryo: Kaisa Rastimo
Oyuncular: Katriina Tavi, Tilda Kiianlehto, Minna Suuronen, Anti Virmavirta
Hayflower ve Quiltshoe çok iyi iki kız arkadaştırlar ve tüm zamanlarını birlikte geçirmektedirler. Hayatlarında bir değişiklik olmak üzeredir. Hayflower bir hafta içinde okula başlayacaktır. İki kızın kafasında bir takım düşünceler vardır. Küçük yardımcı Hayflower olmayınca evin ufak tefek isleriyle kim ilgilenecektir? Bulaşıkları kim yıkayacak ve Quiltshoe ile kim oynayacaktır…
Son olarak öneri, Aşık Veysel gibi olmak isteyenbir çocuğun öyküsünü perdeye yansıtan Gönlümdeki Köşk Olmasa…
House of Hearts
Drama, Danimarka, Türkiye, Izlanda, 2001, 88’, Renkli
Yönetmen: Elisabeth Rygård
Senaryo: Yüksel Isik, Elisabeth Rygård
Müzik: Mazlum Çimen
Oyuncular: Bora Akkas, Gürol Güngör, Mazlum Cimen, Sebnem Köstem Kocatürk, Büsra Bora, Menderes Samancilar, Tomris Incer
Yedi yaşındaki Osman ailesiyle birlikte, dedesinin Türkiye’nin güneyinde yer alan evinde yaşamaktadır. Bir kavga sonucu dedesi bütün aileyi evinden kovar. Osman’ın babası ailesi için bir ev yapmaya karar verir. Fakat is bulamadığı için inşaat için gerekli malzemeyi de alamamaktadır. Bir arkadaşı Danimarka’ya göç etmesini önerir. Osman arkadaşlarından uzakta, yabancı bir ülkede yaşamanın nasıl bir şey olduğunu hayal edememektedir. Bu arada küçük çocuk saz çalmayı da öğrenmiştir. Bir gün, idolü Aşık Veysel gibi çok iyi bir sanatçı olmanın hayallerini kurmaktadır.
Garanti Mini Bank üyeleri , tüm filmleri Garanti Mini Bank kartlarını göstererek ücretsiz izleyebilecek. Gösterimlere giriş ücreti, 2.000.000 – 3.000.000 TL
12:00 (3-5 yaş arası için kısa filmler)
14 mayıs Cuma – saat: 12:00 – Apartman Kedisi, Havada Uçan Sözler, Minik Prens
13:00 – Vikinglerin hazinesi 14:30- Hayaletlerle yaz tatili 16:30 – Şeker kızlar 19:00 – Meagnifico
15 mayıs Cumartesi – saat: 12:00 – Keşiş ve Balık, Amerlock, Güzel Bir Gün, Dünyanın Öbür Ucu
13:00 – Dört arkadaş ve mozart adında bir köpek
14:30 – İmdat erkek oldum
16:30 Sevin Okyay (Sohbet)
19:00 – Elina
16 mayıs Pazar – saat: 12:00 – İçi kedi olan köpek, Başkalarının şatosu, Lucia, Pantufla Kahramanları
13:00 – İçi kedi olan köpek, Başkalarının şatosu, Lucia, Pantufla Kahramanları
14:30 – Tatlı Cadı
16:30 – Uçan Sınıf
19:00 – Blindganger Bandosu
17 Mayıs Pazartesi – saat: 12:00 – Apartman Kedisi, Havada Uçan Sözler, Minik Prens
13:00 – Sürpriz Dalış, Küçük Baba, Laugeun Kedisi
14:30 – Ayı olmak isteyen çocuk
16:30 – Ayı olmak isteyen çocuk
19:00 – Gönlümdeki köşk olmasa
18 Mayıs Salı – Saat: 12:00 – Vikinglerin hazinesi
14:30 – Hayaletlerle yaz tatili
16:30 – Lulu
19 Mayıs Çarşamba – Saat: 12:00 – Yaz tatili
14:30 – İmdat erkek oldum
16:30 – Uçan Sınıf
20 Mayıs Perşembe – Saat: 12:00 – Ayı olmak isteyen çocuk
14:30 – Şeker Kızlar
16:30 – Regina

Dentistanbul tarafından hazırlanmaktadır.

Artık gülmekten korkmayacaksınız

Diş hekimliğinde geliştirilen yeni tekniklerle rengini koyu bulduğunuz ya da çeşitli nedenlerle rengi değişen dişlerinizi beyazlaştırabilmek artık olasıdır. Evinizde kendinizin ya da kliniklerde diş hekiminizin uygulayabileceği bu işlemle dişeti ve çevre dokuların zarar görmemesi gereklidir. Bu nedenle de biz diş hekimleri olarak diş beyazlatmanın kliniklerde yapılmasını öneririz. Dişlerin pek çok nedenden dolayı rengi farklı olabilir. Bu durumun geneli itibariyle nedeni, çevresel veya genetik olup olmadığı incelenmelidir. Çevresel faktörlerde fırçalama sayısı, tekniği veya diyete bağlı çay, kahve ya da alkol, sigara kullanımı etkilidir. Bazen de mesleki nedenler ile metalik tuzlara maruz kalmak diş yüzeyinde renkleşmelere neden olmaktadır. Dişin kendi yapısı ile alakalı durumlarda ise, diş gelişimi sırasında kullanılan ilaçlar ve miktarları önemlidir. Yine bu dönemde ya da sonradan diş normal renkte iken travma ve kanal tedavisi sonucu koyulaşma, grileşme olasıdır.
Beyazlatma tekniği, tüm dişlerde uygulanabilir. Renk bozukluğunun nedenine göre, diş hekiminiz hangi tekniğin etkin olacağına karar verir. Böylece beyazlatma ilacı diş minesine nüfuz ederek iç ve dış etkenle renkleşmeyi ağartır. Kullanılan ilaç sadece dişlerinizi beyazlatır. Dişinizin dolgularında ve porselen kron köprülerinde renk değişimi olmaz. Bu arada dolgu değişikliği yapılmalı ya da çürükleriniz tedavi edilmelidir.
Beyazlatma tekniği biraz ısı hissedebileceğiniz acı vermeyen bir işlemdir genellikle ışık kaynağı veya laser kullanılarak yapılan bu işlemde dişetlerinin izole edilerek zarar görmesi önlenmektedir. Beyazlatma jeli dişlere sürülerek ışın kaynağı ya da lazer tutulmak suretiyle bir süre beklenir. Ve su ile yıkanarak dişler ilaçtan arındırılır.
Genellikle kere tekrarlaranan bu seanslar 30-45 dakika sürmektedir. Doktorunuz ile birlikte alacağınız karara göre, dişlerinizde en az 3 ton beyazlama sağlanır. İşlemden sonra 48 saat süreyle kromonojik gıdalar diyebileceğimiz çay, kahve, kırmızı şarap, sigara tüketiminizi bırakmanız önerilir. 24 saat hassasiyet olsa da ağrı kesici ile dişleriniz artık istediğiniz renkte olacaktır. Beyazlatma işleminin kalıcılığı fırçalama alışkanlığınıza bağlıdır.
Ağız ve diş güzelliğinin önemsendiği bir toplumda daha sık ve güzel gülümseyerek iş hayatınızı ve sosyal yaşamınızı renklendirebilirsiniz. Gülümserken sadece dudaklarınız değil dişleriniz de ön planda ve dikkat çekicidir. Güzel bir gülümsemenin açmayacağı kapı yoktur. Gülümserken korkuyorsanız, bir diş hekimine giderek sorunlarınızı çözümleyebilirsiniz.

SAYFA 6

Fırsat fırsattır

Damat Tween Adv’den müthiş fırsatlar
İlkbahar yaz kreasyonu bu sezon da çok çarpıcı. İddialı uçlarda yaşamayı sevenler için Tween yeni baştan erkeği yaratıyor. Adv yazın enerjik ruhunu simgeleyecek tarzda kıyafetlerle karşımızda olacak. Advantage kartla özel fırsatlar var. Dört yerine altı taksit kampanyası ile siz de Damat Tween’in Adv rüzgarına kapılabilirsiniz.
Roman’ın koleksiyonu bambaşka
Bu sefer yaz sezonunda Roman takı koleksiyonu ile kadınları büyüleyecek. Özel hazırlanan koleksiyonda sitrin kalsidon garnet amatis topas opal ve malahat gibi kristallerin kullanıldığı kolye bilezik ve küpler yer alıyor. Kadınlar için bu sezon mst markası ile tanınan bu takılar büyük bir sürpriz olacak.
Faik Sönmez’den
büyük beden
Büyük bedenlerde 40 beden ve üstü kadınlar için özel koleksiyon yaz sezonunda. Mutluluğun bedeni yok sloganıyla modada devrim yaratan Faik Sönmez büyük beden giyen kadınları şıklaştırıyor. World card 6 taksit imkanıyla ve özel indirimlerle bu yaza damgasını vuracak.
Dolgun dudaklar için
Nivea Beaute True Intensity Ruj ile dudaklarınızın güzelliğini keşfedebilirsiniz. Ateş kırmızısından pembe tonlarına kadar 18 farklı renk seçeneğine sahip ruj, bileşiminde bulunan özel renk pigmentleriyle pürüzsüz renklendirme sağlıyor.
Bellona’dan
bahar esintisi
Bellona’nın bahar canlılığını taşıyan renkleri ve çiçek desenleriyle göz kamaştıran ev tekstil ürünleri sizleri bekliyor. Özellikle Gülperi, Reyhan ve Gelincik, Buse uyku setleri ve nevresim takımları solmayan renkleriyle herkese keyifli uykular vaad ediyor. 31 mayısa kadar sürecek kampanyada ev tekstil ürünleri yüzde 30 indirim ve nakit fiyatına dört taksit fırsatı ile sunuluyor.
Miele’den
yepyeni ürünler
Miele’nin yeni ürünleri W Vitality çamaşır makinesi ve T Vitality kurutma makinesi ev işlerinde büyük kolaylık için yeniden dizayn edildi. Tüketicileri yeni ürünleriyle tanıştırmayı hedefleyen Miele, özel ödeme imkanları sağlıyor. Worlcard sahipleri peşin fiyatına 3 Worldtaksit ve iki kat Worldpuan kazanacak.
Romanson’dan değerli dakikalar
Romanson Trofish serisi sevdiklerinizle geçirdiğiniz sevgi ve huzur dolu zamanların değerini hatırlatıyor. Trofish serisinin gövdelerinde kullanılan taşlar dünyaca ünlü ve bir numaralı kristal markası Swarovski’ye ait. Her kristal taş gövdeye el işçiliği ile monte ediliyor. Gövde yapısı paslanmaz 316 kalibre saf çelik camlar ise safirdir.
Atasay’da
geçmişin izleri
Anadolu medeniyetlerinden izler taşıyan Atasay Yaşayan Anadolu Takıları Koleksiyonu ile bambaşka bir dünyaya kapılarını açıyor. Özgün ve kalıcı ürünler almak isteyen için 100den fazla seçenek sunuyor. 12 farklı bölgede babadan oğla ustadan çırağa aktarılan geleneksel takı üretim tekniklerinin yeniden yorumlandığı koleksiyonda incili ve taşlı takıların yanı sıra sade modeller de yer alıyor.
Twigy simli çiçekli
Twigy’nin ilkbahar yaz koleksiyonu enerjik ve ahenkli tasarımlarıyla terlikte farklı modeller yaratıyor. Birbirinden şık ve kullanışlı parmak arası terlikler boncuklu, simli ve çift bantlı çiçek desenli modeller hem genç kızların hem de orta yaşı kadınların favorisi.
Lotto’dan yeni Numa
Lotto 2004 ilkbahar-yaz kreasyonunun ilgi çekici modellerinden Numa’yı kendini özel hissetmek için tüm gençlere ithaf etti. Kırmızı, beyaz, siyah, mavi ve yeşil renkleriyle zengin bir tercih alternatifi sunan Numa’lar yumuşak gerçek deri üst yüzeye sahip. Günlük giyimde gençlerin şıklığını tamamlayacak Numa’lar ilkbahar-yaz koleksiyonunun heritage grubunda sunuluyor.
Beyazın asaleti
Masumiyetin rengi beyazı farklı çizgilerle birleştirerek gömlekte buluşturan BİL’S, özel ve şık seçeneklerle tüketicinin karşısına çıkıyor. Dünyanın “sadece gömlek tasarlayan tek moda tasarımcısı” Davide Terraneo’nun 60’lı, 70’li yılların Jean Belmondo Fransız filmleri ve Citroen DS’den esinlenerek oluşturduğu BİL’S gömlekleriyle bembeyaz bir şıklık sizi bekliyor.

SAYFA 7

Van Helsing

Yönetmen Stephen Sommers, Senaryo Stephen Sommers, Oyuncular Hugh Jackman, Kate Beckinsale, Richard Roxburgh, David Wenham, Shuler Hensley, Will Kemp.
Karpat Dağlarının derinliklerinde Transilvanya ismini taşıyan esrarengiz ve mistik bir ülke vardır. Şeytani güçlerin hala yaşadığına inanılan bu topraklarda her türlü tehlikenin var olduğu güneşin doğuşu kadar doğaldır. İnsanoğlunun en büyük kabusu kabul edilen canavarlar bu topraklarda hayat alanı bulurlar.
Yönetmen Stephen Sommers, “Van Helsing” ile yaratıcı hayal gücünün boyutlarını daha da genişletirken Dracula, Frankenstein ve Kurt Adam gibi klasik Universal canavarlarına yeniden soluk vererek onları fantastik gerçeklik dünyasının ortasına yerleştirdi.

Şeytana karşı

Yönetmen Mikael Hafström, Senaryo Jan Guillou, Hans Gunnarsson, Oyuncular Eric Ponti, Andreas Wilson, Pierre Tanguy, Hendrik Lundström, Otto Silverhielm.

SPOR YAZILARI

SAYFA 10

Tatile çıktılar: 0-2

BEŞİKTAŞ: 0 – A. SEBATSPOR: 2
STAT: BJK İnönü
HAKEMLER: İsmet Arzuman xx, Ali Saygın Ögel xx, Alper Ulusoy xx
GOLLER: Orhan (Dk.17 penaltı), Oktay (Dk.45)
SARI KARTLAR: Ilie, Ali Cansun (Beşiktaş), Abdurrahman (A.Sebat)
KIRMIZI KART: Okan (Beşiktaş)
BEŞİKTAŞ: Ramazan xx – Emre x (Dk. 46 Sinan x), Ronaldo x, Zago x, Kaan Dobra x (Dk. 46 Okan ?), Serdar Topraktepe x, Ahmet Yıldırım x, Tümer x, İbrahim x, Ilie x, Sergen x (Dk. 52 Ali Cansun x)
A.SEBAT: Metin Aktaş xx – Muhammed xx, Sedat xxx, Hamza xxx, Abdurrahman xx, Tunç xxx, Erman Özgür xxx, Erman Ergin xx, Semavi xx, Orhan xx (Dk. 70 Bayram x), Oktay xxx (Dk. 88 Macit ?)

Beşiktaş’ta değişen bir şey yok. Çakılış tüm hızıyla devam ediyor. Kartal, 33. haftada da Akçaabat Sebat’a İnönü’de bir avuç seyircisinin önünde teslim oldu: 2-0 Sakatlıklar ve cezalardan dolayı sahaya 7 eksikle çıkan Siyah-Beyazlılar’ı iki eski futbolcusu Orhan ile Oktay vurdu. 17. dakikada Oktay, Emre tarafından ceza sahası içinde düşürülünce hakem penaltı noktasını gösterdi. Atışı kullanan Orhan Ramazan’ı avladı: 0-1. 45.dakikada Erman Özgür’ün pasıyla kendini kalecinin karşısında bulan Oktay farkı ikiye çıkardı: 2-0. 47’de Sergen, Muhammet tarafından yere indirildi. İsmet Arzuman’ın verdiği penaltıyı İlie kullandı. Üst direkten dönen topa Serdar kafayı yapıştırdı, meşin yuvarlak yine üst direğe çarpıp auta gitti. Maçı da 2-0 A.Sebat kazandı.

GÖRMEDİKLERİNİZ DUYMADIKLARINIZ
SERANAD DEMİRHAN

Tribünler
boş kaldı
Beşiktaş, 2003-04 futbol sezonunda İstanbul’daki son maçını boş tribünlere oynadı. Bitime 2 hafta kala şampiyonluk ile ikincilik şansını yitiren siyah-beyazlılar, Akçaabat Sebatspor maçına taraftar desteğinden yoksun çıkmak zorunda kaldı. Karşılaşmayı yaklaşık 3 bine yakın sporsever izledi.
7 oyuncu yoktu
Beşiktaş, Akçaabat Sebatspor maçına sakatlıkları ve cezaları nedeniyle 7 oyuncusundan yoksun çıktı. Siyah-beyazlılarda sarı kart cezalıları Giunti ve Ümit Aydın’ın yanı sıra sakatlıkları nedeniyle sezonu kapatan Ahmed Hassan, Tayfur, Yasin Sülün ve Pancu kadroda yer almadı. Teknik direktör Lucescu, savunmada oynattığı Ahmet Yıldırım’a Akçaabat Sebatspor karşısında orta sahada şans verdi. Rumen teknik adam savunmayı Emre, Ronaldo ve Zago’dan oluştururken, sağ kanatta Kaan Dobra, solda da İbrahim’i oynattı. Forvette Ilie-Sergen ikilisine yer verdi. Bu ikilinin arkasında Tümer görev aldı. Kartal maça sakatlıklar ve cezalar yüzünden 17 kişi ile çıkmak zorunda kaldı. Yedek kulübesinde Cordoba, Ali Cansun, Sinan, Ümit Atalay, Gökhan ve Okan yer aldı.
Oktay’a sevgi gösterisi
Akçaabat Sebatspor’da 4 eski Beşiktaşlı, sahaya ilk 11’de çıktı. Kırmızı-beyazlılarda daha önce Beşiktaş’ta forma giyen Oktay, Orhan, Tunç ve Erman Ergin eski takımlarına karşı forma giydi. Siyah-beyazlı taraftarlar özellikle Oktay’a sevgi gösterilerinde bulundu.
Demirören tribündeydi
Beşiktaş’ta başkan adaylarından Yıldırım Demirören karşılaşmayı kapalı tribünün üstündeki locadan izledi. Locada yönetim kurulu listesine almayı planladığı Kıvanç Oktay ve Murat Aksu ile birlikte maçı seyreden Demörören’e taraftarlar, ‘’Yıldırım Nouma’yı buraya getir’’ diye tezahüratta bulundu.
PAF maçı Kartal’ın
Ayazağa Yusuf Tunaoğlu Stadı’nda oynanan PAF Ligi maçını Beşiktaş 2-1 kazandı.
Taraftar protesto etti
Akçaabat Sebatspor’a kendi sahasında 2-0 yenilerek ligdeki kötü gidişini sürdüren Beşiktaş’ta taraftarlar, teknik heyet ve futbolcuları protesto etti. Ligde kalma mücadelesi veren rakipleri karşısında Beşiktaş’ın oynadığı oyuna tepki gösteren taraftarlar, attıkları sloganlarla öfkelerini dile getirdi. Maçın bitimine 25 dakika varken, kapalı tribünde yer alan fanatik taraftarlar, aldıkları karar doğrultusunda tribünleri terk ederken, ‘’O forma kutsaldır, nasip olmaz herkese’’, ‘’Ruhsuzlar gidecek, Beşiktaş bizimdir bizim kalacak’’, ‘’Milyon dolarlar istiyorsunuz, formanın hakkını vermiyorsunuz’’, ‘’Taraftarla dalga geçiyorsunuz, formayı çıkarıp çıplak oynayın’’ diye tezahüratlarda bulundu. Eski futbolcuları Fransız Pascal Nouma lehine de slogan atan taraftarlar, ‘’Hepiniz bir Pascal etmiyorsunuz’’ diye bağırırken, zaman zaman da Türkiye Basketbol Ligi’nde play-off yarı finaline yükselen basketbol takımı lehine tezahürat yaptı.
İkinci yarıdaki kayıp 29 puan
Beşiktaş’ın ikinci yarıdaki toplam puan kaybı 29’a ulaşırken, siyah-beyazlılar son haftalardaki ilk golü yeme alışkanlığını Akçaabat Sebatspor karşısında da bozmadı. Beşiktaş, ligde yaptığı son 5 maçta da galip gelemedi.

SAYFA 9

Fener 3. yıldızı taktı

DENİZLİSPOR: 0 – FENERBAHÇE: 4
STAT: Atatürk
HAKEMLER: Mustafa Çulcu xx, Selçuk Kaya xx, Baki Tuncay Akkın xx
GOLLER: Van Hooijdonk (Dk.7), Tuncay (Dk.12 ve 90+3), Ümit Özat (Dk.45)
DENİZLİSPOR: Souleymanou x – Mikka x, Çağdaş x, Roman xx, Mustafa Keçeli x, Ali Akdeniz x (Dk. 46 Burak x), Levent x (Dk. 46 Özgür x), Serhat x, Timuçin xx, Ömer Rıza x (Dk. 89 Serdal ?), Ersen Martin xx
FENERBAHÇE: Volkan xxxx – Ali Güneş xxxx, Luciano xxxx, Tomas xxxx, Ümit Özat xxxx, Serhat xxxx (Dk. 90 Mehmet Yozgatlı xxxx), Selçuk xxxx, (Dk.89 Servet xxxx), Aurelio xxxx, Tuncay xxxx, Nobre xxxx (Dk. 87 Rebrov xxxx), Van Hooijdonk xxxx
SARI KARTLAR: Timuçin, Ersen Martin, Özgür, Serhat (Denizlispor)

Fenerbahçe 15’nci şampiyonluğunu Denizli’de ilan edip göğsüne üçüncü yıldızı taktı. Denizli’de tribünleri dolduran Sarı-Lacivertli taraftarlar 4-0 kazandıkları maçtan sonra futbolcularla sarmaş-dolaş oldular ve birlikte zafer şarkıları söyleyip, şeref turu attılar. Böylece gelecek sezon Fenerbahçe ve Trabzonspor ülkemizi Devler Ligi’nde, Beşiktaş ile Türkiye Kupası ikincisi Gençlerbirliği de UEFA’da temsil edecek. Fenerbahçe, Denizli’de kontrollü bir oyun ortaya koydu. 7’nci dakikada Hooijdonk perdeyi açtı. Ardından 12’de Tuncay farkı 2’ye çıkardı. Ümit Özat devre biterken golleri üçledi. 90+3’te ikinci kez sahne alan Tuncay skoru ve şampiyonluğu perçinledi: 4-0

Cimbom Trabzon’a patladı

Galatasaray, Türkiye Kupası sahibi Trabzon’u deplasmanda 4-2 ile devirip rakibinin şampiyonluk şansını bitirmesine neden oldu. Bordo-Mavililer önüne 10 eksikle çıkmasına rağmen oynadığı futbolla Galatasaray galibiyeti haketti. Trabzon’un ise kupa yorgunluğunu üzerinden atamadığı her halinden belliydi. Necati’nin 2, Suat’ın golleriyle 52. dakikayı 3-0 önde geçen Galatasaray, 69’da Erdinç’in golüne mani olamayınca skor 3-1 oldu. Murat 73’te farkı yeniden üçe çıkardı: 4-1. Mehmet Yılmaz 78’de skoru belirledi: 4-2.

SAYFA 8

Beşiktaş’ın talibi çok

Serdar Bilgili’nin görevi bırakmasından sonra gelişen olaylar durulmak bilmiyor. Serdar Bilgili’yi döndürmeyi başaramayan Beşiktaş camiası şimdi yeni başkanını seçmek için kollarını sıvadı. Kartal’ın ağır toplarından Nevzat Demir’in adaylıktan çekilmesinden hemen sonra adaylığını ilk açıklayan eski yöneticilerden Fikret Orman oldu. Fikret Orman’ın ardından eski yöneticilerden Erol Kaynar, bir gün sonra da Serdar Bilgili ile yollarını ayıran Yıldırım Demirören, adaylığını düzenlediği basın toplantısı ile duyurdu. Affan Keçeci ve birkaç adayın daha ortaya çıkabileceği kulislerde konuşuluyor. Adaylar düşüncelerini, projelerini ve yapacaklarını Beşiktaş camiasıyla paylaştı.

YILDIRIM DEMİRÖREN
“Beşiktaş’tan almak için değil Beşiktaş’a çok şeyler vermek için talibim”

Beşiktaş ‘ta olağanüstü kongre öncesi eski yöneticilerden Yıldırım Demirören başkanlık için aday olduğunu resmen açıkladı. Swiss Otel’de Kıvanç Oktay, Erhan Kamışlı, Murat Aksu ve Kemal Gencer ile birlikte düzenlediği basın toplantısında Demirören, Beşiktaş takımının büyük bir çöküş içinde olduğunu ve Serdar Bilgili’nin maruz kaldığı olayları tasvip etmenin mümkün olmadığını belirtti. “Oluşturacağımız yeni yönetim kurulu arkadaşlarım ile beyin ve beden güçlerimizi en üst düzeyde birleştirip herkesin gurur duyacağı bir dünya takımı yaratmak hepimizin en büyük idealidir. Önceki dönemlerde gerçekleştirdiğim hizmetler yapacaklarımızın göstergesidir” diyen Demirören, “Beşiktaş’tan bir şeyler almak için değil Beşiktaş’a çok şeyler vermek için göreve talibiz. Ben ve arkadaşlarım bu güce sahip olduğumuza gönülden inanıyoruz” şeklinde konuştu. Demirören, Beşiktaş’taki bu çöküşü takım içindeki motivasyonsuzluğa bağladı. Demirören sözlerine şöyle devam etti:
Lucescu gidecek: “A. Sebatspor maçından anladık ki, Lucescu ile devam etmemiz mümkün değil. Yurt dışında hoca arayışlarına başladık. Takımda çok büyük değişiklikler yapmak gerekiyor ama şampiyon olan bu kadroyu fazla değiştirmek istemiyoruz. Takımı daha ileriye götürecek yıldız oyuncularla takviye etmeyi düşünüyoruz. Teknik direktör olarak da Samet Aybaba ile çalışmayı düşünmüyoruz”
Bilgili’nin geri dönmesi için çok uğraştığını vurgulayan Demirören, “Geri dönerek daha da büyüklük yapması gerekiyordu ben bunlara göğüs gererim mesajını vermesi gerekiyordu. Ama dönmedi kendi kararıdır” dedi.
Küfürle gelinmez, küfürle gidilmez, küfür tasvip edilmez: “Geçmiş yönetimin başlattığı projelerin sonuna kadar arkasında olacağım. Yeni projeler sonra gelişecektir. Bizim tek yapacağımız, şampiyon takımı başarılı Beşiktaş’ı yaratmaktır. Maddi manevi Beşiktaş’ın ne ihtiyacı varsa karşılayacağız”
Çok aday, güçlü yönetimleri böler: “Beşiktaş’ın iyi bir yönetime ihtiyacı var. Normal bir kongreye gitmiyoruz olağanüstü bir kongreye gidiyoruz” Kapalıyı geri vereceğim
“Kapalının bu hale getirilmesi için alınan kararda ben de vardım ama anladım ki Beşiktaş’ın kalbini almışız. Basın tribününü de eski yerine getireceğim”

FİKRET ORMAN
“Beşiktaş şu anda güçlü ve icraatçı bir yönetim kuruluna ihtiyaç duyuyor”

Beşiktaş’ta 30 Mayıs’ta yapılacak olağanüstü genel kurulda kulüp başkanlığına adaylığını açıklayan Fikret Orman, İbrahim Altınsay, Aziz Çankırı, Hasan Gocay ve Bayram Yağcı ile birlikte düzenlediği basın toplantısında hedeflerini anlattı. Beşiktaş’a ‘Beşiktaşlı duruşu’ olan bir başkanın lazım olduğunu belirten Orman, “Beşiktaş’ın bana ihtiyacı var” dedi. Güçlü ve icraatçı bir yönetim kuruluyla hizmet vermek istediklerini belirten Orman, “Beşiktaş’a Beşiktaşlı duruşu olan bir başkan lazım, Beşiktaş’ın bana ihtiyacı var. Beşiktaş’ı her yönüyle çağdaş ve öncü bir kulüp yapmayı hedefliyoruz. Güçlü ve icraatçı bir yönetim kuruluyla hizmet vermek istiyoruz. Kulübümüzü herkesin gıpta ettiği bir topluluk yapacağız” Orman, “Ufku ve bilgisi geniş, çalışkan ve cesur bir yönetim kuruluyla göreve geliyorum” dedi. Beşiktaş’ın sportif açıdan hedeflerinin her zaman şampiyonluk olacağını, uzun vadeli kadrolarla bu hedeflere ulaşmaya çalışacaklarını belirten Orman, ‘’100. yılda olduğu gibi 101., 102. ve daha sonraki yıllarda da şampiyonluk istiyoruz. Altyapıya da çok inanıyorum. Bizi diğer kulüplerden ayıran olgu, altyapıdaki oyuncularımızla başarı yakalamamızdır. Takım için gerekli olan transferler ve diğer ihtiyaçları karşılamak için hazırız. Transfer konusunda özellikle İbrahim Altınsay ile birlikte yürüttüğümüz çalışmalar var. Bu işlere yeni başlamadık. Tüm sistemiyle çalışan bir kulüp yaratmak istiyoruz. Ben ve arkadaşlarım Serdar Bilgili’nin dönmesi için her şeyi yaptık; ama kendi iradesiyle bu kararı aldı’’ diye konuştu. “BJK İnönü Stadı’nın yerine başka bir stat yapmak istiyorum” şeklinde konuşan Orman, Beşiktaş Kulübü’nde başkanlık koltuğunda oturan birine küfretmenin doğru olmadığını da kaydetti.

EROL KAYNAR
“Beşiktaş’ta önemli olun mali disiplin ve kurumsal
yönetim modelidir”

Beşiktaş Kulübü’nde 30 Mayıs’ta yapılacak olağanüstü genel kurul öncesi Fikret Orman’dan sonra eski yöneticilerden Erol Kaynar da, resmen başkanlığa aday olduğunu açıkladı. Başkan Adayı Erol Kaynar, The Ritz Carlton Oteli’nde Yavuz Çizmeci, Mehmet Hotiç, Kemal Köprülü, Mehmet Yeşil ve Nemci Kavuşturan’ın katıldığı basın toplantısında hedeflerini ve projelerini anlattı. En güçlü yönetim kurulunu bir ekip çalışması içinde bir araya getireceğine inandığı için başkanlığa aday olduğunu belirten Erol Kaynar, mali disiplin ve kurumsal yönetim başarısı olmadan kalıcı sportif başarının sağlanamayacağını kaydetti. Beşiktaş’ın gelirlerini artırmayı hedeflediklerini ifade eden Kaynar, “Beşiktaş’ın yıllık 60 milyon dolar girdisi bulunuyor. Bunu yönetebilecek güçlü bir yönetim kurulu oluşturmak istiyoruz. Yöneticilerin cebine bakan bir kulüp yönetmek bizim tarzımız değil’’ dedi. “Serdar Bilgili istifa ederek onurlu davranmıştır; ancak ben bunlara pabuç bırakacak bir adam değilim. Kimse merak etmesin, Beşiktaş ne teknik direktörsüz ne de futbolcusuz kalır. Fikret Orman ile Yıldırım Demirören’in birleşme çabaları olumlu sonuçlansaydı, aday olmayacaktım” şeklinde konuştu. BJK Koleji’nin kurucularından biri olduğunu, Çilekli Tesisleri’ni çalıştırdığını, Beşiktaş Kulübü ile bunlardan başka bir ticari ilişkisinin olmadığını belirten Kaynar, Çilekli Tesisleri’ni gelir ve giderleri ile Beşiktaş Kulübü’ne bağlayacaklarını, BJK Koleji’ni de Anadolu’da yayma fikrinde olduklarını, bunun için de çalışmalarının bulunduğunu belirtti. Eylül ve Ekim ayında Çilekli tesislerine kazma vurulacağını söyleyen Kaynar, bunu bir seçim vaadi olmadığını çünkü daha önceden Serdar Bilgili’ye sunduğu bir proje olduğunu da sözlerine ekledi.

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*