BESIKTAS MEDYA GRUP

SPOR: Tanışma toplantısı

Konu ile ilgili Beşiktaş’tan yapılan açıklamada şu cümlelere yer verildi: Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, yarın (22 Mayıs) basın toplantısı düzenleyecek. Başkan Fikret Orman, basın toplantısında yeni Futbol Direktörünü medya mensuplarıyla

SPOR: Ameliyat oldular

Futbolcular Necip Uysal ve Emre Özkan, Acıbadem Fulya Hastanesi Sporcu Sağlığı Merkezi’nde ameliyat oldu. İki oyuncu dün Acıbadem Fulya Hastanesi Sporcu Sağlığı Merkezi’nde Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Paksoy tarafından ameliyat edildi. Sporcu fıtığı bulunan Uysal ve Özkan’a laparoskopik yöntemle ‘inguinal herni’ operasyonu

SPOR: Son 4 yılın en iyisi

Spor Toto Süper Lig’de teknik direktör Samet Aybaba yönetiminde 2012-2013 sezonunu 3. sırada tamamlayan Beşiktaş, son 4 yılın en iyi derecesine ulaştı. Son yıllarda şampiyonluk mücadelesinden uzak bir görüntü sergileyen ve ilk 3′e girmekte zorlanan

SPOR: Beşiktaş’a milli davet

Futbol A Milli Takımı’nın Almanya’da yapacağı hazırlık kampına Beşiktaş’tan 4 futbolcu davet edildi. Futbol A Milli Takımı’nın 25 Mayıs – 1 Haziran tarihleri arasında Almanya’da yapacağı hazırlık kampına Beşiktaş Futbol Takımı’ndan; Cenk Gönen, Olcay

KENT: Meydan dayağı

Beşiktaş İskelesi’nde bir kadına atılan meydan dayağı, amatör kamera tarafından görüntülendi. Görgü şahitleri sarhoş olduğunu iddia ettikleri kadının, sevgilisi ile birlikte içki içerek çevredekileri rahatsız ettiğini ve tartışmanın bu nedenle

GÜNDEM: Sınır kapatıldı

Hatay’ın Yayladağı İlçesi’ndeki Yayladağı sınır kapısı Reyhanlı’daki saldrıların ardından güvenlik önlemleri gerekçesiyle kapatıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Türkiye-Suriye sınırındaki Yayladağı Kara Hudut Kapısı’nın geçici olarak

KENT: Coşkuyla kutlandı

Kentli Ata’sını andı… 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Beşiktaş’ta coşkuyla kutlandı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Beşiktaş’ta coşkuyla kutlandı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Beşiktaş’ta 16 –

SPOR: Resmi olmasa da istifa etti

Aybaba’nın Beşiktaş’tan istifa ettiği söyleniyor ancak kulüp konu ile ilgili bir resmi açıklama yapmadı… Siyah beyazlı kulüpte yönetim kurulu, Spor Toto Süper Lig’de Kayserispor ile dün oynanan son hafta maçının ardından, Aybaba ile yollarını ayırmaya

EKSTRA: Ortaya çıktı

Tasarım çizgilerini bir sır gibi saklayan Sony, Joystick ve HD – 3D oyunlarıyla oyun dünyasının ilgisini kalıcı olarak üstüne çekmeyi başarmıştı. Tüm fiziksel detayların ve kasanın en geç 12 Haziran’da paylaşılması beklenirken, erken yayınlanılan bir video

MAGAZİN: Birazcık benziyormuş!..

Fatmagül Fakı Adriana Lima ile yaşadığı ilginç diyaloğu da anlattı… Uçuşların birinde Lima’ya denk geldim. Çok heyecanlandım. Yanına gittim, uyuyordu. Arka tarafa geçip, uyanmasını bekledim. Çok heyecanlandım, içim içime sığmadı. Uyanınca bir arkadaşımla

Archive for Aralık 5th, 2009

SAYI 56

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

GAZETE BEŞİKTAŞ,
SAYI:56, 21 OCAK 2004

SAYFA 2

En büyük Beşiktaşlı

Beşiktaş’ın efsane oyuncusu nam-ı diğer Baba Hakkı, Hakkı Yeten’in heykeli Fulya’da törenle açıldı. Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu ve Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdar Bilgili’nin katıldığı açılışta önemli isimler bir araya geldi. Beşiktaş’ın efsane Başkanı Süleyman Seba, Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Hüsnü Güreli, eski oyuncu ve antrenör Rasim Kara, Bahattin Baydar, Hüseyin Mican, Hakkı Yeten’in kız kardeşi Sacide Ergün, ayrıca Beşiktaş muhtarları ve çok sayıda Beşiktaşlının katıldığı açılışta Namoğlu şöyle konuştu: “Futbolculuk hayatı boyunca, spor dünyasına kişiliğiyle ve futbolculuğuyla örnek olan Hakkı Yeten’i gelecek kuşaklara bu heykelle aktarmak istedik. Ben, Baba Hakkı’nın cenazesinde kız kardeşine heykelini yapacağıma dair söz vermiştim. Bu sözü yerine getirmekten çok büyük onur duyuyorum. Spora bundan sonra da hizmet etmeye devam edeceğim. Örneğin, Sporcular Parkı gibi büyük bir projeden sonra yine aynı yerde büyük bir spor kütüphanesi yakında hizmete girecek. Bunun yanında Beşiktaş Kulübü ile birlikte, eski Beşiktaşlı futbolcular için bir dinlenme evi yapacağız. Ayrıca Fulya’da Beşiktaş Kulübü için hazırlanan projenin sağlıklı bir şekilde hayata geçmesi amacıyla üstümüze düşenleri yapacağız” Serdar Bilgili ise yaptığı konuşmada, Namoğlu’na bu heykeli yaptırdığı için çok minnettar olduğunu ve ileriki dönemde kendisini Beşiktaş ilçesinin başkanı olarak görmek istediklerini vurguladı.

Vatandaşlar
Barbaros Bulvarı’nın bir an önce
bitirilmesini istiyor

Beşiktaş, Etiler, Levent ve Gayrettepe trafiğinin rahatlatmak amacıyla yapımına başlanan, ancak tahmin edildiği süre içinde bitirilemeyen Barbaros Bulvarı’ndaki altgeçit çalışması vatandaşları sıkıntıya sokmaya başladı. Beşiktaşlılar çalışmaların daha da hızlandırılmasını yetkililerden isterken konu ile ilgili kişilerde zamanın birkaç ay uzadığını kabul ederek “çalışmaları en kısa sürede bitirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Altgeçit bittiği zaman buradaki trafik yüzde yüz daha da rahatlamış olacak. O zaman bizi takdir edeceklerine inanıyoruz” dediler.

SAYFA 3

Seçimler dillenmeye başladı

Yerel seçimlere az bir zaman kala partiler adaylarını açıklamaya başladı.
AKP birlik mesajı verdi
AKP’nin 6 İstanbul Büyükşehir adayı, dün İl Başkanlığı’nda ilk kez bir araya gelerek gazetecilerin karşısına çıktı. AKP İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu, belediye başkan adaylarını belirleme yetkisinin partisinin genel merkezinde olduğunu belirtti, “Ama biz bir sürpriz beklemiyoruz” dedi. Müezzinoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylık başvurusunda bulunan Kadir Topbaş, Veysel Eroğlu, Erol Kaya, İdris Güllüce, Ümit Özerol ve Bahattin kocaman ile birlikte bilgilendirme toplantısı yaptı. Aday adayları, toplantının sonunda el ele fotoğraf çektirerek birlik mesajı verdi.
Düğüm çözülecek mi?
İstanbul Büyükşehir belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, “zamanı gelince bütün düğümler çözülecek, her şeyi açıklayacağım. herşey çok iyi olacak” dedi. AKP’den davet bekleyip beklemediği yönündeki sorulara “Daha evvelliğimiz AKP’dir, görüşüyoruz” yanıtını verdi. Diğer yandan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Gürtuna’nın, AKP’den adaylık konusuna da açıklık getirdiği öğrenildi. Erdoğan, Gürtuna’nın AKP’ye katılmasna İstanbul teşkilatının ve Merkez Yönetim Kurulu’nun olumsuz yaklaştığını belirtti. “Teşkilat ve MYK yumuşarsa duruma tekrar bakarız” dedi.
DYP’den teklif
Bu gelişmeler sürerken DYP, İstanbul İl Başkan Yardımcısı Tahsin Salihoğlu’nun birçok partinin olduğu gibi Gürtuna’yı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak görmek istediklerini belirterek partilerine davet ettiği öğrenildi.
MHP’de bir Asena
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin İstanbul belediye başkan adaylarını, dün Çağlayan’da düzenlenen mitingde açıkladı. MHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Meral Akşener’i belirlerken, milli halterci Naim Süleymanoğlu Kıraç Beldesi’nden aday oldu. “Sezercik” olarak bilinen eski Türk filmlerinin küçük yıldızı Sezer İnanoğlu da Ömerli Beldesi’nden belediye başkan adayı oldu. Adaylarla el ele tutuşarak partilileri selamlayan Bahçeli, “İstanbul’a bir İstanbul hanımefendisini aday seçtik. ‘Asena’nıza sahip çıkınız” dedi.
DSP’de Masum Türker
DSP lideri Bülent Ecevit, adaylarını erken açıkladı. Sekiz ilin belediye başkan adaylarını kamuoyuna duyuran Bülent Ecevit adayların demokratik Sol Kültür’tün geldiğine dikket çekti. DSP İstarbum Büyütşehirn Belediye Başkanlığı için eski bakanlardan Masum TÜrker’i aday gösterdi.
YTP’nin adayı Karakaş
YTP Genel Başkanı İsmail Cem, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının, “sosyal demokrasinin önde gelen isimlerinden” diye tanımladığı Ercan Karakaş olduğunu açıkladı. YTP İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Karaş da, YTP’nin her alanda yenileşme istediğini syledi. Ercan Karakaş, “İstanbul’u daha yaşanılır, yaşam kalitesi yüksek bir kent yapacağız. İstanbul’u hep birlikte, İstanbullularla birlikte yöneteceğiz” dedi.
Öte yandan CHP İstanbul adayları için yoklamalarını sürdürüyor. CHP’nin önümüzdeki günlerde adayını açıklayacağı bekleniyor. Genç Parti de henüz İstanbul belediye başkanlığı için bir isim telaffuz etmedi.
Ortak aday
SHP, YTP, DEHAP, EMEP, ÖDP, Özgür Toplum Partisi ve SDP’nin bir araya gelerek oluşturduğu sol ittifakının da kısa bir süre sonra adayını kamuoyuna tanıtacağı öğrenildi.
İstanbul BİT Genel Müdürleri
İstanbul’un birçok ilçesine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı iştiraklerin genel müdürlerinin belediye başkanlığı için aday adayı oldukları belirlendi. Buna göre Kartal’a Hamidiye Genel Müdürü Arif Dağlar, Ümraniye’ye Kiptaş Genel Müdürü İsmet Yıldırım ve Beykoz’a Şehir Tiyatroları Genel Müdürü Muharrem Ergül aday adayı oldular. Diğer yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinin genel müdürleri İstanbul dışından da belediye başkanlığına talip oldular. Buna göre Kocaeli’ne Kültür AŞ Genel Müdürü Cengiz Özdemir, Erzurum’a İGDAŞ Genel Müdürü Süreyya Polat AKP’den aday adayı olduğu açıklandı.
Beşiktaş önümüzdeki hafta
Beşiktaş’ta ise henüz partiler net isimler açıklamadı. Önümüzdeki hafta Gazete BEŞİKTAŞ muhabirleri ilçeleri dolaşarak tüm partilerin aday adayları ve kesinleşmiş isimleri kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

CHP basın toplantısı yaptı

CHP Beşiktaş İlçe Başkanı Müslüm Eriş, Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu’nun çıkarttığı 32 sayfalık gazeteyle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Düzenlediği basın toplantısında Eriş, Yusuf Namoğlu’nun bugüne kadar ki faaliyetlerinin anlatıldığı gazetenin gerçekleri yansıtmadığını söyledi. 100 bin adet dağıtıldığı iddia edilen gazetede yer alan icraatların bir kısmının bir önceki belediye zamanında yapıldığını anlatan Eriş, topladığı gazete örnekleriyle iddialarını ortaya koydu.
Müslim Eriş, düzenlediğin basın toplantısında tek tek her şeye değindi. Bunların içinde en önemlilerini ise şöyle açıkladı; Namoğlu’nun, “ben yaptım” dediği, Ihlamurdere Tonoz çalışmasını İSKİ tarafından, Balmumcu Kavşağı’nın Büyükşehir Belediyesi tarafından, Ortaköy Meydanı düzenlemesinin de bir önceki belediye tarafından yapıldığını iddia etti. Yapılan işlerde diğer kurum ve kuruluşlarında katkısı olduğunu söyledi. Eriş gazetelerde daha önce çıkan haberleri de basın mensuplarına dağıttı.
CHP Beşiktaş İlçe Başkanı Müslim Eriş ayrıca yaptığı açıklamada CHP ilçe olarak kendilerinin de bir gazete bastırarak,halka dağıttıklarını ve burada her şeyi ortaya koyduklarını söyledi.
İddialar üzerine Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu”Bizim bir görevimizde halkı aydınlatmaktır. Hiç ağzımızdan düşürmediğimiz çağdaş, katılımcı ve şeffaf belediyecilik anlayışı bunun gerektirir. Onun içinde gazeteyi hazırlarken çok titiz davrandık. Beşiktaş Belediyesi tarafından yapılanları ayrı, diğer kurumlar tarafından yapılanları ayrı dile getirdik. Gazete dikkatli okunursa, hepsinin açıklaması vardır. Hata gazetede Beşiktaş Belediyesi tarafından yapılan sayısız hizmete dahi hiçbir zaman “ben demedik, hep biz” dedik. Ayrıca, yine gazetede belirttiğimiz gibi diğer kurum ve kuruluşlarla iyi diyaloglar içinde iş yaptırılmışsa bunlarda herhalde bizim girişimlerimiz sunucu olmuştur. Önemli olan Beşiktaş’ın yıllardır el atılmayan sorunları çözülmüş olmasıdır. Beşiktaşlı bunun bilincindedir. Tenkitler olacaktır, ancak çok sayıda da tebrik aldık. Özetleyecek olursak, her zaman dediğim gibi;”Biz şov değil, iş yaptık” şeklinde konuştu.

Yerel yönetimler yasasında değişiklik

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, yerel yönetimlerle ilgili 3 yasada değişiklik yapmak amacıyla düğmeye bastı. Yeni tasarıya göre kent içi trafik hizmetleri polisten alınarak belediyelere devredilecek. Nüfusu 2 binin altındaki beldeler eskisi gibi köy olacak. Personel kadrolarının ihdası, iptali ve değiştirilmesi teşkilat yapısının belirlenmesi konusunda merkezi hükümet tarafından kullanılmakta olan yetkiler yerel yönetim meclislerine bırakalacak. Belediyeler mali işlem ve kararlar açısından sayıştayca denetlenecek. Büyükşehir belediyelerinin ilçe belediyeleri üzerindeki imar denetim yetkisi daha etkin hale getirilecek. Yerel yönetimler sokak ve cadde adı ile şehrin sembolünü değiştirebilmek için belediye meclisinden üçte iki çoğunlukla karar alacak. Belediyelerin gelirlerinden merkezi idareye kesilen paylar kaldırılacak. Belediye gelirlerinin artırılması ile ilgili yasa daha sonra düzenlenecek. Büyükşehir olabilmek için gereken nüfus 1 milyona çıkarılacak.

SAYFA 4

Tirbüşon’un aşkı BEŞİKTAŞ

Bir zamanlar BKM Oyuncularından olan ve televizyonun sevilen dizisi Bir Demet Tiyatro oyununda “Tirbuşon” lakabıyla ünlenen Serhat Özcan ile konuştuk. Ortaköy Kültür Merkezi’nde sahneye konulan Suya Düşen Akıllar adlı oyunda önemli bir rol üstlenen Serhat Özcan’ın Beşiktaş semtini çok sevdiğini, ayrıca koyu bir Karakartal taraftarı olduğunu öğrendik.
Ortaköy’de başlayan Suya Düşen Akıllar isimli oyunla tiyatro severlerin karşısına çıkan Serhat Özcan, bir taraftan da tek kişilik oyununa hazırlanıyor. Beşiktaş semtinde çocukluğunu geçirmiş olan ve Beşiktaş semtinin kendisi için çok ayrı bir yeri olduğunu söyleyen Tirbuşon karakteri ile tanıdığımız Serhat Özcan, Beşiktaş takımı ile kulübü arasındaki ilişkinin artık eskisi gibi olmadığından yakınıyor ama bunun nedenlerini de şöyle açıklıyor:
“Taraftar açısından Beşiktaş takımı ile semtin özdeşleştiğini düşünüyorum. Maç günleri, semtin apayrı bir havası oluyor. O gün, tıklım tıklım dolan bir semt Beşiktaş. Bu anlamda hala takımına çok sahip çıkıyor. Önceden tabii ki takımın semt ile ilişkisi çok daha yakındı örneğin, antrenmanlar Fulya’da yapılırken, tek tük de olsa, semt esnafı futbolcuları görürdü. Ancak şimdi göremiyor. Bunun hem iyi tarafları var, hem kötü tarafları var. Çok iç içe olunca, Futbolcuların çok fazla işlerine karışılıyor. Futbolcunun sakatlığı vardır ama, bunu esnaf bilmez. Hocası da oyuncuya, sana ihtiyacım var, der o da çıkar oynar ama, yeterli performansı gösteremez. Biz de hemen kızarız ama, manav iki çürük sebze satsa, onun hesabını kimse sormaz. Futbolcuların çok fazla işlerine karışılıyor, göz önünde oldukları için. Şimdi 20 – 30 yaşları arasındaki adamların elbette özel hayatları, özel hayatlarında inişleri – çıkışları, elbette formlarında yaşantılarına göre veya psikolojik problemlerine göre düşüşler olacak. Biz hoşgörüyle bakabilen bir toplum değiliz, onun için semtin futbolcuları semtten uzaklaşır oldu. Futbol bu, yenileceğiz de yeneceğiz de. Gönül ister ki, tuttuğumuz takım hep şampiyon olsun ama böyle bir olay yok, hayatın içinde de yok. Kaybetmek hep var. Bunu kabullenmeyi de öğrenmemiz gerekiyor”
Yakında Ortaköy Kültür Merkezi’nde, tek kişilik oyunu başlayacak olan Serhat Özcan, oyununda gündelik hayattan çok fazla noktanın bulunduğunu belirtiyor. Hayatının en güzel zamanlarını Beşiktaş semtinde geçirdiğini ve geçirmeye devam ettiğini söyleyen Özcan, takımın genel durumuyla ilgili olarak, şöyle devam ediyor:
“Bazı şeyleri iyi değerlendirmek lazım, Lucescu psikiyatrist gibi bir teknik adam neredeyse. Futbolcularını iyi tanıyor, kendi komplekslerinden sıyrılmış. Bir takım agresif arkadaşlar dışında, Beşiktaş takımı gayet iyi bir takım. Ama tabii, futbolcuların yaptığı hareketlere çok dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü taraftar için onların her hareketi çok önemli. Futbolcu, maç sırasında elbette sahada bir şeye sinirlenebilir. Kanın beyne çıktığı bir anda ters bir harekete reaksiyon verebilir ama, bu tribündeki adamı tahrik edip onun döner bıçağıyla saldırmasına neden oluyorsa, bunun engellenmesi gerekir. Futbolcuların, tribünleri tahrik etmemesi gerekiyor. Beşiktaş’ın genel olarak oyun şeklini iyi buluyorum. Oyuncular arasında özel insanlar da var. bunlardan biri Sergen. O, dünyada, futbol tekniği tartışılmayacak 3 – 5 futbolcudan biridir. Beşiktaş’ın bunu iyi değerlendirmesi gerekiyor, değerlendiriyor da.”

Köfteci değil, sanki müze

Beşiktaş’ın ve Beşiktaşlıların buluşma noktası Şöhretler Köftecisi, geçmişten geleceğe bir miras olma özelliğini taşıyor. Çünkü eski Beşiktaş amigosu Sabahattin Çayır, hazırladığı resimlerle, orayı adeta bir müzeye çevirmiş. Tam 65 senedir biriktirdiği fotoğrafları Şöhretler restoranında sergileyen amigo Sabahattin, benden sonraki kuşaklara hatıram olsun, diyerek Beşiktaşlılığını şöyle anlatıyor:
“Gözümü açtım Beşiktaş’tayım. Biz aile olarak tam 200 senelik Beşiktaşlıyız. Ben, Beşiktaşlı olmaktan gurur duyuyorum. Çünkü, Beşiktaşlı olmak çok güzel bir olay, Beşiktaş beni mutlu ediyor. Beşiktaş, halk takımı. Gerçekten de takımımız, halkın içinden, onun desteğiyle buralara kadar geldi. Örneğin, Galatasaray takımı aristokrattır. Beşiktaş semti insanları, hep takımına sahip çıkar. Ben 50 senedir Beşiktaş kongre ve divan üyesiyim. Beşiktaş, Süleyman Seba döneminde yaptırılan tesis ile Avrupa standartlarına geldi. Şimdi de Serdar Bilgili’yle, o yolda devam ediyor. Her şey, Beşiktaş’ın iyiliği için…”
Kendini, hasta Beşiktaşlı olarak tanımlayan 72 yaşındaki Amigo Sabahattin, kendisine verilen kafa lakabının ise futbol oynadığı dönemde toplara kafayla çıkmasından geldiğini belirtiyor. Kafa Sabahattin, eskiden Beşiktaş maçlarındaki ortamı ve tribünleri şöyle anlatıyor:
“Beşiktaşlı olmak ayrıcalıktır. O günleri özlemle anıyoruz. Beşiktaş gene de güzel. Sadece, Beşiktaş taraftarı olmakla döner bıçaklarını bir arada asla düşünemiyorum. Maç içinde olan maçta kalmalı. Örneğin ben, Beşiktaş’ın oynadığı Fenerbahçe ve Galatasaray maçlarından sonra eğer Beşiktaş galip gelmişse hemen bir tabut hazırlatırdım. Yenilen takımın adını taşıyan tabutlarla bütün İstanbul’u dolaşırdım. Klarnet ve cümbüşler eşliğinde tabutları taşırken ne kimse döner bıçağı çekerdi ne her hangi bir sorun yaşanırdı.”
Kafa Sabahattin, Beşiktaş galip geldiğinde tüm İstanbul’u dolaştıkları zaman tezahüratlarını ise şöyle olduğunu dile getiriyor:
“Hakkı’nın şutuna dağlar dayanmaz, Şeref’in golüne ağlar dayanmaz,Hakkı soldan ortalar, Şeref bombalar, Bunu gören Cihat durmadan ağlar, Hey gollere bak hey gollere bak”

SAYFA 5

Türklerin kökeni – II

Geçen sayıdan devam
Prof. Dr. Ahmet Ercan yazıyor.
TÜRKLERİN DOĞUŞU, DEĞİŞİMİ
YONTMA TAŞ ÇAĞI: Eyge’de (dünyada) yalnızca 3-4 anasoy vardı.
D.Ö 22000-17000: Kızılderililer Sibirya-Doğu Asya’dan Bering Boğazı’ndan Amerika’ya göç ediyorlar.
D.Ö 8000 İLK TUNÇÇAĞI: URALLI ALPLERLE (ÇOĞUNLUK) – amerindler (aınlık) Aral Gölü dolayında karışmışlardır. Ön Türkler doğmuş.
D.Ö 4500-2700: Ön Türkler Mezopotamya-Orta Doğuya Sümerler-Elamlar adıyla göçmüşlerdir.
D.Ö 2700-2000: URALLI ALPLER (Azınlıkta)- AMERİNDLER (Kızılderililer) (çoğunlukta) Baykal Gölü dolayında karışmışlar, İlk Türkler türemi Ş. Uygurlar, Hunlar, Araplar (Avarlar) Amerindler (Kızılderililer)- Çinlilerle Çin’de Sinid bölgesine karışmışlar, Moğollar (Şevey) doğmuş. D.Ö Sami (Semitlik) göçleri Sümerleri bozuyor, onlarla karışıyor. Bugünkü Mezopotamya Arapları doğuyor. Sümerlerin bir bölümü SU-K adıyla Kafkasya-Karadeniz Kuzeyine geçiyor, Saka İskitleri adını alıyorlar. Bir başka Süğmer kolu Orta Asya’da ŞU Kağanlığı, Çin’deki kolu Çu-Çu ilk Çin uruğunu oluşturuyor. Ön Türk-İlk Türk birliğinden Göktürkler doğuyor. D.Ö 100 Sümerkolu Lidler (Turskalar) Anadolu’ya göçüyor. Ege’ye geçiyor, denizci oluyor. Turskalar’ın bir kolu E Türskler İtalya’ya yerleşiyor. Turskaların diğer bir kolu Atlas Okayanusu’nu geçip Meksika (Vera Kurz’a) çıkıyorlar. Ulmek Uygarlığı kuruluyor.
DİĞER SOYLARIN TÜRKLERE YAKINLIKLARI
30 BİN YIL ÖNCE
A) Ön Türkler D.Ö 8000 Aral Gölü (Sümerler, Elamlar) D.Ö 4500-2700
1. (Alp- Alpinler), Ak-Braki, Sefal, URAL Dağları (çok sayıda), 2. Amerind (Kızılderili) Sibirya Baykal Gölü Tanrıdağları (Orta başlı) (Az sayıda)
B ) İLK TÜRKLER: D.Ö 2000 Baykal Gölü (Hun, Uygur, Araplar)
1.Urallı Alp (Az sayıda), 2.Amerindler (çok sayıda)
C.MOĞOLLAR (ŞEVEYLER): 1.Kızılderililer, 2. Çinli Simidler
Ç )Aparlar (Avarlar): 1.Türk, 2.Şevey (Moğol)
D. Göktürkler D.S. 500: 1.Öntürk, 2.İlkTürk
NOT: Yulunmuş – kurban edilmiş, evgil-aile, uruk, soy-sülale, olaytı-serüven, taşıl-fosil, D.Ö.-(M.Ö.) doğumdan önce-milattan önce, gün yıl-tarih, kalıt-miras.
R.O Türkkan anlatımından (2003, Orku Eylül) yararlanılmıştır.

TANITIM CAFE-RESTORAN

Bebek Bar

Bebek’in tek otelinin içinde dünyanın en iyi 50 barından biri var. Denize sıfır, günün farklı saatlerinde farklı moodlara salabilecek bir yer Bebek Bar. Çünkü servis saat 12.00′den itibaren başlıyor. Kafe olarak gün boyunca takılabilirsiniz, ama barı esas kimliğine, akşam saatleri kavuşturuyor. Yazın terasında tam denizin üstünde oturabiliyorsunuz. Şimdiki gibi kış vakti ise cam kenarları en çabuk kapılan yerler oluyor. Barda yıllardır aynı kişilerin servis yapması da pek çok insanı rahat ettiriyor. Bebek Bar’ın en meşhur özelliklerinden biri de Hasan Pulur, Güngör Uras, Yılmaz Çetiner, Mehmet Barlas gibi ünlü güzetecilerin Salı toplantılarına ev sahipliği yapıyor olması. Bebek’te kedilere olan düşkünlüğü tanınan romalı Perihan’da müdavimlerden.
Adres:
Cevdet Paşa Cad. No:34
Bebek,
Tel: 358 20 00

Camelot Bar

Kafe, restoran, gece kulübü ve bar seçeneklerini bir arada sunan bir mekan Camelot. Etiler-Levent hattının gözde mekanlarından biri olan Camelot’ta ne ararsanız var. Üç ayrı yeri aynı çatı altında buluşturuyor: Bristo Lot, Cafe de Paris ve Camelot Bar.
12.00′de hizmet vermeye başlayan Camelot’da, Bristo Lot’un sunduğu öğle yemeği 14.30′a kadar devam ediyor. 18.00′e kadar cafe olarak hizmet veren mekan, daha sonrasında, yani 21.30′a kadar ‘iş çıkışı barı’na dönüşüyor. Akşam yemeğinde ise Bristo Lot ve Cafe de Paris devreye giriyor. Camelot’a gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırmak gerekiyor.
Adres:
Hacı Adil Sok.
4. Aralık No:2
II. Levent
Tel: 325 68 21

SAYFA 6

Start verildi

İstanbul alışveriş festivali başladı ve tüm hızıyla devam ediyor. Geçen yıl İstanbul Alışveriş Festivali’ne yaklaşık 5 bin kuruluş katılmıştı. Bu sene yine ünlü markalar, alışveriş merkezleri, restoranlar, oteller, turizm firmaları festivale katılıyor, yüksek oranlarda indirim yapıyor ve hediyeler veriyor. Festival boyunca çeşitli etkinliklerin de düzenleneceği bildirildi.
Organizasyon İstanbul’u alışveriş turizminin önemli merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor. Bu yıl festival, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye İş Bankası, TURSAB, Türkiye Otelciler Birliği, TMD, BMD, Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Birliği’nin ana, FedEx ve Türk Hava Yolları’nın yardımcı sponsorluğunda düzenleniyor. Atatürk Uluslar arası Havaalanı, Sabiha Gökçen Havaalanı, Tex Free, Hürriyet, CNN Türk, Turkish Daily News, Show TV, İstanbul.com, Trendsetter, BNet, ADinteractive de festivale destek veren diğer kurumlar.
Festivale yine en büyük katılım hazır giyim firmalarından geldi. Onları kozmetikçiler ve oteller takip ediyor. Geçen yıl alışveriş merkezleri fazla ilgi göstermemişti ama bu yıl tüm mağazalarıyla festivale katılan merkezler var.
Kadıköy Tepe Nautulus, Florya Fly Inn, Levent Metrocity, Serhatlı Outlet Center Alışveriş Merkezleri ile Praktiker, Çarşı, Carrefour, Flo Shoe Store, Beta, Panço, Desa, Tergan, Esse, Kütahya Porselen, Paşabahçe, Colins, Sarar, Mavi Jeans, Adil Işık, Bisse, Abbate, Little Big, Efor, Herry, İGS, More And More, YKM, Stefanel, Cosmo Shop, Prenses Bijuteri, EuroModa, Vekem, Toys R Us, Joker/Maxi Toys ve Marks&Spencer festivale katılan zincir mağazalar. Bunların dışında çok sayıda otel ve Kapalıçarşı dükkanları da festivale katılıyor. İndirim oranları yüzde 20′den başlıyor. Festivalin restoran katılımcıları arasında ise TaNisia, Minnesota Grill&Light, Hacıbaba, Kervansaray, Kethuda, Çimen Et Lokantası, dürüm Et Lokantası, CızBız Köfte ile Sweet Shop var. Festivalin amacı, alışveriş çılgınlığını şehrin her yerinde hissettirmek. Bunun için 5 bin adet İngilizce afiş, toplam 200 bin adet Türkçe ve İngilizce broşür, 50 bin adet rehber bastırıldı. Mağazalara İstanbul Shopping Fest çıkartmaları dağıtıldı. Böylece, bir mağazanın festivale katılıp katılmadığını vitrinlerindeki çıkartmalardan anlayabilirsiniz.
İndirim oranları…
Abbate %20, Adil Işık %10, Uptown %50, Bisse %15, LTB %10, Etam %50, Benetton %25-50, Mudo %10, Stefanel %30, Galeri Tunç %20, Gusto %50, Uki %35, Flo (Metrocity) %50, Black Mack %10, Panço %50, Desa %5, Justleo %35-40, Langchamp %20, Matraş %30, Yaka %35, Kervansaray %40, Hacıbaba %10.

OTOMOBİL

Sıra sıra Mercedes

G Serisi
İlk kez 1997 yılında Mercedes’in üretim programına dahil edilen G serisi safkan arazi aracı özellikleriyle dikkat çekiyor. Köşeli tasarımı, iri ve ağır yapısı güçlü motor seçenekleri ve her tür zorlukla başa çıkabilecek yürüyen aksamıyla G serisi tam bir arazi aracı klasiği. Sürekli olarak makyajlanarak güncel tutulan G-serisi deyim yerinde ise “tan bir tank. Bunun nedeni sadece köşeli hatlar değil.
G-serisinin dış görünümünde göze çarpan köşeli tasarım iç mekanda sürdürülmüş. Kokpitte ve kapı döşemelerinde yer alan köşeler G- serisinin yapısına uygun tasarım sergiliyor. Ahşap kaplamadan oluşan iç mekan gösterişli olduğu kadar rahat bir yapı sergiliyor. G-serisi ön koltuklarda olduğu kadar arka koltuklarda da geni,ş ve ferah bir oturma alanı sunuyor.
M Serisi
İlk olarak 1997 yılının sonbaharında lanse edilen Mercedes M serisi 1998 yılının ilkbaharında Avrupa pazarına lanse edildi. 2001 model yılı makyaj gören ve Türkiye pazarına beş motor seçeneği ile sunulan M serisinin en çok tercih edilen versiyon 270 CDI.
Kalitesi, sağlamlığı, konforu ve özelliği ile çok uzun zamandır otomobil seven sevmeyen herkesin kafasına kazınmış bir marka olan Mercedes’in 1997 yılından beri SUV segmentinde iddialı olan M-sınıfı, görmüş olduğu makyajın da etkisiyle hala oldukça modern ve genç görünüme sahip. 2001 yılında makyaj gören M-serisi şu an için Türkiye pazarına 234 HP gücünde 3,7 litre, 292 HP gücünde 5,0 litre, 347 HP gücünde 5,4 litre olmak üzere CDI beş motor seçeneği ile getiriliyor.

MOTORSİKLET

Yepyeni Suzuki

Motorseverlere iyi haber. Suzuki şimdilerde İngiltere’de birkaç aydır piyasada olan SV1000S moeil motosikletiyle dikkat çekiyor. Küçük motor grenajı, çift farları, daha sportif ergonomisi ile popülerleşiyor. Suzuki bu model için ayrı bir ödenek oluşturdu ve biraz geç de olsa piyasaya sürdü. Kam profili ile alt ve orta devir bölgesinde geliştirilmiş güç çıkışıyla TL1000S’ten farklı. Suzuki’nin performans grafiklerinde yapılan karşılaştırmada alt-son devir bölgesinden üst-son devir bölgesine çok daha düzgün bir güç dağılımı mevcut r. SV1000, Suzuki gelişmiş kaplama olarak adlandırılan yeni bir alüminyum silindir kaplama teknolojisini kullandığı ilk model oldu. SV1000′in yararlandığı yeni şase yüksek vakumda döküm teknolojisinden faydalanarak yapılmış olup Suzuki’nin ağırlığını minimalize ederken şasenin belirli bölgelerindeki rijitliğin daha dikkatli kontrol edilmesini sağlıyor.

SAYFA 7

SİNEMALAR

Hababam Sınıfı

Halit Akçatepe, Hülya Koçyiğit, Mehmet Ali Erbil, Zeki Alaysa, Çetin Çiftçioğlu, Bülent Kayabaş,Zihni Göktay, Sümer Tilmaç, Erol Büyükburç, Ayşen Gruda, Mehmet Ali Alabora, Şafak Sezer, Peker Açıkalın, Cengiz Küçükayvaz’ın rol aldığı bu muhteşem filmin yönetmenliğini Kartal Tibet, senaryosunu ise Kemal Kenan Ergen yapmış. 115 dakika boyunca büyük bir keyifle izleyebileceğiniz Hababam Sınıfı’nın konusu ise 2003 yılında geçiyor. Özel Çamlıca Lisesi’nin sahibi vefat etmiş, okulu oğlu Deli Bedri(Mehmet Ali Erbil) tarafından işletmekte. Okulun meşhur sınıfı Hababam Sınıfı ise eskiden olduğu gibi yine haylazlıklara devam etmektedir. Okuldaki tüm öğretmenler Hababam Sınıfından yaka silker olmuş ve bu sınıftan kurtulmak için okul değiştirmeyi bile göze almaktadırlar. Tüm bunları fırsat bilen Deli Bedri lakaplı (Mehmet Ali Erbil) okulu kat karşılığı müteahite verip yerine büyük plazalar yapılmasını arzu eder. Deli Bedri’nin bu hayalinden haberi olan okul müdiresi (Hülya Koçyiğit) okulun satılma bahanesi olan Hababam Sınıfı ile mücadele edebilmek için eski Hababamcılardan Tulum Hayri(Cem Gürzap), Hayta İsmail(Ahmet Arıman), ve Güdük Nemci(Halit Akçatepe)’den yardım ister. Güdük Necmi’yi okula sahte Rehber öğretmeni olarak yollamaya karar verirler. Sahte belgelerle okula rehber öğretmeni olarak gelen Güdük Nemci, bir süre sonra Hababam Sınıfı’na gerçek kimliğini açıklar. Eski Hababamcı ile yeni Hababamcılar birlik olur ve okulun satılmasını önlemeye çalışırlar.
Hababam sınıfında yeni tipler oluşur. Sınıfın yakışıklısı Matkap Emre (M.Ali Alabora ), her gece okuldan kaçarak sabaha karşı geri gelir. Sınıf arkadaşları onun çapkın olduğunu düşünmekte ve dışarıda yaşadıklarını merak etmektedir. Emre’nin sevgilisi Arzu ise Emre’nin neler yaptığını merak eder ve erkek kılığına girerek okula kaydını yaptırır. Kız İsmail lakabı takılan Arzu’nun en büyük yardımcısı ise okulun sahibi Deli Bedri’nin oğlu Casus Ercü (Şafak Sezer)’dür. Deli Bedri’nin okulu sattığını söylemesi ile olaylar başlar.

Metropol Kabusu

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığının katkıları ile Ümit Cin Güven’in senaryosunu yazıp yönettiği Metropol Kabusu filmi İstanbul’da her gün görmeye alıştığımız kap-kaç çetesinin çalışmasını perdeye aktarıyor. Mine Çayıroğlu, Timur Ölkebaş, Hasan Mullaoğlu, Murat Baran, Mustafa Üstündağ’ın başlıca rolleri paylaştığı bu filmde Ayla Algan, Mustafa Uzunyılmaz ve H.İbrahim Kuzucu konuk oyuncu olarak rol alıyor. Metropol Kabusu, Sır Çocukları filminin ardından bu kez ,kapkaç terörüne eleştirel bakış açısını beyaz perdeye yansıtan Ümit Cin Güven’in ikinci filmi. Mazlum, doğudan göç etmiş, fakir bir ailenin en büyük oğludur. Babası uzun bir süre cezaevinde kalmış,orada hastalanıp ölmüş. Babasının ölümünden sonra evin büyüğü olarak iş arayan Mazlum, bir türlü iş bulamaz. Annesinden gizli olarak kap-kaççıların ağabeyi konumunda olan Şahin’in yanına girer.Şahin ve arkadaşları eşkıya ile Behlül, Mazlum’un da isteği ile ona kapkaçı öğretmeye karar verir. Metropolün gayri meşru trafiğinin içinde aslında hepsi birer küçük insanlar.Yaşamları pamuk ipliğine bağlıdır. Ve metropol son oyununu oynayacak bu beş gencin yollarını acımasızca birbiri ile kesiştirecek. Görüntüsü, konusu ile çok güzel işlenmiş bir film.

HABERLERİN TAMAMI GAZETE BEŞİKTAŞ’TA. GAZETE BEŞİKTAŞ İSTANBUL’DAKİ TÜM BÜYÜK BAYİLERDE…

 

GAZETE BEŞİKTAŞ
SAYI:56, 21 OCAK 2004

SPOR YAZILARI

Sayfa 10

İkinci yarıya hazırlar

Beşiktaş lige verilen arayı çok iyi değerlendirdi. Devre arasında, Ahmet Dursun’un gitmesinden sonra golcü arayışına giren Beşiktaş ortalıkta dönen eski Galatasaraylı futbolcular dedikodularına son noktayı Romen futbolcu İlie’yi transfer ederek koydu. Kamp yapmak için Antalay’yı seçen Beşiktaş kafilesi, ilk gün katılacakları WOW Cup turnuvasına hava muhalefeti nedeniyle gidemedi ve Club Brugge maçı iptal edildi. Antalya’ya gidemediği bu iki günü Nevzat Demir Tesislerinde çalışarak geçiren siyah beyazlılar, havaların düzelmesiyle Antalya’ya hareket etti.
WOW Cup Turnuvası kapsamında ilk maçlarını Feyenoord ile yapan kara kartallar sahadan 2-1 mağlup ayrıldı. 1-0 yenik durumdayken beraberliği İlie’nin asistiyle Sergen sağlarken, Beşiktaş ikinci golü aramaya başladı. Ancak ikinci gol Feyenoord’un 90. Dakikada, Beşiktaş’ın rehavete kapıldığı sırada geldi. Maç sonu açıklama yapan Lucescu, Feyenoord karşısında çok rahat oynadıklarını ve böyle zorlu bir rakibe karşı iyi mücadele ettiklerini söyledi. İlk defa, ilk onbirde 16 yaşındaki genç futbolcu Serdar Özkan’ı deneyen Lucescu onu ikinci yarı için daha çok düşündüğünü gösterdi. Sergen yine oyuna sonradan girerek takımını yenilgiden beraberliğe taşıyan gölü attı.
Beşiktaş Antalya kampının son gününde Rusya birinci lig takımlarından Rotor ile oynadığı özel maçı 1-0 kazandı. WOW Cup kapsamında oynan karşılaşmada Lucescu, tam 20 futbolcuya şans verdi. Neredeyse bütün futbolcularını bu maçta deneyen Lucescu, böylece hazırlık döneminde neler yaptıklarını göstermiş oldu. Maçın tek golü, Pancu’nun müthiş pasını Sinan’ın tamamlamasıyla geldi. Böylece Sinan gol atmaya olan hasretini bu özle maçta gidermiş oldu. İlie’nin ise ilk maçta Sergen’e verdiği gol pasının ardından, bu maçta attığı gol ofsayt gerekçesiyle sayılmadı. Beşiktaş yeni transferi İlie’yi seyrederken bir taraftan genç oyuncuları da deneme fırsatı buldu. Bunlardan biri de 16 yaşındaki Serdar Özkan’dı.

Tarihi gün

Başkan Serdar Bilgili, 25 ocaktaki seçimde tüm kongre üyelerini görmek istediğini söyledi. Bilgili, 9370 üyeyi de bekliyorum. Herkes oy kullanmalı şeklinde konuştu. Serdar Bilgili karşısına rakip çıkmadığı için ve başkanlığı 3 yıl daha garantilediği için kongre üyelerinin gelmeyeceğini düşünerek bir çağrı yaptı. Bin kişiyle kongre yapılmasını istemediğini söyleyen Bilgili, demokratik bir seçim olmasını beklediğini söyledi. Bilgili’nin bu kaygısıyla ilgili olarak konuşan İhsan Kalkavan ise, 100. Yılda şampiyonluğu yaşatan bir başkan olarak, Bilgili’nin son bir buçuk yılda hiçbir hatasının olmadığını, bu yüzden de karşısına rakip çıkmadığını vurguladı. Ancak Kalkavan, her şeye rağmen, yine de herkesin gelip oy kullanmasının çok güzel bir davranış olacağını söyledi. Mehmet Kazancı ise Bilgili’nin bu isteği ile ilgili olarak şöyle konuştu: “Beşiktaş’ta bir takım değerler var. Başarılı giden bir yönetimin karşısına çıkılmaması bundandır. 10 bine yakın kişinin oy kullanma hakkı olduğu bir camiada, 500 kişiyle bütçenin onaylanması pek yakışık almaz.”

Ali Cansun mutluluktan uçuyor

Sezon başında Gençlerbirliği’ne giden Ali Cansun, yeniden yuvası Beşiktaş’a döndü. Gazete Beşiktaş’a duygularını anlatan Cansun, Beşiktaş’ı çok özlediğini vurguluyor. Takımın Antalya kampının sonlarına yetişebilen Cansun, bir hafta içinde fiziksel açıdan iyi duruma geleceğini söylüyor. Geç kalma nedenini ise şöyle açıklıyor: “Bonservis ile ilgili tüm işlemleri kendim hallettim. Bu yüzden biraz da uzun sürdü o yüzden kampa geç katıldım” 22 yaşındaki genç futbolcu Ali Cansun, Beşiktaş’tan neden kopamadığını Gazete Beşiktaş’a şöyle anlattı:
Aklım hep Beşiktaş’taydı
“Beşiktaş’a geri dönmek benim için tarif edilemeyecek bir mutluluk. Zaten kafa olarak hiç ayrılmamıştım buradan. Ben Beşiktaşlıyım. Buradan bir türlü kopamayışımın nedeni burada çok güzel günler geçirmiş olmam. Sonuçta ben Beşiktaş’a alt yapıdan yetiştim. Tam 12 yaşımdan beri Beşiktaş’tayım”
Beşiktaş’ın genel durumunu değerlendiren Cansun, özellikle UEFA kupasında çok önemli günlerin bizi beklediğini söylüyor:
Final oynarız
“Beşiktaş’ın şu an ortaya koyduğu futboluyla ve oyuncularının kalitesiyle artık Türkiye’yi aştığını düşünüyorum. O yüzden ligde zorlanmayacak. Ama UEFA’da karşımıza en zorlu takım olan Valencia çıktı. Bu engeli aşarsak finali çok rahat oynarız. Çünkü Valencia, şu an için kupanın favorisi olarak gösteriliyor”
Hoca isterse otururum
Ali Cansun ilk on birde oynama şansını ise şöyle değerlendirdi:
“Genç bir oyuncuyum. Hoca nasıl isterse öyle olacak. O oturmamı isterse otururum oynamamı isterse oynarım. Başarılı olduğum taktirde kalıcı olabileceğime inanıyorum. Tabii istikrar da çok önemli. Beşiktaş’ta çok iyi oyuncular var. Ama kendime örnek aldığım bir oyuncu yok çünkü benim stilimde bir futbolcu olmadığını düşünüyorum” Serenad DEMİRHAN

SAYFA 9

Acı değil, heyecan gerek

Beşiktaş takımı ilk yarıyı boş tribünlere bitirdi. Peki ikinci yarı neler olacak? Lucescu’nun, Beşiktaş taraftarı acı çekmeyi seviyor, sözleri taraftarlar arasında şaşkınlık yarattı. İnönü’nün dolmamasını, kapalı tribünün bölünmesine bağlayan taraftarlar, ikinci yarıdan da pek umutlu değil. Devre arasında açık tribünün üstünün kapanması tribünleri doldurmaya yetecek gibi görünmüyor.
“Taraftar acı çekmeyi seviyor!..”
Lucescu, İnönü’nün Beşiktaş’ın başarısıyla doğru orantılı olarak dolması gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden Beşiktaş taraftarına kızgın ve onları anlayamıyor. Oysa taraftar tavırlı. Kapalıyı yine eski coşkusunda görmek istiyor. Çünkü o tribünün Beşiktaş’ın kalbi olduğu ve stadın tüm atmosferini belirlediği bir gerçek. Yaşanan bu gelişmelerin ardından, şampiyonluk iddiası taşımadıkları zamanlar bile İnönü’yü dolduran taraftarlara, Lucescu’nun bu değerlendirmesini ve ikinci yarı stadın dolup dolmayacağını sorduk. Lucescu’nun yönetimle taraftar arasındaki sorunları bilmediğinden yakınan taraftarlar, bilet fiyatlarının düşürülmesi halinde sayıda bir artış olacağına inanıyor.
Lucescu
yanlış yorum yaptı
Lucescu’nun sözlerine katılmıyorum. Kim acı çekmek ister? Beşiktaş takım olarak taraftarını acılara alıştırmıştır. Acıya alışığız biz. Ben taraftarın gelmemesini kapalı tribünün ortadan kaldırılmasına bağlıyorum. Kapalı tribün İnönü’nün kalbiydi. Onun ortadan kalkması bunun yanında fiyatların artması taraftarı tepki vermeye yöneltti. Taraftar, ilk yarı gelemeyerek bu olaya karşı tepkisini ortaya koydu. Diğer tribünler de havaya giremeyip, durumdan etkilendiler. İkinci yarı taraftar mecburen gelir çünkü Beşiktaş şampiyonluğa koşuyor. Taraftar takımını bırakmaz.
Beşiktaşlılar Cemiyeti
Başkanı Şenol Demirağ
Lucescu
doğru söylüyor
Doğru söylüyor çünkü, 7 sene şampiyon olamamış bir takım stadı tıka basa dolduruyorsa böyle bir şey düşünülebilir. Ona kızmadım kendi açısından haklı, stadı dolu görmek istiyor ama biz de kendi açımızdan haklıyız. Son maçta tribünlerdeki boşluklar beni çok üzmüştü, biz böyle bir duruma alışık değiliz. Ancak bu boşlular, Luce’nin söylediği gibi acı çekmek istemeye yani sadece buna bağlanamaz. Yönetim kapalıyı Çarşı grubundan aldığı için taraftar ile arasında bir küskünlük var. Çünkü kapalı, İnönü’nü yüreğidir. Bu yüzden insanlar etkilendi. Maçlara gelemeyerek yönetim protesto ediliyor. Böyle olmasını istemiyoruz. İkinci yarı ise stat dolacaktır. Çünkü bizim taraftarımız vefakardır. Takımını yarı yolda bırakmaz. Ancak biz kapalının eski haline dönmesini istiyoruz. Bazen maç sırasında maçı bırakıp kapalıyı izlerdik. Ama şimdi o görüntü yok.
Dişi Kartallar’dan Perihan Işık
Taraftarın gönlünü
almak lazım
Beşiktaş taraftarı takımının kötü günlerinde de yanında olur başarılı zamanlarında da. Ancak Lucescu taraftar ile yönetim arasındaki durumu bilmiyor, herhalde. Yönetim, Galatasaray’dan özür dileyerek, kapalıyı parçalayarak, bilet fiyatlarının pahalılaştırarak ve yanlış bir kombine politikası ile taraftarla arasını açtı. Yaptığı bu yanlışlardan sonra, ikinci yarı stadın dolmasını istemek için taraftarın biraz gönül almak lazım. Kapalıyı tekrar eski haline getiremezler belki ama bilet fiyatlarıyla oynayabilirler. Yönetim, Yeni açığın üstünü kapatarak bir iş yapmış olmadı. Günü kurtarmak için böyle bir tadilata kalkıştı. Önümüzdeki ilk maç olan Samsun maçında herkes maç seyretmeye hasret kaldığı için İnönü stadı dolacaktır. Ancak eski coşku olmadığı için bundan sonra tribünlerin eskisi gibi olmayacağını düşünüyorum.
Uni BJK’den Güney Gökhan
Sergen bizim için
bir şans
Lucescu’nun gerçekten böyle bir şey söylemiş olmasına inanamıyorum. Beşiktaş taraftarı her zaman takımının yanındadır. Kapalının eski atmosferi bozulduğu için stat şu an dolmuyor. İkinci yarı tribünlerin tekrar dolacağını düşünüyorum. Çünkü, taraftar takımını özledi ve Beşiktaş zevk veren bir futbol oynuyor bu yüzden taraftar onları yalnız bırakmayacaktır. Özellikle Sergen gibi bir futbolcuyu seyretmek bizim kuşağımız için bir ayrıcalık, biz çok şanslıyız. Bunu iyi değerlendirmek gerekiyor. Bu fırsat bir daha gelmez.
Çarşı’dan Metin Yılmaz Yücel
Oynatmamak için değil oynamak için…
Beşiktaş’ın oynatmamak için değil oynamak için sahaya çıkmasını istiyoruz. Lucescu tribünlerin boş kalmasının suçunu taraftara atacağına, kendi futbol anlayışını sorgulasın. Biz, sahaya çıktığı andan itibaren sürekli aklında alacağı üç puanın hesabı olan bir Beşiktaş görmek istemiyoruz. Oynadığı futbolla zevk veren bir Beşiktaş istiyoruz. Bu da parayla satın alınacak ya da psikolojik nedenlere bağlanmaya çalışılacak bir durum değil. Beşiktaş taraftarı alışık olduğu futbolu sahada girmek istiyor o kadar. Tribünler bu futbolu gördüğü zaman dolmaya başlayacaktır.
Kartaladam grubundan İlker

SPOR HATTI

Ahmet Dursun ne yapıyor?

Sözleşmesi tek taraflı feshedilen Ahmet Dursun, Almanya’dan döndü ve hemen yönetime haber gönderdi. Anlaşarak ve parasını alarak ayrılmak istediğini ifade eden golcü futbolcu, kendisiyle ilgili yapılan Suçlamalara bir televizyon programında açıklık getirdi. Dursun, gönderme nedeni olarak sürekli söylenen Giunti’ye falçata attığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını ifade etti. Dursun deodorant kutusunu attığını ve bunun da dikiş atılacak denli büyük bir yara açmadığını söylerken, yönetime ver yansın etti. Ahmet Dursun son olarak “Bana yapılanlar Beşiktaş geleneğine hiç yakışmadı. Beni çok üzdüler. Her şey böyle sona ermemeliydi” şeklinde konuştu.

Zago gitmiyor

Beşiktaş’ın Brezilyalı defans oyuncusu Zago, hakkında çıkartılan transfer dedikodularına tepki gösterdi. “Gönlüm Beşiktaş’ta kalmaktan yana. Beşiktaş’ı ve İstanbul’u çok seviyorum. Beşiktaş’ta kalmak için zemin arayacağım. Transfer haberleri doğru değil” şeklinde konuşarak Spartak Moskova transferini yalanladı.

Giunti için görüşmeler sürüyor

Ronaldo, Ahmet Yıldırım, İbrahim ile nikah tazeleyen, Sergen, Kaan, Serdar Topraktepe ile prensipte anlaşan yönetim Giunti konusunda hala beklemede. Bir açıklama yapan Hüsnü Güreli, Lucescu kalmasında ısrarcı olursa anlaşırız, derken kesenin ağzının açılabileceğini ifade etti.

Serdar Bilgili: Yanlış anlaşıldım

Serdar Bilgili Galatasaray’da kadro dışı kalan futbolcular konusundaki fikrini camiadan gelen tepkiler üzerine değiştirdi. Operasyon yapılan Galatasaraylı futbolcuları alır mısınız? Sorusuna, “Lucescu ister, Galatasaray bırakırsa neden olmasın. Bunları aşmamız gerek” şeklinde cevap veren Bilgili bu açıklamaların ardından, yanlış anlaşıldığını duyurup, “Galatasaraylı futbolcularla ilgilenmiyoruz” ifadesini kullandığı iddia edildi.

Lucescu: Seyirci ayak uyduramadı

Lucescu tribünlerin boş olmasıyla ilgili düşüncelerini açıkladı. Lucescu, “Seyrici ayak uyduramadı. Beşiktaş’ın adımını izleyemediler. Alkışlamak onları mutlu etmiyor sanırım. Hep alışmışlar acı çekmeye. Üç maç kaybedelim ondan sonra gelecekler herhalde. Gelsinler bizi izleyip destek versinler” şeklinde konuştu.
Ilie, hemen imzaladı

Adrien İlie, sezon başında Lucescu’ya söz verdiğini, bu nedenle de Beşiktaş’ı tercih ettiğini söyledi. İlie şöyle devam etti: “Hüsnü Güreli ile konuştum ve hiç düşünmeden 5 dakikada imzayı attım. Beşiktaş’ı Fransız ve İtalyan takımlarına tercih ettim. Paraya değil başarıya geldim. Hedefim başarılı olup, yeniden Romanya milli takımının formasını giymek.”

Sinan Engin: Ilie’ye güveniyorum

Beşiktaş menajeri Sinan Engin, İlie’ye ilk transfer tekliflerini geçen sene oynadıkları Alaves maçından sonra yaptıklarını söyledi. Teknik direktör Mircae Lucescu’nun İlie konusunda çok ısrarcı olduğunu söylene Engin “Çok bekledik ama değdi. İlie Türkiye’yi ayağa kaldıracak. İlhan’la tamamlayıcı özellikleri var. hocamızın ikisini birlikte oynatacağını düşünüyorum. Hazırlık maçlarında da bir golü ve bir asisti var daha ne olsun?” şeklinde konuştu.

Tayfur temkinli konuştu

Beşiktaş kaptanı Tayfur Havutçu, şampiyonluğun garanti olmadığını söyledi. Bir basın toplantısı düzenleyen Havutçu, “İkinci yarı daha da zorlu geçecek, şampiyonluk kesin değil. Rehavete kapılacak bir durumda değiliz. İkinci yarı daha çok asılmalıyız. Önümüzde UEFA gibi zorlu bir dönemeç var ve rakibimiz Valencia çok güçlü bir ekip”

Sergen kendini anlattı

Beşiktaşlı Sergen Yalçın, 100 milyon dolar verseler Beşiktaş’tan ayrılmam dedi. Önümüzdeki günlerde boş mukaveleye imza atacağını söyleyen Sergen, Alman Bayern Münih kulübünün kendisini çok istediğini ancak kabul etmediğini ifade etti. Sergen şöyle konuştu: “Beşiktaş benim yuvam. Kimse heveslenmesin bir yere gitmeyeceğim. Sergen Yalçın ismi Beşiktaş’la özdeşleşti. Futbol hayatım boyunca Avrupa’da oynamayı hiç düşünmedim. Çünkü Türkyie’ye aşığım. Benim için para pul değil, dostluklar önemlidir. Beni izlemek isteyen Türkiye’ye gelsin” Beşiktaş yönetimi ile de ilgili konuşan Sergen, ikinci başkan Hüsnü Güreli’yi babası gibi gördüğünü vurguladı. Sergen “Güreli bana babam kadar yakım. Maddi ve manevi her yönden bana sürekli destek oluyor. Benim Beşiktaş’taki tüm vekaletim Hüsnü Güreli’dedir. Sezon sonu mukaveleye bir rakam yazar ben de gözüm kapalı imzalarım” şeklinde konuştu.

Ahmed Hassan: Tribüne çıkmam

Beşiktaş’ın Mısırlı oyuncusu Ahmed Hassan, İlie’nin gelmesiyle artan yabancı sayısının kendisini etkilemeyeceğini ifade etti. Siyah beyazlı ekibin tecrübeli oyuncusu Hassan, takımdaki yabancı oyuncu rekabetinden korkmadığını söyledi. Hassan, “Kimin performansı iyiyse o formayı kapar. Ben rekabetten korkmuyorum” açıklamasını yaptı.

Ali Cansun Beşiktaş’tan kopamadı

Sezon başında Gençlerbirliği’ne giden ancak sözleşmesini feshederek, Beşiktaş’a dönen Ali Cansun idmanlara çıkmaya başladı ve WOW turnuvasında forma kaptı. Ali Cansun ikinci yarı içinde hazırım mesajı verdi

Serdar Topraktepe de kalıyor

Beşiktaşlı oyuncu Serdar Topraktepe’nin bir sezon için daha Beşiktaş ile anlaştığı açıkladı. Topraktepe’nin Lucescu’nun devre arasında imza atmayan oyuncuları ikinci yarı oynatmayı düşünmüyorum açıklamasıyla hızlanan süreçte imza atmaya karar verdiği ifade edildi.

SAYFA 8

Nazar değdi!..

BEŞİKTAŞ: 68
T.TELEKOM: 84

SALON: Süleyman Seba
HAKEMLER: Recep Ankaralı xxx, İsmail Aydın xxx, Elif İnci xx
1.PERİYOT: 16-18,
DEVRE: 41-35 (Beşiktaş lehine)
3.PERİYOT: 51-56
BEŞİKTAŞ: El Amin x 13, Nedim xx 9, Faruk x, Tolga x, Mustafa x 4, Cuthrell xx 11, Ayuso xx 18, Ruzic xx 10, Barış x 3, Hüseyin x
T.TELEKOM: Stanescu xx 6, Mack xxxx 21, Bekir xxxx 20, Şemsettin xxxx 20, Umut xxx 4, Mutlu xx 5, Can xx, Nedim xx 8
Erkekler 1. Basketbol Ligi’nde Beşiktaş 6 hafta sonra evinde Türk Telekom’a boyun eğdi: 84-68. Siyah-Beyazlı ekip 2. periyotta farkı bir ara 11 sayıya kadar çıkarmasına, ilk yarıyı da 41-35 önde bitirmesine rağmen şut yüzdesinin kötü oluşu nedeniyle karşılaşmayı kaybetti. 1. periyotta El Amin ile Şemsettin Baş’ın itişmeleri ve karşılıklı teknik faul almaları Beşiktaşlı seyircileri kızdırdı. Son periyotta bitime 4 dakika 49 saniye kala mola sırasında Beşiktaşlı taraftarlar, Ankara ekibinin yedeklerine yabancı maddeler atınca oyun 5 dakika kadar durdu. Telekomlu oyuncular salonun ortasına toplandı. Polis, başkent takımının arkasındaki seyircileri yana çekti ve güvenlik yeniden sağlanınca maç başladı.

SPOR HATTI

Brezilyalı iyi çıktı

FENERBAHÇE: 4
ÇAYKUR RİZESPOR: 1
Fenerbahçe, tekrar maçında Rizespor’u 4-1 yenip büyük moral buldu.
Sarı-Lacivertliler böylece Beşiktaş ile arasındaki puan farkını 8′e indirip şampiyonluk yarışında ümitlendi. Bu maçta da sarı kart gören Tomas cezalı duruma düştü. Hırvat futbolcu cumartesi günü İstanbulspor ile yapılacak ikinci yarının ilk maçında forma giyemeyecek.
Fenerbahçe, Rize önünde futbol açısından ahım-şahım değildi ama takım oyununu sahaya iyi yansıttı. Kanarya’da gol şovu Nobre 27.dakikada başlattı.
Ardından 40′ta Hooijdonk penaltıdan ikiledi. 75′te Ç.Rizespor Duro’nun golüyle durumu 2-1 yaptı. 81′de yine Hooijdonk sahnedeydi. Kafayla Fener’i rahatlattı: 3-1. 86′da Nobre perdeyi kapattı: 4-1.

GS kupayı kaptı

Antalya’da düzenlenen Efes Cup 3 Turnuvası’nda genç kadrosuyla Galatasaray şampiyon oldu. Sarı-Kırmızılılar finalde eski futbolcuları Ümit Davala’nın takımı Werder Bremen’i Murat Erdoğan ve Sabri’nin golleriyle 2-0 yenerek kupayı müzesine götürdü. Galatasaray ayrıca 40 bin dolarlık para ödülünün sahibi oldu.
Galatasaray finale yükselirken Spartak Moskova’yı 2-1 (Rusya), Ümit Milli futbolcumuz Halil Altıntop’un takımı Kaiserslautern’i (Almanya) 2-0 yenmişti. Engin BİÇER

Karakartal transfere doymuyor

Beşiktaş, geçtiğimiz yıldan bu yana sürekli transfer etmek istediği Altaylı İbrahim Akın ile anlaştı. Özellikle Galatasaray’ın çok istediği ama bunun yanında, Trabzon, Geçlerbirliği, Ankaragücü ve Ç. Rizespor’un da peşinden koştuğu 20 yaşındaki sol kanat oyuncusu İbrahim’i Beşiktaş kaptı. Teknik direktör Lucescu’nun istediği oyuncular üzerinde yoğunlaştıklarını söyleyen ikinci başkan Hüsnü Güreli; “Altay Kulübü Başkanı Ahmet Taşpınar ile yaptığımız görüşmelerden olumlu sonuçlar çıktı. Yönetici arkadaşımız Emin Önal’ın da çabaları sonucu İbrahim’in transferini gerçekleştirdik. Yakında sözleşme imzalayacağız” dedi.
Ümit Milli oyuncu İbrahim, sezon sonuna kadar Altay’da kalacak.

İlhan Mansız iyileşti

Beşiktaş’ın Antalya kampında hastalanan ve serum yiyen İlhan Mansız, Almanya’dan sağlam döndü. Lucescu’dan izin alarak Almanya’ya giden İlhan, eşi ve çocuğuyla bir süre burada kaldıktan sonra döndü. İlhan dönüşünde yaptığı açıklamada; “Çok iyiyim. Kendimi epeyce toparladım. İkinci yarı daha da iyi olacağım” şeklinde konuştu.

İbrahim: Hazır değiliz

Beşiktaş sol kanadının önemli ismi İbrahim Üzülmez lige tamamen hazır olmadıklarını belirterek “Devre arasında özellikle İstanbul’da çok ağır idmanlar yaptık. Bu idmanlar nedeniyle Antayla kampında istediğimiz seviyeye çıkamadık. 10-15 gün içinde gerçek seviyemize ulaşırız” şeklinde konuştu.

Beşiktaş: 3 – istanbul Şişli: 0

VOLEYBOL: BAYANLAR BİRİNCİ LİGİ
SALON: Burhan Felek
HAKEMLER: Eray Alpan xx, Hayrettin Durak xx
BEŞİKTAŞ:: Berna xx, Dos Santos xxx, Emel xx, Deniz xxx, Elisangela xx, Julia xxx (Nihan xx, Tuğba x)
ŞİŞLİ: Serpil xx, Miroslava xx, Oxana xx, Vesna xx, Pınarx, Zehra x,
(Filiz xx, Derya x, Banu xx, Başak x)
SETLER: 25-15, 25-15, 25-13
SÜRE: 56 dakika (17- 22-17)
Bayanlar 1. Voleybol Ligi’nde oynanan maçta Beşiktaş, Şişli’yi 3-0
Yenerken zorlanmadı. Siyah-Beyazlılar aldıkları bu galibiyetle ligde 18 puanla dördüncü sıraya oturdu. Kartal’ı galibiyete taşıyan isimler Dos Santos, Deniz ve Julia’ydı.

SAYI 137

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

BJK1371 210x300 SAYI 137 Maalesef iki ay kaldı…
Bir kaç kez sallandık. Deprem yine aklımıza geldi. İstanbul’da olacağı söylenen olası deprem riskinin 2007 yılı ile birlikte başlayacağı belirtiliyor. Bilim adamları geçen haftaki depremin İstanbul’da olası bir depremle ilgisi olmadığını belirten Prof. Dr. Ahmet Ercan şunları söyledi: “Bu ayrı, orta şiddette bir depremdir. Armutlu, İmralı ve Mudanya üçgeninde, Gemlik Körfezi ağzında bir gerginlik birikimi vardı, bu da boşalma yaptı. Bunun beklenen İstanbul depremi ile bir ilgisi yok.” Prof. Dr. Naci Görün bunu beklenen büyük depremin ayak sesleri olarak değerlendirip, “Ancak hemen arkasından büyük deprem gelir şeklinde ağılanmamalı” dedi. Büyük depremin 25 yıl içinde meydana geleceğini öne süren Görür, bölgenin değişik yerlerinde zaman zaman küçük depremlerin meydana gelmesinin doğal olduğunu vurguladı. Depremin sürpriz olmadığını söyleyen Prof. Dr. Haluk Eyidoğan da, “İstanbul’da beklenen depremle ilişkisi yok” dedi.

Fulya Total’den kan bağışı
FULYA Total Benzin İstasyonu’nda hayat kurtaran bağış kampanyası başlıyor. Kasım ayının 7’sinde gerçekleşecek olan Kızılay ile ortaklaşa yürütülen kan bağışı kampanyası için Fulya Total Benzin İstasyonu ekibi, tam kadro seferber oldu. Tüm Beşiktaşlıları ve İstanbulları ‘Bir gün sizin de ihtiyacınız olabilir’ sloganıyla yardım kampanyasına katılmaya çağırıyor.

Uluslararası sergiye büyük ilgi var
Beşiktaş Çağdaş’ta geçtiğimiz haftalar içinde başlayan uluslararası proje büyük ilgi görüyor. Araya bayram ve hafta sonu tatilleri girmesine rağmen sanatseverler Beşiktaş Çağdaş’a adeta akın etti. Yetkililerden alınan bilgiye göre, sadece bir haftada yüzlerce kişi bilim kurgu türündeki eşsiz eserleri izledi. Kültür ve sanat aşığı İstanbul ve Beşiktaşlılar, serginin aralık ayına kadar devam edecek olmasını olumlu bulduklarını belirterek serginin birkaç kez daha izlenebilecek nitelikte olduğunu vurguladılar. Beşiktaş Çağdaş’ta geçtiğimiz yıl da yine uluslararası dev bir proje gösterime sunulmuş, bu proje de açık kaldığı müddet boyunca bir çok kişi tarafından beğeniyle izlenmişti. Beşiktaş Belediyesi tarafından organize edilen serginin seçkin ve özellikli olduğu kaydedilirken periyodik şekilde her yıl bu tür uluslararası projelere imza atılacağını ve Beşiktaş Çağdaş’ın adının ülke dışına da taşınacağı şeklinde iddialı yaklaşımlarda bulunuldu.
Büyük ilgi gören proje ve konsept Prof. Dr. Halil Akdeniz tarafından belirlenmiş, ‘Sanat Kurgu’ adlı sergi dört Türk, dört de Alman sanatçıyı bir araya getirmişti. Sergi kapsamında Halil Akdeniz, Erdağ Aksel, Serdar Arat, Kemal Önsoy, Manuel Graf, Michael Hakimi Christian Jendreiko, Jens Ullrich’in yapıtları sanatseverler ile buluşuyor. 12 Ekim’de açılışı yapılan uluslararası serginin 3 Aralık’a kadar devam edeceği açıklandı. Ayrıca yapılan açıklamada serginin bilim kurgu kavramlarından esinlenerek oluşturulduğu bildirildi. Bu özel sergi için Türkçe, İngilizce ve Almanca olmak üzere ayrı ayrı kitaplar hazırlandı. Bu özel kitabın giriş kısmını da ‘Sanat Kurgu’ kavramı ve konseptine yönelik kurumsal çerçeveyi belirleyen Oğuz Adanır yazdı.
Beşiktaş Çağdaş’ı pazartesi resmi tatil günleri dışında her gün 10:30-19:30 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

SPOR HABERLERİ

UEFA’dan taraftara teşekkür
UEFA, Beşiktaş’ı ve camiayı tebrik etti. Beşiktaş – Tottenham maçında taraftarın gösterdiği fair play ve stattaki eksiksiz organizasyon UEFA’nın gözünden kaçmadı.
UEFA, Tottenham maçındaki güvenlik tedbirleri ve stattaki başarılı organizasyon nedeniyle Beşiktaş Kulübü’ne teşekkür etti. İnönü Stadı’nda oynanan, güvenlik, organizasyon ve maç bitiminde seyircinin Totenham’ı alkışlamasıyla olaysız son bulan karşılaşma, UEFA’da büyük takdir topladı. Güvenlik Sorumlusu Willie Mc Dougall, kulübe özel bir mektup gönderdiği belirtiliyor. Beşiktaş ve seyirciyi öven tebrik yazısının yer aldığı mektupta, “Beşiktaş seyircisi stada müthiş bir atmosfer kattı. Maç sonucu ne olursa olsun Tottenham’ı alkışlamaları gecenin en güzel olayıydı. Bundan çok etkilendim. Herkes Beşiktaş-Tottenham maçına Türkiye’de yaşanan olaylardan dolayı tedirgin bakıyordu. Ancak hayatımda yaşadığım en güzel organizasyonlardan bir tanesiydi. Tebrik ve teşekkür ediyorum” şeklinde ifade kulandığı belirtildi. Muzaffer TOPAL

SPOR YAZARLARI OYLUYOR
Beşiktaş Gazetesi, “Beşiktaşlı Yılın Sporcusu’nu (2)” seçiyor
Beşiktaş Gazetesi 2006-2007 sezonunda da yine Beşiktaş’ın en iyi futbolcusunu seçiyor. Geçen sayıda her maçtan sonra yapılan oylama sonucu; Sergen Yalçın altı maçta en çok göze batan oyuncu oldu. Diğer yandan, Kleberson 4, Koray 3, Cordoba 3, Ahmed Hassan 2, Tümer Metin 2, Gökhan Güleç 2, Bobo 2, İbrahim Akın 1, Ali Tandoğan 1, Ali Güneş 1, İbrahim Üzülmez 1 ve İbrahim Toroman 1 maçta göze batan oyuncu oldu. İşin ilginç yanı kötü bir sezon geçiren Beşiktaş’ın 5 maçında spor yazarları göze batan oyuncu seçmedi. Spor Yazarlarının oylarıyla seçilen Beşiktaş’ın en başarılı futbolcusuna Beşiktaş Gazetesi yine dev bir kupa verecek. Bu kupa sezon sonunda sahibini bulacak. Yıl boyunca her hafta seçilen maçın yıldızı Beşiktaş Gazetesi’nde yayınlanıyor. Ayrıca spor yazarların verdiği oylar ve seçilen futbolcuların bilgileri Beşiktaş Gazetesi’nin internet sitesinde de yer almaktadır. Maçın yıldızları ve yılın en başarılı Beşiktaşlı futbolcusu için görüş aldığımız isimler şöyle: Atilla Gökçe, Güven Taner, Kazım Kanat, Zeki Çol, İlker Ateş, Korkut Göze, Gülengül Altınsay, Vedat Okyar, Salih Sezer, Hayri Ülgen, Atıf Keçeci, İsmail Er, Ömer Güvenç, Sanlı Sarıalioğlu, Bilal Meşe, Faik Gürses, Adnan Aybaba, Fatih Doğan, Zafer Arapkirli, Basri Baykoç, Yemen Ekşioğlu, Gültekin Onay.
Spor yazarları yeni sezonda yine geçtiğimiz haftalardan itibaren oylarını vermeye başladı. Gerek yazılarıyla gerek direk olarak görüşülerek tespit edilen oylama sonucu ilk göze batan oyuncu İbrahim Üzülmez oldu. İkinci haftada ise, Gaziantep maçında attığı iki golle Bobo birinci oldu. Üçüncü haftada oynanan Denizlispor maçında Gökhan Zan, dördüncü hafta Konyaspor maçında Burak seçildi. Trabzonspor maçında ise “Maçın yıldızı yok” dediler. Galatasaray maçında yine isim çıkmadı, Ankaragücü maçında ise en çok oyu Ali Tandoğan aldı. 8. hafta K. Erciyes-Beşiktaş maçın yıldızı Gökhan Zan seçildi.
Beşiktaş-G.Birliği maçında yorumculardan Gökhan Zan tam puan aldı. Rizespor maçında ise ağırlık olarak yok çıktı. İki yorumcu “Kaleji Runje” dedi.

Bayan basketbolcular tarih yazdı
Cumhurbaşkanlığı Kupası Kartal’ın
Beşiktaş Bayan Basketbol Takımı, Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında ezeli rakibi Fenerbahçe’yi 79-72 mağlup etti. Beşiktaş Basketbol takımı, bu galibiyetle hem tarihinde ilk kez bu kupayı müzesine kazandırdı, hem de geçen sezonun rövanşını aldı. Takım antrenörü Aziz Akkaya bütün kupaları alacağız diyerek kupayı camiaya hediye ettikleri söyledi.
Ankara Atatürk Spor Salonu’nda oynanan mücadelede tarihinde ikinci kez Cumhurbaşkanlığı Kupası maçına çıkan Bayanlar, ilk dakikalarda üstünlüğü Fenerbahçe’ye kaptırdı. Hayden’ın devreye girmesiyle farkın açılmasına izin vermeyen Beşiktaş Cola Turka, Lovelace’in 3 sayılık basketiyle bitime 3,5 dakika kala 12-10′luk skorla ilk kez öne geçti. İlk çeyreğin son saniyelerinde üstünlüğünü rakibine kaptıran Beşiktaş, bu periyodu 19 – 20 geride bitirdi.
İkinci periyoda Yasemin ve Sam’in basketleriyle başlayarak skor üstünlüğünü tekrar ele geçiren Beşiktaş Cola Turka, Lovelace’in etkili oyunuyla hücum bölgesinde kolay sayılar üretti. Çeyreğin ilk 5 dakikası 28 – 26 üstünlüğü ile geçildi. Kaptan Yasemin Horasan, Hayden ve Tuğba Palazoğlu’nun sayılarıyla farkı açan Beşiktaş, ilk devreyi 39-32 galip tamamladı.
Üçüncü periyoda Sam’in basketiyle iyi başlayan Beşiktaş, Sam ve Tuğba’nın üst üste bulduğu 3′er sayılık basketlerle ilk 2,5 dakikada farkı 12 sayıya çıkardı (47-35). Beşiktaş, bir ara 16 sayılık farka ulaşmasına rağmen son dakikalardaki top kayıpları nedeniyle farkı koruyamadı. Bayanlar, 3. periyodu 58-48 önde geçti.
4. periyodun başlarında Fenerbahçe’nin bulduğu basketlere Tuğba Palazoğlu’nun 3′lüğü ile yanıt veren Beşiktaş Cola Turka, rakibinin sert savunmasını aşmakta biraz zorlandı. Ancak Son 1 dakikaya 70-63′lük skorla 7 sayılık farkla giren Beşiktaş Cola Turka, maçı 79-72 kazandı.
Beşiktaş, bu başarısıyla tarihinde ilk kez Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı müzesine getirme başarısını gösterdi. Bayan Basketbol Takımı, geçen sezon ilk kez Cumhurbaşkanlığı Kupası maçı oynamış ve Fenerbahçe’ye 61-52 mağlup olarak kupayı rakibine kaptırmıştı.

Biz sorduk seyirci yanıtladı
SKOR MU, GÜZEL FUTBOL MU?
Uzun süredir “Beşiktaş iyi oynamıyor” deniliyor, spor otoritelerinden bir kısmı da Kara Kartal’ın sonuca gidemediğinden yakınıyor. Biz de bu konuyu taraftarla masaya yatıralım istedik. Ve bu sayımızda taraftara sorduk. “Skor mu önemli, yoksa güzel futbol mu?” diye… Günde yüzlerce mail geldi. Bazı taraftarlarda internetteki forum üzerinden görüş bildirmiş. Derledikten sonra baktık ki, bu konuda taraftar ikiye bölünmüş durumda. Bazıları “Skor önemli” derken, bazıları da güzel futboldan yana… İşte bu görüşlerden derlediğimiz birkaç özet düşünce. Belki yararı olur, ne de olsa taraftar görüşüdür.
SKORA BAKARIM
“Benim için skor önemli ne kadar güzel oynarsak oynayalım yenildikten sonra kime ne faydası olacak. Galibiyetten güzel bir şey olabilir mi?” Adem Karabacak.
İSTİKRAR ÖNEMLİ
“Maça gittiğimiz zaman takımın ne yapacağını bilmeliyiz. Takımımıza hep güveniyoruz. Stattan boynumuz eğri çıkmak istemeyiz. Futbolcularda bu düşünce ile sahaya çıkmalarını istiyoruz.” Fuat Akdağ.
OYNAYAN YENİLMEZ
“Teknik direktörlere bu konuda büyük iş düşüyor. Güzel futbol oynatmak için çalışmalı. Ben iyi oynayıp ta yenilen takım görmedim. “İyi oynadık ama yenildik” deniliyorsa, “İyi oynamadık” demektir. Öyle bir mantıksızlık olabilir mi? Ben skora bakmam, Beşiktaş çatır çatır top oynamalı. Sahada savaşmalı. Bu futbolculara aşılanmalı.” Sabri Urgancı.
GÜZEL FUTBOL
“Berbat bir oyundan sonra bir golle galip gelsen ne olur?.. Beşiktaş, Beşiktaş gibi oynasın yeter. Zaten bu durumda yenilmek söz konusu olmaz. Aciz ve ezik bir takım istemeyiz.” Kadir Çörtük.
ÖNCE RUH GEREKİR
“Beşiktaşlılık ruhu futbolculara ve teknik heyete en başından anlatılmalı. Ancak bu şekilde başarı sağlanır. Beşiktaş maça galibiyet parolası ile çıkar.” Perihan Sarı.
TAKIM OLMAK ZOR
“Teknik Direktör ve futbolcular kötü giden bir maçtan sonra birbirlerini suçlayacak şekilde konuşmamalı. Bu geçtiğimiz haftalarda Beşiktaş içinde de oldu. Neyse ki sonra düzseldi. Takım iyi sonuçlar almasa idi devam edecek miydi? Edecekti ise, o zaman işimiz zor.” Zuhal Akbıyık.
İŞ TEKNİK DİREKTÖRDE
“Takımı toparlamak ve iyi oynatmak teknik direktörün elindedir. Kim iyi oynuyorsa formayı ona versin. Seyirci güzel futbol oynandığı zaman milyon dolarlık transfer yedek kulübesinde dahi otursa ses çıkartmaz.” Bedirhan Serhatlılar.
REKABET SAĞLANSIN
“Bir takımın iskeleti olmalı. Deneme tahtası gibi iş yapmaz. Tüm futbolcuları kullanmasını bilmek akıllı adam işidir. Futbolcular forma kapma savaşı içine sokulmalı. Hiç bir futbolcu rehavet içinde olmamalıdır.” Kamil Diner.

UEFA’da ilk maçlar, ilk değerlendirmeler
Korkut Göze/Hürriyet: Rakip, Beşiktaş’ı iyi tarttı ve zaman dilimi içinde adeta eritti. Beşiktaş ile Tottenham arasında oyunu algılama, yorum ve taktiksel yönden koca bir uçurum vardı. Beşiktaş ikinci yarının kısa bir bölümünde ilk yarıdaki yanlışlarından sıyrılarak oyunu rakip alana yıktı. Topu yere indirdi, İbrahim Üzülmez’in kanat bindirmeleri sıklaştı. Bu dakikalar bir saman alevi gibiydi. Tekrar eski kılığına döndü.
Vedat Okyar/Hürriyet: Bir kere, Beşiktaş takımı Tottenham’dan iyi bir takım değil. Gözükürde kağıdın üstünde fena kadro değil. Ama Beşiktaş maçta eksikle yakalandı. Kleberson, Koray, Delgado’nun olmayışı büyük zaaftı. Bu 3 oyuncunun oynayacağı bir Beşiktaş takımı daha ağırlıklı oynayabilirdi. Rakip senden iyi olunca, onlar ne istediyse onu yaptı. Sana hiç gol pozisyonu vermeden 90 dakikayı bitirdi.
Ömer Güvenç/Akşam: Kimse Beşiktaşlı futbolculara kaybettiler diye kızmasın. İki yumurta çarpıştı, çok daha güçlü olanı diğerini kırdı. Maçın özeti bu. Tottenham, Beşiktaş’tan her yönüyle güçlü bir ekip. Daha yetenekli futbolcuları var, çok koşuyorlar, mücadele ediyorlar, iyi pres yapıyorlar. Daha sakinler ve kendilerinden çok daha fazla eminler. En önemlisi bir uluslararası maçta ve de deplasmanda nasıl oynanacağını biliyorlar. Böylesine her yönüyle üstün bir takımın kazanması çok normal.
Gülengül Altınsay/Akşam: Siyah-Beyazlılar hiç de böylesine zor bir sınavı kaldıracak durumda gözükmemişlerdi ligde oynadıkları futbolla. Tek umudumuz Tottenham’ın da takımlaşma yolunda benzer sorunlar yaşıyor olmasıydı. Ve tabii Beşiktaş için maçın İnönü’de taraftarın önünde oynanıyor olması da bir avantajdı. Dörtlü defansın önündeki üçlü Fahri, Serdar ve Mehmet Sedef’ten oluşuyordu. Defansa yapışık bir şekilde. O kadar tecrübesiz ve telaşlıydılar ki Serdar’la Fahri birbirleriyle çarpışıp durdular.
Turgay Demir/ Fotomaç: Ricardinho topla buluşuyor, oyun kuracak ama etrafında hareketlenen, boş alana kaçan, kendini gösteren tek kişi yok. Herkes ayağına top bekliyor. Kanatlardan yüklenmesi gereken Fahri ve Mehmet Sedef yerlerine çakılı oynuyorlar. İlk 45 dakikada Beşiktaş’ın en etkili pozisyonu Burak’ın müthiş frikiğiydi. Buna karşılık İngilizler bir gol atıp, bir de net pozisyon buldular. İkinci yarıyla birlikte Bobo forvete, Burak sağ kanata, Fahri sola geliyor. Biraz daha hareketleniyor Beşiktaş ama hepsi bu. İkinci golü yedikten sonra riske girip İbrahim Akın’ı da oyuna alan Tigana’nın bu dahiyane buluşu orta sahada Beşiktaş’ın etkinliğini azaltmaktan başka bir işe yaramadı.
İlker Ateş/Fotomaç: Kadro kalitesi, çok yetersiz. Sistem sıfır. Teknik direktörün oyuna katkısı, sıfırın altı. Beşiktaş tarihi boyunca hiç bu kadar yaratıcılıktan yoksun ve iflas etmiş bir sistemde ısrar eden anlamsız bir teknik direktör görmemişti. Üzgünüm ama bu sistem bu oyuncularla devam ettiği sürece Beşiktaş’ın bırakın UEFA’da gruplardan çıkmasını, Türkiye Kupası’ndaki grupları bile aşması mucizelere kalacak. Tottenham maçının 90 dakikasında tek bir akılcı pozisyon yok. Bırakın biri ölü toptan, kaleyi bulan iki adet, Serdar’ın da az farkla dışarı çıkan şutundan başka Beşiktaş’ın gole yaklaşmışlığı yok. UEFA’da kendi sahandaki maçları kazanamazsan gruptan çıkman mümkün olmuyor. Kaldı ki bundan sonraki rakipler daha da güçlü. Maçı izlerken aklıma Chelsea maçlarını oynayan bir Beşiktaş geldi. O Beşiktaş’la bu Beşiktaş’ı kıyasladım. Ortaya nasıl bir sonuç çıktığını herhalde anlatmaya bile gerek yok.
Basri Baykoç/Fanatik: Beşiktaş gençleriyle acemi, tecrübelileriyle miskin bir futbol gösterisinin ötesine geçemedi. Bu çoğunluktan Nobre, İbrahim Üzülmez ve Serdar’ı ayırmak. Tigana’nın çıkardığı 11′in özellikle de orta alanı İngilizler’i zorlayacak tempoyu bulması mümkün değildi. Beşiktaş’ın baştan sona geçerli olan tek hücum taktiği Runje’nin Nobre’ye attığı degaj ve aut atışları ile sınırlı kaldı.
Atıf Keçeci/Fanatik: Tigana, Gençlerbirliği maçında geçerli not almasından olacak, takım tertibinde sadece Delgado yerine Fahri’ye forma vermişti. Serdar Kurtuluş’tan faydalanmaktaki ısrarı nedeniyle, Fahri’yi gerçek bölgesi yerine sağ dışta oynatmayı tercih etmişti. Beşiktaş’ın kanat adamlarının içeriye yanaşması, İngilizler’in dörtlü bloğuyla birleşince 10 futbolcu santra yuvarlağının çevresinde top dolaştırdı. Bu oyun tarzı, çabuk tempo kazanan, hızlı, atak adamları olan Tottenham’ın işini kolaylaştırdı. İlk yarının tek tehlikeli pozisyonu Burak’ın 36’daki frikik vuruşunda, kale önünde yaratılan pozisyondu. Başlangıç kötü, inşallah sonrası iyi olur.
Kazım Kanat/Sabah: Mösyö Jean ilk kez sistem üzerinde oynadı. Yani klasik 4-4-2 gibi sahaya çıksalar da hücumda 4-3-1-2′e döndüler. Bu sistemde en önemli görev Ricardinho’ya verilmişti. Ama neredeyse 3 ön liberolu oynamak Beşiktaş’ın orta saha sorunu çözemedi. Maç başladığı zaman ürkek ve tedirgin oynayan Tottenham, böyle bir orta sahayı bulunca neredeyse dans eder gibi futbol oynamaya başladı. Hem uzun hem de kısa pas yaparak oyuna hakim oldular. Bobo ve Nobre çift santrfor oynarken, Fahri Tatan sol çizgiye; Burak Yılmaz sağ tarafa geçti. Bu değişim sonucunda Beşiktaş oyunu çizgiye taşıyarak ve tam sahayı kullanarak inanılmaz bir pres ve tempo ile oynadı. Ama yine bir kontra ve bireysel hata Beşiktaş’ı bitirdi.
Adnan Aybaba/Star:
Bugüne kadar ligde çift forvet oynatan Tigana’nın, Tottenham maçına tek forvet ile çıkması gerekirdi. Ve de burada Burak’ı oynatıyor. Olacak iş değil. Çünkü İngiliz ekibinin orta sahası çok daha etkili oyunculardan kurulu. Bunun yanında Beşiktaş’ın orta sahası kayıpları oynadı. Kartal’ın hocası haftalardır oynamayan Fahri’yi ilk onbire koyuyor. Böyle bir orta saha anlayışı yok. Beşiktaş iki gol yiyor, hoca oyuna geç müdahale ediyor. Tamam kabul. Yanlış bir taktikle çıkmış olabilirsin. Ama Tigana bu duruma müdahele edebilirdi. Mesela, Baki ve Fahri’yi oyundan hemen almalıydı. Eğer Fransız hoca bunları da yapamıyorsa çok önemli 3 puanı kaçırır.

SAYI 172

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

BJK172 210x300 SAYI 172 Gençler ilgisiz kalmadı
Beşiktaş Belediyesi gençlerin geleceği konulu bir panel düzenledi. Panelde “Gençlik neden tükeniyor, el ele çözüm üretelim” başlığı altında gençlerin sıkıntıları ve karşılaştıkları sorunlar dile getirildi.
Panele, Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın yanı sıra, uzman konuşmacılar ve öğrenciler de katıldı.
Akatlar Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panele Beşiktaş ilçesindeki tüm okullardan ilgi oldukça büyüktü. Ayrıca panele Klinik Psikolog Yeşim Altuncuy, Sokak Çocuklarını Koruma Derneği Başkanı Yusuf Kulca ve Adsız Narkotiklerin bir üyesi konuşmacı olarak katıldı. Panelde gençlik sorunları ve bağımlılık konusu, çocukları sokağa iten nedenler ele alındı. Bununla birlikte “Gençlerin sorunları neler?”, “Bağımlılık nedir?” sorularına yanıt arandı. Teknolojinin gelişmesiyle de birlikte gençliğin yeni durumu nasıl diye sorgulanırken televizyon ve internetin sakıncalı yönleri bu sakıncaların bağımlılıklarla ilişkisi, gençlerin nasıl korunabileceği konulara da detaylıca değinildi. Velilerin de ilgiyle izlediği panelde, ebeveynler de sorularını uzmanlara yöneltti ve gençlerin daha iyi yetişmesi konusunda neler yapabilecekleri üzerine destek aldı.
Tiyatro
SANAT tutkunları için, bu ay da yine dopdolu geçecek. Sanatın kalbi Beşiktaş’ta, Akatlar Kültür Merkezleri’nde Mart ayı içinde birbirinden değişik oyun ve gösterimler sizleri bekliyor. Programlar hakkında detaylı bilgi edinmek için; Akatlar Kültür Merkezi 0 212 351 93 82′i arayabilirsiniz.
Akatlar Kültür Merkezi Melih Cevdet Anday Sahnesi: Tiyatro Yeniden – Hepimizin Bahçesi Çocuk oyunu 15 Mart Cumartesi ve 16 Mart Pazar günü Saat: 13.00’te sahne alıyor. Bilet fiyatı ise: 15 YTL. Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu tarafından Cumartesi günü sahnelenen bir başka oyun ise, Mutlu Yıllar. Saat: 20.30 Bilet fiyatı ise tam 10 YTL, indirimli 7 YTL. Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu, Basit bir ev kazası adlı oyunuyla sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Saat: 18.00’de oynanacak olan oyunun bilet fiyatı tam 25 YTL, indirimli ise 20 YTL. 19 Mart Çarşamba günü ise “Ulusal bir şahlanışın öyküsü” adlı oyun Tiyatro Birileri Hoş Gelişler Ola tiyatro topluluğu tarafından sahneye konacak. Saat: 20.30’da oynanacak olan oyunun bilet fiyatı ise, 20 YTL. 20 ve 21 Mart tarihlerinde Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu Prodüksiyon Tiyatrosu tarafından sahnelenen ‘Mutlu Yıllar’ oyunu saat: 0.30’da seyircisiyle buluşacak. 22 Mart Cumartesi günü ise Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu Prodüksiyon Tiyatrosu ‘Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım’ adlı başka oyunuyla saat: 20.30’da sahne alacak. 24 Mart Pazartesi günü ise Ustalara Saygı etkinlikleri çerçevesinde Ayla Algan ve Beklan Algan anılacak. Ücretsiz olarak yapılan etkinliği Faruk Şüyün yönetiyor. 25 – 26 Mart Salı günü, Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu Prodüksiyon Tiyatrosu ‘Mikadonun Çöpleri’ adıl oyun ile sanatseverlerin karşısına çıkacak. 28 Mart Cuma günü Mieke Miyazaki Koto konseri saat: 20.30’da ücretsiz olarak gerçekleşecek. 29 ve 30 Mart günlerinde ise Tiyatro Yeniden Hepimizin Bahçesi adlı çocuk oyunuyla kapanışı gerçekleştirecek. Oyunlar, saat: 13.00 te sahnelenecek.
ÇOCUKLAR YAŞADI
Çocuklar hem tiyatro izledi hem de yerlerinde duramadılar, hop hop zıpladılar. Beşiktaş Belediyesi Beltaş’ın Mustafa Kemal Merkezi’nde gerçekleştirdiği “Sanat ve spor çocuklar için buluşuyor” etkinliğinin ilki gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Akbank Çocuk Tiyatrosu, “Masal Masal İçinde” oyunu ile perdelerini 450 kişiye açtı. Oyun öncesinde ve sonrasında çocuklar, hem Akatlar Club Sporium eğitmenleri eşliğinde sportif faaliyetlerde bulundu, hem de spor okulu ödüllerini kazandılar.
Etkinlikler mart ayının ilk haftasında seyirciyle buluşurken 22 ve 29 Mart tarihlerinde de devam edecek. Oyun öncesinde ve sonrasında çocuklar, Akatlar Club Sporium eğitmenleri eşliğinde sportif faaliyetlerde bulundu. Etkinliklere katılan çocuklara Aktlar Club Sporium okullarından çeşitli armağanlar verildi. Bununla birlikte etkinlikleri takip edebilmek için biletler Mustafa Kemal Merkezi (MKM) gişesinden ve Biletix’ten temin edilebilir.
“Masal Masal İçinde” oyununa baktığımız zaman, tiyatro severler icin ekip şu açıklamada bulunuyor:
“Artık daha az hayal kuruyoruz. Masallar dünyamızdan çıkıyor. Düş kurma gücümüz azaldı. Verileni kabul ediyoruz. Oysa o masallar değil midir bizleri bu yaşlara getiren, toplumla aramızdaki bağı kuran? Ders vermeyen, düş gücünü geliştiren ve oyun sonrası da konuşulması gereken “Masal Masal İçinde”, bir masallar toplamı. Bulut’un, Rüzgâr’ın, Güneş’in başrolde oldukları bu masal dünyası küçüklere olduğu kadar çocukluğunu yitirmeyen büyüklere de sesleniyor.”
Programda ise saat 13:00’te fuaye alanında animasyonlar çocukları mest etmeye hazırlanırken Akatlar Club Sporium eğitmenleri eşliğinde ise spor aktiviteleri gerçekleşiyor ve bir saat sonrasında Akbank Çocuk Tiyatrosu “Masal Masal İçinde” ile tiyatro severler ile buluşuyor. Hemen ardından da Akatlar Club Sporium eğitmenleri eşliğinde spor aktiviteleri sürüyor ve katılımcılara da sürpriz hediyeler veriliyor.
Moskova’dan Beşiktaş’a…
Dünyanın en önemli orkestraları arasında yer alan Moskova Senfoni Orkestrası, Mustafa Kemal Merkezi Attila İlhan Salonu’nda ilk konserini geçtiğimiz haftalarda verdi. Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenen konserde Moskova Senfoni Orkestrası’na Rusya’nın tanınmış keman ve piyano virtüözleri eşlik etti. Klasik müzikseverlerin buluştuğu konsere ilgi büyüktü. Orkestra konserde, şef Vladimir Ziva yönetiminde VVolfgang Amadeus Mozart, Ludvvig van Beethoven, Felix Mendhelssohn’un eserlerini seslendirdi. Konsere kemanda Rodion Zamuruev, piyanoda Victoria Korchinskaya Kogan solist olarak katıldı. Moskova senfoni orkestrası hakkında Moskova Senfoni Orkestrası 1989 yılında kurulan Moskova Senfoni Orkestrası, dünyanın en önemli orkestraları arasında yer alıyor. Aynı zamanda Rusya’da, devlet desteği olmadan özel kaynaklarla kurulan ilk bağımsız orkestra olma özelliği taşıyor. Kuruluşundan itibaren Moskova’nın müzik hayatına aktif olarak etki eden Moskova Senfoni Orkestrası, bugüne kadar dünya çapında çok sayıda şef ve solistle birlikte çalıştı. Bu isimler arasında Vladimir Ziva, Arnold Katz, Sergey Stadler, I. Golovchin, Yuh Bashmet, Victor Tretiakov, Vadim Repin, Alexander Knyazev ve Alexander Rudin bulunuyor. Moskova Senfoni Orkestrası Rusya ve yurtdışında iyi tanınan bir orkestra olarak, ABD, Japonya, Güney Kore ve Batı Avrupa’da çok sayıda konser verdi. Konser programlarının yanı sıra, yüksek kaliteli kayıtlarıyla da ün kazandı.
Asena ve Eğilmez Akatlar’da anıldı
Duygu Asena ve Ertem Eğilmez, Beşiktaş’ta anıldı. Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu tarafından düzenlenen “Ustalara Saygı” etkinliklerine iki sanatçı konuk oldu. Yapımcı ve sinema yönetmeni Ertem Eğilmez ve feminist hareketleriyle ülkemiz tarihinde bir dönüm noktası yaratan Duygu Asena, düzenlenen geceyle anıldı.
1989 yılında yaşamını yitiren değerli yapımcı ve sinema yönetmeni Ertem Eğilmez, birçoğu sinema tarihimiz açısından dönüm noktası olmuş filmlerinden oluşmuş sunumuyla birlikte kısa bölümlerle anıldı. Geceye sanatçının torunu Arzu Çevikalp, Atilla Dorsay, Buket Uzuner, Engin Ayça, Halit Akçatepe, Osman Cavcı, Ülkü Erakalın, Yılmaz Atadeniz konuşmacı olarak katıldı. Orçun Orçunsel kısa bir Chopin resitali ile geceye renk katarken, Can Saban da piyanosuyla usta yönetmenin unutulmaz film müziklerinden esintiler sundu. Faruk Şüyün’un hazırladığı ve Selen Domaç’ın sunduğu gece, Akatlar Kültür Merkezi Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde yapıldı. Düzenlenen etkinlikte kurucusu olduğu Arzu Film’in çatısı altında Yeşilçam’ın birçok ustasına öğretmenlik eden, esin kaynağı oluşturan Ertem Eğilmez, filmlerinden bölümlerle anıldı.
Perdeye yansıyan Ertem Eğilmez klasikleri arasında “Hababam Sınıfı” serisi, “Arabesk”, “Gülen Gözler”, “Banker Bilo”, “Süt Kardeşler”, “Canım Kardeşim”, “Mavi Boncuk” ile “Küçük Hanımefendi” de vardı. Engin Ayça, Ülkü Erakalın, Yılmaz Atadeniz ve eleştirmen Atilla Dorsay, Eğilmez’in sinemamız açısından ifade ettiği değeri seyircilere anlatırken, Yazar Buket Uzuner ise bir edebiyatçı gözüyle Ertem Eğilmez filmleri hakkındaki düşünce ve duygularını sanatseverlerle paylaştı. Yönetmenin filmleri için kılıktan kılığa bürünen Türk sinemasının değerli oyuncuları Halit Akçatepe ve Osman Cavcı da etkinliğe konuşmacı olarak katıldılar. Bir diğer gecede, özellikle “Kadının Adı Yok” adlı romanıyla, feminist hareketin ülkemizdeki tarihinde bir dönüm noktası yaratan Duygu Asena’nın farklı yönleri, dostları tarafından konuklarla paylaşıldı. Asena’nın kardeşi İnci Asena’nın da katıldığı etkinlikte Ayşegül Sönmez, Coşkun Aral, Fatmagül Berktay, Filiz Aygündüz, Müge İplikçi, Nâzım Alpman, Pınar Selek, Sedef Kabaş ve Yavuz Özkan konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte, Zeynep Tanbay’ın koreografisini yaptığı bir gösteri, altı dansçı tarafından, Derya Alabora’nın okuduğu Duygu Asena metinleri eşliğinde sanatseverlere sunuldu. Ustalara Saygı’ya Ali Kocatepe ve Vedat Sakman onun anısına söyledikleri şarkılarla katıldılar. Gecede Nebil Özgentürk’ün hazırladığı “Bir Yudum İnsan”dan yeniden kurgulanan özel bir bölüm de seyircilere sunuldu.
‘Kültür ve sanatın
başkenti olduk…’
Bir süre önce, yıllardır otopark olarak kullanılan mezbelelik bir alandan Kuruçeşme Arena’yı yaratan Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, MKM, Ortaköy Akatlar ve Levent Kültür Merkezleri’nde yaptığı atakla 4 yıl içinde Beşiktaş’ı adeta İstanbul’un kültür ve sanat merkezi haline getirdi!..
YERLİ VE YABANCI SANATÇILAR
10 Ağustos 2005 tarihinde Pink Martini konseriyle seyircilere ‘merhaba’ diyen Kuruçeşme Arena, o günden bugüne Boğaz’ın yıldızı olarak parlıyor. Yüzlerce yerli ve yabancı solist ve sanatçı Kuruçeşme’de ağırlandı, yüz binlerce insan konserleri coşkuyla izledi. Sezen Aksu’dan Ajda Pekkan’a Erol Evgin’den Funda Arar ve Kıraç’a uzanan dev konserler Kuruçeşme Arena’da yapıldı. Bugüne kadar yaklaşık 100 ünlü sanatçı ve orkestra eskiden çöplük olan ancak Beşiktaş Belediyesi tarafından dev bir konser arenasına çevrilen Kuruçeşme’de sahne aldı. Öte yandan Shakira, Sting, Depeche Mode, Evanescence, Sean Paul, Roger Waters ve benzeri dünyaca ünlü solist ve gruplar da Kuruçeşme Arena’da ağırlandı. Konserleri sadece bir yıl içinde yüzbinlerce kişi izledi.
MKM, AKM’YE RAKİP!..
Beşiktaş’ın kültür ve sanat alanında diğer bir yüz akı ise Mustafa Kemal Merkezi… AKM’ye rakip gösterilen Akatlar’daki MKM, 8 Aralık 2004 tarihinde Mucizeler Komedisi Müzikali ile açılmıştı. Ünlü sanatçı Şener Şen’in başrolünü oynadığı müzikal büyük ilgi görmüştü. MKM’nin yıldızı ise, her geçen gün sanatsal etkinliklerle biraz daha parlıyor. MKM’de bugüne kadar dünyaca ünlü Prag Senfoni Orkestrası konseri ve Eskişehir Belediyesi Senfoni orkestrasının verdiği konserler beğeni ile izlendi. Mart ayında ise Moskova Senfoni Orkestrası MKM’yi tercih etti. Dünya basını ve Avrupalı kültür ve sanat severler MKM’yi ve Beşiktaş’ı tanıdı.
TİYATRO VE SERGİ SALONU BİR İLK
1032 kişilik eşsiz tiyatro salonu ile MKM son günlerde bir atağa daha kalktı ve çocuk tiyatrosunda da ön plana çıktı. Öte yandan MKM içinde hizmete giren Beşiktaş Çağdaş’ta ise, ünlü ressamların tabloları sergileniyor. Kendine özgü bir müze konsepti bulunan sergi salonu, İstanbul’un en önemli alanlarından biri olarak kabul ediliyor. 2500 metrekarelik bir alan üzerinde kurulu olan Beşiktaş Çağdaş’ta resim sergilemek için aylar öncesinden gün alınıyor ve oldukça seçici davranılıyor. Prestijli dev boyuttaki sergi salonu, Türkiye’de bir ilk olarak gösteriliyor.
USTALARA SAYGI GECELERİ
Diğer yandan Beşiktaş Belediyesi tarafından kurulan Beşiktaş Platformu ile ustalara saygı geceleri de Akatlar Kültür Merkezi’nde tüm ihtişamıyla devam ediyor. Bugüne kadar onlarca aydın, edebiyatçı, yazar, ressam, tiyatrocu, sinema ve sahne yıldızı ile gazetecinin anıldığı ustalara saygı geceleri bir ilk olarak Beşiktaşlıların karşısına çıktı. Levent Kültür Merkezi’nde sinema günleri, Ortaköy’de ise tiyatro gösterileri ise eksik kalmıyor. Kışın kapalı alanlar tercih edilirken, yazın neredeyse her gün dünyaca ünlü bir solist veya orkestra Kuruçeşme Arena’da sahne alıyor. Bu arada ülkemizin önde gelen sanatçıları da Kuruçeşme Arena’da Beşiktaşlılar ve İstanbullularla buluşuyor.
Bu tür bir yapılanmanın ve böylesine çok kültür ve sanat merkezinin hiçbir ilçede bulunmadığına dikkat çeken Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, etkinlikleri daha da çoğaltacaklarını söylüyor. Ünal, faaliyetlerin niteliklerinin artırılarak vatandaşlarla buluşturmak için yeni projeler geliştirdiklerini de sözlerine ekliyor. “İstanbul’un kültür ve sanat merkezi Beşiktaş” diyen Ünal, Atatürk’ün de söylediği gibi sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözü ile hareket ettiklerini açıklıyor.
EKONOMİ DE CANLANDI
Öte yandan kültür ve sanat faaliyetlerinin artması Beşiktaş’taki ekonomik hayatı da canlandırdı. Bu alanda yatırımlar da artarken, kültür merkezleri ve sergi salonlarının bulunduğu alanlardaki hareketlilik, sabahın erken saatlerinde başlayarak, gece yarılarına kadar sürüyor. Kültür ve sanat merkezinin etrafında bulunan esnaf da Beşiktaşlıların yoğun ilgisi nedeniyle ticari alışverişlerin arttığına da dikkat çekiyor. İşin bir de ekonomik boyutu var. Gişe anlamında sirkülasyon yaşanırken, kültür ve sanat merkezlerindeki yoğunluk Akatlar, Levent, Ortaköy ve Kuruçeşme esnafını da sevindirdi. Merkezlerin bulunduğu bölgeler, tüm gün gözle görülür bir hareketlilik yaşıyor. Canlanmayla birlikte ekonomik anlamda da Beşiktaş kültür sanat merkezleriyle çok şey kazandı. Değişime uğradı.

Hatice Sultan Sarayı
Ortaköy ile Kuruçeşme arasında, bulunan saraylardan biri olan Hatice Sultan Sahil Sarayı, Beşiktaş’ın tarihi değerlerinden bir tanesi… 17.yy boyunca giderek günlük devlet işlerinden kopan Osmanlı sultanlarının, hanedanın kadın üyeleri ile birlikte bir anlamda Topkapı Sarayı’nı terk etmeleri ile bu dönemde İstanbul’un Haliç, sonrada Boğaziçi sahillerinde, sultanları uzun sürelerle ağırlayan sahil saraylar inşa edildi. Bunların büyük çoğunluğu, geleneksel olarak üst yöneticilerle evlendirilmekte olan sultan kızlarına, kız kardeşlerine ve kardeş kızlarına aitti. III.Mustafa’nın (hd. 1757 –1774) kızı Hatice Sultan’ın (1768 –1822) Ortaköy’deki sahilsarayı bunlardan biridir.
Hatice Sulta, amcası I.Abdülhamid’in (hd.1774 –1789) girişimi ile 1786’da Hotin muhafızı Seyyid Ahmed Paşa ile evlendirilmişti Kardeşi III.Selim’e (hd. 1789 –1807) yakınlığıyla dikkati çeken bu prenses, padişahın hayatında özel bir yer alırken, çağ dışı bazı diğer prensesler gibi özgür bir yaşam sürdürmeye başlamıştı. 1796’da Eyüp’te Defterdar İskelesi’nde bir sahilsarayı olduğu bilinen Hatice Sultan, bir taraftan burayı yenilerken, aynı zamanda 1804’te Ortaköy Kuruçeşme arasındaki Defterburnu’nda bulunan Neşetabad Sarayı’nın kısmen onarımı ile iç dekorasyonunun tümüyle yenilenmesine girişmiş; ayrıca 1809’da Arnavurtköy’de bir arazi satın alarak, Beyhan ve Esma sultanlar gibi kendi adına yeni bir sahilsaray inşa ettirmeye başlamıştı. Bu sıralarda İstanbul’da faaliyet göstermekte olan mimar –ressam Antoine –Ignace Melling (1763 –1831) ile bir yakınlık kurarak, onu Neşetabad Sarayı’nın bütün iç dekorasyonunun tepeden tırnağa değiştirmesiyle görevlendirdi. Zorda olsa yaratılan güven ortamında, mimar ile sultan efendinin sahil sarayın iç süslemeleri konusunda görüş alışverişinde bulunabildiği anlaşılmaktadır. Balmumundan hazırladığı moderlerle ilgili olarak Hatice Sultan’la yazışabilmek için Melling Osmanlıca öğrenirken, Hatice Sultan da Melling’den bu dili Latin harfleri ile yazmayı öğrenmiştir. Mellng’in Voyage pittoresgue de Constantinople et des rives du Bosphore isimli albümde yer alan ve yapının tamamlanmasından sonraki durumunu gösteren gravürü, sahilsarayın deniz cephesinin tüm ayrıntılarıyla betimlemektedir. Albüm metninde Melling’in tasarladığı belirtilen bir köşk dışında, Defterburnu Sahilsarayı’nda geleneksel Osmanlı sivil mimarisi ilkelerinin korunduğu anlaşılmaktadır. Gravürde eşlik eden metin ve arşiv belgeleri, yapı gruplarını ve sahilsarayın iç mekan organizasyonunu anlamamıza olanak sağlamaktadır. Saraya bağlı olan ilk yapı başağa dairesi, yani harem ağalarının başı olan görevli ile maiyetinin ikametgahıydı. Sarayı çevreleyen duvarların dışında kaldığı belirtilen bu iki katlı dairenin, gravürde ancak eliböğründelerle taşınan bir çıkması gösterilmiştir. Metinde, altı katın başağa ve maiyetinin kullanımına, üst katın da kız kardeşini sık sık ziyaret etmekte olan sultanın maiyetine ayrıldığı ve maiyetini burada bıraktıktan sonra padişahın sahil sarayın diğer bölümlerine yalnız ilerlediği belirtilmiştir. Beyhan ve Esma sultanların Boğaziçi sahilsaraylarının iç organizasyonlarıyla karşılaştırdığımızda emsalleriyle aynı konumda bulunduğu söyleniyor. Yapının, başağı ile kalabalık görevli ordusunun yerleşebilmesi için, gravürde gösterilmeyen oldukça geniş bir alanı kaplamış olduğu belirtilen her iki kat pencerelerinde de, Boğaziçi’nin Remile yakasındaki yapılarda sık görülen, rahatsız edici sabah güneşine karşı koruyucu alt ve üst gölgelikler bulunuyordu.
Aynı zamanda sahilsarayı girişi sağlayan bu neoklasik yapı, uzun,üzeri açık ve kafesli bir galeri ile sahilsarayın diğer dairelerine bağlanıyordu. Bu galeri üzerinde, iki ahşap direk üzerinde denize doğru çıkma yapan bir köşk bulunuyordu. Tabanı Boğaziçi yalılarında sık görülen balıkhane köşklerinde olduğu gibi ızgaralı olan bu köşk geçildikten sonra ulaşılan asıl yapı, sultan efendinin maiyetine ve özel kullanımına ayrılmış daireler ile, ortada yalnızca III. Selim’in ziyaretleri sırasında açılan bir daireden oluşuyordu. Rıhtıma oturan bu iki katlı sultan dairesinin iki yanında, yapı boyunca dizilen odalarla uzanan sultan efendi ve maiyetinin daireleri de iki katlıydı. Her iki kata da rıhtımdan biraz içeri çekilmiş olan birinci kat üzerinde, eliböğründelerle taşınan üç adet çıkma ile vurgulanan ikinci kat yükseliyordu. Sarayın asıl yapısının biraz ötesinde, denize taşan üç sofalı köşk tipte bir köşk ve onu takip eden iki duvar arasında, sultan efendinin eşinin İstanbul’da bulunduğu sıralarda oturduğu gösterişsiz özem dairesi bulunuyordu.
455 yıllık canlı tarih
Sinanpaşa Camii
Beşiktaş’ın merkezinde 15. yy’dan kalma bir cami sizleri karşılar. Tarif etmek gerekirse, Beşiktaş iskelesi karşısındadır. Kurucusu 1548-1550′de Kaptan-ı Derya olan 1553′te ölen Vezir Sinan Paşa’dır. Dikdörtgen bir plan üzerine oturtulan Mimar Sinan’ın eseri olan bu cami, Sinanpaşa Cami olarak bilinmektedir. Merkezi kubbe kemerlerle altı köşeli bir şekilde sütunlara dayandırılmış olup iki yanda ikişer kubbe bulunur. Kurulduğundan bu yana çeşitli tarihlerde onarım görmüştür. Mabedin son cemaat yerini medrese çevreler. Tek minareli olan caminin Hünkar mahfilinin ise yıkıldığı söylenmektedir. Caminin üstünü bir büyük kubbe kapamakta ve bunu sağ ve solunda ikişer yarım kubbe desteklemektedir. Kapı tarafından 5 kubbe daha yer almıştır. İkinci ve üçüncü kat pencerelerinin camları renklidir. İç süslemeleri ince kalem işidir. Avluyu son cemaat yeri ile birlikte 22 mermer sütunlu, kubbesiz ve kiremitle örtülü bir kısım çevirmektedir. Duvarları kesme taş ve kırmızı tuğla karışımıdır. Tek şerefeli bir minaresi vardır. İki kapılı bahçenin ortasında ise 4 mermer sütunlu bir şadırvan bulunmaktadır. Beşiktaş’ta, Barbaros Anıtı’nın karşısında yer alan 1553-1555 yıllarında Mimar Sinan tarafından yapılan cami, Edirne’deki Üç Şerefeli Cami’nin planını daha küçük boyutlarda yinelemiştir ve yapı, 6 ayaklı camilerin öncüsüdür. Cami avlusunu, 22 mermer sütunlu, kiremit örtülü revaklar ardında medrese odaları çevrelemektedir. Yapının iç süslemeleri ince kalem işlidir. Sinan Paşa Şadırvanı’nın üstü havuzdaki suyun kirlenmemesi için mermer eteklikle kapatılmıştır. Mermer eteklik ve sütun başlıkları 16. yüzyıl Osmanlı işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir.
Söz muhtarlarda
Önümüzdeki sayıdan itibaren muhtarlar ve mahallelerimizle ilgili haberler, araştırmalar ve söyleşilere başlıyoruz. Yapılacak olan araştırmalar ile 23 mahalleden sizlere geniş bir bilgilendirme yapacağız. Tarihi ve tabii dokunun anlatıldığı sayfalarımızın tamamlanması ile birlikte yine çok önemli bilgilerin yer aldığı ve Beşiktaş kentlisinin de içinde bulunacağı sayfaların hazırlık çalışmalarına başlanıldı. Beşiktaş Kentlisini bilgilendirebilmek amacıyla saraylar, camiler, nişangahlar ve çeşmelerle başladığımız seri yazılara bundan böyle muhtarlarımızla devam ettireceğiz. İki sayfayı mahallelerimize ve muhtarlarımıza ayırdık. Her sayıda 4 muhtar ve mahalle olmak üzere geniş çaplı bir çalışmaya başlıyoruz.

Tarih ve doğa… Kuruçeşme
Beşiktaş’ın önemli cazibe merkezlerinden biri olan Kuruçeşme, 7’den 70’e herkesi büyülüyor. Tarihi dokusu, sahile uzanan bağlantı yolları ve yeşiliyle ilçenin uğrak semtlerinden bir tanesi olarak biliniyor. Kuruçeşme Mahallesi Genel Tanımı: Kuruçeşme, Ortaköy ile Arnavutköy Mahalleleri arasında yer alan bir kıyı yerleşimi olarak tanımlanıyor. Semte ismini veren çeşme, II. Mehmed’in tezkirecibaşısı Osman Efendi’nin yaptırdığı ve bugün de ibadete açık olan camiinin alt katında ve doğu cephesinde yer alır. Tarihi dokusunu korumuş olan Kuruçeşme, geçmişte olduğu gibi bugün de, Beşiktaş’ın önemli yerleşimlerinden biridir.
Kuruçeşme Mahallesi’nin sokakları: Özefe Sokak, Eski Dolap Sokak, Mezarlık Sokak, Öksüz Çocuk Sokak, Keman Sokak, Orman Sokak, Mezarlık Çıkmazı Arnavutköy Kuruçeşme Caddesi Alay Emini Sokak, Avize Sokak, Çınarlıçeşme Sokak, Koru Sokak, Kireçhane Sokak, Kör Kadı Sokak, Yeşilpınar Sokak, Mevkip Sokak, Muhtar Hüseyin Sokak, Merdiven Sokak, Akıncılar Bayırı Sokak, Alaybeyi Çıkmazı, 1. Aralık Muhtar Nurettin Sokak, 2. Aralık Kuruçeşme Çıkmazı Muhtar Ali Rıza Sokak, Çeşme Çınar Sokak, Muhtar Abdullah Sokak, Alaylı Sokak, Coşkunlar Sokak, Akıncılar Aralığı Lale Sokak, Muallim Naci Caddesi Yol Sokak, Kolej Sokak, Ahmet Adnan Saygun Caddesi.
Boğaziçi’nin Rumeli yakasında Ortaköy’den Defterdar burnu ile Arnavutköy’den Sarrafburnu ve Robert Lisesi girişi ile sahil boyunca ve arkasındaki sarp kayalık tepelerin yer aldığı Kuruçeşme, 9 yy’dan beri önemli bir yerleşim yeri olma özelliğini koruyor. Yaklaşık 4000 civarında kişinin yaşadığı Kuruçeşme, tarihi dokusunu ve eserlerini halen korunmaktadır. Ortaköy’den Defterdarburnu ile; Arnavutköy’den Sarrafburnu ve Çorlulu Ali Paşa Yalısı (bugünkü Robert Lisesi girişi) ile ayrılan sahil boyunca ve arkasındaki sarp kayalık tepelerde yer alır. “Bithias”, “Kalamos”, “Amopolos” ve “Kuruçeşme” günümüze kadar aldığı isimlerdir. Semt sakinleri, koruları ve bol akar suları yüzünden, eski isminin Koruçeşme olduğunu iddia ederler. Bizans döneminde stilit rahipleri, 433’ten itibaren Simon Stilit 27 yıl, 460’tan itibaren Danyal Stilit 34 yıl, birer sütun üzerinde bu semtte yaşamışlardır. Semte ait çok eski gravürlerde bu sütunlara rastlanmaktadır. 9. yy’da Patrik Tarsias (784-806) Ayios Tarsias Manastırı’nı yaptırmıştır. Bizans hizmetindeki Peçenekler 1048’de atlar üzerinde Boğaz’ı yüzerek geçip manastır yanından karaya çıkmışlardır. 15. yy’a kadar durduğu bilinen manastırın Defterdarburnu ile Kuruçeşme Koyu arasında olduğu tahmin edilmektedir. Kuruçeşme yerleşmesinin yüksek bir yerinde Ayios Dimitrios Ayazması vardır. Kaynağına uzun bir yeraltı yolundan gidilir. Tatlı suyunun şifalı olduğuna inanılır. Ayrıca bağlar içinde Ayia Lipsi, Ayios Nikolaos ayazmaları vardır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde bahsettiği cami, II. Mehmed’in (Fatih) tezkirecibaşısı Osman Efendi’nin yaptırdığı bugün de ibadete açık olan camidir. 17. yy’da yenilenmiştir. Semte ismini veren çeşme, caminin alt katında ve doğu cephesinde (yol cephesi) harimin altında yer alan 1095/1683 tarihli çeşmedir. Daha sonra suyu kaçmış olan çeşmeyi Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa’nın kız kardeşi onartıp yaptırmıştır. Çeşme 1983’te restore edilmiştir. Caminin güneybatı köşesinde, Alay Emini Sokağı’nın hamamın arka bahçe duvarı ile bitiştiği yerde, yazıtı ve su haznesi ile acı sulu bir Osmanlı çeşmesi, günümüzde de kullanılmaktadır. Köy içinde Kırbaç Sokağı’nda Surp Haç Ermeni Kilisesi, Alay Emini ve Kırbaç Sokağı’nın kesiştiği yerde Rum Ayios Dimitrios Kilisesi ile Sarrafburnu’ndaki bir Rum ailenin şapeli niteliğinde Ayia Yani kiliseleri günümüzde faaldir. Kuruçeşme 19. yy’ın başlarında İstanbul’un önde gelen semtlerinden idi. Bu semtte padişahın özel izniyle oturulabilirdi. Müslüman yapıları aşıboyası, yeşil, beyaz; azınlık yapıları kurşuni, sarı renklere boyanırdı. Yükseklikleri farklı olurdu. Ulaşım, alışveriş kayıklarla yapılır, kayıklar kişilerin sosyal durumlarına göre saptanırdı. Sık iskeleler arasındaki rıhtımda hizmetkârlar dolaşır, balıkçılar ağlarını yayar, kayıkçılar mallarını satarlardı. Kuruçeşme’de Ortaköy sınırından Sarraf burnu’na kadar, sahilde, sultanların ve devletin ileri gelenlerinin yalıları yer alırdı. 19. yy’ın başlarında, Ortaköy Defterdarburnu’ndan Kuruçeşme’ye doğru ilk yalı III. Mustafa’nın (hd 1757-1774) kızı Hatice Sultan’ın Neşetâbâd Sahilsarayı idi. Hatice Sultan’ın ölümünden sonra diğer sultanların oturduğu yalı 1892’de yıktırılmış, yerine II. Abdülhamid’in (hd 1876-1909) kızları Zekiye ve Naime sultanlara, eş iki saray yaptırılmıştır. Defterdar İbrahim Paşa Camii’nden sonra Sadrazam Yusuf Paşâ’nın kardeşi Süleyman Bey Yalısı gelmekteydi. Hatice Sultan bu yalıyı maiyeti için kiralardı. Çeşitli defalar el değiştiren yalı 1908’de II. Meşrutiyet’ten az evvel II. Abdülhamid tarafindan satın alınarak kızı Naile Sultan’a hediye edildi. Kuruçeşme’de 5 tane iskele vardı. Bunlar: 1. aralık iskelesi, Kuruçeşme iskelesi (bugün Kuruçeşme Parkı içinde kalan iskele); 2. aralık iskelesi (yine park içinde İSKİ su tankerlerinin durduğu iskele), 2. aralık İskele (vapur iskelesi yapısının olduğu yer), 3. aralık iskele (Galatasaray Adası’na kalkan motorların iskelesi); Kuyumcubaşı İskelesi (Sarrafburnu’nun bugün kazıklı yolun başladığı yer) idi. Tezkireci Camii karşısında deniz kenarındaki bostancı karakolu ve yakınında Kızlar Ağası Ahmed Ağa tarafından yaptırılmış bir mektep vardı. Kuyumcubaşı İskelesi’nden Çorlulu Ali Paşa Yalısı önüne kadar olan yer yaklaşık 200 yıldır Sarrafburnu olarak anılmaktadır. Yalıların büyük bir kısmı işgal sırasında, 13 Haziran 1919’da Fransızların Kara Todori Paşa Yalısı’ndan çıkardıkları yangının büyümesi ile yok olmuş, ayakta kalabilenler de imar hareketlerinin kurbanı olmuştur. İstiklal Savaşı sonrasında hanedanın ve azınlıkların sahipsiz bıraktığı, arsa haline gelen bu yerler kömür deposu haline getirilmiş, ayakta durabilenler tütün vb depolarına dönüşmüş veya yıkıntı haline gelmiştir. Kuruçeşme sahilleri uzun süre kömür deposu olarak kullanılmış ve çirkin bir görünüm sergilemiş, 1986’dan sonra sahil kömür depolarından temizlenerek yeşillendirilmiş, kısmen park olarak düzenlenmiş, kısmen de Naile Sultan Yalısı’nda olduğu gibi güzel restitüsyonlar yapılmıştır. Son imar hareketleri sırasında Sarrafburnu yalıları ve Arnavutköy yalıları önünden kazıklı yollar geçirilmiş ve kıyı kısmen doldurularak kıyı hattı ve kotu değiştirilmiştir.
Tarih boyunca yeşil koruları ile anılan Kuruçeşme gravürlerde de böylece resmedilmiştir. Başvekâlet arşivinde Asâkir-i Mansure teşkilatı zamanında sayıları 28 olarak tespit edilen bahçeler arasında adı sayılmaktadır. Sultanlara ve zamanın yüksek rütbeli kişilerine ait olan sahilhane ve köşk bahçelerine çok önem verilmiş, hatta zaman zaman Avrupa’dan bahçıvanlar getirtilerek bahçeler düzenletilmiştir.
Kuruçeşme ile ilgili daha çok merak ettikleriniz var ise, Kırbaç Sokak No:40’ta bulunan muhtar Adnan Soysal’dan detaylı bilgi edinmeniz mümkün. 1994 yılından bu yana muhtarlık görevini sürdüren emekli maliye memuru Soysal’a 0212 287 06 38 no’lu telefondan ulaşabilirsiniz.
Çöplüktü, konser sahası oldu
YÜZLERCE yerli yabancı sanatçı, yüz binlerce izleyici Kuruçeşme Arena’da buluştu. 10 Ağustos 2005 tarihinde Pink Martini konseriyle seyircilere ‘merhaba’ diyen Kuruçeşme Arena, o günden bugüne Boğaz’ın yıldızı olarak parlıyor. Yüzlerce yerli ve yabancı solist ve sanatçı Kuruçeşme’de ağırlandı, yüz binlerce insan konserleri coşkuyla izledi. Sezen Aksu’dan Ajda Pekkan’a Erol Evgin’den Funda Arar ve Kıraç’a uzanan dev konserler Kuruçeşme Arena’da yapıldı. Bugüne kadar yaklaşık 100 ünlü sanatçı ve orkestra eskiden çöplük olan ancak Beşiktaş Belediyesi tarafından dev bir konser arenasına çevrilen Kuruçeşme’de sahne aldı. Öte yandan Shakira, Sting, Depeche Mode, Evanescence, Sean Paul, Roger Waters ve benzeri dünyaca ünlü solist ve gruplar da Kuruçeşme Arena’da ağırlandı. Konserleri sadece bir yıl içinde yüzbinlerce kişi izledi.

MKM’ye yakıştı!..
Dünyanın en önemli orkestraları arasında yer alan Moskova Senfoni Orkestrası, Mustafa Kemal Merkezi Attila İlhan Salonu’nda geçtiğimiz haftalarda iki gün üst üste konser verdi. Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenen konserde Moskova Senfoni Orkestrası’na Rusya’nın tanınmış keman ve piyano virtüözleri eşlik etti. Klasik müzikseverlerin buluştuğu konsere ilgi büyüktü. Orkestra konserde, şef Vladimir Ziva yönetiminde VVolfgang Amadeus Mozart, Ludvvig van Beethoven, Felix Mendhelssohn’un eserlerini seslendirdi. Konsere kemanda Rodion Zamuruev, piyanoda Victoria Korchinskaya Kogan solist olarak katıldı. Sanatseverler konsere büyük ilgi gösterdi. 3’TE
‘Kadınlar çiçektir’
Beşiktaşlı kadınlar, geçtiğimiz hafta kapılarını açar açmaz karanfillerle karşılaştılar. Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Beşiktaş Belediyesi ekipleri, Beşiktaşlı kadınları evlerinde ziyaret ederek onlara binlerce çiçek dağıttı. 82 bin çiçeğin dağıtıldığı günde, kadınların mutluluklarını gizlemedi ve teşekkürlerini iletti. Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir açıklamada bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Türkiye’de çağdaşlık yolunda kat edilmiş mesafeyi, elde edilmiş hakları koruyan, ülkeyi geriye götürme çabalarına karşı direnen temel gücün ”Atatürk Türkiyesi’nin kadınları” olduğunu belirtti. Ünal, 2000′li yıllarda toplumun temel yapı taşı olarak güçlü bir kadın kimliği ve profili görebilmekten büyük mutluluk duyduğunu söyleyerek Türk kadınının seçme ve seçilme hakkının Avrupa’daki birçok ülkeden önce verildiğini hatırlattı ve ancak halen TBMM’de kadın milletvekili sayısının 50 olduğunu vurguladı. Ünal, Türkiye’de halen töre cinayetleri işlendiğini, kadınların şiddete maruz kaldıklarını vurgulayarak, kadınların sorunlarının çözümünün kolektif bir çabada yattığını kaydetti. Beşiktaş Belediyesi olarak kadınların toplumdaki konumlarının güçlenmesi için her zaman yanlarında olacaklarını ifade eden Ünal, “Çünkü kadın olmadan çağdaşlığın olamayacağını, Atatürk’ün çizdiği yolda aydınlık yarınlara ulaşamayacağımızı biliyoruz. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım” dedi.

SPOR HABERLERİ

İnönü’de Nazım dizeleri
Beşiktaş taraftarı tribünlere damgasını vuruyor. Her maçta önemli bir söz ve tezahürat üreten Beşiktaşlılar, Kartal’ın liderliğinden bu yana Nazım’ın dizelerini söyle-meye başladı.
Yıllardır şampiyonluğa hasret taraftar, “Biz inandık sizde inanın” diye gürlüyor statta…
“Güzel günler göreceğiz. Aydınlık güzel günler…” diye de İnönü stadını inletiyor. 90 dakika susmayan Beşiktaşlılar futbolcuları da etki altına aldı. Nazım Hikmet’in dizeleri ile çoşan Siyah-Beyazlılar şampiyonluğa adeta şartlandı. Ligin uzun bir maraton olduğunun bilincinde olan taraftar “Bu kadar yaklaşmışken artık bırakmayız. Şampiyonu tayin edecek biziz. Her maçı kazanırsak veya puan kaybetmezsek şampiyon biziz” demeye başladı.
Öte yandan, bu havaya futbolcular da girdi. Teknik heyet ve teknik direktör Ertuğrul Sağlam daha önce yaptığı açıklamada lider olursak artık bırakmayız” demişti. Taraftar şimdi bu sözün arkasında durulmasını bekliyor. Sağlam son söz olarak da eğer şampiyonluğa oynuyorsak bir dakika bile zaman kaybetmemeliyiz. Bazı maçlarda kötü oynadık. Ama puan kaybetmedik. Bunu da düzeltmeliyiz. Artık her şey bizim elimizde” dedi.
Başkan Demirören’de şampiyonluk halinde Beşiktaş’ın önünün açılacağını, bu yıl şampiyonluğu en çok isteyen takımın kendileri olduğunu söylüyor.
Bir mısrasıyla bile olsa, tribünlere damgasını vuran Nazım Hikmet’in dizelerinin tamamı ise şöyle:
Güzel Günler Göreceğiz
Güzel günler göreceğiz çocuklar
Motorları maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz
Hani şimdi bize
Cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır,
Yalnız cumaları, yalnız pazarları
Hani şimdi biz
bir peri masalı dinler gibi seyrederiz
Işıklı caddelerde mağazaları,
Hani bunlar
77 katlı yekpare camdan mağazalardır.
Hani şimdi biz haykırırız
Cevap:
Açılır kara kaplı kitap: Zindan
Kayış kapar kolumuzu
Kırılan kemik, kan
Hani şimdi bizim soframıza
Haftada bir et gelir
Ve, çocuklarımız işten eve
Sapsarı iskelet gelir
Hani şimdi biz
İnanın, güzel günler göreceğiz çocuklar
Güneşli günler göreceğiz
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz.

SPOR YAZARLARI OYLUYOR
Beşiktaş Gazetesi, “Beşiktaşlı Yılın Sporcusunu (3)” seçiyor
Beşiktaş Gazetesi tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Beşiktaşlı Yılın Futbolcusu Yarışması bu sezonda devam ediyor. Beşiktaş Gazetesi, yılın futbolcusu seçilen Beşiktaşlı’ya Beşiktaş Gazetesi Yarışma her hafta oynanan maçtan sonra spor yazarlarının görüşleri doğrultusunda yapılıyor. Spor yazarlarının verdiği oylar, haftanın futbolcusu belirliyor. 34 hafta sonunda haftanın futbolcuları ortaya çıkıyor ve en fazla haftanın futbolcusu seçilen Beşiktaşlı sezon sonunda Beşiktaş Kupası’nın sahibi oluyor. Geleneksel hale gelen ve bu sezon üçüncüsü yapılan Beşiktaş Gazetesi Kupası için görüşlerine başvurduğumuz, yazılarından yararlandığımız ve her maçtan sonra oy veren spor yazarları şöyle: Atilla Gökçe, Güven Taner, Kazım Kanat, Zeki Çol, İlker Ateş, Korkut Göze, Gülengül Altınsay, Vedat Okyar, Salih Sezer, Hayri Ülgen, Atıf Keçeci, İsmail Er, Ömer Güvenç, Sanlı Sarıalioğlu, Bilal Meşe, Faik Gürses, Adnan Aybaba, Fatih Doğan, Zafer Arapkirli, Basri Baykoç, Yemen Ekşioğlu, Gültekin Onay. 2007-2008 sezonu oylamaları şöyle: İlk yarı, Konya: S. Özkan. Kasımpaşa: Yok. G.Antep: Batuhan. Kayseri: H. Arıkan. Ankara: Yok. Denizli: Tello. G.Saray: Tello. G.Birliği: Tello. Trabzon: Bobo. B.Ş. Belediye: H. Arıkan. F.Bahçe: Yok. Sivas: Higuain. Oftaş: Bobo. Rize: Delgado. Bursa: Delgado. A.Ggücü: Delgado. Manisa: Bobo. İkinci yarı da Konya: Nobre. Kasımpaşa: Nobre. Gaziantep: Cisse. Kayseri: Yok. Ankara: İ. Toraman. Denizli: Holosko. G.Saray: İ. Toraman. G.Birliği: Bobo.

ULEB Cup
heyecanı
Beşiktaş Cola Turka Erkek Basketbol Takımı, ULEB Cup 3. tur ilk maçında deplasmanda Kızılyıldız ile karşı karşıya geldi. ULEB Cup’ta grup maçlarını yenilgisiz lider tamamlayarak kupa tarihine geçen, ardından 2. tur ilk maçında deplasmanda 15 sayı farkla mağlup olduğu Hapoel Jerusalem’i, rövanşta muhteşem bir basketbolla 73-53 yenerek tur atlayan Beşiktaş Cola Turka Erkek Basketbol Takımı, 3. tur ilk maçında Kızılyıldız ile 80-80 berabere kaldı. Karşılaşmanın rövanşı 18 Mart’ta BJK Akatlar Cola Turka Arena’da oynanacak. Rövanş maçındaki galip gelen taraf üst tura çıkacak. Maçın üçüncü çeyreğinde Kaya Peker ve Apodaca sakatlık geçirdi. Ayrıca Dalmau da 4 faulü nedeniyle kenardaydı. Maçın son çeyreğinde sakatlanan oyuncular maça girerken, Shumpert’in 3 sayılık basketi ile son 2 dakikaya girildi ve Beşiktaş’ı 79-78 öne geçirdi. Mücadelenin son anlarında üstü üste top kayıpları yapan Siyah-Beyazlılar, savunmadaki başarısıyla dikkat çekti. Karşılaşma 80-80 beraberlikle tamamlandı.
Belgrad’daki karşılaşmayı Başkan Yıldırım Demirören, Basketbol Şubesi’nden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Şeref Yalçın ve Masa Tenisi, Briç ve Dış İlişkiler’den Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mario Berk de izledi.
KIZILYILDIZ’I TANIYALIM
ULEB Kupası’nda (F) Grubu’nda yer alan Sırbistan’ın Kızılyıldız ekibi, Rusya’nın Dinamo Moskova ve Belçika’nın Telindus Oostende takımlarının ardından 6 galibiyet, 4 mağlubiyetle 3. sırada yer aldı. 2. turda Oktay Mahmuti’nin antrenörlüğünü yaptığı Benetton Tamoil takımıyla eşleşen Sırbistan ekibi, oynadığı 2 maçı da 81-71 ve 83-82′lik skorlarla kazanarak Siyah-Beyazlıların rakibi oldu. Kadrosunda 4 yabancı oyuncu bulunan Sırbistan ekibinin en skorer oyuncuları ise Tadija Dragicevic ve ABD’li Omar Cook. Didem TUTAL

SAYI 55

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

GAZETE BEŞİKTAŞ,

SAYI:55, 14 OCAK 2004

SAYFA 2

Baba Hakkı yaşıyor

Daha önce de 100.yıl anısına Kartal heykeli ve Kartal anıtı yaptıran Beşiktaş Belediyesi’nin şimdi de siyah-beyazlı camianın unutulmaz ismi, Hakkı Yeten’in (BABA HAKKI)’nın heykelini yaptırdığı öğrenildi.
Gazete BEŞİKTAŞ muhabirleri heykelin yaptırıldığı atölyeyi tespit ederek bu olayı görüntülediler. Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu tarafından yaptırılan heykelin Hakkı Yeten’in son zamanlarını tasvir ettiği görüldü.
Beşiktaş Belediyesi tarafından yaptırılan heykelin 100.yıl anısı nedeniyle gerçekleştirildiği kaydedilirken, daha önce de yaptırılmış olan Kartal Heykeli ve anıtının Beşiktaş Köyiçi’ne konulduğu vurgulandı.

BABA HAKKI kimdir?

Beşiktaş’ın en büyük futbolcusu Baba Hakkı’dır. Hakkı Yeten’in karizmatik kişiliği, kaptanlığı ve o çelik otoritesinin örnekleri kuşaktan kuşağa anlatılır. İstatistikler de Baba’yı baştacı etmiştir. 17 yılda 439 maç, 382 gol! Bu saygıyı yakalamak mümkün mü! Hakkı Yeten 1910 yılında Vodina’da doğdu. Babası Binbaşı Mahmut Nedim, Çanakkale savaşlarında şehit düşünce yetim kaldı, altı kardeş, dul anneleriyle birlikte İstanbul’a geldiler. Hakkı Yeten de baba mesleğini seçerek Halıcıoğlu Askeri Lisesi’ne girdi. Harbiye takımında santrhaf oynayan büyük ağabeyi Muhtar’ın teşvikiyle futbola başladı. Kısa zamanda bir yıldız adayı olarak dikkati çekti. 1931 yılında Beşiktaş futbol takımının kurucusu Şeref Bey tarafından keşfedildi, tazminatı ödenerek askeri liseden alındı ve Siyah – Beyazlı takımda unutulmaz maçların kahramanı oldu.
Hakkı Yeten tam 17 yıl boyunca Siyah-Beyazlı formayı sırtında taşıdı. Kaptan olduktan sonra takım içinde büyük bir otorite kurdu, disiplin sağladı. Oynadığı 17 yıl içinde beş yılı üst üste olmak üzere 8 İstanbul Ligi, 3 İstanbul Şilt Kupası, 1 İzmir Uluslararası Fuar Kupası, 3 Milli Lig Şampiyonluğu, 1 Türkiye Kupası, 2 Başbakanlık Kupası, 4 Özel Turnuva Şampiyonlukları kazandı. Oynadığı yıllarda milli maçları az olması nedeniyle de sadece 3 kez milli formayı giyebildi. Baba Hakkı futbolu bıraktıktan sonra’da Beşiktaş’tan kopmadı 3 dönem kulüp başkanlığı yaptı. Otoritesini hiç eksiltmedi. Yine Beşiktaş’ın şampiyonluklar kazanmasında büyük pay sahibi oldu.

Sayfa 3

Türklerin kökeni

Prof. Dr Ahmet Ercan, bugüne kadar hiç bir yerde yayınlanmamış bir konuya açıklık getirdi. Konuyla ilgili bir dizi yanlışı da düzeltmek amaçıyla Gazete BEŞİKTAŞ’a yazan Prof. Dr Ahmet Ercan önemli bilgiler verdi. Ercan şunları yazdı;
“Bugünkü biz Türkler’in nereden doğduğu hep bilmek istediğimiz konudur. Bu konuda ayrıntılı antropolojik, ayrıca arkeolojik araştırmalar yapan değerli bilgin Prof.Dr. Reha Oğuz Türkkan’a göre, Türkler tüm diğer ulusların çoğu gibi Orta Asyalıdır, yaklaşık bundan 10 bin yıl önce doğmuşlardır. Ancak, hangi ulusun hangi ulusla bağı, karışımı, uzantısı vardır, ona bir bakalım.
Bundan aşağı yukarı 30 bin yıl önce, yeryüzünde bulunan taşıllara göre, yalnızca 3-4 anasoy vardı. Bu, Yontma-Kabataş (Paleolitik) Çağı’nda, biz Türkler yoktuk.
Binlerce yıl bu anasoylar karıştı, bir sürü kırma türler çıktı, sonra gelenler yerli yerine oturunca, belli özellikli 8-10 anasoy oluştu. Bunlardan yalnızca ikisi biz Türkleri ilgilendirir: Avrasya’da Ural Dağları’nda yaşayan Ak Brakisefal soyla (ki yanlışlıkla “Alp-Alpin” adı takılmıştır), bir de Asya’nın Sibirya ucundan Baykal Gölü ile Tanrıdağları’na doğru uzanan geniş bölgede yaşayan Amerindler. Diğer bir deyişle, Asya’da yaşayan Kızılderili soyu, bakır tenli, biraz çekik gözlü, orta başlı (mezosofal) kişiler.
Amerika kaysağında bugüne değin 20-30 bin yıl öncelerine ilişkin güvenilir hiçbir kişi taşılı (fosili) bulunmadı. Şimdiki Kızılderililer’in ataları (Amerindler) o çağlarda Doğu Asya ile Sibirya’da yaşıyorlardı. Kalan izlere göre ancak D.Ö. 22 000- 17 000 yıllarında Bering Boğazı yoluyla Amerika’ya göçler başladı. 2
İşte, bu iki anasoy, biz Türkler’in “ana ve babası”dır.
Bu iki anasoy, 6000 yıl arayla iki kez karışmıştır; biri doğuya, diğeri batıya göçleri sırasında. İlki Tunç Çağı’nda olmuş, D.Ö. 8000ler. Urallı Alp’ler olasılıkla çoğunluktaymış ve karşılaşma, Aral gölü dolaylarında gerçekleşmiş. Yeni doğan üren (kuşak), heryerde olduğu gibi, kırmaydı. Ancak binlerce yıl iç evlenmeler sonucu genler durulmuş, sonuçta yepyeni bir soy oluşmuş: ÖN-TÜRKler, sonraları bunlar eyge uygarlığında çığır açacak bir kuşaktır, bir göbektir.
İkinci karşılaşma, D.Ö. 2000′lerde. Bu kez Asyalı Kızılderililer çoğunlukta – Baykal Gölü ile Tanrıdağları’na dek göçen Urallı Alp’ler ufak bir küme. Bu çağdaki karışmadan doğanlar, sonradan genleri durulunca, günyıla “İLK-TÜRK”ler olarak geçmişler, daha sonraki adlarıyla bunlar Hunlar, Uygurlar, Aparlardır. (Avarlar)
Moğollar ise, asıl adları “Şevey”dir, ayrı bir soydurlar. Gerçi bir soyları (anaları?, babaları?) Asya Kızılderilidir ancak, evlenmeleri Alplerle değil, Çinde’ki SİNİD sarı ırktan budunlarla olmuştur. Asya’da Kızılderili kalmayınca Sibirya ormanlarını bu “Moğol”, diğer bir adla Şeveyler doldurmuş, Türklere komşu olarak giyinişlerini, biliklerini (silahlarını), birçok geleneklerini Türkler’den almışlardır. Ötesi, soykırımın suçlularından biri Şeveyler olmasına karşın, Ergenekon Destanı’nı da benimseyip kendilerini yulunmuş budun gibi görmüşlerdir! Uygur-Şato Türk soyundan olan Börütegin evgili başlarına geçirince bu oluşmuştur. Cengiz Han bu uruktandır.
Ön Türkler, Orta Doğu’ya, Mezepotamya’ya göçüp, insanlığın ilk gerçek uygarlığını kuruyorlar: Sümerler, Elamlar (D.Ö. 4500-2700). Kolları Anadolu’ya giriyor: Ön Hititler (2700-2000), Nezik-Hititler 2000 yılında Anadolu’yu alıyorlar. Bunlar Türk değil, Ön Cermen (Almanların Atası). Ön-Hitit Uygarlığı’nı üstleniyorlar. D.Ö. 1000′de bir karmaşa: Budunlar Göçü. Anadolu’ya Sümer’den göçüp de Ege’ye yerleşmiş olan Lidler/Turskalar denizci oluyor. Bir kol Kuzey İtalya’ya yerleşiyor: E-Türksler. Bir başka Turska kolu Atlas Okyanusu’na açılıyor, Meksika’nın Vera-Cruz körfezine çıkıyor. Orada, Ulmek Uygarlığı’nı kuruyorlar. Aztek, İnka, bunun süreği olabilir.
Mezepotamya’daki Ön-Türk Sümerler ne oluyor? D.Ö. 2000′lerden sonra, Güney’den akın akın gelen Sami (Semitik) göçleri altında bozulup, siliniyorlar. Yalnızca bir bölümü göçüyor, SU-K adıyla Kuzey’e, Kafkaslar’a, Karadeniz’in kuzeyine yayılıyorlar: Saka-İskitler. Bir başka kol Orta Asya’ya Türkmenistan’a, ötesi Tanrıdağları’na oradan da Çin’e uzanıyor! Sakalar İranlılarla çatışıp duruyor: “İran-Turan Savaşları”. (Şehname, Efrasiyab/Alper-Tunga). Orta Asya’nın içlerine çekilenler ŞU Krallığı’nı kuruyor. Büyük İskenderle savaşıyorlar. Bunların bir kolu Çin’e giriyor, “Çu-Çu” adındaki ilk Çin uruğu oluyorlar.
Tanrıdağ bölgesindeki Ön-Türkler, kuzeylerdeki İlk Türk/Şevey Birliği olan Apar İlkutu’na başkaldırıyor, yeniyorlar. İlk kez Ön Türk / İlk Türk birlikteliği, Göktürk İlkutu içinde gerçekleşiyor.
Özet ile bakacak olursak Türklerin geçmişte ilk görünüşleri, bundan 8 – 10 bin yıl öncedir. Kızılderililer bizim büyük büyük atalarımızdan biri. Ancak yaklaşık 22 bin yıl önce Amerika kaysağına geçenler bizi pek bilmiyorlar. Onların kullandığı Türkçe dili 22 bin yıl öncenin Türkçe dili olabilir. Süre içinde dil değişmiş olabilir.Ancak gelenekler saklı kalır. Sözgelimi Altay Türkleri, kişinin onuru ile gücünün saçında olduğuna inanırlardı. O nedenle yağısını (düşmanını) öldürdüğünde, “İşte senin gücünü ve onurunu elime aldım. ” anlamında kafa derisini yüzerlerdi. Çocuk doğduğunda çadıra ilk gelenin adı ona konulurdu. Bu gibi gelenekler Amerika Kızılderilileri arasında süre gitmiştir.
Bizim büyük atalarımız Alplerle – Kızılderililerin karışımı olan Ön Türkler ile İlk Türkler. Sümerler – Elamlar Türklerden kopup gelme, ilk Türklerden, Uygurlar – Hunlar ile Avarlar ise Orta Asya’dan kalan Ön Türklerle, Alp ile Kızılderililer’in karışımıdır. Sümerlerle, Uygurların aralarında 2500 yıl süre ayrılığı var. Sümer Türkçesi, Orta Asya Türkçesi’nde uzun yıl ayrı kalmıştır. Kendi içinde ayrıca gelişmiştir. Anadolu’da Grek, İtalya’da Roma Uygarlığı’na katkıda bulunan Turskalar ile E-Türksler; Ön Türk soyudur. Avrupalılar’dan önce Atlas Okyanusu’nu geçip Meksika ve Orta Amerika’da Ulmek ve belki de İnka, Maya, Aztek Uygarlığı’nı kuran çekik gözlü, bakır tenli topluluklar Turskalar, diğer bir deyimle bizim büyük atalarımız olabilirler. Biliyor musunuz, bugün Meksika’da yaşayan Mayalar arasında yalnızca kısa bir gezi sırasında Sayın Ekrem Türker ve eşi Gönül’ün derlediği Türkçe kökenli sözler ve anlamları şunlar;
MEKSİKA TÜRKÇESİ: Maya, karakol – gökyüzü gözlemevi (kara, Türkçe’de bakmak demek), tepek – tepe, çapul – çapulcu, tulum – tulum, uçmal – üç kez, çapul tepek – çapulcu tepesi, Çeçen İtza – Çeçen, can Balum – canım balım, temiz kal – hamam.
Ancak, Meksika’da gelişen Maya Uygarlığı ile Kuzey Amerika’daki Kızılderililer’in yakınlığı ilginçtir. Bening boğazını bundan yaklaşık 22 bin yıl önce geçen Kızılderililer, Orta Asya’daki yaşantılarını geliştirememişlerdir. Yalın, doğu ile içi içe yaşamı sürdürmüşlerdir. Oysa, bundan yaklaşık 3 bin yıl önce Orta Amerika’ya Sümer’den Mezepotamya’ya göçen Turskalar, Sümer Uygarlığı’nı Orta Amerika’ya taşımışlar ve orada onu geliştirerek Maya ile Ulmek uygarlıklarını oluşturmuşlardır. Maya ile Kızılderili soydaştır. Ancak, bunu bilmeyerek yaşamışlar, Mayaların uygarlığı İspanyollarca, Kızılderililerin kökü ise Amerikanyalılarca (İngiliz barbarlar) kazınmıştır. Bunlar, ötkende Türk soyuna yapılan en büyük soykırımdır, kıyımdır. Türkiye’de bu iki soykırımın anıtı dikilmesi gerekir.
Bugün ABD’nin kırıp geçirdiği Mezopotamya (Irak – Suriye) Sümer – Sami (Arap) karışımı da, açıkçası Türk kırmasıdır. Tungazlar (Kore, Japonya) Kızılderili – Altay kökenli bizim yakınlarımızdır. Çinliler de; Türk karışımı. Bulgarlar; Türk – Slav karışımıdır. Ruslar; Alan Türkü, Slav, İskandinav karışımıdır.
1071′de Anadolu gelen Oğuz Türkleri ile Sümerler arasında 5500 yıllık bir süre ayrılığı vardır. Oğuzlar 14. yüzyılda Avrupa geçmeden önce Avrupa’ya ilk Türkler, onlardan 2500 yıl önce oraya göçmüş, yerleşmiş, ilkutlar kurmuş, bir Tanrılı inancı, yeni abeceleri almışlardı. Kısacası daha Osmanlı gelmeden Avrupa, halihazırda bir Ön ile İlk Türk Yurdu idi… Özet ile anlatımı böyle toparlayabiliriz.
Onun içindir ki, Atatürk Cumhuriyet kurulduktan sonra Orta ve Güney Amerika’daki Maya, Aztek kazılarını “Onlar Türklerin Atasıdır” diye desteklemiş, üniversitede Hititoloji yerine, bizim yakınlarımız Sümerlerdir diye Sümerolojiyi kurmuştur.
Aynı Atatürk 1926 yılında Hitit olan Alacahöyük kazılarını da başlatmıştır. Çünkü demiştir, onlarda bu yurtta yaşadılar, onlar Almanların atası iken bizlerin de ataları olmuştur diye benimsemiştir. Çanakkale’de ölen Avusturalyalı erleri için Atatürk, “Onlar bu yurt için kan döktüler, artık onlar bu yurdun bir parçasıdır, onlar bizim de çocuklarımızdır.” dediği gibi, bu yurtta ne varsa, ne geçmişse Türktür, Türk onun biricik kalıtçısıdır (mirasçısıdır). Şimdi, o Hitit’ten kalan kişiler yoğunlukla Bayburt, Gümüşhane, Sivas, Tokat, Konya, Isparta, Denizli’de yaşıyorlar. Onlar safkan bir Türk. Ancak Hititler yoluyla Almanlar Türkler’in yakınlarıdır.?
Kısacası, Atatürk’ün Güneş Dil Kuramı’nda belirttiği gibi, acaba Türkler eyge uygarlıklarının kökenini mi oluşturuyorlar?”

Sayfa 4

Suya düşen akıllar

Sıradışı bir oyun Ortaköy Kültür Merkezi’nde aralık ayının ikinci haftası start aldı. İlginç yaklaşımı ve hayatı farklı bir bakış açısıyla değerlendirmesiyle neredeyse kapalı gişe oynuyor. Oyun, haftanın Perşembe Cuma ve Cumartesi günleri, saat dokuzda seyircisiyle buluşuyor. Oyunu sahneleyen İkinci Tiyatro ekibinin en önemli hedeflerinden biri ise, Suya Düşen Akıllar gibi oyunlar ile Beşiktaş’ta tiyatro alışkanlığının devamlılığını sağlamak…
Ortaköy Kültür Merkezi’nde, yeni perde açan bir oyun şimdilerde çok konuşuluyor. “Suya Düşen Akıllar” adını taşıyan oyun, pek alışık olmadığımız bir tarzda. Metnin yazarı ve aynı zamanda İkinci Tiyatro’nun kurucusu Davut Kayacı, oyunun türüne “duruma göre komedi” demiş. Yani isterseniz gülün, isterseniz kaygılanın… Mesaj, tiyatro severlere ve onların bakış açılarına bırakılıyor. 2151 yılında geçen bu oyunun oyuncularını ise, ya televizyondan ya dizilerden, mutlaka bir yerlerden tanıyoruz. Bu oyunu ise sadece Ortaköy Kültür Merkezi’nde seyredebilirsiniz. Görüştüğümüz oyuncular, çok keyif aldıkları “Suya düşen akıllar” isimli oyunun sürekli olarak ve sadece Ortaköy’de oynanması sebebini, Beşiktaş bölgesinin bir tiyatro kültürüne ihtiyacı olmasına bağlıyorlar. Çok beğenilen oyunda, 2151 yılının Türkiye başkanını oynayan Ulvi Alacakaptan, konuyu şöyle anlatıyor:
“Yıl 2151, iki tane Türk astronotu aya basıyor. Çünkü, Yunanlılar aya çıkmışlar. Bizimkiler de onlara gıcık oldukları ve aya bayrak dikmek için, iki tane astronotu, aya gönderiyorlar. Fakat astronot, uzay aracını çok seviyor. Biraz hor kullandığı için de motorları yakıyor. Bu şekilde ayda kalıyorlar. Bayrak dikmek için gidiyorlar ama, sapını Türkiye’de unutuyorlar. Buna paralel olarak Türkiye’de iki gündür yaşanan bir problem var. Türkiye, başkanlık sistemine geçmiş. Başkan ve yardımcısı dışında herkes, içtikleri su yüzünden delirmişler. Başkan ve yardımcısı, bu dertten nasıl kurtuluruz, diye planlar yapıyor. Ama bu eski bir efsanedir. O efsanede olduğu gibi, bakıyorlar ki, herkes anormal olduğu için kendileri de anormal duruma düşüyorlar, hemen onlar da o sudan içiyorlar. Oyun böyle iki şekilde gelişiyor. Biz bu oyunu, Ortaköy’de oynayacağız. Başka hiçbir yere gitmeyecek. Bu hem salonun yerleşimi açısından önemli hem de biz, burada tiyatronun devamlılığı olması açısından böyle tercih ediyoruz. Başka oyunların da arkasından gelmesini istiyoruz. Bu sistem yurt dışında da çok başarılı oluyor”
Sizin ikinci tiyatro grubuyla tanışmanız nasıl oldu?
“Oyunun yazarı Davut Kayacı’yı çok eskiden beri tanırdım. Dünyada pek sık olan bir şey değil, yazarın aynı zamanda patron olması. Ben oyunu okudum ve çok beğendim. Para filan konuşmadan başladım. Tiyatroda son senelerde yapılan bir hata var, televizyona benzemeye çalışıyor tiyatro. Bunu yıkmak gerek”
Oyunu, gelmek isteyen seyirciye nasıl anlatırsınız?
“Oyunun yapısı çok farklı. Ben genellikle komedi oynadım. Ancak bu oyuna, duruma göre komedi, deniyor. Bilimkurgu ve eğlenceli bir felsefe var, oyunun içinde. Örneğin, bir bilgisayar var, ülkenin yöneticisi olarak ama, bir alet değil, bir adam. İsmi de Feridun. Seyirci geldiğinde, çok genç bir oyuncu topluluğu da görecek. Alışa geldiği bir tiyatro değil, ne kabareye ne orta oyununa ne deneysel oyuna benziyor, ama hepsinden bazı parçalar var. En önemlisi de seyirci, televizyonda dizilerde görüp beğendiği kişileri, bu oyunda görecek.
Bu oyunda bir çok ünlü isim yer alıyor. Nasıl bir araya geldiniz? Neler göstermek istediniz bu oyunla?
Biz sadece tiyatro yapmak istediğimiz için, bu oyunda beraberiz. Aldığımız ücret çok az. Ama kendim için yapıyorum ve haz alıyorum. Çünkü, oyunculuğun er meydanı tiyatrodur. Seyirciler her oyundan değişik şeyler alır. Örneğin, bu oyuna gelenler, Türkiye’nin durumuna dair değişebilir mi, değişmez mi sorularına cevaplar da bulabilir. Çünkü, yıl 2151 olmasına rağmen, hala bazı şeyleri muhafaza edebiliyoruz. Mesela, oyunda 2151 yılında tam Avrupa Birliği’ne girecekken, birliğin dağıldığını öğreniyoruz. Şimdi Hindistan Mançurya birliğine girmeye çalışıyoruz. Hatta, Amerikan başkanı beni arıyor ve ‘Aman söyleyin de, bizi de alsınlar’, diyor. Konumuz olan aya gitme macerası da fantaziydi, ama şimdiye bakarsanız Amerikalılar aya insan gönderecekler. Avrupa Birliği konusu da açıkçası denk geldi ve oyun bir anda güncel oldu. Oysa, biz bu kadar güncel olmasını istemiyorduk”
“Suya düşen akıllar” ekibinden ve İkinci Tiyatro’nun kurucularından Haldun Boysan oyunda polis rolünde. Sıkı bir Beşiktaşlı olan Boysan rolüyle ilgili olarak şöyle devam ediyor:
“Oyundaki rolüm, kötü polis. Biz de erkin yardımcılarıyız, aynı kombinasyonun içindeyiz. Biz başkan ve başkan yardımcısının yandaşı olarak yer alıyoruz. Çünkü bizim için onlar önemli, paramızı onlar veriyor. Bu durumda, kara taraftayız aslında. Ancak, kime göre kara, bunu da açmak lazım. Oyunla ilgili olarak aldığımız eleştiriler ise, çok olumlu. Deneysel bir tarz değil çünkü, çok açık bir tarzı var: Duruma göre komedi. Ben rolümü biraz karikatürize ettim. Aslında, ettiğim lafların altında bir özeleştiri yatıyor. Devlet, polis devleti olduğunda polisin iyiliği ve kötülüğü neye göre belirlenir, bunu yorumlamayı seyirciye bırakıyoruz. Ben çok keyif alıyorum, yaptığım işten. Beşiktaş’ın ihtiyacı var böyle etkinliklere. Beşiktaş’ta tiyatro denilince, sadece bir kültür merkezi öne çıkmamalı. Semtin, kendine ait en az üç beş tane salonu olmalı. Çünkü, bu semt her şeyin iyisini hak ediyor”
Siz, ekibi nasıl tanımlıyorsunuz ve hedefleriniz neler?
“Ben İkinci Tiyatro ekibinin kuruluşunda yer aldım. İkinci Tiyatro ekibine dahil olurken, bu takıma inandım. Bu ekibin felsefesi; haysiyetli, saygın işler yapmak, bulunduğu konumda hak ettiği bir yere sahip olmak… Biz bunu istiyoruz. İnsanların gülmeye ihtiyaçları var, gülerken kafalarına üç tane soru da takılıyorsa, bu da önemli. Şu dönemin en zor sanatlarından biri tiyatro, çünkü televizyon ve sinema egemenliği var. Ancak tiyatronun bugüne nasıl geldiğini düşündüğümüzde, yanıt şu olur ki, hep yanlış oyunlar seçildi. Hep yabancı oyunlarla insanların karşısına çıkıldı. Oysa, toplum kendi ürettiklerini daha rahat alır. Yazar, benim içimden olmalı, çünkü benim öykümü en iyi onlar bilir. Açıkçası, ben tiyatronun daha sevilir bir hal almasında etkili olacağına inandığım için, yerli yazardan yanayım”

Bir Demet Tiyatro’dan TİRBÜŞON rolüyle tanıdığımız
Serhat Özcan ile yapılan röportaj önümüzdeki hafta…

Ulaştırma Bakanı’ndan Beşiktaş’a destek

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Beşiktaş Kaymakamı Nihat Nalbant’ı makamında ziyaret etti. Sabah saatlerinde gerçekleşen ziyarette, Beşiktaş İlçe Milli Eğitim Müdürü Şeref Çalışır’dan AKP İlçe Başkanı Necdet Dursun’a kadar bir çok isim protokolde yer aldı.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın gelişinin bir nezaket ziyareti olduğunu söyleyen Nalbant, Beşiktaş ile ilgili olarak sıkıntıları dile getirdiklerini belirtti. Kendisi ile görüştüğümüz Beşiktaş Kaymakamı Nihat Nalbant, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın ziyaretini şöyle ifade etti: “Bir nezaket ziyaretiydi. Herhangi bir yatırım amaçlı değil, bir nezaket ziyaretiydi. Bu ziyaret ile biz de sıkıntılarımızı kendisine iletmiş olduk. Milli Eğitim Bakanlığı ile yürütülen bilgisayar sistemleri ile ilgili proje üzerinde çalışılıyordu, bu proje ile ilgili görüşlerine başvurduk. Okul müdürleri ile birlikte toplantı oldu. Bununla birlikte, sıkıntılarımızı da ilettik. Hükümet binası ile ilgili yaşanılan sıkıntıyı iletme fırsatı bulduk. Binamız için iyi bir yer bulunabilmesi ve merkez bir bina şeklinde bütün kurumları içine alacak, bütün birimlerin bir arada toplandığı, bir merkez niteliğindeki yerleşim düşüncemizi ilettik. Vatandaşlarımız, bir oraya bir buraya koşuyorlar, perişan oluyorlar. Bütün kurumların yer aldığı bir binada, girecek ve işini tamamlayıp çıkacak. Emniyetinden milli eğitime sivil savunmasından sağlığa kadar tümünü içine alabilecek bir yer şeklinde. Bunun yanı sıra, Sait Çiftçi Sağlık Ocağı’nda bir ilave yer ve Karanfilköy’de bir sağlık merkezi düşüncemizi paylaştık. Ortaköy’de yanan okulumuzu eski şekliyle yeniden yapılandırmak istiyoruz, bunun için de düşüncelerini aldık. Desteklerini istedik”

SAYFA 5

TANITIM CAFE-RESTORAN

Azzur

4. Levent’te İstanbul’un en iyi gurme res torantlarından biri bulu- nuyor. Movenpick Hotel İstanbul içerisinde yer alan Azzur’da modern-klasik bir dekorasyon hakim. Executive şef Brendan Speed tarafından hazırlanan mönüde Akdeniz mutfağının birçok örneğini bulabilirsiniz. Karides rissotto, kuzu pot au feu ve bonfileyi es geçmeyiniz. Şöyle güzel bir yemeğin ardından iyi bir kahveye kimse hayır diyemez. Özellikle Movenpick kahvelerine. Azzur’dan vazgeçilmez bir diğer lezzeti ise dondurmaları. 06.00-23.30 saatleri arasında hizmet veren mekanda iki kişilik akşam yemeği kişi başı 50 milyon TL.
Tavsiye ederiz.
(0212) 319 29 29 Büyükdere Cad.
4. Levent

Alarga

Kuruçeşme’de iddialı bir mekan… Daha önce hiç tatmadığınız lezzetleri bulacaksınız Alarga’da. Örneğin, karides köftesi ya da balık lahmacunu, ya da balık omleti bir harika. Deniz ürünlerinden oluşan mutfağıyla Alarga bambaşka lezzetler yaratıyor. Bodrum Türkbükü’nün en eski restoranlarından biri olan Alarga bir yıldır Kuruçeşme’de. Alarga’nın klasikleşmiş fiks mönüsü yeni sezonla birlikte değişime uğradı. Artık hef hafta yenilenen fiks mönü son derece zengin. Ayrıca a la carte mönüsünün de göz doldurduğunu söyleyebiliriz. Zengin şarap mönüsünü de ekleyerek iki kişilik akşam yemeğinin ortalama fiyatını verelim: 40 milyon TL.
Gidip, görmekte yarar var. Mutlaka hoşlanacaksınızdır.
(0212) 358 31 57 Kuruçeşme Cad.
No: 19 Kuruçeşme

SAYFA 6

Shopping Fest

İstanbul festival ile canlanıyor. İstanbul Ticaret Odası’nın öncülüğünde, İstanbul büyükşehir Belediyebi, TÜRSAB ve TÜROB’un destekleriyle bu yıl ikincisi gerçekleştirilen İstanbul Shopping Fest, renkli organizasyonu, özel indirim ve promosyonları ile dünyanın her yanından alışveriş meraklılarını İstanbul’a çekerek; İstanbul’a farklı bir bakış açısı getirmeyi ve bu yolla İstanbul’u bir dünya markası yapmayı amaçlıyor.
Dev projeye destek veren kuruluşlar arasında Birleşmiş Markalar Derneği, Tescilli Markalar Derneği ile Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği de yer alıyor. Festival için herkes kollarını sıvadı. İstanbul’daki tüm mağazalar, oteller, restoranlar, kafeler, eğlence merkezleri, sinemalar ve tiyatroların katılımıyla İstanbulluların adeta birbirine kenetlendiği festivalin ana sponsorluğunu ise Türkiye İş Bankası Maximum Card üstlenmiş. Festival boyunca sunduğu özel fırsatların yanı sıra İş Bankası, birbirinden ilginç etkinlikler organize ederek festivali hem kültürel hem de eğlence anlamında oldukça zenginleştiriyor.
Festivalin sponsoru da bol. Festivalin co-sponsorlarından THY, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da festivale özel bir tarife uyguluyor. Bir diğer co-sponsor olan Fodex Cargo, her türlü yurtdışı gönderilerinde özel indirimlere olanak tanıyor. Show TV, CNN Turk, Hürriyet, Turkish Daily News, Harper’s Bazaar, Show Radyo, Bnet, Trend Seter, Ad Interactive ve www.istanbul.com da festivalin tanıtım sponsorları olarak dikkat çekiyor. Ayrıca festivale destek veren kuruluşlar arasında da TAV, Sabiha Gökçen Havaalanı, TaxFree ve Express Cargo yer alıyor.
Bu muhteşem festivalin en güzel yanı; sunduğu özel fırsatlarla günlük yaşam içinde rutin olarak yapılanlara renk katıyor olması. Alışveriş yaptığınız mağazada özel indirim uygulanması, yemek yediğiniz restoran ve kafelerde özel promosyonların sunulması, gittiğniz sinemada İstanbul Shopping Fest özel indiriminden faydalanmanız, otellerde festivale özel fiyatlar ile konaklamanız, THY’nin İstanbul Shopping Fest tarifesi ile uçmanız gibi daha pek çok avantaj sunan festival, İstanbul yaşamını bir bütün olarak ele alıp; İstanbullu olmanın tadını çıkarmanızı amaçlıyor.
Festivalde özel promosyonlarda var. Festival boyunca size sunulan avantajlardan ve promosyonlardan faydalanmak için festival katılımcısı tüm firmaların vitrinlerinde, özel İstanbul Shopping Fest çıkartmalarının olup olmadığına bakmanız yeterli.
Festival özel programı kapsamında düzenlenen bir çok etkinlikle de İstanbullular bu kış eğlenceye ve alışverişe doyacak.
Festivalle ilgili her türlü detaylı bilgi ve festival programına www.istanbulshoppingfest.com adresinden ulaşabilmek mümkün.

Metrocity’de teknoloji rüzgarı

Metrocity, elektronik ile ilgili bir çok çeşidin yer aldığı Teknosa mağazası ile teknolojiyi ayağınıza getiriyor. Türkiye’nin, elektronik alanında her türlü ihtiyacına cevap verebilecek en büyük mağazası artık Metrocity’de. Metrocity’de 1000 metrekarelik bir alan üzerinde hizmet verecek olan Teknosa’nın açılışı, Sabancı Perakende Grubu Başkanı Demir Sabancı ve Metrocity Alışveriş Merkezi Koç Ece Merkez Yöneticisi Yurdaer Kahraman tarafından gerçekleşti. Sabancı, açılışta yaptığı konuşmada Sabancı Grubu için perakende öncelikli büyüme sektörü olduğunu yüzde yüz Sabancı grubuna ait yatırımlardan oluştuğunu dile getirdi. Demir Sabancı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Teknosa üç yıl önce kurulduğunda tek bir markayı temsil eden ve bünyesinde sadece yetmiş ürüne sahip iken bugün Türkiye’de İstanbul, Ankara, İzmir Adana, Antalya gibi şehirlerde 41 lokasyon’da 100′ü aşkın dünyaca tanınan yerel ve yabancı markalardan oluşan iki binin üzerindeki ürün portföyünü sunmaktadır. Sadece satış odaklı değil satış sonrası servisi ile hizmet veriyor. Teknosa’nın vizyonu en yeni ve ileri teknolojik ürünleri dünya ile eş zamanlı olarak Türk tüketicisinin beğenisine sunmaktadır. 2004 yılına baktığımızda, Teknosa son 3 yılda katlanarak büyüme hedefini gerçekleştirdiği görülmektedir. 2004 yılında da 2003 yılına göre yüzde yüz büyüme hedefi öngörülmektedir. Bu doğrultuda bu yıl içerisinde 20 ilave mağaza yatırımı yapılacaktır. Şirketin ana teması müşterilerin yüzde yüz ihtiyaçlarına cevap verebilmek ve ürün bilgisine haiz yetişkin satış temsilcileriyle müşteriler nezdinde en cazip kanal olma hedefidir”
Açılışta basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Sabancı, ülkenin ekonomik koşullarının düzelme yolunda olduğunu ve gelecekten umutlu olduğunu ifade etti. Metrocity – Koç Ece Merkez Yöneticisi Yurdaer Kahraman, Teknosa’nın Metrocity bünyesinde 1000 metrekarelik alan üzerinde hizmete girmesiyle beklentilerini ve Teknosa’nın önemini Gazete Beşiktaş’a şöyle açıkladı:
“Teknosa Mağazası, Metrocity Alışveriş Merkezi bünyesinde lokomotif bir mağazadır. Elektronik ile ilgili olarak çok çeşitli bir yapıya sahip ve bu çeşitliliği bir arada bulmanızın yanısıra, perakende satışın olduğu ve bu açıdan da bir ilke attığımız bir birlikteliktir diye ifade edebilirim. Metrocity’de geniş bir alan üzerinde bulunan diğer mağazalarımız arasında da Flo, Zara gibi isimler yer alıyor. Teknosa ve Metrocity’de yer alan diğer marka isimler ile birlikte ulaşabileceğimiz kitle, gün geçtikçe yükseliyor. Örnek vermek gerekirse, sadece yılbaşında, iki gün içinde yaklaşık 130.000 kişi Metrocity’i ziyaret etti. Ve biz inanıyoruz ki, buradaki sinerji ve yapılanma ile daha çok kişiye ulaşabileceğiz”

OTOMOBİL

Sportif Smart

MCC ilk otomobilini 1997 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıttığında bu kadar başarılı olacağını tahmin etmiyordu. Küçük boytları, küçük hacimli motoru ve şirin tasırımıyla satılmaya başlandığı andan itibaren büyük rağbet gören Smart City-Coupe özellikle Avrupa’nın trafik yoğunluğu yüksek büyük kentlerinde yoğun olarak tercih ediliyor. hedef kitlesinin genişletmeyi amaçlayan MCC yeni ürünlerle müşterilerin karşısına çıkmaya başladı. Bunlardan biri ise Roadstar-Coupe. 0.7 lt 61 ve 82 HP’lik turbo motorlarla satışa sunulan Roadstar-Coupe, sportif yapısı, atak, ancak tutumlu motoru ve en önemlisi şehir içine uygun minyon tasarımıyla gençler tarafından ilgi görüyor.
Smart; canlı renkleri ve farklı tasarımıyla hem çok şirin hem de atletik bir yapı sunuyor. Koyu bir zemin üzerinde üst üste konumlandırılmış mercek farları, sis farı ve havalandırma ızgarasıyla birlikte gülümseyen bir ağzıandırıyor. Bu koyu arkın dışında kalan kaslı çamurluklar ve kaputsa otomobilin atletik yönünü dışa vuran başlıca ayrıntılar.

MOTORSİKLET

Yamaha R1

Yeni R1 şasesi günümüz binicisinin çok iyi viraj alma deneyimine sahip olması için tasarlanmış. Moto GP programından geliştirilen şase geometrisi ve bileşenlerinden yararlanılarak, üçüncü kuşak R1 deneyimli binicilerin daha da motosikletin sınırlarını zorlamalarına olanak verecek bir kullanıma uygun gövde paketi sunuyor.
Yeni tasarlanmış şasenin kullanımının mümkün yaptığı diğer bir özellik oldukça ince bir yakıt deposunun kullanılması. Yeni şase sayesinde yakıt deposu 64mm daha dar.
Bu darklık sayesinde oluşan daha fazla konfora ek olarak yeni 18 litre yakıt deposu yüksek hızlarda daha fazla aerodinamik verime sahip.

SAYFA 7

SİNEMALAR

Ölümcül Devir

Yönetmen: Jean-Jacques Beineix, Oyuncular: Jean-Hugues Anglade, Hélène de Fougerolles, Miki Manojlovic, Valentina Sauca, Robert Hirsch, Yves Rénier, Catherine Mouchet, Denis Podalydès, Jean-Pierre Becker, Riton Liebman, Vantha Talisman, Cyril Raffaelli, Laurent Duquesnoy, Reinhardt Wagner, André Chaumeau, Gilia Pallas
Ölümcül Devir, bir ruh doktorunun sorunlu bir hastası yüzünden başına neler geldiğini anlatan, gerçeküstü ve çağdaş bir kara komedi. Bu zekice işlenmiş nükteli komedinin önde gelen temaları arasında psikanaliz, sapkınlık, para ve ölüm var. Bu temaların hepsi de kahramanlar ciddiymiş izlenimi veren bir mizahla ele alınıyor.
Michel Durand bir ruh doktorudur. Ofisindeki tik tak sesleri arasında günlerini, yaramaz öğrencilerinden şikayet edip duran bir matematik öğretmeni, erken boşalma sorunu olan orta yaşlı bir adam ve sapkınlık derecesinde çalma hastalığı olan ve aynı zamanda sadomazoşist bir kadın olan Olgar Kubler’in terapileriyle geçirmektedir. Aslında bir ruh doktoru için oldukça sıradan ve olağan bir yaşam olabilirdi, bir terapi sırasında uyuyakalmayıp baştan çıkarıcı hastası Olga Kubler divanında öldürülmeseydi.

Seabiscuit – Zafer Yolu

Yönetmen: Gary Ross, Oyuncular: Tobey Maguire, Jeff Bridges, Chris Cooper, Elizabeth Banks, Gary Stevens, William H. Macy, Yapımcılar: Kathleen Kennedy, Frank Marshall, Gary Ross, Jane Sindell, Senaryo: Gary Ross (Laura Hillenbrand’ın aynı adlı kitabından), Görüntü Yönetmeni: John Schwartzman, Prodüksiyon Tasarımı: Jeannine Claudia Oppewall, Kostüm Tasarımı: Judianna Makovsky, Kurgu: William Goldenberg, Müzik: Randy Newman, Universal Pictures / UIP Filmcilik
Hayatınız mahvoldu diye tüm hayatı fırlatıp atamazsınız.
Bu, bir ulusa esin kaynağı olan bir öyküdür… Gerçekleşmemenin eşiğinden dönen bir öykü…
Bu, tüm düşleri paramparça olan bir ülkenin öyküsüdür… Akla hayale bile gelmeyecek olanı başaran sıradan bir atın kimliğinden bir kahraman çıkaran ülkenin öyküsü…
Bu, üç kayıp insanın öyküsüdür. Ruhu örselenmiş bir genç adam Johnny “Red” Pollard (Tobey Maguire); herşeyini kaybetmiş bir dolar milyoneri Charles Howard (dört kez Oscar adayı Jeff Bridges); gözlerden uzak düşmüş eski bir usta binici Tom Smith (Oscar ödüllü Chris Cooper)… Üçü birbirlerini buldular ve umudu hiç beklenmeyen bir yerde keşfettiler.
Olasılık neredeyse sıfıra yakındı. İmkansızı hayal etmişlerdi. Ve bu hayal, bir şekilde gerçek oldu.
“Pleasantville” ve “Dave”in Oscar adaylığı almış yönetmeni Gary Ross’tan son on yılın en çok okunan ve koskoca bir ülkeyi hayretten hayrete sürükleyen bir atın öyküsünü anlatan “Seabiscuit” adlı kitaptan yaptığı film uyarlaması…
Senaryo yazarı / yönetmen / yapımcı Gary Ross, bir yarış atının inişli çıkışlı başarı öyküsünü geniş ekrana yansıttığı “Seabiscuit – Zafer Yolu” için hem kamera önünde hem de kamera arkasında olağanüstü bir kadro oluşturdu. Filmin başrollerini üstlenen Tobey Maguire, Jeff Bridges, Chris Cooper üçlüsüne yan rollerde Elizabeth Banks, Gary Stevens, William H. Macy eşlik etti.

SPOR

Sayfa 10

Kobra operasyonu

Beşiktaş, Adrian İlie ile 6 aylık sözleşme imzaladı. Galatasaray’dan ayrılıktan sonra İspanya’nın Valencia kulübüne giden ve geçen sezon Alaves’te kiralık oynadıktan sonra serbest kalan 29 yaşındaki futbolcu, Beşiktaş’ta eskisinden daha iyi oynayacağını ve takıma yararlı olacağını ifade etti. İkinci başkan Hüsnü Güreli, İlie’nin transferi ile ilgili şöyle konuştu: “İlie gibi dünya yıldızları arasında yer alan bir futbolcuyu transfer ettiğimiz için çok mutluyuz. Sözleşmemiz 6 ay olarak ama 6 ayın sonunda gerekli randıman alınırsa, kendisiyle 2 yıllık bir kontratımız daha var, ona göre devam edeceğiz” Beşiktaş menajeri Sinan Engin ise, İlie ile ilgili olarak, “Onu çok bekledik ama, takımda İlhan ile birbirlerini tamamlayacaklar ve Türkiye’yi ayağa kaldıracaklar” şeklinde konuştu. Adrian İlie, sakatlığıyla ilgili olarak oluşan soru işaretlerini ise yanıtladı: “5-6 ay önce bir operasyon geçirmiştim. Oynayarak eski sağlığıma kavuşacağım. Romanya’da çeşitli kulüplerde 1.5 aydır çalışıyorum. Yüzde yüz olmasa da oynamak için hazırım” Üç ay sahalardan uzak kalan futbolcunun sağlık kontrollerinden gelen sonuçları ise herkesi şaşırttı. Rumen yıldız, tüm efor testlerinde takımdaki diğer oyuncu arkadaşlarıyla aynı seviyede çıktı.
Beşiktaş’ın kaliteli kadrosuna rağmen yıldız bir oyuncu transfer etmesi Fenerbahçe ve Galatasaray’da panik yarattı. Herkes Kartal’ın İlie’yi alarak gücüne güç kattığı konusunda hem fikir. Sezon başında da Beşiktaş’ın gerisinde kalan Fenerbahçe ve Galatasaray’ın transfer dedikodularını boşa çıkması ise taraftarları isyan ettiriyor.

‘İkinci yarı zor geçecek’

Beşiktaş Kulübü, geçtiğimiz günlerde iki tartışılan isimle masaya oturdu. Ha gitti gidecek denilen isimler, yuvalarından ayrılamadı, Beşiktaş ile olan sözleşmelerini yenilediler. Ahmet Yıldırım iki sene daha siyah – beyazlı kulüpte.
Ahmet Yıldırım imzaladığı sözleşme ile birlikte, yüzde otuzu peşin gerisi maç başı olmak üzere 1 trilyon 350 milyar lira alacak. Ahmet Yıldırım’ın iki sezon daha imza attığı günde konuşan Hüsnü Güreli, örnek bir futbolcu olduğunu ve Beşiktaş’ta devam etmesinden büyük bir onur duyduklarını dile getirdi.
Hüsnü Güreli sözlerine şöyle devam etti:
“Ahmet Yıldırım ile Beşiktaş camiası olarak birlikte olmaktan son derece mutluyuz. Gerçekten, Türkiye’de tüm futbolculara örnek olacak derecede profesyonel, sportmen, düzgün, işini çok iyi yapan, mesleğine çok saygı gösteren hocasıyla, takım arkadaşlarıyla ve yönetimle, herkesle olan ilişkisi gerçekten çok düzgün ve profesyonel bir futbolcu. Ahmet Yıldırım gibi futbolcuları her kulüp kazanmak ister, birlikte olmak ister”
Ahmet Yıldırım, Beşiktaş’a geldiğinden beri bu güne kadar hiç siyah beyazlı kulüpten ayrılmayı düşünmediğini ifade etti. Yıldırım ile yaptığımız görüşmede futbolcu Gazete Beşiktaş’a şu açıklamalarda bulundu:
“İlk yarı gayet iyi geçti ve ikinci yarıya başlarken aramızda diğer takımlarla epeyce bir puan farkı bulunuyor. İkinci yarı elbette, ilk yarıdan daha zor geçecek. İkinci yarı tüm takımların yoğun bir gayretine sahne olacak. Bu puan farkını koruyup hem ligde hem UEFA’da başarılı olmak istiyoruz”
Ahmet Yıldırım, hep birlikte Beşiktaş’ı başarılara taşımak için mücadele edeceklerini ifade ederken ligdeki diğer takımlar için de şunları söyledi:
“İlk yarıda Gençlerbirliği, Malatya, Gaziantep gibi takımlar ön plana çıktı. İkinci yarı daha da iyi olacağını tahmin ediyorum, ligin. İkinci yarı daha da hareketli geçecek, diğer takımlar işe daha sıkı sarılıyor. Bu yüzden daha zor.”
Ahmet Yıldırım, Beşiktaş’ın UEFA’da başarılı olması için ellerinden geleni yapacaklarını ancak rakibinin çok zorlu olduğunu söylüyor.

Tümer de imzaladı

Tümer Metin, geçen günlerde Beşiktaş kulübüyle iki senelik bir sözleşmeye imza attı. Adı, imza atmadan önce Galatasaray ve Fenerbahçe için geçen Tümer, Beşiktaş Kulübünde jübilesini yapmak istediğini belirterek imzayı attı. Hüsnü Güreli’nin imza sırasında çok şık olduğuna dair yaptığı iltifatlardan utanan Tümer, yüzde otuzu peşin gerisi maç başı olmak üzere 1.5 trilyon lira ile Beşiktaş ile anlaştı.

Kartal, kupada zorlu rakibe düştü

Siyah-Beyazlılar güçlü rakibi ile Türkiye Kupası’nın 3. Kademesi’nde 28 Ocak Çarşamba günü Antep’te 20.00′de karşı karşıya gelecek. 3. Kademe karşılaşmaları da tek maç eliminasyon sistemine göre yapılacak.
3 kulvarda birden başarıya koşan Beşiktaş, Türkiye Kupası’nın 3. Kademesi’nde güçlü bir rakiple eşleşti: Gaziantepspor. Kartal, 28 Ocak Çarşamba günü 20.00′de Antep’te çeyrek final şansı arayacak. 3. Kademe karşılaşmaları da tek maç eliminasyon sistemine göre yapılacak. Kupada diğer eşleşmeler şöyle:27 Ocak Salı: 20.00 Galatasaray-Çaykur Rizespor (Atatürk Olimpiyat), 28 Ocak Çarşamba 13.00 Bursaspor-Konyaspor (Bursa Atatürk), 13.00 İstanbulspor-Ankaragücü (Mimar Yahya Baş), 13.00 Vestel Manisaspor-Denizlispor (Manisa 19 Mayıs), 16.00 Gençlerbirliği-Malatyaspor (Ankara 19 Mayıs), 18.00 Diyarbakırspor-Trabzonspor (Diyarbakır Atatürk), 29 Ocak Perşembe: 20.00 Samsunspor-Fenerbahçe (Samsun 19 Mayıs).

SAYFA 9

Seçim var

Beşiktaş’ta seçim var. Adları başkanlık için geçen adaylar bir bir aday olmayacaklarını açıklıyor. Bu duruma “Başkan Bilgili başarılı bir dönem daha başkan olmalı” diye bakanlar da var, “Tek kişilik yarış olmaz. Bu çok yanlış” diyen lerde” bulunuyor.
Neler olup bitecek? Kongerede göreceğiz. Biz bu konuda taraftarların ve bazı kongre üyelerinin görüşlerini alarak size aktarmak istedik. Görüşleri alırkende ismi sürekli ön planda geçenlere sormadık, Beşiktaş’ın cefasını çekenlere söz verdik.
Ama önce isterseniz, Bilgili’nin geçmişine ve konuyla ilgili bazı notlara başvuralım;
“1992 yılında Süleyman Seba yönetimine girerek Beşiktaş yönetimine dahil olan Serdar Bilgili, 2000 yılı kongresinde başkan adayı oldu ve 16 yıllık Süleyman Seba başkanlığının ardından başkan seçildi. Yöneticilik yaptığı dönemlerde Beşiktaş, 1 Lig, 2 Türkiye, 1 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 1 Atatürk Kupası, 100.yılında Süper Lig şampiyonluğu, UEFA’da çeyrek finale kadar yükselme gibi başarılar kazandı. Serdar Bilgili’nin başkanlığında, takımdan, G. Milne, C.Daum, Rasim Kara, J.B. Toshack, Scala, Daum gibi teknik direktörler geldi geçti. Ve Beşiktaş’ı iki yıldır da Lucescu çalıştırıyor.”
Bir dizi olay
Bilgili, başkanlığı döneminde pek çok tartışmalı olayda yer aldı. Bunlar, Lucescu’nun Galatasaray’dan transferi, Sergen’in yeniden Beşiktaş’a kazandırılması, Nihat’ın İspanya’ya gönderilmesi, Pascal Nouma’nın kovulması olarak sıralanabilir.
Bunların yanında kulübün kurumsallaşması ve şirketleşmesi yolunda atılan adımlarda Bilgilinin lehine yazılanlardan. Beşiktaş kulübünün ISO 9001 belgesi alması ile birlikte Beşiktaş, halka arzı gerçekleştiren de ilk kulüp oldu.
Ayrıca, Bilgili, İnönü Stadı içinde de 2003 yılında bir çok değişikliğe gitti. Bunlar taraftarla arasının açılmasına neden olduysa da yönetim geri adım atmadı. Stadın içine VİP tribünü eklenmesi, basın tribünün yerinin kapalıya alınması, kapalı tribünün parçalanması, son olarak da yeni açığın üstünün kapatılması şeklinde pek çok radikal karar alındı. Stadın büyütülmesi ve Fulya’ya yapılması düşünülen gök delenler ise sırada bekli-yor.
Muhalefet nerede?
Ocak ayı kongresinde, Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdar Bilgili üçüncü kez başkanlığa aday olarak seçimlere girecek. 25 Ocakta gerçekleşecek seçimlerde, Bilgili’ye aday olarak henüz kimse adaylığını açıkllamadı.
Yaklaşan kongrede, taraftar nasıl bir başkan istiyor? Serdar Bilgili yönetiminden memnun mu? Bunları Beşiktaş taraftarına sorduk. Taraftar şam- piyonluğa sevindiklerini söylüyor ancak Bilgilli’ye olan kırgınlığını gizlemiyor. Yönetimin herşeyi gelire endekslediğini ifade eden taraftar, başkanlık için başka bir aday çıkmamasını da, Beşiktaş kulübü için çok zararlı buluyor.
Çıtayı yükseltmeli
Amigo Alen
Takımı başarıdan başarıya koşturacak bir başkan istiyoruz. Şu anda hazırlanılmış ve yükseltilmiş çıtanın daha da yükseğe ulaşmasını istiyoruz. Beşiktaş zaten şu anda bu yolda. Galatasaray’ın UEFA şampiyonluğuyla çıta zaten çok yükselmişti. Beşiktaş bunu daha da ilerilere taşımalı. Şu anki mevcut kadromuz yıldızlardan oluşuyor ama onların yanına bir iki transfer yıldız oyuncuyla bu hedefe ulaşılabilir. Beşiktaş sportif anlamda yani hem basketbolda hem hentbolda şu an çok başarılı bir şekilde devam ediyor. Başkanımız sayesinde sportif alandaki başarıla ulaştık. Ancak işin maneviyatı da unutulmamalı. Başkanımızdan çok memnunuz ama sportif anlamdaki başarıyla aynı seviyede bir maneviyat da olmalı. Sonuç olarak Serdar Bilgili yöntemi devam etmelidir. Bundan sonrası için artık taraftarımız Beşiktaş’ın ligdeki başarılarına doymuştur. Taraftar artık Avrupa’da daha büyük başarılar istiyor.
İyi bir yönetici
100. Yıl
Beşiktaşlılar
Derneği üyesi
Erol Ülkügüner
Ben 60 yıldır kongre üyesiyim. Serdar Bilgili’nin şahsında mevcut olan özellikleri ve yaptığı işleri tasvip ediyorum. Kendisi ideal bir yönetici. İdeal yönetici, yetkilerini diğer yöneticilere dağıtan insan demektir. Yani bütün her şeyi kendi üstünüzde toplarsanız iyi bir yönetici olamazsınız. Serdar Bilgili de pek çok işini teknik heyete devretti. Organize etti. Etrafındaki yani yönetim kurulundaki insanları da güzel kullanıyor. Kendisi tahsilli, iş hayatında da çok başarılı demek ki yöneticiliği iyi biliyor. Pek çok yerde de aldığı tavırla olgunluk gösteren bir başkandır. Kendisini tebrik ediyorum.
Bu ne hırs
Kartaladam
gurubundan Barış
Bu konuda açık ve net konuşmak gerek. Serdar Bilgili’nin tek bir rüyası var, Beşiktaş’ı zengin bir şirket haline getirmek. Buna giden yolda, karakteri ve aldığı eğitim gereği hırsının önünde hiçbir engel duramıyor. Yeri geldiğinde tam bir politikacı gibi yalan söylüyor, yeri geldiğinde üçün beşin hesabı için hiçbir iş ayrımı yapmıyor. Beşiktaş kulübü her şeyiyle tam bir şirket haline getirilirken bizim küçük mütevazı, semt takımımızın canına okunuyor. Beşiktaş taraftarı da önüne sürülen başarılara aldanmamalı, daha önceden de yaptığı gibi, güzel oyun, demeli. Çünkü neyleyim ben, oynamadan, sırf param var diye, kazanılan kupaları…
Oyum değerlidir
Üni BJK’den
Güney Gökhan
İki yıldır kongre üyesiyim ve bu sene oyum kesinlikle Serdar Bilgili’ye olmayacak. Onu Beşiktaş’ın başkanı olarak görmek istemiyorum. Bunun birkaç sebebi var. birincisi Pascal Nouma’nın gönderilmesi ikincisi ise kapalının yıkılması. Zaten bu sene kongre oylamasına da katılım çok düşük olacak çünkü başka bir aday yok, tek adam. Bilgili bir başkan olarak başarılı ve hırslı. Ayrıca tam bir profesyonel olduğu için, her an her şey yapabilir. Son maçtaki tribün boşluklarını iyi değerlendirmeli. Başarı her şey demek değil. 8 sene boyunca şampiyonluk yokken tribünler doluyor ise bu Beşiktaş taraftarının takımına olan bağlılığından geldi. Paraya dayalı bir politika güdüyor, forma sattırmak onun için her şeyden önemli. Beşiktaş’ın maneviyatını bozdu Serdar Bilgili, karşısına çıkan bir aday olmadığı için de fazla bir şey söyleyemiyoruz. Ama onu istemiyoruz.
Bilgili kalmalı
Siyah Beyaz
Derneği’nden
Hakan Daltaban
Beşiktaş kulübünün başkanı Serdar Bilgili, takımın aldığı sonuçlar itibariyle başarılı bir başkan. Fakat yaptığı bazı icraatlar tepki topladı taraftar arasında, bir soğukluk oluştu. Bunlar, kapalı tribünün yıkılması ve Galatasaray kulübünden özür dilenmesi. Yaşanan bu gelişmelerin dışında başkan başarılıydı. Ancak sadece başarıya endeksli olmamak lazım, Beşiktaş’ın etki değerlerine de sahip çıkılması gerekiyor. Tribünlerle bütünleşebilmek gerekiyor. Bir de şampiyonlar liginde başarılı olmak için daha doğrusu topyekün Avrupa’da başarılı ve kalıcı olabilmek için paraya kıyıp ses getirici transferler yapılması gerekiyor. Aksi taktirde Avrupa’da başarı hayal olarak kalacak. Bilgili başkan olarak devam etmeli. Ona hala güveniyoruz. Üzüldüğüm bir nokta da kongrede birilerinin aday olarak çıkmamasıdır. Beşiktaş tek adam anlayışından geçmişte zara görmüştür. Yeni projelerle yeni heyecanlarla birilerinin çıkması gerekir.

Altın yumruklar

İstanbul Şampiyonası’nda ringi rakiplerine dar eden Beşiktaşlı boksörlerin hedefi, Atina’da yapılacak Olimpiyat Oyunları… Müsabakaya hazırlanan Siyah-Beyazlı boksörler, 4 turnuvaya katılarak 2004 Atina Olimpiyatlarında mücadele edecekler. Kendisi ile görüştüğümüz Antrenör Erdinç Güleren, hedeflerini şöyle açıkladı:
“Beşiktaş Kulübü olarak hedefimiz, milli takıma daha çok sporcu verebilmek, Türkiye adına daha güzel işlere imza atabilmek, yurt dışında Türkiye’yi çok iyi tanıtmak. Beşiktaş’ın şu anda kadrosunda bulundurduğu iki dünya, iki Avrupa şampiyonu var. Serdar Üstüner, diğer şampiyon ise Fırat Karagöllü. İkisi de dünya şampiyonu. Gökhan Doluay ile Hakan Doluay da, Avrupa Şampiyonu sporcularımız. Tüm basamaklarda toplam 34 sporcumuz var ve hedefimiz Beşiktaş’ın bu alanda da söz sahibi olduğunu herkese göstermek…”
Beşiktaş kulübünün boks branşı için tüm imkanlarını seferber ettiğini dile getiren Antrenör ve Teknik Menajer Yurdakul Güleren, şunları söylüyor:
“Bir kulübün sadece futbol branşında büyük olması neyi ispatlar? Büyük olmak amatör spora da önem vermek, sahip çıkmak demektir. Beşiktaş Kulübü, bu sorumluluğun bilincinde. Beşiktaş Kulübü destek vermese idi, bir yere varmak mümkün değildi. Yeni gelen bir sporcu, bazı ihtiyaçlarını bir yaşa kadar kendi karşılıyor ama bir süre sonra popüler olmaya başladığında da bazı isteklerde bulunuyor. Onu elinizde tutabilmeniz için onun isteklerini karşılamak zorundasınız. Kulübün desteği burada çok önemli.”
Hedeflerinin büyük olduğunu söyleyen Antrenör Erdinç Güleren ve Antrenör Yurdakul Güleren, çalışmalara aralıksız devam etmenin ve Beşiktaş çatısı altında geçmişten bugüne büyük işlere imza atmış olmanın önemine değiniyorlar. Ve şöyle devam ediyorlar:
“Diğer kulüplere bakıldığında, biz her zaman çizgimizi koruduk. Çizgimizden aşağıya hiç düşmedik ve sürekli yükseldik. Aralıksız olarak 1968 yılından beri federasyonun bütün müsabakalarına katıldık. Takımımız her zaman ilk dört içinde oldu.”
Atina Olimpiyatlarında mücadele edecek Beşiktaşlı boksörlerin Teknik Menajeri ve antrenörü Yurdakul Güleren, federasyonun programlarında eksiklikler olduğuna inanıyor ve bunu şöyle değerlendiriyor:
“Federasyonun yaptığı programlar bizce çok yanlış. Programda yurt içinde müsabaka bulamıyorsunuz. Türkiye Kulüpler, Türkiye Ferdi İstanbul Ferdi. Zaten bize ait olan İstanbul bölgesine ait olan bir karşılaşma. Geriye kalan ise Türkiye Kulüpler ile Türkiye Ferdi müsabakaları. Önceki yıllarda, bunların grupları yapılıyordu. Örneğin, Türkiye Şampiyonasına girilmeden önce onun grupları hazırlanıyordu ve sporcu bir tecrübe kazanıyordu. Ancak, orada dereceye giren birinci ve ikinciler, Türkiye şampiyonasına katılma hakkı elde ediyordu. Şimdi öyle değil. Gruplar kaldırılınca çantasını kapan herkes, Türkiye Şampiyonasına geliyor. Böyle olunca, katılım fazla oluyor. Seyirci bakımından da kötü oluyor, çift ring kuruluyor çünkü. Nereyi takip edecek, nasıl izleyecek… Bunun yanı sıra, müsabakaların şehir merkezlerinde olmasını istiyoruz. O zaman yeterli seyirci oluyor ama aksi olduğunda ne yazık ki beklenen seyirciyi elde edemiyoruz”
Atina Olimpiyatlarına katılacak, milli takımda yer alacak olan Beşiktaşlı en az üç boksör var. Bu sayının yükselebileceğinin altını çizen antrenör Erdinç Güleren, tüm sporcuları ile büyük zaferlere imza atacaklarını sözlerine ekliyor. Başı çeken isimler ise, 19 yaşındaki Serdar Üstüner-75 kiloda, 26 yaşındaki Fırat Karagöllü 81 kiloda, 24 yaşındaki Mustafa Karagöllü, 69 kiloda”

SAYFA 8

Özür dilediler

Azerbaycan’daki elemelerin finalinde Almanya’ya yenilerek, 2004 Atina Olimpiyat Oyunları’na katılma şansını yitiren Bayan Voleybol Milli Takımı yurda döndü.
(A) Milli Takım Antrenörü Reşat Yazıcıoğlulları, Avrupa Şampiyonası’ndan daha zorlu bir turnuvaya katıldıklarını vurgulayarak, “Takımımız, Avrupa Şampiyonası’ndaki ikinciliğimizin rastlantı olmadığını, orada final oynayarak ve dünya devlerini yenerek gösterdi. Olimpiyat mücadelemiz sonuna kadar sürecek” diye konuştu.
Neslihan: Yenilginin açıklaması yok
Takım kaptanı Özlem Özçelik de, buruk bir sevinç yaşadıklarını belirterek, ”Gönül isterdi ki turnuvayı güzel bir şekilde bitirelim. Herşey çok güzel gidiyordu. Biz herhalde finalde kaybede kaybede final kazanmayı öğreneceğiz. Türk halkından özür diliyoruz” dedi.

GALATASARAY-BEŞİKTAŞ: 55-41
SALON: Ahmet Cömert HAKEMLER: Ercan Kümbül xxx, Çetin Artan 1.PERİYOT: 10-11 DEVRE: 23-20 (G.Saray lehine) 3.PERİYOT: 38.24
GALATASARAY Tuğba xxxx 17, Ceylan xx 7, Mahizer xx 4, Saynur xx 3, Tuğçe xxx 12, Seda x 2, Gülçin xxx 10
BEŞİKTAŞ Esra x 3, Elhan xx 14, Ceyda x 2, Seda x 3, Derya x, Bengü x 8, Yasemin xx 11
Beşiktaş, Bayanlar 1. Basketbol Ligi’nde küme düşmeme mücadelesi veren Galatasaray’a 55-41 yenilerek şaşırttı. Siyah-Beyazlılar karşılarında çok iyi savunma yapan bir Cim-Bom buldular. Kartal sadece ilk periyodu önde bitirebildi. Daha sonra ise üstünlüğü Galatasaray’a kaptırdı ve salondan yenik ayrıldı.

EFES işi bitirdi: 74-65

Efes Pilsen, Avrupa Ligi C Grubu’nda ilk raundun ikinci yarısına iyi başladı, sezonun açılış maçında rakip sahada yendiği güçlü İspanyol rakibi Tau Ceramica’yı Abdi İpekçi’de de devirerek sekizinci maçında altıncı galibiyetini aldı. Büyük çekişmeye sahne olan maçta ilk iki çeyrekteki üstünlüğünü üçüncü periyotta rakibine kaptıran Efes, son çeyrekte de beş sayı geriye düştü. Ancak son yedi dakika içinde Tau’ya sadece beş sayı izni veren Efes, Langdon ve Granger’ın devreye girmesiyle falip geldi.

ÜLKER son anda: 83-82

Ülkerspor Avrupa Ligi A Grubu’ndaki sekizinci maçında grup sonuncusu Yunan AEK’ya son saniye basketiyle boyun eğdi. İstanbul’da devirdiği rakibi karşısında ilk üç peyiroduönde geçen Turuncu-Yeşilliler bir ara 15 sayılık fark yakaladı, ancak son periyodda üstünlüğü rakibine kaptırdı. bitime saniyeler kala ise Naumoski ile bir hücumdan boş dönen temsilcimiz AEK’nın Tsiaras ile bulduğu baskete engel olamayınca salondan tek sayı farklı boynu bükük ayrıldı. Ülkerspor’da yeni transfer Naumoski ilk kez forma giyerken 4 sayı attı.

FENERBAHÇE
CEPHESİ

Alex’i bekliyorlar

Fenerbahçe teknik direktörü Daum, Brezilyalı Alex’in transferi ihtimalinin yüzde 49 olduğunu söyledi. Daum, “Rivaldo’nun Cruziero’ya transfer olması bizi umutlandırdı. Bu durumda da Alex olmazsa, B planı devreye girecek. Alternatif isimlerle irtibata geçtik. Alex’e en iyi teklifi biz götürdük. Kadromuzda olmasını istiyoruz. Çünkü kendisi uzun yıllar Fenerbahçe’ye hizmet edebilecek bir yetenek” dedi.
Nobre’nin transfer ile ilgili ise Daum, “Genç bir oyuncu ve takıma güç katacağına inanıyorum. Kadromuzda şu anda 7 yabancı oyuncu var. Ortega ve Alex’in gelmesi halinde 9 oyuncu olacak. Bu durumda kiminle yolumuzu ayıracağımıza karar vereceğiz” şeklinde konuştu. Daum, Aziz Yıldırım’ın Türk futbolu için çok büyük bir şans olduğunu ve transfer konusunda her türlü fedakarlığın yapılabildiğini belirtti.
Büyük umutlarla beklenen Alex’in transferinin gerçekleşmemesi durumunda, alternatifler konuşulmaya başlandı. Buna göre, Brezilyalı Fabıo Junior, Athirson, Sandro ve Kolombiyalı Aristizabal ile temasa geçileceği söyleniyor. Ayrıca Rüştü’nün de sezon sonuna kadar kiralanacağı belirtiliyor.

GALATASARAY
CEPHESİ

Terim içini döktü

Galatasaray’ın teknik direktörü Fatih Terim, son dönemde Galatasaray’da yaşanan değişimi anlattı. Geleceğin Galatasaray’ını hazırlayacağını vurgulayan Terim, hakkında eleştirilere neden olan değişime açıklık getirdi.
Terim, “Bu takım mücadele eden, yenilgiyi kolay kolay kabul etmeyen, futbolu zevk veren, kaybettiği zaman da saygı duyulan bir hale gelmeli. Mevcut arkadaşlarla denedik olmadı, demek ki olmayabiliyor. Ancak deli insanlar aynı şeyleri tekrar edip sonuç beklerler. Biz önümüzdeki 6 ayı, geleceğin Galatasaray’ını hazırlamak için harcama kakarı aldık. Belki insanlar acı tecrübelerinden yararlanarak yoluna devam eder, ama biz parlak geçmişimizden hareket ediyoruz. Oyuncularımızın onurunu kırmadan ve emeklerine saygı duyarak görüşmeler yaptık. Bunları yapmasaydık vicdanımız rahat olmazdı. Örnek başarılara imza attığımız arkadaşlara örnek davrandık. Vefanın ya da vefasızlığın ne demek olduğunu en iyi bilenlerden biriyim”
Fatih Terim, kadro için adı geçmeyen futbolcuların geleceğiyle ilgili ise şöyle konuştu:
“Şans vermediğimiz arkadaşlarımız var. bu arkadaşlarımız görüp, Galatasaray’ın geleceğindeki rolleri için karar vermek istiyoruz. Suat Usta ve Murat’ı da isteyen takımlar oldu, ama şans vermedik. Şans bulacaklardır. Başta ben, herkes başarısızlıktan payını alıp öz eleştirisini yapmıştır. Kimseyi suçlayıcı hareket etmiyorum. İşler kötü gidince her şey kötü kabul edilir. Bazı oyuncular adapte olamayabilir. Sezon sonuna kadar bunu devam ettirmek zorundayız.
Terim, Bülent Korkmaz ile ilgili ise çarpıcı açıklamalarda bulundu:
Bülent, teklifimi reddetti
“Bülent ile yeniden konuştum. Kendisinden sezon sonuna kadar takımda kalarak bana yardımcı olmasını 2005 yılında da Galatasaray’ın teknik ekibinde yer almasını istedim. O ise hayır cevabını verdi. Benim yaşımdakiler transfer yapıyor. Oynamak istiyorum dedi. Bu durumda yapacak bir şey yok”

Kartal, Samsunspor’la
25 Ocak’ta karşılaşıyor

Süper Lig’de ikinci yarı 23 Ocak Cuma günü Diyarbakır’da oynanacak Diyarbakır-Galatasaray maçıyla başlayacak. Beşiktaş ikinci yarıdaki ilk maçını 25 Ocak Pazar günü İnönü Stadı’nda Samsunspor’la yapacak. Fenerbahçe-Rizespor tekrar maçı ise 18 Ocak Pazar günü saat 19.00′da oynanacak. Ligde 18. haftanın programı şöyle:
23 Ocak Cuma: 20.00 Diyarbakırspor-Galatasaray (Diyarbakır Atatürk), 24 Ocak Cumartesi:13.30 Denizlispor-Akçaabat Sebatspor (Denizli Atatürk), 13.30 Ankaragücü-Çaykur Rizespor (Ankara 19 Mayıs), 13.30 Gaziantepspor-Bursaspor (Kamil Ocak), 14.00 İstanbulspor-Fenerbahçe (Mimar Yahya Baş), 25 Ocak Pazar: 13.30 Malatyaspor-Adanaspor (Malatya İnönü), 13.30 Trabzonspor-Konyaspor (Hüseyin Avni Aker), 13.30 Elazığspor-Gençlerbirliği (Elazığ Atatürk), 19.00 Beşiktaş-Samsunspor (BJK İnönü)

SAYI 135

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

BJK135 210x300 SAYI 135Çözüm bisiklette
Beşiktaş’ta bisikletliler ve yayalar bu kez daha az otomobil trafiğinin olduğu bir İstanbul umuduyla bir araya geldi. Dünyanın çok sayıda kentinde düzenlenen “Dünya Otomobilsiz Yaşam Günü” nedeniyle Dolmabahçe ve Aşiyan arasında çeşitli etkinlikler düzenlendi.
Kuruçeşme’den Bebek Parkı’na kadar tek şeritlik yürüme ve bisiklet yolu oluşturuldu. Aynı gün otomobiller için düzenlenmiş park alanları da yürüyüş yolları olarak bu kez yayalara ayrıldı. Etkinliğe, Beşiktaş Belediyesi’nin yanı sıra Mimar Sinan Üniversitesi, Trafik Kazalarını Önleme Derneği, Bisiklet Severler Derneği, Trafik Mağdurları Derneği ve Radyo D destek verdi. Etkinlik Kabataş Parkı’nda start aldı. Buradan Bebek’e doğru yol alındı. Yürüyüşün yanı sıra ücretsiz motor seferi de düzenlendi. Saat: 14:00’a kadar süren etkinliliğin amacı, sağlıklı ve güzel bir çevre oluşturulmasını kapsıyor.
Birinci Ordu Komutanı ve Belediye Başkanı buluştu
Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Birinci Ordu Komutanı Fethi Tuncel’i ziyaret etti. Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanan Birinci Ordu Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ görevini 18 Ağustos’ta Orgeneral Fethi Tuncel’e devretmişti. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, kısa bir süre önce Birinci Ordu Komutanlığına atanan Orgenaral Fethi Tuncel’i nezaket ziyaretinde bulundu.
Ramazan ayında bazı esnafın yüzü güldü, bazısı ise üzüldü
Ramazan ayı ile birlikte bazı esnafın yüzü güldü, bazısının da asıldı!.. Yaz dönemi sonrası Ramazanla birlikte piyasanın birazda olsa kıpırdandığından dem vuran bir kısım esnaf alışverişin beklenilenin altında olduğunu ancak yinede “Buna şükür” diyor. Özellikle hamur işi, ekmek ve pide gibi gıda maddeleri satan bazıları da “Bu ayda işimiz iyi olur “şeklinde konuşuyor..
Ramazan ayı’nın gelişi ile birlikte kokoreçci, köfteci ve restoran ve lokanta gibi mekanlar da gün içinde müşteri acısından düşüşler yaşanırken iftarda bu mekanların daha çok iş yaptığı gözleniyor. Manav, balık pazarı, tatlıcılar, şarküteri, manav ve bakkalların bir kısmı iyi bir kısmı kötü derken, özellikle fırınlar oldukça iyi iş yaptıkları belirtiliyor. İftar ve sahur için alışveriş yapan Beşiktaşlılar çarşı ve köy içindeki dükkanları doldururken, fiyatlarında bir nebze de olsa artışta olduğunu kaydediyorlar. Ramazanda alışveriş yapmanın bir zevk olduğunu söyleyen sakinler ise, “Ramazan berekettir. Esnaf arkadaşlar bunu unutmasın” şeklinde konuşuyorlar. Esnaf ise, fiyatları sabit tuttuklarını Ramazan öncesiyle pek bir fark olmadığını vurguluyor.
Bizde bu konuyu yakından öğrenmek için Beşiktaş’ta bir tur attık. İşte Ramazan alışverişleriyle ilgili araştırma turumuz ve işte bazı görüşler:
BALIK SATIŞLARI İYİ
“Balık satıyorum. İyi de gidiyor. Ancak fiyatlara baktığınız zaman büyük bir düşüş yok. Çünkü balık mevsimi daha yeni açıldı. Ramazan ayı içinde balık satışlarından oldukça memnunuz ancak geçen seneyle kıyaslandığında bu durum çok iyi değil. Geçen yıllar rağbet daha fazla idi.” İbrahim Gürel
FİYATLAR TUTMUYOR
“Birçok yerde birbirini tutmuyor. Alışveriş ederken birçok yer dolaşmak gerekiyor. Pazarlıkta şart oldu. Örneğin palamut kimi yerde tane iki kimi yerde üç buçuk milyon üç tane alana 10 YTL’ den veriliyor.” Adli Çubukçu.
UCUZA VERİYORUZ
“Ramazanda balık satışları oldukça iyi, ama normal günlerde de bazen bu kadar balık satıyoruz. Bu da Ramazanda balığa özel bir ilgi gösterilmedi anlamına gelebilir. Satışlarımız daha çok balıkların ucuz olmasından kaynaklanıyor. Balıklar pahalı olsa işler bu kadar iyi olmaz. Ayrıca bizim balık pazarımız meşhurdur.” Osman Erdemir.
TERCİHLAR FARKLI
“İşlerimiz oldukça iyi sayılır. Ancak ramazanda biraz seyir değişti. Vatandaş balığı sanki tercih etmiyor. Alıp evine iftar için götürmüyor. Ramazanda balık ağır geliyor olabilir, ancak balık en önemli gıdadır. Ramazan dışında daha çok satış yapıyorduk.” Serkan Çavuş.
ETKİLENME OLUYOR
“Çok güzel işlerimiz, herkes balık yiyor. Normal günlerden iyi değil ama Ramazan olmasına nazaran iyidir. Ramazandan önce biraz daha canlıydı. Ramazanda bazı kişilerce balık tercih edilmiyor. Normal zamanda haftada üç defa balık yeniliyorsa, bu ayda sayı bir defaya düşüyor. Satışlarda biraz düşüş oldu ama çok etkilemedi. Biz tüm balıklarımızı satıyoruz.” Ahmet Kuntal.
AKTİVİTE ŞART
“Ramazan ayı herkese hayırlı olsun tatlı satışlarında bizim açımızdan azalma var. Gün boyunca duruyor ve iftarda bunu telafi edemiyoruz. Geçen seneye oranla aynı değil. Üstelik Beşiktaş’ta da bir aktivite yok. İnsanlar Beyoğlu’na Sultanahmet’e kayıyorlar. Esnafı etkileyen bir durum olur etkinlikler. Yazdan çıkmıştık okullar yeni başlamıştı hareketlilik vardı ancak Ramazan ayı’nın gelişi ile beklenen yükseliş bu rolantide kaldı. Hüseyin Yıldırım.
TATLIDA SATIŞ İYİ
“İşlerimiz çok iyi. Yüzde yüz artış var. Hemen her şeyden satılıyor. Tatlı, yufka, pide gibi satışta ön planda olan ürünlerimiz bulunuyor. Tatlılar arasında en çok 7 milyon’dan satışa sunulan tulumba tatlısı, ardından şekerpare, baklava geliyor.” Mustafa Kocaer.
KIPIRDANMA VAR
“İşlerimiz geçen seneyle kıyaslandığında iyi değil. Ancak yine de Ramazan ayı için özel siparişler verildi. Ramazan ayı öncesinde de yaz tatilinden çıkılmıştı kıpırdanma başlamıştı. Ama bugüne baktığınızda Ramazan ayı geçen seneki kadar satış sağlamayacak gibi. Ancak diğer günlerden farklı olarak olumlu etkilediğini de söylemek gerekir.” Hasan Kocaer.
PİDE VE HAMUR İŞİ GİDİYOR
“Ramazan ayında gayet iyi gidiyor işlerimiz. Bu ayda da en çok pidelerimiz satılıyor. Ekmek satışlarımızda ise herhangi bir düşüş yok. Günde en az 1000 adet extra pide satıyoruz, ekmekler de 1500-2000 adet satılıyor.” Vural Karpuz.
İYİSİ DE VAR, KÖTÜSÜ DE
Şarküteri, manav ve kasap gibi esnaf arkadaşlar toplu alışverişlerden kazanıyor. Gün içinde sık sık alışveriş olmuyor ancak iftar ve sahur için insanlar alışveriş ediyor. Ramazan, bazı esnaflar için iyi, bazı esnaflar için kötü günler geçiyor. Atıf Sarı. (Didem TU
Okullara Beşiktaş Belediyesi’nden destek
İLKÖĞRETİM ve liselilerden oluşan 14 milyon öğrenci için ders zili geçtiğimiz haftalar içinde çalmıştı. Öğrenciler, yeni döneme ısınmaya dursunlar onlar 3 aylık yaz tatili boyunca dinlenirken onlar için birileri ara vermeden çalıştı. Beşiktaş Belediyesi, yaz boyunca tek tek okullar ile ilgilendi, tüm eksiklerini listeledi ve gidermeye çalıştı. Çalışmanın yürütüldüğü tüm okullarda alt yapı iyileştirme konusunda yüzde yüze yakın başarı sağlandı. Yaz boyunca yürütülen çalışmalarla bizzat ilgilenen Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, daha sağlıklı ortamda eğitim öğretim yapılabilmesi amaçladıklarını söyledi.
Metrocity’de
film gibi fidye avı!..
İŞADAMI Ramazan Demirtaş’ı kaçırıp 230 bin YTL fidye isteyen fidyeciler Metrocity’de parayı Demirtaş’ın eşinden alırken kameraya takıldı. Geçtiğimiz hafta içinde gerçekleşen olayda, görüntüden yola çıkan polis, biri Demirtaş’ın eski çalışanı üç kişiyi yakaladı. Çevreden 22 bin YTL toplayan Fadime Demirtaş alışveriş merkezinin tuvaletinde parayı fidyecilere teslim etti. Fidyecilerin işadamını 208 bin YTL’lik senet imzalattıktan sonra serbest bıraktığı belirtiliyor. Gözaltına alınan zanlılardan Fazıl Atabay’ın gasp ve dolandırıcılık gibi suçlardan 3 kez, Adem Gündeş’in ise 7 kez yakalandığı ortaya çıktı.
Hırsızlık çetesi operasyonla çökertildi
İSTANBUL’DA hırsızlık yapan ve aralarında bayanların da bulunduğu çete üyeleri, yakalandı. İstanbul Valisi Muammer Güler, çeteye evrak üzerinde yardım ettikleri iddiasıyla gözaltına alınan 11 polis memurundan 8′inin adliyeye sevk edildiğini açıkladı. Asayiş Şube Müdürlüğü’nde düzenlenen basın toplantısında Güler, Kadıköy, Üsküdar ve Beşiktaş ilçelerinde meydana gelen hırsızlık olaylarının aydınlatılmasına yönelik 4 aydır yapılan kapsamlı çalışma neticesinde “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suretiyle toplam 2 milyon 575 bin YTL maddi zarara neden olan şahısların yakalanması için operasyonlar düzenleniyor.
Preveze Deniz Zaferi törenlerle kutlandı
PREVEZE Deniz Zaferi’nin 468. yıldönümü, Beşiktaş’taki Barbaros Hayrettin Paşa Anıtı önünde düzenlenen törenle kutlandı. Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nca tören düzenlendi. Törende konuşan Deniz Binbaşı Semih Ozangüç, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, büyük kuvvet farklılığına rağmen uygulamaya koyduğu harp taktiğiyle haçlı donanmasını mağlup ettiğini hatırlattı. Ozangüç, Cumhuriyet’in kurulmasının ardından Mustafa Kemal Atatürk’ün donanmaya gereken önemin verilmesini istediğini belirtti ve Deniz Kuvvetleri Günü’nü kutladı. Ayrıca Barbaros Hayrettin Paşa Türbesi’de ziyaret edildi.

Uluslararası bir proje: “Sanat Kurgu”
Beşiktaş Belediyesi’nin 2005 Ekim ayında sanat ortamına kazandırdığı Beşiktaş Çağdaş, ikinci yılına uluslararası bir proje ile giriyor. Beşiktaş Çağdaş, ilk uluslararası etkinliğini proje ve konsepti Prof. Dr. Halil Akdeniz tarafından belirlenen ‘Sanat Kurgu’ sergisi ile gerçekleştiriyor. Dört Türk, dört Alman sanatçıyı bir araya getiren ‘Sanat Kurgu’; günümüz sanatının önemli isimleri Halil Akdeniz, Erdağ Aksel, Serdar Arat, Manuel Graf, Michael Hakimi, Christian Jendreiko, Kemal Önsoy ve Jens Ullrich’in yapıtlarını sanatseverlerle buluşturuyor. 11 Ekim’de başlayan 3 Aralık’a kadar sürecek olan sergi, bilim kurgu kavramından esinlenerek oluşturulmuş. Sergide, bilim kurgu kavramı ile ilgili sorgulamayı tarih süreçteki yerini ve günümüz sanatında nasıl ele alındığını yorumlama fırsatını yakalamak mümkün.
Sergi için özel olarak Türkçe, İngilizce ve Almanca dillerinde kitap hazırlandı. Kitabın giriş kısmında, ‘Sanat Kurgu’ kavram ve konseptine yönelik kuramsal çerçeveyi belirleyen Oğuz Adanır’ın da genel bir yazısı yer alıyor. Kitapta diğer yer alan yazılar ise Ali Akay, İbrahim Cansızoğlu, Semih Fırıncıoğlu, Christian Jendreiko, Magdalena Kröner ve Zeynep Yasa Yaman tarafından kaleme alındı.
Beşiktaş Çağdaş, pazartesi ve resmi tatil günleri dışında her gün 10.30-19.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir. besiktascagdas@beltas.com.tr

Şükran Pekmezci’nin dünyası Ortaköy’de
ORTAKÖY Sanat Galerisi, bu yıl Şükran Pekmezci resim sergisi ile yeni sezona “merhaba” diyor. Şükran Pekmezci’nin resimlerinde doğa görüntüleri ve toplumsal yaşamın içinden seçilmiş gerçekler yer alıyor. Pekmezci gecekondu mahalleleri, sokak araları, kapı önleri, gecekondu evlerini tuvaline yansıtmış. Sergiyi 31 Ekim’e kadar Ortaköy Sanat Galerisi’nde izleyebilirsiniz.
Ortaköy Sanat Galerisi, Pazar günleri hariç her gün 12.00-19.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir. ortakoy@beltas.com.tr

SPOR HABERLERİ

SPOR YAZARLARI OYLUYOR
Beşiktaş Gazetesi, “Beşiktaşlı Yılın Sporcusu’nu (2)” seçiyor
Beşiktaş Gazetesi 2006-2007 sezonunda da yine Beşiktaş’ın en iyi futbolcusunu seçiyor. Geçen sayıda her maçtan sonra yapılan oylama sonucu; Sergen Yalçın altı maçta en çok göze batan oyuncu oldu. Diğer yandan, Kleberson 4, Koray 3, Cordoba 3, Ahmed Hassan 2, Tümer Metin 2, Gökhan Güleç 2, Bobo 2, İbrahim Akın 1, Ali Tandoğan 1, Ali Güneş 1, İbrahim Üzülmez 1 ve İbrahim Toroman 1 maçta göze batan oyuncu oldu. İşin ilginç yanı kötü bir sezon geçiren Beşiktaş’ın 5 maçında spor yazarları göze batan oyuncu seçmedi. Spor Yazarlarının oylarıyla seçilen Beşiktaş’ın en başarılı futbolcusuna Beşiktaş Gazetesi yine dev bir kupa verecek. Bu kupa sezon sonunda sahibini bulacak. Yıl boyunca her hafta seçilen maçın yıldızı Beşiktaş Gazetesi’nde yayınlanıyor. Ayrıca spor yazarların verdiği oylar ve seçilen futbolcuların bilgileri Beşiktaş Gazetesi’nin internet sitesinde de yer almaktadır. Maçın yıldızları ve yılın en başarılı Beşiktaşlı futbolcusu için görüş aldığımız isimler şöyle: Atilla Gökçe, Güven Taner, Kazım Kanat, Zeki Çol, İlker Ateş, Korkut Göze, Gülengül Altınsay, Vedat Okyar, Salih Sezer, Hayri Ülgen, Atıf Keçeci, İsmail Er, Ömer Güvenç, Sanlı Sarıalioğlu, Bilal Meşe, Faik Gürses, Adnan Aybaba, Fatih Doğan, Zafer Arapkirli, Basri Baykoç, Yemen Ekşioğlu, Gültekin Onay.
Spor yazarları yeni sezonda yine geçtiğimiz haftalardan itibaren oylarını vermeye başladı. Gerek yazılarıyla gerek direk olarak görüşülerek tespit edilen oylama sonucu ilk göze batan oyuncu İbrahim Üzülmez oldu. İkinci haftada ise, Gaziantep maçında attığı iki golle Bobo birinci oldu. Üçüncü haftada oynanan Denizlispor maçında Gökhan Zan, dördüncü hafta Konyaspor maçında Burak seçildi. Trabzonspor maçında ise “Maçın yıldızı yok” dediler. Galatasaray maçında yine isim çıkmadı, Ankaragücü maçında ise en çok oyu Ali Tandoğan aldı.
Satranç takımından şampiyon çıktı
BEŞİKTAŞ satrançta rakip tanımıyor. Satranç şubesinin başarılı oyuncularından Kübra Öztürk, Karadağ’da düzenlenen Avrupa Yaş Grupları Şampiyonası’nda 16 yaş altı kategorisinde Avrupa Şampiyonu oldu.
Karadağ’ın Herzeg Novi şehrinde, 9 – 19 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Avrupa Yaş Grupları Şampiyonası 10, 12, 14, 16 ve 18 yaş altında genel ve bayanlar klasmanı olmak üzere 10 kategoride yapıldı.
Türk Milli Takımı’nın da başarılı sporcuları arasında yer alan sporcu Kübra Öztürk, 16 yaş altı bayanlar klasmanında 32 ülkeden 62 sporcu arasında 7,5 puanla şampiyon oldu. Son turda güçlü Rus rakibi Olga Girya’yı yenen Kübra Öztürk, böylece ülkemize de yaş gruplarında ilk altın madalyayı kazandırmış oldu. (Muzaffer TOPAL)

Tigana: “Yapıcı eleştirilere açığız”
Beşiktaş Teknik Direktörü Tigana tarafından bir maçta Delgado bir maçta Ricardinho sahaya sürülünce bu ikili bir arada oynar mı, oynamaz mı? tartışması da beraberinde geldi. Uzunca bir süredir gündemde olan bu tartışma gitgide büyüyor. Delgado’yu Tigana’nın istediği, Ricardinho’yu ise son anda Yönetimin aldığı konusu da bu tartışmayı iyice alevlendirdi. Tigana bu tartışmayı başlatanların çoğunun antrenmanlara gelmediğinden ve oturdukları yerden yorum yaptığından bahsederken, Fransız hoca “Ben kimi yararlı görürsem o maçta ilk on birde onu oynatıyorum” diyor. Delgado ve Ricardinho’nun özelliklerinin birbirine benzediğini ancak birçok değişik özelliklerinin de bulunduğunu belirten Beşiktaş Teknik Direktörü Tigana, bu tür eleştirilerin yapıcı olmadığını savundu. Beşiktaş’ın 10 numarası Delfado ise, futbolcuların takım içinde birer birey olduğunu ve hocanın verdiği talimatlar doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Saha içinde elinden geleni yaptığını söyleyen Delfado, Ricardinho ile birlikte oynayıp oynamayacağı sorusuna” Hocamız oynayın derse oynarız. Bir maçta beni, diğer maçta Ricardinho’yu sahaya sürerse yine onun dediğini yapmalıyız” diye ortadan konuştu. Beşiktaş’ın 17 numarası, Brezilya Milli Takımı’nın da formasını giyen Ricardinho’da benzer yanıtlar vererek, Tigana’nın söylediklerini yapmak zorunda olduklarını bildirdi.
Bir süredir spor otoriteleri Delgado ve Ricardinho’nun aynı sitilde iki oyuncu olduğunu, orta sahayı derleyip, toplayan futbolcular olarak alındıklarını öne sürerek; ”Her ikisi de aynı mevkide ve aynı şekilde oynuyor. Birlikte oynamaları imkansız” diyorlar. Birinden birinin transferinin de yapılmaması gerektiği de söyleyen bazı spor yazarları şu sıralar bu konuyu masaya yatırıyorlar. Ancak bazı spor yazarları da “Bir takımın elinde iki star varsa ikisinden de yararlanılmalı. Onları birlikte oynatmakta bir beceridir. Taraftar Delgado ve Ricardinho’yu görmek için stada koşuyor. Forma satın alıyor. Birini yedek bırakmak veya faydalanmamak haksızlık olur. Yönetim teknik direktörün istediğinin yanı sıra iyi futbolcuyu da alır. Hoca’da bunlardan yararlanır.” diyor.
Bu tartışmanın sonu ne olacak? Herkes şimdi merakla bunu bekliyor!… Ve ekliyor; ”Beşiktaş tartışmalardan yeter ki zarar görmesin. Yoksa eleştiriler her zaman doğru yolu bulmak için faydalıdır.”

‘Beşiktaş uzatmada kendine geldi!..’
Beşiktaş kolay maçı zora soktu ancak turu geçmesini bildi. 2-0’ın avantajını 90 dakika boyunca kullanamayan Karakartal uzatmada iki gol bulunca CSKA Sofya’yı kupanın dışında bıraktı. Maç boyunca Siyah-Beyazlı taraftarlar hop oturdu, hop kalktı. Adeta ecel terleri döktü!.. Normal sürede ortada gözükmeyen Ricardinho uzatmalarda ortaya çıktı da Nobre ve Bobo gollerini yaptı. Orta saha ve savunma maç boyu kötü sinyaller verdi. Tur tam “Gitti” derken, Beşiktaş toparlandı ve Beşiktaş gibi oynamaya başladı. Karakartal’ın gol atmak aklına geldi ve 2-2’lik sonuçla turu geçerek, guruplara kaldı. Beşiktaş artık Avrupa arenasında ve ay içinde zorlu rakiplerle karşılaşacak.
Maçtan hemen sonra her zaman olduğu gibi gazetemizin elektronik posta kutusuna mailler düşmeye başladı. Taraftar, fakslarla Beşiktaş Gazetesinde yayınlanmak üzere görüşlerini bildirdi. İşte bu görüşlerden kısa alıntılar…
KALBİM DURACAKTI
İlk yarıda hata yaptık. Bir gol atmalıydık. Bu tür karşılaşmalarda beraberliğe yatılmaz. Artık bu numaralar eskide kaldı. Kaybetseydik ne olacaktı? Eleştiriler başlayacaktı, hoca sorgulanacaktı, futbolcular tartışılacaktı. Beşiktaş çok zarar görürdü. Kadir Atmaca.
DERS ÇIKARTMALILAR
Bu takıma elenseydik, kahrolurdum. Stadı bile stat değil. Oyuncular bizden en az bir iki gömlek daha kötü. Oyunları da ahım şahım değil. Ama işi götürüyorlardı!.. Kleberson’un sakatlanması etki yaptı ama Ricardinho’da sahada yoktu. Kenan Öztürk.
HAYIRLI OLSUN
Elenmeyi bir an bile aklıma getirmedim. Beşiktaş’ın gol atacağını biliyordum. Ancak gol geç geldi. Bobo bu takımda ilk 11’de sahaya çıkmalı. Gökhan çok savruk ve tecrübesiz. Nobre o kafayı nasıl vurdu hayran kaldım. Hepimize hayırlı olsun. Ahmet Kaçar.
TELAŞ YAPTILAR
Neredeyse az kalsın havlu atıyorduk. Orta saha evlere şenlikti. İleri uçtakiler topla buluşamazsa kim gol atacak. Savunmayı da beğenmedim, gelen giden kafayı vurdu. Runje o golleri yemeliydi. Bunlar bize ders olsun. Ali Kavurmacı.
GOLÜ UNUTTULAR
Tigana gol için sahaya çıkmalı. Bence yanlış yaptı. Beşiktaş gol atabilecek kapasitede. Koray’dan sonra Kleberson’unda sakatlanması üzdü. Burak bu maçta çok kötüydü. Havalara girmesin. Ali Dursun.
AVRUPALI OLDUK!..
En çok sevindiğim olay Avrupa Kupalarında daha uzun süre Beşiktaş’ın adını görmek olacak. CSKA Sofya Beşiktaş’tan kötü bir takım ama disiplinli oynadılar. Bu manteliteyi bizde yakalamalıyız. Moralmen çabuk çöküyoruz. Neyse ki bu sefer çabuk toparlandık. Bu işler kolay değil. Selim İleri.
LÜTFEN CİDDİYET!..
Beşiktaş ilk yarıyı iyi götürdü ancak ikinci yarı dağıldı. Bu rehavetten kaynaklanıyor. Profesyonul insanlar ciddiyetten uzaklaşamaz. Üzerlerinde Beşiktaş forması var. Milyonlarca insanı üzüyorlardı. Neyse ki korkulan olmadı. Tahir Atlı. (Onur BAŞTUĞ)

‘Bundan sonraki rakipler daha zor’
İSMAİL BAŞTUĞ/TERCÜMAN: Biri sıradan bir takım, diğeri Türkiye’nin en büyük armadalarından biri. Maç öncesi otoriteler ‘Beşiktaş turu rahat atlar’ diyordu. Ama büyük konuşmamak lazımmış, bir kez daha öğrendik. Telaş bitmese, uzatmada goller gelmese neredeyse sıradan takım denilen CSKA Soyfa’ya turu hediye edecektik. Futbolcularda öyle düşünmüş olmalı ki, akılları başına sonradan geldi, Tigana her şartta gol atmanın önemini 90 dakika bitince anlamış olmalı ki, Beşiktaş’ı Beşiktaş gibi oynattı. Ricardinho bile sahneye çıktı. Nobre gol orucunu nihayet bozdu. Bobo kaç maç sonra golünü attı. Hem de zorlaya zorlaya!.. Ve önce ‘Turu rahat atlarız, sonra gitti tur’ dediğimiz bu acayip maçı atlattık ve Beşiktaş’ı tekrar kazandık!…
‘Güle oynaya turu geçer’ denen Beşiktaş uzatmada, nihayet sahneye çıktı. Beşiktaş olduğunu hatırladı. Beşiktaş gibi oynadı. Ve attığı gollerle Kartal’a yeniden hayat verdi.
Kartal turu geçti gruplara kaldı ama maç boyunca da taraftarına ecel terleri döktürdü!..
KORKUT GÖZE/HÜRRİYET: Beşiktaş’ın ilk yarıda savunmasının beklenmedik bir hatası her an planları ve skor avantajını alt üst edebilirdi ki örnekleri vardı. Gol şansı ise Ricardinho’nun yaratıcı paslarına bağımlıydı. Ancak, Beşiktaş hücumda aradığı golcüyü bulamıyordu. Sonrasında sahadaki 11 futbolcu Tigana’nın giydirdiği savunma kostümünü üzerinden attı. Olağanüstü bir hırsla oyunu CSKA yarı alanına yıktı. Nobre pasif bölgelere sırtını dönerek, yönünü kaleye çevirdi. Gökhan Güleç’in yerine giren Bobo ceza sahası çevresinde karargah kurdu. İnadına hücuma koştu. Savunma adamları oyuna katıldı,orta saha hücuma yönelik tavır aldı. Lafın kısası bu, Tigana’nın korkak planına adeta bir başkaldırıydı. Bir isyandı… Yüreklerini koydular ve savaşarak CSKA’yı sildiler.
VEDAT OKYAR/HÜRRİYET:Tigana’nın düşüncesi, tertibi yanlıştı. 2-0’lık skorla rakip takım iyi bir avantaj yakalamıştı, Tigana’nın 0-0’lık düşüncesi vardı ki bu yanlış. Büyük takımsan küçük düşünmeyeceksin. Karşındaki takım Beşiktaş’ın kalitesiyle kantara çıkacak bir takım değil ki. Beşiktaş’ın bu defansıyla, böyle bir düşünce iflas etti. Beşiktaş’ın arkadaki adam paylaşımı sıfır. Belki tek tek iyi oyuncular ama birbirleri ile iyi eşleşemiyorlar. Yenilen iki golü de mektep takımları yer. Beşiktaş yemez, yememeli.Oyun uzatmaya gittiğinde, oynayan çocukların sazı eline aldığını gördüm. İki lafım da Burak’a var. Oyun 0-0’ken kaçırdığı bir gol var, ayağı kaydı. Böyle ıslak bir havada naylon kramponla oynanmaz. Futbol oynamak için ilk önce ayakta durmak ilk şart. O pozisyon gol olsa, Beşiktaş bu sıkıntıyı yaşamazdı.
TURGAY DEMİR/FOTOMAÇ: Tigana’nın oyuncu seçimleri yine dikkat çekti. Öte yandan CSKA ilk dakikadan itibaren yüklenince Beşiktaş panikledi. Özellikle de sol kanadı kullanan Tiago Silva, Burak’ın etkisiz kalması nedeniyle iyi bir koridor buldu. Burak’ın sağ, Mehmet Sedef’in kanatta etkisiz kalışı, Nobre ve Gökhan Güleç’in ise Tounchev ve İliev’in markajında sıkışmaları Beşiktaş’ın pozisyon bulmasını neredeyse imkansız hale getirdi. Tam toparlanmaya başladığımız anda sahanın iyilerinden Baki’nin bir anlık hatası kalede golü görmemize neden oldu. Ardından panik başladı. Uzatma devresinin ilk dakikalarında Nobre’yi bir kez unutan CSKA savunması bu hatayla hayallerini unutmak zorunda kaldı. Hemen ardından Bobo sahneye çıktı ve maçı kopardı. Sonuç olarak Beşiktaş güle-oynaya turlayacağı bir maçı Tigana’nın yanlışlarıyla sıkıntılı atlattı.
İLKER ATEŞ/FOTOMAÇ: Bu turu Beşiktaş’ın geçmesinden daha normal bir şey olamazdı. Ancak, maçın özellikle ikinci yarısında Beşiktaş bütün Türkiye’ye adeta ecel terleri döktürdü. Birinci golde hem savunmanın kademe hatası, hem de Runje’nin kontrol edebileceği topu elinden kaçırmak gibi affedilmez bir hatası vardı. İkinci CSKA golünde ise bu kez Beşiktaş savunmasının şaşkın bakışları, bir rakip golü daha getirdi. Beşiktaş ile CSKA’yı yan yana koyduğunuz zaman aradaki kalite farkının Beşiktaş lehine olduğunu söylemeye bile gerek yok. İlk yarıda Beşiktaş, Burak ve Ricardinho ile net fırsatları gole çevirebilse rakibinin tüm direncini kıracak ve maçın geri kalan süresi formalite dakikalarına dönüşecekti. Baki Mercimek’i de kutlayalım. Son derece akıllı ve iyi yer tutan sağlam futboluyla Beşiktaş savunmasının ayakta kalması için bütün gücünü ortaya koydu.
KAZIM KANAT/SABAH: Soruyorum, 2-0′ın avantajına güvenerek, savunmaya dayalı kontratak futbolu oynuyorsan o zaman çift santrfora ne gerek vardı? Görülüyor ki, Beşiktaş’ın kalesinde ve golcüsünde sorun var. Bu sistemde Nobre asla gol atamaz. Ancak karambollerde gol atabilir. Runje ise maç kurtaran kaleci değil. Öte yandan oyun lideri Ricardinho iki ölü topu harika kullandı. İki golün asistini yapıp maça adeta damgasını vurdu. Ama baktığınız zaman ilk 45 dakikada Beşiktaş’ın pozisyonu sıfır. Gökhan Güleç ile Nobre topla bir kez buluşamadılar bile… Maçın uzatması ise çok özeldi. Beşiktaş iki karambolde iki gol atıp, geceyi hüzünden mutluluğa çevirdi.
ÖMER GÜVENÇ/AKŞAM: Beşiktaş, Sofya’ya giderken kafalarda Kartal’ın bu turu rahat geçer düşüncesi vardı, ama Beşiktaş bu maça çıkarken kafalarda çok da soru işaretleri de vardı. Beşiktaş ilk yarıyı berabere bitirdi. Korkulan ise ikinci yarı oldu. Beşiktaş’ın defansı yine dikkat çekiyor. Çünkü Siyah Beyazlı ekibin defansı adam paylaşımını iyi yapamıyor. İlk golde defans oyuncusu kafayı vuruyor, onu takip etmesi gereken Nobre neredeydi? İkinci gol ise Beşiktaş defansı için tam bir komediydi. Onca kalabalığa rağmen o gol nasıl atıldı, düşünülmesi gerekir. Derken önce Nobre sonra Bobo piyasaya çıktı. Ve Beşiktaş’ın yaşayacağı bu büyük ayıbı tekrar yaşamasını engelledi.
ADNAN AYBABA/STAR: Beşiktaş aslında CSKA karşısında ilk dakikalarda cesur bir futbol sergiledi. Fransız teknik adam Tigana, çift forvet oynattı. Ama maça baktığınız zaman orta sahada Kleberson, Burak ve Ricardinho Nobre ve Gökhan’a gerekli desteği veremedi. Çok beğenmediğimiz Kleberson’un oyundan çıkması, çok enteresandır, takımın dengesini bozdu. O çıkınca oyuna Serdar Kurtuluş girdi. Ama genç oyuncu, tecrübesiz olduğu için bu maçın temposu ve stresi de böylelikle düştü. Sonuç olarak, herkes uzatma dakikalarında Nobre’nin attığı gole şükretti. Bobo da son noktayı koyan isim oldu…
BASRİ BAYKOÇ/ FANATİK: Bilinen haliyle kanatları Beşiktaş zaten verimli kullanamıyordu. Savunmadaki yeni diziliş sık sık arıza veriyordu. Özellikle sol kanatta önemli bir boşluk vardı. Tigana rakibinin hücum anlayışını kırdığını zannettiği anda, Beşiktaş serbest vuruşlardan golleri yedi. Beşiktaş bağlı bulunduğu felsefeyle 90 dakikayı hem oyun, hem de skor olarak çok geride bırakırken, uzatmanın ilk dakikasındaki korner atışından doğan karambolde Nobre’nin ağları havalandırmasıyla döndü. Sonra da Bobo kırılan CSKA direnci sonucunda beraberliği getirdi ve Kartal da neredeyse kâbusa dönüşecek bir geceyi uzatmada sevince çevirdi.
ATİLLA GÖKÇE/ MİLLİYET:Beşiktaş, uçurumun dibinden döndü… İstanbul’daki ilk maçın iki farklı avantajına yaslanarak çok yanlış bir strateji ile oynadı. Eldeki sağlamlardan zoraki oluşturulmuş savunma dörtlüsü, duran toptan iki kafa golünü engelleyemedi. Kaleci Runje de İliev’in ilk golünde çeldiği topa sahip olamadı. Orta alanda kanatlar her zamanki gibi çalışmayan, üretmeyen statik görüntüsünü sergiledi. Sadece Nobre’nin canla başla, telaşlı ve kalpten gayretleriyle gol için çırpındığını gördük. Nobre, kornerden gelen topa dokunarak Beşiktaş’ın kaderini değiştirdi. Ardından Bobo’nun golü geldi. Kıyametten saadete dönüş, muhteşem oldu.
SANLI SARIALİOĞLU/ YENİ ŞAFAK: İlk yarıda CSKA’nın iki net gol pozisyonu vardı. Bizim ise bu bölümde bir Burak’ın ıskası ve bir de ceza alanı dışından Ricardinho’nun kalecide kalan şutu vardı. CSKA’nın pozisyonlarında ise İbrahim Toraman’ın bireysel hataları ön plandaydı. Rakibi çok boş bıraktı. CSKA bu bölgede çok etkili oldu. Sonrasında Burak’ın çıkarılması doğruydu ama yerine giren Ali Tandoğan’ın da ondan fazla bir farkı yoktu. Aslında Beşiktaş ağır aksak makamında sözüm ona rakibi uyutuyordu. Hani hedef goldü, hani atacağımız tek gol her şeyi bitirecekti? O zaman neden golü ilk dakikadan itibaren ısrarla aramadık? Rakip kaleye 50. dakikada bir kez etkili gittik ve Gökhan Güleç’in şutu direkten döndü. İste hepsi bu. Nobre ve Bobo’nun golleri yeniden hayata dönüşümüzdü. Ricardinho’nun ne olduğunu herhalde herkes gördü. (Didem TUTAL)

bastug metinkeceli Spor  Metin Keçeli Radyo BEŞİKTAŞa konuştu: Tapulu malımızda kiracı muamelesi gördük!..Radyo Beşiktaş’ta İsmail Baştuğ’un konuğu olan Metin Keçeli canlı yayında en geç bir hafta içinde açıklama yapacağını söyledi. Tesis yönünden Fenerbahçe ve Galatasaray’ın arkasında kalmanın üzüntüsünü yaşadığını söyleyen Keçeli, adaylığımla ilgili yapılan spekülasyonlar ve söylenen sözler nedeniyle kırgın olduğunu belirtti. Keçeli, tapulu malımızda kiracı muamelesi gördük şeklinde konuşarak kendisine ‘bir bölen’ ve ‘çakma’ aday yakıştırması yapanları kınadığını belirtti. Devamı için tıklayın… »

SAYI 134

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

BJK1341 210x300 SAYI 134Almanya’dan bisikletle geldiler
Almanya’dan buraya bisikletle yola koyuldular ve son durakları Dolmabahçe’de basın mensuplarına poz verdiler. Beşiktaş’ın Almanya’daki kardeş şehri Erlangen’in Belediye Başkanı Dr. Siegfeld Balleis, bisikletle İstanbul’a geldi. Balleis’in 9 gün süren yolculuğuna 13 Alman ekonomist bisikletleriyle eşlik etti. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, bisikletli grubu Dolmabahçe’de karşıladı. Beşiktaş Belediyesi Halkoyunları Ekibi’nin folklor gösterisinin ardından misafirler için Ortaköy Radisson SAS Oteli’nde bir resepsiyon verildi. Erlangen’den Beşiktaş’a yaptıkları yolculuğun oldukça zorlu geçtiğini dile getiren Siegfeld Balleis, günde ortalama 250-400 kilometre yol kat ettiklerini söyledi. Belediye Başkanı, 2 bin 500 kilometre boyunca bisiklet kullanmaktaki amaçlarının ‘çevre bilincini artırmak’ olduğunu ifade etti. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ise Erlangen Belediye Başkanı ile birlikte İstanbul’a gelen ekonomistlerin Beşiktaş Belediyesi’nin mali başarılarını inceleyip kendi şehirlerinde uygulayacaklarını ifade etti. Ünal, “Borçlu devraldığımız belediye şu an bütçe fazlası veriyor. Beşiktaş Belediyesi ekonomiyi iyi biliyor.” diye konuştu. Alman misafirler, Beşiktaş Belediyesi ile ortaklaşa yapacakları çalışmalar için 5 gün boyunca Türkiye’de kaldı.

Levazım Mahallesi Birkent Sitesi’ne yeni park yapılıyor
Levazım Mahallesi’nde yer alan boş arazi, elden geçirilerek güzel bir görünüm kazandı. Birkent Sitesi’ne yeni oyun parkı kazandıracak olan bu çalışma ile çocukların rahatı ve güvenliği ön plana alınarak yapılıyor. Parkın yapımını ise Beşiktaş Belediyesi gerçekleştiriyor. Parkta oyun alanının yanı sıra, çocukların gelişimlerine de yardımcı olacak 2 potalı bir basket sahası da bulunuyor. Parkta kurulan oturma alanları sayesinde de çocuklarını park alanına getiren aileler de dinlenme imkanına sahip olacak. Halen yapım aşamasında olan parkın açılışı ise ilerleyen haftalar içinde gerçekleşeceği söyleniyor.
Esnaf trafik ve otopark sorunundan dert yanıyor
Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın bu kez durağı Arnavutköy’dü. Semt halkının sıkıntılarını, dilek ve şikayetlerini yerinden dinlemek isteyen Başkan Ünal, belediyenin gerçekleştirdiği toplantıda esnafların sorunlarını dinledi. Arnavutköy Fish Restorant’ta düzenlenen toplantıya Beşiktaş Belediyesi Başkanı İsmail Ünal’ın yanı sıra Başkan Yardımcısı Ahmet Yoldar ve ilgili müdürler de katıldı. Toplantıda, Arnavutköylü esnafın otopark ve trafik sıkışıklığı konusundaki sıkıntıları gündeme getirilerek, bu sıkıntılara çözüm yolları arandı.

Beşiktaş’ta nefes kesen kovalamaca
(BEŞİKTAŞ) Trafik uygulaması yapan polis ekiplerinin “dur” ihtarına uymayan bir otomobil kovalamaca sonucu yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Barbaros Bulvarı’ndaki 34 YON 23 plakalı otomobil, ihtara rağmen durmadı. Ortaköy istikametine kaçan otomobil, takip sonucunda Keşger Sokak’ta sıkıştırıldı. Alkollü oldukları belirlenen kişiler, Beşiktaş Merkez Karakolu’na götürüldü.
LPG’li otomobil
durduk yerde yandı
(BEŞİKTAŞ) Durduk yerde seyir halindeki otomobil alev alarak yanmaya başladı. Sürücü kendisini güçlükle dışarı atarken yanan otomobil kullanılamaz hale geldi. Edinilen bilgiye göre olay sabah karşı Barbaros Bulvarı üzerinde meydana geldi. Erdal Çelimsiz’in kullandığı 34 ZY 166 plakalı aracın motor kısmında yangın çıktı. Aracın LPG’Li olduğu öğrenildi. Otomobil kullanılamaz hale geldi.
Hanımağa’ya tahliye, sonra tutuklama
(ORTAKÖY) Çete kurup Reina’nın sahibini silahla tehdit ettiği iddiasıyla tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye oldu. Kısa sürede yeniden gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen eski polis memuru Güniz Akkuş, çıkarıldığı İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yeniden tutuklandı. Akkuş, Beşiktaş’taki Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi, sorgu sonrasında tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Reina’nın önü Teksas gibi!..
(ORTAKÖY) Ünlü eğlence merkezi Reina’ya eğlenmeye gelen bir kişi, Reina önüne gelen 34 FB 406 plakalı lüks bir otomobille gelen kimliği belirsiz şahıslarca kurşun yağmuruna tutuldu. Şahıs, bacağına isabet eden tek kurşunla hafif yaralandı. Olaydan sonra söz konusu araç polis ekiplerince bir süre kovalandı ancak failler kullandıkları otomobille kaçarak izlerin kaybettirmeyi başardı.
Dalmaz Center’a kumar baskını
(BEŞİKTAŞ) Kurtlar Vadisi isimli televizyon dizisinin kumar sahnelerinin çekildiği Beşiktaş Nispetiye Caddesi’ndeki Dalmaz Center’a kumar oynatıldığı iddiasıyla geçtiğimiz haftalar içinde baskın düzenlendi. Akşam saatlerinde yapıldığı söylenilenn baskının sonucunda ele geçirilen üç adet rulet masası ile oyun pullarına el konuldu. Öte yandan işyeri ortağı Alp Dağ gözaltına alındı.
Uyuşturucunun hazin sonu
(BEŞİKTAŞ) Aşırı dozda uyuşturucu kullanan 48 yaşındaki İzzet Taşpınar hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre, Taşpınar’ın iki yıl önce uyuşturucu satmaktan yakalanarak gözaltına alındı. Geçtiğimiz hafta içinde gece geç saatlerde Barbaros Bulvarı’ndaki evine gelen İzzet Taşpınar’ı sabah annesi uyandırmak istedi. Ardından polise haber verildi. Otopside aşırı dozda uyuşturucu tespit edildi.
Toprak Operasyonu davası devam ediyor
(BEŞİKTAŞ) “Toprak Operasyonu” çerçevesinde gözaltına alınan Kürşat Yılmaz ve adamlarıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında açılan davaya devam edildi. Beşiktaş 10. Ağr Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmayaYılmaz’ın da aralarında bulunduğu tutuklu 10 sanığın yanı sıra Tuğba Özay, Korkmaz Yiğit’in de bulunduğu tutuksuz sanıklar katıldı.
Serdar Ortaç
6 ay ehliyetsiz kaldı
(BEBEK) Direksiyonda alkollü yakalanan şarkıcı Serdar Ortaç’ın ehliyeti 6 ay iptal edildi. Trafik ekipleri Bebek Meydanı’nda alkol uygulaması yaptı. Durdurulan Serdar Ortaç, alkol kullanmadığını söylese de alkolmetreye üfleyen Ortaç, 1.41 promil alkollü çıktı. Üzerinde ehliyet olmayan şarkıcıya ehliyeti bulundurmamak ve alkollü araç kullanmaktan da 750 YTL para cezası kesildi.

Balık pazarına balık yağdı!..
Balık sezonunun başlaması ile birlikte Beşiktaş Balık Çarşısı da hareketlendi. Esnaf, ilk günler balığın az olması nedeniyle fiyatların yüksek olduğunu ve vatandaşların balık alamadıklarını belirtirken ikinci hafta ise bu durumun tamamen değiştiğini söyledi. Balığın artması ile birlikte müşterilerin de ilgisinin daha fazla olduğunu söyleyen balıkçılar, bu artışta fiyatların da etkilendiğini belirtiyor. Beşiktaş esnafı, fiyatların çabuk düştüğünü ve gün geçtikçe de halkın rağbetinin yükseldiğini söyledi. Beşiktaş Balıkçılar Çarşısı’nda palamutun tanesi 3-5 Ytl, Mezgit’in kilosu 8 Ytl, Uskumru 12 Ytl, Çupra 10 Ytl, levrek 10 Ytl, Hamsi’nin kilosu 5-6 Ytl’den satılmaya devam ediyor. Her balığın belli aylarda yenilmesi gerektiğine işaret eden balıkçılar, Beşiktaşlılar için bakın şöyle bir mutfak reçetesi veriyor:
Balıkların bazı türleri, bütün bir sene boyunca yenebiliyor. Mevsimine göre ise lezzetini bir kat daha arttırıyor.
OCAK: Uskumru, lüfer, palamut, istavrit lezzetini korur. Kefal ve hamsi tam yağlı durumdadır. Cinekop, kofana, mezgit, berlam, minakop, dere pisisi, pazarlarla kolayca bulunur. Tekir ve kırlangıç bolca avlanır. Barbunya, kılıç, mercan, sinağrit az tutulur.
ŞUBAT: Bu ayda kalkan mevsimi başlar. Mayıs sonuna kadar devam eder. Tekir yine bolca çıkar. Uskumru, lüfer, palamut yağını kaybetmeye başlar. Gümüş balığı, kefal, dere pisisi, minakop lezzetle yenir.
MART: Kefal, levrek ve kalkanın en lezzetli zamanıdır. Uskumru ciroz olmaya yüz tutmuştur. Gümüş balığı fazlaca çıkmaya başlar. Lüfer ve palamut yağını kaybettiğinden sadece tava ve pilaki yapılmaya elverişlidir. Kofananın ızgarası olur.
NİSAN: Kalkan yine başta gelir. En bol zamanıdır. Mercan, levrek, kılıç ve kırlangıç bolca çıkmaya başlar. Dolayısıyla diğer aylara oranla daha ucuzdur. Eşkina bu ayda görülür. Levrek kadar lezzetlidir. Uskumru artık çiroz olmuştur. Kaya balığı fazlaca avlanır ve ucuzdur.
MAYIS: Levrek, barbunya, dil balığı, tekir, kılıç ve iskorpit zevkle yenir. Fazlaca çıktığından pazarlarda her gün bulmak mümkündür. Uskumru, torik, palamut, hamsi ve istavrit yağını kaybetmiştir. Kefal yine lezzetlidir.
HAZİRAN: Bu ayda balıklar az tutulur. Bu nedenle haziran ayı balıkçılık açısından verimsizdir. Tekir, barbunya, gelincik, mercan, sinarit, levrek ve eşkina bulunur. Fakat pahalıdır.
TEMMUZ: Sardalyanın mevsimi başlamıştır. Ekim ortasına kadar lezzetini devam ettirir. Tekir ve barbunya yine lezzetlidir. Kefal bu ayda lezzetsizdir ve üretimi azdır.
AĞUSTOS: Çingene palamutu mevsimini açar. Boyu uskumru kadar veya biraz daha iridir. Levreğe bile tercih edilir. Sardalyanın ise en lezzetli zamanıdır. İzmarit lezzetini bulmuştur. Kefal tavsiye edilmez.
EYLÜL: Sardalye ve kılıç lezzetlidir. Palamut irileşir. Her türlü pişirilmeye elverişlidir. Lüfer bu dönem pahalıdır. Kolyoz, istavrit ve kırlangıç bolca çıkar.
EKİM: Geçici balıkların, yazın Karadeniz’de beslenip, Marmara’ya göçe başladıkları aydır. Bu nedenle bol miktarda tutulur. Uskumru turfanda olarak kendisini gösterir. Lüfer tam lezzetini kazanmıştır. İstavritte yağlanmıştır. Palamut bolca çıkar. Tekir, barbunya, kılıç, levrek, sinağrit, mercan, sardalya, eşkina, minakop, torik, izmarit, iztrangiloz ve aterina gibi balıkları nispeten ucuz olarak temin etmek mümkündür.
KASIM: Uskumrunun en iyi zamanıdır. Kasım ayında bol bulunan ve lezzetli olan balıklar bu ayda da lezzetlidir. Torik akışı başlamıştır. Lakerdası yapılır. Pisinin en nefis olduğu aydır.
ARALIK: Uskumru, lüfer, palamut ve torik yağlı olduklarından her türlü yemeği yapılır. Hamsi de lezzetlidir. Tekir bol bulunur.
Önlemler bu yılda trafiğe takıldı!..
Tüm önlemlere rağmen on binler sokağa bir anda dökülünce, üstüne üstlük başlatılan ve bir türlü bitirilemeyen kazılar cadde ve sokakları kapatınca trafik yine felç oldu.
İstanbul Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, 18-29 Eylül 2006 tarihleri arasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 100. maddesi gereği, 08.30-12.30 ve 13.00-17.00 olan ildeki mesai saatlerinin, 09.00-12.30 ve 13.00-17.30 şeklinde uygulanacağı ifade edilmişti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ise, okulların açıldığı ilk gün için şu tedbirleri almıştı.: “Çocuklarını okula servisle gönderen veliler özel araçları yerine mutlaka servisleri kullanmaları, özel araçlarıyla trafiğe çıkmamaları trafik akışı açısından büyük önem taşıyor. Memurlar mesai saati 09.00 ‘da başladı. Okulların açıldığı ilk haftanın ilk üç günü ise İETT, özel halk otobüsleri, vapurlar, deniz motorları, metro, hafif metro; 06.00-10.00 ile 16.00-20.00 saatleri arası ücretsiz olarak hizmet verdi. Okulların açıldığı hafta ise şantiyelerin çalışma yapmayıp daha sonra kademeli olarak çalışmaların yürütüleceği belirtildi. Yollardaki çalışmalar da duracak ve trafik akışını engelleyen çukurlar kapatılması öngörüldü. İETT 800 ek otobüs seferi düzenledi. İDO kış tarifesine geçerek ek sefer koyacak. Okul Servis araçları Asya ve Avrupa yakası arasında arabalı vapurlardan öncelikle yararlanacak. Tek bilet AKBİL uygulamasıyla öğrenciler tüm toplu taşım araçlarından yararlanabilecek. Büyükşehir Belediye başkanlığından yapılan diğer açıklamalar ise şöyle: “Çöp kamyonları gündüz çöp toplaması yapmayacak. Çalışmalar gece tamamlanacak. Özellikle kavşaklar ve döner adalarda geçiş üstünlüğüne riayet edilmesi trafik sıkışıklığını büyük ölçüde rahatladır. Taksici esnafı “kısa mesafe” diyerek yolcu almamazlık yapmasınlar. Trafik sıkışıklığı yaşanmaması için ana arterlerde bin zabıta memuru trafik ekiplerine yardımcı olacak.”
Ancak tüm tedbirlere rağmen yine birçok yerde istenilen olmadı. Çünkü kazılar bitmemiş, yol yapım ve onarım çalışmaları halen devam ediyordu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen bilgiye göre, devam eden 94 şantiyeli yol kazı çalışmaları arasında Beşiktaş bölgesi ve civarı da bulunuyordu. Yapılan açıklamada yer alan çalışmalar şöyle sıralandı: “İstanbul Avrupa yakası genelinde yol düzenlemesi ve ortak altyapı inşaatı, İstanbul – Avrupa yakası genelinde karayolu demiryolu ve anaarter yolların altından muhtelif çaplarda kanalizasyon ve diğer altyapı tesislerinin yatay delgi yöntemiyle geçirilmesi inşaatı, Seyrantepe-Tem otoyolu alt-üst geçit-yol, kavşak inşaatı, Tarabya kavşağı, Dolmabahçe-Dolapdere-Piyalepaşa-Kağıthane tünelleri inşaatı ve İstanbul Metrosu 4. levent Ayazağa çalışması, Maslak Yaklaşım tüneli – Maslak. Ayrıca tamamlanan toplam 72 şantiyeli yol çalışmaları arasında Yıldız Kışla önü Barbaros ve Posta Cad. Köprülü kavşak inşaatı, İstanbul geneli Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü yatırımları asfalt kaplama yapılması, Ulus Zincirlikuyu Bağ.Yolları 2.Aşama İnş., Ortaköy Vadisi ve çevrenin düzenlenmesi ile ortak Altyapı İnş., Rumelihisarı-İstinye arası sahil yolu bordür, tretuvar ve alty.İnş., Kuruçeşme Rumelihisarı arası sahil yolu bordür tretuar ortak altyapı inşaatı.”
Ayasofya, dünyann ‘Yeni 7 Harikas’ aday
YENİ 7 Harika Vakf yöneticisi Bernard Weber, adaylar arasnda gösterilen Ayasofya Müzesi’nin Başkan Haluk Dursun ile Prof. Dr. İlber Ortayl’ya resmi adaylk sertifikasn törenle verdi. Dünyada 21 aday eser arasndan “Yeni 7 Harika” aday gösterilen müzenin resmi adaylğn tescil etmek amacyla tören düzenlendi. Merkezi İsviçre’de bulunan Yeni 7 Harika Vakf yöneticisi B. Weber, resmi adaylk sertifikasn Ayasofya Müzesi Başkan H. Dursun ve Topkap Saray Başkan Prof. Dr. İlber Ortayl’ya birlikte verdi. Tarih yapanlardan biri olunuz” yazs bulunan tişörtlerle müze önünde poz verdi.
Hedef, engelli için yaşanılır bir kent
İSTANBUL İl Genel Meclisi Engelliler Komisyonu tarafından hazırlanan “İstanbul Engelliler Projesi” (İEP), ilk aşaması olan Koordinasyon Merkezi’nin kurulmasıyla hayata geçiyor. İl Genel Meclisi Engelliler Komisyonu’nca hazırlanan ve uygulama aşamasına gelen İEP, İstanbul’un daha yaşanılır bir kent olması için çalışmaları yürütüldüğünü kaydetti. AK Parti Milletvekili Lokman Ayva ve Komisyon Başkanı Hasan Basri Nalbant tarafından toplantı düzenleneceğini, bu toplantıda kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum örgütlerinden temsilcilerin de bulunacağı belirtildi.
İDO kış sezonu
yeni tarifeyi açıkladı
İDO, kış sezonu ile ilgili yeni tarife ve seferlerin yer aldığı programını duyurdu. Okulların açıldığı gün olan 18 Eylül tarihinden itibaren yeni hatları ve bakımı yapılan gemileriyle kış tarifesi seferlerine devam edileceği söyleniyor. Yeni hatları ve bakımı yapılan gemileriyle başlayacak kış sezonunun, 17 Haziran 2007′ye kadar geçerli olacağı bildirildi. Öte yandan entegrasyonun ise devam ettiği açıklandı. Avşa – Marmara ve Çınarcı – Esenköy deniz otobüsü seferleri ise eylül ayının sonuna kadar sürerken, daha önce deneme seferleri yapılan Küçüksu – Beşiktaş ve Küçüksu – Tokmakburnu hatları daimi hale getiriliyor.
Okul öncesi
uyuşturucu temizliği
İSTANBUL’UN çeşitli semtlerinde uyuşturucu tacirlerine yönelik yapılan operasyonlarda 88 kişi gözaltına alındı. Şahıslarla birlikte çok sayıda uyuşturucu maddesi ele geçirildi. Bir ihbarı değerlendiren İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin “Yalova” adı verilen operasyon kapsamında belirlenen adreslere baskın yaptı. İkisi sahte kimlikli 8 kişi gözaltına alındı. Aramalarda, satışa hazır halde 127 gram esrar, 6 adet ecstasy hap, 5 gram kokain, uyuşturucu madde bulaşıklı 1 adet pet nargile düzenek ele geçirildi. Ayrıca, Beşiktaş, Beyoğlu, Eminönü, Güngören, Kadıköy, Sarıyer gibi ilçelerde 41 ayrı operasyon gerçekleştirdi.
Beşiktaş Adliyesi’nde yoğun hafta…
PKK’ya yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınan ve örgüt mensubu olduğu ileri sürülen 2 kişi Küçükçekmece ve Bağcılar`da yasadışı terör örgütü ile bunlara yardım ve yataklık yaptıkları belirlenen 5 kişi Beşiktaş’daki İstanbul Adliyesi`ne getirildi. İfadesi alınan 7 kişiden 4`ü serbest bırakıldı. Edinilen bilgiye göre, Esenyurt beldesinde bombalı saldırı sonucu 2 kişinin yaralanması ve Bağcılar’da kaymakamlık binası önü bombalı saldırı sonucu 6 kişinin yaralanması olaylarını gerçekleştirdikleri öne sürülen Mehmet Z. Şahin ve Ramazan Çeber, Sabir Alabalık tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Balık pazarına balık yağdı!..
Balık sezonunun başlaması ile birlikte Beşiktaş Balık Çarşısı da hareketlendi. Esnaf, ilk günler balığın az olması nedeniyle fiyatların yüksek olduğunu ve vatandaşların balık alamadıklarını belirtirken ikinci hafta ise bu durumun tamamen değiştiğini söyledi. Balığın artması ile birlikte müşterilerin de ilgisinin daha fazla olduğunu söyleyen balıkçılar, bu artışta fiyatların da etkilendiğini belirtiyor. Beşiktaş esnafı, fiyatların çabuk düştüğünü ve gün geçtikçe de halkın rağbetinin yükseldiğini söyledi. Beşiktaş Balıkçılar Çarşısı’nda palamutun tanesi 3-5 Ytl, Mezgit’in kilosu 8 Ytl, Uskumru 12 Ytl, Çupra 10 Ytl, levrek 10 Ytl, Hamsi’nin kilosu 5-6 Ytl’den satılmaya devam ediyor. Her balığın belli aylarda yenilmesi gerektiğine işaret eden balıkçılar, Beşiktaşlılar için bakın şöyle bir mutfak reçetesi veriyor:
Balıkların bazı türleri, bütün bir sene boyunca yenebiliyor. Mevsimine göre ise lezzetini bir kat daha arttırıyor.
OCAK: Uskumru, lüfer, palamut, istavrit lezzetini korur. Kefal ve hamsi tam yağlı durumdadır. Cinekop, kofana, mezgit, berlam, minakop, dere pisisi, pazarlarla kolayca bulunur. Tekir ve kırlangıç bolca avlanır. Barbunya, kılıç, mercan, sinağrit az tutulur.
ŞUBAT: Bu ayda kalkan mevsimi başlar. Mayıs sonuna kadar devam eder. Tekir yine bolca çıkar. Uskumru, lüfer, palamut yağını kaybetmeye başlar. Gümüş balığı, kefal, dere pisisi, minakop lezzetle yenir.
MART: Kefal, levrek ve kalkanın en lezzetli zamanıdır. Uskumru ciroz olmaya yüz tutmuştur. Gümüş balığı fazlaca çıkmaya başlar. Lüfer ve palamut yağını kaybettiğinden sadece tava ve pilaki yapılmaya elverişlidir. Kofananın ızgarası olur.
NİSAN: Kalkan yine başta gelir. En bol zamanıdır. Mercan, levrek, kılıç ve kırlangıç bolca çıkmaya başlar. Dolayısıyla diğer aylara oranla daha ucuzdur. Eşkina bu ayda görülür. Levrek kadar lezzetlidir. Uskumru artık çiroz olmuştur. Kaya balığı fazlaca avlanır ve ucuzdur.
MAYIS: Levrek, barbunya, dil balığı, tekir, kılıç ve iskorpit zevkle yenir. Fazlaca çıktığından pazarlarda her gün bulmak mümkündür. Uskumru, torik, palamut, hamsi ve istavrit yağını kaybetmiştir. Kefal yine lezzetlidir.
HAZİRAN: Bu ayda balıklar az tutulur. Bu nedenle haziran ayı balıkçılık açısından verimsizdir. Tekir, barbunya, gelincik, mercan, sinarit, levrek ve eşkina bulunur. Fakat pahalıdır.
TEMMUZ: Sardalyanın mevsimi başlamıştır. Ekim ortasına kadar lezzetini devam ettirir. Tekir ve barbunya yine lezzetlidir. Kefal bu ayda lezzetsizdir ve üretimi azdır.
AĞUSTOS: Çingene palamutu mevsimini açar. Boyu uskumru kadar veya biraz daha iridir. Levreğe bile tercih edilir. Sardalyanın ise en lezzetli zamanıdır. İzmarit lezzetini bulmuştur. Kefal tavsiye edilmez.
EYLÜL: Sardalye ve kılıç lezzetlidir. Palamut irileşir. Her türlü pişirilmeye elverişlidir. Lüfer bu dönem pahalıdır. Kolyoz, istavrit ve kırlangıç bolca çıkar.
EKİM: Geçici balıkların, yazın Karadeniz’de beslenip, Marmara’ya göçe başladıkları aydır. Bu nedenle bol miktarda tutulur. Uskumru turfanda olarak kendisini gösterir. Lüfer tam lezzetini kazanmıştır. İstavritte yağlanmıştır. Palamut bolca çıkar. Tekir, barbunya, kılıç, levrek, sinağrit, mercan, sardalya, eşkina, minakop, torik, izmarit, iztrangiloz ve aterina gibi balıkları nispeten ucuz olarak temin etmek mümkündür.
KASIM: Uskumrunun en iyi zamanıdır. Kasım ayında bol bulunan ve lezzetli olan balıklar bu ayda da lezzetlidir. Torik akışı başlamıştır. Lakerdası yapılır. Pisinin en nefis olduğu aydır.
ARALIK: Uskumru, lüfer, palamut ve torik yağlı olduklarından her türlü yemeği yapılır. Hamsi de lezzetlidir. Tekir bol bulunur.
Önlemler bu yılda trafiğe takıldı!..
Tüm önlemlere rağmen on binler sokağa bir anda dökülünce, üstüne üstlük başlatılan ve bir türlü bitirilemeyen kazılar cadde ve sokakları kapatınca trafik yine felç oldu.
İstanbul Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, 18-29 Eylül 2006 tarihleri arasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 100. maddesi gereği, 08.30-12.30 ve 13.00-17.00 olan ildeki mesai saatlerinin, 09.00-12.30 ve 13.00-17.30 şeklinde uygulanacağı ifade edilmişti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ise, okulların açıldığı ilk gün için şu tedbirleri almıştı.: “Çocuklarını okula servisle gönderen veliler özel araçları yerine mutlaka servisleri kullanmaları, özel araçlarıyla trafiğe çıkmamaları trafik akışı açısından büyük önem taşıyor. Memurlar mesai saati 09.00 ‘da başladı. Okulların açıldığı ilk haftanın ilk üç günü ise İETT, özel halk otobüsleri, vapurlar, deniz motorları, metro, hafif metro; 06.00-10.00 ile 16.00-20.00 saatleri arası ücretsiz olarak hizmet verdi. Okulların açıldığı hafta ise şantiyelerin çalışma yapmayıp daha sonra kademeli olarak çalışmaların yürütüleceği belirtildi. Yollardaki çalışmalar da duracak ve trafik akışını engelleyen çukurlar kapatılması öngörüldü. İETT 800 ek otobüs seferi düzenledi. İDO kış tarifesine geçerek ek sefer koyacak. Okul Servis araçları Asya ve Avrupa yakası arasında arabalı vapurlardan öncelikle yararlanacak. Tek bilet AKBİL uygulamasıyla öğrenciler tüm toplu taşım araçlarından yararlanabilecek. Büyükşehir Belediye başkanlığından yapılan diğer açıklamalar ise şöyle: “Çöp kamyonları gündüz çöp toplaması yapmayacak. Çalışmalar gece tamamlanacak. Özellikle kavşaklar ve döner adalarda geçiş üstünlüğüne riayet edilmesi trafik sıkışıklığını büyük ölçüde rahatladır. Taksici esnafı “kısa mesafe” diyerek yolcu almamazlık yapmasınlar. Trafik sıkışıklığı yaşanmaması için ana arterlerde bin zabıta memuru trafik ekiplerine yardımcı olacak.”
Ancak tüm tedbirlere rağmen yine birçok yerde istenilen olmadı. Çünkü kazılar bitmemiş, yol yapım ve onarım çalışmaları halen devam ediyordu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen bilgiye göre, devam eden 94 şantiyeli yol kazı çalışmaları arasında Beşiktaş bölgesi ve civarı da bulunuyordu. Yapılan açıklamada yer alan çalışmalar şöyle sıralandı: “İstanbul Avrupa yakası genelinde yol düzenlemesi ve ortak altyapı inşaatı, İstanbul – Avrupa yakası genelinde karayolu demiryolu ve anaarter yolların altından muhtelif çaplarda kanalizasyon ve diğer altyapı tesislerinin yatay delgi yöntemiyle geçirilmesi inşaatı, Seyrantepe-Tem otoyolu alt-üst geçit-yol, kavşak inşaatı, Tarabya kavşağı, Dolmabahçe-Dolapdere-Piyalepaşa-Kağıthane tünelleri inşaatı ve İstanbul Metrosu 4. levent Ayazağa çalışması, Maslak Yaklaşım tüneli – Maslak. Ayrıca tamamlanan toplam 72 şantiyeli yol çalışmaları arasında Yıldız Kışla önü Barbaros ve Posta Cad. Köprülü kavşak inşaatı, İstanbul geneli Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü yatırımları asfalt kaplama yapılması, Ulus Zincirlikuyu Bağ.Yolları 2.Aşama İnş., Ortaköy Vadisi ve çevrenin düzenlenmesi ile ortak Altyapı İnş., Rumelihisarı-İstinye arası sahil yolu bordür, tretuvar ve alty.İnş., Kuruçeşme Rumelihisarı arası sahil yolu bordür tretuar ortak altyapı inşaatı.”
Ayasofya, dünyann ‘Yeni 7 Harikas’ aday
YENİ 7 Harika Vakf yöneticisi Bernard Weber, adaylar arasnda gösterilen Ayasofya Müzesi’nin Başkan Haluk Dursun ile Prof. Dr. İlber Ortayl’ya resmi adaylk sertifikasn törenle verdi. Dünyada 21 aday eser arasndan “Yeni 7 Harika” aday gösterilen müzenin resmi adaylğn tescil etmek amacyla tören düzenlendi. Merkezi İsviçre’de bulunan Yeni 7 Harika Vakf yöneticisi B. Weber, resmi adaylk sertifikasn Ayasofya Müzesi Başkan H. Dursun ve Topkap Saray Başkan Prof. Dr. İlber Ortayl’ya birlikte verdi. Tarih yapanlardan biri olunuz” yazs bulunan tişörtlerle müze önünde poz verdi.
Hedef, engelli için yaşanılır bir kent
İSTANBUL İl Genel Meclisi Engelliler Komisyonu tarafından hazırlanan “İstanbul Engelliler Projesi” (İEP), ilk aşaması olan Koordinasyon Merkezi’nin kurulmasıyla hayata geçiyor. İl Genel Meclisi Engelliler Komisyonu’nca hazırlanan ve uygulama aşamasına gelen İEP, İstanbul’un daha yaşanılır bir kent olması için çalışmaları yürütüldüğünü kaydetti. AK Parti Milletvekili Lokman Ayva ve Komisyon Başkanı Hasan Basri Nalbant tarafından toplantı düzenleneceğini, bu toplantıda kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum örgütlerinden temsilcilerin de bulunacağı belirtildi.
İDO kış sezonu
yeni tarifeyi açıkladı
İDO, kış sezonu ile ilgili yeni tarife ve seferlerin yer aldığı programını duyurdu. Okulların açıldığı gün olan 18 Eylül tarihinden itibaren yeni hatları ve bakımı yapılan gemileriyle kış tarifesi seferlerine devam edileceği söyleniyor. Yeni hatları ve bakımı yapılan gemileriyle başlayacak kış sezonunun, 17 Haziran 2007′ye kadar geçerli olacağı bildirildi. Öte yandan entegrasyonun ise devam ettiği açıklandı. Avşa – Marmara ve Çınarcı – Esenköy deniz otobüsü seferleri ise eylül ayının sonuna kadar sürerken, daha önce deneme seferleri yapılan Küçüksu – Beşiktaş ve Küçüksu – Tokmakburnu hatları daimi hale getiriliyor.
Okul öncesi
uyuşturucu temizliği
İSTANBUL’UN çeşitli semtlerinde uyuşturucu tacirlerine yönelik yapılan operasyonlarda 88 kişi gözaltına alındı. Şahıslarla birlikte çok sayıda uyuşturucu maddesi ele geçirildi. Bir ihbarı değerlendiren İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin “Yalova” adı verilen operasyon kapsamında belirlenen adreslere baskın yaptı. İkisi sahte kimlikli 8 kişi gözaltına alındı. Aramalarda, satışa hazır halde 127 gram esrar, 6 adet ecstasy hap, 5 gram kokain, uyuşturucu madde bulaşıklı 1 adet pet nargile düzenek ele geçirildi. Ayrıca, Beşiktaş, Beyoğlu, Eminönü, Güngören, Kadıköy, Sarıyer gibi ilçelerde 41 ayrı operasyon gerçekleştirdi.
Beşiktaş Adliyesi’nde yoğun hafta…
PKK’ya yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınan ve örgüt mensubu olduğu ileri sürülen 2 kişi Küçükçekmece ve Bağcılar`da yasadışı terör örgütü ile bunlara yardım ve yataklık yaptıkları belirlenen 5 kişi Beşiktaş’daki İstanbul Adliyesi`ne getirildi. İfadesi alınan 7 kişiden 4`ü serbest bırakıldı. Edinilen bilgiye göre, Esenyurt beldesinde bombalı saldırı sonucu 2 kişinin yaralanması ve Bağcılar’da kaymakamlık binası önü bombalı saldırı sonucu 6 kişinin yaralanması olaylarını gerçekleştirdikleri öne sürülen Mehmet Z. Şahin ve Ramazan Çeber, Sabir Alabalık tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Ustalar coştu, coşturdu
Müziğin sevilen isimleri Kuruçeşme Arena’da bir araya geldi. Zülfü Livaneli, 35. sanat yılını Kuruçeşme Arena’da özel bir konserle kutladı. Livaneli bir çok sanatçı dostuyla aynı sahneyi paylaştı. Konseri, yaklaşık 10 bin kişi izledi.
Organizasyonda Zülfü Livaneli’nin 35 yıllık sanat yaşamını kendine özgü tarzıyla sunan ise edebiyat dünyasının sevilen ismi Sunay Akın’dı. Konser, Livaneli’nin yakın dostu ve meslektaşı Yaşar Kemal’in açılış konuşmasıyla başladı.
Sanatçı dostlarının bu özel gecede yalnız bırakmadığı Livaneli, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer, Ferhat Göçer, Yavuz Bingöl, Aylin Livaneli, Özcan Deniz, Hüsnü Şenlendirici, Beyazıt Öztürk, Hakan Aysev ve Zerrin Özer ile aynı sahneyi paylaştı.
Livaneli, Kuruçeşme Arena’da 25 bestesini 12 sanatçının yorumuyla sevenlerine unutulmaz anlar yaşattı. Finalde, ‘Leylim ley’ şarkısı bir on binlerce kişinin eşliğinde Arena’yı inletti. Konser, ‘Bilmem şu feleğin bende nesi var’ şarkısıyla sona erdi.
Süper Star yine geliyor
BİR süre önce Kuruçeşme Arena’da muhteşem bir performans sergileyen Süper Star Ajda Pekkan 22 Eylül’de yine Kuruçeşme Arena’da müzikseverleri coşturacak. Enbe Orkastrası’nın konserinde konuk sanatçı olarak yer alan Ajda Pekkan bu yıl ikinci kez sevenleriyle buluşacak.

SPOR HABERLERİ

SPOR YAZARLARI OYLUYOR
Beşiktaş Gazetesi, “Beşiktaşlı Yılın Sporcusu’nu (2)” seçiyor
Beşiktaş Gazetesi 2006-2007 sezonunda da yine Beşiktaş’ın en iyi futbolcusunu seçiyor. Geçen sayıda her maçtan sonra yapılan oylama sonucu; Sergen Yalçın altı maçta en çok göze batan oyuncu oldu. Diğer yandan, Kleberson 4, Koray 3, Cordoba 3, Ahmed Hassan 2, Tümer Metin 2, Gökhan Güleç 2, Bobo 2, İbrahim Akın 1, Ali Tandoğan 1, Ali Güneş 1, İbrahim Üzülmez 1 ve İbrahim Toroman 1 maçta göze batan oyuncu oldu. İşin ilginç yanı kötü bir sezon geçiren Beşiktaş’ın 5 maçında spor yazarları göze batan oyuncu seçmedi. Spor Yazarlarının oylarıyla seçilen Beşiktaş’ın en başarılı futbolcusuna Beşiktaş Gazetesi yine dev bir kupa verecek. Bu kupa sezon sonunda sahibini bulacak. Yıl boyunca her hafta seçilen maçın yıldızı Beşiktaş Gazetesi’nde yayınlanıyor. Ayrıca spor yazarların verdiği oylar ve seçilen futbolcuların bilgileri Beşiktaş Gazetesi’nin internet sitesinde de yer almaktadır. Maçın yıldızları ve yılın en başarılı Beşiktaşlı futbolcusu için görüş aldığımız isimler şöyle: Atilla Gökçe, Güven Taner, Kazım Kanat, Zeki Çol, İlker Ateş, Korkut Göze, Gülengül Altınsay, Vedat Okyar, Salih Sezer, Hayri Ülgen, Atıf Keçeci, İsmail Er, Ömer Güvenç, Sanlı Sarıalioğlu, Bilal Meşe, Faik Gürses, Adnan Aybaba, Fatih Doğan, Zafer Arapkirli, Basri Baykoç, Yemen Ekşioğlu, Gültekin Onay.
Spor yazarları yeni sezonda yine geçtiğimiz haftalardan itibaren oylarını vermeye başladı. Gerek yazılarıyla gerek direk olarak görüşülerek tespit edilen oylama sonucu ilk göze batan oyuncu İbrahim Üzülmez oldu. İkinci haftada ise, Gaziantep maçında attığı iki golle Bobo birinci oldu. Üçüncü haftada oynanan Denizlispor maçında Gökhan Zan, dördüncü hafta Konyaspor maçında Burak seçildi. Trabzonspor maçında ise “Maçın yıldızı yok” dediler.

İlk kupa hentbolculardan
Beşiktaş Hentbol Takımı, geçtiğimiz sezon şampi-yonu Milli Piyango ile oynadığı Gençlik Spor Genel Müdürlüğü Kupası mücadelesini 37-36 kazanarak kupanın sahibi oldu. Ankara Cebeci Spor Salonu’nda oynanan Gençlik Spor Genel Müdürlüğü Kupası karşılaşmasının ilk yarısını 21-19 önde tamamlayan Hentbol Takımı, 2. devrede de rakibi karşısında üstün bir oyun ortaya koyarak karşılaşmayı 37-36 skorla galip bitirdi. Hentbolcular, İzmir Fuar Turnuvası’nda da kupa kazanmışlardı. Antrenör Müfit Arın, “Sporcularımız gerçekten çok iyi mücadele ettiler. Tam anlamıyla hazırlıklarımızı tamamlamadık fakat geçtiğimiz hafta İzmir Fuar turnuvasında kazandığımız kupa ve bugün GSGM Kupası bize çok iyi motive kaynağı oldu. Sezonu iki kupayla açıyoruz. Bütün Beşiktaş Camiası’na hayırlı olsun” şeklinde konuştu. Genel Menajer Bilal Eyüboglu da camiaya bir kupa daha hediye ettikleri için mutlu olduklarını söylerken, yeni başarılara imza atacaklarını ifade etti. Didem TUTAL

Birlik ve beraberlik çağrısı yinelendi
Beşiktaş Divan Kurulu’nun 3. Olağan Toplantısı The Ritz Carlton Oteli’nde yapıldı. Toplantıda 25 ve 50 yılını dolduran Divan Kurulu üyelerine mazbata ve rozetleri verildi.
Toplantıya Başkan Yıldırım Demirören, İkinci Başkan Murat Aksu, Genel Sekreter Kenan Öner, Yönetim Kurulu Üyeleri’nden İlhan Durusoy, Fikret Ercan, Sinan Vardar ve Süleyman Eren, Divan Kurulu Başkanı Şeref Nasır, Divan Kurulu Üyeleri ile Denetleme Kurulu Üyeleri katıldı. İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başlayan toplantının açılış konuşmasını Divan Kurulu Başkanı Şeref Nasır yaptı. Futbol Takımının aldığı başarılı sonuçlarla tüm camianın yüzünü güldürdüğünü söyleyen Nasır, “İlklerin takımı olan Beşiktaşımız, Süper Kupa ve ligin ilk 4 haftasında aldığı 3 galibiyetle Avrupa’da ve Türkiye’de başarının sinyallerini vermeye başlamıştır. Diğer amatör branşlarımız da örnek ve başarılı spor dallarımızdır. Herşeyi ile Beşiktaşımız’ın geleceği olan Fulya Projesi hayata geçirilerek, Beşiktaşımız’ın geleceği garanti altına alınmıştır” diye konuştu.
Denetleme Kurulunun raporlarını okumasının ardından söz alan Genel Sekreter Kenan Öner, Beşiktaş Futbol Takımı’nın 25 Ocak 2004 tarihinde BJK İnönü Stadı’nda oynadığı ve 5 futbolcunun kırmızı kart görmesi ile sona eren Samsunspor maçından sonra büyük bir tramva geçirdiğini ifade ederek, “Ligin ilk yarısını 11 puan önde tamamlayan takımımız, bu maçın ardından büyük bir şokun içerisine girdi ve bu süreç uzun bir zaman devam etti. Açık farkla önde bitirmemiz gereken bir seneyi şampiyon olamadan tamamladık. Göreve geldiğimiz zaman bu travmayı daha yakından gördük. Bu sezon ise Teknik Direktörümüz Jean Tigana’nın aklındaki oyuncuları alarak geleceğe yatırım yaptık. Transferde izlediğimiz akıllı politika ile genç bir takım kurduk ve bunda da büyük ölçüde başarılı olduk. Takımımızın şimdiki yaş ortalaması 23. Transferlere harcadığımız paraların hepsini nakit ödedik. Kulübümüz borç içerisine sokulmadı” dedi.
“Aldığımız galibiyetler bizleri ümitlendiriyor” diyerek konuşmasına devam eden Öner, amatör şubeleri başarılarından da bahsetti. Kenan Öner’in ardından konuşan Başkan Yıldırım Demirören ise şunları söyledi: “Göreve geldiğim günden beri söyledim ve söylemeye devam edeceğim. Birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız. Bu sene buna her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Ben bugüne kadar elimi uzattığım insanları hiçbir zaman bırakmadım. Ben herkese kolumu açarım. Herkesi, bütün Beşiktaşlıları birlik ve beraberliğe davet ediyorum”
Divan Kurulu Toplantısı, 25. ve 50. yılın tamamlayan üyelere mazbata ve rozetlerinin verilmesi ile sona erdi.

Taraftarın UEFA mesajı
Maçtan hemen sonra taraftarın gazetesine yine mesajlar yağdı. Gerek faksla, gerek internet yoluyla aldığımız mesajlarda CSKA Sofya’yı rahat geçeceğimize dair mesajlar çoğunlukta idi. Ancak dikkatli olunması, hata yapılmaması, rehavete girilmemesi yönünde uyarılarda bulunuyordu. Ayrıca takım içindeki uyum sorunu, futbolcularla ilgili görüşlerde yazılmıştı. İşte Beşiktaş taraftarının mesajları, duygu ve düşünceleri…
ÇOK BÜYÜTMÜŞÜZ!..
CSKA Sofya’yı gözümüzde çok büyütmüşüz. Maçta bir varlık gösteremediler. Bir akınları vardı o kadar!.. Beşiktaş ra-kibi daha rahat yenmeli idi. Ancak telaşlı oynadılar. Delgado’yu ilk defa bu kadar silik ve etkisiz gördüm. Kadir Çığır.
USTALAR NİYE KENARDA?..
Ricardinho niye ilk 11’de yoktu anlamadım. Trabzon maçında da Tigana gol umudu olarak alınan Nobre’yi kenarda oturttu. Macera aramasınlar. Kartal’a yazık olur. Ali Sağıroğlu.
REHAVET YAPMAYIN
Beşiktaş bu turu rahat geçer. Ancak her maçı zor bur havaya sokuyorlar. Son dakikalarda goller gelmese idi yanmıştık. Soyfa Bulgaristan’da böyle oynamaz. Dikkat!.. Baki Avcı.
ORGANİZE OLAMIYORLAR
İki gole güvenmeyelim. Beşiktaş iyi oynamadı. Bir türlü organize atak yapamıyorlar. Uzaktan şutlar ve karamboldan gol her zaman atılmaz. Henüz uyum sağlamamışlar. Toparlanmaları gerek. Muhammed Çoban.
VERİMLİ OLAMIYORLAR
Biz sahadan görüyoruz. Delgada ilk 45 dakika döküldü, ikinci yarıyla Ricardinho ile çıkılmalı idi. Geç kalındı. Ancak o da ikinci yarıda bir şey yapamadı. Fahri Tatan’dan yararlanılmalı. Bu kadar oyuncuya rağmen iyi değil. Selim Akkan.
OYUNCULARI HARCAMAYALIM
Bu maçta Baki Mercimek kazanıldı. Yerinde oynatıldığı zaman ne kadar iyi olduğunu gördük. Yıllardır aynı yerde oynayan bir futbolcu başka bir yerde ve-rimli olamaz. Ancak nedense Türkiye’de bu moda oldu. İdil Sarıcan.
RAHAT GEÇERİZ
Kimse merak etmesin biz bu turu rahat geçeriz. Hatta orada da iki tane gol atarız. Runje’nin cesaretine hayran kaldım. Bize savaşan topa giren oyuncu gerekiyor. Kezban Atacan.
GOL YOLLARI KISIR
Gökhan Güleç niye yedeğe çekildi anlamadım. Bobo’dan daha iyi. Hiç değilse etrafı rahatsız ediyor. Gol atma becerisi de yüksek. İkinci golde karambolde vurdu denilse de ustalık vardı. Bunları görmek lazım. Adil Otakçı.
ŞANSLARINI KULLANSINLAR
Burak iyi bir oyuncu ama henüz acemi. Buna rağmen mücadeleci ve koşan yönü takıma yararlı oluyor. Ali Tandoğan ve Ali Güneş’te unutulmamalı. Mehmet Sedef gibi zaman zaman şans verilmeli. İbrahim Batu.
HER ŞARTTA ELERİZ
İnönü’de berabere kalsalardı da, Bulgaristan’da gol atar ve bunları elerdik. Beşiktaş CSKA Sofya’dan daha iyi takım. Önemli olan kazanma ruhu. Gol atmakta geç kalsalarda ben bu ışığı Kartal’da bu yıl görüyorum. İyi işler yapacaklar. Bekleyelim. Servet N. Tekin.
BJK Boks Takımı altınları topladı
SARIYER Kapal Spor Salonu’nda Zafer Kupas için mücadele eden boks takm, 4 şampiyonluk, 1 ikincilik ve 1 Üçüncülük elde etti. Altı sporcu ile katlan Siyah-Beyazllar dereceleri ise şöyle: 54 Kg. Avni Yldrm, 57 Kg. Ramazan Balloğlu ve Salman Kerimi, 81 Kg. Muhammet Güner şampiyon, 51 Kg. Uğur Oğuzhan ikinci, 69 Kg. Şafak Dilmaç üçüncü.
Kaan Dalay’ın Beşiktaş sevgisi
TEKERLEKLİ Sandalye Basketbol Takm’nın başarl oyuncusu Kaan Dalay nikah tazeledi. Menajer Erdem Göksel, takmda kalmasnn kendileri için son derece sevindirici olduğunu belirterek, “Kaan, Başta G.Saray olmak üzere diğer takmlardan da  kendisine çok büyük paralar teklif edildi. Beşiktaş sevgisi ağr bast ve yuvada kald. Beşiktaşl olduğunu herkese ispat etti” dedi.

Basketbol 2006-2007 kuraları çekildi
BASKETBOLDA 2006-2007 sezonu Erkekler Türkiye Kupas karşlaşmalar İstanbul’da çekildi. (A) Grubu: (Konya): F.Bahçe Ülker, BJK Cola Turka, TOFAŞ, Mersin B.Bel. (B) Grubu: (Samsun): Selçuk Üni., B. Banvit, T. Telekom, Beykoz. (C) Grubu: (Manisa): D.Şafaka, E. Pilsen, İst. Tekel, C.T. Kolejliler. (D) Grubu: (Adapazar): G.Saray C.C., Alpella, Pnar K.Yaka, O.Renault.

Otoriteler, Beşiktaş’ı değerlendirdi
Beşiktaş UEFA Kupası ilk maçında Kleberson ve Gökhan Güleç ile güldü. İkinci maç için 2 gollü bir avantaj sağlayan Kartal’ın ortaya koyduğu oyun hakkında spor otoriteleri ve yazarlar değişik görüşler bildirdi. Her zaman olduğu gibi yine futbolcular, oyun sistemi ve teknik heyetin aldığı kararlar masaya yatırıldı. İşte Beşiktaş’la ilgili yapılan kritiklerden can alıcı paragraflar:
KORKUT GÖZE: Maçta lider oyuncu aradım ama göremedim. Delgado koşuyor, oynuyor ama Beşiktaş’ın aradığı lider olduğunu sanmıyorum. Ayrıca şunu da gözlemlemek mümkün, Delgado çıkınca yerine Ricardinho girdi. Tigana ikisini birlikte her nedense düşünmüyor. Kleberson güzel bir gol attı ama iyi oynamadı. Öte yandan hep eleştirilen Beşiktaş savunması, CSKA karşısında hatasız oynadı. Rakibi bir kez kaçırdı. Bu pozisyonda da Runje uyanık davrandı ve olası bir golü önledi.
VEDAT OKYAR: Beşiktaş’ın elinde Delgado ile Ricardinho diye iki tane virtüöz var. İkisinin de iyi değerlendirildiği düşünmüyorum. Bana göre en iyisi tek santrforla oynayıp Ricardinho ile Delgado’yu santrfor arkası oynatmak. Ama beni anladığım kadarıyla ikisini bir arada kullanmayacak. Maçta birini çıkarırken öbürünü soktu. Sahanın en kötü oyuncusu ise Kleberson’du. Kedi olalı bir fare tuttu. Beşiktaş’ın ilk golünü attı. Oyuna sonradan giren Gökhan Güleç hem ilk gole katkı da bulundu, hem de ikinci golü attı. Buradan Tigana’nın değişim tercihi doğru olduğunu görüyoruz. Ayrıca, Bobo hiçbir şey yapamıyordu.
GÜVEN TANER: Değişiklikler sonrasında Beşiktaş hakimiyetini sağladı. Sol kanatta Mehmet Sedef vardı. Mehmet futbolculuk karnesine baktığınızda, soldaki işlere Ricardinho’dan daha yatkın olduğu için daha doğru seçimdi. Savunma göbeğine Baki kaydırıldı ve sol savunma da Üzülmez’in oldu. Takımın önde gelen adamı Üzülmez’di. Böyle bir maçta Bobo penaltı kaçırdı! Çünkü kötü vuruş yaptı. Ayrıca Beşiktaş’ta takım bütünlüğü de yok. Topluca ne yapacaklarını bilemiyorlar. Değişiklikler ise Beşiktaş’a baskı kurma şansını getirdi. Ancak Beşiktaş’ın iyice kapanan rakibi açacak bir beceri gösterisi olmadı. Maç boyunca kötü toplar atan Kleberson, nefis bir sol ile kara bulutları dağıttı.
KAZIM KANAT: Son 30 dakika Tigana’yı kurtardı . Başkan Demirören’in transfer ettiği Ricardinho’yu en önemli maçta yedek oturttu. Bana göre bu Tigana’nın yönetime karşı bir güç gösterisiydi. Öte yandan maçta Mehmet Sedef de forma giydi. Sedef, maçın en kritik bölgesinde orta üçlünün solundaydı. Ayrıca gözlemlediğim Tigana turu İstanbul’da bitirmek için risk almadı. Rakip takım oyuncusunun kırmız kart görüp takımın 10 kişi kalmasıyla Tigana inanmadığı ve güvenmediği oyuncuları sahaya sürdü. İbrahim Akın ve Gökhan Güleç’in oyuna girmesi Beşiktaş’ı oyunun hakimi yaptı. Bu son 30 dakika Tigana’yı ipten aldı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: İkinci yarıda Beşiktaş tempolu ve iyiydi. İlk yarıda takım halinde çok kötü bir futbol sergileyen Beşiktaş, 2.yarıdaki hırsı ve temposuyla turu büyük ölçüde garantileyen bir skorla maçı kazandı. Orta sahada adeta yürüyerek oynayan Delgado ile yetenekleri sınırlı deneyimsiz Mehmet Sedef ve Burak’la organize olamadı. Runje çok önemli bir kurtarış yaptı. Ancak Beşiktaş bir de penaltı kaçırdı. Ricardinho’nun girişi ve oyuna koyduğu teknik ağırlık çok faydalı oldu. Delgado’nun yürüyecek halinin olmaması enterasandı. Baki Mercimek’in gerçek yerinde oynaması performansını güçlendirdi.
ATIF KEÇECİ: Son 20 dakika umut saçtılar . Baki, her zamanki yerine stoperdeydi. Yüreğini ortaya koyarak oynadı. İbrahim Üzülmez de takımını ateşledi ve kaptan rolünde çok başarılıydı. Ancak, bir futbol takımı kazandığı topların çoğunu rakibe, hatta birkaç tanesini kontratak haline gelebilecek şekilde atarsa o oyundan hiçbir hayır gelmez. Nitekim 80 dakika da gelmedi. Bana göre, Tigana’nın tek doğrusu son 20 dakikada mevcut gol adamlarını sahaya sürmesiydi. Rakip 10 kişi de kalınca, bundan sonraki dakikalar tek kale haline dönüştü. 82’de attığı golle Kleberson umut ışığını yaktı, 90+2’de Gökhan Güleç’in tur kapısını arayabilecek anlamlı golüyle sonucu 2-0’a, taşıdı.
BASRİ BAYKOÇ: Macera aranmamalı tercihler doğru yapılmalı. İlk yarıda Delgado olağanüstü sayıda top ezdi, Burak hücumda kullanması gereken sağ kanadı doğru işleyemedi ve Beşiktaş istediği hücumlara yön veremedi. Kaçan penaltı da daha sonraki atak girişimlerine telaşı soktu. İkinci yarıda da Delgado’nun oyunu yönlendiremedi. Kleberson’un golüne kadar çok sayıda, bu yöndeki girişimler de çok acemice vuruşlarla sonuç getirmemişti. Kleberson’un golünden sonra Gökhan’ın son dakikada gelen golü, tur için rahatlatıcı bir skor oldu. İbrahim Üzülmez sağlamsa, bana göre kulübede olmamalı ve Mehmet Sedef’in katkıları da oynadığı sürece vasatın üzerine çıktı. Delgado-Ricardinho değişikliği isabetliydi, demek ki ikisinden biri tercih ediliyor. Baki esas yeri stoperde, çok başarılıydı.
YEMEN EKŞİOĞLU: İsim değil takım için yararlı oyuncu önemli Beşiktaş’ın en önemli maçıydı maç 2-0 Beşiktaş’ın üstünlüğü ile sonuçlandı. Gökhan Güleç, İbrahim Akın, Ali Tandoğan, kulübede görev bekliyordu. Artık Beşiktaş’ta forma o kadar kolay değil. Tigana isme değil takım oyunu oynayacak futbolcuya baktığının mesajını veriyordu. Ve Mehmet Sedef sahada. Kaldığı müddetçe de mükemmel işler yaptı. Baki Mercimek de CSKA Sofya mükemmel işler yaptı diyebiliriz. İbrahim Üzülmez de solda mesajı verdi, “Bu forma benim, formayı bana verirseniz, kimse üzülmez!”
ADNAN AYBABA: Bu skor Beşiktaş’a yeter. Gökhan Zan sakatlandığı için Baki Mercimek’in göbeğe kayrırılması oldukça iyi oldu. Öte yandan Ricardinho kulübede… Mehmet Sedef sahada. Böylesine usta ayakları bu maçta kullanmayacaksın da hangi maçta oynatacaksın? Sedef iyi futbol oynadı ama böyle maçlarda yeterli değil. Özellikle ikinci yarıda rakip de 10 kişi kalınca artık Tigana’nın oyuna yerinde müdahale etti. Ricardinho, İbrahim Akın ve Gökhan Güleç’i alarak daha çok ofansa yöneldi, Beşiktaş risk aldı ama atak oynamaya başladı. Oyuna sonradan giren Gökhan Güleç de klasını gösterip son noktayı koydu. İkinci tur için bu skor bir mucize olmazsa Beşiktaş’a yeter.
TURGAY DEMİR: Eleştiriler kulak verdi, maçın seyri değişti. Tigana’nın bu maçta eleştirileri dikkate aldığını görüyorum. Üzülmez savunmanın solunda, Burak ortanın sağında ve Nobre de forvetteydi. Ancak Beşiktaş, Delgado’nun çıtkırıldım oyunu nedeniyle orta alanda kayboldu, ileri uçta da pek görünmedi. Kötü bir oyun oldu, penaltı kaçmamalıydı, Sedef’in şutunun direkte patlaması şanssızlıktı. Öte yandan Runje’nin karşı karşıya pozisyonda golü önlemesi ise zamanlama harikasıydı. Beşiktaş 2. yarıda ve kopardı. Rakip eksilince dört forvetle saldıran Kartal tur kapısını cesareti ve hırsıyla araladı. Herkesi kutluyorum.

SAYI 69

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

GAZETE BEŞİKTAŞ

SAYI:69, 28 NİSAN 2004

SAYFA 2

‘Fark yaratacağız’

Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal Gazete BEŞİKTAŞ’a konuştu ve “seçimlerden önce neler söyledimse yerine getireceğim. Kimse merak etmesin” dedi. Yerel yönetimlerin demokratik düzende çok önemli bir yer teşkil ettiğini söyleyen Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal Çoğu zaman sabahın ilk ışıklarıyla beraber hizmete başladıklarını söylüyor. “Benim için saat 07.00’da gün başlıyor” diyen Ünal, “yerel yönetimler halka en yakın yöneticilerdir. Ekiplerimiz 05.00’te çöp toplamaya başlıyor. Biz bazen 02.00’a kadar çalışıyoruz. Bizim hizmet anlayışımızda halka direkt yaklaşım vardır. Saat sınırlaması yoktur” şeklinde konuşuyor.
Vatandaş eleştirecek
Vatandaşın her zaman eleştiri hakkı olduğundan bahseden İsmail Ünal Biz kendi seçim bildirgemizde iddiamızı ortaya koyduk. Beşiktaşlı 5 yıl içinde bir gün karşımıza çıkacak ve arkadaş sen ne yaptın?”diyecek. Bizim verdiğimiz sözler, hep insana odaklı anlayıştır. Öncelikle vizyon yaratacaksınız, yüksek kent standartlarına ulaşacaksınız, farklılaşacaksınız, markalaşacaksınız. Bunların ilk sözcüsü biz olduk. Artık birçok yerel yönetici arkadaşın bunları söylediğine tanık oluyorum. Bu da bizi sevindiriyor. Demek ki şimdiden bazı anlayışları değiştirdik. Herkes bu anlayış içinde olsun, kullansın ve herkes yapsın. Çünkü İstanbul bir tane. Ancak bunu yaparken de belli bir çalışma içinde olmanız lazım. önce işin kültürünü koruyacaksınız. Örneğin Beşiktaş ilçesi çok farklı ve sıra dışı bir anlayışı var. Çarşısı, Ortaköy’ü, Kuruçeşmesi, Arnavutköy’ü, Bebeği İstanbul’un gözbebeği semtler.
Turistleri çekmeliyiz
Organizasyonu iyi yaparsak, her şey istenildiği gibi olur. Kimseyi üzmeden, yapılar korunarak, görüntü kirlilikleri giderilerek uyumun yakalanması gerekir. Markalaşmalıyız. Beşiktaşı markaları, semtleri ve sahili ile turizm’e açmak lazım. Örneğin Bulgarın kaymakçısı, haspi restoran, turşucumuz, helvacımız var bizim. Balıkçılarımız, köftecilerimiz var. Turisti Sultanahmet, Mısır Çarşısı, kapalı çarşı ve Ayasofya’dan Beşiktaş’a yönlendirebiliriz.
Vizyonunuz olmalı
Farklılaşıyoruz markalaşıyoruz yüksek standartlara ulaşıyoruz işte vizyon budur. Yüksek kent standardını arzuluyoruz. Yüzlerce gönüllümüz var. Sivil toplum örgütleriyle birebir ilişkilerimizi sürdürüyoruz. Bu gönüllüler içinde işçi, memur, sporcu, sanatçı, mimar, mühendisi, doktor ve daha birçok meslek dalından insan var. Beşiktaş için çalışıyorlar. Katılım varsa güç vardır. Ekip v e takım ruhuna inanmak lazım. Ar-Ge çalışmaları çok önemlidir. Projeler hazırlamak, hayata geçirmek, tarama yapmak,ve değerlendirmek bizleri sağlıklı sonuçlara ulaştırır. İdari ve teknik olaylar zaten belediye çalışmaları içinde yürüyecek. Önemli olan bizim katacaklarımızdır. Kısa zamanda da bu tür çalışmalara başlıyoruz.

HAFTAYA BEŞİKTAŞ BELEDİYE BAŞKANI İSMAİL ÜNAL’IN
AĞZINDAN BEŞİKTAŞ’IN GİRİŞLERİ VE SOKAKLAR

SAYFA 3

‘Yönetime katılmalıyız’

Yeni belediyeden ne bekledikleri bu defa Türkali Mahallesi sakinlerine sorduk. Kimisi temizlik çok önemli derken kimisi vaat edilen sözlerin yerine getirilmesini beklediklerini dile getiriyor. Gençler kültür merkezi sanat evi isteklerini yinelerken esnaf ise, işportacılar ile ilgili yaşanan sıkıntının çözülmesini bekliyor.
El işlerimiz
değerlensin
Biz kadınlar olarak evde el işleri yapıyoruz. Boncuklar, nakışlar, örgüler. Belediye acaba bizim bu evde yaptığımız işleri değerlendirebilir mi? Açıkçası, ekonomik olarak da katkıda olabilecek bir şey. Yeni başkanımızdan bunu bekliyoruz. Sergiler olabilir, kermesler, atölyeler olabilir. Kendisinin bu konuda bir sözü de vardı. Umuyoruz hızlı bir şekilde hayata geçirir.
Hüsniye Aktan,
36 yaşında
Temizlik şart
Biz sokağa çıktığımızda, her şeyden önce temizlik görmek isteriz. Bundan önceki başkan çöpler konusunda titizdi, hakkını yememek lazım. Çöplerin alınmasında herhangi bir sorun yaşamamıştık. Şimdi de İsmail beyden aynı titizliği bekliyoruz. Sokaklar bir milletin aynasıdır. Özen gösterirse kaybetmez diye düşünüyorum.
Halil Yağız,
61 yaşında
Gençlik unutulmasın
Üniversite öğrencisiyim. Okul bitince hep Beşiktaş’ta zaman geçiriyoruz. Bir gençlik merkezi daha doğrusu gençlerin zaman geçirebileceği, etkinlikler yapabileceği bir yerimiz olsa. Hem ekonomik olarak hem de kültür açısından çok yararlı olur diye düşünüyorum.
Aydın Kaya
25 yaşında
öğrenci
Başkanı hala
tanımıyoruz
Başkanımız seçildi önce tüm Beşiktaş’a hayırlı olmasını diliyorum. Ancak henüz ne kendisini görmek ne de dinlemek gibi bir durumla karşılaştım. Yani tanımıyorum. Bence gelsin toplasın vatandaşları anlatsın yapacaklarını biz de fikirlerimizi söyleyelim. Karşılıklı olsun. Kendi başına karar almasın. Önceki başkan da hiçbir şey sormadan, bir sürü iş yaptı ama bakın şimdi kimse kullanmıyor oraları.
Fatmagül Genç,
37 yaşında
İşimizi kolaylaştırsın
Yeni Başkandan bir şey beklemiyoruz. Halimizden memnunuz. Pahalılığı çözmek onun yapabileceği bir şey değil. Tek derdimiz bu. İşlerimizi kolaylaştırsın. Sadece Beşiktaş’ı düşünsün bize yeter.
Ahmet Günaydın,
69 yaşında
Umudumuz var
Yeni belediyeden hizmetleri geniş bir alana yaymasını istiyoruz. Beşiktaş’ın her yerine hizmet gitsin. Sadece Etiler Levent’ten oluşmuyor bu ilçe. Bizim umudumuz var. Kendisinin mutlaka yapacakları da vardır. İyi şeyler umut ediyoruz.
İbrahim Eker,
29 yaşında
Bizden kopmasın
Yeni başkanın halkın arasında olmasını bekleriz. Dolaşsın, bizleri sıkıntılarımızı dinlesin. Esnafı dinlesin. Çözümcü olsun. Bir sürü sözler ile geliyorlar, tutsun sözlerini. Beşiktaş güzelleşecek diyor. Bekleyip göreceğiz. Ama insanlardan uzak durmasın.

Kadir Şenkaya,
58 yaşında
İşportacılar kalksın
Öncelikle konteynırların tekrar konmasını istiyoruz. Böyle olmuyor, yollar kaldırımlar hiç iyi görünmüyor. Bir de işportacılar. Bu bizi rahatsız ediyor. Vergimizi veriyoruz ama onlara göz yumuluyor. Olmaz bu. Bunun dışında Beşiktaş için yeni başkanın mutlaka düşünceleri vardır benim bir şey söylemem pek hoş olmaz. Bekliyoruz ve hizmetlerini göreceğiz.
Fatih Namlı,
29 yaşında
Eşit Hizmet istiyoruz
Yeni başkanın bizim için iyi olmasını diliyorum zaman gösterecek Beşiktaş halkı için yapacaklarını. Ama Beşiktaş’ın her yerini kalkındırsın. Ayırmasın. Belli yerlere ağırlık vermesin her yere eşit dağılsın hizmetler. Halktan kopmasın. Sorun yaşadığımızda bizi yalnız bırakmasın.
Nazmi Arslan,
46 yaşında
Ağaçların bakımı
yapılsın
Şu anda bir sıkıntım yok açıkçası. Kendisinin başa gelmesini istemiştik, istediğimiz bir isimdi. Bir tek benim iletmek istediğim iş yerimizin önünde sıra ile yer alan ağaçlar ile ilgili. Ağacın büyümesi için kazıklar çakılı idi. Ancak onları çalıyorlar. Bakıyorum temizliyorum. Ama şöyle bir bahçıvan gelip düzenler ise çok daha iyi olacak. Önümüzdeki bu yeşillikler de yok olmasın. Yeşil alanların eksikleriyle ilgilenilirse çok memnun olurum.
Tarık Akyol,
60 yaşında

Sporcular Parkı’nı kontrol edin

Kısa bir süre önce yapılan Sporcular Parkı’nın durumu gün geçtikçe kötüye gidiyor. Özellikle pazar günleri hınca hınç dolan Sporcular Parkı’nın bulunduğu çevrede arabayla adım atmaya imkan yok. Tretuarlar dahi araç dolu. Çimlerde piknik yapanlara rastlamak aşikar hale geldi. Yürüyüş parkuru için de bisiklet ve motosiklekle hız gösterileri dahi rahatlıkla yapılabiliyor. Mahalle sakinleri bu park olmadan önce mahallemiz daha sakindi diye şikayetlerini dile getiriyor.

Çiçekçi gitgide yayılıyor

Akatlar’da yeni yapılan Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nin yanındaki boş arazide bulunan çiçekçinin yola kadar yayıldığını söyleyen semt sakinleri “bu nasıl iştir anlamadık” diyor. Gün geçtikçe daha da geniş bir alana adeta sera kuran çiçekçinin kontrol edilmesi gerektiğini belirten Beşiktaşlılar, bu tür derme çatma görüntülerin önüne geçilmesi ve herkesin hakkının korunması için konuyla ilgili yetkililerin bir an önce tedbir almasını istiyor.

Çilekli’den yükselen ses

Çilekli’de yapılan çim futbol sahası gençlerin umudu olmuştu. Özellikle burada birçok maçın yapılacağı semt sakinlerince de hoşnutlukla karşılanmıştı. Ancak Beşiktaş ilçesi dışındaki futbol takımlarının da burada maç yapması ve her hafta sonu kavga kıyamet kopması semt sakinlerini çileden çıkartıyor. Cumartesi-Pazar sokağa çıkamaz hale geldiklerini söyleyen semt sakinleri “terbiyemiz bozuldu, spor seyretmiyoruz, kavga seyrediyoruz” diyorlar.

SAYFA 4

‘Sevgili Karım’ Akatlar’da
DİDEM TUTAL

O öyle bir kadın ki, kocasını elektrik çarpmasını fırsat bilip sigortadan 500 bin dolar koparmaya çalışıyor. Üstelik panik atak bir avukat ile yola çıkıyor ve işler karışıyor… Sevgili Karım adlı oyundan söz ediyoruz. Galasını Akatlar Kültür Merkezi’nde yapan MEK grubu, komik bir oyunla merhaba diyor. Gayet agresif hin ama bir o kadar da keyif verici oyunculuğuyla evin hanımı Seray Sever karşımızda… Sever ile Sevgili Karım adlı oyunu ve enine boyuna oyunculuğu konuştuk.
Akatlar Kültür Merkezi ile nasıl tanıştınız?
“Burası, benim çok sevdiğim bir sahne. Oyunumuzun galasının Akatlar Kültür Merkezi’nde olmasını, özellikle ben rica ettim. Daha önce bu sahnede oynamıştık. O zaman Çolpan İlhan ile birlikte idik. İkinci kez burada sahne alıyorum. İlk, Çolpan İlhan’ın Küçük Sahne – Sadri Alışık tiyatrosu idi. Bu oyunda MEK ile birlikteyiz. Kayra Şenocak’ın yazdığı yönettiği bir oyun ve onun kurduğu bir tiyatro.
Sahneye hangi oyun ile adım attınız?
“İlk, Nedim Saban’ın Zeki Müren müzikali vardı, Orada Ajda’yı canlandırmıştım. Pekkan’ın gençliğini oynuyordum. Üçüncüsü de bu oyun. Bu arada bir çok teklif aldım, ama gerçekten inandığım bir metini oynamak istiyordum. İnandığım bir şey daha heyecanlandırıyor. Birbirinden farklı kişilikler olması lazım. Gerek tiyatro gerek televizyon gerek sinema filmi, hep aynı karakter olmamalı. Oyunculukta ve rollerde kendimi tekrarlamak istemiyorum. Benim amacım her rolün insanı olabilmek…”
Televizyondaki tiyatro ile sahnede tiyatro oynamayı nasıl tanımlıyorsunuz?
“Televizyondaki sit com’dur. İkisi aynı şey değil tabi. Birisinde iki ay oturup prova ediyorsunuz, bir kerede oynuyorsunuz ve hata kabul etmiyor. Ama Dadı’da öyle değil. Metin sahnelere bölünüyor, onu orada çalışabiliyorsunuz, oynuyorsunuz ve bitiyor. Burada seyirci söz konusu. Orada kameraya oynuyorsunuz, açılarınız var. Elbette, televizyonda kameralara oynadığınız için o kadar büyük oyunlar olmayacak. Sahnede daha büyük oynuyorsunuz, sesiniz daha yüksek çıkmak durumunda. Çünkü en arkadaki izleyiciyi de o sesi ulaştırmanız lazım”
İlk sahne heyecanını hala yaşıyor musunuz?
“Elbette. Bu heyecanı duyuyorum, her zaman. İddiam da hep vardır, her çalışmamda. Zaten iddialı olmadığım bir işe girmem. Şunu söyleyeyim, tiyatro teklifi bana on sene evvel gelmişti, oyunculuk teklifi de. Kabul edemedim, yapamam demiştim. O zaman kendime güvenmiyordum, ancak kendime güvendiğim noktada girdim ve başarılı oldum. Bu içsel bir enerji. Bir yerde kendimi geliştirecek bir şey kalmadığı zaman, her şeyi yapabilirim dediğinde heyecan gidiyor. Sunuculuk bir bakıma böyle benim için. Ukalalık olarak anlaşılmasın”
Tiyatro denilince kendinizi nasıl bir yere koyuyorsunuz?
“Öncelikle, beni zorlayan rolleri seviyorum öncelikle. Tiyatro sahnesi oyunculuğa katkıda bulunuyor bence. Bir oyuncu olarak tiyatrodan para kazanmak adına değil beslenmek ve kendimi geliştirmek adına, tiyatro yapıyorum. Tiyatro ile birlikte, oyunculuğum değişti. Her sene kendimi biraz daha ileri gitmiş görüyorum. Uzun zaman sunuculuk yapmama rağmen, oyunculukla Seray Sever parladı. Ancak teknik oyuncu değilim, rolü hisseder içine girerim”
Tiyatro oyunculuğunda tavrınızı etkileyen isimler var mı?
“Haldun Dormen, Kenan Işık gibi isimler vardı, çalışırken. Haldun Dormen ile konuştum ve tiyatro yapman lazım dedi ve bunun üzerine Çolpan İlhan, teklif getirince büyük bir zevkle kabul ettim. O projede, Selçuk Yöntem gibi bir usta vardı. Hayatımda çok önemli bir isim. Birebir eğitim verdi, bir çok şeyi öğretti”
Sevgili Karım oyununu nasıl kabul ettiniz?
“Ben Karya Şenocak’ın yazdığı Sevgili Karım adlı bu oyunu, özellikle tercih ettim. Bu oyunu kabul etmemin nedeni, daha okurken gülmeye başladım. Çok çok keyifli. Biz Dadı’da da böyleydik”
Seray Sever’in sahnedeki hatası nedir desem…
“Gülüyorum. Başladı mı yapılacak bir şey yok. Millet ile beraber gülüyorduk bazen. Bunu çok yapmadım belirteyim ama bir oyunda olmuştu. Bu oyunda ise, daha kontrollüyüm. Agresif, hin bir kadını canlandırıyorum.”
Oyunu ve rolünden bahseder misiniz?
“Kadının kocasını elektrik çarpıyor, adam da bayılıyor. Kadın da avukatı ile birlikte olup adamı ölü gibi gösteriyor. Kadın sigortadan 500 bin dolar almaya çalışıyor. Bir vodvil… Kadın her şeyi toparlamaya çalışıyor, bu arada avukat da panik atak… Çok komik bir oyun. Bu oyuna gelen seyircilerimiz gülerek ve mutlu çıkacak. Bunu biliyorum ve kendimi iyi hissediyorum. Ben de sevgili karısıyım. Hin, agresif bir kadını canlandırıyorum”
Sizi başka hangi projelerde göreceğiz?
“Önümüzdeki günlerde bir şov programı düşüncem var. Bir kadın şovu var. İlk düşüncemiz bu. Seray Sever’in görünmeyen yanlarını bu şovda görebileceksiniz. Dolu dolu olacak. Yurt dışına da açılmayı düşünüyoruz. Özellikle Almanya. Oyunculuk elbette olacak bu bir tutkulu aşk ilişkisi. Sunuculuk kocam gibi artık her şeyini biliyorum ama bir late night şov olursa o da bir aşk olacak”
Seyircinin tiyatroya ilgisi sizce nasıl artabilir?
“Televizyon karakterlerinin tiyatro oyunlarında oynaması, seyirciyi daha da tiyatroya çekebilir diye düşünüyorum. Bir zaman çok sorgulandı bu. Biz tiyatroda oynarsak tiyatroya renk gelir, daha çok hareket kazanır. Televizyonlardan tanıdığı insanları birebir görmek için can atıyor. Bunu değerlendirmek gerek. Ustaların eğitmesi lazım. Ben şanslıyım büyük ustalar ile çalıştım. Beni iyi yetiştirdiler düşünüyorum. Bu oyunda da iki ekran karakteri var. Ayrılsak da Beraberiz dizisinden bildiğimiz Hakan Yılmaz bizimle”

Sıkça sorulan sorular
MEDLINE Sağlık Hizmetleri tarafından hazırlanmaktadır.

KADIN SAĞLIĞI

Tinea Kapitis
(Saçkıran):
Saçlı deri ve saçların mantar hastalığıdır. Hijyen ve temizlik koşulları ve sosyoekonomik durumları kötü olan kalabalık ailelerde daha sık rastlanır. En sık 6-10 yaşları arasında görülür; ergenlikten sonra enderdir. Doğrudan temasın yanı sıra, tarak, makas, şapka, yastık kılıfı gibi eşyaların kullanılmasıyla da bulaşabilmektedir. Saçlı deride bir ya da daha fazla sayıda keskin sınırlı kel alanlar görülür. Kırık saçlar ve kepeklenme varlığı tipik bulgulardır. Saçkıranın özel bir şekli favustur. Favus insandan insana geçer. Saçlı deride izler ve kalıcı saç kaybı oluşur.
Tinea Korporis
(Vücut mantarı):
El, ayak ve kasık dışında gövde, kollar ve bacaklarda görülen mantar hastalığıdır. Her yaşta görülebilir. Vücudun diğer kısımlarından örneğin ayak mantarından veya hayvanlardan bulaşabilir. Keskin sınırlı, halka şeklinde, kenarları hafifçe kabarık, kırmızı ve kepekli, ortası normal deri görünümünde tek ya da çok sayıda yaralar şeklindedir.
Tinea Pedis
(Atlet ayağı,
Ayak mantarı):
Ayak ve ayak parmak derisinin mantar hastalığıdır. Mantarın en sık görüldüğü bölge ayaklardır. Bunun olası nedeni mantarın nemli alanlarda kuru alnlara göre daha iyi gelişmesidir. 20-50 yaşlar arasında ve erkeklerde sıktır. Sıcak ve nemli hava , kapalı ayakkabılar, aşırı terleme kolaylaştırıcı faktörlerdir. Yüzme havuzları ve duşlar bulaşmanın genel kaynaklarıdır. Mantarlı zeminlerde çıplak ayakla dolaşma sonucunda bulaşır. Yalnızca ayak parmak aralarına sınırlı, kabarcıklı veya kuru kepekli şekilleri olabilir.

İLKYARDIM NEDİR? – 2

İlkyardımın temelleri
Olayın geçtiği yeri inceleyin. Önce kendinizin, ardından çevrenin ve hastanın can güvenliğini sağlayın. Derhal ambulans çağırın veya çağrılmasını sağlayın. Kendinizi tanıtarak bu konuda eğitim aldığınızı çevrenize açıklayın ya da etrafta ilkyardım konusunda daha bilgili biri varsa müdahaleyi ona bırakıp, yardımcı durumuna geçin. Soğukkanlı ve çevrenizi sakinleştirici şekilde davranın. saniyelerin önemli olduğu bu durumda hastayı, soğukkanlı ve hızlı bir şekilde değerlendirin. Gereken müdahaleyi yapın. Bilmediğiniz bir konuda müdahale etmeyin veya yanlış ve bilinçsiz müdahale edilmesini engelleyin. Hastayı sakinleştirici ve yumuşak bir ses tonuyla konuşun. Olay yerine ulaşan sağlık personeline doğru ve detaylı bilgi verin.

Başkan koltuğu bıraktı
Didem TUTAL

Tüm ülkede olduğu gibi Beşiktaş’ta da 23 Nisan coşkuyla kutladı. Program saat 9:30 da Beşiktaş Meydanı’ndaki Cumhuriyet ve Demokrasi Anıtı’nın önünde başladı. Protokolde Garnizon Komutanı Tuğgeneral Halil Helvacıoğlu, Beşiktaş Kaymakamı Nihat Nalbant ve Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal hazır bulundu. Protokol sırasına göre çelenk koyma gerçekleşti. Tüm partilerin temsilcileri, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve çeşitli sivil toplum kuruluşları çelenk koydu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı sonrası Halk oyunları gösterisi ile 23 Nisan programına katılan halk coşkuyla gösteriyi izledi.
Tam kadro Çocuklar Meclisi: Programın bir sonraki adımda ise, Başkanlık Makamı’nda okullardan gelen öğrencileri ağırlamak vardı. Ünal, tüm içtenliği ile ilçedeki tüm okullardan gelen temsilcileri selamladı, öğrenciler ile sohbet etti. Ardından meclisi açıldı. İsmail Ünal, ‘genç meclis arkadaşlarım, merhaba!’ diyerek açılış konuşmasını yaptı. Ünal şunları söyledi: “Ülkemizin kurtarıcısı, büyük lider Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizin savaşta büyük sıkıntılar yaşayarak, şehitler vererek Çanakkale’de Kocatepe’de Dumlupınar’da, ülkemizin her yerinde Türk insanının, kadını, genç kızları, genç erkekleri ve çocuklarıyla yaptığı mücadeleden galip çıkarak yeni bir ülke yeni bir cumhuriyet kurmuştur. Mustafa kemal Atatürk, dünyada eserleri bu kadar korunan tek liderdir. Atatürk tek lider olduğu kadar her noktada da ilkleri gerçekleştirmiş bir liderdir. İşte biz de ilk defa, sadece biz de değil, dünyada ilk defa 23 Nisan bayramını çocuklarımıza armağan etmiştir. Sadece Türkiye’deki çocuklarımız için değil, dünya çocukları için de bir bayramdır. Çünkü Atatürk hep ilkleri başarmıştır, bizler onun çizdiği yolda yürüyeceğiz. Onun uyguladığı planlama içerisinde ülkemize hizmet edeceğiz”
Açık Oyla Başkanlık Seçimi: Ünal, koltuğunu bir günlüğüne bırakacağı başkanın açık oy ile seçileceğini duyurdu. Öğrencilerin neredeyse hepsi başkan olmak isteyince İsmail Ünal kısa sürede çözümü buldu. Her beş oturma grubunda yer alan öğrencilerin içlerinden birini seçmelerini istedi. Seçilen bu minikler, 23 Nisan’ın başkan adayları oldular ve aralarından Ulus Lisesinde okuyan Ulus mahallesini temsil eden kız öğrenci başkanlık koltuğuna oturdu. Ünal, ‘Sayın Başkan, görevimi size devretmenin rahat huzurluluğu içerisindeyim. Siz ülkenin geleceğisiniz çok teşekkür ederim, dedi ve minik başkan ile birlikte mecliste her mahallenin temsilcisi olarak bulunan öğrencilerin isteklerini şikayetlerini dinledi, bir bir not etti.
Daha güzel bir Beşiktaş için…: Spor alanlarının çoğaltılmasını, yeşil alanların artırılmasını, çevrenini daha temiz tutulmasını, okula önünde trafiğe açık hızlı akan yollar için çözüm bulunmasını, okullarında teknik bölümlerin laboratuarların açılmasını isteyen öğrenciler, Başkan İsmail Ünal’dan sorunların çözümü için söz aldı. Devlet okulların kalkınması, yeni aktivite alanların açılması ve gerçekleştirilmesi için çalışmaları olacağını değinen Ünal, üçüncü köprü olacak mı sorusunu, ‘Ben üçüncü köprüye karşıyım, Arnavutköy’de üçüncü köprü gerçekleşmemesi için birlikte, kol kola mücadelemizi veririz” şeklinde yanıtladı. Beşiktaş’ı sevdiklerini her fırsatta yenileyen öğrencilerden projelerini gerçekleştirmek için zaman isteyen Başkan Ünal, miniklerin dile getirdiği sorunları dikkate alacağını ve en kısa sürede harekete geçeceğini söyleyerek sözlerini tamamladı.
23 Nisan Programı Akatlar Kültür Merkezi’nde düzenlenen çocuk şenliği ile son buldu. Akatlar Kültür Merkezi’nde çocuklar animasyon ve palyaço gösterileriyle çok eğlendi. Şenlik şarkıcı Faruk K’nın söylediği çocuk şarkılarıyla son buldu.

SAYFA 5

TANITIM

Kiliza/LEVENT

Güneydoğu’nun otantik yemeklerini tatmak için yollara düşmenize gerek yok. Levent’te bahçe içinde bir villada, Güneydoğu yemeklerine olan hevesinizi gideren Kiliza ne güne duruyor? Adını, Kilis’in Ortaçağ’daki isminden alan restoranın sahipleri tüm o lezzetleri İstanbul’un orta yerinde layığıyla hazırlıyorlar. Yörenin doğal ürünleri ile hazırlanan yemekler ve kebapların tatları kadar sunum şekilleri de aslına uygun.
4. Gazeteciler Sitesi A Blok No:28/2 Levent/İstanbul
0212 325 71 70

SAYFA 6

Çocuklar yaşadı

Minikler de artık şık olacak
Modacılar bu yaz çocukları da düşündü ve onlar için birbirinden güzel kreasyonlar hazırladılar. Ünlü markalarla minikler için kolları sıvadı. Nike ayakkabılar 60 milyon, tişörtler 23-35 milyon, şortlar 16.5-44 milyon. Zara jean pantolon 43-46 milyon, yağmurluk 60 milyon, spor ayakkabı 50-56 milyon, kemer 13 milyon. Marks&Spencer kız çocuk üst 32 milyon, etek 52 milyon, erkek çocuk üst 36 milyon, pantolon 52 milyon, mayo 36 milyon lira. LcWaikiki ayakkabı 50-80 milyon, çanta 20-36 milyon, şapka 10-18 milyon lira. Benetton triko 39-69 milyon, tişört 19-35 milyon, pantolon 59-69 milyon, etek 59-69 milyon lira.

Bir koleksiyon
altı farklı tarz
Fabrika Altınyıldız’ın 2004 ilkbahar yaz kreasyonu vitrinlere çıktı. Enerjik tasarımlarda uçuşan kumaşlar ve bolca çiçek deseni kullanılmış. Lacivert gri gibi ağırbaşlı renkler de yok değil. Keten, koton, saten, ince yünlü ve şantuk kumaşlar var. Kadın koleksiyonu soft, light, multi, aqua, stone ve dark olmak üzere altı gruptan oluşuyor
Step çocuklara özel
Step çocukların hayal dünyasını süsleyen renk ve desenlerde koleksiyon sunuyor. Birbirinden renkli halılar, balon desenli bornoz ve havlu takımları, banyo aksesuarları kanvas puflar ve abajurlar bulunuyor. Çocuklar için yüzde 100 pamuklu ve hipoalerjik maddelerden yapılan bu ürünler çamaşır makinesinde rahatça yıkanabiliyor. Halı 525 milyon, kanvas puf 99,5 milyon, havlu 7 milyon lira
Mudo’da renk renk
abajurlar
Mudo Concept’te cam ahşap ve metal gövde üzerine yerleştirilen farklı ebatlardaki şapkalar sade ve yapma çiçek objeleriyle süslenmiş. Pembe renk üzeri güllü masa lambası 37 milyon 500 bin lira, cam gövde üzerine beyaz şapka abajur 125 milyon
Vakko göz kamaştırıyor
Vakko’nun yaz koleksiyonunda göz alıcı modeller var. Buruşturulmuş kumaşlar çiçek ve çizgi desenli kumaşlar, işlemeli gömlekler, taşlı boncuklu stilettolar göz kamaştırıyor. Bir başka koleksiyonda ellilerin Brigitte Bardot’sunu hatırlatan kıyafetler yer alıyor.
Çıkmayan ruj
Nivea Beaute kalıcı ruj çıkardı. Adı Stay on Soft. Canlı renk seçenekleri bulunan ruj, dudakların dolgun ve çekici görünmesini sağlıyor. Aynı zamanda nemlendirip bakımını yapıyor. Fiyatı 22 milyon lira ve tam 14 farklı renk seçeneği mevcut.
Montel’de
yüzde 30 indirim
Montel deri oturma grupları, 10 mayısa kadar yüzde 30’a varan indirimlerle İstanbul mağazalarında sizleri bekliyor. Türkiye’nin ilk ve tek deri oturma grupları üreticisi Montel, birbirinden şık rahat ve kaliteli ürünlerini şimdi çok daha ekonomik fiyatlarla sizlere sunuyor.
Esse’de özel tarz
Esse’de mutfak eşyaları arasında en dikkat çekici olanları ocak üstü espresso makineleri. İtalyan Bugatti marka espresso makineleri iki kişilik ve dört kişilik olarak satılıyor. Ocak üstü espresso makinelerinin küçüğü 100 milyon, ibikli olan büyüğü ise 120 milyon lira. Ancak bunlar bulaşık makinesinde yıkanamıyor.
Toys’R’Us yine ucuz
Toys’R’Us’ta satılan herhangi bir ürünün başka bir yerde daha ucuza satıldığını, en fazla 15 gün öncesine ait fiş veya fatura ile belgelediğinizde, ürünü, belgelenen fiyatın yüzde 10 altına veriyoruz” diyecek kadar iddialı olan dünyanın en büyük çocuk süpermarketine, uzaktan kumandalı süper ralli cipleri 7 990 000, action man 19 990 000liraya satılıyor.
İngilizlerin modası
İngiliz markası River Island artık Türkiye’de. Ünlü marka, Metrocity’de açtığı mağazasında kadın erkek giyim, ayakkabı ve iç çamaşırı koleksiyonlarını satışa sunuyor.
Fiyatlar: Erkek; Kısa kol casual gömlek 75 milyon, Kadın; Bluz 60-90 milyon, aksesuar; küpe 12-39 milyon.

SAYFA 7

SİNEMALAR

Kedi – Şapkası marifetli
Yönetmen: Bo Welch, Oyuncular: Mike Myers, Alec Baldwin, Kelly Preston, Dakota Fanning, Spencer Breslin, Sean Hayes.
Hiç akıllarından geçirmiyor olsalar bile, Conrad ve Sally Walden için bugün çok özel bir gündür. Peki ama bu kadar sıkıcı bir günün neresi özel olabilir? Annelerinin işe giderken emanet ettiği çocuk bakıcısının uyuyakalmış olması mı? Conrad ve Sally gibi iki yaramaz çocuğa “eğlence” sözcüğünü çağrıştıracak herşeyin yasaklanmış olması mı? Pencere kenarında oturup dışarıda yağan yağmuru seyretmek mi? Bütün bunların iki kardeş için hiç de özel olmadığı ortadadır. Hatta bırakın özel olmasını, herşey “hiçlik” denebilecek düzeyde berbat gitmektedir. Ancak 1.90 boyundaki insan görünümlü Şapkalı Kedi’nin ansızın ortaya çıkmasıyla herşey değişir. Karşılarında kırmızı beyaz çizgili silindir şapkasının üzerine çok havalı kırmızı fular takmış konuşan bir kedi vardır. Üstelik eğlenmek ve eğlendirmek için hazırdır. İşte şimdi herşey çok özeldir.

Hidalgo
Yönetmen: Joe Johnston, Oyuncular: Viggo Mortensen, Zuleikha Robinson, Omar Sharif, Louise Lombard, Adam Alexi-Malle.
Arap çöllerinde yüzyıllardır düzenlenen Ateş Okyanusu koşusu, dünyanın en zorlu uzun mesafe yarışıdır. Sadece Arap atlarının katılabildiği 3000 mil (4800 km) mesafeli bu koşuda zengin kraliyet ailelerinin sahibi olduğu en seçkin safkan atlar adeta ölüm kalım mücadelesi verirler. 1890 yılında Riyad’ın en zengin şeyhi, Frank T. Hopkins adlı Amerikalı biniciyi atıyla birlikte bu yarışa katılması için davet eder. Böylece sadece Bedevi binicilerin at bindiği bu yarışa ilk kez bir Amerikalı katılmış olacaktır. Eskiden Amerikan ordusunda süvari olan Hopkins, Batı’nın gelmiş geçmiş en iyi binicisi olarak nam salmıştır ama Hidalgo adlı atıyla gireceği bu yarışı kazanmak, imkansızı başarmaktan farksızdır. Kazanmaya yeminli rakipleri, bu yabancının birinciliğini önlemek için kararlıdırlar. Öte yandan bu yarış Frank Hopkins ve atı Hidalgo için bir onur mücadelesine dönüşecektir.

SPOR YAZILARI

SAYFA 10

İşi derbi bitirdi: 1-3

BEŞİKTAŞ: 1 – FENERBAHÇE: 3
STAT: BJK İnönü
HAKEMLER: Selçuk Dereli x, Ekrem Kan x, Selçuk Kaya x
GOLLER: Serhat (Dk.32 ve 57), Tuncay (Dk.60), İlie (Dk.89)
BEŞİKTAŞ: Cordoba x – Zago x, Yasin Sülün x (Dk. 59 Ilie xx), Ahmet Yıldırımx, Kaan Dobra (Dk. 68 Okan xx), Giunti x, Pancu x, Tümer x, İbrahim x, Sergen xx, Serdar Topraktepe x
FENERBAHÇE: Volkan xxx – Fatih xxx (Dk. 47 Selçuk xx), Luciano xxx, Thomasxxx, Ali Güneş xxx, Serhat xxxx (Dk. 90 Mehmet Yozgatlı ?), Aurelio xxx, Ümit xxx, Tuncay xxx, Van Hoojdonk xxx, Nobre xx (Dk. 85 Rebrov ?)
SARI KARTLAR: Giunti, Zago, Sergen (Beşiktaş), Serhat, Ali Güneş, Tuncay (Fenerbahçe)

Beşiktaş, Fenerbahçe’ye İnönü’de farklı yenilip şampiyonluk yarışına veda etti: 3-1. İkinci sıradaki Trabzon’un da 6 puan gerisinde kalan siyah-Beyazlılar, Devler Ligi hayalini de yok denecek kadar zayıflattı. Zira Kartal’ın kalan bütün maçlarını kazanması, Trabzon’un da 1 maçı berabere bitirmesi, 1 maçı da kaybetmesi gerekiyor. Beşiktaş’ta İlie hariç tüm yabancıların oyuna hiçbir katkısı olmadı.
Cordoba ile Zago yaptıkları inanılmaz hatalarla yenilginin baş mimarı oldular. Fenerbahçe 32.dakikada Serhat’ın golüyle 1-0 öne geçti. Hooijdonk’un pasında Cordoba’nın çeldiği top, Luciano’ya çarptı. Brezilyalı oyuncu topu çevirdi, Serhat da arka direkte kafayı yapıştırdı: 1-0. Beşiktaşlı futbolcular uzun süre topun dışarıdan çevrildiği yönünde itirazlarda bulundu. Devre 1-0 Fener’in lehine kapandı. 57’de Ümit Özat topu Giunti’den kaptı ve Serhat’a uzattı. Serhat da sert bir vuruşla golleri ikiledi: 2-0. 60’ta Ümit Özat’ın ara pasında Tuncay farkı 3’e çıkardı. 89’da Okan Koç çıkardı, İlie de skoru ilan etti: 3-1.

GÖRMEDİKLERİNİZ DUYMADIKLARINIZ
SERANAD DEMİRHAN

Karaborsacılar yaşadı
Maça olan yoğun ilgi nedeniyle biletler karaborsada yüksek fiyattan alıcı buldu. Özellikle Beşiktaş iskelesi ile İnönü Stadı yolu üzerindeki güzergahta karaborsacıların maç biletlerini 3-4 kat fazlası fiyatlara sattıkları gözlendi.
Medya ordusu
Derbi maçta adeta bir medya ordusu görev yaptı. Karşılaşma için 8’i Alman olmak üzere, Türkiye Spor Yazarları Derneği’ne (TSYD) toplam 281 gazetecinin akredite olduğu bildirildi. Dev maçta basın tribününde 201, saha içinde de 80 medya mensubu çalıştı.
Daum
duygulandı
Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi öncesinde, Kanarya’nın Teknik Direktörü Christoph Daum ile yardımcısı Roland Koch, Beşiktaş’ta lig ve kupa şampiyonlukları yaşadığı BJK İnönü Stadı’na ilk kez rakip olarak çıktı. Maç öncesinde saha içinde Beşiktaş Menajeri Sinan Engin ile samimi bir şekilde sohbet eden Daum, yaptığı açıklamada ise Beşiktaş ile zamanında İnönü Stadı’nda kutladıkları başarıları unutmasının mümkün olmadığını, ancak bugün Fenerbahçe’nin başarısı için bu stada geldiğini belirtti. Daum, oluşturduğu atmosferden dolayı Siyah-Beyazlı kulübü tebrik de etti. Sinan Engin’in sohbet sırasında Alman hocaya tercüman vasıtası ile ‘’Fenerbahçe yaramış, çok yakışıklı olmuşsun’’ demesi dikkat çekti. Daum, Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı ve Futbol Şube Sorumlusu Haşmet Bedii Kürüm ve siyah-beyazlıların Brezilyalı futbolcusu Carlos Antonio Zago ile de bir süre konuştu.
Coşkulu
karşılama
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım da takımı taşıyan otobüsle stada gelirken, Beşiktaş kafilesini taşıyan otobüs kapalı trübünün önünde siyah-beyazlı taraftarlarca durduruldu. Coşkulu taraftarlar yolda meşaleler yakarak, futbolculara sevgi gösterilerinde bulundu. Otobüs daha sonra polis kordonu altında yoluna devam etti.
Tribünler
tıklım tıklımdı
İnönü Stadı’nın tribünleri tıklım tıklımdı. Karşılaşma için 1200’ü Fenerbahçeli olmak üzere yaklaşık 30 bin sporsever tribünlerdeki yerini aldı. Statta sadece Fenerbahçeli taraftarların bulunduğu eski açık tribünde güvenlik nedeniyle bazı bölümler boş bırakıldı. Stat dışında ‘’beleştepe’’ denilen bölüm de tıklım tıklım doldu. Ancak polis, bu bölgenin güvenli olmadığı gerekçesiyle taraftarları arka kısma gönderdi.
Küs müler?
Beşiktaş Başkanı Serdar Bilgili ile Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım mecburen yanyana oturdular. Ancak maç hiç konuşmadılar. Böylece iki başkanın küs olduğu resmen ortaya çıktı. Bilindiği gibi Serdar Bilgili devlet güvencesi isteyen Yıldırım’ı protesto için İl Güvenlik kurulu toplantısına mazeret bildirerek gitmemiş yerine genç yöneticiyi göndermişti.
Mecburi kadro
Beşiktaş’ta, derbi maçta sarı kart cezası nedeniyle forma giyemeyen Ronaldo’nun yerine savunmada Yasin Sülün görev yaptı. Teknik Direktör Mircea Lucescu, yine sarı kart cezalısı olan Emre’nin yokluğunda savunmayı Zago, Yasin Sülün ve Ahmet Yıldırım üçlüsünden oluşturdu. Forvette, Sergen ile birlikte geçen hafta Konyaspor’a 2 gol atan Serdar Topraktepe’yi oynatan Lucescu, Adrian Ilie’yi ise yedek soyundurdu. Siyah-beyazlılarda sakatlığı geçen Pancu ilk 11’de sahaya çıkarken, geçen hafta ilk 11’de oynayan Ümit yedek kulübesinde oturdu. Sağ kanattaki tercihini Kaan Dobra’dan yana kullanan Luci, Tümer’i ilk 11’de görevlendirip, Giunti’yi savunmanın önünde oynattı.

SAYFA 9

Taraftar ne yapsın?
Seranad DEMİRHAN

Beşiktaş taraftarı Bilgil’nin gidişine hem sevindi hem üzüldü. Sevindi çünkü Bilgili, kapalıyı localar için yıkmış, takım kötü giderken müdahale etmemişti. Üzüldü çünkü başkanın kendisine küfür edildiği için istifa etmesi camiaya yakışmadı. İşte taraftarın Başkan Serdar Bilgili’nin gidişiyle ilgili duyguları:
Amigo Alen: Taraftarın değil, kongre üyelerinin tepkisiydi
Ben Bilgili’yi tanıyan bir insan olarak, onun bu istifasını bir sürpriz olarak değerlendirmiyorum. Normal karşılıyorum. Çünkü kendisi istifa sözünü duyduğu anda istifa edebilecek bir yapıda. İnsanların homurdanmaları kelimelere bu şekilde dönüştü. Beşiktaş’ta ikinci devrede büyük bir kan kaybı vardı. Bu kadar kan kaybına ne kadar dayanabilirdi? O sorunun cevabını derbi maçında gördük. Hiçbir olaya müdahale edilmedi, seyirci kalındı. Bu durumlar da taraftarın gücüne gitti. Numaralı taraftan tepki gelmiş, oradakilerin hepsi de kongre üyesi. Taraftar değiller, bence yaşananları o şekilde değerlendirmek lazım. Ama Beşiktaş’ta çiğnenen etik değerler vardı.
Çarşı’dan Ayhan: Küfürle gönderilmesini kınıyorum
İstifayı herkes bekliyordu zaten ama böyle küfürle olması camiamıza yakışmadı diye düşünüyorum. Hiç hoş olmadı. Kınıyorum. Yoksa istifası istenebilir, biz de yeri gelince Bilgili istifa diye bağırabiliriz ama küfürle yollanması çok yanlış oldu bence. Kendisine hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Ama Beşiktaş camiası içinde elini taşın altına sokacak, Beşiktaş’ı sahiplenecek birileri mutlaka çıkacaktır. Bekleyeceğiz. Sonuçta Beşiktaş kalıcı, herkes gidici. Daha kötü dönemler de yaşadık. Kapalıyı soktuğu durum yüzünden Bilgili’ye kırgındım, İlhan Mansız’ı satınca da o benim için bitmişti. Bundan sonra gelecek başkan locaları yıkıp, kapalıyı bize geri vermeli.
Kartaladam’dan Barış: İstifa, Bilgili’yi kurtarmaya yetmez
Kuşkusuz bu iyi ve olumlu bir gelişmedir. Ama kesinlikle yeterli değildir. Bu hamle Bilgili’yi kurtarmaya yetmez. Oluşturmaya çalıştırdığı bütün kültürü ve kurumlarıyla yarattığı “şirketi” feshedip de gitmesi gerekir.
Dişi Kartallar’dan Elvan Yılmaz: Bilgili onurlu davrandı
Beşiktaşlılar onurludur. Bir maçta küfür edildi diye bir başkan istifa edebiliyor. Onuruna yakışan bir şekilde davranabiliyor. Ali Aydın da aynı tavrı göstermişti. Ama niye hakkında onca iddia ortaya atılan Cem Papila, Haluk Ulusoy, MHK başkanı yanı onurlu tavrı gösteremiyorlar? Beşiktaş bence bundan sonra bir belirsizlik içine düştü. Kimin başkan olacağını bilmeden yorumda bulunmak bana yanlış geliyor. Her an yeni bir sürprizle karşılaşabiliriz. Çünkü Serdar Bilgili’nin de istifa etmesi bizim için büyük bir sürpriz oldu.
Beşiktaşlılar Cemiyeti Başkanı Şenol Demirağ: Küfürler etik değil
Öncelikle başkanın aldığı karar saygı duyuyorum. Serdar Bilgili’ye edilen küfürler hiç etik değil. Ama 10 haftadır kan kaybı yaşayan bir Beşiktaş vardı. Ve yönetimden hiç kimse buna müdahale etmedi. Bence başkan çabuk pes etmemeliydi. Yine de kararına saygılıyım. Beşiktaş büyük bir camia. Başkansız kalmayacaktır. Bu yüzden hiçbir umutsuzluk yok, futbol takımının bundan daha kötü bir duruma gelmesi mümkün mü zaten?
UNİ BJK’den Güney: Bilgili’nin gitmesi gerekiyordu
Bilgili’nin istifa etmesine sevindim ama üzüldüğüm nokta Beşiktaş Bakanının küfürler yüzünden istifa etmiş olması. Biz statta Bilgili Laila’ya diye tezahürat yapmıştık gayet ilkokul seviyesindeydi yani ama kongre üyelerinin ettiği küfürler yanlıştı bence. Önümüzde şimdi 1 ay var. Adaylar ortaya çıkacaktır. Değişim olacaksa 3 yıl önce olmalıydı. Şimdi herkes şok olmuş durumda. Lucescu da miladını doldurdu. Bilgili’nin gitmesi gerekiyordu. 25 ocakta Samsun maçı vardı, Hüsnü Güreli 25 şubatta çıkıp hakem haklıydı dedi. Tarih tekerrürden ibarettir. Geçen seneki Fener maçından sonra Nouma gönderilmişti, şimdi başkan gitti. Aziz Yıldırım’ın diline düşmek Beşiktaş’a yaramıyor.
Siyah Beyaz Derneği’nden Hakan Aksoy: Başkan bırakmaya hazırmış
Aldığı karar doğru bundan sonra kendi yıpranırdı. Ama bahanesi çok yanlıştı. Orada kimse yönetim istifa demedi. Buradaki en can alıcı nokta 10 hafta önce ben bu takımı ligden çekiyorum deseydi şu anda omuzlardaydı. Yani Beşiktaş’ın haklarını koruyamadı. Şimdi bu açıklamasıyla kendine nobel ödülünü aldı ama Beşiktaş camiasını kötüleyerek. Şu anda zaten adaylar var. Son bir senedir heyecanın kalmadığını söylüyordu zaten. Bırakacaktı bahane bulmuş oldu.

Galatasaray geç açıldı

Galatasaray, Malatya’yı evinde vurup Hagi yönetiminde ikinci galibiyetini de aldı: 2-1. Maçın ilk yarısında gol sesi çıkmazken ikinci yarıda 65.dakikada Ümit Karan Galatasaray’ı 1-0 öne geçirdi. 71’de Atilla Birlik enfes bir vuruşla Mondragon’u avladı. 86’da Miloşevski, Ümit Karan’ı düşürünce hakem beyaz noktayı işaretledi. Atışı kullanan Arif skoru ilan etti: 2-1.

Trabzon pes etmiyor

Ziya Doğan’la bambaşka bir havaya bürünen Trabzon, Mehmet Yılmaz’ın iki golüyle Diyarbakır’ı da devirdi, üst üste 10’ncu zaferine imza attı. Trabzon bu sonuçla “şampiyonlukta ben de varım” dedi.

SAYFA 8

Serdar Bilgili hem başkanlığı bıraktı, hem de bir daha aday olmayacağını açıkladı
‘Hakkınızı helal edin’

Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdar Bilgili, derbi maçta yaşanan sözlü sataşmalar nedeniyle kulübü olağanüstü kurula götüreceğini ve başkanlığa yeniden aday olmayacağını söyledi. Bilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:
En güzel yıllarımı Beşiktaş’a verdim: “1992 yılından beri Beşiktaş’a hizmet etmeye çalışıyorum. Yaklaşık 12 yıl oldu. 2000 yılından beri de çok sevdiğim güvendiğim arkadaşlarımla birlikte Beşiktaş’a hizmet etmeye çalıştık. Bugün uluslar arası standartta Avrupa’nın en modern kulüplerinin idare edildiği şekilde hatta en modern şirketlerin idare edildiği şekilde bir yönetim sistemi kurduk. İSO 9001 standardına geçtik. Türkiye’de halen ilk ve tek olan gerçek anlamda bir futbol anonim şirketini kurduk ve borsaya açtık, şirketleştirdik. Tesislerimiz daha evvelki dönemde olmayan, ve tabi değerli Nevzat Demir’in de sayesinde, Avrupa’nın en modern kamp tesisini Beşiktaş’ın hizmetine sunduk. İnönü stadı bugün Avrupa’nın önemli statlarından biri haline geldi, kapasitesinin arttırılması için gerekli yatırımlara başladık. Akatlar kompleksinin hayata geçirilmesinde büyük bir hukuk mücadelesi verdik. İnşallah beş ay sonra Türkiye’nin en önemli kongre merkezlerinden ve de kapalı spor salonlarından biri olarak Beşiktaş’a hizmet verecek. Fulya’nın izni için çok önemli adımlar attık inşallah kısa zamanda izni çıkacak. Geldiğimizde 30-35 milyon dolar seviyesinde olan Beşiktaş’ın bütçesi bugün 60-65 milyon dolar seviyesine geldi. Şu anda Beşiktaş, Türkiye’nin mali yapısı en güçlü, UEFA kriterlerine ilk uyabilen, idari olarak da en düzgün şekilde idare edilebilen kulüplerinden birisi oldu. 7 tane şirket kurduk Beşiktaş’ın bünyesinde bir holding yapısına geçtik”
100.yılda onurlu bir şampiyonluk yaşadık: “Beşiktaş futbol takımına çok büyük yatırımlar yaptık, yepyeni bir takım kurduk 100. Yılımızda Beşiktaş’ımızı çok onurlu bir şekilde şampiyon yaptık. Avrupa’da UEFA’da ilk defa çeyrek final oynama kısmetini elde ettik. Ben hayatımda hiçbir işi yarı yolda bırakmadım. Beşiktaş’ın en zor gününde 2001- 2002 yılında parasal sıkıntımız olduğu dönemde futbol takımın iyi gitmediği dönemde dimdik ayakta durduk, savaşımıza sonuna kadar devam ettik ve Allaha şükür hedeflerimize ulaştık. Ve ocak 2004 yılında tekrar seçime girdik. Seçime girme nedenimiz de başladığımız işleri yarı yolda bırakmamak sonuna kadar Beşiktaş’ı en iyi noktaya getirmekti. Avrupa’da herkesin saygı duyduğu herkesin ceketini iliklediği Beşiktaş’ın oluşması için yaptığımız işleri bitirmek üzere tekrar devam ettik ve hiçbir şekilde de yarı yolda bırakmak için aday olmadık”
Yarı yolda bırakmak için aday olmadım: “Ben bugüne kadar onuruyla haysiyetiyle yaşayan bir insanım. Bilerek hiç kimsenin hakkını yemedim. Beşiktaş başkanlığını sadece Beşiktaş’a hizmet etmek için yaptım ve çok iyi niyetle yaptım. Devletle iş yapmadım ihale peşinde koşmadım. Devlet bankasından kredi kullanmadım yani açıkçası Beşiktaş başkanlığını hiçbir şekilde kendi şahsi menfaatlerime kullanmadım. Hayatımın en değerli yıllarını verdim. 28 yaşından 40 yaşına kadar ailem işim canımdan çok sevdiğim kızım…”
Bunları hak ettiğimi düşünmüyorum: “Derbi maçında benim şahsıma aileme haysiyetime onuruma çok ağır hakaret ve küfür edildi. Ve en üzücü olan da bu hakaretler, küfürler Beşiktaş’ın sahibi olan Kongre üyelerinin ağırlıkta oturduğu numaralı tribün, VİP tribün ve localardan geldi. Ben şahsen ve yönetim kurulu arkadaşlarım birlikte mücadele ettiğim arkadaşlarım adına bunları hak ettiğimizi düşünmüyorum. Ve bizler onurlu insanlarız bunları hazmedecek kaldıracak insanlar değiliz. Orası İnönü stadıdır, Beşiktaş’ın evidir evimizdir biz bize küfreden o insanlara hizmet etmek için göreve geldik. Ve onurumuzla haysiyetimizle bugüne kadar görevimizi sürdürmeye çalıştık. Benim bulunduğum koltuk Beşiktaş başkanlık koltuğudur. Beşiktaş başkanlık koltuğuna o şekilde hakaret edilmesine ben müsaade etmeyeceğim. Onuruma haysiyetime arkadaşlarıma şerefime aileme yapılan hakaretlerden dolayı Beşiktaş camiasındaki maalesef bu ortamdan dolayı önümüzdeki bir ay içinde olağanüstü genel kurula götürme kararı aldım Beşiktaş’ı ve yeni yapılacak olağanüstü genel kurulda Beşiktaş’a aday olmayacağım”
Beşiktaş’taki misyonumu kapattım: “Ben Beşiktaş’ı bu şekilde bırakmak istemezdim görevimi bu şekilde bırakmak istemezdim. Çok önemli bir dönemini hayatımın verdim bu işe. Bırakırken de çok üst noktada Beşiktaş bir kupa kaldırırken şampiyonluk yaşatırken bırakmak isterdim. Bu şekilde bırakmayı hak ettiğimi düşünmüyorum. Beşiktaş’tan küfür işiterek bırakmayı hak ettiğimi düşünmüyorum. Elbette hatalar yaptım arkadaşlarım da yaptı ama sadece spor kamuoyunun değil herkesin de bazı mesajlar alması lazım. Hakkınızı helal edin. Beşiktaş camiasına teşekkür ediyorum benimle bugüne kadar görev yapan tüm mesai arkadaşlarıma bana inanan güvenen tüm kongre üyelerine tüm Beşiktaşlıların hakkını helal etmesini istiyorum. Hata yaptıysam affola sadece bu koltuğa layık olmaya çalıştım. İyi niyetle çalıştım bundan herkes emin olsun. Ama şunu da çok açık yüreklilikle söyleyeyim, saat gibi çalışan kim gelirse gelsin sistemi kurulmuş dört dörtlük bir kulüp geride bırakıyorum. Yeni gelen yönetime de sonuna kadar yardımcı olacağım. Fakat, Beşiktaş’taki misyonumu kapattım. Derbi maçındaki stadın hali tribünlerin hali camiamızın bulunduğu durum çok özür dilerim ama benim içimi acıtıyor artık maalesef birbirine düşmüş ve bölünmüş bir durumdayız. Bu uzun zamandır ortalıkta olan Beşiktaş’ı olağanüstü genel kurula götürmek için bir çalışma var zaten camiada da biliniyor. Ben tekrar ediyorum hiçbir şekilde görevden kaçmıyorum görevi yarı yolda bırakmıyorum, ben öncelikle kendime olan saygım aileme şahsıma olan saygım ve de Beşiktaş başkanlık koltuğuna olan saygımdan dolayı bu görevi bırakıp Beşiktaş’ımızı inşallah daha huzurlu bir ortamın olacağı genel kurula götürüyoruz”

Boğaz’da risk

İstanbul Boğazı’ndan geçen tanker sayısı ve yük miktarlarının günden güne artmasıyla endişelenen uzmanlar İstanbul Boğazı’ndaki risk durumunu ‘boru hattı gibi’ ifadesiyle tanımlıyorlar. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Bayram Öztürk’e göre İstanbullular Boğaz’ın korunması konusunda sesini duyurmalı.
Gemiler için dünyanın en riskli yollardan biri olan İstanbul Boğazı’ndan taşınan yük miktarı Denizcilik Müsteşarlığı verilerine göre her geçen yıl artıyor.
Risk her geçen gün büyüyor
İstanbul Boğazı’nda tehlikeli yük trafiği 2000 yılında 91 milyon ton iken, 2001’de 95 milyon, 2002’de 117,7 milyon, 2003’te ise yaklaşık 129 milyon tona yükseldi. Yani önceki yıla göre hem geçiş yapan tankerlerde hem de yük miktarlarında yaklaşık yüzde 10 artış oldu.
Uzmanlara göre durum ürkütücü
Bu arada artan yoğunluk, tanker kazası riskini de güçlendiriyor. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Bayram Öztürk’e göre İstanbullular bu konudaki tepkilerini ortaya koymalı. Öztürk “En azından boğaz kenarında oturanlar evlerinin camlarına yapıştırsalar buna karşı olduklarını seslerini duyurmuş olurlar” dedi.
Meclis kararı bekleniyor
Boğazlarla ilgili acil eylem planını da içeren tasarının Meclis’ten bir an önce geçmesini isteyen Öztürk’ün petrol şirketlerine önerisi ise Samsun’dan Ceyhan’a yeni bir petrol hattı yapılması.

SAYI 83

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

GAZETE BEŞİKTAŞ

SAYI:83, 29 EYLÜL 2004

SAYFA 3

Almanya’ya çıkartma yaptı

Alman hükümeti ve federal parlamentosu 20-24 Eylül tarihleri arasında Berlin’de gerçekleştirildi. “Almanya’da ve AB’de yerel yönetimler politikası” konulu toplantıya, Türkiye’den tek ilçe belediye başkanı olarak Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal katıldı. İsmail Ünal’ın yanı sıra Türkiye’den davet edilen; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zekeriya Şarbak, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşar Yardımcısı Lütfü Elvan, Artvin Valisi Orhan Kırlı ve DPT Avrupa Birliği İlişkileri Genel Müdürü Cevdet Yılmaz bir heyet olarak Almanya’ya gitti.
Türk heyeti; Berlin’de Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Alman-Türk Parlamenterler Gurubu ile temaslarda bulundu. Toplantıya tek ilçe belediye başkanı olarak davet edilen Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, toplantıda yaptığı konuşmasında “Türkiye’nin AB’ye giriş süreci kapsamında büyük önem taşıyan bu toplantıda, AB ve Almanya’daki yerel yönetimlerin işleyişi, farklı toplumlardan gelen insanların yeni projeler etrafında toplanarak dayanışma bilinci oluşturup kolektif çalışması bu toplantıya katılanlar için çok faydalı olmuştur. Konuşma ve projelerimizle ortaya yeni fikirler, yeni projeler çıktı” dedi. “Almanya’da ve AB’de yerel yönetimler politikası” konulu toplantının üçüncü gününde toplantıya katılanlar Brandenburg Eyaleti Ekonomi Bakanlığı’ndaki toplantının ardından, Krauss GmbH ve MTU Ladwigsfelde şirketlerini ziyaret ettiler.

Beşiktaş Kaymakamı Nihat Nalbant:
‘Okullarımız hazır’

Okullar açıldı ve öğrenciler yeni öğretim yılına “merhaba” dedi… İstanbul’un bir çok semtinde ikamet eden veliler okulların temiz olup olmadığı konusunda merak içinde. Beşiktaş ilçesindeki tüm okullar ise, diğer okullara örnek olacak konumda. Beşiktaş Kaymakamlığından yapılan açıklamaya göre; Beşiktaş ilçesinde yer alan tüm okullar eğitim – öğretim yılına başlamadan önce bakımı yapıldı, gerekli boya badanası işlemleri tamamlandı, temizlendi ve yeni öğretim yılına hazır olup olmadığı denetlendi.
Beşiktaş Kaymakamı Nihat Nalbant, bu konuda şunları söyledi:
“Okullar açılmadan önce geniş kapsamlı bir çalışmamız oldu. Binaların gerek temizliği gerek boya – badana işleri eksiksiz olarak gerçekleştirildi. Beşiktaş Belediyesinin katkılarıyla okulların boya – badana işlerini gerçekleştirdik. Malzeme temini ile okullarımızın içi ve dışı görünümü okullar açılmadan önce güzelleştirilmiş ve temizlenmiş oldu. Tuvaletlerin temizliği, bakımı, ilaçlanması okullar açılmadan önce tamamlandı”
Okullarda en büyük tehlikenin tuvaletlerden ve sulardan çıktığının altını çizen Nalbant, temizliğin hijyenin önemine değindi. Nihat Nalbant, sağlık ekiplerinin öğretim yılı başlamadan önce okullarda gerekli denetleme inceleme işlemlerini takip ettiklerini dile getiriyor.
Kaymakam Nihat Nalbant, velileri uyarıyor. Nalbant, çocuklar okulda hasta olur kanısının yanlış olduğunu vurguluyor ve anne – babaya büyük görev düştüğünü söylüyor. Çocukların okula sağlıklı gelmeleri ve evlerine de sağlıklı dönmeleri içinde elimizden geleni yaparız diyen Nalbant, velilere şu tavsiyelerde bulunuyor:
“Veli, çocuğunda bulaşıcı hastalık olabileceği şüphesini taşıdığında öncelikle, çocuğu okula göndermeyecek. Okul idaresine durumu bildirecek. Ailenin maddi durumu müsait değilse, Kaymakamlık olarak gereken desteği ve yardımı gösteririz. O aileyle beraber sorunu çözebiliriz. Çocuk izin aldığında hem daha çabuk iyileşir hem de başkasını etkilememiş olur. Burada anne babaya büyük görev düşüyor. Çocuğun neresi ağrıyor, ateşi var mı halsiz mi… Bunu ebeveynler daha çabuk fark edebilirler”
Şu anda okul aşılarının devam ettiğini söyleyen Nalbant, Beşiktaş ilçesinde aileler kültürlü, ekonomik durumları daha iyi olduğunu dolayısıyla çocukların hastalanmaları halinde kısa sürede tedavi ettirdiklerini söylüyor. Ancak durumu iyi olmayanların da olduğunu, Kaymakamlığın yeterli maddi imkana sahip olamayan ailelerin çocuklarını tedavi ettirmeleri için, her zaman destek olmaya hazır olduklarını ifade ediyor.

Rekor kırdılar
DİDEM TUTAL

Kaan Ertem’in yönettiği Oda Tiyatrosu oyuncuları, geçtiğimiz hafta en uzun oyununu sahneye koydu. Beşiktaş Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Sahnesi’nde yer alan oyun, saat: 20:00’de start aldı ve 24 saat aralıksız olarak devam etti.
İngilizlerin 1979 yılından bu yana 18 saat 5 dakikalık en uzun oyun rekorunu, Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Sahnesi’nde gerçekleşen oyun ile Türklerin oldu.
Almanya’da Türkçe ve Almanca yayınlanan Turkiche Allgemeine adlı gazetenin öncülüğünde düzenlenen organizasyonda, Guinness’in Türkiye temsilcisi Orhan Kural da hazır bulundu. Dünyanın en uzun oyunu start almadan önce Ortaköy Kültür Merkezi, tenor Hakan Aysev’i ağırladı. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın da yer aldığı bu özel gösteride, Guinnes Rekorlar Kitabına girmesi beklenen Spagetti adlı oyun, Türk tiyatrosu adına dünyada bir ilke imza attı. İsmail Ünal da yaptığı konuşmada Ortaköy Kültür Merkezi’nin böyle bir ayrıcalığa ev sahipliği yapmış olmasından dolayı gurur ve mutluluk duyduklarını dile getirdi.

SAYFA 4

Okula gitmeyen çocuk var

İstanbul’da yapılan bir seminerde acı bir gerçek ortaya çıktı. Okul çağında çalışan çocukların çokluğundan bahseden konuşmacılar: ”çocuklarınızı çalıştırmayın, okula gönderin” dedi.
EĞİTİME DESTEK
Türkiye ile Avrupa Komisyonu arasında imzalanan “AB Türkiye Temel Eğitime Destek Programı” kapsamında, “Çalışan Çocukların Eğitime Kazandırılması Semineri” Taksim Elit Otel’de düzenlendi.
İSTANBUL’DA SEMİNER
Seminere İstanbul’dan 64 rehber ve danışman öğretmen katıldı. Açılışta konuşan İstanbul İl Milli Eğitim müdürü Ömer Balıbey, her yıl aileleriyle birlikte 70-80 bin çocuğun kente göç ettiğini ve bir kısmının okutulmayarak çalıştırıldığını anlattı. Balıbey, “İstanbul’da okula gitmeyen çocuk sayısı 6 bin. Çalışan çocukların yüzde 80’i eğitim almıyor. Hedefimiz, okula gitmeyen bir tek çocuk kalmaması” dedi.
AB KRİTERİ
Projenin AB TEDP Eş Direktörü Anders Lönnqvist de “Türkiye’nin bazı bölgelerinde çocuklarını okula göndermeyen insanlar hakkında yasal işlem yapsanız, nüfusun yarısını mahkemeye vermeniz gerekir. İkna yöntemi kullanılmalı. Bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmeli. Bu tür çocuklar yarım gün okuyup, yarım gün çalışabilir” dedi.
ÇALIŞTIRMA OKUT
Öğretmenleri çalışan ve çalıştırılan çocuklar konusunda bilinçlendirmek ve bölgelerinde bu konuda çalışma yapmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen seminer, beş gün sürdü.

Işık Üniversitesi’ne yeni rektör

Işık Üniversitesi’nde görev değişimi gerçekleşti. Üniversitenin rektörlüğünü yürüten Prof. Dr. Sıddık Yarman, görevini Prof. Dr. M. Ersin Kalaycıoğlu’na devretti.
PROF. DR. ERSİN KALAYCIOĞLU
Işık Üniversitesi’nden yapılan açıklamada; Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu’nun İstanbul Üniversitesi (İktisat Fakültesi Siyaset İlmi Kürsüsü, Siyasal Bilimler Fakültesi), Iowa Üniversitesi (ABD), Boğaziçi Üniversitesi (Üniversite Yönetim Kurulu Üyesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Siyaset Bilimi Bölümü, Yabancı Diller Yüksek Okulu Müdürlüğü), Minnesota Üniversitesi (ABD), Oxford Üniversitesi (St. Antony’s College) (İng.) ve Sabancı Üniversitesi’nde (Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi) akademik ve idari görevlerde bulunduğu ifade edildi.
Rektör Prof. Dr. M. Ersin KALAYCIOĞLU’nun siyasal temsil, katılma ve Türk siyasal hayatı konularında yayınlanmış çok sayıda bilimsel makalesi ve kitabı bulunuyor.

Rahim kanseri hakkında bilmek istedikleriniz

Bu hafta sizleri rahim kanseri hakkında aydınlatmaya çalışacağız. Konu hakkında Medline uzmanları şunları söylüyor.
“Genelde kullanılan “Rahim Kanseri” deyimi görülme yaşı, kaynak dokusu, görülme sıklığı, risk faktörleri birbirinden tamamen farklı olan iki ana kanser türünü kapsar; 1. Rahim ağzı kanseri 2. Rahim örtüsü kanseri (endemetrium). Geç kalındığı takdirde mutlak ölümcül olan bu iki kanser türünde de örtüştüğümüz iki nokta vardır; 1. En ileri evreye kadar ikisinin de ağrı yapmaması 2. İkisinin de kansere dönüşmeden periyodik kontrollerde tespit edilebilmesi ve basit cerrahi yöntemlerle önlenebilmesi.
Bedenin diğer yerinde, örneğin akciğerlerde normal hücre birdenbire kanser hücresine dönüşür. Kansere dönüşmeden ve bu dönüşüm çıplak gözle görünür hale gelmeden tanı koymak olanaksızdır. Rahim ağzı ve örtüsü kanserlerinde ise normal hücre birdenbire kanserleşmez. Displazi olarak ifade ettiğimiz yaklaşık 10 ila 15 yıl süren birtakım hücre bozukluğu aşamalarından geçtikten sonra kansere dönüşür. 30 yaş üzerindeki kadınlarda, senede 1 kez rahim ağzından fırça ile toplanan hücrelerin mikroskobik incelemesine dayanan pap smear test ile bu ara aşamalardan birinde yakalanırsa, basit bir cerrahi tedavi ile rahim ağzı kanserine dönüşmesi önlenir.
Aynı şekilde, genelde menopoz sonrası dönemde gözüken rahim örtüsü kanserinin, kanser öncesi aşamada belirlenmesinde transvajinal ultrasonografik incelemedeki rahim örtü kalınlığı 5 mm’nin üzerinde ise, otonom hücre çoğalmasının belirlenebilmesi için mutlaka tanı amaçlı kürtaj yapılmalıdır. Rahim örtüsü kanserinin menopoza geçiş döneminde de görülebileceği unutulmamalı, düzensiz vajinal kanamalarda mutlaka hekime müracaat edilmelidir. Kadında, meme kanserinden sonra en sık görülen kanser türü rahim ağzı kanseridir ve 30 yaş üzeri senede 1 kez vaginal smear test yaptırmalıdır. Az gelişmiş ülkelerde meme kanserinden sonra 2. sırada olan rahim ağzı kanserinin görülme sıklığı ABD’de zorunlu smear taramaları sonucu en alt sıralara gerilemiştir. Genel sağlık sigortasının yaygın olduğu ülkelerde bu testi zamanında yaptırmayanları kendi sigortası dava etmekte ve kişiden yüklü tazmünat alınmaktadır. Çünkü kişi kanser olduğu takdirde yüklü tedavi masraflarını sigorta şirketi ödeyecektir. Ülkemizde ise maalesef kontrol amaçlı smear testi birçok sağlık sigortası ödememektedir. Poliçemizi yenilerken, smear testi poliçe kapsamı altına aldırmayı unutmayın.
Ülkemizde 4. sıradaki rahim örtüsü (endometrium) kanserinden korunmak için menopoz döneminden sonra 6 ayda bir jinekoloğumuza muayene olup, vajinal ultrasonografik inceleme yaptıralım.”

SAYFA 9

Yağmur geliyor

Yaz bitti, sonbaharla birlikte yağmurların da başlaması bekleniyor. Birçok firma bu nedenle şimdiden yağmurluk ve şemsiden oluşan ürünlerini piyasaya sürerek kıyasıya bir rekabet içine girdiler. Bu hafta sizleri bilgilendirmek için bu rekabet halindeki ürünleri karşılaştırdık. Kaliteli ve hesaplı alışveriş yapabilmeniz için çeşitli haberler topladık. İşte bunlardan birkaçı…
Şemsiyeler yenilendi
Şemsiyelerde de çizgiler ve geometrik desenler var artık. Pembe, yeşil gibi floresan renkler de çok moda. Çanta tipi üçe katlanan modeller kadınların ilk tercihi, ama baston tipi şemsiyelere olan rağbet de yabana atılacak cinsten değil. Son yenilik ise teflon kaplama gövde ve karbon fiber teller. Gövdesi teflon şemsiyeler suyun üzerinden kaymasını sağlarken, açık bırakarak kurutmanıza da gerek kalmıyor.
Yağmurlukları çıkarın
Sıcak havalarda yağmura yakalandığımızda ne giyeceğimizi şaşırırız. Kalın trençkotlar insanı terletip sıkabilir. O nedenle yağmurluk alırken, kumaşına mutlaka dikkat etmek gerekir. Poşet yağmurlukların kısa, tümüyle şeffaf ve floresan renkte olanları gayet şık olabiliyor.
Mango: Parlak kumaşlı yağmurluklar, simli gibi görünüyor. Ama renkleri bej, haki gibi pastel tonlarda. Boyları diz hizasında, iri kemik düğmeleri ve büyük yakaları var. Fiyatları 76.5 milyon liradan başlıyor.
Lacoste: Yağmurluklar trençkot tarzında ama klasik trençkotlardan biraz farklı. Açık pembe-siyah gibi puantiyeli, ince kemerli, minik düğmeli olanları var. Uyumlu şemsiyelerde bulmak mümkün. Trençkotlar 265, şemsiyeler 85 milyon lira.
Miss Sixty: Miss Sixty-Killah’da kapüşonlu, kırmızı-siyah pöti kareli uzun modeller ya da kısa, parlak naylon kumaştan dikilmiş, düğmesiz yağmurluklar var.
İpekyol: Kış koleksiyonunda 1950 esintilerini devam ettiriyor. Trençkotlarda mor renk bolca kullanılmış. Kemerli, diz boyu olanlar da var. Fiyatlar 299-315 milyon lira.
Koton: Özellikle kırmızı ve bej renkler çok satıyor. Yağmurlukları su tutmuyor, kalın kumaştan yapılmış. Fiyatlar 129-179 milyon lira arasında.
ETAM: İri kemik düğmeli, diz boyu, kemerli klasik modeldeki bu trençkotlarda gri, kahverengi, bej kareli olanlara rağbet var. Fiyatları 110 milyon liradan başlıyor.
Öte yandan yine çeşitli firmalar sonbahar alışverişi için tüketiciye çeşitli fırsatlar sundukları hakkında bilgiler verdiler. Bu tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik verilerden derlediğimiz haberler ise şunlar:
Sonbahar alışverişi
devam ediyor
Anne Klein: Sonbaharı yeniliklerle karşılayarak kadınların arayışlarına son verirken, taşlar ve broşlarla süslediği koleksiyonlarıyla kendinden söz ettiriyor. Kaşmir ve süetin ağırlıklı olarak kullanıldığı tasarımlarda gömlekler ve pantolonlar 50’li yıllardan esinlenerek yaratılmış. Siyah ve koyu gri kaşmir paltolarda kullanılan zengin çinçila yakalar 2004 kışının sürprizi olarak karşımıza çıkıyor.
Top Shop: Binici çizmeleri ve seksi kalın topuklu iskarpinler bu sezonun dikkat çekici detayları arasında yer alıyor. Herşeyin üst üste giyildiği 70’lerde, eskitilmiş ve kullanılmış görünümlü jeanler logolu tişörtlerle kombine ediliyor. Kürkle süslenmiş anoraklar, panço ve hırkalar, koyun derisi borg çizmeler eski zamanlardan günümüze taşınıyor.
Ten: İki farklı konseptle kışı karşılıyor. X-intima günün her saati şık ve seksi olmayı seven kadınlar hazırlanmış. Genç hanımlar ise Loliten ile cıvıl cıvıl ve rengarenkler. Ten 2004-2005 sonbahar-kış koleksiyonunda lycra ve pamukluları iki grupta toplayarak iç çamaşırından capri pantolona uzanan geniş bir katalog hazırlamış.
Roman: 40’lı yıllardan 80’lere göz kamaştıran bir sentez sunuyor. Duygusallık modernle, siyah-beyazla buluşuyor. Yüksek bel pantolonların geri geldiği sezonda bedeni saran dar siluetler, boru paça pantolonlar, dar pilili eteklerle basen hizasında biten ceketler dikkat çekiyor. Kürkten dantele, kadifeden ipeğe bir çok özel kumaş seçeneği sunan Roman, kadını altın ve gümüş pırıltılarla süsleyecek.
Aker: Her sezon olduğu gibi bu sezonda Aker Eşarp, kalitesinden ödün vermeyerek yeni koleksiyonunu hazırlamış. Ağırlıklı olarak geometrik desenlerin yanı sıra çiçek desenleri de yer alıyor ürünlerin üzerinde.

OTOMOBİL

Otomobil sektörü her zamanki gibi yine hareketli. Birbirinden güzel modelleri piyasaya süren otomotivciler cazip imkanlar da sunuyor. Bu hafta Toyota Prius’u analiz ettik. Toyota Prius, B segmentindeki bir otomobilden daha az yakıt tüketim değerlerine sahip. Hem de D segmentindeki bir otomobilin konfor ve iç genişliğini sunuyor. Yakıt tüketimi şaşırtıcı… Şehir içinde düşük hızlarda, benzin motoru çalışmıyor. Bataryadan gelen enerjiyle elektrik motorunun gücü otomobili harekete geçiriyor.

BAR/CAFE

Levent’te peşi sıra bar açılıyor. Bu barlar içinde bu hafta sizler için 4. Aralık barını analiz ettik. Sera salonu sayesinde yaz kış bahçe keyfi yapmanıza olanak sağlayan 4. Aralık, hem içki içip sohbet etmek, hem gecenin geç saatlerine kadar eğlenmek ve dans etmek isteyenler için ideal bir mekan. Cuma ve Cumartesi akşamları canlı müzik dinleme şansı var. Ayrıca, Çalıkuşu Sokak’ta olan 4. Aralık’ın olduğu villada Reşat Nuri Güntekin yaşamış. 12.00-02.00 saatleri arasında hizmet veren mekanda kredi kartları geçiyor.

Hem fotokopi makinesi hem yazıcı

Teknolojinin hızına yetişilmiyor. Birçok ünlü marka hem fotokopi hem de yazıcı üretiyor. Bu hafta sizin için Mita’yı inceledik. Kyocera Mita’nın yeni FS-1018MFP modeli ofis çözümlerine yeni bir seçenek daha ekledi. Bu cihaz, Kyocera’nın maliyet tasarrufu sağlayan ECOSYS teknolojisini sunan, ilk çok fonksiyonlu yazıcı olma özelliğini taşıyor. FS-1018MFP’de ihtiyaç duyulan tek malzeme toner. Bu nedenle de cihaz, kendi sınıfında maliyetleri en düşük seviyede tutan bir özelliği sahip. 1200 dpi kalitesinde, A4 boyutundaki kağıtları 18 ppm baskı hızında gönderiyor.

SAYFA 10

Şehir Tiyatroları perde diyor

Üçü yeni, 21 oyunla perdelerini açacak olan İstanbul Şehir Tiyatroları 1 Ekim’de tüm seyircileri tiyatro izlemeye çağırıyor. Antik dünyanın en önemli yazarlarından Sophokles’in Antigone, Turgay nar’dan Can Ateşinde Kanatlar ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Kiralık Konak eserinden tiyatroya uyarlanmış yapıtlar, Şehir Tiyatroları’nın repertuvara kattığı yeni eserler arasında. Geogr Büchner’in yazdığı Danton’un Ölümü ve Ahmet Kutsi Tecer imzalı Köşebaşı oyunları da 2004-2005 sezonunda sahne alacak. Makedonya Uluslararası Yaz Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ve en iyi yönetmen ödülleri kazanan Medea ile birlikte geçen yıl repetuvarda yer alan şu oyunlar da tekrar izleyiciyle buluşacak.
Çocuklar unutulmadı: Kanlı Nigar, Hırçın Kız, Gayri Resmi Hürrem, Yaprak Dökümü, Çengi, Trendeki Derviş, Pazartesi-Perşembe, Ay Uyuyor muydun Afedersin?, Hakimiyet-i Milliye Aşevi, Cengiz han’ın Bisikleti, Gılgameş, Lüküs Hayat, Ben Anadolu, Hamlet, Hadi Ömdürsene Canikom. Ekim ayının çocuk oyunları ise Don Kişot Petmen’a Karşı ve Kurşun Askerin Utancı olacak.
Şehir Tiyatroları bilet fiyatlarında bu sezon değişiklik yapmadı. Buna göre müzikal oyunlarda tam bilet 6 milyon 500 bin, indirimli bilet 5 milyon 500 bin, oyunlarda tam bilet 5 milyon 500 bin, indirimli 4 milyon 500 bin, çocuk oyunları biletleri ise 2 milyon liradan satışa sunulacak.

Eyüp Musiki Vakfı yeni dönemine başlıyor

Eyüp Musiki Vakfı, 2004 – 2005 çalışma dönemini önümüzdeki günlerde vakıf binasında vereceği kokteyl ile başlayacak. Müzikseverlerin bir araya geleceği gecede, vakıf eğitmenlerinin vereceği mini bir konser gerçekleşecek. Bununla birlikte vakıf faaliyetleri ile ilgili barkovizyon gösterisi de gecede konuklara gösterilecek. Vakıf Başkanı Nihat İncekara; vakfın amacını şöyle dile getirdi:
“Eyüp Musiki Derneği’nin vakfa dönüşmesiyle belirlenen hedefler içerisinde, Türk müziğini öğrenebilmek ve bir Türk müziği enstrümanı çalabilmek için konservatuara gidemeyen gençlerimize ve musikimize gönül verenlere bu imkanı daha geniş anlamda karşılayabilmek ve bir Türk Musikisi Enstitüsü, Çalgı Müzesi, Türk Musikisi Konser evi ve Türk Musikisi Kütüphanesi kurmak gibi amaçlarla, yakın bir gelecekte vakıfa ait konser salonunun hizmete girmesiyle salonda musiki konserleri, musiki sohbetleri ve daha bir çok etkinliklerle çevre halkına hizmet etmek”dedi.

SİNEMALAR

İki kardeş
1988’de “Ayı” (“L’ours”) filmiyle yıldızı parlayan Jean-Jacques Annaud, “İki Kardeş”te bizi yeniden hayvanların dünyasına götürüyor ve iki kaplan yavrusunun insanlar yüzünden yaşamak zorunda kaldığı bir trajediyi anlatıyor. İki kaplan yavrusu doğal ortamlarından koparılır. Biri, gösteriler için eğitilmek üzere sirke, diğeri ise yalnız çocuğuna arkadaşlık etsin diye onu satın alan Fransız bir adamın evine gönderilir.

İnfazcı
Özel ajan Frank Castle istediği her şeye sahiptir: İyi bir aile, mutlu bir hayat ve hareketli bir iş. FBI için çalışan Castle son görevin ardından uzun bir süreliğine Londra’ya taşınacak, karısı ve küçük oğluyla sakin bir hayat sürecektir. Castle’ın son görevi başarıyla sonuçlanır. Ancak ölen uyuşturucu satıcıları arasında yerel mafya lideri Howard Saint’in oğlu da vardır. Saint, oğlunun ölümünden sorumlu olan ajanın izini bulmakta gecikmez.
Oyuncular:Tom Jane, John Travolta

Kral Arthur
“Pirates of the Caribbean 1,2, 3” ,”Armageddon”,ve “Black Hawk Down”,”Con Air”,”Rock”,”Pearl Harbor”,”Enemy of the State”,”Top Gun”,”Days of Thunder”,”Beverly Hills Cop”,”Flashdance”,”American Gigolo” filmlerinin yapımcısı Jerry Bruckheimer; “Training Day”in yönetmeni Antoine Fuqua ve “Gladiator”ün senaryo yazarı David Franzoni’den her sahnesi göz kamaştıran yeni epik destan… Kaderinin gösterdiği yoldan ilerleyerek halkının başına geçen Kral Arthur’ün kuşaktan kuşağa aktarılan unutulmaz öyküsü…
Oyuncular: Clive Owen, Stephen Dillane

Yeniden Sev Beni
Hayal ve gerçeğin birbirine karıştığı atmosferiyle “Yeniden Sev Beni”, aşkın iki kişilik dünyasının gizli sınırlarını araştırıyor.
Alex az sonra bir bara girip Aimee’yi görecek. İlk kez tanışacaklar ya da daha önce tanıştılar ancak farkında değiller. Laf lafı açıcak ikisi birbirine aşık olacak. Alex ve Simone ancak romanlardakine benzer bir şeyler yaşayacaklar. Şehrin başka bir yerinde yaşlı bir yazarsa son romanı üzerine yoğunlaşmış durumda…
Oyuncular:
Nikolaj Lie Kaas, Maria Bonnevie

BEŞİKTAŞ GAZETESİ

SAYI:83, 29 EYLÜL 2004

SAYFA 5

Yine olmadı

BEŞİKTAŞ: 2 – B.B. ANKARASPOR: 3

HAKEMLER: Metin Aydoğan x, Şahan Yılmaz xx, Cemal Gemici xx
BEŞİKTAŞ: Murat xx – Ali Güneş x, İbrahim Toraman xx, Ronaldo x, İbrahim Üzülmez x, Okan x (Dk. 58 Ahmed Hassan xx), Tayfun x, Ahmet Yıldırım xx, İbrahim Akın xx, Sergen xx (Dk. 72 Juanfran x), Carew xx (Dk. 69 Çağdaş xx)
ANKARASPOR: Şenol x – Tolga xx (Dk. 68 Hasanxx), Ramazan xx, Gökmen xx, İsmail xx, Tita xxx, Hürriyet xxx, Molnar xx, Wederson xxx, Saffet xx (Dk. 74 Hüseyin x), Jaba xx (Dk. 71 Sobrinho x)
GOLLER: Dk. 32 ve Dk. 90 Tita, Dk. 59 Carew, Dk. 64 Ahmed Hassan, Dk. 78 Wederson
KIRMIZI KART: Dk. 66 Tayfun (Beşiktaş)
SARI KARTLAR: Hürriyet, Tolga, Gökmen, Molnar, Tita (Ankaraspor), Okan, Ali Güneş, Carew, İbrahim Üzülmez, Sergen, Murat, Ronaldo, Juanfran (Beşiktaş)

Kartal, İnönü’de yine gülemedi. 6 aydan beri evinde kazanamayan Beşiktaş, Ankaraspor’a yaklaşık 20 bin taraftarı önünde 3-2 mağlup oldu. Siyah-Beyazlı takım ilk yarıda Carew’in direk dibinde vuramadığı bir top ve İbrahim Akın’ın çaprazdan attığı şut dışında başkent ekibinin kalesinde tehlike yaratamadı. Siyah-Beyazlılar 32.dakikada Tita’nın ayağından yediği golle devreyi 1-0 yenik kapattı. 59.dakikada Carew, durumu eşitledi: 1-1. 64’te Ahmed Hassan tribünleri ayağa kaldıran ikinci golü kaydetti: 2-1. 78’de Ankaraspor’un diğer sambacısı sahneye çıktı durumu 2-2 yaptı. 90+2’de Tita skoru açtığı gibi takımı lehine kapattı: 3-2. Böylece Kartal Fenerbahçe ve Trabzon’un 13 puan gerisinde kaldı.

Geçen Hafta

Birinci Süper Futbol Ligi’nde 7. hafta karşılaşmaları sonunda, Fenerbahçe ile Trabzonspor liderlik koltuğuna birlikte oturdular.
Ligde bu hafta 31 gol atılırken, Fenerbahçe deplasmanda Gençlerbirliği’ni son dakikalarda attığı 2 golle 2-1 mağlup etmeyi başardı. Geçen hafta 2. sırada yer alan Trabzonspor da deplasmanda Sakaryaspor’u 3-1’lik skorla geçerek Fenerbahçe’yi puanın yanı sıra averaj olarak da yakaladı ve liderliğe ortak oldu.
Şampiyonluk mücadelesi veren takımlardan Galatasaray, İstanbulspor karşısında 4-1’lik skorla bu sezon en farklı galibiyetini aldı.
Beşiktaş ise kendi sahasında Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor’a da 3-2 yenilerek düşüşünü sürdürdü.
3 maçı ev sahibi, 4 maçı deplasman takımlarının kazandığı bu haftada 2 karşılaşma da beraberlikle sonuçlandı.
Gol krallığı yarışmasında Trabzonsporlu Fatih Tekke, Sakaryaspor’a attığı 2 golle toplam gol sayısını 8’e yükseltti ve ilk sıradaki yerini korudu. Bu futbolcuyu İstanbulspor maçında 1 gol atan Galatasaraylı Hakan Şükür 6 golle izliyor. Ligde, ayrıca Galatasaraylı Necati Ateş’in, Fenerbahçeli Van Hooijdonk’un ve Trabzonsporlu Gökdeniz Karadeniz’in 5’er golü bulunuyor.
Ligde 7. hafta maçlarında alınan sonuçlar ve 8. haftanın programı şöyle:
Denizlispor-Ankaragücü: 2-0, Akçaabat Sebatspor-Çaykur Rizespor: 0-0, Beşiktaş-Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor: 2-3, Gençlerbirliği-Fenerbahçe: 1-2, Malatyaspor-Konyaspor: 5-0, Kayserispor-Samsunspor: 1-4, Sakaryaspor-Trabzonspor: 1-3, Gaziantepspor-Diyarbakırspor: 1-1, Galatasaray-İstanbulspor: 4-1.
8. Hafta:
Konyaspor-Gençlerbirliği, Diyarbakırspor-Sakaryaspor, Çaykur Rizespor-Malatyaspor, Ankaragücü-Gaziantepspor, Trabzonspor-Beşiktaş, Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor-Galatasaray, İstanbulspor-Kayserispor, Samsunspor-Akçaabat Sebatspor, Fenerbahçe-Denizlispor

Maç öncesi ve sonrası

Beşiktaş, Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor maçına, geçen haftaki Galatasaray derbisinin ilk 11’i ile çıktı. Teknik direktör Vicente Del Bosque, Galatasaray maçının 11’ini bozmazken, sakatlıkları geçen Sergen ve Carew’i forvette oynattı. Beşiktaş, böylece bu sezon ilk kez 2 maç üst üste aynı kadroyla sahaya çıkmış oldu.
Galatasaray derbisinde stadı tıklım tıklım dolduran siyah-beyazlı taraftarlar, aynı ilgiyi Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor maçına göstermedi. Özellikle açık tribünlerde boşluklar göze çarparken, karşılaşmayı yaklaşık 20 bin sporsever izledi. Bu arada, 100’e yakın Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor taraftarı da eski açık tribündeki yerlerinden takımlarını destekledi. Öte yandan, geçen haftaki Galatasaray maçında olduğu gibi, Ankaraspor karşılaşmasında da güvenlik nedeniyle tel örgü olmayan eski ve yeni açık tribünün ilk sıralarında polisler oturdu.
Kartal’ın taraftarları, ligde kötü durumda bulunan takımlarına maç öncesi destek verdi. Beşiktaş’ın büyük puan farkı ile liderden geride olmasına rağmen maç öncesi taraftarlar futbolcuları tribünlere çağırarak “Yensen de yenilsen de taraftarın seninle’’ diye tezahürat yaptı. Taraftarlar daha sonra futbolcuları tek tek tribünlere çağırarak “yumruk şov’’ yaptırdı.
Taraftarlar ayrıca İspanyol teknik direktör Del Bosque lehine de uzun süre tezahüratta bulundu.
PAF Ligi’nde oynanan maçta Beşiktaş, Ankaraspor’u 3-1 mağlup etti. Fulya Tesisleri’nde oynanan karşılaşmada siyah-beyazlıların gollerini Nail, İbrahim ve Bahadır attı. Konuk ekibin tek golü ise Halil İbrahim’den geldi.
Ahmet Hassan’ın 64’de attığı golden önce Sergen korner kullanacaktı. O sırada Sergen’in yerine Juanfran’ın girmesi için hakeme değişiklik bilgisi verildi. Ancak Bosque müdahale etti ve Sergen korner attıktan sonra değişikliğin yapılmasını istedi. Sergen’in kornerinde de Beşiktaş öne geçti. Bosque sonra bu değişikliği yaptırmadı.
Ankaraspor’a kendi evinde 3-2 yenilen Beşiktaş, ligde 7. haftada zirvenin 13 puan gerisine düştü. Bu sezonki 7. lig maçında 3. yenilgisini alarak, tarihinin en kötü dönemlerinden birisini geçiren Kartal, toplam puan kaybını 15’e çıkardı ve şampiyonluk umutlarını henüz ligin başında tüketti.
Beşiktaş, kendi evindeki 181 günlük galibiyet hasretini Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor maçında da dindiremedi. Siyah-beyazlılar, BJK İnönü Stadı’nda yaklaşık 6 aydır taraftarlarını sevindiremiyor. 2003-2004 sezonunun 27. haftasında, 27 Mart 2004’te Gaziantepspor’u 4-1 yenen “Kara Kartallar’’, daha sonra Dolmabahçe’de oynadığı maçlarda Gençlerbirliği ile 2-2 berabere kalmış, Fenerbahçe’ye 3-1, Akçaabat Sebatspor’a da 2-0 yenilmişti.
Bu sezonda yenilenen stadında oynadığı ilk maçta ezeli rakibi Galatasaray ile 0-0 berabere kalan Beşiktaş, başkent takımı karşısında da 3-2 yenilerek taraftarlarına yine 3 puan armağan edemedi.
Beşiktaş-Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor maçında kartlar adeta havada uçuştu. Maçın hakemi Metin Aydoğan, adeta sinir harbi biçiminde geçen maçta 1 kırmızı, 13 de sarı kart gösterdi. Beşiktaş’ta Tayfun 66. dakikada kırmızı kartla oyun dışı kalırken, Okan, Ali Güneş, Carew, İbrahim Üzülmez, Sergen, Murat, Ronaldo ve Juanfran, başkent takımında ise Hürriyet, Tolga, Gökmen, Molnar ve Tita sarı kart gören isimler oldular.
Bu arada, Beşiktaş’ta geçen sezon sonradan oyuna girdiği maçlarda attığı gollerle dikkat çeken Ahmed Hassan, bu sezon aynı özelliğini ligdeki ilk golünü atarak gösterdi. Carew de İstanbul’da ilk gol sevincini yaşadı.
DEL BOSQUE: “İstifayı düşünmüyorum. Bizim için çok zor bir gün oldu. Böyle günlerde takımı bırakıp gidicek bir insan değilim. UEFA’daki Bodo maçını düşünüyorum. Oyuncularımı tekrardan canlandırmam gerekecek. İlk yarıda rakip 1-0 öne geçti. İkinci yarı onların reaksiyonuna karşılık verdik. Zafer bizim olacaktı ama beceremedik. Tayfun gibi önemli bir oyuncuyu orta sahadan kaybettik. Hafta boyunca az antrenman yapan ve sakatlıkları olan Sergen ve Carew’i bir noktada çıkarmak durumundaydım. Oynamayanlar her zaman iyi diye düşünülüyor. Ama öyle bir şey söz konusu değil. Oyuncularım sahada iyi mücadele ettiler. Ama ben üzgünüm. Hepimiz hayal kırıklığına uğradık. Seyircimiz buna rağmen bize destek veriyor. Zafer istememize rağmen alamadık ama mutlaka bu zaferleri kazanacağız.”

SAYFA 6

Basketbolu sevdiriyor

Beşiktaş Basketbol takımı geleceğin yıldızlarını bekliyor. Ufuk Sarıca yönetimindeki futbol okulu start aldı ve bugünün minikleri yarın, rakip takımların potalarını zorlayacağı benziyor!
Basketbol Okulu kayıtlar başladı. Ufuk Sarıca, Beşiktaş’ın basketbol yatırımını şöyle ifade ediyor:
“Beşiktaş Kulübü elbette, sadece futboldan ibaret değil. Beşiktaş çatısı altında bir çok branş yer alıyor. Başkanımızın bir beyanı var; Beşiktaş armasının olduğu her branşı, şampiyonluğa başarıya taşımak hedefimizdir, şeklinde. Bizlerin de hedefi, ö0nümüzdeki üç – dört sene için basketbol alt yapısına oyuncu yetiştirmek. Düşünün ki, günümüzde her şey o kadar profesyonel hale geldi ki, maliyetler arttı. Buna göre kulüp, kendi oyuncusunu alttan yetiştirip üretmek, yukarıya bu oyunculardan monte etmek durumunda. Bu durum futbol için de geçerli. Beşiktaş bunu yapıyor. Bunu Basketbol’da da hayata geçirmek istiyoruz. Önümüzdeki yıllarda Beşiktaş A takımına oyuncu verebilmek, genç milli a milli takımına oyuncu verebilmek istiyoruz. Buna bağlı olarak spor okulunun ne denli önemli bir yatırım olduğunun altını çizmek gerek”
Sarıca, oyuncu seçerken ne gibi özellikler arandığına ilişkin öncelikle küçük yaşa rağmen fiziki uygunluğu dikkat çekiyor. Sarıca, ebeveynlerinden ötürü bir çocuğun boyunu belli edebileceğini ve fiziksel gelişimine bakılarak boyunun ne kadar uzayabileceğini tahmin edebildiklerini söylüyor.
“ÇOCUĞUM BASKETBOLCU OLACAK MI?”
Ufuk Sarıca, miniklerin spor okuluna başladıkları zaman sosyal ve fiziksel anlamda gelişimlerini hızlandırdıklarını söylüyor. Hem eğleniyorlar hem öğreniyorlar diyen Sarıca, ailelerin çocuklar üzerinde bir baskı kurmalarının yanlış olduğuna dikkat çekiyor. Milli takımda yetişen ve Efes Pilsen’de oynayan Sarıca, basketbola ‘basketbolcu’ olmak için başlamadığını belirtiyor. Zaman içinde her şey netleşir diyen Sarıca, başarılı bir basketbolcu olabilmeni kat edilen aşamalara bağlı olduğunu söylüyor.
İYİ ORGANİZASYON BAŞARIYI DA GETİRİR
Minikler, basketbol eğitimine başladıklarında onları yeni bir ortam bekliyor. Ekip olmayı öğrenirken bireysel olarak kendilerini nasıl ifade etmeleri gerektiğini de öğreniyorlar. Sarıca, bu tanımlamada önemli unsurun, çocuğun kulübü, takımı benimsemesine bağlıyor. Bunun için de organizasyon önemli olduğuna işaret ediyor. Özellikle spor okullarındaki çocuklara basketbol eğitimiyle birlikte Beşiktaş ruhunu da aşılamaya çalıştıklarını söylüyor. Beşiktaş kültürü denilince, minikler saymaya başlıyor; dostluk, dürüstlük, disiplin, çalışkanlık…
Sarıca, ilk başladığı zamanı hatırlıyor ve çocukken hafta sonları antrenmanlara gittiğini söylüyor. diyordum. O yaştaki çocukta bir çekingenlik oluyor, bizde çocuklarımızın bunu kolay bir şekilde aşmasına da yardımcı oluyoruz, diyerek sözlerini tamamlıyor.

SAYFA 7

UEFA sınavındayız

Beşiktaş, Norveç’te 1-1 berabere kaldığı Bodo Glimt’i safdışı bırakmak için İnönü’de sahaya çıkıyor. Kendi evinde ve seyircisi karşısında Norveç ekibini elemesi beklenen Karakartal, UEFA’daki gururumuz olacak.
Haydi Beşiktaşlılar 30 Eylül’de Karakartal’ı desteklemek üzere BJK İnönü Stadyumu’na. Norveç’te yapılan maçta rakibi ile 1-1 berabere kalan Kartal, 30 Eylül’de Bodo Glimt’i geçmek için İnönü’de sahaya çıkacak. Beşiktaş taraftarı Karakartal’ın İnönü’de Norveç ekibini kesin yeneceklerine inandıklarını belirterek, İnönü Stadı’nı ağzına kadar dolduracaklarını söylediler.
İlk maç Norveç’te oynanmış ve şöyle gelişmişti: Bodo’nun Aspmyra Stadı’nda oynanan ve Rus hakem Nikolay Ivanov’un yönettiği karşılaşmaya Beşiktaş, Siyah formasıyla çıktı. Soğuk ve yağışlı bir havada oynanan mücadeleyi, Beşiktaş’la birlikte Norveç’e giden Başkan Yıldırım Demirören ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile Bodo’da yaşayan bir grup Türk de izleyerek, Kartal’a destek verdi. Mücadelenin 3. dakikasında ayağında çekme meydana gelen Oscar Cordoba, yerini Murat Şahin’e bıraktı. Mücadelenin 20. dakikasında Runar Berg, takımına 1-0’lık üstünlüğü getiren golü kaydederken, bu ilk yarının da sonucu oldu. İkinci yarıda oyuna ağırlığını koyan Beşiktaş, rakibin katı savunmasını aşmakta zorlanırken, 86. dakikada İbrahim Akın’ın ortasıyla ceza sahasında buluşan Ahmed Hassan, topa bekletmeden vurarak Bodo Glimt’in kilidini açtı. Mısırlı oyuncunun golüyle Norveç’te 1-1’lik eşitliği yakalayan siyah-beyazlı ekip, ikinci maç için avantaj elde etti.

Boksörler fırtına gibi

Beşiktaş Boks Takımı, İstanbul Ferdi Boks Şampiyonası’nda rakiplerine karşı büyük üstünlük sağladı ve 7 birincilik elde etti. Eyüp Spor Salonu’nda yapılan müsabakalar sonunda Beşiktaşlı boksörlerden 48 kiloda Altan Uyanık, 51 kiloda Ramazan Ballıoğlu, 57 kiloda Gökhan Dolunay, 64 kiloda Gökhan Üstüner, 69 kiloda Mustafa Karagöllü, 81 kiloda Serdar Üstüner ve artı 91 kiloda Gökhan Güllüce rakiplerini yenerek birinci oldular.

Masa tenisinde ikinci oldu

25-26 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da yapılan müsabakalar sonrasında finale yükselen BJK Masa Tenisi Takımı, finalde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile karşılaştı. İlk maçta H. Gazi Yılmaz, rakibi Sefa Avcı’ya 3-2 mağlup oldu. 2. maçta rakip oyuncu Peng Fei, Beşiktaşlı masa tenisçi Halil Hacı’yı 3-1 yendi. Üçüncü maçta BJK’lı oyuncu Fatih Lonca, Gencay Menge’yi yenerek skoru 2-1’e getirdi. 4. karşılaşmada H. Gazi Yılmaz, Sefa Avcı’ya 3-2 mağlup olunca BJK Masa tenisi takımı İstanbul büyükler masa tenisi şampiyonasında 2.’liği elde etti.

Hentbolcular iyi bir başlangıç yaptı

Beşiktaş Erkek Hentbol Takımı 2004-2005 sezonunun ilk maçında Milli Piyango’yu deplasmanda 41-39 yenerek sezona iyi bir başlangıç yaptı. Hentbol Birinci Ligi A Klasmanı’nda ilk hafta maçları hafta sonu yapıldı. Şampiyonluğun en güçlü adaylarından olan Beşiktaş Erkek Hentbol Takımı, Ankara’da Milli Piyango’ya konuk oldu. Siyah Beyazlı ekip, sahadan 41-39’luk galibiyetle ayrılarak, sezona iyi bir başlangıç yaptı. Mücadelede Murat Güder 9, Utku Ergüder 8, Cengiz Hatırnaz 6, Janos Becsi 5, Bülent Erkol 5, Emin Halaç 3, Gökhan Aksu 3, Valeri Parshkov da 2 sayı kaydetti. Beşiktaş 1. hafta sonunda puan cetvelinde 4. sırada yer aldı.
Erkekler ligindeki toplu sonuçlar şöyle:
1.Hafta Sonuçları:
Milli Piyango 39-41 Beşiktaş, Altınordu 18-36 Taşköprü, Çankaya Bld. 39-27 İzmir Bş.Bld., Halk Bankası 35-32 Bafra Belediyesi, Trabzon Bld. 35-39 Nilüfer Bld., Polis Akademisi 36-27 İzmit Bld.

İSTANBUL

HAYDİ ÇOCUKLAR OKULA

İstanbul’da geçen hafta düzenlenen bir seminer acı gerçeği ortaya koydu. Türkiye ile Avrupa Komisyonu arasında imzalanan “AB Türkiye Temel Eğitime Destek Programı” kapsamında, “Çalışan Çocukların Eğitime Kazandırılması Semineri” Taksim Elit Otel’de düzenlendi. Seminere İstanbul’dan 64 rehber ve danışman öğretmen katıldı. Açılışta konuşan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey, her yıl aileleriyle birlikte 70-80 bin çocuğun kente göç ettiğini ve bir kısmının okutulmayarak çalıştırıldığını anlattı. Balıbey, “İstanbul’da okula gitmeyen çocuk sayısı 6 bin. Çalışan çocukların yüzde 80’i eğitim almıyor. Hedefimiz, okula gitmeyen bir tek çocuk kalmaması” şeklinde konuştu. SAYFA 4’TE

Deprem tedbiri

Deprem riski taşıyan okullar yıkılıyor. İstanbul Valisi Muammer Güler, yaptığı açıklamada, İstanbul’da deprem riski taşıyan 131 okuldan 62’sini yıkıp, yerine daha büyük okullar yapacaklarını söyledi. Beyoğlu’ndaki Firuzağa İlköğretim Okulu’nun onarılarak yeniden eğitime açılması nedeniyle düzenlenen törende konuşan Güler, Afet Yönetmeliği çerçevesinde okullarda Deprem Master Planı hazırlanması kararı aldıklarını söyledi. Güler, “böyle bir çalışmayı İstanbul’daki bütün okullarda başlattık. Bilimsel olarak da raporlar elimize yeni ulaştı. Şimdi gereğini yerine getiriyoruz. Böyle bir şey yaptığımız için aslında alkışlanmamız lazım.Önemli olan insan hayatıdır” dedi.

Beşiktaş Kaymakamı Nihat Nalbant:
Okullar hazır

Okullar açıldı ve öğrenciler yeni öğretim yılına merhaba dedi… İstanbul’un bir çok semtinde ikamet eden veliler okulların temiz olup olmadığı konusunda merak içinde. Beşiktaş ilçesindeki tüm okullar ise, diğer okullara örnek olacak konumda. Beşiktaş Kaymakamlığından yapılan açıklamaya göre; Beşiktaş ilçesinde yer alan tüm okullar eğitim – öğretim yılına başlamadan önce bakımı yapıldı, gerekli boya badanası işlemleri tamamlandı, temizlendi ve yeni öğretim yılına hazır olup olmadığı denetlendi. SAYFA 3’TE

SAYI 133

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

BJK1331 210x300 SAYI 133Her köşesi bir destanı anlatıyor
Zafer Bayramı, Beşiktaş’ta gerçekleştirilen görkemli yürüyüşle günün coşkusunu tüm Beşiktaşlılara yaşattı. Beşiktaş Belediyesi’nin düzenlediği yürüyüşe 7’den 70’e yüzlerce insan katıldı.
Akmerkez önünden başlayıp Arnavutköy meydanında Atatürk Anıtının açılışı ile son bulan fener alayı izleyenlere de duygulu anlar yaşattı. Marşlar ve antlarla gerçekleşen yürüyüşlerde gazilerin de katıldığı kortej alkışlanarak selamlandı.
Arnavutköy’deki Atatürk Anıtının açılışında konuşan Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Beşiktaş halkına seslenerek “İstanbul’un aydınlık ve çağdaş yüzü Beşiktaş için aydınlık ve çağdaş adımlar atmaya, Atatürk’ün izinde yürümeye ve onun ilkelerine yaşamın her alanında uygulamaya devam edeceğiz” dedi.
Başkan İsmail Ünal, Atatürk’ün gösterdiği hedefe ulaşmak için başlatılan büyük seferberliğin bugün de sürdüğüne inandığını söyledi. Ünal, “Gelecek için çalışırken, ulusça hangi zor sınavdan geçerek bugünlere geldiğimizi de hiç unutmuyor ve unutturmuyoruz” şeklinde konuştu.‘Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ulusumuza armağan ettiği 30 Ağustos Zaferi’nin yıldönümünde açtığımız Atatürk anıtı bu yaklaşımımızın bir ürünüdür’ diyen İsmail Ünal, anıtın, Kurtuluş Savaşı’nı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve sonrasını anlattığını ifade etti.
Başkan İsmail Ünal, anıtın konumlandırılmasındaki ve üstündeki figürlerin önemini anlatarak “Arnavutköy tarafına bakan Atatürk rölyefi, ülkeyi kurtarmak için mücadele eden, kağnı arabasını çeken kadınları, atlarını zafere süren subaylarımızı ve onlarla birlikte onlara inanarak savaşan kendinden emin bir lideri, Mustafa Kemal Atatürk’ü temsil etmektedir” dedi.
Ünal, deniz tarafında ise Cumhuriyeti kurmuş, devrimleri gerçekleştirmiş, özgürlük ve bağımsızlığı kazanmış bir Atatürk rölyefi bulunduğunu açıklayarak bu rölyefin, kağnı arabasını çeken kadınlarımız, süvariler ile birlikte savaşı kazanan çağdaş Türk toplumunu temsil eden farklı kesimlerden insan figürleri ile desteklendiğini söyledi. Anıtın senaryosunun, anıtın yüzeyine de yazıldığını, Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleri temel alınarak oluşturulduğunu aktaran Başkan İsmail Ünal, “Bu sözlerin her biri bugün de Türkiye için özel bir anlam ve öneme sahiptir” dedi. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, “Böyle önemli bir günde böyle bir anıtı açmaktan onur duyuyoruz bundan sonrada Atatürk’ün çizdiği yolda yürüyeceğiz” diye konuştu.

Kardeşine çöp
kamyonu gönderdi
(BEŞİKTAŞ) Beşiktaş Belediyesi, Ödemiş’in Birgi Belediyesi’ni ‘kardeş’ ilan etti. Elindeki sıkıştırmalı çöp kamyonlarından birini Ödemiş’in Birgi Belediyesine gönderdi. Beldenin CHP’li Belediye Başkanı Cumhur Şener, önemli bir sıkıntılarının çözüme kavuştuğunu söyledi, “Beldemiz turistik bir yer. Artık daha kısa sürede, daha çok çöp toplanıyor” şeklinde konuştuğu öğrenildi.Gizli çekime soruşturma açıldı
(BEŞİKTAŞ) Bir mağazada blucin pantolonu deneyen 27 yaşındaki Dilek Y’yi, kameralı cep telefonu ile görüntülemeye çalıştığı ileri sürülen 21 yaşındaki tezgahtar Ramazan Çengel hakkında dava açıldı. Ramazan Çengel’in cinsel taciz ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından 4 yıla kadar hapsi istendi. Adı geçen kişi ise, mesaj çektiğini, olay ile ilgili yanlış anlaşıldığını ileri sürdü.
Arkadaşından ayrıldı intihara kalkıştı
(BEŞİKTAŞ) İskeleden denize atlayarak intihara teşebbüs eden bir kadın, kurtarıldı. Edinilen bilgiye göre olay akşam saatlerinde gerçekleşti. Hildan Yıldırım isimli olduğu öğrenilen kadın, iskeleden denize atlayarak intihara teşebbüs etti. İskele meydanı civarında bulunan vatandaşlarca kurtarılan Yıldırım, olay yerine gelen ambulansla Taksim İlk Yardım Hastanesi’ne kaldırıldı.
Bomba yanlış
adrese gitmiş!..
(BEŞİKTAŞ) Fenerbahçe Asbaşkanı Murat Özaydınlı’nın Beşiktaş’taki evinin bahçesine gece yarısından sonra 2 molotof kokteyli ve el bombası atıldı. Polis asıl hedefin Tansu Çiller’in eşi Özer Çiller’e ait yatların onarımını yaptırdığı halde hiçbir ücret almadığı iddiasıyla yargılanan eski Kuşadası TURBAN Genel Müdürü Haydar Mengi’nin evi olduğunu belirledi. Araştırmalara başlandı.

Engelliler müzik ile terapiyi çok sevdi
Dilek Sabancı Engelliler Parkı’nda çocuklar resimlerini sergiledi, müzik dinledi. Beşiktaş Belediyesi’nin gerçekleştirdiği çalışma ile onlarca minik engelli bir araya geldi ve doyasıya eğlendi. Beşiktaş Belediyesi’nin ilçedeki engelli çocuklar için başlattığı müzik ve resim atöl-ye çalışmaları oldukça renkli geçti. Ağustos ayının ikinci yarısında start alan projede çocukların sosyal yönden aktif olmaları ve becerilerini sergilemeleri hedefliyor. Miniklerin yaptığı resimlerin sergilendiği toplantıda Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal da yer aldı. Her biriyle ayrıca konuşan ve onlarla bir arada müzikle dinlenme seansına katılan Ünal, şunları söyledi:
“İstanbul’un aydınlık yüzü Beşiktaş’ta tüm çocuklarımızın gelişimine önem veriyoruz. Halen 20 çocuğumuzun katıldığı atölye çalışmalarının, çocuklarımızın duygusal, bedensel, bilişsel ve sosyal gelişimine de önemli katkısı olmaktadır. Bu kasmamdaki çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz. Ayrıca, diğer terapi ve dersler ile ortak hazırlanan planlar sayesinde de çocukların akademik gelişimine de destek veriliyor.” Toplantıya katılan Beşiktaş Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı Genel Menajeri Erdem Göksel, gerçekleşen proje ile duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Dilek Sabancı Engelliler Parkı’nda engelli çocuklar için haftanın 3 günü düzenlenen müzik ve resim atölyesi 25 çocuğun resimleri oldukça ilgi gördü. Didem TUTAL
Ortaköy Parkı’na makyaj!..
Artık çocuklar kum tozundan kurtuldu. Beşiktaş Belediyesi tarafından Ortaköy Camii’nin karşısına bulunan oyun parkına kauçuk döşendi. Oyun gurubunun hazır olduğu parkın zemini kısa sürede kauçukla döşendi ve oyun grubu üzerine monte edildi. Ebeveynlerin de çocukların da rahat etmesini amaçlayan bu çalışma ile kumların bıraktıkları etkiler ortadan tamamen kalkmış oldu. Park zeminini kum yerine kauçuk döşemelerinin nedeni ise çocukların sağlıklı ortamda oynamalarını sağlamak. Yetkililerin verdiği bilgilere göre, kum alanlarda kedi ve köpeklerin dolaşması sonucu kumlar içinde birçok mikrobu barındırıyor. Bu da başta astım hastalığı olmak üzere birçok hastalığı beraberinde getiriyor. Kum ile döşenen parkların 3 ayda bir yenilemek veya yıkamak gerektiğini de söyleyen yetkililer, kauçuk olan zeminlerin ise yağmur sularıyla dahi temizlenebildiğini belirtiyor. Parka döşenen ve özel bir bakıma ihtiyaç duymayan kauçuk zeminler TSE onaylı. Ayrıca bu zemin yapısı sağlıklı olmasının yanı sıra çocukların düşme olasılığına karşı daha güvenli. Kauçuk zemin yumuşak olduğu için, çocuklar 2 metreye kadar düşme anında daha az zarar görüyor.

Okullara yardımsever eli uzandı
Okullar yeniden elden geçirili-yor. 2006-2007 eğitim öğrenim dönemine hazırlandırılan okulların tüm eksikleri ele alındı ve sırayla tadilatları gerçekleştiriliyor. Beşiktaş Belediyesi Beşiktaş’taki tüm okulların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yürüttüğü çalışmada eksikleri gözden geçirdi. Belediyenin gerçekleştirdiği okul onarım projesi kapsamında, ihtiyacı olan tüm okulların boya, badana ve araç-gereç alımı gibi çalışmalar yer alıyor. Yeni eğitim öğretim döneminde öğrencileri temiz sınıflarla buluşturmayı hedef-leyen Beşiktaş Belediyesi, okulları 2006-2007 eğitim öğretim dönemine hazır hale getirecek. Projenin tamamlanmasıyla öğrenciler yeni eğitim dönemlerini, modern bir görünüme kavuşturulan ve tüm eksiklikleri tamamlanan okullarında geçirecek.
Başbakan İstanbul’da nikah şahitliği yaptı
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile kızı Esra Erdoğan İstanbul’da geçen hafta işadamı Mustafa Latif Topbaş’ın oğlunun düğününe katılarak, damadın nikah şahitliğini yaptı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, kızı Esra Erdoğan törenin ardından Ankara’ya geri döndü. Törenin yapıldığı Hidiv Kasrı’ndan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’a geldiği özel uçak “ATA” ile Ankara’ya döndü. Erdoğan’ı, Sabiha Gökçen Uluslararası Havaalanı’nda İstanbul Valisi Muammer Güler, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve diğer yetkililer uğurladı.
Mobil sağlık taraması devam ediyor
SAĞLIK ve sosyal hizmet projeleri kapsamında sağlık hizmetlerinden yeteri derecede faydalanamayan İstanbullulara yönelik İstanbul genelinde başlatılan Mobil Sağlık Taramaları projesi uygulanmaya devam ediyor. Elde edilen bilgiler arasında ise, sağlık taramalara daha çok çocukların geldiği belirtiliyor. Taramaları ise Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da bizzat yerinde takip etti. Mobil Sağlık Taramaları Hizmeti; İstanbul’un ilçe, belde ve köylerinde devam ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş yaptığı açıklama ile bu tür sağlık çalışmaların aralıksız devam edeceğini bildirdi.
Geleceğin yıldızlarını belirliyorlar
İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. ile Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu işbirliğiyle başlatılan “Her Çocuk Bir Yıldızdır” projesiyle geleceğin yıldız sporcuları tespit ediliyor. Proje kapsamında, akademisyenler çocuklara çeşitli testler ve ölçümler uyguluyor. Testlerin sonucunda çocukların yetenek, beceri ve fizik olarak hangi spor branşı için uygun olduğu tespit ediliyor. Aileler ise çocukları ile ilgili bilimsel tabanlı bilgi ediniyorlar. 7-14 yaş grubundaki çocukların fiziksel özelliklerine göre hangi spor dalına daha uygun olduklarının tespit edilip ortaya çıkarılıyor.
Kredi kartı hırsızlarına büyük operasyon
MALİ Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü İstanbul’un çeşitli semtlerinde operasyon gerçekleştirdi. Yapılan açıklamaya göre, kredi kartı kopyalama ve kredi kartı dolandırıcılığına yönelik aldıkları ihbarları değerlendiren polis ekipleri, 1′i Moldova uyruklu kadın olmak üzere 5 kişiyi gözaltına aldı. Aramalarda, 2 dizüstü bilgisayar, 1 adet PC, ATM kart giriş yuvasına monte edilerek kart kopyalama yapabilen cihaz, ATM klavyesine monte edilebilen klavye düzeneği, UPS kablosuna bağlı klavye ve okuyucudan oluşan bir düzenek, tabanca, beyaz plastik kart ve kaşe ele geçirildi. Şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Kapkaçların çoğu erkek ve diplomasız
İSTANBUL’DA kapkaç ile ilgili yapılan araştırma ilginç sonuçları da beraberinde getirdi. Araştırma 1232 tutuklu üzerinden yapıldı. Kapkaç suçu işleyenlerin yarıdan fazlasının ilkokul mezunu ve büyük çoğunluğunun da erkek olduğu belirlenirken, çok çocuklu ve parçalanmış ailelerden gelmediği ortaya çıktı. Suçluların yüzde 75.9′u, meşru yoldan geçim sağlamak zor düşüncesinde oldukları, suçu işleyenlerin yüzde 64.2′sinin ise farklı bir arkadaş çevresi olması halinde bu işi yapmayacaklarını kaydedildi. Suçluların yüzde 38.9’u ailesinden dayak yediği, yüzde 43.3’nün de hakaret görüp, azar işittiği ifade edildi.

Yine dolup taşacak
Beşiktaş Belediyesi iştiraki olan Beltaş, Kuruçeşme Arena’da müzikseverler için unutulmaz gecelere imza atmaya devam ediyor. 35. sanat yılını kutlayan Zülfü Livaneli, kendisine ait şarkıları seslendiren sanatçı dostları ile Kuruçeşme Arena’da, aynı sahnede buluşuyor. Livaneli şarkılarını bu özel gecede Ajda Pekkan, Ferhat Göçer, Hakan Aysev, Hüsnü Şenlendirici, Nilüfer, Sezen Aksu, Şükriye Tutkun, Yavuz Bingöl ve sürpriz sanatçılar seslendirecek.
Zülfü Livaneli
9 Eylül Cumartesi 21:00
Türk Rock Müziği’nin tutkunları Kuruçeşme Arena’da farklı bir ortaklığı da aynı sahnede görebilecekler. Gönüllere taht kuran rock müziğinin sevilen ismi Şebnem Ferah ile genç kızların hayranlığını kazanan rock müzik grubu Mor ve Ötesi, Kuruçeşme Arena’da bir araya geliyor. Bu ayrıcalığı siz de tatmak istiyorsanız, yolunuzu acilen Kuruçeşme Arena’ya çevirin.
Şebnem Ferah &
Mor ve Ötesi
13 Eylül Çarşamba 20:30
Program:
Mor ve Otesi – 20:30
Sebnem Ferah – 22:00
Eylül ayının ortalarında konserler tüm hızıyla devam edecek.. Ve Kuruçeşme Arena’da 16 Eylül gecesi Karadeniz rüzgarı esecek. Karadeniz müziğinin usta isimleri Fuat Saka, Bayar Şahin/ Nino Kraveishvili, Gökhan Birben ve Mustafa Küçük ve halk oyunları gruplarıyla şarkılar mest ederken horonlarıyla da herkesi coşturacağa benziyor…
Hayde Karadenize!..
16 Eylül Cumartesi

SPOR HABERLERİ

SPOR YAZARLARI OYLUYOR
Beşiktaş Gazetesi, “Beşiktaşlı Yılın Sporcusunu (2)” seçiyor
DERLEYEN: DİDEM TUTAL
Beşiktaş Gazetesi 2006-2007 sezonunda da yine Beşiktaş’ın en iyi futbolcusunu seçiyor. Geçen sayıda her maçtan sonra yapılan oylama sonucu; Sergen Yalçın altı maçta en çok göze batan oyuncu oldu. Diğer yandan, Kleberson 4, Koray 3, Cordoba 3, Ahmed Hassan 2, Tümer Metin 2, Gökhan Güleç 2, Bobo 2, İbrahim Akın 1, Ali Tandoğan 1, Ali Güneş 1, İbrahim Üzülmez 1 ve İbrahim Toroman 1 maçta göze batan oyuncu oldu. İşin ilginç yanı kötü bir sezon geçiren Beşiktaş’ın 5 maçında spor yazarları göze batan oyuncu seçmedi. Spor Yazarlarının oylarıyla seçilen Beşiktaş’ın en başarılı futbolcusuna Beşiktaş Gazetesi yine dev bir kupa verecek. Bu kupa sezon sonunda sahibini bulacak. Yıl boyunca her hafta seçilen maçın yıldızı Beşiktaş Gazetesi’nde yayınlanıyor. Ayrıca spor yazarların verdiği oylar ve seçilen futbolcuların bilgileri Beşiktaş Gazetesi’nin internet sitesinde de yer almaktadır. Maçın yıldızları ve yılın en başarılı Beşiktaşlı futbolcusu için görüş aldığımız isimler şöyle: Atilla Gökçe, Güven Taner, Kazım Kanat, Zeki Çol, İlker Ateş, Korkut Göze, Gülengül Altınsay, Vedat Okyar, Salih Sezer, Hayri Ülgen, Atıf Keçeci, İsmail Er, Ömer Güvenç, Sanlı Sarıalioğlu, Bilal Meşe, Faik Gürses, Adnan Aybaba, Fatih Doğan, Zafer Arapkirli, Basri Baykoç, Yemen Ekşioğlu, Gültekin Onay.
Spor yazarları yeni sezonda yine geçtiğimiz haftalardan itibaren oylarını vermeye başladı. Gerek yazılarıyla gerek direk olarak görüşülerek tespit edilen oylama sonucu ilk göze batan oyuncu İbrahim Üzülmez oldu. İkinci haftada ise, Gaziantep maçında attığı iki golle Bobo birinci oldu. Üçüncü haftada oynanan Denizlispor maçında Gökhan Zan, dördüncü hafta Konyaspor maçında Burak seçildi.

“Bir daha olmasın!..”
Beşiktaş’ın gol ayağı Nobre kart gördüğüne bin pişman olmalı!.. Gaziantepspor maçında rakibine dirsek attığı gerekçesiyle oyundan atılan ve takımını iki maç yalnız bıraktığı için üzüntü duyduğunu belirten Nobre bundan böyle daha dikkatli olacağını belirtti. Diğer yandan İbrahim Toraman’da Konyaspor maçında rakibine sert girerek kırmızı kartla cezalandırıldığı için üzüntü duyduğunu belirtti. Toraman her maçta oynamak istediğini ancak ceza aldığı için üzgün olduğunu belirtti. Taraftar ise, her futbolcuyu sahada görmek istediğini söylerken, futbolcuların provakasyonlara gelmemesini ve sakin olmalarını istedi. Öte yandan 2. Başkan Murat Aksu’nun Burak’ın Konyaspor maçında topu elle kontrol ettikten sonra attığı gol nedeniyle genç oyuncuyu Burak’ı uyardığı iddia edildi. Aksu’nun, Beşiktaş’ın bu tür gollere ihtiyacı olmadığını söylediği belirtildi. Muzaffer TOPAL

UEFA’da güçlü rakip: CSKA Sofya
Beşiktaş’a dişli rakip çıktı!.. Taraftar ”Turu geçeriz” derken, “İnönü’de oynanacak maçı mutlak kazanmalıyız. Yabancı transferler bize bu tür maçlarda gerekli. Özellikle Delgado’dan çok şey bekliyoruz” şeklinde konuştu. UEFA Kupası 1. turunda Bulgaristan’ın CSKA Sofya takımı ile eşleşen Beşiktaş, ilk maçı 14 Eylül’de kendi sahasında oynayacak. Deplasmanda oynanacak rövanş maçının tarihi ise 28 Eylül.
Tigana rakiple ilgili olarak “Güçlü bir rakip. Ciddiyetlerini kaybetmiyorlar ve takım futbolunu çok iyi oynuyorlar. Dikkatli olmalıyız. Sahamızdan iyi bir skorla ayrılırsak, rövanşta avantaj yakalarız” dedi. BJK Genel Sekreteri Kenan Öner ise, CSKA Sofya’nın kolay bir rakip olmadığını belirterek, “Ancak biz sadece tur atlamayı değil, gruptan çıkmayı düşünüyoruz. CSKA’yı eleyerek yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Kenan Öner, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Son yıllarda Bulgar futbolu bir düşüş gösteriyor. CSKA Sofya, şu anda Bulgaristan’ın en iyi takımlarından bir tanesi. Kolay bir rakip değil, bu bir gerçek. Ama biz sadece tur atlamayı değil, gruptan çıkmayı ve UEFA’da yolun sonuna kadar ilerlemeyi hedefliyoruz. Bu bilinçle maçlara hazırlanacağız. Bizim yetenekli ve iyi bir kadromuz var, CSKA’nın da iyi bir kadrosu olduğunu biliyoruz. İyi yabancı oyuncuları var. Beşiktaş, iyi bir motivasyonla ve iyi hazırlanmayla CSKA Sofya’yı eleyebilecek bir takım. CSKA’yı eleyerek yolumuza devam edeceğimize inanıyorum.”
Mustafa Doğan ile Gökhan Güleç, UEFA Kupası 1. Tur kurasında Beşiktaş’ın eşleştiği CSKA Sofya ilgili şu yorumda bulundular:
Mustafa Doğan: “CSKA Soyfa Bulgaristan’ın köklü takımlarından bir tanesi. Kesinlikle turu geçeceğimize inanıyorum. Hem futbolcular açısından, hem kulüp bazında üstünlüğümüz olduğunu düşünüyorum. İlk maç istanbul’da ve buradaki maçımızda iyi bir skor avantajı yakalayarak deplasmana avantajlı gideriz.”
Gökhan Güleç: “Bizim UEFA’daki hedeflerimiz belli. 2 sene Beşiktaş’ın kötü sezon yaşaması nedeniyle bu sezon UEFA Kupası’nda taraftarlarımıza iyi bir heyecan yaşatmamız gerekiyor. İnşallah biz de bu heyecanı yaşatacağız. Kuraya gelince; daha önce Türk takımları ile karşılaşmış bir ekip, en iyi şekilde mücadele edip gruplara kalmak istiyoruz.”
CSKA SOFYA HAKKINDA
Beşiktaş’ın UEFA Kupası 1. turunda rakibi olan Bulgaristan’ın CSKA Sofya takımı, Avrupa kupalarına 47 kez katılırken, 186 maçta 78 galibiyet, 34 beraberlik ve 74 yenilgi aldı. Avrupa kupalarında büyük tecrübeye sahip olan Bulgar ekibi, bugüne dek kupalarda 288 gol attı, kalesinde ise 259 gördü. Bulgar Liginde bu sezon yaptığı ilk 3 maçı kazanan CSKA Sofya, 9 puan toplayıp, averajla liderlik koltuğuna oturdu. CSKA Sofya, geçtiğimiz sezon ise ligi ikinci sırada tamamladı. Bulgaristan’ın köklü takımlarından olan CSKA Sofya, kendi liginde ise 30 kez şampiyonluğa ulaştı.
CSKA Sofya, 1. ön eleme turunda Arnavutluk’un Dinamo Tiran takımını 1-0 ve 4-1′lik galibiyetlerle üstünlük sağlayarak 2. ön elemeye yükseldi. Bu turda Sırbistan’ın Hajduk Kula takımıyla eşleşen Bulgar temsilcisi, kendi sahasında 0-0 kaldığı karşılaşmanın ardından deplasmandaki rövanş maçında rakibiyle 1-1 berabere kalarak adını 1. tura yazdırdı ve Beşiktaş’ın rakibi oldu. Bulgar ekibi, iç saha maçlarını 22 bin kişilik Army Stadı’nda yapıyor. Teknik direktörlüğünü 49 yaşındaki Bulgar Plamen Markov’un yaptığı CSKA Sofya’nın kadrosunda 1′er Sırp, Brezilyalı, İspanyol, Fildişi Sahilleri, Boşnak, Makedon ve Portekizli ile 3 Rumen oyuncu bulunuyor. CSKA Sofya’nın kadrosunda yer alan oyuncular şöyle:
Kaleciler: Oliver Kovacevic (Sırbistan), Ilko Pirgov, Ivaylo Petrov
Defans: Tiago Silva (Brezilya), Kiril Kotev, Valentin Iliev, Francisco Xavier Martos Eshpigares (İspanya), Aleksandar Branekov, Yordan Todorov, Aleksandar Tounchev, Ivan Ivanov, Robert Petrov (Makedonya), Slavko Matic
Orta Saha: Georgi Iliev, Yordan Yurukov, Sergej Jakirovic (Bosna Hersek), Eugen Trica (Romanya), Daniel Georgiev, Florentin Petre (Romanya)
Forvet: Stoyko Sakaliev, Miroslav Manolov, Guillaume Dah Zadi (Fildişi Sahilleri), Velizar Dimitrov, Jose Emilio Furtado (Portekiz), Aleksandru Picurka (Romanya). Onur BAŞTUĞ

Taraftardan Rico’ya not
Taraftar bu sayıda açık ara Ricardinho ile ilgili görüş bildirdi. Görüşlere geçmeden önce Ricardinho’yu kısaca tanıyalım.
Adı Soyadı: Ricardo Luiz Pozzi Rodrigues (Ricardinho). Doğum tarihi: 23 Mayıs 1976. Doğum yeri: Sao Paulo. Boy: 1,73. Oynadığı takımlar: Parana, Bordeaux, Corinthians, Sao Paulo, Middlesbrough, Santos, Corinthians. Başarıları: Brezilya Milli Takımı ile 2002′de şampiyonluk, Corinthians’ta 1998 ve 1999′da, Santos’ta 2004′te Brezilya Ligi şampiyonluğu, Parana ile 1995, 1996 ve 1997′de Paranaense şampiyonluğu, Corinthians ile 1999 ve 2001′de Paulista şampiyonluğu, Corinthians ile 2000′de kıtalararası şampiyonluk, 1996, 2000 ve 2004′te Brezilya’da gümüş topun sahibi.
TARAFTAR GÖRÜŞLERİ OLUMLU
Ricardinho ile ilgili gazetemize transferden sonra yüzlerce mail geldi. Bir o kadarda faks yoluyla mesaj geldi. www.besiktasgazetesi.com internet sitemize gelen mesajların çoğunda taraftarın görüşleri Ricardinho lehine. Olumlu görüş ve düşünceler yazan taraftar Ricardinho’nun UEFA kupalarında da iyi işler yapacağına inanıyor. Özetle; mesajların çoğu Ricardinho’nun Beşiktaş’a gelişinden duyulan memnuniyeti ifade ediyor. İşte taraftarın yeni transfer Ricardinho için söyledikleri;
HARİKA BİR TRANSFER
Brezilya milli takımında oynayan bir futbolcu ile yorum yapmak bile abestle iştigal. Beşiktaş harika bir transfer yaptı. Sadri Karabıyık.
TECRÜBELİ OLMASI BÜYÜK AVANTAJ
Brezilya Milli takımı ile şampiyonluk yaşamış, oynadığı birçok kulüpte şampiyonluk yaşamış bir futbolcu. Tecrübeli olması büyük avantaj. Kadir Sancak.
UYUM SORUNU YAŞATILMAMALI
Beşiktaş’ta uyum sorunu yaşar mı bilemem, ancak takımda brezilyalı çok futbolcu var.Özellikle Kleberson yardımcı olmalı. Delgado iyi oturdu, Ricardinho’da çabuk alışabilir. Cevdet Arpacı.
ZAMANLAMA İYİ YAPILDI
Transferde Beşiktaş iyi bir zamanlama yaptı. Elindeki futbolcuları zararına bile olsa çıkardı ve yerine yenilerini aldı. Bu yeni futbolcularla UEFA’da başarılı olursa zararını karşılayabilir. Aksi taktirde iş daha zora girerdi. Murat Anten.
UEFA’DA BAŞARI GELECEKTİR
Beşiktaş, Fenerbahçe’nin durumuna düşmedi. Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nden olduktan sonra futbolcu transferine hız verdi. Beşiktaş UEFA maçlarına başlamadan bu işi bu yıl iyi kıvırdı. Başarı gelecektir. Mukaddes Madencioğlu.
Kupalar İnönü’de
büyük ilgi görüyor
BEŞİKTAŞ’IN geçtiğimiz sezon finalde F.Bahçe’yi 3-2 yenerek aldığı Fortis Türkiye Kupası ile sezon öncesi Almanya’da G.Saray’ı 1-0 mağlup ederek aldığı Süper Kupa, geçtiğimiz hafta içinde taraftar ile buluştu. İnönü Stadı’ndaki BJK Store’da sergilenen kupaydı 4 gün boyunca görücüye çıktı. Taraftarların Fortis Türkiye Kupası ve Süper Kupa’ya büyük ilgi gösterdiği öğrenildi.
Ailton, Kızılyıldız takımına satıldı
AİLTON’UN Sırbistan Ligi takımlarından Kızılyıldız’a satıldığı öğrenildi. Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den İMKB’ye gönderilen yazıda, ”Şirketimiz profesyonel futbolcularından Ailton Goncalves da Silva’nın, Sırbistan futbol takımlarından Kızılyıldız ile yapılan görüşmeler neticesinde 300 bin Avro bonservis bedeli karşılığında sözleşmesi fesih edilmiştir” deniliyor.
Dostlukları saha dışında da sürüyor
BEŞİKTAŞ’IN yabancı futbolcuları Nobre, Bobo ve Kleberson, sahada oldukları kadar özel hayatlarında da dostluklarını sürdürmeye devam ediyor. Üç yıldız futbolcu, geçtiğimiz hafta içinde Ortaköy’deki eğlence mekanı Sortie’de eşleriyle birlikte yemek yediler. Nobre aracı kendi kullanırken Kleberson ve Bobo alkol aldıkları için araçlarını eşlerine kullandırarak evlerine dönmeyi tercih ettiler.
“Sporist’06 Spor Zirvesi ve Fuarı” ardından…
Spor dünyasına geçen hafta “Sporist’06 Spor Zirvesi ve Fuarı” damgasını vurdu. Her ne kadar Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın maç nedeniyle yurt dışında olduğundan, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ise nedensiz gelmese bile Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, Yönetim Kurulu Üyeleri ve futbolcular fuara büyük ilgi gösterdiler. Konuyla ilgili birçok etkinlik, panel, imza günleri ve benzeri sportif faaliyetler düzenlendi. Haberler basında yer aldı. Bizde bu konuyla birlikte işin başka bir boyutunu ve değişik mecraları işleyelim istedik. Bu nedenle de organizasyonu düzenleyenlerin en başında gelen bir kişi ile konuştuk.
Bülent Çağlar sorularımıza şöyle yanıtladı.
Şirketinizin kısaca tanıtır mısınız?
Profesyonel yaşamıma son verip kendi çalışmalarımı yapmaya karar verdiğimde yayıncılık aklımın bir köşesinde hep vardı. Geldiğim sektör olan reklam sektöründen çok da uzağa gitmemiş yine reklam ve promosyon odaklı bir şirket kurmuştum. Ancak bu şirkette oldukça iyi kazançlar elde etmekle birlikte pek de tatmin olmadığımı gördüm. Kaliteli bir banka ve finans çevresine sahiptik ve bu sektörde de doyurucu bir yayın eksikliği olduğunu bizzat biliyordum. Dolayısıyla 1996 yılında kurmuş olduğumuz Alkım Reklam kısa bir süre sonra Alkım Yayıncılık ve Eğitim Hizmetleri şirketine dönüştü.
Daha sonra yayınlarımızın çoğalması ve çalışmalarımızın çeşitlenmesiyle birlikte yayın bölümünü Active Group olarak konumlandırıp, organizasyon çalışmalarımız için de Esente Organizasyon adlı şirketi kurduk.
Faaliyet alanlarınız?..
Öncelikli ve hakim olduğumuz alanımız banka, finans ve ekonomi. Bu alandaki yayın ve organizasyonlarımız, konusunda iddialı emsali olmayan çalışmalar. Yeni girdiğimiz spor ise henüz öğrenme aşamasında olduğumuz bir sektör. Zira jargonu, çevresi ve çevre kalitesi finans ile mukayese edilmesi mümkün olmayan bir yapıya sahip. Her iki alanda da yayınlarımızın paralelinde organizasyonlar da yapıyoruz. Buna karşılık organizasyonlarımızda da konu çeşitliliğine doğru gidiyoruz. Zira gelecekte bir ya da iki tane yine çok önemli, yine çok ses getirecek organizasyonlar yapmamız da söz konusu olacak.
Yayınlarınız ve içerikleri nelerdir?..
Yayınlarımız sırasıyla bankacılık ve finans alanında yarı akademik makalelerden oluşan iki aylık periyotta yayınlanan ilk göz ağrımız Active Bankacılık ve Finans Dergisi. Activeline, yayın hayatına gazete olarak giren ancak yüzünü ve içeriğini yeni değiştirdiğimiz -bunun etkilerini de görmeye başladık- ekonomi, siyaset ve iş dünyası ağırlık bir dergi. Serencebey ise spor alanındaki ilk çalışmamız. Beşiktaşlı olmamız sebebiyle oluşturduğumuz Aktif Beşiktaşlılar Oluşumu giderek ağırlığını hissettirmeye başlayınca bu çalışmalarımızı daha geniş kitlelere iletmek gerektiğini düşündük ve bu yönde telkin de aldık. Aslında diğer yayınlarımıza nazaran biraz daha kendi halinde bir yayın düşünmüştük biz bir işi basit şekliyle yapamıyoruz. Hep daha geliştirmek, daha kapsamlı hale getirmek yönünde çalışıyor beynimiz. Serencebey de böyle böyle düşünülenden daha etkili bir yayın haline geldi. Öyle ki yıllardır yayınladığımız Active, Activeline’ın pabucu dama atıldı diyebiliriz. Serencebey özünde Beşiktaş ağırlıklı bir gazete ancak giderek kaliteli Beşiktaş ve spor gazetesi haline geldi. Benim gibi Beşiktaşlı dostlarımız da bundan şikayetçi ancak yetkin kadromuz bu halinden daha basitini de yapamıyor.
Düzenlediğiniz organizasyonlar ve oluşturduğunuz platformlar hakkında bilgi verir misiniz?..
İlk organizasyonumuz 2003 yılında yapmış olduğumuz Uluslararası Finans Zirvesi idi. Daha önce büyük gruplar tarafından da yapılmaya çalışılmış finans odaklı bir zirveyi biz yaptıktan sonra hiç kimse yapmadı bir daha, çünkü çıtayı oldukça yukarı koymuştuk. 2004 ve 2005’te de düzenlenen Finans Zirvesi’nin bu yıl dördüncüsünün hazırlıklarını yapıyoruz. Finanstan sonraki sektörümüz olan spor sektöründe ilk etkinliğimizi Ankara’da üniversite gençliğini hedef alan “Ankara Geleceğe Bakış Toplantısı”yla gerçekleştirdik. Çok başarılı geçen çalışmanın ardından 30 Kasım 2006’da İdeal Beşiktaş Konferansları’nın ilkini düzenledik. Elimizde olmayan sebeplerden on beş gün gibi kısa bir sürede hazırlandığımız konferans özellikle Beşiktaş camiasında çok ses getirdi. Öven de oldu, “Beşiktaş zaten ideal durumda, niye bunu yapıyorsunuz” diye yeren de. Ardından da bir Geleceğe Bakış Toplantısı da İzmir’de düzenledik. İzmir’deki katılım inanılmaz boyutta idi zira 734 kişilik salonda binden fazla kişi vardı.
Spor organizasyonlarımızın zirvesini de planladık ve “Sporist’06 Spor Zirvesi ve Fuarı” ve 23 Ağustos Çarşamba gününden 27 Ağustos’a kadar süren bir program çıktı ortaya. Bu alanda da birçok kez denenmiş ancak başarısız olunmuş ve özellikle sponsorları hayal kırıklığına uğramış. Biz yılların Active deneyimi ve birikimi ile son derece başarılı bir çalışma ortaya çıkaracağımızdan emin bir şekilde yola çıktık ancak sektörde yıllardır hayal kırıklığına uğramış firmaları ikna etmek zor oldu. Hatta bazılarını ikna edemedik buna sebep bizimle ilgili kuşkuları değil –ki çoğu yıllardır finans zirvesi sebebiyle birlikte çalıştığımız firmalar- spor camiasındaki tutarsız durumdu. Zira bizim için söz verilmesi bu organizasyona katılınacağının söylenmesi yeterliydi ama spor camiasında işler böyle yürümüyormuş.
En son düzenlediğiniz spor zirvesi ile ilgili detaylar?..
Esente Organizasyon olarak 23-27 Ağustos 2006 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz 1. Spor Zirvesi ve Fuarı -SPORIST’06’nın- spor dünyasında yaşanmakta olan değişim ve gelişime ışık tutmasını amaçlıyorduk ki bu gerçekleşti. Rekabet ile dostluğu, hırs ile azmi, risk ile fırsatı bünyesinde barındıran, toplumları birbirine kaynaştırmak gibi çok önemli bir rol üstlenen spor, bütün dünyada gelişen bir endüstri olarak öne çıkarken, “Oyunun ötesinde…” ana temalı Zirve’de, Türk ve dünya sporundaki yeni eğilimler ve bu değişimin sonuçlarını da tartıştık.
Türkiye’den ve dünyadan yetkin isimleri, spor adamlarını, sporcuları ve sporla ilgili kurumların yetkililerini bir araya getirdiğimiz SPORIST’06’da; sporun farklı alanları mercek altına alınarak, ihtiyaç ve sorunlar irdelenip, çözüm önerileri paylaşıldı.
Esente Organizasyon; spora gönül verenler kadar, bu endüstrideki son gelişmelerden haberdar olmak isteyenlerin de katılmaktan keyif alacakları SPORIST’06 ile spor dünyasının bütün dinamikleri arasındaki bilgi alışverişine önemli bir katkıda bulundu.
Yine Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Rumeli Salonu’nda ziyarete açtığımız SPORİST’06 Spor Fuarı’nda da ilk olmasına rağmen spor dünyasının farklı alanlarında ürün ve hizmet sunan elliden fazla kuruluş stantlarıyla yer aldı. Sporla ilgili tüm ürün ve hizmetlerin aynı çatı altında toplandığı Fuar, 10:00 – 20:00 saatleri arasında ziyaret edildi.
Spor Fuarı, sporun farklı alanlarına yönelik ürün ve hizmet sunan kuruluşlar ile bu ürün ve hizmetleri kullananların bir araya geldiği ideal bir platform oluşturdu. Ayrıca uzmanların yer aldığı oturumlarda örneğin sağlık ve egzersiz gibi konularda katılımcılar bilgilendirildi.
Fuar kapsamında birçok renkli sportif etkinlik ve aktiviteyi de ziyaretçiler ilgi ile izlediler. Bu etkinliklerden bazılarını; Vakıfbank standında B.Ü. Cerberus Robot Köpeklerin gösteri maçı, Ünlü sporcular ve spor yazarlarının imza günleri, Bülent Korkmaz Forma Koleksiyonu sergisi, Savaş Karakaş ‘Kızıldeniz Belgeseli’ film gösterimi, Mini golf turnuvası, Teddy Wilson Ckub Aiki Aikido gösterisi, Bilardo Dart Langırt, Bisiklet ve paten gösterileri, F-1 Simülasyon araçları, Serencebey xbox360 Turnuvası oluşturdu.
Fuar katılımcıları; spor altyapı ve zemin uygulamaları için malzeme ve ekipmanlardan kondisyon aletlerine ve spor giyim ve malzemelerine uzanan geniş bir yelpazede sporun farklı alanlarına yönelik ürün ve hizmet sunan kuruluşlardan oluştu. 1. Spor Fuarı’nın, spor kulüpleri, dernekler ve federasyonlara kadar spor dendiğinde akla gelebilecek birçok unsuru kapsadığını ve gelecek yıllarda bunun daha pekişip yerleşmesine katkıda bulunacağını düşünüyorum.

SAYI 190

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

BJK190 210x300 SAYI 190OTEL OLACAKLAR
Ortaköy’deki Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu ve Yüzme İhtisas Kulübü’nün bulunduğu alan, artık otel oluyor. Okulda çıkan yangın söndürülmüştü söndürülmesine ama kül olan tarihi yapının ardından ne olacağı da uzun süre gündemden düşmemişti. 3 saatlik çalışma sonrası söndürülen yangın sonrası, tarihi binanın çatısı ve bazı duvarları çökmüş, geriye sadece yıkıntısı kalmıştı. Ortaköy’de denize sıfır noktada bulunan Fehime ve Hatice Sultan yalıları bilinen yer, yıllık 5 milyon 450 bin YTL’ye, THY’nin ortak olduğu ikram şirketi THY Do&Co’ya kiralandı. THY Yönetim Kurulu Başkanı Karlıtekin, buraya 15 milyon $’lık yatırım yapacaklarını açıkladı. Ortaköy’de okul olarak hizmet verirken, 6 yıl önce meydana gelen şüpheli bir yangınla kullanılamaz hale gelen Fehime Sultan Yalısı ile Yüzme İhtisas Kulübü’ne ev sahipliği yapan Hatice Sultan Yalısı’nı 25 yıllığına ikram şirketi THY Do&Co kiraladı. THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, bu yalıların çok prestijli olduğunu belirterek, “15 milyon dolarlık bir yatırım yaparak 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’a prestijli bir mekan kazandırmayı planlıyoruz” dedi. İhale Encümeni’nin başkanlığını yapan İstanbul Valisi Muammer Güler ise kiralamadan elde edilecek gelirin ’kuruşu kuruşuna’ İstanbul’daki eğitim yatırımlarına harcanacağını açıkladı.
YALILARIN GEÇMİŞİ
Ortaköy’deki altı sultan yalısından biri olan Hatice Sultan Yalısı, 1800’lerin sonunda inşa edildi. Yalı adını V. Murat’ın kızı Hatice Sultan’dan alıyor. 1958’den itibaren okul olarak kullanılan yalı, 1972’de Yüzme İhtisas Kulübü’ne tahsis edildi. Diğer yalıda da Fehime Sultan yaşamıştı. Yalı, uzun yıllar okul olarak hizmet verdi. 13 Temmuz 2002’de “kuşkulu” olarak nitelenen bir yangında büyük hasar gördü ve otopark olarak kullanılmaya başlandı. Tarihte Gazi Osman Paşa, Naime Sultan veya Fehime Sultan Yalısı olarak adının geçtiği ve II. Abdülhamid tarafından 1883 yılında Gazi Osman Paşa’ya hediye edildiği belirtiliyor.
PLATFORM İMZA TOPLUYOR
Gaziosmanpaşa İlköğretim Okulu’nun yanmasının ardından seslerini duyurmaya çalışan Platform GOP , web üzerinden sloganlarıyla dikkat çekerken topladıkları imzalarla bini aşkın kişiye ulaştı. Platformun çağrısı ise şöyle: “Okulumuzu “otopark” olmaktan kurtaralım, “rant merkezi” olmaktan kurtaralım. Restore olsun, tekrar “Gazi Osman Paşa İlköğretim Okulu” olsun, cıvıl cıvıl çocuklar dolsun, eğitim görsün…1909 Yılında kurulmuş bir okuldan bahsediyoruz. Bu gelenek devam etsin! İstanbul halkının katılımı ve sahiplenmesi ana hedefimiz… Okulumuz mezunu olmasanız bile, İstanbul’u seviyor olmanız yeterli. İstanbul’da bir tarihi değeri, Osmanlı’dan kalan son ahşap mimariden biri, 100 yıllık bir okul geleneği kayboluyor. İzin vermeyeceğiz. Hareketimize katılın. İstanbul’umuzun en güzel yerindeki öğretim kurumunu birlikte kurtaralım. Hepimizin yapabileceği bir şey mutlaka vardır. Soruyoruz. Bu okul böyle kalmaya layık mı ? Cumhuriyet’imizin ilk okullarından GOP’yı birlikte kurtaralım.”

Demokrasi Şehitleri
ABBASAĞA’DA
Demokrasi Kahramanları projesinin hayata geçirilmesiyle ortaya çıkan 12 aydın heykelinin nereye dikileceği belli oldu. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, yaptığı özel açıklamada 12 aydın demokrasi şehitleri heykellerinin Abbasağa Parkı’nda yer alacağını dile getirdi. Başkan İsmail Ünal, gerçekleştirilen projeyi Mimar Sinan Üniversitesi ile birlikte gerçekleştirmiş ve yedi akademisyen geçen yılın sonunda 12 aydının heykelinin yapmaya başlamıştı. 12 demokrasi şehitleri heykelleri projesinde kimlerin isimleri bulunuyor derseniz, ’68 kuşağından öldürülen aydınlardan oluşuyor. Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Bedrettin Cömert, Cavit Orhan Tütengil, Çetin Emeç, Doğan Öz, Muammer Aksoy, Onat Kutlar, Uğur Mumcu, Ümit Doğanay ve Asım Bezirci’nin bronz heykelleri Abbasağa Parkı’nda yer alacak. Beşiktaş Belediye Başkanı Mimar İsmail Ünal görev saydığı projenin hayata geçmesinden gurur duyuyor. “Şehit olan bu ustaları yaşatmak bizim sosyal demokrat, cumhuriyetçi, laik ve çağdaş anlayışımızın gereği” diyor. Ünal, “Aydınlık Türkiye’nin aydınlık yüzlü yazar, gazeteci, düşünürlerinin heykellerini parka yerleştireceğiz. Toplumun da bu insanların yaptığı mücadeleyi kavramaları adına böyle bir eseri ortaya koymaya çalıştık. Sivas olayı, öldürülen gazete yönetmenleri, köşe yazarları, üniversite hocaları unutulmadı. Kültür sanatta İstanbul’un merkezi haline gelen Beşiktaş’ta sekiz üniversite, beş kültür merkezi var. Semtimizde eğitimliler, gençler ve sanatçılar yaşıyor. Çok önemli uluslararası konser ve sergilere, oyunlara ev sahipliği yapıyoruz. Park, heykellerle birlikte açık hava müzesi olacak. Daha birçok isim var, aydınlanma uğrunda can veren. Aydın, usta, sanatçı ve önderlerin heykellerini yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Asena’nın anısına
Kadın hareketi denilince akla gelen önemli isim gazeteci yazar Duygu Asena için, Sanatçılar Parkı’nda bir anıt dikildi. Beşiktaş Belediyesi tarafından yapılan anıtın açılışı, Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı verilmesinin 74. yıldönümünde gerçekleşti. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın da katıldığı anma ve açılış törenlerinde, İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Nazan Moroğlu, şair ve gazeteci İclal Aydın ve Duygu Asena’nın ablası İnci Asena da yer aldı.
Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal tören sırasında yaptığı Duygu Asena için yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün çok özel bir gün. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği gün. Böyle özel bir günde öncelikle şunu söylemek istiyorum, kadınlarımız, Kurtuluş savaşında Mustafa Kemal’in yanında var, tarlada nasırlı elleriyle var, mutfakta var, her yere toplumun her kesiminde böyle öncelikli insanlarımız var. Bu özel insanları sadece belirli günlerde hatırlamayalım. Ben sevgili Duygu Asena’yı hastalığında ziyaret ettim. Ve daha sonra ne yapabilirim diye düşündüm. Bizler hayatta olan ya da olmayan sanatçılarımız için parklara, yeşil alanlara meydanlara büstlerini, anıtlarını ve heykellerini yapmaya çalışıyoruz. Sanatçılar Parkı’na da Duygu Asena için çok sade bir anıt yaptırdık. Onu hep sevgiyle ve yaptıklarıyla hatırlayacağız.”
Anıt açılışında aynı zamanda İnci Asena ve İclal Aydın’da kısa birer konuşma yaparak Asena ile birlikte olan anılarını anlattı. Açılışta ayrıca yazar hakkında 10 dakikalık bir film gösterimi yapıldı.
ÇOCUKLAR
gibi şendiler
Engelliler, bowling turnuvasında Başkan İsmail Ünal’a çalım attı. Beşiktaş Belediyesi’nin Dünya Engelliler Günü nedeniyle düzenlediği 3. Bowling Turnuvası geçtiğimiz haftalarda gerçekleşti. İki saat süren etkinlikte, neşeli sohbet birbirini kovaladı. Etkinlik, 14.00–16.00 saatleri arasında yapıldı. Korukent Bowling Salonu’nda gerçekleştirilen turnuvaya BJK Engeliler, Düşler Akademisi, Kent Engelli Yıldızlar, Türkiye Sakatlar Derneği, Gaziosmanpaşa Engelliler Derneği, O.F.D. ve Yağmur Çocuklar katıldı. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın da bizzat katılarak destek verdiği turnuvada yarışlar başlamadan önce tüm konuklara yemek servisi yapıldı, ardından da yarışlar yedişer kişilik yedi takım arasında gerçekleştirildi. Şampiyon olan takıma kupa verildi. Diğer tüm yarışmacılara ise madalya takıldı ve turnuvaya katılan herkese eşofman dağıtıldı.

Tiyatroya doyduk!..
Birbirinden değişik tiyatrolar, seyirciyle buluştu, festival gibi etkinlik ise geçtiğimiz haftalarda noktalandı… Tiyatro severler, düzenlenen etkinlikle Akatlar Kültür Merkezi Melih Cevdet Anday Sahnesi salonunu doldurdu. Aralık ayının ilk haftasında sona eren etkinlikle, bir çok tiyatro topluluğu da bir araya geldi.
Tiyatrolar Buluşması 2008 etkinlikleri kapsamında ilk sahnelenen “Mutlu Yıllar” adlı oyundu. Diğer oyunlar arasında ise şu isimler bulunuyor: “Yolluk”, “Vakit Tamam” oyunu, “Çirkin İnsan Yavrusu”, “Salvador Dali Göndermeleri İçimi Isıtıyor”, “Nehrin Solgun Yüzü”, “Albay Kuş”, “Kız Tavlama Sanatı” ve “Yalnızlıklar”… Aralık ayının ilk haftasında tamamlanan etkinlikte, ayın ilk oyunları ise, ‘Kız Tavlama Sanatı’ ve ‘Yalnızlıklar’ adlı oyundu. Oyunlar Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde, yüzlerce tiyatroseverle saat 20.30’da buluştu.
Akatlar Kültür Merkezi
Aralık ayı programı
Akatlar Kültür Merkezi Aralık ayında da dopdolu programıyla tiyatroseverleri ağırlıyor. Buna göre, merkezde sahnelenen oyunların programı ise şöyle: 16 Aralık Salı 20:30 Mutlu Yıllar – Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu Prodüksiyon Tiyatrosu, 17 Aralık Çarşamba 20:30 Albay Kuş- Tiyatro Adam, 18 Aralık Perşembe 20:30 Sahnede Umut Var, 20 Aralık Cumartesi 13:00 Küçük Kedi Tırtık – Tiyatro Mavi Sahne, 21 Aralık Pazar 13:00 Küçük Kedi Tırtık – Tiyatro Mavi Sahne, 22 Aralık Pazartesi 20:00 Ustalara Saygı, 23 Aralık Salı 20:30 Mutlu Yıllar – Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu Prodüksiyon Tiyatrosu, 24 AralıkÇarşamba 20:30 Sunay Akın, 25 Aralık Perşembe 20:30 Albay Kuş- Tiyatro Adam, 27 Aralık Cumartesi 13:00 Küçük Kedi Tırtık – Tiyatro Mavi Sahne, 28 Aralık Pazar 13:00 Küçük Kedi Tırtık – Tiyatro Mavi Sahne, 29 Aralık Pazartesi 20:00 Işık Tutanlar, 30 Aralık Salı 20:30 Mutlu Yıllar – Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu Prodüksiyon Tiyatrosu
Ne kadar sağlıklıyız?
Kalp hastası olup olmadığınız konusunda sorularınız mı var? Felç hakkında neyi merak ediyorsunuz? Sağlık sorunlarınız için hassasiyet gösteriyor, hayatınızı sorunsuz sürdürmek istiyorsanız kendinize iyi bakmanız gerekiyor. Bunun içinde periyodik olarak sağlık kontrollerinizi aksatmamalısınız. Uzmanlar özellikle belirli bir yaştan sonra kalp krizi ve felçle ilgili kontrollerin belirli aralıklarla yapılması gerektiğini belirterek, uzun ve sağlıklı yaşamın ilk koşul olarak yapılacak sağlık taramalarını gösteriyor. Halk sağlığı için Beşiktaş Belediyesi önemli bir adım attı. Beşiktaş Belediyesi’nin sağlık taramalarına ve konuyla ilgili bilgilendirme toplantılarına başladı. Bunlara katılın ve sağlıklık yaşam için ilk adımı atın. İlki Kasım ayında gerçekleştirilen sağlık toplantısının ikincisi ise 17 Aralık’ta düzenlenecek. Beşiktaş Belediyesi, Florence Nightingale Hastanesi ile ‘İnme riski tarama programı’nı hazırlayarak bir ilke de imza atmış oldu. Akatlar Kültür Merkezi’nde gerçekeleşecek olan seminere uzmanlar, tüm sorulara yanıt verecek ve konuyla ilgili detaylı bilgilendirmede bulunacak. Sağlık taramaları için de Aralık ayının ikinci haftasında muayeneler başlıyor. 60 yaş ve üstü erkek ve bayanların muayene için randevularını 444 44 55 numaralı Beşiktaş İletişim Merkezi üzerinden almaları gerekiyor. Buna göre, Nöroloji uzmanı muayenesi, Risk faktörleri anketi, Mini Mental State (mms), EKG, Açlık Kan Şekeri, HbA1C, Açlık İnsülin, Total Kolesterol, HDL Kolesterol, LDL Kolesterol, Trigliserid yapılabilecek.
Kadın ve siyaset
Beşiktaş Meydanı, farklı bir kutlamaya daha sahne oldu. Kadının siyasette yerini alışının 74. yılı, Beşiktaş Belediyesi ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği ile kalabalık bir katılımla kutlandı.
Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, CHP Beşiktaş İlçe Başkanı Uğur Gedik, İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Nazan Moroğlu ve Meslek Odaları Birliği Yöneticisi ve aynı zamanda tiyatrocu olan Orhan Kurtuldu’nun katıldığı etkinlikte kadınlar siyasette aktif olarak yer almaya çağrıldı.
Etkinlik için Beşiktaş Meydanı’nda toplanan çok sayıdaki kadın izleyici, temsili olarak kurulmuş olan meclis kapısını yine temsili birer anahtarla açmaya çalışarak, “mecliste kadınların daha fazla yer alması gerektiği” mesajını verdi.
Tiyatro oyuncusu Orhan Kurtuldu ise günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı kısa konuşmasında şu sözleri dile getirdi:
“Bu ülkede kadına yönelik olarak gerçekleştirilmek istenen etkinlikler giderek daha da cesaret isteyen bir duruma geldi. Kadın haklarını savunabilmek ve fikirlerimizi söyleme cesareti bazen eleştirilere maruz kalmamıza sebep oluyor. Bu nedenle Başkan İsmail Ünal’a çok teşekkür ediyorum.”

Kuruçeşme Mahallesi
Kuruçeşme Mahallesi’nde yaşlı genç bir çok insana çeşitli sorular yönelttik. Bu mahallede ikamet eden, iş yapan kentli sorunlarını şikayetlerini ve önerilerini yerel yöneticilerle paylaştı. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’da mahallelilerin sorularını dinledi ve yanıtladı. Kuruçeşme Mahallesi Muhtarı Adnan Soysal yenilenen sorulara günün gelişmelerini de içeren yanıtlar verdi. İşte Kuruçeşme Mahallesi sakinlerinin ve muhtarının görüşleri…
Ama önce sakinlere yöneltilen sorular… 1-Belediye 4 yılı aşkın zamandır görevde düşünceleriniz nelerdir? 2- Beşiktaş genelinde belediyenin hoşunuza giden en büyük hizmeti nedir? 3- Mahallenizde en çok görmek istediğiniz hizmet nedir? Başkan ve yönetimden memnun musunuz? 4- Yerel yöneticilerden beklentiniz nedir? 5- Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’a söylemek istedikleriniz nelerdir?
‘Sağlık ocağı istiyoruz’
Kuruçeşme Mahallesi sakinlerinin görüşleri, önerileri ve şikayetleri şöyle:
Yakup Ermek: Memnunuz çok güzel çalışma yaptı. Parklar dört dörtlük ama çimlerin üstü köpek pisliğinden geçilmiyor. Temizlik işlerini beğeniyorum. Mahallemizde sağlık ocağımız olsa çok iyi olacak.
Yılmaz: Çalışmalar gayet iyi. Çevre ve deniz temizliğine önem veriliyor. Mahallemizde deprem sinyalizasyonu olmalı. Bence köpekler çok tehlikeli. Kulağında küpesi olanlar dahil herkesi ısırıyorlar ve pislikleri de cabası. Başkan İsmail Ünal’ın tekrar seçilmesini isterim.
Cemal Kaptan: Çalışmalardan memnunum. Hizmet bekliyorum ama kaldırımlardaki balık pisliklerinden ve köpeklerden, pisliklerinden şikayetçiyim. Mahallemde sağlık ocağı istiyorum. Başkan İsmail Ünal’ın tekrar seçilmesini isterim.
Dursun: Belediyenin çalışmalarından memnunuz parklar, etkinlikler güzel ama biraz daha halkın arasında olmalılar. Sağlık ocağı eksikliği var ve otopark sorunumuz var. Parklar için teşekkür ediyoruz ama bu köpekler için parklarda bir çözüm bulsunlar. İsmail Ünal tekrar seçilsin, kendisine teşekkür ederim.
Yaşar Sümer: Temizlik ve otopark sorunumuz var. Kaldırımlar köpek pisliği dolu. Başkandan memnunum, çok güzel çalışıyor. Beklediğim ise, temizlik istiyorum.
Recep Dönmez: Genel olarak kültür hizmetleri fena değil. Temizlik işlerini beğeniyorum, onlar görevini yapıyorlar. Ben hizmet bekliyorum, ışıklandırılmalar istiyorum. Vatandaşın rahatını düşünsünler, Başkana selam söylüyorum.
İsmail: Köpeklerin buralara pislik yapması engellenmeli. Deniz temizliğini beğeniyorum. Burada sağlık ocağı ve otoparkın olması lazım. Kuruçeşme’nin daha güzel olması lazım 30 sene evvel gibi değil daha lüks ama önem verilmiyor. Başkan İsmail Ünal’ın tekrar başa gelip daha iyi hizmetler vermesini temenni ediyorum.
Leyla Polat: Belediyeden memnunuz, iyi çalışıyor. Kültür, sanat ve temizlikle çok ilgileniyor. Mahallemize sağlık ocağı istiyorum. Güleryüzlü olsunlar, hizmeti iyi yapsınlar. Mahallemizin çiçeklenmesini istiyoruz. Yollarımız düzenli olsun. Memnunuz. Teşekkür ederim.
Nedime: Belediyeden memnunuz, sağlık ocağımız yok onu istiyoruz. Bir de PTT istiyoruz. En büyük hizmeti; temizlik. Herşeyimizi gittiğimiz zaman iyi karşılıyorlar. Allah razı olsun, iyi çalışıyorlar.
Aysel: Herşeyiyle dört dörtlük, iyiler, beğeniyorum. Temizliği beğeniyorum, pazarı var sağlık ocağı ve postanesi yok. Samimi olmalarını istiyorum
Asime Savaş: Takdir ettiğim bir belediye başkanı… Dört dörtlük olduğunu söylüyorum. Atatürkçü oluşu… Kuruçeşme parkının, adanın oraya bir Atatürk büstünün konulmasını istiyorum. Temizliği hiç ihmal etmiyor. Çalışmalarını beğeniyorum, reklam yapmayan işlerini ihmal etmeyen bir belediye başkanımız var. Eskiden bir sağlık ocağımız vardı şimdi oranın yeniden sağlık ocağı olmasını istiyorum. İlgi, bağlılık, güleryüz, tatlı dil ve kendisiyle tanışmak istiyorum. Başkanlık koltuğuna tekrar gelmesini istiyorum, teşekkür ediyorum.
İhsan: Bir sağlık ocağı için senelerdir uğraşıyoruz. Bir sağlık ocağı yok, istiyoruz ve kanalizasyon sorunları var halledilsin.
Kuruçeşme Muhtarı
ADNAN SOYSAL
Şebinkarahisar 1949 doğumluyum, 33 yıllık evli bir çocuk babasıyım. Emekli eski maliye memuruyum. Mahallemiz Ortaköy-Kültür-Arnavutköy-Ulus mahalleleri arasına sıkışmış, 908 bin 161 metrekare denize kıyısı olan şirin bir sahil kentidir. Mahallemizde emlak kayıtlarına göre 173 işyeri 1401 mesken bulunmaktadır. Tarihi yapılar olarak 17. yüzyılda yapılan Tezkereci Osman Efendi Cami ile yine Osmanlılardan günümüze kadar gelen Ermeni kilisesiyle kutsal sayıldığı söylenen Ayazması bulunan Rum kilisesi ve Galatasaray adamız mevcuttur. Ayrıca Kuruçeşme-Akatlar-Mecidiye olmak üzere mahali afet gönüllüleri derneğimiz vardır. Depreme hazırlık açısından her haftasonu bununla ilgili eğitim yapmaktayız. Aşağı yukarı 1932 yılından bu yana tahminen 76 yıllık mahalleyiz. Mahallemizde 38 sokak 3 caddemiz mevcuttur. Üçüncü dönem oluyor 14,5 yıldır muhtarım. Elbette halk istediği müddetçe ölene kadar muhtarız. Mahallemizin en büyük sorunu sağlık ocağı yoktur. Sayın Başkan’a söyledik ama buna bir çare bulamıyor, ön görünüm alanı olmamız nedeniyle mahallemizde banka ve PTT yoktur. Bunların gelmesini istiyoruz. Sayın Başkan’ın çalışmalarından çok memnunuz ama bunlara da bir el atarsa biz de seviniriz. Belediyeden beklentemiz aynen bu, çalışmalarına ara vermeden devam etmesi çok güzel, çalışmaktadırlar. İnşaallah önümüzdeki senede bu şekilde devam edecekler. Başkan dört dörtlük bir başkandır. Başkanın çok özel gizli bir yönü vardır, hiç bir muhtar bilmez, ben size söyleyeyim. Gizli bir hayırseverdir. Kendisi hayırseverleri hiç geri çevirmez ama bunu gizli yapar kimseye de belli etmez önemli olan da zaten budur. Başkandan beklentimiz aynı çalışmalarının ve vatandaşa olan güler yüzünün devamını diliyorum.

Kültür Mahallesi
Kültür Mahallesi’nde 7′den 70′e bir çok insana çeşitli sorular yönelttik. Bu mahallede ikamet eden, iş yapan kentli sorunlarını şikayetlerini ve önerilerini yerel yöneticilerle paylaştı. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’da mahallelilerin sorularını dinledi ve yanıtladı. Kültür Mahallesi Muhtarı Dursun Gül yenilenen sorulara günün gelişmelerini de içeren yanıtlar verdi. İşte Kültür Mahallesi sakinlerinin ve muhtarının görüşleri… Ama önce sakinlere yöneltilen sorular…
1-Belediye 4 yılı aşkın zamandır görevde düşünceleriniz nelerdir? 2- Beşiktaş genelinde belediyenin hoşunuza giden en büyük hizmeti nedir? 3- Mahallenizde en çok görmek istediğiniz hizmet nedir? Başkan ve yönetimden memnun musunuz? 4- Yerel yöneticilerden beklentiniz nedir? 5- Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’a söylemek istedikleriniz nelerdir?
‘Böyle devam etsinler’
Kültür Mahallesi sakinleri görüş, öneri ve şikayetlerini dile getirdi. Kültür Mahallesi sakinlerinin söyledikleri şöyle:
Nevzat: Herşeyinden memnunuz mükemmel çalışıyorlar ama heykele bu kadar ağırlık vereceğine başka şeylere de önem vermesini isterim mesela ben bizim caddemizi Büyük Ulus caddesi olarak değiştirilmesini isterim. Ulus blokları Menderes’in yaptığı bu bloklar bir eserdir. Caddenin ismini Adnan Saygun yerine Büyük Ulus Caddesi olarak koysalar istiyorum. Hizmet, güleryüz, iletişim bekliyoruz. Vatandaşın rahat edebilmesi için her türlü imkanları kullanmalarını istiyorum. Başka partiden olmama rağmen kendisini destekleyeceğim.
Gökhan: Kısım kısım memnunum. Yeni yapılan yolun sokağın faydasını göreceğiz. Yollara önem verilsin, gösterişli lambalara, çiçeklere ihtiyacımız yok, Büyükşehir de aynısını yapıyor israf bence. Samimiyet bekliyorum, sadece seçim zamanı ya da Arnavutköy panayırlarında değil de Başkan’ı her zaman görmek istiyorum.
Sevim: İyi çalışıyor, memnunuz, çöplerimiz toplanıyor. Her konuda iyiler. Burada temizlik en önemli şey tabi birde güvenlik herşeyin başı bunları istiyoruz tabi. İsmail Ünal dört dörtlük bir başkan, e-mail atıyor ilgileniyor. Elinden geleni fazlasıyla yaptığına inanıyorum. Herşeyimizle parklar derli toplu oldu, çiçeklendi güzel bir görünüm oldu. Temizlik açısından hep memnunuz. Tekrar seçilmesini isterim, temiz derli toplu dürüst bir adam
Lale: Biz memnunuz belediyemizden, çok memnunuz… Takı kurslarına diğer kurslara gidiyoruz, her bakımdan devam etmesini de istiyoruz. Temizlik, yeşil alanlar bütün hizmetler güzel… Ulaşım sorunumuz var. Hizmet, güleryüz istiyoruz. Kaldırımı fazla bozmasınlar. Başarılarının devamını diliyorum. Memnunum, devam…
Teslime Sambıray: Belediyemiz çok iyi çok güzel hizmetler sunuyor. Çok memnunuz. Düşünüp yaptıkları herşey çok hoş. Belediyemizi çok seviyoruz. Belediye Başkanımızı yani bizim görmek istediklerimizi kendileri zaten yapıyorlar. Hizmet, güleryüz, iletişim, samimiyet ve bunları da veriyorlar zaten. Çok memnunuz. Başarılarının devamını istiyoruz. İsmail Ünal’ın tekrar bizim belediye başkanımız olmasını diliyoruz.
Mustafa Barkalı: Belediyeden çok memnunuz, bir-iki tane ufak tefek aksamalar var, ama o belediyenin elinde olmasa gerek. Hanımla her sabah yürüyüşe çıkıyorum görüyorum ki sürekli temizliyorlar. Belediye alt geçitlerle üst geçitlerle insan kaynaklarından işçilerle temizlikle hiç bir problemi yok, gayet güzel. İsmail Ünal’dan çok memnunuz. İsmail bey ile sürekli mesajlaşıyoruz mesaj geliyor şuraya buraya davetlisiniz diye harika bir şey!.. Ben belediyeden bundan daha fazla bir şey beklemiyorum, mahallemizde görmek istediğimiz hizmeti görüyoruz. İnsanlara değer vermesini biliyor, saygılı davranıyor yani hiç gitmesin o sürekli kalsın… Meydanlar kültür sanat alt geçitler üst geçitler, nefis oldu. İsmail Ünal dört dörtlük belediye başkanı, böyle devam etsin. Yerel yöneticilerden her şeyden evvel güleryüz, iletişim, samimiyet bekliyoruz.
Vecdi Özegemen: Yapılan işler gayet güzel. Beşiktaş, Levent, Etiler her tarafımız güzel… Kültür-sanata, temizliğe çok önem veriyorlar. Yeşil alanlarımız gayet iyi. Etkinlikler devam ediyor, memnunuz. Otopark sorunun halledilmesini istiyorum. Önce güleryüz, iletişim, samimiyet ve hizmet bekliyorum.
Şelale Özegemen: Genel olarak memnunuz, bir tek Levent-Çarşı içinin trafik düzenlemesinden memnun değiliz. Temizlik güzel, kültür sanat güzel, yeşil alanlar güzel… Genel olarak her şeyden memnunuz yani Beşiktaş’la ilgili mahallemde trafikten çok şikayetçiyiz. Çocuklar için hiç bir alan yok, oyun alanı spor aktivitesi yapılacak hiç bir şey yok. Bir basket sahası yok. Güleryüz bekliyoruz. Başarılarının devamını diliyorum, İsmail Ünal’ı yine seçeceğiz.
Zerefşan Yanar: Yapılan şeylerden dolayı memnunuz. Mesela kursları var. Yolları yeşillendirsinler, ağaçlandırsınlar, temizlik yeşil alanlar iyi. Trafiğin rahat işlemesi için park yapan arabaların kaldırılması, garajların yapılmasını istiyorum. Teşekkür ediyorum benim telefonuma mesaj atıyor. Benim doğum günümü hatırlıyor, her şeyi hatırlıyor.
Kamber Özay: Şu ana kadar olan hizmetlerde normal olarak devam ettiğini gördüm. Kültür çalışmalarında başarılı olduğunu gördüm. Sanat çalışmaları, kurslar bunlar da gayet iyi. Trafik sorunu düzeltilmeli, yeni yapılan binalarda caddelerle bina arasındaki mesafeler sıfır kullanılıyorlar en çok rahatsızlık duyduğum konulardan birisi de bu, hiç pay bırakmıyorlar. Mahallemizdeki trafik ve alt yapı sorunlarının giderilmesini istiyorum, güleryüz bekliyorum, halkın arasında bütünleşmelerini, halkın derdini yakından dinlemelerini, halktan aldıkları önerilere önem vermelerini istiyorum. Ben şu ana kadar yaptıklarından memnunum, daha da başarılı olacağını düşünüyorum.
Mithat Kaplan: Çok iyi buluyorum, beğeniyorum. Sitelere verdiği hizmetleri beğeniyorum, genellikle bizim gazete muhabirleri sitesi ne bu güne kadar bir hizmet görmemiştik bu belediye zamanında yollarımızı bayağı işlerimizi yaptı. Bir sıkıntımız yoktur, gerekeni yapıyorlar zaten, teşekkür ediyorum.
Kültür Muhtarı
DURSUN GÜL
Ben 1947 Erzincan doğumluyum, öğretmenlik ve okul müdürlüğü yaptım daha sonra istifa ederek iş adamı oldum. 1985 yılında İstanbul’a geldim, Laleli’de işyerlerim vardı. Bu arada siyasetle de uğraştım. Erzincan’da SODEP’in kurucularındanım. Laleli’de 20 yıl iş hayatımın ardından kendimi emekliye ayırdım. Emeklilik bizim 68 kuşağı için olumlu bir şey değil ölünceye kadar hizmet; insanlığa, mahallemize, çevremize, ülkemize hizmet bir mecburiyettir diye düşünüyorum. 2004 yılındaki seçimlere mahalle muhtarı olarak aday oldum ve kazandım. Beşiktaş Muhtarları Dernek Başkanıyım. Bütün Beşiktaş’ın mahalleleri de benim için çok önemli. İstanbul genelindeki muhtarlıklar da çok önemli. Biz artık muhtarlığı klasik muhtarlık olarak değil sosyal kültürel siyasal aktiviteleri olan, vatandaşlarla kurum ve kuruluşların içinde olan, bu görevi çok iyi yapabilecek, iletişimi çok daha düzeyli sağlayabilecek, nitelikli olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu konu dada çalışmalarımız var. İstanbul Muhtarlar Derneği’yle Marmara Otorite Muhtarlar Birliği’ni de birleştirip muhtarları federasyona götürmeye çalışıyoruz. Mahallem 1972′lerde kurulmuş bir mahalledir, mahallemiz boğaz tarafında Arnavutköy kuzeyinde Akatlar güneybatısında Ulus ve güney doğusunda Nisbetiye Bebek ve Etiler mahallesiyle çevrili Akmerkez’le Arnavutköy arasındaki iki yamaca kurulmuş 12 siteden ibarettir. Mahallemizde eğitim düzeyi yüksektir. O yüzden Kültür Mahallesi adını almıştır. 32 sokak 3 caddemiz var. 2004 yılında seçildiğim için daha yeni 4 – 5 yıllık muhtarım iyiki de muhtar olmuşum muhtarlık görevini de çok iyi yaptığıma inanıyorum. Tekrar aday olacağım daha biz de hizmet sonsuz… Mahallemize güzel şeyler yaptığıma inanıyorum, sağolsun belediye başkanımızın destekleriyle ve kurum ve kuruluşlar ile sağladığımız iletişimin iyi olduğuna inanıyorum. Mahallemizin pek sorunu yoktur. Beşiktaş belediyesi bütün muhtarlıklarımıza önem ve değer veriyor. Okullarımızın bir sorunu olmuyor. Bütçeleri ayrılıyor toplantılarımızda da bu bütçeleri artırıyoruz. Camilerimizin halka ait olan bütün yerlerimizin sorunları çözülüyor. İETT ile sorunumuz var, ak şam ve sabah tek olarak hizmet veriyor. Son günlerde müracatlarımıza rağmen elektrik direklerimiz yanmıyor. Büyükşehir belediyesinden oldukça şikayetçiyim. Beşiktaş Belediyesi ile içiçeyiz. Muhtarlıkların her yaptığı artı, belediyeye yansıdığı için herhangi bir şikayetimiz yok. Beşiktaş Belediyesi ve Başkanımızdan da memnunuz. Rutin toplantılarımız oluyor. Birinci dönemde belki eksiklerimiz oldu veya kendimizi sevdiremedik ama bundan sonra el birliğiyle Beşiktaş Belediyesi’ni markalık seviyesine ulaştıracağız. İsmail Ünal hakkında hep olumlu şeyler düşünüyorum. Genç, dinamik, çalışkan… Beşiktaşımıza da ikinci dönem çok daha iyi olacağına inanıyorum. Yeni proje olarak muhtar olduğumdan beri söylediğim ciddi sorunumuz olan, trafik ve park sorunu var. Önerilerim de var. Bütün parkların altına veya uygun görülen yer altı otoparkların yapılmasını bunun trafiği de rahatlatacak. Çünkü yer üzerinde olan arabalar yer altına taşınacaktır. Çünkü büyük işyerleri, işmerkezleri yapılıyor. Bunlar yapılırken, alt yapısı hazırlanmadan, park sorunu çözülmeden yapılan Maslak’ta Şişli’de ya da kendi sınırlarımız içinde olan yerlerdeki park ve trafik sorunu dışında başka sorun yok. Bütün mahallelerimizdeki elektrik sorununu da kendi Beşiktaş Belediyesince hem direklerimiz hem lambalarımız yenilenecek. Bu sorunu da çözmüş olacağız, çok da Büyükşehir belediyesine iş bırakmayacağız. Kendi sorunlarımızı kendimiz çözeceğiz.

SPOR HABERLERİ

Derbiyi bekliyorlar
Sezona kötü başlayan ancak son zamanlarda toparlanan Galatasaray ile her an tartışılan Beşiktaş Ali Sami Yen’de kozlarını paylaşacaklar. Ertuğrul Sağlam ile yola çıkan ancak daha ilk yarı bitmeden Mustafa Denizli’nin teknik direktör olduğu Kartal sezodn başından bu yana istikrarsız bir tablo çiziyor. Fenerbahçe derbisini kaybeden Kartal evinde de hiç beklemediği puanları rakiplerine verince şampiyonluk yolunda camiasını tereddüte düşürdü. Cim-Bom ise hem Avrupa’da hem de ligte iyi gidiyor. Skibbe ile ilk maçlarda puan kaybeden ve kötü oynayan Sarı Kırmızılı ekip daha sonraları toparlandı ve genç hocasının tartışılmasına rağmen şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerlemeye başladı. Son olarakta Feldkamp’ı danışman olarak getiren Galatasaray savaşan yerli futbolcuları ve isim yapmış yabancı futbolcuları ile maçları almasını biliyor. Ali Sami Yen’in havası ise bir başka… Kendi sahasında zor maç veren Cim-Bom, Beşiktaş’ı da zorlayacağa benziyor. Ancak derbilerin favorisi olmadığı düşünülürse, bu maçın ortada olduğu aşikar… Fenerbahçe maçında Kartal favori gösteriliyordu, kazanan Sarı-Lacivertli ekip oldu. Galatasaray-Beşiktaş derbisinde ise, “Maç ortada” deniliyor. Spor otoriteleri bu konuda kiye bölünmüş durumda… Cim-Bomlular bu maçı alıp, rakipleri ile arayı açmaya çalışaçakken, Beşiktaş’ta kaybettiği puanları geri toplamak için Galatasaray’ı mutlaka yenip, “Şampiyonlukta bende varım” deme hasabı içinde… Beşiktaş camiası ise, bu maçın kesin kazanılması gerektiğini kaydederken, ilk yarının son derbisinde mutlu sona ulaşmak istiyor ve yeni yıla güler yüzle girmek istediğinin mesajını veriyor.
YILIN FUTBOLCUSU
YARIŞMASI-4
2005-2006
Sergen
2006-2007
Bobo
2007-2008
Delgado
Beşiktaş Gazetesi tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Yılın Futbolcusu Yarışması’nın serüveni şöyle: Yarışmanın ilkinde 2005 – 2006 sezonu için Sergen Yalçın spor yazarlarından en çok oyu aldı, 2006 – 2007 sezonunda ise Bobo’yu Beşiktaş’ın en göze batan oyuncusu seçildi. 2007 – 2008 sezonunda ise spor yazarlarının katkılarıyla yapılan oylama sonucu Delgado yılın futbolcusu seçildi. Delgado, sezon boyunca altı hafta maçın yıldızı olarak bu ünvanı hak etti. Kupa Delgado’ya Gazete Beşiktaş İmtiyaz Sahibi İsmail Baştuğ tarafından verildi. Bu sezonda “Yılın Futbolcusu Yarışması” için spor yazarları oy vermeye devam ediyor.
2008 – 2009 sezonu
Spor yazarları tarafından seçilen “Yılın futbolcusu” yarışması 2008-2009 sezonunda da devam ediyor.
Lig bitiminde, 34. hafta sonunda en çok seçilen futbolcuya Beşiktaş Gazetesi Yılın Kupası verilecek.
Yeni sezonda oylar şöyle:
Antalya – Beşiktaş maçın da Bobo, Beşiktaş – Konya maçında Delgado, Trabzon maçında Cisse, G.Antep maçında ve İstanbul Büyükşehir maçında Nobre, Hacettepe maçında Nobre, G.Birliği maçında Tello, Sivas maçında Tello, Kayseri maçında yok, Kocaeli maçında Nobre, Bursa maçında yok. Eskişehir maçında Tello, Fenerbahçe maçında yok. Ankaraspor maçında Rüştü, Ankaragücü maçında Ekrem Dağ.

Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli:
‘Asla pes etmeyiz’
Siyah Beyazlı ekibin teknik patronu Mustafa Denizli, hiçbir zaman pes etmeyeceklerini söyledi. Denizli, “İki cephede birden başarıya ulaşacak güç ve kaliteye sahibiz” dedi. Denizli, istenen seviyede olduklarını ama puan kaybetme lükslerinin artık ilk yarı sonuna kadar bulunmadığını itiraf etti. Bugüne kadar yaşanan kayıpları unutmak zorunda olduklarını, bunlardan da ders çıkarmazlık yapmadıklarını ifade eden Denizli, “Puan kayıpları mutlaka olacaktır. Beşiktaş’ın hedefleri her sezon büyüktür. Bu sezon da değişen bir şey yok. Süper Lig ve Fortis Türkiye Kupası’nda şampiyonluk adaylarından biriyiz. Forma verdiğim her oyuncu benim gözümde birer liderdir” dedi. Beşiktaş’ın adının hep başarılarla anıldığını ve başarısızlıkta ağır eleştirilerin de normal olduğunu futbolcularına söyleyen Denizli, üstesinden gelemeyecekleri birdurum olmadığını ve kayıpların hiçbir şeyin sonu olmadığını dile getirdi. Denizli, oyuncularına da yaptığı toplantıda ‘Asla pes etmek yok’ dedi ve “Çözümü birlikte üreteceğiz. Zorlukları aşarak, başarıya ulaşacağız. Hiçbir mutluluk kolay elde edilmiyor” diye konuştu. Öte yandan Denizli, savunma ve orta sahada görev yapan oyuncularla özel toplantı yaptı. Teknik adam, ‘Saha içinde birbirinizle sürekli konuşun’ uyarısında bulundu. Ardından forvet oyuncularıyla baş başa görüşen Denizli, Tello, Bobo, Nobre ve Holosko’ya performanslarından memnun olduğunu ifade etti. Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli, son zamanlardaki eleştirileri de ele aldı ve kötü futbol oynamadıklarını, 10 hafta sonra çok iyi yerlerde olacaklarını söyledi. Denizli, 3′lü defans yapmadıklarının da altını çizerek ‘Bunu kimler çıkarıyor?’ dedi.
Beşikta Teknik Direktörü Mustafa Denizli, Ankaragücü ile oynanan maçtan sonra yaptığı açıklamada, yine iddialı konuştu. Futbolcuları yakından tanıma döneminde olduğunu belirten Denizli, “Onlarda beni tanımaya çalışıyor. Şampiyonluğa oynayan bir takımın oyuncuları olduklarını hissettirmeye çalışıyorum. Evimizde kaybettiğimiz puanlar önemli ama başa oynayan takımlarla karşılaştık. Şimdi onların zor maçları var. Ayrıca ikinci yarı bize gelecekler. Lig mücadeleli geçiyor” dedi. Takımı gole yönelik oynattığını belirten Denizli, “Benim melsefemi herkez biliyor. Savunma yapmak kolay, ancak sürekli savunma oynayan bir takımın gol yollarında başarılı yapmak zordur” şeklinde konuştu. Delgadoya da sahip çıkan Denizli, “Taraftarımızın futbolcularımızı bağrına basmasıyla birlikte mutlu sona elbirliğiyle ulaşacağız” dedi.
Nihayet Seric?
Beşiktaş’a yıldız oyuncu diye gelen Seric’in artık adı bile duyulmuyor. Formadan uzak kalan oyuncunun sezonun ikinci yarısında ise Beşiktaş’ta kalıp kalmayacağı ise halen belirsizliğini koruyor. Son Ankaragücü maçında oynamasa unutulup gidecekti.
Sezon başında Yunanistan’ın Panathinaikos takımından bonservis ücreti ödenmeden alınan sol kanat oyuncusu, şu ana dek sadece 5 resmi maçta forma şansı bulabildi. Siyah-beyazlı kulübün 2 artı 1 yıl opsiyonlu olmak üzere sözleşme imzaladığı ve ucuz maliyeti nedeniyle kadroya dahil edilen Seric, takımda görev alan teknik direktörler Ertuğrul Sağlam ve Mustafa Denizli tarafından fazla tercih edilmedi. Ligde şu ana dek sadece 2 kez forma giyen Hırvat oyuncu, UEFA Kupası’nda 2, Fortis Türkiye Kupası’nda da 1 kez görev aldı. Seric, bu sezon Turkcell Süper Lig heyecanını sadece Hacettepe ve Ankaragücü karşısında yaşayabildi. Beşiktaş’ın eski teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam’ın son maçı olan Hacettepe mücadelesinde forma şansı bulan Seric, 90 dakika sahada yer aldı. Mustafa Denizli döneminde ise son Ankaragücü maçında 15 dakika forma bulabildi. Seric, Beşiktaş’ın UEFA Kupası’ndaki mücadelelerinde ise daha çok forma giyme fırsatı buldu. Oyuncu, siyah-beyazlı takımın UEFA Kupası’nda Ukrayna’nın Metalist Kharkiv takımıyla yaptığı her iki karşılaşmada da görev alarak, 180 dakika oynadı. Anthony Seric, Beşiktaş’ın yeni Teknik Direktörü Mustafa Denizli tarafından ise fazla tercih edilmedi. Lig de henüz Seric’e şans vermeyen Denizli, Hırvat oyuncuyu sadece Fortis Türkiye Kupası’nda Trabzonspor ile deplasmanda yapılan karşılaşmada oynattı. Seric, bu karşılaşmada ilk 11′de forma giymesine rağmen ilk yarının sonunda oyundan alındı. Bu arada Seric, lisansında yaşanan sıkıntı nedeniyle sezonun ilk 4 maçını kaçırmıştı. Denizli, Seric’i yabancı kontenjanı nedeniyle sıklıkla oynatamadığını söylüyor. Didem TUTAL
Bobo zaman istedi
Beşiktaş’ın sevilen oyuncularından Bobo, zamana ihtiyacını olduğunu söyledi ve performansıyla ilgili eleştirilerin yersiz olduğunu dile getirdi. Takıma faydalı olabilmek için çok çalıştığını söyleyen Bobo, istikrarlı oynaması gerektiğini savundu. Ankaraspor karşılaşmasında ilk 11′de görev yapan, ancak bekleneni veremeyen Bobo bir süredir yedek beklediğini ve fiziksel açıdan tamamen hazır olmadığını söyledi. Oyuncu, “Zor günler geçiriyoruz. Bu dönemde takımıma faydalı olmak istiyorum. Maç eksiğim olduğundan, isteneni veremiyorum. 2-3 maç üstüste oynarsam, gerçek kimliğime kavuşurum” dedi.
Delgado’ya terapi
Kaptan Delgado, kendisine yapılan eleştiriler sonrasında isyan etti. “Son haftalarda üzerime çok fazla geliyorlar. Oysa ben dizimdeki ağrılara rağmen büyük bir özveri gösteriyorum” diyen oyuncu, ikinci devre gerçek formuna kavuşacağını vurguladı. Teknik heyetin özel olarak görüştüğü oyuncu, adeta terapi görüyor. Moralinin bozuk olduğunu gözlenen oyuncu, başarılı olabilmek için elinden geleni yapacağını vurguluyor. Bununla birlikte son günlerde üzerinde yaşadığı baskıdan dolayı oldukça bunaldığını söyleyen oyuncu, “Eleştiriler canıma tak etti!” dedi. Arjantinli yıldız, ‘Kimse sakat sakat, büyük bir özveri göstererek oynadığımı dikkate almıyor. Üzerime geliniyor’ dedi. Dizinde yaşadığı sorun nedeniyle devre arası ameliyat olacağını hatırlatan Tangocu, ‘Dizimdeki kist, gerçek performansımı sahaya yansıtmama engel oldu’ şeklinde konuştu.
Öte yandan, taraftar Ankaragücü ile oynanan son maçta Delgado’ya alkışlayarak moral verdi. Beşiktaş Teknik Direktörü Denizli de yaptığı açıklamada, “Delgado takım arkadaşlarıyla konuşuyor, kaptanlık yapıyor, dört dörtlük bir futbolcudur. Destek olmalıyız” dedi.
Kalkavan trafik kazası geçirdi
Beşiktaş’ın eski yöneticisi ve işadamı İhsan Kalkavan, Bodrum’da trafik kazası geçirdi. Kalkavan’ın kullandığı otomobil, Muğla’nın Bodrum ilçesinde Gündoğan-Türkbükü yolunun kenarındaki ağaca çaptı. Yaralanan Kalkavan, telefonla yardım istedi. Kalkavan’ı eski Futbol Federasyonu Başkanı Kemal Ulusu, Ayhan Bermek ve Serdar Karcılıoğlu, Bodrum Alman Hastanesi’ne götürdü. Burnunda kırık olduğu tespit edilen Kalkavan, ayakta tedavi edildi. Bodrum Alman Hastanesi Başhekimi Dr. Yusuf Babayiğit, “İhsan Kalkavan hastanemize yürüyerek geldi. Burnunda bir sıkıntı vardı. Oraya bir müdahale yapıldı. Kafatası filmlerinde herhangi olumsuz bir bulguya rastlanmadı” diye konuştu. Akşam saatlerinde özel uçakla İstanbul’a getirilen Kalkavan, Florance Nigthtingale Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Bu arada İhsan Kalkavan, 3 sene önce de bir iş seyahati nedeniyle gittiği Çin’de trafik kazası geçirmişti. Gazete Beşiktaş ve Radyo Beşiktaş olarak İhsan Kalkavan’a geçmiş olsun diyoruz.
Voleybolcular iyi başlamadı
BAYAN Voleybol Takımı, hazırlık maçını geçtiğimiz hafta içinde gerçekleştirdi. Derbi niteliğindeki maçta siyah beyazlı ekip istediğini alamadı. Kartal, hazırlık karşılaşmasında ezeli rakibi G.Saray’ı Akatlar Cola Turka Arena’da ağırladı. Ve karşılaşma 3-1 konuk ekibin üstünlüğü ile sona erdi. 4 set üzerinden oynanan karşılaşmada ilk 3 seti 17-25, 16-25 ve 21-25′lik skorlarla G.Saray aldı. Dördüncü ve son seti Bayan Voleybol takımı, 28-26′lık skorla kazandı.

SAYI 54

Veri Basın Haber Ajansı 5 - Aralık - 2009

GAZETE BEŞİKTAŞ,

SAYI:54, 7 OCAK 2004

SAYFA 2

Yürüyüş parkurları çok sevildi

Sanatçılar Parkı ile Mustafa Kemal Kültür Merkezi’ni birbirine bağlayan 2 km’lik yürüyüş parkurunun yapılmasından bu yana ilçede gözle görülür bir oranda spora ağırlık venildiğini kaydeden Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu “Beşiktaş Belediyesi olarak sağlıklı yaşam için yaptığımız bu parkur vatandaşlar tarafından çok büyük ilgiyle karşılandı” dedi. Ayrıca Konaklar Mahallesi Sporcular Parkı ve Çilekli Futbol Sahası içinde de yürüyüş parkurları yaparak Beşiktaşlıların hizmetine sunduklarını açıklayan Beşik -taş Belediye Başkanı Yu -suf Namoğlu Avrupa’da bu tür yürüyüş alanlarının olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye henüz böyle bir uygulama yok. Biz bunu Beşiktaş ilçesinde yaygınlaştırmak istiyoruz. Böy- lelikle insanların daha rahat imkanlarda spor yapmasına olanak sağlamak amaçındayız” dedi.

SAYFA 3

Yar bana bir eğlence!
DİDEM TUTAL

Sakıp Sabancı Lisesi’nde yaklaşık 6 yıldır “Yar bana bir eğlence” adı altında kukla ve karagöz tiyatrosu sahneleniyor. Akbank Kültür Sanat Merkezi’nin desteğiyle devam eden bu gösterimleri hazırlayan ve yaklaşık 30 yıldır Karagöz Hacivat sanatını icra eden Tacettin Diker ile orta oyunu üzerine konuştuk. Tacettin Diker 80 yaşında, ancak Karagöz ve Hacivat sanatına olan sevgisi hala çok diri ve bir o kadar da heyecanla devam ediyor. Diker, 1923 yılında İstanbul’da doğmuş. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirmiş ve Ziraat Bankası’nda 25 sene çalışmış. Ancak okul yıllarındayken, o dönemin halk evlerinde başkanlık ve yöneticilik yapmış. Bir gün başkanlık yaptığı Küçükpazar Halk Odasına, meşhur Karagözcülerden Camcı İrfan bey gelmiş. Diker, Karagöz’e olan ilgisinin o zamanlar başladığını belirtiyor ve şöyle devam ediyor:
“O dönemler, zamanın önemli ustalarıyla tanışmak imkanı buldum. Bir gün halk odasına, meşhur Karagözcülerden Camcı İrfan bey geldi ve 15 gün kaldı, ben böylece hem perde gerisini hem de perde önünü seyretmek fırsatını buldum. Ve karagöze karşı bir ilgim, merakım başladı. Bir de o dönem, İstanbul Radyosunda her hafta, rahmetli Hazım bey, karagöz oynatırdı, onu dinlerdim. Zamanın diğer karagözcülerini de seyrettim. 1973 yılında Nurettin Sevim beyin idaresinde Atatürk Kültür Merkezi’nde, “karagöz yapım- oynatım ve piyesleri” kursları açıldı. Oraya 3 – 4 sene devam ettim. Sonra 1976 yılında bankadan emekli olunca, profesyonel olarak bu sanata atıldım. O yıldan beri de devam ediyorum. Erol Günaydın beyin tavsiyesiyle de Akbank çocuk tiyatrosuna girdim”
Tacettin Diker, insanların Karagöz sanatına olan ilgisinin ve sevgisinin hiç azalmadığına dikkat çekiyor ve Sabancı lisesinde 6-10 yaş arası çocuklar için hazırladıkları oyunlara, okullardan büyük beğeni olduğunu belirtiyor:
“Biz, 30 senedir her hafta Karagöz sanatı sahneliyoruz, bu durumda, bu sanata olan ilgiyi siz düşünün. Bu oyunları seyrede seyrede iki nesil yetişti. Eskiden seyretmeye gelen çocuklar, şimdi büyüdüler ve artık kendi çocuklarını getiriyorlar. Bundan sonra inşallah, torunlarına da oynatacağız. Örneğin geçenlerde, Bursa’ya festivale gittik. Ve orada yurtdışından kuklacılar geldi, oynattı, fakat, birden çocuklardan biri, karagöz başlasın artık, diye sesleniverdi. Yani söylemek istediğim, karagözün zamanı geçti şeklindeki yorumlar külliyen yalan. Çocukların bu sanata olan ilgisi çok fazla ve çok iyi dinliyorlar”
Yeni karagöz sanatçılarının yetiştiğini, ancak sayılarının çok sınırlı olduğunu vurgulayan Diker, Avrupa’da özellikle Almanya ve Hollanda’da Karagöz sanatçıları var ve oradaki ilgi buradakinden bile fazla, diyor. Komşu Yunanistan’daki rağbeti ise şöyle anlatıyor: “Bu topraklardan çıkan Karagöz sahne sanatına, televizyonda bir yer ayrılsa, o zaman her şey çok farklı olurdu. Mesela komşumuz Yunanistan her hafta 35 dakika televizyonda karagöz oynatıyor. Ama bizde hiç yok, ramazanlarda çıkanlar ise çoğu zaman yanlış yapımlar oluyor. Ancak konu spor olunca sabahtan akşama kadar televizyonlarda yer buluyor. Oysa, halk da karagözü istiyor. Örneğin, yurtdışında çok seviyorlar. Sevilmeyecek bir sanat değil ki zaten. İçinde her şey var: müzik var, edebiyat var…Metinleri de kendim yazıyorum ama, çoğu doğaçlama…”
Bu sanatın artık ölmek üzere olduğunu bu yüzden de gençlere büyük görev düştüğünü söyleyen Diker, Karagöz ve Hacivat’ın maketlerini kendi evinde küçük bir odada yaptığını, oysa bunun için özel bir yer açılması gerektiğini vurguluyor:
“Gençlere çok büyük işler düşüyor. Karagöze dört elle sarılmaları lazım. Evvela seminerlerini, yapımını, oynatımını mümkün olduğu kadar gençlere göstermek, onlara tanıtmak lazım. Yoksa bu sanat ölecek. Avrupalılar dahi, bize, sizin geleneksel seyirlik oyunlarınız var, bunlarla niye uğraşmıyorsunuz özen göstermiyorsunuz, diyebiliyorlar. Belediyeler de yardımcı olabilir. Devlet tiyatroları da. Hatta devlet tiyatroları, daha iyi bilir, fonetik, sentaks, taklit bilir, o zaman niye yapmıyorlar? Adi mi görüyorlar bu sanatı? Oysa, Karagözün içine girdiğinizde tasavvuf vardır, eski semai, gazel vardır. Sahip çıkılmasını istiyorum.”

SAYFA 4

E-eğitime geçiyorlar
UFUK ÇOBAN

Eğitim toplumların gelişimi yönünden çok önemli bir konu diyen Beşiktaş İlçe Milli Eğitim Müdürü Şeref Çalışır ile çalışmaları ve eğitim prensipleri hakkında konuştuk. “Vatanını seven görevini en iyi yapandır” mesajını taşıyan bir yapıtı da çalışmaları arasında yer alan Çalışır, bu fikrin çıkış noktasını şöyle anlattı:
Bu tabloyu neyi anlatmayı amaçladınız?
Toplumu doğru yönlendirmek önemli bizde bundan yola çıkarak insanların ilgisini çekecek bir tablo yaptık. Kompozisyonun oluşmasında fikir olarak emeğim var. bu pano insanların ilgisini çekti. Panoyu görenler birbirlerine çok etkilendiklerini söylüyor . Bir yanda Atatürk bir yanda beraberliğimizin sembolleri bayrak ve haritamız bu birlik ve beraberlik demek. Tarihimize baktığımızda her cephede insanların bir arada olduğunu görüyoruz. Bu da bize gelecek günler içinde de birlik ve beraberliğimizin bozulmayacağını göstermelidir.
Müdürlüğünüz teknolojik çalışmalara önem vermekte. Bu konuda son gelişmeler nelerdir?
Milli Eğitim Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı arasında, ADSL bağlantısı ile ücretsiz internet imkanı sunuluyor. Sayın Başbakan Van ve İstanbul bağlantısı yaparak bu hizmeti açtı. 2004 yılı sonunda ücretsiz internet’in hem bağlanması hem de internet erişiminden yararlanması gündemde. İlçemizde bu sistem için bilgisayar sayısı yeterli çoğu okullarımızda da bilgisayar laboratuarlarımız var. Çağdaş uygarlık seviyesini yakalamak toplumlar için önemli teknolojide bu işin bir parçası biz müdürlük olarak teknolojiyi yakalamak adına her türlü gayreti gösteriyoruz.
Bu sunulan ile hedefinize ne kadar ulaşabildiniz?
Toplumu doğru bir şekilde yönlendirmek önemli. Biz de bundan yola çıktık. Böyle bir kompozisyonun oluşmasında fikir olarak emeğim var. Bu yapıt, insanların ilgisini çekti. Görenler, birbirlerine çok etkilendiklerini söylüyor. Tarihimize baktığımızda her cephede insanların birlik ve beraberlik içinde olduğunu göreceğiz. Bu da bize gelecek günler içinde de birlik ve beraberliğimizin bozulmayacağını göstermeli. Vatanını en çok seven görevini en iyi yapan düşüncesiyle böyle bir yapıt ortaya koyduk. Bu düşüncenin insanlarımıza ulaşması ile daha iyi bir toplum olacağımıza inanıyorum.
Öğretmen ve öğrenciler için geziler düzenliyorsunuz. Bu geziler devam edecek mi?
Biz kitaplarda okutulanın dışında tarihi bilinci öğrencilerimize, öğretmenlerimize daha iyi anlatmak için geziler düzenliyoruz. Görerek öğrenmek ayrı bir duygu biz bu heyecanı öğrenci ve öğretmenlerimizle yaşadık.
Gezilerimiz devam edecek. Gerçekleşmesini dilediğimiz konulardan bir tanesi yurtdışına eğitimcilerimizi inceleme gezisi yapmak amacıyla götürmek.
Öğretmen ve öğrencilerinizle ilişkileriniz nasıldır?
Okullarımızı, çalışmalarını takip ediyorum. Öğretmenlerimizin her türlü sıkıntısını dinliyorum. Açıkçası, paylaşım çok önemli ve iletişimi yüksek seviyede tutmak gerekli. Bunun karşılığını çok iyi bir şekilde alıyoruz. Sorunları ve dilekleri her zaman dinlemeye hazırız. Bence, bunlar yapılması gerekenlerdir.

Simit de lüks oldu!..

Gündelik hayatımızda karnımız acıktığında, çayın yanına simidi düşünürüz, peki ya, başka türlüsünü? Kavurmalısından kaşarlısına, çikolatalısından fındık ezmelisine, zeytinlisinden daha bir sürü çeşide kadar, artık, simitleri sıralamak mümkün… Beşiktaş’ta son zamanlarda ardı ardına açılan büyük simit fırınları, bizim bildiğimiz isimleriyle simit evleri, büyük rağbet görüyor, sayıları ise şu an için üç. Bu diziyi başlatan ilk isim, Beşiktaş’ın göbeğinde, tıklım tıklım dolu bir mekan olan Simitçi… Simitçi’nin sahibi Hasan Esmer, İstanbul’un pek çok yerinde açtığı simit fırınlarının yanına Beşiktaş’ı da ekledi. Esmer, 400 yıllık bir geçmişe sahip simit kültürünü, ilk kez bu mekan ile Beşiktaşlıların damak tadına sunduğunu söylüyor. Esmer, şöyle devam ediyor: “Simitlerimizde bir çok çeşit yer alıyor. Öncesinde, simidin yanına peynir veriyorduk. Sonra düşündük, içine koyarsak nasıl bir tat olur, diye. Denedik ve sevdirdik. Çok da güzel oldu. Sonra zeytinli, kaşarlı gibi tatların yanında, çeşitlerimiz de arttı. Öyle ki bu çeşitlerin içinde kavurmalı bile var. Bu farklı tatları belirlerken bir çok araştırma yaptık. Bunun sonucunda elde ettiğimiz verilerle ürünlerimizi hazırladık ve müşterilerimize sunduk. Ve sonrasında yaptıklarımızı tattırdık. Elbette ki, başka semtlerde bizden önce açanlardan da fikir aldık.”

Sayfa 5

Beşiktaş’ı seviyorum

Ünlü sanatçı Yılmaz Morgül bu haftaki konuğumuz… Yılmaz Morgül ile ilçeyi dolaştık, Beşiktaş’ı konuştuk.
Nelerden
hoşlanıyorsunuz?
Sporu çok seviyorum. Sporcu bir ailenin ferdiyim Olimpiyat Şampiyonu Güreşçi Amcam, Milli boksör Salih Morgül gibi sporla iç içe olan bir ailede yaşadığım için spora çok büyük ilgi duyuyorum.
Sesim nedeniyle spor yapmak zorundayım. Spor merakım yüzünden son bir yıldır da boksa merak sardım. Spor sağlıklı ve zinde kalmamı sağlıyor. Bu spor dalını seviyorum. Herkesin de yapmasını tavsiye ediyorum. Bu sporu Almanya’da bir arkadaşıma özenip merak sardım daha sonra da Türkiye’de İstanbul’da bu sporun yapıldığı salonlara giderek çalışmaya başladım.
Hangi takımı
tutuyorsunuz?
Tabii ki Milli Takım. Asla ve asla başka takımı tutmuyorum.
Namoğlu’nu taktir ederim
Ben Beşiktaş Belediye Başkanımı destekliyorum. Çünkü, Sayın Namoğlu sporcu kimliği ile spordan gelmiş kişi olarak hiçbir şekilde topluma zarar vermeyecek bir kimse… Ayrıca göreve geldiği günden beri Beşiktaş’taki kent görünümü başta olmak üzere, hem altyapı,hem de üstyapı çalışmaları itibariyle çok işler yaptı. Akrabalarımın çoğunun Beşiktaş’ta ikamet etmesinden ötürü kendisini çok yakından takip ediyorum. Ben şöhret olmadan önce de Teşvikiye’de kirada oturuyordum.
Beşiktaş’ta Cumartesi günü kurulan bu semt pazarında dolaşmayı çok seviyorum.
Türkiye’deki sanat sektörüne katkıda bulunan çok değerli isimlerin bir parkta hatırlanması, tanıtılması gibi çok ulvi bir görev. Bu sebeple Başkan Namoğlu’nu tebrik ediyorum.
Beşiktaş şampiyon
olur mu?
Sinan Engin çok sevdiğim bir aile dostum. Ona güveniyorum. Bütün takımlara başarılar diliyorum. Futbolu layıkıyla yapan Atatürk’ün dediği gibi Sporcunun zeki aynı zamanda ahlaklı bir şekilde mücadelesini veren herkesin şampiyonluklar yaşamasını istiyorum. Beşiktaş’ın ve futbolcularının da bunu yaptıklarını biliyorum. Bence Şampiyon Beşiktaş.
Mahkeme olayı beni çok sarstı
1994 yılında bir imza atmıştım. Bu imza karşılığında 10 yıllık bir menajerlik sözleşmesi çıkardılar. Bunun karşılığında da %30 hakları elimden alınmış ve o kişinin kararlarına harfiyen uyacak bir anlaşma idi. Tabii ki kabul etmedim. Neden? Çünkü beni o dönemde Marş Müzik’te yapmış olduğum anlaşmam vardı. Hem plak anlaşmam, hem de %15 menajerlik haklarım o şirkete aitti. Benim ikinci bir insanla ikinci bir menajerlik sözleşmesi yapmam imkansız. Benim aklımdan zorum yok. Zaten benim bir menajerlik ve kaset anlaşmam var. İkinci bir isimle tekrar %30 haklarımın elimden alındığı başka bir menajerlik sözleşmesi yapmam akıl dışıdır. Benim iyi niyetim kullanıldı. 9 yıl boyunca hiçbir profesyonel çalışma yapamadım. Dava sonunda 54 milyar ödemek zorunda kaldım. Ondan bundan herkesden borç alıp, bu parayı ödedim. 9 yıldır hiçbir kamerayı arkama alıp da şov yapayım diye de düşünmedim mahkemelere gidip özel hayatımdır, gizli kalsın dedim. Ama keşke etseymişim. Keşke kameraları, basın mensubu arkadaşlarımı çağırıp bunu bir şov haline getirseymişim. İçimdekini aktarsaymışım. Seda Sayan psikiyatrım gibidir
Fakat Seda Sayan’ın programında suskunluğumu bozdum. Ağladım. Benim yerimde hangi normal insan olsa biraz boşalmak isterdi. İçimdeki düşüncelerinde sıkıntılarından, sanki Seda Sayan benim psikiyatrim gibi. Bende onun psikiyatrisi gibiyimdir. Ona söylemek istedim hayatımdaki olanları çünkü hayatımda olanların en yakın takipçisi odur. Günlerdir ağlarken yanımda olan oydu. Onun programında da ben işte su içirmeyen, bir dilim ekmek yedirmeyen bu insan, 9 yıllık profesyonellik hayatımı aldı elimden, hem de karşılığında 54 Milyar TL ödetti.
“Yüce Allah’a havale ettim” dedim. Bu kez de savcılığa çağrıldım hakaretten… Kendime hakaret ettiğim için herhalde… Ben geri zekalı ve aklımdan zoru olmalıyım ki, böyle bir anlaşmaya imza atıp, bu tür şeylerle karşılaşayım. Ben o insanın adını bile anmak istemiyorum. birde, sanki ismini anmışım ve sövmüşüm gibi savcılığa dilekçe vermiş. Bu bana yakışır mı? İnsanın başına her şey gelebiliyor. Bu insan şov yapıp şöhret olmak istiyor. Başka amacı yok. Onu Allah’a havale ediyorum. Şimdi bende, bütün ekranlarda hayatımı anlatan programlardaki doneleri toplayıp savcığa veriyorum. Beni 70 milyon tanıyor. Onu kim tanıyor. Bu paraları benden neyin karşılığı aldı. Beni bu güne kadar bir işte çalıştırdı mı? Evimin kirasını bile verdiğini söylemiş ispat etsin edemez çünkü yok öyle bir şey…

sayfa 6

Alışveriş hızlı başladı

PIRLANTA DEĞERİNDE AYAKKABI
Kristal işlemeli minyatür ayakkabılar, şimdi revaçta. Kadınların zerafetine zerafet katan uzun topuklu, narin gösteren ayakkabılar şimdi, mücevherler ile birleşti. Her biri küçük birer mücevher olan Palais Royal markalı, Swaroski kristal işlemeli minyatür ayakkabıları, Nişantaşı ve Bağdat Caddesi’ndeki mağazalarda tüm çeşitleriyle bulabilirsiniz.
ARADIĞINIZ
BOT MU?
Bot mu arıyorsunuz, işte bir çok çeşidi bir arada bulabileceğiniz botlar Flo Flo Store’lerde. Üstelik yüzde 40 indirimle ayağınıza yakışan botu veya botları seçip seçip alabilirsiniz.
ERKEK-KADIN
AYRIMI YOK
Fabrika Altınyıldız’da, sonbahar – kış koleksiyonunda yüzde 25 indirim uygulanıyor. Birbirinden değişik modellerin yer aldığı koleksiyonda, ayrıca Advantage Card’ı olanlar, 4 taksit yaptırabiliyor.
DAHA BAKIMLI
BİR CİLT İÇİN
Kozmetik markası Lancaster’in yüz bakım serisi Aquamik’e vücut bakım serisi de eklendi. Şimdi bu seri süt özlerini barından ürün, vitrinlerde yerini aldı. Süt özleriyle üretilen Aquamik Body, serisi üç üründen oluşuyor.
KAÇIRILMAYACAK KAMPANYALAR
Makyaj malzemeleri üreticisi Carmina, iki ürün alan herkese maskara hediye ediyor. Ev eşyası ve aksesuarları satan Esse Mağazaları, Ocak ayında yüzde 50′ye varan indirime girdi. San Marina Mağazalarında satılan ve kullanım rahatlığıyla Charles Jourdan marka ayakkabılar yüzde 30 indirimde.
İNDİRİM VE TAKSİT BİRARADA
Topshop, Dorothy Perkins ve Evans büyük kış sezonu indirimine girdi. İndirim TOPSHOP’ta bulunan Topman ve Miss Selfridge markaları içinde geçerli. World Card ve Bonus Card’ınıza altı taksit avantajı sunulurken yüzde elli indirimden de yararlanabiliyorsunuz.
MUDO CONCEPT
Mudo Concept ile mekanların havası değişiyor. Bulunduğunuz yere, yaşadığınız eve ayrı bir hava ayrı bir renk katan Mudo Concept, mobilya ve ev aksesuarlarından, salon, mutfak, banyo ürünlerine kadar nostaljik tasarımlı ürünlerini müşterilerinin hizmetine sunuyor. Mudo’dan moda tutkunlarına sürpriz var. Atkıdan bereye, paltodan eteğe, kazaktan gömleğe, hatta çanta ve çizmeye kadar kış sezonunun bütün ürünlerinde yüzde elliye varan indirimler sizleri bekliyor. İndirim ise, ocak ayı boyunca tüm tekstil ürünlerinde geçerli.
YKM’DE
HERŞEY 10 TAKSİT
Türkiye’nin büyük mağazalar zinciri YKM, hazırladığı kampanya ile alışverişlerinize büyük ödeme kolaylığı getiriyor. Kampanyada giyim ürünlerinden kozmetiğe, aksesuardan ev dekorasyon ürünlerine kadar tüm reyonlardan Bonus Card ile tek seferde 75 milyon ve üzerinde yapılacak alışverişler için 10 taksit fırsatı sunuyor. Üstelik şimdi alışveriş yaparsanız, isterseniz ödemeyi şubatta yapabilirsiniz.
MODAYA
LACOSTE ÇİZGİSİ
Sektöründe klasikleşmeyi başarmış markalardan biri olan Lacoste, yepyeni koleksiyonunu moda severlerin gözleri önüne serdi. Geniş ürün koleksiyonu ile bin bir çeşit imkan sunan Lacoste renkleri, kumaşları ve çizgileri ile yaşamın renkli yüzünü yansıtıyor.
ÖZEL GİRL STOP
İç giyimde kışın yenilikçi ve modern tarzını taşıyan ve Avrupa’da, Amerika’daki sunumlarıyla bu tarzını sergileyen Via mağazacılık, genç kızlara yönelik hazırladığı tasarımlarını Girlstop markası adı altında sunuyor. Birbirinden değişik modeller görülmeye değer.
ETKİLEYCİ VE ŞIK
Kadın ve erkek için hazırlanan Replay’in iç giyim koleksiyonu Replay Underwear, 150 etkileyici ve şık parçadan oluşuyor. Üzerlerinde değişik baskıların olduğu külot, sütyen ve boxerlar, renk ve desenleri ile yeni bir iç giyim modası yaratıyor.

OTOMOBİL

Bugatti Veyron
1001 beygir gücünde

204 Nisan ayında yollara çıkması beklenen Bugatti’nin 1001 beygir gücündeki otomobili veyron, 402 km/s son sürate sahip. İçinde silindir sayısını simgeleyen 16 parçaya bölünmüş 1 kıratlık elmas bulunan Veyron, Dünyanın en hızşlı ve güçlü otomobillerinden biri. Sadece 300 adet üretilecek. Bu yüzden loleksiyoncular birbirine düşmüş durumda.

MOTORSİKLET

Yamaha FC06

Doğrudan metanol yakıt hücresiyle çalışan dünyanın ilk iki tekerleklisine hoş geldiniz. Yamaha teknolojisi 50cc boyutlu bir makinede yakıt hücresi ile güç ünitesinin olanaksız bir kombinasyonunu elde ediyor. Klasik yakıt hücreli araçlar tarafından kullanılan hidrojenden farklı olarak FC06 kullanışlı ve güvenli metanolu kullanıyor. Bu araçlar popüler olursa, belki bir gün köşedeki dükkandan yakıt alabiliriz. FC065nın özellikleri ise şöyle: Alüminyum iskelet, DC motor, doğrudan metanol tipi yakıt hücresi, NAVI çok fonksiyonlu monitör, 300W AC çıkış.

Sayfa 7

SİNEMALAR

Kasa 507

İspanyol sinemasının son örneklerinden, kalburüstü bir polisiye olan “KASA 507″, 26 Aralık’ta gösterime giriyor. Esrarengiz bir orman yangını sonrası evlatlarını kaybeden bir anne, babanın dramı etrafında gelişen, kızlarının ölümü ardındaki esranın çözülmesiyle birlikte, bireyin sisteme karşı mücadelesini konu alan “KASA 507″, bu yıl ülkesi İspanya’da 500 bine yakın bir seyirciyle buluştu.
Geçtiğimiz aylarda gerçekleştirilmiş olan Cognac Polisiye Film Festivali’nde “En İyi Film” dahil olmak üzere dört ödülünde sahibi olan “KASA 507″, 2003 Goya ödülleri’nde de “En İyi Kurgu” ve “En İyi Yapım Tasarımı” ödüllerini hanesine ekledi.
“KASA 507″, İspanya’nın güneyinde yaşayan sıradan bir banka müdürü olan Modesto’nun kızının, bir orman yangınında yaşamını yitirmesiyle başlıyor. Bu olaydan yedi yıl sonra, Modesto, çalıştığı bankanın soyulmasında işbirliğine zorlanır. Soygunun ardından, parçalanmış bir kasanın içinde, kızının ölümüyle ilgili sır perdesini aralayan belgelere rastlamasıyla, kendisini çaresiz bir adalet ve intikam arayışı içinde bulur. “KASA 507″, polisiye janrına şık bakış atan, bir nevi “Susma, sustukça sıra sana gelecek” çığlığı olarak değerlendirilebilecek etkileyici bir polisiye.

Kuraldışı

Her zaman iki gerçeğin varlığından söz edebiliriz. ‘Görünen gerçek’ ve ‘arkasında gizlenen’…
Biri gerçek gibi gözüken, diğeri ise gerçek olandır.
DEA ajanı olarak görev yapan eski asker Tom Hardy, son dönemde orduda giderek yayılan bir söylentiyi araştırmakla görevlendirilir. Gerçekte, olaylar sadece bir söylenti olmaktan ötedir.
Askerleri tarafından nefret edilen, aynı zamanda da korkulan Çavuş Nathan West’in emrinde özel birlik olarak eğitilen bir grup asker kayıplara karışmıştır. Eğitim yaptıkları bölge, Panama’nın derinlerindeki ormanlardır.
Gruptan sadece iki asker canlı olarak geri dönebilmiştir. Dunbar ile bir asker oğlu olan ve ağır yaralı olarak kurtulan Kendall. Ama her ikisi de askeri polislere ve Yüzbaşı Julia Osborne’a yardımcı olmaya yanaşmamaktadırlar. Bunun üzerine Albay Bill Styles, ikna yeteneği yüksek olan eski arkadaşı polis Hardy’i konuyu incelemek üzere yardıma çağırır. Osborne, Hardy’nin geçmişindeki rüşvet söylentileri yüzünden onu bu göreve uygun görmemektedir.
Zamanla Hardy ve Osborne mecburi bir ateşkesle olayı çözmeye çalışırlar. Her iki asker de, sorguda başka başka hikayeler anlatmakta, diğer askerlere ne olduğu bilinmemektedir. En önemlisi de, bunca askerin Panama’da ne işi olduğudur. Hikaye çözüldükçe bambaşka yalanlar, bambaşka itiraflar ortaya çıkacaktır
“Die Hard”, “The Hunt for Red October” ve “Predator” gibi aksiyon filmlerinin başarılı yönetmeni John McTiernan ve senarist James Vanderbilt, askeri gerilim filmi “Basic” ile sinemaseverlerin karşısında.
“Basic”de birlikte kamera karşısına geçen John Travolta ve Samuel L.Jackson ikilisi, Oscar’a aday gösterildikleri Quentin Tarantino’nun “Pulp Fiction” filminden bu yana aynı filmde rol almamışlardı. “Çocukluğumdan beri bilinmez ve gizemli şeyleri sevmiştim,” diyor senarist ve yapımcı James Vanderbilt. “Bir gün izleyicinin son dakikaya kadar tahmin etmeye çalışacağı bir çok-bilinmeyenli denklemi andıran bir film yazmayı ve yönetmeyi hep çok istemiştim.”

SPOR

Sayfa 10

Ne olacak bu İnönü’nün hali!.
SERANAD DEMİRHAN

Beşiktaş Kulübü’nün yeni açığın üstünü kapatma projesi arap saçına döndü. Koruma kurulu, tarihi eser olduğu için İnönü Stadında tadilat yapılamayacağını söylerken, Beşiktaş Kulübü “Stat bizim, istediğimiz düzenlemeyi yaparız” diyor. Ligin devre arasından yararlanan kulüp ise, yeni açık tribünün üstünün kapatılması çalışmalarına başladı. Çalışmalar esnasında statta inceleme yapan İstanbul 3 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Beşiktaş Belediye Başkanlığından faaliyetlerin durdurulmasını istedi.
İnönüyle ilgili daha öncede Mc Donald’ın tabelası sorun olmuştu. Bugünkü BJK Müzesinin olduğu yer Mc Donald açılmış, koca harflerle de tabela takılmıştı. Ardın dan yine bir tartışma başlamış ve buranın tarihi eser olduğu bu tür işlemlere müsaade edil- emeyeceği söylenmişti. Daha sonra Mc Donalds İnönü’deki yerini kapatmıştı.
İnönüde bir konu daha varki; O da stadın büyütülme girişimleri… Bu çalışma başlanınca da aynı tartışmaların yaşa nacağı bir gerçek.
Önemli bir konuda Fulya’daki araziye yapılması düşünülen gökdelenler… Ancak buna da yasa izin vermiyor.
Tartışılan şimdi ki durum ise, açık tribün üzerine inşaa edilen çelik konstriksiyondan tavan..
Konu hakkında yet-kililer şunları söylüyor. Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu;
Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu, “Birinci parsel eski açığın bulunduğu denize ve Dolmabahçe sarayına bakan bölüm. Burada bir uygulama için mutlaka kurula danışılmalı. Ancak tadilat Dolmabahçe ile ilgisi olmayan ikinci parsel üzerinde yapılıyor. Burası arka taraf, kurulla uzaktan yakından ilgisi yok. İnönü de tarihi eser olmadığı için kurulun yetkisi dışındadır. Bu nedenle kurulun karışmaması gerekir” diyor.
Mimarlar Odası
Eski Başkanı
Oktay Ekinci:
Mimarlar Odası Eski Başkanı Oktay Ekinci; “İnönü Stadı tarihi eserdir. Çivi bile çakılacak olsa izin alınması gerekir”diyor.
Kurula göre, Dolmabahçe Sarayı’nın Has Ahırları yıkılarak inşa edilen İnönü Stadyumu, “Anıtsal ve tarihsel değerler ile doğal değerlerin bir araya geldiği ve koruma alanı olarak nitelendirilebilecek çevre, kentin dokusuna katılmıştır”gerekli izin alınmadığı için de, Beşiktaş Spor Kulübünün yaptığı tadilat “kaçak inşaat” olarak kabul ediliyor.
Beşiktaş Kulübü Yöneticisi
Mete Düren:
“Öncelikle İnönü Stadyumu tarihi eser değil. Biz stadyuma dokunmuyoruz. Arka taraftaki İstanbul Büyükşehir Belediyesini üzerindeki itfaiyenin bulunduğu yere direkler dikiyoruz. Böylece yeni açığın üstü çelik konstrüksiyonla, uzay çatı sistemiyle kapatılacak. Kurul kararından haberimiz yok devam ediyoruz” dedi. Düren, sezon sonunda da üstüne ilave yapamadıkları stadyumun zemininin aşağıya indirileceğini belirterek, “Böylece, şu anda 23 bin olan seyirci kapasitesi 30-35′ne yükseltilecek”
Statta yapılan bu tadilatla ilgili olarak Beşiktaş taraftarının görüşü ise şöyle:
“Kara gün dostuyuz”
Amigo Alen:
“Yönetim, yeni açıkta yapılan bu tadilatı, önceden söz verdiği için yapıyor. Taraftarın gelip gelmemesini etkileyecek mi, onu ikinci yarı göreceğiz. Kronikleşen bir durum varsa, ben çıkıp bir çağrı yapabilirim. Çünkü bizim taraftarımız kötü gün dostudur. Kar yağdığında bile takımın şampiyonluk iddiası olmadığında stat 42 binlik bir taraftarla doluyordu. Şimdi stadın dolmamasının üç nedeni var: Birincisi, kapalı yıkılırsa ben maça gitmem, diyen büyük bir kitle vardı. Beşiktaş seyircisi mutaassıp, tutucu, manevi değerlere çok önem veren bir kitledir. O yüzden eski havayı bulamayanlar artık maçlara gelmiyor. İkincisi, Beşiktaş takımının, taraftar desteğine ihtiyacı olmadığı düşünülüyor. Takım nerede oynarsa oynasın kazanıyor, şeklinde algılanıyor. Üçüncü olarak da stada girmenin bezdirici bir yanı var, adeta nezarete girer gibi oluyoruz. Dolayısıyla insanlar rahat etmeye gittikleri yerde sıkıntıya giriyor, çocuğuyla karısıyla maçlara gelemiyor”
“Sözler
tutulmadı”
Siyah Beyaz
Derneği’nden
Hakan Aksoy:
“Yönetim ile olan görüşmelerimizde yeni açığın üstünün kapatma maliyetinin 900 bin dolar olduğu söylendi. Bu kadar parayı buraya vereceklerse, bu Mayıs ayında da kapasiteyi arttırmak için yapacakları inşaatı yapmayacaklarını düşünüyorum. Yönetim yeni açığın üstünü, ambiyans bozukluğunu önlemek ve taraftara jest yapmak için yaptığını söylüyor. Ancak her yeri kapanmadığı için akustik yine olmayacaktır. Olay bizce görüntü için değil, ambiyansla ilgilidir. Başkan butik stat diyordu, işte size butik stat. Biz her zaman Beşiktaş’ın yanında olan insanlarız. 7 bin kişilik ekleme yapacaklar ama bu söz verdikleri 3. Mayıs ayı oluyor. Yapılmayacaksa söyleyin yapamıyoruz, deyin yalanlara devam etmeyin. Sezon başında kapalıda yaptıkları değişiklikle yaklaşık 5-10 bin seyirciyi kaybettiler. Çünkü kapalıdaki o ambiyansın ayrı seyircisi vardı. Biz taraftar olarak 15 sene şampiyonluk görmedik ama takımımızı hiç yalnız bırakmadık. Beşiktaş yönetimi, bir şirket olma yolunda çok iyi şeyler başardı fakat Beşiktaşlılık için hiçbir şey yapmadı. Manevi taraf eksik bırakıldı.”
“Eski
tat yok”
Beşiktaşlılar Cemiyeti Bşk Şenol Demirağ:
“Bana göre yeni açığın üstünün kapanması yetersiz kalacak çünkü sağ ve sol taraf kapanmayacak. Öne doğru mesafesi de kısa. Yağmur yağdığında alt taraf yine ıslanacak, yani sadece üst kat kapatılmış olacak. Tribünleri çizgiye kadar indirme projesi gerçekleştiğinde ise iyice kısa kalacak. Proje çok aceleye getirildi. Bence, yeni açığın tamamen kapatılması gerekiyor. Taraftarın gelmesi için yapılıyorsa bu inşaat, kombine bileti olanların bile gelmediğini düşündüğümüzde, ortada başka bir sorunun olduğunu görmek gerekiyor. Takımda transfer olmazsa tribünlerde daha da büyük boşluklar görülebilir. Seyirci başarıya doydu sanırım. Belki, bilet fiyatları geriye çekilmeli, transfer yapılmalı ve kapalı tribün eski haline getirilmeli. Basın da eski yerine dönmeli. Seyirci atmosferi Beşiktaş’ın en büyük gücü, hatırlarsanız takım küme düşme durumundayken bile statta 42 bin seyirci vardı”

SAYFA 9

Bomba transferler

Beşiktaş, lige verilen arayı, transfer konusunda taraftarın beklediği gibi geçirmiyor. Golcü ve ünlü bir yabancı santrfor transferini dört gözle bekleyen Beşiktaş taraftarı, ortaya atılan isimleri duydukça, hayal kırıklığı yaşıyor.
Taraftar
istemiyor diye vazgeçildi
Galatasaray’ın eski golcüsü Mario Jardel, şu anda oynadığı takımında beklenen verimi veremedi, şimdi ismi Beşiktaş için geçiyor. Bolton takımında oynayan Jardel, 11 maçta sadece üç gol attı. Adı, ilk yarının gol kralı olan, süper yedek Ahmed Hassan karşılığında verilmek üzere geçen Jardel’in, taraftardan çekinildiği için, takıma alınmaktan vazgeçildiği belirtiliyor.
Ahmed Hassan bilmecesi
Beşiktaş’ta ilk yarıda yedek kalmasına rağmen attığı 10 gol ile konuşulan Hassan, Glasgow Rangers’ın kıskacında. Yabancı bir transfer yapıldığında Lucescu tarafından tribünlere gönderilecek olan Hassan, Beşiktaş’tan ayrılmaya sıcak bakıyor. İskoç ekibi de Ahmed Hassan’ı almak için çok ısrarlı, bunun için, Beşiktaş kulübüne resmi başvuruda bulundu. Yönetim, transfere olumlu yaklaşıyor.
Şimdi de gözler Galatasaray’ın eskilerinde…
En son, Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’in, “Operasyon” ve “Gençleştirme” adı altında takımdan gönderdiği, Arif Erdem ve Hakan Ünsal’ın, Lucescu tarafından istendiği söyleniyor. Arif Erdem’de ısrarcı olan Lucescu’nun, “Antrenörümüz Feyyaz Uçar, Arjantin ve Brezilya’da önemli oyuncuları takip ediyor. UEFA kupasında Valencia ile zorlu maçlarımız var. Sistemimi bilmeyen oyuncu ile uğraşamam. Arif ya da başka bir golcü alarak, Ahmet Dursun’un açığını kapatmak zorundayız” şeklinde konuştuğu iddia edildi.
Golcü arayışlarına Türkiye’de devam eden Beşiktaş yönetimi, dağılma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan İstanbulspor’la ilgileniyor. Sarı siyahlı takımla bir yıllık sözleşmesi bulunan 31 yaşındaki Elvir Boliç’in tranferi için kolları sıvayan yönetimin, Boliç’in ligi yakından tanıması ve istikrarlı olmasından dolayı seçtiği ifade ediliyor.
Beşiktaş’ta transfer konusundaki Galatasaray ile ilgili gelişmeleri spor yazarlarına ve taraftara sorduk.
SPOR YAZARLARI NE DİYOR?
Arif Erdem
yararlı olur
Ünlü spor yazarı Zeki Çol, eski Galatasaraylı futbolcuların Beşiktaş’a transferi ile ilgili görüşlerini bizimle paylaştı:
“İsmi geçen Mario Jardel’in Beşiktaş’a yararlı olacağını sanmıyorum. Jardel özel yaşamında sorunları olan ve geçmiş performansın gerisinde kalan Jardel, Beşiktaş’a beklenen katkıyı yapacak oyuncu değil. Nitekim Beşiktaş da bu transfere pek sıcak bakmıyor. Arif ise kariyeri ve kalitesi belli olan bir oyuncu. Çabuk, süratli, asist yapma özelliği gelişmiş, artı, gole çok yakın duran bir isim. Tek handikapı yaşının ilerlemiş olması. Ancak Lucescu bu tür oyuncuları kazanmakta çok usta bir teknik adam. Bu transfer gerçekleşirse hem Beşiktaş hem Arif adına yararlı olur. Ahmed Hassan ise Beşiktaş’ın sözleşmeli oyuncusu. Kalitesi kapasitesi ne olursa olsun hiçbir profesyonel oyuncu, ben giderim, diye ne kamuoyu oluşturabilir ne de hocayı tehdit edebilir. Kararı Beşiktaş kulübü verir, Ahmed Hassan değil”
Ciddi olamazlar
Spor yazarı İsmail Baştuğ, yapılan transfer haberlerini komik bulduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyor:
“Her transfer dönemi öncesi böyle masa başı transferlerin yapılıyor, bu tarz haberlerin ciddiye alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Beşiktaş’ın bir forvete ihtiyacı olduğu, su götürmez bir gerçek. Ancak sanıyorum ki, yapılacak transfer, Beşiktaş Şampiyonlar liginden elendiği için çok da fazla önemsenmiyor”
Lucescu
işini bilir
Spor yazarımız Metin Keçeli, Beşiktaş’ın önündeki zorlu maratonda oyuncu kaybetmemesi gerektiğini söylüyor ve devam ediyor:
“Transfer konusunda öncelikli olarak karar verecek kişi teknik adamdır. Lucescu’nun Galatasaraylı eski oyuncuları almak istediğini düşünmüyorum. Çünkü Beşiktaş’ın gençleştirilmeye ihtiyacı var. Arif ve Hakan Ünsal kendilerini kanıtlamış kariyerlerinde belli bir noktaya ulaşmış futbolcular. Ancak yaşlarını oldukça aldılar. Beşiktaş’a yararlı olabileceklerini zannetmiyorum. Ancak tabii ki teknik direktörün bu konudaki kararına saygı duymak gerekir. Ahmet Hassan’a gelince, o, Beşiktaş’ın UEFA ve Türkiye liginde oynayacağı maçlarda mutlaka kadro bulması gereken bir oyuncu. Gönderileceğini zannetmiyorum ama aynı kalitede bir başka oyuncuyla takas edilebilir. Beşiktaş’ın önündeki zorlu maçlarda hiçbir oyuncusunu kaybetmemesi lazım”
TARAFTAR NE DİYOR?
Beşiktaş taraftarı, transfer için adı geçen Galatasaraylı futbolcularla ilgili net konuşuyor:
İçimize
sindiremeyiz
Uni BJK’den Çağıl Onat, “Beşiktaş için adı geçen eski Galatasaraylı oyuncular için her şeyden önce olumsuz düşünüyorum. Hele Arif ve Hakan Ünsal’a kesinlikle karşıyım. Hem Galatasaray’lı olmaları, hem de genç ve verimli olmamaları yüzünden. Onlar artık 35′ine gelmiş futbolcular. Gündeme gelmesi bile çok yanlış, ama ben zaten bu haberlerin takımın içinde huzursuzluk çıkartmak için uydurulmuş olduğuna inanıyorum. Biz sadece genç ve yıldız bir forvet istiyoruz”
Genç bir forvet istiyoruz
Dişi Kartallar’dan Perihan Işık, Beşiktaş’ın yeni transfer olarak sürekli Galatasaray’ın eskilerinin gündeme geliyor olmasından rahatsız olduklarını belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “Gündeme gelen isimlerden hiç birini istemiyoruz. Özellikle Arif ve Jardel’i. Bu futbolcular kaç yaşına gelmiş artık. Emre Aşık ilk geldiğinde tepki göstermiştik ama şimdi memnunuz. Biz genç oyuncular istiyoruz. Adı geçen Galatasaraylı futbolcular hem Beşiktaş’a yakışmaz hem çok yaşlılar. Beşiktaş’ın kesinlikle genç bir forvete ihtiyacı var”
Kartaladam grubundan Barış, adı geçen Arif Erdem Hakan Ünsal gibi futbolcuları Galatasaray kültüründen geldikleri için istemediklerini belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “Fatih Terim terbiyesi almış futbolcuları Beşiktaş’ta görmek istemiyoruz. Şu anda yönetimin onları gündemine almasının nedeni, ucuz olmaları ve açıkta kalmalarıdır. Yani yönetimin ekonomik bir bakış açısı var. Boliç ise hem Fener’de hem İspanya’da oynadığı futboluyla herhangi bir pırıltı gösteremedi. Alınacak futbolcuların ucuz ya da çok ünlü olmaları değil, iyi ve ahlaklı oyuncu olmaları bizim için yeterlidir”

SAYFA 8

Tatile çıktılar

OYAK RENAULT: 75-BEŞİKTAŞ: 102

SALON: Atatürk
HAKEMLER: Mustafa Can xx, Halil Baldemir xx, Berk Torun xx
1.PERİYOT: 20-30
DEVRE: 38-47 (Beşiktaş lehine)
3.PERİYOT: 52-76
5 FAUL: Mustafa 36.40 (Beşiktaş)
OYAK RENAULT: Serdar xx 8, Ömer xxx 20, Ertan x 3, Wooten xxx 19, Salyers xxx 19, Serhan x 1, Eren x, İlkay x, Özgür x 5, Serhat x
BEŞİKTAŞ: El Amin xx 14, Nedim x 2, Mustafa xxx 20, Ayuso xxx 17, Ruziç xx 4, Volkan xx 10, Faruk x 2, Tolga xx 13, Enver x, Cuthrell xxx 20, Hüseyin x, Barış x
Beşiktaş, Türkiye 1. Basketbol Ligi’nde ilk yarıyı Bursa’da Oyak Renault galibiyetiyle kapattı: 102-75.
Maça her iki takım da adam adama savunmayla başladı. OYAK Renault, ilk dakikalarda 7-3 öne geçti. Beşiktaş, El Amin ve Mustafa’nın hücumdaki etkili oyunuyla 5. dakikada 12-12 eşitliği sağladı. Bu bölümden sonra evsahibi takımın savunma hatalarını iyi değerlendiren Kartal, skor üstünlüğünü ele geçirdi. Siyah-Beyazlılar devreyi 47-38 önde bitirdi. Üçüncü periyot Beşiktaş’ın üstünlüğüyle geçti. Cuthrell ve Ayuso’nun basketleriyle 22. dakikada skoru 56-44 yapan Beşiktaş, periyodu da 76-52 önde kapadı.
Karşılaşmanın son çeyreğinde de üstün olan taraf yine Beşiktaş’tı.
Tolga’nın üst üste basketleriyle 33. dakikada farkı iyice açan Beşiktaş karşısında OYAK Renault’nun Salyers ile farkı kapatma çabaları sonuç vermedi ve Kartal, salondan 102-75′lik skorla galip ayrıldı.

İlk yarı liderleri genelde şampiyon oluyor

Birinci Futbol Ligi’nde ilk yarıyı lider kapatan takımlar, genellikle lig sonunda şampiyonluğa ulaşıyor. Maçlar 2 grup halinde yapıldığı için, 1959 yılının değerlendirmeye alınmadığı araştırmaya göre, ilk yarıyı lider bitirenlerin, sezon sonunda şampiyonluk olasılıkları yüzde 59.09, 2. bitirenlerin şampiyonluk şansı yüzde 31.81, diğerlerinin ise yüzde 9.10.
Şampiyonlar ilk 2′den çıkıyor
Birinci Lig tarihinde, 1959 yılı dışında geride kalan 44 sezonda, 26 kez ilk yarıyı lider, 14 kez ikinci, 3 kez 3. ve bir kez de 5. bitiren takım şampiyon oldu. 44 şampiyonluktan 40′ı, ilk yarıyı ilk 2 sırada tamamlayanlardan çıkarken, yalnızca 4′ünde daha alt sıralarda yer alan takımlar mutlu sona ulaşabildi.
Birinci Futbol Ligi’nde bugüne dek Galatasaray 19, Fenerbahçe 10, Beşiktaş 9, Trabzonspor 5, 1′er kez de Altay ve Kocaelispor ilk yarıları lider tamamladı.
G.Saray’ın şansı yüzde 2.28
Rakamlara göre, 2003-2004 sezonunda ilk yarıyı 5. sırada tamamlayan Galatasaray’ın şampiyon olabilmesi için adeta mucize gerekiyor. Geride kalan 44 sezonun istatistiklerine göre Galatasaray’ın şampiyonluk şansı sadece yüzde 2.28. Lig tarihinde ilk yarıyı 4. bitiren hiçbir takım şimdiye dek şampiyon olamazken, 1981-82 sezonunda ilk yarıyı lider Fenerbahçe’nin 4 puan gerisinde 5. kapayan Beşiktaş, ikinci yarıda büyük bir çıkış yakalamış ve ligi Trabzonspor’un 1 puan önünde şampiyon olarak kapamıştı.
İlk yarıyı 3. bitiren takımlardan şimdiye dek 1983-84 sezonunda Trabzonspor, 1997-98 ve 1998-99 sezonlarında da Galatasaray şampiyon oldu.
En ilginç sezonlar
1969-70 sezonunda ilk yarıyı lider kapatan Altay, sezonu şampiyon Fenerbahçe’nin 8 puan gerisinde bitirdi. Birinci Futbol Ligi’nin en ilginç sezonlarından birisi de 1974-75′de yaşandı. Ligin ilk yarısını lider Galatasaray’ın 4 puan gerisinde 2. sırada tamamlayan Fenerbahçe, sezon sonunda ezeli rakibine 5 puan fark atarak, 2 puanlı ligde zoru gerçekleştirdi ve şampiyon oldu.
1983-84 sezonunda ilk yarıyı 25 puanla lider kapatan Galatasaray, sezonu şampiyon Trabzonspor’un 6 puan gerisinde ancak 3. sırada tamamlayabildi. 1994-95 sezonunda yine ilk yarı lideri Galatasaray, sezon sonunda ipi göğüsleyen Beşiktaş’ın 10 puan gerisinde kaldı. Son olarak 1997-98 sezonunun ilk yarısını lider Fenerbahçe’nin tam 6 puan gerisinde 3. sırada tamamlayan Galatasaray, ligin ikinci yarısında ortaya koyduğu performansla, ezeli rakibine 4 puan fark atıp şampiyon olmuştu.
İlk yarıların lideri Galatasaray
Geride kalan 44 sezonda, ligin ilk yarılarını en çok lider kapatan takım Galatasaray oldu. Sarı-kırmızılılar, 44 sezonun 19′unda devreyi lider kapadı ve 15 kez de mutlu sona ulaştı. Fenerbahçe, 10 kez ilk yarıyı lider bitirip 14 kez, Beşiktaş bu sezonla birlikte 9 kez ilk yarı lideri olup 10, Trabzonspor ise 5 kez devreyi önde kapatıp 6 kez şampiyon oldu.