SAYI 56

GAZETE BEŞİKTAŞ,
SAYI:56, 21 OCAK 2004

SAYFA 2

En büyük Beşiktaşlı

Beşiktaş’ın efsane oyuncusu nam-ı diğer Baba Hakkı, Hakkı Yeten’in heykeli Fulya’da törenle açıldı. Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu ve Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdar Bilgili’nin katıldığı açılışta önemli isimler bir araya geldi. Beşiktaş’ın efsane Başkanı Süleyman Seba, Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Hüsnü Güreli, eski oyuncu ve antrenör Rasim Kara, Bahattin Baydar, Hüseyin Mican, Hakkı Yeten’in kız kardeşi Sacide Ergün, ayrıca Beşiktaş muhtarları ve çok sayıda Beşiktaşlının katıldığı açılışta Namoğlu şöyle konuştu: “Futbolculuk hayatı boyunca, spor dünyasına kişiliğiyle ve futbolculuğuyla örnek olan Hakkı Yeten’i gelecek kuşaklara bu heykelle aktarmak istedik. Ben, Baba Hakkı’nın cenazesinde kız kardeşine heykelini yapacağıma dair söz vermiştim. Bu sözü yerine getirmekten çok büyük onur duyuyorum. Spora bundan sonra da hizmet etmeye devam edeceğim. Örneğin, Sporcular Parkı gibi büyük bir projeden sonra yine aynı yerde büyük bir spor kütüphanesi yakında hizmete girecek. Bunun yanında Beşiktaş Kulübü ile birlikte, eski Beşiktaşlı futbolcular için bir dinlenme evi yapacağız. Ayrıca Fulya’da Beşiktaş Kulübü için hazırlanan projenin sağlıklı bir şekilde hayata geçmesi amacıyla üstümüze düşenleri yapacağız” Serdar Bilgili ise yaptığı konuşmada, Namoğlu’na bu heykeli yaptırdığı için çok minnettar olduğunu ve ileriki dönemde kendisini Beşiktaş ilçesinin başkanı olarak görmek istediklerini vurguladı.

Vatandaşlar
Barbaros Bulvarı’nın bir an önce
bitirilmesini istiyor

Beşiktaş, Etiler, Levent ve Gayrettepe trafiğinin rahatlatmak amacıyla yapımına başlanan, ancak tahmin edildiği süre içinde bitirilemeyen Barbaros Bulvarı’ndaki altgeçit çalışması vatandaşları sıkıntıya sokmaya başladı. Beşiktaşlılar çalışmaların daha da hızlandırılmasını yetkililerden isterken konu ile ilgili kişilerde zamanın birkaç ay uzadığını kabul ederek “çalışmaları en kısa sürede bitirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Altgeçit bittiği zaman buradaki trafik yüzde yüz daha da rahatlamış olacak. O zaman bizi takdir edeceklerine inanıyoruz” dediler.

SAYFA 3

Seçimler dillenmeye başladı

Yerel seçimlere az bir zaman kala partiler adaylarını açıklamaya başladı.
AKP birlik mesajı verdi
AKP’nin 6 İstanbul Büyükşehir adayı, dün İl Başkanlığı’nda ilk kez bir araya gelerek gazetecilerin karşısına çıktı. AKP İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu, belediye başkan adaylarını belirleme yetkisinin partisinin genel merkezinde olduğunu belirtti, “Ama biz bir sürpriz beklemiyoruz” dedi. Müezzinoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylık başvurusunda bulunan Kadir Topbaş, Veysel Eroğlu, Erol Kaya, İdris Güllüce, Ümit Özerol ve Bahattin kocaman ile birlikte bilgilendirme toplantısı yaptı. Aday adayları, toplantının sonunda el ele fotoğraf çektirerek birlik mesajı verdi.
Düğüm çözülecek mi?
İstanbul Büyükşehir belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, “zamanı gelince bütün düğümler çözülecek, her şeyi açıklayacağım. herşey çok iyi olacak” dedi. AKP’den davet bekleyip beklemediği yönündeki sorulara “Daha evvelliğimiz AKP’dir, görüşüyoruz” yanıtını verdi. Diğer yandan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Gürtuna’nın, AKP’den adaylık konusuna da açıklık getirdiği öğrenildi. Erdoğan, Gürtuna’nın AKP’ye katılmasna İstanbul teşkilatının ve Merkez Yönetim Kurulu’nun olumsuz yaklaştığını belirtti. “Teşkilat ve MYK yumuşarsa duruma tekrar bakarız” dedi.
DYP’den teklif
Bu gelişmeler sürerken DYP, İstanbul İl Başkan Yardımcısı Tahsin Salihoğlu’nun birçok partinin olduğu gibi Gürtuna’yı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak görmek istediklerini belirterek partilerine davet ettiği öğrenildi.
MHP’de bir Asena
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin İstanbul belediye başkan adaylarını, dün Çağlayan’da düzenlenen mitingde açıkladı. MHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Meral Akşener’i belirlerken, milli halterci Naim Süleymanoğlu Kıraç Beldesi’nden aday oldu. “Sezercik” olarak bilinen eski Türk filmlerinin küçük yıldızı Sezer İnanoğlu da Ömerli Beldesi’nden belediye başkan adayı oldu. Adaylarla el ele tutuşarak partilileri selamlayan Bahçeli, “İstanbul’a bir İstanbul hanımefendisini aday seçtik. ‘Asena’nıza sahip çıkınız” dedi.
DSP’de Masum Türker
DSP lideri Bülent Ecevit, adaylarını erken açıkladı. Sekiz ilin belediye başkan adaylarını kamuoyuna duyuran Bülent Ecevit adayların demokratik Sol Kültür’tün geldiğine dikket çekti. DSP İstarbum Büyütşehirn Belediye Başkanlığı için eski bakanlardan Masum TÜrker’i aday gösterdi.
YTP’nin adayı Karakaş
YTP Genel Başkanı İsmail Cem, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının, “sosyal demokrasinin önde gelen isimlerinden” diye tanımladığı Ercan Karakaş olduğunu açıkladı. YTP İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Karaş da, YTP’nin her alanda yenileşme istediğini syledi. Ercan Karakaş, “İstanbul’u daha yaşanılır, yaşam kalitesi yüksek bir kent yapacağız. İstanbul’u hep birlikte, İstanbullularla birlikte yöneteceğiz” dedi.
Öte yandan CHP İstanbul adayları için yoklamalarını sürdürüyor. CHP’nin önümüzdeki günlerde adayını açıklayacağı bekleniyor. Genç Parti de henüz İstanbul belediye başkanlığı için bir isim telaffuz etmedi.
Ortak aday
SHP, YTP, DEHAP, EMEP, ÖDP, Özgür Toplum Partisi ve SDP’nin bir araya gelerek oluşturduğu sol ittifakının da kısa bir süre sonra adayını kamuoyuna tanıtacağı öğrenildi.
İstanbul BİT Genel Müdürleri
İstanbul’un birçok ilçesine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı iştiraklerin genel müdürlerinin belediye başkanlığı için aday adayı oldukları belirlendi. Buna göre Kartal’a Hamidiye Genel Müdürü Arif Dağlar, Ümraniye’ye Kiptaş Genel Müdürü İsmet Yıldırım ve Beykoz’a Şehir Tiyatroları Genel Müdürü Muharrem Ergül aday adayı oldular. Diğer yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinin genel müdürleri İstanbul dışından da belediye başkanlığına talip oldular. Buna göre Kocaeli’ne Kültür AŞ Genel Müdürü Cengiz Özdemir, Erzurum’a İGDAŞ Genel Müdürü Süreyya Polat AKP’den aday adayı olduğu açıklandı.
Beşiktaş önümüzdeki hafta
Beşiktaş’ta ise henüz partiler net isimler açıklamadı. Önümüzdeki hafta Gazete BEŞİKTAŞ muhabirleri ilçeleri dolaşarak tüm partilerin aday adayları ve kesinleşmiş isimleri kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

CHP basın toplantısı yaptı

CHP Beşiktaş İlçe Başkanı Müslüm Eriş, Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu’nun çıkarttığı 32 sayfalık gazeteyle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Düzenlediği basın toplantısında Eriş, Yusuf Namoğlu’nun bugüne kadar ki faaliyetlerinin anlatıldığı gazetenin gerçekleri yansıtmadığını söyledi. 100 bin adet dağıtıldığı iddia edilen gazetede yer alan icraatların bir kısmının bir önceki belediye zamanında yapıldığını anlatan Eriş, topladığı gazete örnekleriyle iddialarını ortaya koydu.
Müslim Eriş, düzenlediğin basın toplantısında tek tek her şeye değindi. Bunların içinde en önemlilerini ise şöyle açıkladı; Namoğlu’nun, “ben yaptım” dediği, Ihlamurdere Tonoz çalışmasını İSKİ tarafından, Balmumcu Kavşağı’nın Büyükşehir Belediyesi tarafından, Ortaköy Meydanı düzenlemesinin de bir önceki belediye tarafından yapıldığını iddia etti. Yapılan işlerde diğer kurum ve kuruluşlarında katkısı olduğunu söyledi. Eriş gazetelerde daha önce çıkan haberleri de basın mensuplarına dağıttı.
CHP Beşiktaş İlçe Başkanı Müslim Eriş ayrıca yaptığı açıklamada CHP ilçe olarak kendilerinin de bir gazete bastırarak,halka dağıttıklarını ve burada her şeyi ortaya koyduklarını söyledi.
İddialar üzerine Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu”Bizim bir görevimizde halkı aydınlatmaktır. Hiç ağzımızdan düşürmediğimiz çağdaş, katılımcı ve şeffaf belediyecilik anlayışı bunun gerektirir. Onun içinde gazeteyi hazırlarken çok titiz davrandık. Beşiktaş Belediyesi tarafından yapılanları ayrı, diğer kurumlar tarafından yapılanları ayrı dile getirdik. Gazete dikkatli okunursa, hepsinin açıklaması vardır. Hata gazetede Beşiktaş Belediyesi tarafından yapılan sayısız hizmete dahi hiçbir zaman “ben demedik, hep biz” dedik. Ayrıca, yine gazetede belirttiğimiz gibi diğer kurum ve kuruluşlarla iyi diyaloglar içinde iş yaptırılmışsa bunlarda herhalde bizim girişimlerimiz sunucu olmuştur. Önemli olan Beşiktaş’ın yıllardır el atılmayan sorunları çözülmüş olmasıdır. Beşiktaşlı bunun bilincindedir. Tenkitler olacaktır, ancak çok sayıda da tebrik aldık. Özetleyecek olursak, her zaman dediğim gibi;”Biz şov değil, iş yaptık” şeklinde konuştu.

Yerel yönetimler yasasında değişiklik

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, yerel yönetimlerle ilgili 3 yasada değişiklik yapmak amacıyla düğmeye bastı. Yeni tasarıya göre kent içi trafik hizmetleri polisten alınarak belediyelere devredilecek. Nüfusu 2 binin altındaki beldeler eskisi gibi köy olacak. Personel kadrolarının ihdası, iptali ve değiştirilmesi teşkilat yapısının belirlenmesi konusunda merkezi hükümet tarafından kullanılmakta olan yetkiler yerel yönetim meclislerine bırakalacak. Belediyeler mali işlem ve kararlar açısından sayıştayca denetlenecek. Büyükşehir belediyelerinin ilçe belediyeleri üzerindeki imar denetim yetkisi daha etkin hale getirilecek. Yerel yönetimler sokak ve cadde adı ile şehrin sembolünü değiştirebilmek için belediye meclisinden üçte iki çoğunlukla karar alacak. Belediyelerin gelirlerinden merkezi idareye kesilen paylar kaldırılacak. Belediye gelirlerinin artırılması ile ilgili yasa daha sonra düzenlenecek. Büyükşehir olabilmek için gereken nüfus 1 milyona çıkarılacak.

SAYFA 4

Tirbüşon’un aşkı BEŞİKTAŞ

Bir zamanlar BKM Oyuncularından olan ve televizyonun sevilen dizisi Bir Demet Tiyatro oyununda “Tirbuşon” lakabıyla ünlenen Serhat Özcan ile konuştuk. Ortaköy Kültür Merkezi’nde sahneye konulan Suya Düşen Akıllar adlı oyunda önemli bir rol üstlenen Serhat Özcan’ın Beşiktaş semtini çok sevdiğini, ayrıca koyu bir Karakartal taraftarı olduğunu öğrendik.
Ortaköy’de başlayan Suya Düşen Akıllar isimli oyunla tiyatro severlerin karşısına çıkan Serhat Özcan, bir taraftan da tek kişilik oyununa hazırlanıyor. Beşiktaş semtinde çocukluğunu geçirmiş olan ve Beşiktaş semtinin kendisi için çok ayrı bir yeri olduğunu söyleyen Tirbuşon karakteri ile tanıdığımız Serhat Özcan, Beşiktaş takımı ile kulübü arasındaki ilişkinin artık eskisi gibi olmadığından yakınıyor ama bunun nedenlerini de şöyle açıklıyor:
“Taraftar açısından Beşiktaş takımı ile semtin özdeşleştiğini düşünüyorum. Maç günleri, semtin apayrı bir havası oluyor. O gün, tıklım tıklım dolan bir semt Beşiktaş. Bu anlamda hala takımına çok sahip çıkıyor. Önceden tabii ki takımın semt ile ilişkisi çok daha yakındı örneğin, antrenmanlar Fulya’da yapılırken, tek tük de olsa, semt esnafı futbolcuları görürdü. Ancak şimdi göremiyor. Bunun hem iyi tarafları var, hem kötü tarafları var. Çok iç içe olunca, Futbolcuların çok fazla işlerine karışılıyor. Futbolcunun sakatlığı vardır ama, bunu esnaf bilmez. Hocası da oyuncuya, sana ihtiyacım var, der o da çıkar oynar ama, yeterli performansı gösteremez. Biz de hemen kızarız ama, manav iki çürük sebze satsa, onun hesabını kimse sormaz. Futbolcuların çok fazla işlerine karışılıyor, göz önünde oldukları için. Şimdi 20 – 30 yaşları arasındaki adamların elbette özel hayatları, özel hayatlarında inişleri – çıkışları, elbette formlarında yaşantılarına göre veya psikolojik problemlerine göre düşüşler olacak. Biz hoşgörüyle bakabilen bir toplum değiliz, onun için semtin futbolcuları semtten uzaklaşır oldu. Futbol bu, yenileceğiz de yeneceğiz de. Gönül ister ki, tuttuğumuz takım hep şampiyon olsun ama böyle bir olay yok, hayatın içinde de yok. Kaybetmek hep var. Bunu kabullenmeyi de öğrenmemiz gerekiyor”
Yakında Ortaköy Kültür Merkezi’nde, tek kişilik oyunu başlayacak olan Serhat Özcan, oyununda gündelik hayattan çok fazla noktanın bulunduğunu belirtiyor. Hayatının en güzel zamanlarını Beşiktaş semtinde geçirdiğini ve geçirmeye devam ettiğini söyleyen Özcan, takımın genel durumuyla ilgili olarak, şöyle devam ediyor:
“Bazı şeyleri iyi değerlendirmek lazım, Lucescu psikiyatrist gibi bir teknik adam neredeyse. Futbolcularını iyi tanıyor, kendi komplekslerinden sıyrılmış. Bir takım agresif arkadaşlar dışında, Beşiktaş takımı gayet iyi bir takım. Ama tabii, futbolcuların yaptığı hareketlere çok dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü taraftar için onların her hareketi çok önemli. Futbolcu, maç sırasında elbette sahada bir şeye sinirlenebilir. Kanın beyne çıktığı bir anda ters bir harekete reaksiyon verebilir ama, bu tribündeki adamı tahrik edip onun döner bıçağıyla saldırmasına neden oluyorsa, bunun engellenmesi gerekir. Futbolcuların, tribünleri tahrik etmemesi gerekiyor. Beşiktaş’ın genel olarak oyun şeklini iyi buluyorum. Oyuncular arasında özel insanlar da var. bunlardan biri Sergen. O, dünyada, futbol tekniği tartışılmayacak 3 – 5 futbolcudan biridir. Beşiktaş’ın bunu iyi değerlendirmesi gerekiyor, değerlendiriyor da.”

Köfteci değil, sanki müze

Beşiktaş’ın ve Beşiktaşlıların buluşma noktası Şöhretler Köftecisi, geçmişten geleceğe bir miras olma özelliğini taşıyor. Çünkü eski Beşiktaş amigosu Sabahattin Çayır, hazırladığı resimlerle, orayı adeta bir müzeye çevirmiş. Tam 65 senedir biriktirdiği fotoğrafları Şöhretler restoranında sergileyen amigo Sabahattin, benden sonraki kuşaklara hatıram olsun, diyerek Beşiktaşlılığını şöyle anlatıyor:
“Gözümü açtım Beşiktaş’tayım. Biz aile olarak tam 200 senelik Beşiktaşlıyız. Ben, Beşiktaşlı olmaktan gurur duyuyorum. Çünkü, Beşiktaşlı olmak çok güzel bir olay, Beşiktaş beni mutlu ediyor. Beşiktaş, halk takımı. Gerçekten de takımımız, halkın içinden, onun desteğiyle buralara kadar geldi. Örneğin, Galatasaray takımı aristokrattır. Beşiktaş semti insanları, hep takımına sahip çıkar. Ben 50 senedir Beşiktaş kongre ve divan üyesiyim. Beşiktaş, Süleyman Seba döneminde yaptırılan tesis ile Avrupa standartlarına geldi. Şimdi de Serdar Bilgili’yle, o yolda devam ediyor. Her şey, Beşiktaş’ın iyiliği için…”
Kendini, hasta Beşiktaşlı olarak tanımlayan 72 yaşındaki Amigo Sabahattin, kendisine verilen kafa lakabının ise futbol oynadığı dönemde toplara kafayla çıkmasından geldiğini belirtiyor. Kafa Sabahattin, eskiden Beşiktaş maçlarındaki ortamı ve tribünleri şöyle anlatıyor:
“Beşiktaşlı olmak ayrıcalıktır. O günleri özlemle anıyoruz. Beşiktaş gene de güzel. Sadece, Beşiktaş taraftarı olmakla döner bıçaklarını bir arada asla düşünemiyorum. Maç içinde olan maçta kalmalı. Örneğin ben, Beşiktaş’ın oynadığı Fenerbahçe ve Galatasaray maçlarından sonra eğer Beşiktaş galip gelmişse hemen bir tabut hazırlatırdım. Yenilen takımın adını taşıyan tabutlarla bütün İstanbul’u dolaşırdım. Klarnet ve cümbüşler eşliğinde tabutları taşırken ne kimse döner bıçağı çekerdi ne her hangi bir sorun yaşanırdı.”
Kafa Sabahattin, Beşiktaş galip geldiğinde tüm İstanbul’u dolaştıkları zaman tezahüratlarını ise şöyle olduğunu dile getiriyor:
“Hakkı’nın şutuna dağlar dayanmaz, Şeref’in golüne ağlar dayanmaz,Hakkı soldan ortalar, Şeref bombalar, Bunu gören Cihat durmadan ağlar, Hey gollere bak hey gollere bak”

SAYFA 5

Türklerin kökeni – II

Geçen sayıdan devam
Prof. Dr. Ahmet Ercan yazıyor.
TÜRKLERİN DOĞUŞU, DEĞİŞİMİ
YONTMA TAŞ ÇAĞI: Eyge’de (dünyada) yalnızca 3-4 anasoy vardı.
D.Ö 22000-17000: Kızılderililer Sibirya-Doğu Asya’dan Bering Boğazı’ndan Amerika’ya göç ediyorlar.
D.Ö 8000 İLK TUNÇÇAĞI: URALLI ALPLERLE (ÇOĞUNLUK) – amerindler (aınlık) Aral Gölü dolayında karışmışlardır. Ön Türkler doğmuş.
D.Ö 4500-2700: Ön Türkler Mezopotamya-Orta Doğuya Sümerler-Elamlar adıyla göçmüşlerdir.
D.Ö 2700-2000: URALLI ALPLER (Azınlıkta)- AMERİNDLER (Kızılderililer) (çoğunlukta) Baykal Gölü dolayında karışmışlar, İlk Türkler türemi Ş. Uygurlar, Hunlar, Araplar (Avarlar) Amerindler (Kızılderililer)- Çinlilerle Çin’de Sinid bölgesine karışmışlar, Moğollar (Şevey) doğmuş. D.Ö Sami (Semitlik) göçleri Sümerleri bozuyor, onlarla karışıyor. Bugünkü Mezopotamya Arapları doğuyor. Sümerlerin bir bölümü SU-K adıyla Kafkasya-Karadeniz Kuzeyine geçiyor, Saka İskitleri adını alıyorlar. Bir başka Süğmer kolu Orta Asya’da ŞU Kağanlığı, Çin’deki kolu Çu-Çu ilk Çin uruğunu oluşturuyor. Ön Türk-İlk Türk birliğinden Göktürkler doğuyor. D.Ö 100 Sümerkolu Lidler (Turskalar) Anadolu’ya göçüyor. Ege’ye geçiyor, denizci oluyor. Turskalar’ın bir kolu E Türskler İtalya’ya yerleşiyor. Turskaların diğer bir kolu Atlas Okayanusu’nu geçip Meksika (Vera Kurz’a) çıkıyorlar. Ulmek Uygarlığı kuruluyor.
DİĞER SOYLARIN TÜRKLERE YAKINLIKLARI
30 BİN YIL ÖNCE
A) Ön Türkler D.Ö 8000 Aral Gölü (Sümerler, Elamlar) D.Ö 4500-2700
1. (Alp- Alpinler), Ak-Braki, Sefal, URAL Dağları (çok sayıda), 2. Amerind (Kızılderili) Sibirya Baykal Gölü Tanrıdağları (Orta başlı) (Az sayıda)
B ) İLK TÜRKLER: D.Ö 2000 Baykal Gölü (Hun, Uygur, Araplar)
1.Urallı Alp (Az sayıda), 2.Amerindler (çok sayıda)
C.MOĞOLLAR (ŞEVEYLER): 1.Kızılderililer, 2. Çinli Simidler
Ç )Aparlar (Avarlar): 1.Türk, 2.Şevey (Moğol)
D. Göktürkler D.S. 500: 1.Öntürk, 2.İlkTürk
NOT: Yulunmuş – kurban edilmiş, evgil-aile, uruk, soy-sülale, olaytı-serüven, taşıl-fosil, D.Ö.-(M.Ö.) doğumdan önce-milattan önce, gün yıl-tarih, kalıt-miras.
R.O Türkkan anlatımından (2003, Orku Eylül) yararlanılmıştır.

TANITIM CAFE-RESTORAN

Bebek Bar

Bebek’in tek otelinin içinde dünyanın en iyi 50 barından biri var. Denize sıfır, günün farklı saatlerinde farklı moodlara salabilecek bir yer Bebek Bar. Çünkü servis saat 12.00’den itibaren başlıyor. Kafe olarak gün boyunca takılabilirsiniz, ama barı esas kimliğine, akşam saatleri kavuşturuyor. Yazın terasında tam denizin üstünde oturabiliyorsunuz. Şimdiki gibi kış vakti ise cam kenarları en çabuk kapılan yerler oluyor. Barda yıllardır aynı kişilerin servis yapması da pek çok insanı rahat ettiriyor. Bebek Bar’ın en meşhur özelliklerinden biri de Hasan Pulur, Güngör Uras, Yılmaz Çetiner, Mehmet Barlas gibi ünlü güzetecilerin Salı toplantılarına ev sahipliği yapıyor olması. Bebek’te kedilere olan düşkünlüğü tanınan romalı Perihan’da müdavimlerden.
Adres:
Cevdet Paşa Cad. No:34
Bebek,
Tel: 358 20 00

Camelot Bar

Kafe, restoran, gece kulübü ve bar seçeneklerini bir arada sunan bir mekan Camelot. Etiler-Levent hattının gözde mekanlarından biri olan Camelot’ta ne ararsanız var. Üç ayrı yeri aynı çatı altında buluşturuyor: Bristo Lot, Cafe de Paris ve Camelot Bar.
12.00’de hizmet vermeye başlayan Camelot’da, Bristo Lot’un sunduğu öğle yemeği 14.30’a kadar devam ediyor. 18.00’e kadar cafe olarak hizmet veren mekan, daha sonrasında, yani 21.30’a kadar ‘iş çıkışı barı’na dönüşüyor. Akşam yemeğinde ise Bristo Lot ve Cafe de Paris devreye giriyor. Camelot’a gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırmak gerekiyor.
Adres:
Hacı Adil Sok.
4. Aralık No:2
II. Levent
Tel: 325 68 21

SAYFA 6

Start verildi

İstanbul alışveriş festivali başladı ve tüm hızıyla devam ediyor. Geçen yıl İstanbul Alışveriş Festivali’ne yaklaşık 5 bin kuruluş katılmıştı. Bu sene yine ünlü markalar, alışveriş merkezleri, restoranlar, oteller, turizm firmaları festivale katılıyor, yüksek oranlarda indirim yapıyor ve hediyeler veriyor. Festival boyunca çeşitli etkinliklerin de düzenleneceği bildirildi.
Organizasyon İstanbul’u alışveriş turizminin önemli merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor. Bu yıl festival, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye İş Bankası, TURSAB, Türkiye Otelciler Birliği, TMD, BMD, Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Birliği’nin ana, FedEx ve Türk Hava Yolları’nın yardımcı sponsorluğunda düzenleniyor. Atatürk Uluslar arası Havaalanı, Sabiha Gökçen Havaalanı, Tex Free, Hürriyet, CNN Türk, Turkish Daily News, Show TV, İstanbul.com, Trendsetter, BNet, ADinteractive de festivale destek veren diğer kurumlar.
Festivale yine en büyük katılım hazır giyim firmalarından geldi. Onları kozmetikçiler ve oteller takip ediyor. Geçen yıl alışveriş merkezleri fazla ilgi göstermemişti ama bu yıl tüm mağazalarıyla festivale katılan merkezler var.
Kadıköy Tepe Nautulus, Florya Fly Inn, Levent Metrocity, Serhatlı Outlet Center Alışveriş Merkezleri ile Praktiker, Çarşı, Carrefour, Flo Shoe Store, Beta, Panço, Desa, Tergan, Esse, Kütahya Porselen, Paşabahçe, Colins, Sarar, Mavi Jeans, Adil Işık, Bisse, Abbate, Little Big, Efor, Herry, İGS, More And More, YKM, Stefanel, Cosmo Shop, Prenses Bijuteri, EuroModa, Vekem, Toys R Us, Joker/Maxi Toys ve Marks&Spencer festivale katılan zincir mağazalar. Bunların dışında çok sayıda otel ve Kapalıçarşı dükkanları da festivale katılıyor. İndirim oranları yüzde 20’den başlıyor. Festivalin restoran katılımcıları arasında ise TaNisia, Minnesota Grill&Light, Hacıbaba, Kervansaray, Kethuda, Çimen Et Lokantası, dürüm Et Lokantası, CızBız Köfte ile Sweet Shop var. Festivalin amacı, alışveriş çılgınlığını şehrin her yerinde hissettirmek. Bunun için 5 bin adet İngilizce afiş, toplam 200 bin adet Türkçe ve İngilizce broşür, 50 bin adet rehber bastırıldı. Mağazalara İstanbul Shopping Fest çıkartmaları dağıtıldı. Böylece, bir mağazanın festivale katılıp katılmadığını vitrinlerindeki çıkartmalardan anlayabilirsiniz.
İndirim oranları…
Abbate %20, Adil Işık %10, Uptown %50, Bisse %15, LTB %10, Etam %50, Benetton %25-50, Mudo %10, Stefanel %30, Galeri Tunç %20, Gusto %50, Uki %35, Flo (Metrocity) %50, Black Mack %10, Panço %50, Desa %5, Justleo %35-40, Langchamp %20, Matraş %30, Yaka %35, Kervansaray %40, Hacıbaba %10.

OTOMOBİL

Sıra sıra Mercedes

G Serisi
İlk kez 1997 yılında Mercedes’in üretim programına dahil edilen G serisi safkan arazi aracı özellikleriyle dikkat çekiyor. Köşeli tasarımı, iri ve ağır yapısı güçlü motor seçenekleri ve her tür zorlukla başa çıkabilecek yürüyen aksamıyla G serisi tam bir arazi aracı klasiği. Sürekli olarak makyajlanarak güncel tutulan G-serisi deyim yerinde ise “tan bir tank. Bunun nedeni sadece köşeli hatlar değil.
G-serisinin dış görünümünde göze çarpan köşeli tasarım iç mekanda sürdürülmüş. Kokpitte ve kapı döşemelerinde yer alan köşeler G- serisinin yapısına uygun tasarım sergiliyor. Ahşap kaplamadan oluşan iç mekan gösterişli olduğu kadar rahat bir yapı sergiliyor. G-serisi ön koltuklarda olduğu kadar arka koltuklarda da geni,ş ve ferah bir oturma alanı sunuyor.
M Serisi
İlk olarak 1997 yılının sonbaharında lanse edilen Mercedes M serisi 1998 yılının ilkbaharında Avrupa pazarına lanse edildi. 2001 model yılı makyaj gören ve Türkiye pazarına beş motor seçeneği ile sunulan M serisinin en çok tercih edilen versiyon 270 CDI.
Kalitesi, sağlamlığı, konforu ve özelliği ile çok uzun zamandır otomobil seven sevmeyen herkesin kafasına kazınmış bir marka olan Mercedes’in 1997 yılından beri SUV segmentinde iddialı olan M-sınıfı, görmüş olduğu makyajın da etkisiyle hala oldukça modern ve genç görünüme sahip. 2001 yılında makyaj gören M-serisi şu an için Türkiye pazarına 234 HP gücünde 3,7 litre, 292 HP gücünde 5,0 litre, 347 HP gücünde 5,4 litre olmak üzere CDI beş motor seçeneği ile getiriliyor.

MOTORSİKLET

Yepyeni Suzuki

Motorseverlere iyi haber. Suzuki şimdilerde İngiltere’de birkaç aydır piyasada olan SV1000S moeil motosikletiyle dikkat çekiyor. Küçük motor grenajı, çift farları, daha sportif ergonomisi ile popülerleşiyor. Suzuki bu model için ayrı bir ödenek oluşturdu ve biraz geç de olsa piyasaya sürdü. Kam profili ile alt ve orta devir bölgesinde geliştirilmiş güç çıkışıyla TL1000S’ten farklı. Suzuki’nin performans grafiklerinde yapılan karşılaştırmada alt-son devir bölgesinden üst-son devir bölgesine çok daha düzgün bir güç dağılımı mevcut r. SV1000, Suzuki gelişmiş kaplama olarak adlandırılan yeni bir alüminyum silindir kaplama teknolojisini kullandığı ilk model oldu. SV1000’in yararlandığı yeni şase yüksek vakumda döküm teknolojisinden faydalanarak yapılmış olup Suzuki’nin ağırlığını minimalize ederken şasenin belirli bölgelerindeki rijitliğin daha dikkatli kontrol edilmesini sağlıyor.

SAYFA 7

SİNEMALAR

Hababam Sınıfı

Halit Akçatepe, Hülya Koçyiğit, Mehmet Ali Erbil, Zeki Alaysa, Çetin Çiftçioğlu, Bülent Kayabaş,Zihni Göktay, Sümer Tilmaç, Erol Büyükburç, Ayşen Gruda, Mehmet Ali Alabora, Şafak Sezer, Peker Açıkalın, Cengiz Küçükayvaz’ın rol aldığı bu muhteşem filmin yönetmenliğini Kartal Tibet, senaryosunu ise Kemal Kenan Ergen yapmış. 115 dakika boyunca büyük bir keyifle izleyebileceğiniz Hababam Sınıfı’nın konusu ise 2003 yılında geçiyor. Özel Çamlıca Lisesi’nin sahibi vefat etmiş, okulu oğlu Deli Bedri(Mehmet Ali Erbil) tarafından işletmekte. Okulun meşhur sınıfı Hababam Sınıfı ise eskiden olduğu gibi yine haylazlıklara devam etmektedir. Okuldaki tüm öğretmenler Hababam Sınıfından yaka silker olmuş ve bu sınıftan kurtulmak için okul değiştirmeyi bile göze almaktadırlar. Tüm bunları fırsat bilen Deli Bedri lakaplı (Mehmet Ali Erbil) okulu kat karşılığı müteahite verip yerine büyük plazalar yapılmasını arzu eder. Deli Bedri’nin bu hayalinden haberi olan okul müdiresi (Hülya Koçyiğit) okulun satılma bahanesi olan Hababam Sınıfı ile mücadele edebilmek için eski Hababamcılardan Tulum Hayri(Cem Gürzap), Hayta İsmail(Ahmet Arıman), ve Güdük Nemci(Halit Akçatepe)’den yardım ister. Güdük Necmi’yi okula sahte Rehber öğretmeni olarak yollamaya karar verirler. Sahte belgelerle okula rehber öğretmeni olarak gelen Güdük Nemci, bir süre sonra Hababam Sınıfı’na gerçek kimliğini açıklar. Eski Hababamcı ile yeni Hababamcılar birlik olur ve okulun satılmasını önlemeye çalışırlar.
Hababam sınıfında yeni tipler oluşur. Sınıfın yakışıklısı Matkap Emre (M.Ali Alabora ), her gece okuldan kaçarak sabaha karşı geri gelir. Sınıf arkadaşları onun çapkın olduğunu düşünmekte ve dışarıda yaşadıklarını merak etmektedir. Emre’nin sevgilisi Arzu ise Emre’nin neler yaptığını merak eder ve erkek kılığına girerek okula kaydını yaptırır. Kız İsmail lakabı takılan Arzu’nun en büyük yardımcısı ise okulun sahibi Deli Bedri’nin oğlu Casus Ercü (Şafak Sezer)’dür. Deli Bedri’nin okulu sattığını söylemesi ile olaylar başlar.

Metropol Kabusu

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığının katkıları ile Ümit Cin Güven’in senaryosunu yazıp yönettiği Metropol Kabusu filmi İstanbul’da her gün görmeye alıştığımız kap-kaç çetesinin çalışmasını perdeye aktarıyor. Mine Çayıroğlu, Timur Ölkebaş, Hasan Mullaoğlu, Murat Baran, Mustafa Üstündağ’ın başlıca rolleri paylaştığı bu filmde Ayla Algan, Mustafa Uzunyılmaz ve H.İbrahim Kuzucu konuk oyuncu olarak rol alıyor. Metropol Kabusu, Sır Çocukları filminin ardından bu kez ,kapkaç terörüne eleştirel bakış açısını beyaz perdeye yansıtan Ümit Cin Güven’in ikinci filmi. Mazlum, doğudan göç etmiş, fakir bir ailenin en büyük oğludur. Babası uzun bir süre cezaevinde kalmış,orada hastalanıp ölmüş. Babasının ölümünden sonra evin büyüğü olarak iş arayan Mazlum, bir türlü iş bulamaz. Annesinden gizli olarak kap-kaççıların ağabeyi konumunda olan Şahin’in yanına girer.Şahin ve arkadaşları eşkıya ile Behlül, Mazlum’un da isteği ile ona kapkaçı öğretmeye karar verir. Metropolün gayri meşru trafiğinin içinde aslında hepsi birer küçük insanlar.Yaşamları pamuk ipliğine bağlıdır. Ve metropol son oyununu oynayacak bu beş gencin yollarını acımasızca birbiri ile kesiştirecek. Görüntüsü, konusu ile çok güzel işlenmiş bir film.

HABERLERİN TAMAMI GAZETE BEŞİKTAŞ’TA. GAZETE BEŞİKTAŞ İSTANBUL’DAKİ TÜM BÜYÜK BAYİLERDE…

 

GAZETE BEŞİKTAŞ
SAYI:56, 21 OCAK 2004

SPOR YAZILARI

Sayfa 10

İkinci yarıya hazırlar

Beşiktaş lige verilen arayı çok iyi değerlendirdi. Devre arasında, Ahmet Dursun’un gitmesinden sonra golcü arayışına giren Beşiktaş ortalıkta dönen eski Galatasaraylı futbolcular dedikodularına son noktayı Romen futbolcu İlie’yi transfer ederek koydu. Kamp yapmak için Antalay’yı seçen Beşiktaş kafilesi, ilk gün katılacakları WOW Cup turnuvasına hava muhalefeti nedeniyle gidemedi ve Club Brugge maçı iptal edildi. Antalya’ya gidemediği bu iki günü Nevzat Demir Tesislerinde çalışarak geçiren siyah beyazlılar, havaların düzelmesiyle Antalya’ya hareket etti.
WOW Cup Turnuvası kapsamında ilk maçlarını Feyenoord ile yapan kara kartallar sahadan 2-1 mağlup ayrıldı. 1-0 yenik durumdayken beraberliği İlie’nin asistiyle Sergen sağlarken, Beşiktaş ikinci golü aramaya başladı. Ancak ikinci gol Feyenoord’un 90. Dakikada, Beşiktaş’ın rehavete kapıldığı sırada geldi. Maç sonu açıklama yapan Lucescu, Feyenoord karşısında çok rahat oynadıklarını ve böyle zorlu bir rakibe karşı iyi mücadele ettiklerini söyledi. İlk defa, ilk onbirde 16 yaşındaki genç futbolcu Serdar Özkan’ı deneyen Lucescu onu ikinci yarı için daha çok düşündüğünü gösterdi. Sergen yine oyuna sonradan girerek takımını yenilgiden beraberliğe taşıyan gölü attı.
Beşiktaş Antalya kampının son gününde Rusya birinci lig takımlarından Rotor ile oynadığı özel maçı 1-0 kazandı. WOW Cup kapsamında oynan karşılaşmada Lucescu, tam 20 futbolcuya şans verdi. Neredeyse bütün futbolcularını bu maçta deneyen Lucescu, böylece hazırlık döneminde neler yaptıklarını göstermiş oldu. Maçın tek golü, Pancu’nun müthiş pasını Sinan’ın tamamlamasıyla geldi. Böylece Sinan gol atmaya olan hasretini bu özle maçta gidermiş oldu. İlie’nin ise ilk maçta Sergen’e verdiği gol pasının ardından, bu maçta attığı gol ofsayt gerekçesiyle sayılmadı. Beşiktaş yeni transferi İlie’yi seyrederken bir taraftan genç oyuncuları da deneme fırsatı buldu. Bunlardan biri de 16 yaşındaki Serdar Özkan’dı.

Tarihi gün

Başkan Serdar Bilgili, 25 ocaktaki seçimde tüm kongre üyelerini görmek istediğini söyledi. Bilgili, 9370 üyeyi de bekliyorum. Herkes oy kullanmalı şeklinde konuştu. Serdar Bilgili karşısına rakip çıkmadığı için ve başkanlığı 3 yıl daha garantilediği için kongre üyelerinin gelmeyeceğini düşünerek bir çağrı yaptı. Bin kişiyle kongre yapılmasını istemediğini söyleyen Bilgili, demokratik bir seçim olmasını beklediğini söyledi. Bilgili’nin bu kaygısıyla ilgili olarak konuşan İhsan Kalkavan ise, 100. Yılda şampiyonluğu yaşatan bir başkan olarak, Bilgili’nin son bir buçuk yılda hiçbir hatasının olmadığını, bu yüzden de karşısına rakip çıkmadığını vurguladı. Ancak Kalkavan, her şeye rağmen, yine de herkesin gelip oy kullanmasının çok güzel bir davranış olacağını söyledi. Mehmet Kazancı ise Bilgili’nin bu isteği ile ilgili olarak şöyle konuştu: “Beşiktaş’ta bir takım değerler var. Başarılı giden bir yönetimin karşısına çıkılmaması bundandır. 10 bine yakın kişinin oy kullanma hakkı olduğu bir camiada, 500 kişiyle bütçenin onaylanması pek yakışık almaz.”

Ali Cansun mutluluktan uçuyor

Sezon başında Gençlerbirliği’ne giden Ali Cansun, yeniden yuvası Beşiktaş’a döndü. Gazete Beşiktaş’a duygularını anlatan Cansun, Beşiktaş’ı çok özlediğini vurguluyor. Takımın Antalya kampının sonlarına yetişebilen Cansun, bir hafta içinde fiziksel açıdan iyi duruma geleceğini söylüyor. Geç kalma nedenini ise şöyle açıklıyor: “Bonservis ile ilgili tüm işlemleri kendim hallettim. Bu yüzden biraz da uzun sürdü o yüzden kampa geç katıldım” 22 yaşındaki genç futbolcu Ali Cansun, Beşiktaş’tan neden kopamadığını Gazete Beşiktaş’a şöyle anlattı:
Aklım hep Beşiktaş’taydı
“Beşiktaş’a geri dönmek benim için tarif edilemeyecek bir mutluluk. Zaten kafa olarak hiç ayrılmamıştım buradan. Ben Beşiktaşlıyım. Buradan bir türlü kopamayışımın nedeni burada çok güzel günler geçirmiş olmam. Sonuçta ben Beşiktaş’a alt yapıdan yetiştim. Tam 12 yaşımdan beri Beşiktaş’tayım”
Beşiktaş’ın genel durumunu değerlendiren Cansun, özellikle UEFA kupasında çok önemli günlerin bizi beklediğini söylüyor:
Final oynarız
“Beşiktaş’ın şu an ortaya koyduğu futboluyla ve oyuncularının kalitesiyle artık Türkiye’yi aştığını düşünüyorum. O yüzden ligde zorlanmayacak. Ama UEFA’da karşımıza en zorlu takım olan Valencia çıktı. Bu engeli aşarsak finali çok rahat oynarız. Çünkü Valencia, şu an için kupanın favorisi olarak gösteriliyor”
Hoca isterse otururum
Ali Cansun ilk on birde oynama şansını ise şöyle değerlendirdi:
“Genç bir oyuncuyum. Hoca nasıl isterse öyle olacak. O oturmamı isterse otururum oynamamı isterse oynarım. Başarılı olduğum taktirde kalıcı olabileceğime inanıyorum. Tabii istikrar da çok önemli. Beşiktaş’ta çok iyi oyuncular var. Ama kendime örnek aldığım bir oyuncu yok çünkü benim stilimde bir futbolcu olmadığını düşünüyorum” Serenad DEMİRHAN

SAYFA 9

Acı değil, heyecan gerek

Beşiktaş takımı ilk yarıyı boş tribünlere bitirdi. Peki ikinci yarı neler olacak? Lucescu’nun, Beşiktaş taraftarı acı çekmeyi seviyor, sözleri taraftarlar arasında şaşkınlık yarattı. İnönü’nün dolmamasını, kapalı tribünün bölünmesine bağlayan taraftarlar, ikinci yarıdan da pek umutlu değil. Devre arasında açık tribünün üstünün kapanması tribünleri doldurmaya yetecek gibi görünmüyor.
“Taraftar acı çekmeyi seviyor!..”
Lucescu, İnönü’nün Beşiktaş’ın başarısıyla doğru orantılı olarak dolması gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden Beşiktaş taraftarına kızgın ve onları anlayamıyor. Oysa taraftar tavırlı. Kapalıyı yine eski coşkusunda görmek istiyor. Çünkü o tribünün Beşiktaş’ın kalbi olduğu ve stadın tüm atmosferini belirlediği bir gerçek. Yaşanan bu gelişmelerin ardından, şampiyonluk iddiası taşımadıkları zamanlar bile İnönü’yü dolduran taraftarlara, Lucescu’nun bu değerlendirmesini ve ikinci yarı stadın dolup dolmayacağını sorduk. Lucescu’nun yönetimle taraftar arasındaki sorunları bilmediğinden yakınan taraftarlar, bilet fiyatlarının düşürülmesi halinde sayıda bir artış olacağına inanıyor.
Lucescu
yanlış yorum yaptı
Lucescu’nun sözlerine katılmıyorum. Kim acı çekmek ister? Beşiktaş takım olarak taraftarını acılara alıştırmıştır. Acıya alışığız biz. Ben taraftarın gelmemesini kapalı tribünün ortadan kaldırılmasına bağlıyorum. Kapalı tribün İnönü’nün kalbiydi. Onun ortadan kalkması bunun yanında fiyatların artması taraftarı tepki vermeye yöneltti. Taraftar, ilk yarı gelemeyerek bu olaya karşı tepkisini ortaya koydu. Diğer tribünler de havaya giremeyip, durumdan etkilendiler. İkinci yarı taraftar mecburen gelir çünkü Beşiktaş şampiyonluğa koşuyor. Taraftar takımını bırakmaz.
Beşiktaşlılar Cemiyeti
Başkanı Şenol Demirağ
Lucescu
doğru söylüyor
Doğru söylüyor çünkü, 7 sene şampiyon olamamış bir takım stadı tıka basa dolduruyorsa böyle bir şey düşünülebilir. Ona kızmadım kendi açısından haklı, stadı dolu görmek istiyor ama biz de kendi açımızdan haklıyız. Son maçta tribünlerdeki boşluklar beni çok üzmüştü, biz böyle bir duruma alışık değiliz. Ancak bu boşlular, Luce’nin söylediği gibi acı çekmek istemeye yani sadece buna bağlanamaz. Yönetim kapalıyı Çarşı grubundan aldığı için taraftar ile arasında bir küskünlük var. Çünkü kapalı, İnönü’nü yüreğidir. Bu yüzden insanlar etkilendi. Maçlara gelemeyerek yönetim protesto ediliyor. Böyle olmasını istemiyoruz. İkinci yarı ise stat dolacaktır. Çünkü bizim taraftarımız vefakardır. Takımını yarı yolda bırakmaz. Ancak biz kapalının eski haline dönmesini istiyoruz. Bazen maç sırasında maçı bırakıp kapalıyı izlerdik. Ama şimdi o görüntü yok.
Dişi Kartallar’dan Perihan Işık
Taraftarın gönlünü
almak lazım
Beşiktaş taraftarı takımının kötü günlerinde de yanında olur başarılı zamanlarında da. Ancak Lucescu taraftar ile yönetim arasındaki durumu bilmiyor, herhalde. Yönetim, Galatasaray’dan özür dileyerek, kapalıyı parçalayarak, bilet fiyatlarının pahalılaştırarak ve yanlış bir kombine politikası ile taraftarla arasını açtı. Yaptığı bu yanlışlardan sonra, ikinci yarı stadın dolmasını istemek için taraftarın biraz gönül almak lazım. Kapalıyı tekrar eski haline getiremezler belki ama bilet fiyatlarıyla oynayabilirler. Yönetim, Yeni açığın üstünü kapatarak bir iş yapmış olmadı. Günü kurtarmak için böyle bir tadilata kalkıştı. Önümüzdeki ilk maç olan Samsun maçında herkes maç seyretmeye hasret kaldığı için İnönü stadı dolacaktır. Ancak eski coşku olmadığı için bundan sonra tribünlerin eskisi gibi olmayacağını düşünüyorum.
Uni BJK’den Güney Gökhan
Sergen bizim için
bir şans
Lucescu’nun gerçekten böyle bir şey söylemiş olmasına inanamıyorum. Beşiktaş taraftarı her zaman takımının yanındadır. Kapalının eski atmosferi bozulduğu için stat şu an dolmuyor. İkinci yarı tribünlerin tekrar dolacağını düşünüyorum. Çünkü, taraftar takımını özledi ve Beşiktaş zevk veren bir futbol oynuyor bu yüzden taraftar onları yalnız bırakmayacaktır. Özellikle Sergen gibi bir futbolcuyu seyretmek bizim kuşağımız için bir ayrıcalık, biz çok şanslıyız. Bunu iyi değerlendirmek gerekiyor. Bu fırsat bir daha gelmez.
Çarşı’dan Metin Yılmaz Yücel
Oynatmamak için değil oynamak için…
Beşiktaş’ın oynatmamak için değil oynamak için sahaya çıkmasını istiyoruz. Lucescu tribünlerin boş kalmasının suçunu taraftara atacağına, kendi futbol anlayışını sorgulasın. Biz, sahaya çıktığı andan itibaren sürekli aklında alacağı üç puanın hesabı olan bir Beşiktaş görmek istemiyoruz. Oynadığı futbolla zevk veren bir Beşiktaş istiyoruz. Bu da parayla satın alınacak ya da psikolojik nedenlere bağlanmaya çalışılacak bir durum değil. Beşiktaş taraftarı alışık olduğu futbolu sahada girmek istiyor o kadar. Tribünler bu futbolu gördüğü zaman dolmaya başlayacaktır.
Kartaladam grubundan İlker

SPOR HATTI

Ahmet Dursun ne yapıyor?

Sözleşmesi tek taraflı feshedilen Ahmet Dursun, Almanya’dan döndü ve hemen yönetime haber gönderdi. Anlaşarak ve parasını alarak ayrılmak istediğini ifade eden golcü futbolcu, kendisiyle ilgili yapılan Suçlamalara bir televizyon programında açıklık getirdi. Dursun, gönderme nedeni olarak sürekli söylenen Giunti’ye falçata attığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını ifade etti. Dursun deodorant kutusunu attığını ve bunun da dikiş atılacak denli büyük bir yara açmadığını söylerken, yönetime ver yansın etti. Ahmet Dursun son olarak “Bana yapılanlar Beşiktaş geleneğine hiç yakışmadı. Beni çok üzdüler. Her şey böyle sona ermemeliydi” şeklinde konuştu.

Zago gitmiyor

Beşiktaş’ın Brezilyalı defans oyuncusu Zago, hakkında çıkartılan transfer dedikodularına tepki gösterdi. “Gönlüm Beşiktaş’ta kalmaktan yana. Beşiktaş’ı ve İstanbul’u çok seviyorum. Beşiktaş’ta kalmak için zemin arayacağım. Transfer haberleri doğru değil” şeklinde konuşarak Spartak Moskova transferini yalanladı.

Giunti için görüşmeler sürüyor

Ronaldo, Ahmet Yıldırım, İbrahim ile nikah tazeleyen, Sergen, Kaan, Serdar Topraktepe ile prensipte anlaşan yönetim Giunti konusunda hala beklemede. Bir açıklama yapan Hüsnü Güreli, Lucescu kalmasında ısrarcı olursa anlaşırız, derken kesenin ağzının açılabileceğini ifade etti.

Serdar Bilgili: Yanlış anlaşıldım

Serdar Bilgili Galatasaray’da kadro dışı kalan futbolcular konusundaki fikrini camiadan gelen tepkiler üzerine değiştirdi. Operasyon yapılan Galatasaraylı futbolcuları alır mısınız? Sorusuna, “Lucescu ister, Galatasaray bırakırsa neden olmasın. Bunları aşmamız gerek” şeklinde cevap veren Bilgili bu açıklamaların ardından, yanlış anlaşıldığını duyurup, “Galatasaraylı futbolcularla ilgilenmiyoruz” ifadesini kullandığı iddia edildi.

Lucescu: Seyirci ayak uyduramadı

Lucescu tribünlerin boş olmasıyla ilgili düşüncelerini açıkladı. Lucescu, “Seyrici ayak uyduramadı. Beşiktaş’ın adımını izleyemediler. Alkışlamak onları mutlu etmiyor sanırım. Hep alışmışlar acı çekmeye. Üç maç kaybedelim ondan sonra gelecekler herhalde. Gelsinler bizi izleyip destek versinler” şeklinde konuştu.
Ilie, hemen imzaladı

Adrien İlie, sezon başında Lucescu’ya söz verdiğini, bu nedenle de Beşiktaş’ı tercih ettiğini söyledi. İlie şöyle devam etti: “Hüsnü Güreli ile konuştum ve hiç düşünmeden 5 dakikada imzayı attım. Beşiktaş’ı Fransız ve İtalyan takımlarına tercih ettim. Paraya değil başarıya geldim. Hedefim başarılı olup, yeniden Romanya milli takımının formasını giymek.”

Sinan Engin: Ilie’ye güveniyorum

Beşiktaş menajeri Sinan Engin, İlie’ye ilk transfer tekliflerini geçen sene oynadıkları Alaves maçından sonra yaptıklarını söyledi. Teknik direktör Mircae Lucescu’nun İlie konusunda çok ısrarcı olduğunu söylene Engin “Çok bekledik ama değdi. İlie Türkiye’yi ayağa kaldıracak. İlhan’la tamamlayıcı özellikleri var. hocamızın ikisini birlikte oynatacağını düşünüyorum. Hazırlık maçlarında da bir golü ve bir asisti var daha ne olsun?” şeklinde konuştu.

Tayfur temkinli konuştu

Beşiktaş kaptanı Tayfur Havutçu, şampiyonluğun garanti olmadığını söyledi. Bir basın toplantısı düzenleyen Havutçu, “İkinci yarı daha da zorlu geçecek, şampiyonluk kesin değil. Rehavete kapılacak bir durumda değiliz. İkinci yarı daha çok asılmalıyız. Önümüzde UEFA gibi zorlu bir dönemeç var ve rakibimiz Valencia çok güçlü bir ekip”

Sergen kendini anlattı

Beşiktaşlı Sergen Yalçın, 100 milyon dolar verseler Beşiktaş’tan ayrılmam dedi. Önümüzdeki günlerde boş mukaveleye imza atacağını söyleyen Sergen, Alman Bayern Münih kulübünün kendisini çok istediğini ancak kabul etmediğini ifade etti. Sergen şöyle konuştu: “Beşiktaş benim yuvam. Kimse heveslenmesin bir yere gitmeyeceğim. Sergen Yalçın ismi Beşiktaş’la özdeşleşti. Futbol hayatım boyunca Avrupa’da oynamayı hiç düşünmedim. Çünkü Türkyie’ye aşığım. Benim için para pul değil, dostluklar önemlidir. Beni izlemek isteyen Türkiye’ye gelsin” Beşiktaş yönetimi ile de ilgili konuşan Sergen, ikinci başkan Hüsnü Güreli’yi babası gibi gördüğünü vurguladı. Sergen “Güreli bana babam kadar yakım. Maddi ve manevi her yönden bana sürekli destek oluyor. Benim Beşiktaş’taki tüm vekaletim Hüsnü Güreli’dedir. Sezon sonu mukaveleye bir rakam yazar ben de gözüm kapalı imzalarım” şeklinde konuştu.

Ahmed Hassan: Tribüne çıkmam

Beşiktaş’ın Mısırlı oyuncusu Ahmed Hassan, İlie’nin gelmesiyle artan yabancı sayısının kendisini etkilemeyeceğini ifade etti. Siyah beyazlı ekibin tecrübeli oyuncusu Hassan, takımdaki yabancı oyuncu rekabetinden korkmadığını söyledi. Hassan, “Kimin performansı iyiyse o formayı kapar. Ben rekabetten korkmuyorum” açıklamasını yaptı.

Ali Cansun Beşiktaş’tan kopamadı

Sezon başında Gençlerbirliği’ne giden ancak sözleşmesini feshederek, Beşiktaş’a dönen Ali Cansun idmanlara çıkmaya başladı ve WOW turnuvasında forma kaptı. Ali Cansun ikinci yarı içinde hazırım mesajı verdi

Serdar Topraktepe de kalıyor

Beşiktaşlı oyuncu Serdar Topraktepe’nin bir sezon için daha Beşiktaş ile anlaştığı açıkladı. Topraktepe’nin Lucescu’nun devre arasında imza atmayan oyuncuları ikinci yarı oynatmayı düşünmüyorum açıklamasıyla hızlanan süreçte imza atmaya karar verdiği ifade edildi.

SAYFA 8

Nazar değdi!..

BEŞİKTAŞ: 68
T.TELEKOM: 84

SALON: Süleyman Seba
HAKEMLER: Recep Ankaralı xxx, İsmail Aydın xxx, Elif İnci xx
1.PERİYOT: 16-18,
DEVRE: 41-35 (Beşiktaş lehine)
3.PERİYOT: 51-56
BEŞİKTAŞ: El Amin x 13, Nedim xx 9, Faruk x, Tolga x, Mustafa x 4, Cuthrell xx 11, Ayuso xx 18, Ruzic xx 10, Barış x 3, Hüseyin x
T.TELEKOM: Stanescu xx 6, Mack xxxx 21, Bekir xxxx 20, Şemsettin xxxx 20, Umut xxx 4, Mutlu xx 5, Can xx, Nedim xx 8
Erkekler 1. Basketbol Ligi’nde Beşiktaş 6 hafta sonra evinde Türk Telekom’a boyun eğdi: 84-68. Siyah-Beyazlı ekip 2. periyotta farkı bir ara 11 sayıya kadar çıkarmasına, ilk yarıyı da 41-35 önde bitirmesine rağmen şut yüzdesinin kötü oluşu nedeniyle karşılaşmayı kaybetti. 1. periyotta El Amin ile Şemsettin Baş’ın itişmeleri ve karşılıklı teknik faul almaları Beşiktaşlı seyircileri kızdırdı. Son periyotta bitime 4 dakika 49 saniye kala mola sırasında Beşiktaşlı taraftarlar, Ankara ekibinin yedeklerine yabancı maddeler atınca oyun 5 dakika kadar durdu. Telekomlu oyuncular salonun ortasına toplandı. Polis, başkent takımının arkasındaki seyircileri yana çekti ve güvenlik yeniden sağlanınca maç başladı.

SPOR HATTI

Brezilyalı iyi çıktı

FENERBAHÇE: 4
ÇAYKUR RİZESPOR: 1
Fenerbahçe, tekrar maçında Rizespor’u 4-1 yenip büyük moral buldu.
Sarı-Lacivertliler böylece Beşiktaş ile arasındaki puan farkını 8’e indirip şampiyonluk yarışında ümitlendi. Bu maçta da sarı kart gören Tomas cezalı duruma düştü. Hırvat futbolcu cumartesi günü İstanbulspor ile yapılacak ikinci yarının ilk maçında forma giyemeyecek.
Fenerbahçe, Rize önünde futbol açısından ahım-şahım değildi ama takım oyununu sahaya iyi yansıttı. Kanarya’da gol şovu Nobre 27.dakikada başlattı.
Ardından 40’ta Hooijdonk penaltıdan ikiledi. 75’te Ç.Rizespor Duro’nun golüyle durumu 2-1 yaptı. 81’de yine Hooijdonk sahnedeydi. Kafayla Fener’i rahatlattı: 3-1. 86’da Nobre perdeyi kapattı: 4-1.

GS kupayı kaptı

Antalya’da düzenlenen Efes Cup 3 Turnuvası’nda genç kadrosuyla Galatasaray şampiyon oldu. Sarı-Kırmızılılar finalde eski futbolcuları Ümit Davala’nın takımı Werder Bremen’i Murat Erdoğan ve Sabri’nin golleriyle 2-0 yenerek kupayı müzesine götürdü. Galatasaray ayrıca 40 bin dolarlık para ödülünün sahibi oldu.
Galatasaray finale yükselirken Spartak Moskova’yı 2-1 (Rusya), Ümit Milli futbolcumuz Halil Altıntop’un takımı Kaiserslautern’i (Almanya) 2-0 yenmişti. Engin BİÇER

Karakartal transfere doymuyor

Beşiktaş, geçtiğimiz yıldan bu yana sürekli transfer etmek istediği Altaylı İbrahim Akın ile anlaştı. Özellikle Galatasaray’ın çok istediği ama bunun yanında, Trabzon, Geçlerbirliği, Ankaragücü ve Ç. Rizespor’un da peşinden koştuğu 20 yaşındaki sol kanat oyuncusu İbrahim’i Beşiktaş kaptı. Teknik direktör Lucescu’nun istediği oyuncular üzerinde yoğunlaştıklarını söyleyen ikinci başkan Hüsnü Güreli; “Altay Kulübü Başkanı Ahmet Taşpınar ile yaptığımız görüşmelerden olumlu sonuçlar çıktı. Yönetici arkadaşımız Emin Önal’ın da çabaları sonucu İbrahim’in transferini gerçekleştirdik. Yakında sözleşme imzalayacağız” dedi.
Ümit Milli oyuncu İbrahim, sezon sonuna kadar Altay’da kalacak.

İlhan Mansız iyileşti

Beşiktaş’ın Antalya kampında hastalanan ve serum yiyen İlhan Mansız, Almanya’dan sağlam döndü. Lucescu’dan izin alarak Almanya’ya giden İlhan, eşi ve çocuğuyla bir süre burada kaldıktan sonra döndü. İlhan dönüşünde yaptığı açıklamada; “Çok iyiyim. Kendimi epeyce toparladım. İkinci yarı daha da iyi olacağım” şeklinde konuştu.

İbrahim: Hazır değiliz

Beşiktaş sol kanadının önemli ismi İbrahim Üzülmez lige tamamen hazır olmadıklarını belirterek “Devre arasında özellikle İstanbul’da çok ağır idmanlar yaptık. Bu idmanlar nedeniyle Antayla kampında istediğimiz seviyeye çıkamadık. 10-15 gün içinde gerçek seviyemize ulaşırız” şeklinde konuştu.

Beşiktaş: 3 – istanbul Şişli: 0

VOLEYBOL: BAYANLAR BİRİNCİ LİGİ
SALON: Burhan Felek
HAKEMLER: Eray Alpan xx, Hayrettin Durak xx
BEŞİKTAŞ:: Berna xx, Dos Santos xxx, Emel xx, Deniz xxx, Elisangela xx, Julia xxx (Nihan xx, Tuğba x)
ŞİŞLİ: Serpil xx, Miroslava xx, Oxana xx, Vesna xx, Pınarx, Zehra x,
(Filiz xx, Derya x, Banu xx, Başak x)
SETLER: 25-15, 25-15, 25-13
SÜRE: 56 dakika (17- 22-17)
Bayanlar 1. Voleybol Ligi’nde oynanan maçta Beşiktaş, Şişli’yi 3-0
Yenerken zorlanmadı. Siyah-Beyazlılar aldıkları bu galibiyetle ligde 18 puanla dördüncü sıraya oturdu. Kartal’ı galibiyete taşıyan isimler Dos Santos, Deniz ve Julia’ydı.

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*