SAYI 52

GAZETE BEŞİKTAŞ,

SAYI:52, 24 ARALIK 2003

SAYFA 2

100 YIL kazı yok!..

“Beşiktaş’ta yüzyıllık sorunlar dahi çözümlendi. Şimdiye kadar el atılmamış olan altyapı çalışmalarının yanı sıra, birbirinden dev ve acil yapılması gereken dev projelerde hazırlanarak, hayata geçirildi” Bu sözler Beşiktaş Belediye Başka- nı Yusuf Namoğluna ait.
Ihlamurdaki çalışmanını da bittiğini söy leyen Namoğlu konu hakkında şu özet bilgileri verdi; “Levent’in altyapı sorunu bitti. Ihlamur dere tonoz çalışması sonuçlandırıldı. Akmerkez Zincirlikuyu bağlantı yolu hizmete girme aşamasındadır. Balmumcu alt geçidi bitmek üzere. Levent alt geçit projesi trafiğe soluk aldıracak. Kuruçeşme-Dolmabahçe tüneli yatırım programına alındı. Beşiktaş meydan düzenlemesi projelendirildi. Altyapı sorunundan kurtulduk.

ULUSLAR ARASI EĞİTİM FIRSATI

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayhan Alkış, Erlangen Friedrich-Alexander Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hartmut Bobzin ve Belediye Başkanı Dr. Siegrid Balleis birlikte her iki üniversite arasında yapılacak işbirliklerini karar altına aldılar. Bu işbirliği soncu her iki üniversitenin “Socrates Programı” çerçevesinde öğrenci mübadelesi, mezunlara ihtisas imkanları, asistan mübadelesi, malzeme ve bilim dalında ortak AR-GE çalışmaları yapmaya karar verildi. Öte yandan Friedrich-Alexander Üniversitesi, Prof. Dr. Ayhan Alkış’ı Almanya’daki üniversiteye davet etti.

SAYFA 3

2003 üzdü
SERANAD DEMİRHAN
UFUK ÇOBAN

2004 yılını karşılamamıza çok az bir zaman kaldı. Yeni yılın gelişi ile birlikte yeni umutlar, beklentiler yüreklerimizi sardı. Kimileri 2003 yılını iyi bir yıl diye nitelendirirken kimileri ise, umduğunu bulamadığı talihsiz geçen bir yıl olarak görüyor.
2004 yılına girmemize az bir zaman kaldığı şu günlerde biz de, tüm herkesin gönlünde yatan aslanı, yeni yılda beklentilerini sorduk. Yanıtların çoğu, son yaşanan terör olayı veya bir benzerinin yaşanmaması dileği üzerineydi. Yeni yıl, yeni bir sayfa gibi bambaşka umutlara da gebe. 2003’te rafa kalkmış bir çok istek, 2004 yılında da yine dilimizde…
‘Çalışmaktan
başka iş
yapmadık’
Füsun Aktaş
22 yaşında-Tezgahtar
2003, diğer seneler gibi çalışarak geçti açıkçası hiçbir farklılık yok. Özel bir unutamayacağım bir an olmadı. 2004 yılından da umutluyuz, 2003’e girerken de umutluyduk. Hayatımda en önemli iki şey var benim için, ailem ve işim. Bir ailem ve sevdiğim bir işim var. 2004 yılında hayatımın olumlu anlamda değişeceğini umut ediyorum.
‘Terör ve saldırı
hatırlıyorum’
Zeki Karabıyık
30 yaşında-Esnaf
2003 yılı, yine inişli çıkışlı geçti. Bu en son saldırı olaylardan sonra 2003 yılını ben kötü diye nitelendirebilirim. 2003 yılı bence iyi geçmedi, kötü geçti. 2004 yılından ise, ümitliyim. Açıkçası, bu yeni yılda son yaşanılan olay gibi saldırı olaylarının, terörün olmasını istemiyoruz. İnsanların birbirlerine zarar vermelerini istemiyorum. Barış olmasını istiyorum.
‘Geçen yıl
birçok şey
gerçekleşmedi’
İsmail Yıldırım
47 yaşında-Esnaf
2004 yılının bana ve aileme güzellikler getirmesini bekliyorum. Her insan gibi ben de güzel bir yaşam istiyorum. 2003 yılında gerçekleştiremediğim bir çok şeyi, bu yılda umarım gerçekleştirebilirim. Dileğim, tüm insanlığın barış içinde, sevgiyle olması. Bu yeni yılın yeni umutlarla birlikte iyilik, güzellik de getirmesini istiyorum.
‘Ülke için kötü,
benim için
iyi yıldı’
Zeynep Karahan
55 yaşında-Ev Hanımı
2003 benim için çok iyi geçti. Oğlumu evlendirdim, kızım üniversiteyi kazandı. 2004 yılında da inşallah iyi şeyler olur. Ülkemiz için şunları söyleyebilirim ki, kötü günler de geçirdik. 2004 yılında tüm ülkemiz ve insanlarımız için iyilikler güzellikler diliyorum.
‘Umudumu
yitermedim’
Beran Özatlı
19 yaşında-Öğrenci
İstanbul’a yeni geldim, 2004 yılından ne beklediğimi tam olarak ben de bilemiyorum. Dersimi çalışmak, okulda başarılı olmak diye belki tanımlayabilirim. Ben İstanbul’a geldim, ve bu şehirde bir öğrenciyim. Yıldız Üniversitesi’nde birinci sınıfta okuyorum.

SAYFA 4

Hava daha da soğuyacak
DİDEM TUTAL

Kış geldi, soğuklar bastırınca soba kullananlar için bu sene de yeniden yakıt ihtiyacı doğdu. Beşiktaş’ın merkezinden bir çok mahallesine kömür ihtiyacını 42 senedir Özkanlar Kömür, sağlıyor. Kışın gelişi ile birlikte ayazların bastırması eski tip ısınma usulünden vazgeçmeyenler için değişmez bir yakıt, odun, kömür… Neredeyse 50 yılı bu işte arkalarında bırakmışlar. Kömürcülüğün bugünü de ise, artık eskisi gibi değil diyor Remzi Özkan. Özkanlar Kömür’de çalışan Remzi Özkan, doğalgaz sonrasında odun – kömür satışlarında düşüş olduğundan yakınıyor. Eski usul ısınmaya devam edenler için ise Özkanlar Kömür, Beşiktaş’ın merkezinde fiyatlarını geçen sene ki fiyatlar ile aynı tutarak vatandaşların taleplerini karşılamaya çalışıyor.
Fiyatları dondurduklarını söyleyen Özkanlar Kömür çalışanları, normal kömürlere rağbet olduğunu, torba kömürlerin kolaylık sağladığından daha çok satıldığını söylüyor.
Kömür fiyatları ise, Normal kömür diye geçen kömürler; 7 milyon. Mangal kömürü ise iki milyon ile iki buçuk milyon arasında değişiyor.
Odunlar ise, 170 milyon.
Kışın habercisi, kestane kebap!
Kış gelince akla ilk gelenlerden bir diğeri ise dumanı üstünde kestane… Soğuk havalarda adeta içimizi ısıtır. Kestaneler, sobalı evlerin kışın müjdecisi olarak gelenekleşmiş ve dünden bugüne değişmez bir damak tadı haline gelmiş. Bu manzarayı anımsatan kestanecileri ise köşe başlarında, Beşiktaş iskele tarafında, Beşiktaş Meydanı civarında bulabilirsiniz.
Kestane kebap tabirinin yanında şu sözleri de duymanız mümkün. ‘Çıtır bunlar, gel!’, ‘Dumanı üstünde’, ‘Alev topu bunlar’ ‘Kestane kebap yemesi sevap’ gibi… Beşiktaş’ın da pek çok yerinde pişmişi ve pişmemişi ile yer alan bu nostaljik yiyecek, insanlarda soba başı sohbetlerini, pek çok hikayeyi canlandırıyor. Kimine göre fiyatlar makulken kimine göre ise, fiyatlar el yakıyor. Kış mevsiminin vazgeçilmezi Kestanelerin kilosu 3 milyon ile 5 milyon arasında değişiyor. En çok İnebolu ve Beykoz’dan geliyor. Pişenlerin ise yüz gramı 2 milyon lira…
Bozasız olmaz
Kestanenin yanı sıra bir diğer kışın vazgeçilmez tatlarından biri de, Boza. Aslı Börek’te sıra sıra yer alan bozaların kilosu, 4 milyon lira. Eğer dayanamayıp bir bardak içmek istiyorsanız leblebi ve tarçınla süslü bir bardak boza fiyatı, bir buçuk milyon lira. Kışın tadını çıkarın…

Orhan Kural’dan TV programı

Çevre konusundaki hassasiyetiyle bilenen Prof. Dr. Orhan Kural, İstanbul Televizyonu’nda sıra dışı bir programa start verdi. “Çevre ve Aktüel”‘de Orhan Kural, yapılamaz denileni yapılır kılıyor ve çevresel sorunlara çözüm arıyor. Programında Ayşegül Aldinç, Atilla Atasoy gibi sanatçıları bir araya getiren Prof. Dr. Orhan Kural, çiçeği burnunda programına duyulan ilgiyi şöyle dile getiriyor: ” Bu programla bir çevre bilinci oluşturmaya çalışıyoruz. Bu programın, paparazziler veya futbol programları kadar izlenebileceğini kanıtlamak istiyoruz. Şunu da söylemem lazım ki amacımız, her canlı yayında bir problemi çözmek. Geçen program bunu başardık, sanatçıların ve konusunda uzman kişilerin yardımıyla” Çevre anlayışını sınırlamamak gerektiğini vurgulayan Orhan Kural, yaşamın her alanına bu hassasiyeti yaymaya çalıştığını belirtiyor.

Gazete BEŞİKTAŞ liseler arasında birinci olan kompozisyon İstek Özel Atanur Oğuz Lisesinden Simge ATAKKAAN

Kaç on yıl?

Sekseninci yılını kutluyoruz, Cumhuriyetimizin. Kimi zaman uzun, kimi zaman kısa gelen seksen yıl… çok sayıda söylenmiş, çok düşünceler üretilmiş, bu geçen yıllarda.
Şimdi nice on yıllar aşmıştır. Cumhuriyetimiz. On, elli, yetmiş ve seksen. Bu yıllar, bir insan ömrü için de olgunluk çağıdır. Kişi olacağını olmuştur bu yaşlarda. Belli bir düzeye, bir çizgiye, bir başarıya ulaşmıştır. Yada ulaşamamıştır. Toplumlar içinde böyledir bu. Bu yılların muhasebesini yapmanın zamanı gelmemiş midir? Yeterli buluyor muyuz sonucu? Gerçekten olgun, yetişkin, bilinçli bir topluluk olduk mu? Yeni bir güneş gibi doğduk mu uygarlık ufkundan?
İlk on beş yıl Atatürk çağıdır. Bu yıllar, devrimci atılımların heyecanı ile geçmiştir. Kültürde, anlayışta, beğenide yüzyıla yakışan bir düzeye ulaşmak istekleri ile yeni bir Türk insanı yaratmak, en ileri bilim kafasına sahip aydınlar yetiştirmek arzusu ile. Sonra duraklama yılları. Savaş vardı, savaş bitti. Çok partili düzene geçildi, kimi çabalar bir kısır döngüde yitip gitti sonuçsuz çekişmelerle.
Evet, ben hep onuncu yıldayım. Düşüncede, yöntemde, inançta, halk yararına atılımlarda…
Atatürkçü hızla yürüseydik çoktan varacaktık o uygarlık düzeyine, o uygarlık ufkuna. Bir hayıflanma, avuntusuz bir acı var şimdi. Uçup gitmiş bunca yılın ağırlığı. Bunu görmemek, benimsememek, doğruyu yazanlara, söyleyenlere kızmak, gelecekteki güzel yıllarımızı da bir dipsiz uçuruma atmak olacaktır.
İçinde onuncu yılın sevinci, mutluluğu var daha. Türkiye’miz onuncu yılın devrimci çizgisini yeniden yakalamalıdır.
Bizimki öyle bir cumhuriyet ki sürekli yaşatılmak zorunda. Cumhuriyette yaşamak, benim için bahçede yaşayan bahçıvanın, denizde yaşayan denizcinin yaşamına benziyor; çünkü her gün yaşatılması gereken bir olgunun tam ortasında yaşıyorum. Ama benim asıl tehlike olarak gördüğüm bu cumhuriyetin sıradanlaşmasıdır.
Kimin Cumhuriyeti?
Bana sorarsanız, her şeyde olduğu gibi kurucularının, “biz kurduk diyenlerin, ana fikir sahibi olanların ve çalışanların cumhuriyeti.
Atatürk diyor ki: “Benim için bir yanda olmak vardır, bir yandayım ben. O da cumhuriyetin yanı… Henüz kurtulmuş değiliz. Atılan adımlar, bundan sonra atılması gereken adımların başlangıcı olur.
Yaptığımız, yapmakta olduğumuz değişimlerin, dönüşümlerin amacı,Türkiye Cumhuriyeti halkını tam anlamıyla çağdaş, uygar bir toplum haline ulaştırmaktır.
İlerleme yolunda duracak değiliz. Dünya; ürkütücü, coşkun bir akımla ilerliyor. Biz, bu ahengin dışında kalabilir miyiz? “diyor, Mustafa Kemal. Bu seslenişleri duyalım ve Cumhuriyetimizin anlamını içimizde yaşayarak hayattaki yerimizi alalım.

MAHALLELERDEN
UFUK ÇOBAN

Vezne istiyoruz
Bizim mahallemizin ihtiyacı vatandaşın su parasını yatırabileceği bir vezne ve Akbil dolumu ihtiyacının karşılanması. Yetkililere gerekli şikayetleri ilettik. Eleman yetersizliği gibi sorunlardan dolayı henüz konunun üzerine eğilemediklerini bildirdiler. Sizin aracılığınız ile yetkililere sesimizi iletiyoruz.
Mecidiye Mahallesi Muhtarı Sabit Akgün
Elektrik telleri açıkta
Elektrikler sürekli açıkta, defalarca sorunu ilettik, ancak yetkililer bize ihale sorunu olduğunu o yüzden bazı işlerin aksadığını bildirdi.
Ambarlıdere Mahallesi Muhtarı Kadir Gedik
Kanalizasyon
sorunumuz var
Mezarlık sorunumuz eskiye nazaran çözüldü, ancak duvarlara yama yapılması yeterli olmadı. Alayemini ve Muhtar Nurettin sokağımızda kanalizasyon yok. Yetkililere sesleniyoruz.
Kuruçeşme Mahallesi Muhtarı Adnan Soysal
Sokak
köpeklerinden
şikayetçiyiz
Başıboş sokak köpeklerine karşı gerekli önlemler Beşiktaş belediyemiz tarafından yerine getiriliyor. Ancak mahallemizden hayvan sever biri bu aşılanmış köpekleri tekrar mahalleye getiriyor. Sokak köpeklerinin saldırgan davranışlarda bulunduğu yönünde halkımızdan şikayetler geliyor.
Konaklar Mahallesi Muhtarı Oya Çolpan
Yeni yerimize
geçmek istiyoruz
Her mahalleye hizmet ofisi yapılması fikri çok güzel. Bizimki de bitiyor. Ancak hizmet ofisimiz henüz hizmete geçmedi. Bu işi Beşiktaş İmar işleri yapıyor. İki ay olmasına rağmen yeni yerimize geçemedik. Bu yüzden hizmetlerimizde aksamalar oluyor. Bu çalışmanın bir an evvel bitmesini diliyoruz.
Levazım Mahallesi Muhtarı Ziya Uygur

SAYFA 5

Yeni oyunlar sahnede

Akatlar Kültür Merkezi programı
25 Aralık Perşembe, “Tanrım Beni Baştan Yarat” saat: 21.00, ESEK
26 Aralık Cuma, Ali Poyrazoğlu saat: 21.00, “Ödünç Yaşamlar”
27 Aralık Cumartesi, “Üç Bencil Adam” saat: 10.30, Pınar Kido Tiyatrosu Çocuk Oyunu, “Bir Kümes Müzikali” saat: 12.00, Tiyatro Alkış Çocuk Oyunu, “Uyuyan Güzel Komedisi” saat: 13.30, Sarıyer Sanat Tiyatrosu Çocuk Oyunu, “Katil Uşak” saat: 21.00, Açık Tiyatro
28 Aralık Pazar, “Üç Bencil Adam” saat: 10.30, Pınar Kido Tiyatrosu Çocuk Oyunu, “Bir Kümes Müzikali” saat: 12.00, Tiyatro Alkış Çocuk Oyunu, “Uyuyan Güzel Komedisi” saat: 13.30, Sarıyer Sanat Tiyatrosu Çocuk Oyunu, “Katil Uşak”, saat: 18.30, Açık Tiyatro 29 Aralık Pazartesi, “Tanrım Beni Baştan Yarat”, saat: 21.00, ESEK

SAYFA 6

Yeni yıla giriyoruz

Yeni yıl, yeni umutlar, yeni bir başlangıç… Metrocity Alışveriş Merkezi ise tüm bu yenilikleri karşılamak için doğru adres. Kendine özgü atmosferi, 2004’e merhaba diyen, Vakko Dekor tarafından hazırlanan farklı ve muhteşem dekorasyonu, birbirinden farklı birçok aktiviteyi barındıran eğlenceleri, çocuklara özel tasarlanmış şenlikleri ve daha neler neler… Bunların hepsini birarada bulabileceğiniz tek yer ise Metrocity Alışveriş Merkezi. Açılışından bu yana farklı aktivitelerle gündeme gelen Metrocity bir kez daha bir alışveriş merkezinin ziyaretçilerine alışverişin dışında başka birçok şey verebileceğini kanıtlıyor ve 2004’ü kendine yakışır bir şekilde karşılamaya hazırlanıyor.
Özel mağaza indirim kampanyaları: Yılbaşına girerken çok daha şık ve bakımla olmanın yolu Metrocity Alışveriş Merkezi’ndeki mağazalara uğramaktan geçiyor. HOTİÇ Mağazası nakit yapılan alışverişlerde %35 indirim, kredi kartlı alışverişlerde ise %25 indirim veya 4 taksit imkanı sunuyor. İPEKYOL, VİVİD ve MORE&MORE Mağazaları’nda %50’ye varan indirimler tüm Metrocity ziyaretçilerini bekliyor. BEYMEN 31 Aralık 2003 tarihine kadar Advantage veya HSBC kredi kartı ile yapılan tüm alışverişlere ödemeye 2 ay sonra başlamak üzere 5 taksit imkanı sunarken BENETTON ve DİVARESE yine aynı kredi kartlarıyla yapılacak alışverişlerde ödemeye 2 ay sonra başlamak üzere 3 taksit imkanı sunuyor. SİN’S Mağazası nakitte %35 indirim, kredi kartlı alışverişlerde ise %25 indirim ve 5 taksit imkanı sunuyor. NINE WEST ve POLO Mağazaları’na uğrayarak %50’lik indirimlerden, PARK BRAVO’da ise %30’luk indirimlerden yararlanabilir, 28-31 Aralık tarihleri arasında MARKS&SPENCER Mağazası’ndan yapılacak alışverişlerde hediye çeki alabilir ve Şubat’tan itibaren 4 taksitle ödeyebilirsiniz. İNCİ’de yaptığınız alışveriş arttıkça taksitler de artıyor ve 4 taksitten 6 taksite kadar taksitlendirme imkanıyla istenilen ürün alınabiliyor. FLO Mağazası 15 Aralık 2003-01 Ocak 2004 tarihleri arasında turuncu etiketli ürünlerde nakit veya kredi kartı ile yapılan ödemelerde %25 indirim, ayrıca taksit kartlarla yapılan ödemelerde de %15 indirim imkanı sunarken, ICEBOYS Mağazası’nda Aralık ayı süresince kredi kartı ile yapılacak tül alışverişlerde %30 indirim+4taksit indirim imkanı, nakit alışverişlerde ise %40 indirim imkanından yararlanabilir. KUZ OPTİK ve SAAT Mağazası’nda yıl sonuna kadar alınacak tüm ürünlerde 10 taksit imkanını bulabilirsiniz. Teknoloji tutkunlarının da yararlanabileceği yılbaşına özel promosyon ve indirim imkanlarının arasında SONY Mağazası’nın Aralık 2003 ayı süresince peşin fiyatına 6 taksit sunmasını ve TOSHIBACITY Mağazası’nın 15-31 Aralık 2003 tarihleri arasında Notebook alan her müşteriye 64 mb USB fan hediye edecek. Ayrıca Toshiba Satellite A30-203 ve A30-754 alan müşterilere de bir yıllık e-kolay internet paketi hediye etmesini sayabiliriz.
Lezzetli saatler geçirmek isteyen ziyaretçiler için de birçok indirimi ve promosyonu da Metrocity Alışveriş Merkezi’nde bulabilirsiniz. Yılbaşına özel GİMM Cafe&MADO ziyaretçilere masada oturması koşuluyla 27-31 Aralık 2003 tarihleri arasında %10 indirim imkanı sunarken; GLORIA JEAN’S COFFEE’S 01 Aralık-31 Aralık 2003 tarihleri arasında tüm hediyelik eşyalarda %20’lik indirim yapmakta ve K.ZONE CAFE 01 Aralık 2003-31 Aralık 2003 tarihleri arasında 15.00-19.00 saatleri arasında barda %40 indirim sağlamakta. Ayrıca APPETITO 31 Aralık 2003 saat 12.00’den alışveriş merkezinin kapanışına kadar tüm yemek yiyen müşterilere kabak tatlısı ikramı sunmakta…

OTOMOBİL

Discovery’de donanım zengin

Land Rover Discovery’nin 2004 modelinde çeşitli yenilikler bulunuyor. Orta kilitli difrensiyel artık VS ve ES donanımlı araçlarda da standart olarak sunulurken, E ve S donanımlarında elektrikli dış aynalar, GS donanımlarında ısıtmalı ön cam, elektrikli katlanılabilir aynalar tekli Cd çalar ve elektrikli çift sunroof ve kalın tavan rayları standart olarak sunuluyor. ES modellerinde de bu tavan rayları ve kabin içinde ahşap kaplama yer alırken tüm tüm araçlarda ISOFIX çocuk koltuğu bağlantıları ve araç hareket ettikten sonra otomatik olarak kilitlenen kapılar bulunuyor.
Freelander 4×4
anlayışını değiştirecek
Land Rover markasını rakiplerinden bir adım önce çıkaran yeni 2004 Frelander, 700 farklı değişikliğiyle kullanıcıların 4×4 anlayışını değiştirmek iddiasıyla piyasaya sunulacak.

Land Rover Freelander makyajlandı

Land Rover’ın ödül canavarı modeli Freelander, 2004 yılı için geliştirilirken iç ve dış görünümünde de yenilikler yapıldı. Yeni bir buruna, ön panel ve arka tarafa kavuşan aracın ön tamponu, farları ve ön ızgarası tamamen yenilendi. Yeni farlar, Freelander’ın ağabeyi yeni Range Rover’ı anımsatıyor. Tamponlar ise yeniden tasarlandı ve gövde rengine boyandı. Arka tarafta da stop grubu yenilenerek göde rengi tamponlara yer verildi. Ayrıca stop grubu daha yükseğe konumlandırılarak off-road özelliklerinin artırılması hedeflendi. İç mekanda da butonlardan yeni kapı kollarına kadar birçok değişiklik bulunuyor.

MOTORSİKLET

Suzuki G-Strider

Suzuki geleceğe yönelik G-Strider konseptinin ayrıntılarını Tokyo’da sergiledi. G strider ilginç ve radikal bir motosiklet. Bu motosiklet geçen yıl Gizmo’da test edilen Burgman 650cc scooter’dan yönlenilerek yapılmış.
En belirgin özelliği scooter’ın ayakların ileride bulunduğu biniş tarzına sahip olması. Bu makine daha alçak sele ve tam motor grenajlı makine için daha alçak modifiye edilmiş. Suzuki’nin broşürü bu biniş pozisyonunu “gevşemiş bir insan vücudu ağırlıklı bir ortam gibidir. sele arkalığı yolcu arkalığı ve ön camı, uygun olan en konforlu biniş pozisyonunu verecek şekilde elektriksel olarak tamamen ayarlayabiliyor.

G-malL Kültür, Sanat ve Alışveriş Merkezi Dolmabahçe’de

Türkiye’nin çağdaş ve köklü süpermarket zinciri Gima, Dolmabahçe Küçükçiftlik’te “G-mall Kültür, Sanat ve Alışveriş Merkezi”ni hizmete açarak yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Sanat galerisinden sinema salonlarına, süpermarketten restorana kadar birçok hizmetin sunulduğu “G-mall Kültür, Sanat ve Alışveriş Merkezi”, ‘kültür-sanat’ ile ‘alışveriş’i İstanbullular için biraraya getirdi.
Tunç Çapa;
“Türk perakendecilik sektörüne yeni bir
yaklaşım sunuyoruz”
Açılış töreninde bir konuşma yapan Gima T.A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Çapa şunları söyledi: “Türk tiyatrosunun değerli sanatçıları Oya Başar ve Levent Kırca’nın yıllar yılı emek verdiği bu çadırı G-mall Kültür Sanat ve Alışveriş merkezi olarak hizmete sokuyoruz. Bu merkezin açılışıyla hizmet halkamıza bir yenisini daha eklemenin onurunu yaşamaktayız. G-mall, Türk perakendecilik sektöründeki yeni yaklaşımın ilk örneklerinden birini teşkil etmektedir. ‘Alışveriş ötesi hizmet’ olarak adlandırabileceğimiz bu yaklaşım, tüketici ihtiyaçlarını tek yönlü olarak değerlendirmemekte, bir bütün olarak ele almaktadır.”
G-art Sanat
Galerisi gelirini
Anne Çocuk Eğitim Vakfı’na bağışlıyor
Gima, G-mall’un içinde yer alan G-Art Sanat Galerisi’ni açarak kendi sektöründe bir ilke imza atıyor. G-art Sanat Galerisi, ünlü ressamların eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor. G-mall Kültür, Sanat ve Alışveriş Merkezi’nin içinde yer alan galeri, çağdaş Türk sanatına köklü ve kalıcı katkılar sağlamayı amaçlıyor. Galeride sergilenecek eserlerin satışından elde edilecek tüm gelir, Gima T.A.Ş. tarafından AÇEV’e (Anne Çocuk Eğitim Vakfı) bağışlanacak. Bireyin eğitim hakkını savunan ve eğitime katkı sağlamak amacıyla çalışan AÇEV, 1999 yılından bu yana UNESCO’nun Okul Öncesi Çocuk Gelişim Programı’nın Orta Asya’daki merkezi olarak görev yapan Vakıf, bu yıl, ağırlıklı Güneydoğu’da yaptığı çalışmalarıyla Vehbi Koç Ödülü’ne layık görüldü.

SAYFA 7

SİNEMALAR

Beni Unutma

Orjinal adı:
Ricordati di me – Remember me
Yapım:
İtalya, Fransa, İngiltere
Türü:
Romantik-Komedi, Drama
Süresi: 125 dakika
Dil: İtalyanca
Yönetmen: Gabriele Muccino (L’ultimo Baccio-Son Öpücük)
Senaryo: Gabriele Muccino, Heidrun Schleef
Yapımcı: Fandango, Medusa Produzione, Telepiu, Vice Versa
Oyuncular: Monica Bellucci, Fabrizio Bentivoglio, Laura Morante, Nicoletta Romanoff, Silvio Muccino, Gabriele Lavia, Enrico Silvestrin, Silvia Coen, Alberto Gimignani
Konusu: Başka biri olmak istemişlerdi. Giulia (Laura Morante) bir aktris, Carlo (Fabrizio Bentivoglio) ise romantik bir yazar. Zamanla eski umutları ve düşleri gündelik yaşamlarının içinde kaybolup gitti. Giulia bir lisede öğretmen olurken, Carlo bir finans şirketi için çalışmaya başlad. Şimdi onların olgunlaşma çağında olan 2 çocuğu var. 18 yaşındaki kızları Valentina (Nicoletta Romanoff) ve 19 yaşındaki oğulları Paolo (Silvio Muccino). Valentina’nın hayali televizyona çıkmaktır. Show-girl olursa bu hayaline ulaşacağını düşünmektedir. Onun için her şey hazırdır. Kararlığı evdeki herkesin arzularını harekete geçirir. Ailenin tümü tutkularının ve hayallerinin peşinde koşmaya başlar.
Giulia tiyatrodaki yönetmenine aşık olduğunu sanarken (Alfredo D Gabriele Lavia); Carlo, liseyi beraber okuduğu arkadaşları ile bir toplantıda karşılaştığı gençlik aşkı (Alessia-Monica Bellucci) ile eski yıllarını geri getirmeye çalışır. Tutku ile yaşadıkları yasak ilişki Carlo’nun kendine olan güvenini tekrar kazanmasını sağlar. Diğer yandan oğulları Paolo arayışına devam etmektedir ve kafası çok karışıktır.

PEK YAKINDA

Kill Bill

Yönetmen:
Quentin Tarantino
Senaryo:
Quentin Tarantino
Yapımcı:
Lawrence Brender, Quentin Tarantino
Oyuncular: Uma Thurman (Gelin/Black Mamba), David Carradine (Bill), Daryl Hannah (Elle Driver/California Mountain Snake), Michael Madsen (Budd/Sidewinder), Vivica A. Fox (Vernita Green/Cobra), Lucy Liu (O-Ren Ishi/Cottonmouth), Michael Jai White (Alburt), Sony Chiba (Hattori Hanzo), Samuel L. Jackson (Org çalan), Quentin Tarantino (Öğretmen), Bo Svenson (Rahip)
Tür: Macera-Aksiyon-Komedi-Gerilim
Toplam süresi 3 saati bulan filmini kesmek istemeyen Tarantino, geçtiğimiz Temmuz ayında, şok bir kararla “Kill Bill”i ikiye böldüğünü açıkladı. Tek bir film için yola çıkılan proje bu şekilde 2 ayrı film olarak vizyona çıkacak bir hal aldı. Böylelikle hem filmin süresi sinema seyircilerini yormayacak bir uzunlukta kaldı hem de Tarantino filminden hiçbir sahneyi feda etmemiş oldu. Filmin devamı için kesin bir vizyon tarihi olmamakla birlikte “Kill Bill Volume 2″nin ilk filmden 2 ila 6 ay sonra vizyona çıkması bekleniyor.
Konusu: “Gelin” adıyla bilinen kiralık katil, düğünü sırasında saldırıya uğrar. Kilisedeki herkes öldürülür. O da karnındaki bebeğini düşürür ama hayatta kalmayı başarır. 5 yıl boyunca komada kalan Gelin, bir mucize eseri hayata geri döner. Artık tek amacı vardır: Ona pusu kuran Bill ve adamlarını teker, teker öldürmek. Bill’i en son öldürecektir. Gelin intikamını almak için yola koyulur.

SAYFA 12

İstanbul’un yokuşu bitmez

İstanbul, yedi tepe üzerine kurulmuştur, Roma gibi… Biri Doğu, öteki Batı Roma İmparatorluğunun başkenti olduğundan belki… Nostalji değil, aslı böyleydi. Asıl İstanbul gerçekten ‘yedi tepeli’ bir şehirdi. Göztepe’si, Seyrantepe’si, Gültepe’si ve daha başka ‘tepeleri’ sonradan katıldı İstanbul’un hayatına çünkü…
Cahit Kayra, ‘İstanbul’un Yokuş ve Merdivenleri’ çalışmasında 860 yokuş saptıyor. Ama biz, kendi kavlimizce İstanbul’un ‘on’ yokuşunu sıralayalım şimdilik…
Babıali
Yokuşu
Sirkeci’den Cağaloğlu’na doğru yükselen ve Nuruosmaniye sokağıyla kesiştiği noktaya kadar devam eden yol. Şimdi adı Ankara caddesi… Yakın geçmişte ‘basın’ı barındırıyordu. Dün, Osmanlı’nın yönetim merkeziydi, bugün, Vali Konağı nedeniyle bir anlamda İstanbul’un yönetim merkezi.
Soğuk Çeşme Sokağı
Gülhane Parkı’nın önünden Topkapı Sarayı’nın Saltanat kapısına uzanan taş döşeli yokuş… darphane, Ayasofya Müzesi, Hükümdar kapıları maziden kalan süsleri… Eski zaman evleri ve İstanbul kitaplığı ise geçenlerde yitirdiğimiz İstanbul aşığı Çelik Gülersoy’un ‘yedi tepeli’ kente armağanı…
Mahmutpaşa Yokuşu
Adını Fatih Sultan Mehmet’in Hırvat asıllı Veziri Mahmut Paşadan alıyor. Derler ki Fatih aşırı sofuluğu yüzünden Mahmut Paşa’yı idam ettirmiş, fakat pişman olduğu için cenazesine de gitmiştir. Şimdiyse ‘ortadirek’in vazgeçilmez alışveriş merkezi…
Fetva Yokuşu: Süleymaniye camiinin arkasından Vefa caddesine uzanan merdivenli bir yokuş… Eskinin ‘Şeyhülislamlık’, şimdinin ‘Müftülük’ binası bu yokuş üzerinde bulunmakta…
Kumbaracı Yokuşu: İstiklal caddesinden Tophane’ye inen yokuş… Adını Humbaracı Ahmet Paşadan almakta… Adını ‘Humbaracı’ kelimesi, zamanla ‘Kumbaracı’ ya dönüşecektir.
Şişhane Yokuşu: Derler ki, Sultan 2. Mahmut, elinde bir ‘şeşhane’ ile 1155 adım uzaktan bir devekuşu yumurtasını vuruyor. Yani ‘şeşhane’ bir tür tüfek… halk dilinde ‘altı kaval üstü şişhane’ deyimi buradan gelmekte…
Barbaros Bulvarı: Beşiktaş’ta Barbaros meydanından başlayıp Yıldızdan geçtikten sonra Zincirlikuyu’ya uzanan, oldukça dik meyilli geniş cadde… İstanbul’un güneydoğu, kuzeybatı ekseninde en önemli arterlerden biri… Adnan Menderes’in İstanbul İmar faaliyetleri çerçevesinde 1958’de ulaşıma açılmıştır.
Yüksek Kaldırım: Karaköy’de Kemeraltı caddesini Galata kulesine bağlayan ve Galata’da işyeri olanların Beyoğlu’na çıkmak için gerektiğinde at kullandığı yokuş Fransız mimar E Gavand’ın eseridir. Çıkışta sağ koldaki Zürafa sokağı ‘genelev’ barındırır.
Tomtom Kaptan Sokak: İstiklal caddesinde, Karaca Tiyatrosundan bir önceki sokak, Postacılar sokaktır. Postacıların nihayetinde ise Tomtom Kaptan sokak başlar. Bir camisi da olan Tomtom kaptan kimdir bilinmez.
Aşiyan Yokuşu: Rumelihisarı’nda, Aşiyan (Kayalar) mezarlığı önünden başlayan yokuş. Doğusunda Robert Kolej, sonunda 1946’dan beri müze olarak kullanılan şair Tevfik Fikret’in evi bulunmakta…

SPOR YAZILARI

SAYFA 10

Kartal şov yaptı

STAT: İnönü
HAKEMLER: İsmet Arzuman xx, Koray Gencerler xx, Selçuk Kaya xx
GOLLER: Raphael (Dk.12), Sergen (Dk.37 ve 77), Ahmed Hassan (Dk.58 ve 79), Gürol (Dk.64 kendi kalesine), Okan (Dk.81 ve 84), SARI KART: Emre Aşık, Kaan Dobra, Ronaldo, Sergen (Beşiktaş), Şener, Ahmet, Kerem, Zeki (Ç.Rize), KIRMIZI KART: Ali Eren (Dk.59 Rize)
BEŞİKTAŞ: Cordoba x – Emre x (Dk.68 Serdar Özkan x), Ronaldo xx, Zago xx, Kaan Dobra x, Tayfur xx, Tümer x (Dk.46 Ahmed Hassan xxx), Pancu xx (Dk.76 Serdar Topraktepe x), İbrahim x, Sergen xxxx, İlhan xx
Ç.RİZESPOR: Murat xx (Dk.46 Kerem x)- Ali Eren x, Koray xx, Ahmet xx, Victoria x, Zafer xx (Dk.79 Zeki x), Sedlak xx (Dk.72 Okan xxx), Fahri x, Şener xx, Gürol x, Rafael xx

Beşiktaş Çaykur Rize’yi 5-3 yenip ilk yarıyı lider “Yenilgisiz” lider olarak kapadı.
Aslında Kartal, Rizespor önünde öyle ahım-şahım bir futbol oynamadı. Ama Kartal’ın Sergen gibi bir ustası vardı.
Gelelim maça. 12.dakikada Raphael, Cordoba’yı da çalımlayıp topu Beşiktaş filelerine bıraktı. 37’de Sergen sahneye çıktı durumu eşitledi. 58. dakikada Ahmed Hassan durumu 2-1 yaptı. 64’te Gürol, meşin yuvarlağı kendi ağlarına gönderince durum 3-1 oldu. 77.dakikada Sergen, durumu 4-1 yaptı. 2 dakika sonra Ahmed Hassan golleri beşledi: 5-1. Ardından oyuna 72. dakikada giren Rizesporlu Okan 2 nefis gol attı. Maçı da Beşiktaş 5-3 kazandı.

Beşiktaş’ın ilk yarı karnesi

Süper Lig’de 2002-2003 sezonunun ilk yarısı, 1 maç dışında tamamlandı ve Beşiktaş devreyi 43 puanla yenilgisiz olarak lider tamamladı. 32 gol atılan ligin 17. haftasında, lider Beşiktaş, sahasında Çaykur Rizespor’u 5-3 yenerek puanını 43’e yükseltti ve en yakın rakibinin 9 puan önünde ilk yarının lideri oldu.
Kartal, oynadığı 17 maçın 13’ünü kazandı, 4 maçta berabere kaldı. En farklı galibiyetini Trabzonspor’u 5-0, Elazığspor’u 5-1 ve Ç.Rizespor’u 5-3 yenerek aldı.

SPOR YAZARLARI NOT VERİYOR

Maçın iyisi SERGEN
Maçın kötüsü İBRAHİM
SERANAD DEMİRHAN

Beşiktaş, Çaykur Rize karşısında, oldukça farklı bir futbol sergiledi. Her zamanki kontrollü futbol anlayışının dışına çıktı ve ideale yakın bir kadroyla, rakibini adeta gol yağmuruna tuttu. Maç sonrası, spor yazarlarının görüşlerini aldık. Sergen’i, tartışmasız, sahanın yıldızı olarak değerlendiren yazarları “Sergen, Beşiktaş ve Türk futbolu için büyük bir şans” şeklinde görüş bildiriyorlar.
Maçın kötüsünü seçmek ise spor yazarları için kolay olmadı. Çünkü ortada yenilen 3 gol olmasına rağmen bunu tek bir kişiye yüklemek mümkün değildi. Maçın genelinde çok koşmasına rağmen, sürekli isabetsiz ortalar yapan İbrahim Üzülmez, maçın kötüsü seçilmekten kurtulamadı. Spor yazarları, “Sürekli önüne bakan İbrahim artık kafasını kaldırması lazım” dedi.

SAYFA 9

İmzalar merakla bekleniyor

Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Hüsnü Güreli “İlerleyen haftalarda Beşiktaş’ta yeni imzalar atabiliriz. Sırada üç futbolcu daha var” şeklinde konuşarak iç transfer için müjde verdi. Beşiktaş transfer komitesi, Hüsnü Güreli başkanlığında, sezon sonunda sözleşmesi bitecek altı futbolcuyla görüşüleceğini söyledi. Öncelikle Tümer ile anlaşmaya çalıştıklarını vurgulayan Güreli, ” Tümer’in menajerinin Ankara’dan gelmesini bekliyoruz. Sanıyorum ki en kısa zamanda yeniden el sıkışacağız” dedi. Hüsnü Güreli ayrıca sezon sonu ayrılmak isteyen Zago ile Ocak ayında görüşeceklerini önemle vurguladı. ” Biz üstümüze düşenleri yapacağız. Teklifimizi yapıp onun kararını bekleyeceğiz”
Güreli, Beşiktaş’ın tecrübeli oyuncusu Giunti ile prensipte anlaştıklarını kaydederek, “Ancak bu oyuncumuz Beşiktaş’ta kiralık oynuyor. Brescia ile görüşüp, Gunti’yi 1 yıl daha kiralamak istiyoruz. Herhalde sorun çıkmaz” ifadesini kullandı. “Hedefimiz daha güçlü bir takım oluşturmak” şeklinde konuşan Güreli, “İç transferi firesiz bitirdikten sonra dış transfere bakacağız. Devre arası da adam alabiliriz sezon sonu da” dedi. Ahmet Yıldırım, Kaan Dobra, Serdar Topraktepe’nin imzalarının ne zaman atılacağı ise önümüzdeki haftalarda belli olacak.

İlk imza İbrahim’den geldi

Beşiktaş kulübünde iç transferde ilk imzayı İbrahim Üzülmez attı. Beşiktaş Kulübü, sözleşme yenilediği Üzülmez ile, 2 artı 1 yıllığına anlaştı. Buna göre İbrahim, ilk yıl 1 trilyon 125 milyar lira, diğer yıllar için ise TEFE+ TÜFE ortalama artış oranında artırılmak üzere ücret alacak. İbrahim “Hakkımı verdiler, kaldım” şeklinde konuştu.

Ahmet Dursun’un sözleşmesi feshedildi

Beşiktaş’ta sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilen Ahmet Dursun’un para isteyip kulübü FİFA’ya şikayet etmekle tehdit etmesi tepkilere neden oldu. İkinci Başkan Hüsnü Güreli, Dursun’un hukuki konularda bilgi eksikliği olduğunu belirterek, “Ahmet yurtiçinde bir takıma bizim iznimiz dışında gidemez. Bu konuda FİFA’ya da başvuramaz. FİFA, “Sorunu kendi federasyonunuzda çözün” der. Kendisine herhangi bir ödeme yapmamız söz konusu olamaz” dedi. Dursun ise “Yönetimle sorunum yok. Neden böyle davrandılar, anlayamıyorum” şeklinde konuştu.

REHA MUHTAR: ‘Final oynarız’

İyi bir Beşiktaşlı olarak bilinen ünlü haberci, spor yorumcusu Reha Muhtar ile konuştuk. Muhtar, sorularımıza açık ve net yanıtlar verdi:
Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nden elenmiş olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz, neye bağlıyorsunuz?
Beşiktaş Şampiyonlar Liginden elendi. Bunun pek çok nedeni olabilir. Örneğin, Chelsea karşısında galibiyeti hedeflememesi bunlardan bir tanesi. Bununla birlikte, futbolcuların beraberliğe şartlanmış olması da önemli bir neden. Ama, bence artık o iş bitti. Çok fazla hayal kırıklığı yaratmanın bir anlamı yok. Beşiktaş adına büyük beklentiler yaratılmıştı ve bunun sonunda da bir hayal kırıklığı oldu. Şimdi önümüze bakmak lazım. Böyle sonuçlar olabilir. Sonuçta Lazio’nun da olduğu bir gruptan üçüncü olarak UEFA kupasına katıldı. Bu Galatasaray’da bir felaket yaratmadı da niye Beşiktaş’ta bir felaket yaratsın? Bu şekilde düşünülmesi gerekiyor.
Beşiktaş’ın UEFA kupasındaki şansını ve rakibi Valencia’yı nasıl görüyorsunuz?
Beşiktaş’a UEFA kupasında Valencia çıktı. Ben Beşiktaş’ın, seri başı takım olan Valencia’yı geçerse, UEFA’da çok yukarılara tırmanacağı kanısındayım. UEFA’da çok yukarılara çıkmış bir Beşiktaş’ın da Şampiyonlar Ligi’nde bu sene ki sonuçtan daha başarılı olacağını düşünüyorum. UEFA da aynı şekilde bir kupadır. Geçen sene Beşiktaş UEFA kupasında çeyrek finale kadar çıkmıştı. Dolayısıyla Valencia’yı atlarsa yarı finale, hatta finale çıkması mümkün olabilir. Bence Beşiktaş’ın bütünüyle buna konsantre olması lazım. O yenilgi geride kaldı.
Beşiktaş’ın önüne koyduğu bu hedefler için eksikleri var mı? Devre arasındaki transfer döneminde Beşiktaş neler yapmalı?
Beşiktaş yönetimi ve teknik heyeti, UEFA’da bir üst tura çıkmak için herhalde bir iki transfer yapacaklar. Bence mutlaka yapmaları da gerekiyor. Her zaman santrfor eksikliğinden bahsediliyor. Sanıyorum artık bir santrfor mevkisine bir oyuncu alınması lazım. bunun dışında Beşiktaş’ın fazla bir transfere ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Bence Beşiktaş’taki genç futbolcuların Okan gibi, yeni gelen Ahmed Hassan gibi Sinan gibi futbolcuların takıma kazandırılması gerekiyor. Ayrıca savunma için alınmış iki futbolcu daha var. Onların da bir an önce takıma kazandırılması gerekir. Çünkü Beşiktaş’ın önümüzdeki yılların, geleceğin takımı olabilmesi için, şu anda biraz daha yaşlı olan futbolcuların yerine yenilerinin kazandırılması gerekiyor. Bu konuda, Lucescu’nun biraz daha cesur davranması çok önemli.

SPOR HATTI

Luci
taraftara kızdı
Beşiktaş’ın Rumen Hocası, “F.Bahçe’nin bütün maçları doluyor. Namağlup lider olan, Sergen gibi bir yıldıza sahip bu takım izlenmeli. Bizim de stadımızın her maçta en az yüzde 70’inin dolması lazım. Çünkü onlara ihtiyacımız var” diye konuştu.
Beşiktaş Teknik Direktörü Lucescu, tribünlerin boş kalmasına çok üzüldü. Fenerbahçe’nin tüm maçlarının dolu olduğuna değinen Lucescu şöyle konuştu: “Namağlup lider bir takımız. Başarılarımız ortada. Sergen gibi bir yıldızımız var. Ama seyircimiz amatör gibi davranıyor. Tribünleri boş bırakıyor. Bu bize büyük acı ve üzüntü veriyor. Çok yorulduk.”
Engin: Ali Eren
atılmasa maçı kolay alamazdık
Beşiktaş Menajeri Sinan Engin, “Rizespor bizi iyi çözmüş. O kadar iyi kilitlediler ki, Ali Eren atılmasa, bu maçı bu kadar kolay kazanamazdık” dedi. Sergen’le artık iddiaya girmediğini de belirten Engin şöyle konuştu: “Yeter artık, hep kazanıyor. Sergen bir hafta öncesine göre 2 kilo daha verdi. Devre arasında diyete girecek. 20 yaşındaki Sergen’i geri getireceğiz. bundan kimsenin şüphesi olmasın. 3 puanlı sistemde hiçbir şey belli olmaz.. Onun için ikinci yarıda da aynı tempoyu sürdürmemiz gerekiyor”
Sergen 4. golü çok beğendi
Maçtan sonra Sergen kendisinin attığı dördüncü Beşiktaş golünü çok beğendiğini söyledi. Ünlü futbolcu, “Tatile moralli girmek istiyorduk. Bunu başardık” dedi.
Maça ilgi azdı
Beşiktaş-Ç.Rizespor maçına Siyah-Beyazlı taraftarlar fazla ilgi göstermedi. Tribünlerde yaklaşık 12 bin civarında seyirci vardı.
Sinan Engin sitem etti
Menajer Sinan Engin taraftara sitem etti. Engin, “İyi oynayan, namağlup lider bir takımı seyircisinin izlemeye gelmemesi üzücü” diye konuştu.
Ali Eren’e
sevgi gösterisi
Çaykur Rizespor’da kaptan olarak sahaya çıkan eski Beşiktaşlı futbolcu Ali Eren, Siyah-Beyazlı taraftarlar tarafından tribünlere çağırılıp alkışlandı.
Fatih Terim’e tepki
Kartal’ın taraftarları, Galatasaray’ın Hocası Fatih Terim’e de takılmadan edemedi. Rize maçı henüz başlamamıştı ama seyirciler, “Yeter artık Fatih, 14 puan fark oldu, istifa et” diye bağırdılar.
Serdar
ikinci yarıda
Beşiktaş’ta, Çaykur Rizespor’a karşı cezalı Giunti ve Ahmet Yıldırım forma giymedi. A.Sebat ve kupadaki Kocaelispor maçlarında ilk 11’de oynayıp her ikisinde de birer gol atan Serdar Topraktepe ikinci yarıda oyuna alındı.
Okan Koç
hastalandı
Hastalanan Okan Koç maç kadrosuna alınmadı. Rizespor maçında sarı kart gören Emre Ronaldo ve Sergen cezalı duruma düştü.
Tümer’in
morali bozuldu
Pancu’nun elinden topu kapıp penaltıyı kullanan Tümer, atışında topu Rize kalecisi Murat kurtarınca kahroldu. Pancu ise Tümer’e kızıp Lucescu’ya “Ne yapayım” diye sordu. Luci de “Bırak atsın” yanıtını verdi. Penaltıyı gole çeviremeyen Tümer devre arasında “Moralim çok bozuk, beni oyundan alın” deyince, Ahmed Hassan sahaya sürüldü.
PAF takımı mağlup oldu
PAF Takımlar Ligi’nde Çaykur Rize, Beşiktaş’ı İstanbul’da 2-1 mağlup etti.

SAYFA 8

Kartal istim üstünde

Beşiktaş basketbolda da iyi gidiyor. Cumartesi günü oynanan maçta Karakartal Ankara Büyük Kolej’i 89-80 yenerek taraftarının yüzünü güldürdü.
ANKARA
BÜYÜK KOLEJ: 80
BEŞİKTAŞ: 89

SALON: Ankara Atatürk
HAKEMLER: Memduh Öget xxx, Caner Kanan xx, Çağlar Keşkek xx
1.PERİYOT: 18-14
DEVRE: 43-36 (Büyük Kolej lehine)
3.PERİYOT: 54-64
5 FAUL: Ayuso 35.08 (Beşiktaş)
BÜYÜK KOLEJ: Arda xx 14, Gazi x 10, Adem xx 10, Marsh xxx 28, Felton xx 13, Özgür x, Murat x 2, Tunç x 3
BEŞİKTAŞ: El Amin xxx 19, Nedim xx 11, Mustafa xxx 14, Ayuso xxxx 22, Ruziç xx 14, Faruk x, Tolga x 4, Cuthrell x 3, Barış x 2
Erkekler 1. Basketbol Ligi’nde şampiyonluğa göz diken Beşiktaş, Başkent’te Büyük Kolej’i 89-80 yendi. Kartal ilk yarıyı 43-26 yenik kapatmasına rağmen Ayuso ile dıştan bulduğu sayılarla 25. dakikaya 51-48 önde girdi. Daha sonra El Amin sahneye çıktı attığı sayılarla Beşiktaş lehine farkın açılmasını sağladı. 35. dakikada durum 75-62 oldu. Sonuçta Kartal Ankara seferinden şen döndü.
Beşiktaş’ın bayanları da galip
Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi’nde Beşiktaş, normal süresi 52-52 biten karşılaşmada Çankaya Üniversitesi Arı Koleji’ni uzatmada 63-62 yendi. Kartal, Süleyman Seba Spor Salonu’ndaki karşılaşmanın ilk yarısını da 27-23 önde kapadı.

ERKEK VOLEYBOL

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ: 2
BEŞİKTAŞ: 3
SALON: Burhan Felek
HAKEMLER: Hakan Alkan xx, Çetin Akbulut xx
İSTANBUL BŞ: Mustafa xx, Sergey xx, Özkan xx, Soner xx, Serhat xx, Erman x (Erdem xx, Ergün xx, Erdal x, Nikolai x)
BEŞİKTAŞ: Burak xxx, Soner xxx, Burçin x, Hakan xxx, Jason xxx, Mc Millan xx (Kerem xx)
SETLER: 21-25, 25-21, 25-23, 16-25, 12-15
SÜRE: 108 dakika (22, 25, 24, 21, 16)
Erkekler Voleybol Birinci Ligi’nde oynanan maçta Beşiktaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni zorlu bir karşılaşmadan sonra 3-2 yenmeyi başardı. Böylece Kartal puanını 13’e çıkardı.

DİĞER MAÇLAR

Fener yine rötar yaptı

FENERBAHÇE-MALATYASPOR:2-2
İlk yarıda başarılı bir futbol ortaya koyan Fenerbahçe Van Hooidork’un golleriyle soyunma odasına 2-1 önde gitti. İkinci 45’te ise sahada yürüyen bir Kanarya vardı. Hooijdonk kale çizgisinden bir de gol çıkardı. Bir maçı eksik olan Sarı-Lacivertliler, lider Beşiktaş’ın 11 puan gerisinde kaldı. Fenerbahçe-Rize tekrar maçı 18 Ocak’ta oynanacak. Ligin ikinci yarısı ise 23 Ocak’ta başlayacak.Fenerbahçe’nin Malatya’da da iki yüzü vardı. Genellikle ilk yarıda kötü oynayıp, ikinci yarıda açılan Kanarya’da bu defa işler tersten yürüdü. İlk 45 dakikada güçlü Malatya önünde başarılı bir futbol ortaya koyan iki defa da öne geçen Fener, ikinci yarıda tanınmayacak kadar kötü olunca bir puan çıkarabildi.
Sarı-Lacivertliler’in 3 puanı kaçırmasındaki bir diğer etken de teknik direktör Daum’un değişikliklerde geç kalmasıydı. Fener’de tek ayakta kalan futbolcu 2 gol atıp, bir de kale çizgisinden Malatya’nın yüzde yüz golünü çıkaran Van Hooijdonk’tu. Hollandalı yıldız, yine “aldığın para helal olsun” dedirtti. 9.dakikada Petkov’un ortasına Hoojdonk kafayı çaktı, Fener 1-0 öne geçti. 12. Dakikada Ali Güneş’in uzaktan sert şutunda top Malatya kalesinin üst direğinden geri geldi. 20’de Malatyalı Muhammed topu havalandırdı, Atilla Birlik sert vurdu: 1-1. 26’da Tolga Hooijdonk’u düşürünce hakem penaltı noktasını gösterdi. Atışı kullanan Hollandalı, Fevzi’yi ters köşeye yatırdı: 2-1. 51’de yine Malatyalı Muhammed köşe atışından topu ceza alanına yolladı. Murat Duman kafayı yapıştırdı, top kaleye girerken çizgi üzerinden Hooijdonk çıkardı. 76’da Ayman’ın serbest atıştan gönderdiği topu Tolga kafayla Fener ağlarına takınca durum 2-2 oldu. Maç da bu skorla bitti.

Galatasaray bildiğiniz gibi

GALATASARAY-ELAZIĞSPOR: 2-2
Hakem Ali Aydın’ın katlettiği maçta, Cim-Bom Elazığ ile deplasmanda penaltıdan yediği tartışmalı iki golle 2 puan bıraktı. Aydın evsahibi Elazığ’ın kazandığı nizami golü de ofsayt gerekçesiyle saymadı. Son 5 maçta galibiyeti unutan Galatasaray, ilk yarıda yenilen 23 golün 13’ü bu beş maçta kalesinde gördü.
Galatasaray son 5 maçtır galibiyete hasret kaldı. Sarı-Kırmızılılar ilk yarıyı da deplasmandaki Elazığ beraberliği ile kapattı: 2-2. Cim-Bom son 5 maçta attığı 7 gole karşın kalesinde tam 13 gol gördü.
Aslan, ligde kalma savaşı veren Elazığ karşısında kendisinden beklenen futbolu ortaya koyamadı ama, mücadele azmi üst düzeydeydi. Hakem Ali Aydın ise Elazığ’ın bir nizami golünü ofsayt gerekçesiyle saymadı. Yine Galatasaray aleyhine verdiği iki penaltı da tadtışmalıydı. Cim-Bomlu futbolcular ve Teknik Direktör Fatih Terim ilk penaltıdan önce topun dışarıdan çevrildiğini, ikinci peraltıdan önce de ofsayt olduğu itirazında bulundular..
25’te Batista Galatasaray’ı 1-0 öne geçirdi. 35’te Mehmet, Petre’nin müdahalesi ile düşünce Ali Aydın penaltı noktasını gösterdi. Yunus da durumu eşitledi. 45’te Bratu Cim-Bom’u tekrar öne geçirdi. Maçın bu skorla biteceği sanılırken 90. dakikada Effa, Ömer tarafından ceza sahası içinde gole giderken çekilince Ali Aydın yine penaltı noktasını işaretledi. Yunus’a da maçın skorunu ilan etmek kaldı: 2-2.

TOPLU SONUÇLAR: Elazığspor-Galatasaray 2-2, Trabzonspor-Gençlerbirliği 1-3, Beşiktaş-Çaykur Rizespor 5-3, Samsunspor-Bursaspor 0-0, İstanbulspor-Konyaspor 2-3, Denizlispor-Adanaspor 1-1, Ankaragücü-Akçaabat Sebatspor 1-1, Diyarbakırspor-Gaziantepspor 2-1, Malatyaspor-Fenerbahçe 2-2.
GOL KRALLIĞI: 13 Gol Van Hooijdonk (Fenerbahçe),12 Gol Serkan Aykut (Samsunspor), 11 Gol Tuncay (Fenerbahçe), 10 Gol Zafer Biryol (Konyaspor)
İkinci yarı 23 Ocak Cuma günü başlayacak.

Sadece paylaşmak için...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*